İBB, MEGA PROJEDE SONA YAKLAŞTI ÜMRANİYE-ATAŞEHİR-GÖZTEPE METROSU GELİYOR - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İBB, MEGA PROJEDE SONA YAKLAŞTI ÜMRANİYE-ATAŞEHİR-GÖZTEPE METROSU GELİYOR

Yayınlandı

-

İBB, Anadolu Yakası’nın kuzey-güney aksını birbirine bağlayacak mega metro hattında yüzde 88 seviyesini aştı. 11 istasyonlu, sürücüsüz ve entegre sistemli hat, 2026 sonunda hizmete giriyor. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin Finans Merkezi istasyonunda çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, yapım süreci %88 seviyesini aşan Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro Hattı’nın Finans Merkezi İstasyonu’nda önemli açıklamalar yaptı. Alpkökin, hattın hem Anadolu Yakası’nın kuzey-güney aksındaki kritik rolüne hem de geniş entegrasyon ağına dikkat çekti.

İstanbul Anadolu Yakası’nda kritik noktaları birbirine bağlayacak Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro Hattı’nda çalışmalar hızla devam ediyor. 2017’de ihale edilen ancak finansman yetersizliği nedeniyle 2018’de tamamen duran proje, 2019’da yeniden canlandırıldı. O tarihte yalnızca %4 seviyesinde olan hattaki ilerleme bugün itibarıyla %88,2’ye ulaştı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, hatta gelinen noktayı ve yapım süreçlerini Finans Merkezi İstasyonu’nda anlattı.

İstanbul’un uzun süre beklediği Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro Hattı’nın, Anadolu Yakası’nın kuzey-güney aksındaki ikinci metro hattı olacağını ve çok sayıda entegrasyonu bulunacağını belirten Alpkökin, “Finans Merkezi’nden geçerek Ümraniye’yi Kadıköy’e bağlayan bu hat, kent ulaşımı için kritik bir yatırım. Bizim için ayrıca özel bir önemi var; devraldığımız tüm metro projelerinin ilk başlama törenini Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte TBM makinelerini çalıştırarak yine Finans Merkezi İstasyonu’nda yapmıştık” diye konuştu.

“Geçtiğimiz 6 yılda İBB olarak 65 kilometrelik yeni hat açtık. Ayrıca, bakanlıktan devralıp bütün maliyetini ödediğimiz, araçlarını şu an ürettiğimiz ve işlettiğimiz 22 kilometrelik hatları da eklediğimizde, 87 kilometrelik dev bir metro atılımına imza atmış olduk. Bu atılım, 2019’da, yıllarca bekleyen TBM’lerin Başkanımız Ekrem İmamoğlu tarafından çalıştırılmasıyla başladı.”

“BİR MEGA PROJENİN DE ÜSTÜNDE”

Bu hattın İstanbulluların uzun süredir beklediği bir metro olması dolayısıyla da çok önemli olduğunu vurgulayan Alpkökin şöyle devam etti; “Çok büyük ve çok uzun bir hat. Bu, bir mega projenin de neredeyse üstünde. Günümüzde 500 milyon avroluk projeler artık mega proje olarak adlandırılıyor. Bu hattın bütçesi ise metro araçlarıyla birlikte 600 milyon avroyu geçiyor. Dolayısıyla hem 13 kilometre uzunluğunda, 11 istasyona sahip olması hem de bir an önce bitirmek için gösterdiğimiz çaba açısından bizim için çok değerli bir proje.”

DURAN PROJE 2019’DA YENİDEN CANLANDI

Alpkökin, “Projeyi aldığımızda TBM’ler Finans Merkezi İstasyonu’na konmuş ve yıllarca hiç ilerleme kaydedilmemişti. Hiçbir finansal problemi çözülmemiş olan projeyi tasarımsal ve yer teslim problemleri ile birlikte devraldık. İlk etapta 175 milyon avro kredi bularak yeniden harekete geçtik. Saha teslim problemlerini çözerek, ekip arkadaşlarımızın yaptığı tasarımsal revizyonlar ve çözümlerle projeyi bu noktaya getirdik. Yüklenicimiz sahada çok yoğun çalışıyor. Eylül ayında çalışmaların daha da hızlanmasını bekliyoruz. Sonrasında sinyal testlerimize başlayacağız. 2026 sonunda da bu hattımızı araçlarımızla birlikte İstanbulluların hizmetine sunacağız” dedi.

“Aslında bu projeyi gönlümüzden geçtiği şekilde 2025 yılı içinde bitirmek istiyorduk. Ancak proje, hep parça parça izinlendirilip, kredilendirildi. Kredilerin onay süreçlerinde aylarca beklemek zorunda kaldık. Beklerken projeyi öz kaynaklarımızla finanse etmeye devam ettik. Ancak belediyelerin rutin işlerini yapmak için aldıkları vergi gelir payının 600 milyon avroluk bir projeyi finanse etmesi mümkün değil. Bu nedenle zaman zaman istediğimiz hızda ilerleyemediğimiz dönemler oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan son finansman onayımız olan 110 milyon avroyu da uzun bekleyişten sonra aldık. Şu an bankalarla finansman süreçlerini ilerletiyoruz. Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığımıza bu süreçteki destekleri için çok teşekkür ediyoruz. Eylül ve Aralık aylarında finansman anlaşmalarını imzalayarak kredileri kullanmayı hedefliyoruz”diye konuştu.

“İLERLEMEMİZ YÜZDE 88 SEVİYESİNİ GEÇTİ”

İlçe belediye başkanlarının bu süreçteki desteğine de dikkat çeken Alpkökin, “Bazı yolları kapatmak zorunda kaldık. Artık bu yolları hızlıca yeniden açmak ve yüzeydeki çalışmalarımızı azaltmak için adımlar atıyoruz. Lojistiği daha minimal yerlerden sağlamaya başlayacağız. Proje artık o noktaya geldi. Çünkü ilerlememiz yüzde 88 seviyesini geçti. Önümüzdeki bir iki ay içinde bazı bölgelerde bu ilerlemeler daha görünür hale gelecek” dedi.

“EKİP OLARAK GECE GÜNDÜZ BU PROJE İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Doç. Dr. Pelin Alpkökin, şöyle devam etti; “Metro projeleri genellikle sadece tünel ve ray inşası gibi görülüyor ama aslında bir de araç temini kısmı var. 2019’da bu projeyi devraldığımızda, hattın üzerinde çalışacak metro araçlarıyla ilgili hiçbir planlama yapılmamıştı. Biz bu konuyu da hızlıca çözdük. Araçların üretimi başladı. Hattın ilk 12 aracı şu anda Metro İstanbul Behiç Erkin Raylı Sistemler Yerleşkemize indirildi. Bu yılın sonuna kadar tüm araçlarımız sahaya inecek. Araç tip testlerini tamamladıktan sonra hattımızda test sürüşlerine başlayacağız. 2026 sonunda bu hattı, araçlarıyla birlikte İstanbulluların hizmetine açacağız. Bunun için çok heyecanlıyız. Ekip olarak gece gündüz bu proje için çalışıyoruz.”

“HATTIN ÇOK SAYIDA ENTEGRASYONU BULUNUYOR”

“Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro Hattı’nın çok sayıda entegrasyonu bulunuyor. Hem şu an işletmede olan, hem de yapımı devam eden ve tasarım aşamasında olan hatlarla bağlantı sağlayacak. Şu anda Finans Merkezi İstasyonu’ndayız. Burası bizim için çok kıymetli. Çünkü 2050 vizyon projelerimizden olan ve tasarımları tamamlanan Hızray projemizin bu bölgede bir istasyonu olacak. Ayrıca, Söğütlüçeşme-Yenidoğan Metro Hattı için de burada bir istasyon planlanıyor. Bunun dışında Sultanbeyli istasyonları açılacak olan Üsküdar-Samandıra Hattı, Kadıköy-Sabiha Gökçen Havalimanı Hattı ve Marmaray ile entegrasyonlarımız olacak.”

“2026 YILI ÇOK ÖNEMLİ İKİ AÇILIŞA DAHA SAHNE OLACAK”

“2026 yılı Anadolu Yakası için çok önemli iki açılışa daha sahne olacak. Üsküdar-Samandıra Metro Hattı’nın Sultanbeyli’ye kadar uzanan kısmını hizmete alacağız. Ayrıca, bakanlıktan devralıp bütçesini 10 ayda ödediğimiz Pendik Merkez-Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattı’nda da Pendik-Kaynarca-Fevzi Çakmak istasyonları açılacak. Bu hatlarla birlikte Anadolu Yakası’nın raylı sistem ağı çok önemli ölçüde genişlemiş olacak. Bu da bizi çok mutlu ediyor” şeklinde konuştu.

“KAMUSAL ALANLAR YARATABİLECEĞİMİZ ÇOK GÜZEL PROJELERİMİZ VAR”

Metro istasyonlarıyla, kent yaşamına sosyal ve yeşil alanlarla da katkı sağlanmayı hedeflediklerini belirten Alpkökin, “Biz sadece metroları açmakla kalmıyoruz; bu alanların içinde ve üstünde kent yaşamına nasıl katkı sağlayabileceğimize yönelik de çalışıyoruz. Bu proje kapsamında üç istasyonda özel düzenlemeler yapıyoruz. Bunlardan biri Kazım Karabekir İstasyonu. Burada yeşil alanlar, sosyal donatılar ve erişilebilir yaya yolları içeren modern bir çevre düzenlemesi yapılacak. Göztepe 60. Yıl Parkı’nda da hem yeşil hem de kamusal alan yaratabileceğimiz çok güzel projelerimiz var” dedi.

“BETONARME İMALATLARDA SONA GELİNDİ”

Anadolu Yakası Raylı Sistem Şube Müdürlüğü Şube Müdür Yardımcısı Muhammed Yılmaz, hattın teknik süreçleri ile ilgili şunları söyledi; “Şu an projenin tamamlanma aşamasında son düzlüğe girmiş bulunmaktayız. Bütün istasyonlarımızda betonarme imalatlar sona gelmiş durumda. İnce işlerde elektromekanik imalatlarımız da tüm istasyonlarımızda hızlı bir şekilde ilerliyor. Yurt dışından temin etmemiz gereken tüm ekipmanlarımız sahaya geldi ve montajları yapılmaya devam ediyor. Montaj yapılan kısımlarda da testlerimiz başladı. Bu noktada yüzde 60-70 seviyelerine gelmiş durumdayız. İstasyonlarımızda artık yüzeydeki çalışmalarımız da çok azaldı. Yakın bir zaman içerisinde de yüzey çalışmaları için kapattığımız alanları tekrardan açacağız ve yaya ile trafik akışlarının devam etmesi sağlanmış olacak.”

“SÜRÜCÜSÜZ METRO HATTI OLACAK”

Hattın, Üsküdar-Samandıra Metro Hattı gibi sürücüsüz metro olacağını belirten Yılmaz, “Tip testimiz 2026 yılı başında başlayacak, sürücüsüz metro testleri de onu takiben başlayacak ve 2026 yılı içerisinde hattımızı, yolcularımızla buluşturacağız” dedi.

“Metro araçlarımızın tamamı Türkiye’de üretiliyor. Onların da tip testleri şu anda başladı. Yakın zaman içerisinde sinyal testlerine hazır hale gelecekler.”

“TEK YÖNDE SAATTE 44 BİN YOLCU TAŞIMA KAPASİTESİ”

60. Yıl Parkı, Tütüncü Mehmet Efendi, Sahrayıcedit, Yenisahra, Ataşehir, Finans Merkezi, Site, Atakent, Çarşı, SBÜ Hastanesi ve Kazım Karabekir olmak üzere toplam 11 istasyondan oluşan hattın seferine 60. Yıl İstasyonu’ndan başlayıp Kazım Karabekir İstasyonu’nda son bulacağını söyleyen Yılmaz, hattın 21 dakika sefer süresiyle saatte tek yönde 44 bin yolcu taşıma kapasitesiyle hizmet vereceğini söyledi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler