GENEL
İstanbul Teknik: Yenilikçi Çözümler ve Global Hedefler
Yayınlandı
1 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
1998 yılında Macit Tanyol’un liderliğinde kurulan İstanbul Teknik, geosentetik ürün ve çözümler alanında başladığı yolculuğunu bugün Türkiye’nin ve dünyanın saygın bir markası olarak sürdürüyor. Başlangıçta geotekstil, geomembran ve bitümlü membran ürünlerinin satış ve uygulamasına odaklanan şirket, üretim hattını genişleterek Çorlu’da geogrid üretimine, Bolu’da ise 30.000 metrekarelik fabrikasında kapsamlı bir üretime başladı.
- Öncelikle, markanızın/firmanızın genel yapılanması hakkında bilgi verir misiniz? Hem global ölçekte hem de bölgesel olarak markanızın/firmanızın genel değerlendirmenizi alabilir miyiz? Markanızın sektörünüzdeki konumu hakkında neler söylemek istersiniz?
İstanbul Teknik, Genel Müdürümüz Macit Tanyol’un geosentetik ürün ve çözümler alanındaki birikimiyle, 1998 yılında kuruldu. Başlangıçta geotekstil, geomembran ve bitümlü membran ürünlerinin satış ve uygulama planıyla yola çıkıldı; sonrasında Çorlu’da kurduğumuz üretim tesisiyle geogrid üretimine başladık. Yoğun çalışma ve emek sonucunda bugün, Bolu’da 30.000 metrekare alan üzerine kurulu fabrikamızda üretimini gerçekleştirdiğimiz geniş ürün yelpazemizle birçok alanda çözüm geliştiren bir yapıya ulaştık.
Sektörümüze özgün, katma değeri yüksek, ülke sınırlarını aşan yeni ürün gruplarını kazandırmak ve ülkenin dışa bağımlılığını azaltmak misyonumuzla kurduğumuz Ar-Ge merkezi ise faaliyet gösterdiğimiz geosentetik, yalıtım ve asfalt alanlarında T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanan, Türkiye’nin ilk Ar-Ge Merkezi olmayı başardı.
Ülkemizde sektörün öncü firmalarından biri olarak geosentetik, yalıtım ürünleri ve asfalt katkıları alanlarındaki liderliğimizle yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz. Türkiye ile birlikte Azerbaycan, Bosna Hersek ve Romanya’da açtığımız şirketlerle küresel şirket olma hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. İstanbul Teknik olarak seksenden fazla ülkede ürünlerimiz güvenle kullanılıyor. Dünya çapında altyapı, üstyapı ve çevre projelerinde güvenilir bir tedarikçi ve çözüm ortağı olarak tanınmaktayız.
2. Sürdürülebilir bir geleceğin sağlanmasında, üretim süreçlerinin ve ilgili hammadde/tedarik zinciri operasyonlarının tüm dünya ile koordineli bir şekilde yönetilmesi günümüzde çok daha önem arz eden bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla, Sürdürülebilirlik konusunda firmanızın Evrensel Yaklaşımını ve Kurumsal Stratejilerini bizimle paylaşabilir misiniz? Sürdürülebilir Dünya kapsamında özellikle odaklandığınız/hayata geçirdiğiniz Sosyal Sorumluluk Projeniz var mıdır, detaylarını öğrenebilir miyiz?
Açıkca söylemek gerekirse bu konuda iddialı cümleler kurmak istemiyorum. Sürdürülebilirlik konusu popülerleştikçe, bazen içinin de biraz boşaltıldığını görüyorum. Sürdürülebilirlik her zaman önemliydi ama biz önemini yeni yeni fark ediyoruz. Tabii ki ilginin artması değerli, ancak altını da doldurmamız lazım. Bu konuda ülke olarak, toplum olarak ve pek tabii şirket olarak almamız gereken çok mesafe var. Ama başarılı olmak istiyorsak, farkındalık oluşturmak ve topyekûn gayret göstermemiz gerekli. Bu manada geçen hafta COP29 toplantısında sunulan ülkemizin Uzun Vadeli İklim Strateji Belgesi ve yol haritasının sektörümüz için getireceklerini önemsiyoruz.
Kurumsal sürdürülebilirlik stratejimizin odağında inşaat sektöründe çevre dostu malzemelerin kullanımını artırmayı ve doğru ürünün doğru projede kullanılmasını sağlamak yer alıyor. Aslında biz ürettiğimiz malzemeler itibariyle kendimizi şanslı kabul ediyoruz. Her ne kadar ürünlerimizin plastik ve kimyasal hammaddelerden mamül olması sebebiyle dışarıdan bakınca çevreye zararlı ön yargısı oluşsa da; aksine kullanıldıkları projelerde alternatif çözümlere göre çok daha çevreci ürünlerdir. Bir projenin yapılıp yapılmama gerekliliği ayrı bir değerlendirme konusu. Bir projenin yapılması gerçekten gerekli ise o noktada ürünlerimiz, projelerin imalat aşamasında veya yaşam döngüsünde karbon ayak izini alternatif çözümlere göre düşüren ürünlerdir. Örneğin geosentetik ürünlerimiz çevre hassasiyetleri arttıkça dünyada kullanımı günden güne artan ürünlerdir. Geosentetikler, altyapıların hizmet ömrünü uzatmakta, projelerde taş ocaklarından çıkarılan aggrega ihtiyacını azaltmakta, erozyon kontrolünde, su kaynaklarını korumada ve benzeri birçok kullanım alanıyla alternatiflerine göre daha çevreci çözümler sunuyor. Bu çözümler doğaya daha saygılı bir inşaat sektörüne olan inancımızı pekiştiriyor.
Bizim şirket sloganımız olan doğru ürün, doğru çözüm de aslında önemli bir sürdürülebilirlik hedefidir. Ben buna bir de uygulamayı ekliyorum, doğru ürün, doğru çözüm ve doğru uygulama inşaat sektörü için çok önemli. Bir ürün tekil olarak çevreci olabilir, ancak doğru ürün, doğru çözüm, doğru uygulama olmazsa orada ya verim alınamaz ya tamir gerekir, bakım maliyetleri olması gerekenden yüksek olur, ya da daha kötüsü yıkılıp baştan yapılması gerekir. Bir ürün yapının hizmet ömrü süresince fonksiyonlarını yerine getirmelidir. Yapılan işin tekrar tekrar yapılması, tasarım ömrü dolmadan değiştirilen bir ürünün veya yeniden yapılan bir yapının çevreye ve ekonomiye olumsuz etkisi hepimizce malum ama bu konudaki çabamızı sektördeki bütün paydaşlar olarak arttırmamız gerektiğini düşünüyorum.
3. Üretimde Sürdürülebilir Stratejiye sahip bir firma olarak, markanıza sağladığı katma değerler neler oldu? Sürdürülebilir marka olarak ürünleriniz müşteri tercihlerinde farkındalık oluşturdu mu? Müşteri tercihlerindeki değişimleri bizlerle paylaşır mısınız?
Özellikle üretim ile ilişkili bölümlerde çalışanlarımızın çevre duyarlılığını artırmak için çeşitli eğitimler ve farkındalık çalışmaları yaparak, ekibimizin her bir üyesinin sürdürülebilirlik konusuna katkı sunmasını arzu ediyoruz. Sürdürülebilir üretim stratejilerimiz, tedarik zincirindeki verimlilik hedeflerimiz ile ürünlerimizin karbon ayak izlerini azaltmayı amaçlıyoruz.
Benzer işlevselliği alternatif veya rakip ürünlere göre karbon ayak izi daha düşük olan ürünler ile sağlayabilmek markamıza değer katarken, müşteri tercihlerini de olumlu yönde etkiliyor. Özellikle Avrupa pazarında hem ürünlerin karbon ayak izleri, hem de toplam proje yatırım maliyeti ile birlikte projelerin toplam karbon ayak izi önem kazanıyor. Projelerde tasarım hesaplarında alternatif projelerin maliyetleri hesaplanır gibi, alternatif projelerin toplam karbon ayak izi karşılaştırmaları yapılıyor. Daha düşük karbon ayak izi olan alternatif projeler yeri geliyor maliyeti yüksek olmasına rağmen tercih ediliyor. Bu da müşteri tercihlerinin sürdürülebilir ürünlere kaymasını sağladı.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin birçok ülke için sadece çevre politikasının bir parçası değil, aynı zamanda ekonomik büyüme modellerini dönüştürmeyi amaçlayan ve biraz da gelişmiş ülkelerin pazarlarını korumayı amaçladıkları bir stratejinin parçası olduğunu düşünüyorum.
4. Sektörünüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırdığınızı takip ediyoruz. Emek yoğun AR-GE çalışmalarınızda sürdürebilirlik odaklı neler yaptığınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu doğrultuda, yeni yatırımlarınız ve sürdürülebilir yeni ürünleriniz/yeni markalarınız olacak mıdır?
İnşaat sektöründe Ar-Ge çalışmaları, yazılım, bilişim-iletişim, ilaç sektörü, biyoteknoloji sektörleri kadar ne yazık ki ön planda değil. Ancak özellikle devletlerin ve kurumların sürdürülebilirlik hedeflerinin artması, inşaat malzemeleri sektöründe de yenilikçi ürünleri ve inovasyonu desteklemeye başladı. Çevreci malzemeler üzerine çalışmalar ve yatırımlar artıyor.
Biz de yenilikçi çözümler sunarak kaynak tüketimini azaltan, döngüsel ekonomiyi destekleyebilecek, karbon ayak izini düşürebilecek ve enerji verimliliğini artıran çevre dostu malzemelerin geliştirilmesine odaklanıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın hepsini sayamam tabii ki ancak birkaç örnek vermem gerekirse binalarda enerji verimliliğini arttırmayı amaçlayan faz değiştiren malzemeler, geri dönüşüm hammaddelerin mühendislik özelliklerinin iyileştirilmesi, kullanım alanı sınırlı olan atık malzemelerden yapı sektöründe kullanılabilecek ürünler, ömrünü tamamlamış asfaltın yeniden kullanılması gibi farklı konular üzerine çalışıyoruz.
Sonuç olarak dünyamızın ve ülkemizin kaynakları sınırlı. İnovatif ürünler daha az kaynakla ve çevresel etki ile ihtiyacımız olan projelerin yapılmasına olanak sağlayacaktır. Sürdürülebilir ürün yelpazemizi genişletmek için Ar-Ge çalışmalarımız ve yatırımlarımız sürekli devam ediyor.
5. Sürdürülebilir Çevre Politikaları ve Yaşanabilir Çevre Stratejileri adına uygulanan Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Avrupa Birliği İklim Hedefleri bir takım değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar Sera Gazı Emisyon Oranlarının çok ciddi oranda azaltılması ve 2050 yılında da net sıfırlanması hedeflemektedir. Geliştirdiğiniz ürünlerinizin üretim ve dağıtım süreçleri doğrultusunda çevresel etkileri de düşünüldüğünde, “Kurumsal Karbon Ayak İzi” konularında neler söylemek istersiniz?
Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı aslında bizim için büyük bir fırsat. Ürünlerimizin büyük bir bölümü döngüsel ekonomiye katkı sunan, geri dönüşüm malzeme kullanımına destek olan, yapıların yaşam döngü süresini uzatan, yapıların yaşam döngü süresi boyunca çevresel etkilerini azaltan ürünler. Türkiye gibi AB ile ticaretin çok önemli olduğu bir ülkede bu düzenleme, karbon emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir üretim süreçlerine geçiş yapmak adına sektörümüz açısından da büyük bir fırsat.
Bu sene fabrikamızın güncel ve 2021 yılına kadar giden geçmiş faaliyetlerinden kaynaklı karbon ayak izini belirleme çalışmalarını tamamladık. ISO 14064-1 standardına uygun olarak 2023 takvim yılı kurumsal karbon ayak izi doğrulamamızı TUV – Avusturya’nın denetiminde yaptık. Çevresel performansımızı arttırmak için nerelere odaklanmamız, neleri iyi yaptığımızı, neleri geliştirmemiz gerektiğini daha iyi anladık, stratejilerimizi güncelledik. Bu kapsamda, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı ve enerji verimliliği artırıcı uygulamalara geçiş yapıyoruz.
6. Sürdürülebilir Gelecek odaklı bir firma olarak geleceğe yönelik sürdürülebilirlik hedefleriniz, hedefleriniz doğrultusunda oluşturduğunuz yol haritanız hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Gelecek için öncelikli hedeflerimiz arasında döngüsel ekonomi prensiplerini şirket genelinde uygulayarak hem kurum karbon ayak izimizi hem de ürünlerimizin ürün karbon ayak izlerini azaltmak yer alıyor.
Üretim süreçlerimizde verimliliği arttırmayı, atıklarımızı azaltmayı, sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarını ve karbon ayak izimizi azaltma hedeflerimizi destekleyen tedarikçi iş birliklerini önemsiyoruz. Özellikle fabrika yakınımızda iş birliği yaptığımız geri dönüşüm plastik hammadde tedarikçileri ile hem bölgemizde döngüsel ekonomiyi desteklemeyi hem de ihtiyacımız olan hammaddeleri daha yakın bölgelerden tedarik edebilmeyi amaçlıyoruz. Bu gibi ortaklıklar, karbon ayak izimizi azaltma hedeflerimize daha hızlı ulaşmamıza olanak tanıyor.
Enerji kaynaklı karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik olarak şu anda güneş enerjisi santrali yatırımımıza başladık. İlk aşamada 2025 yılı ikinci yarı yılı itibari ile elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde otuzunu güneş enerjisi ile sağlayacağız. 2027 yılına kadar elektrik ihtiyacımızın tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Ayrıca enerji verimliliğini arttırıcı projeler geliştiriyoruz.
Kurumsal sürdürülebilirlik hedeflerimizi kurum içi ve dışı olarak da ayırıyoruz. Kurumsal sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında çevre dostu malzemelerin kullanımını artırmayı da hedefliyoruz. Ürünlerimizim sunduğu çevresel faydaları daha iyi ve kapsamlı anlatarak çevresel farkındalığı arttırmamızın da ürün tedarik ettiğimiz veya edemediğimiz projelerin karbon ayak izleri açısından önem arz ettiğinizi düşünüyoruz. Ülkemizin ve sektörümüzün uzun vadeli iklim stratejisine elimizden geldiğince katkı sunmak ve destek olmak istiyoruz.
7. Röportajımızın sonuna eklemek istediğiniz mesajlar ve duyurular var mıdır?
Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlama yolunda hepimizin birey, aile, şirket olarak sorumluluğu var. Sektörümüzde sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmek için inşaat sektörünün tüm paydaşlarıyla el birliğiyle hareket etmek bizim için büyük bir öneme sahip. Çevreye, topluma ve geleceğe değer katan her adımımızdan mutluluk ve gurur duyuyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Dar alanlarda “tam uyumlu” verimlilik: Yeni STILL FXR 14C–16C reach truck
Yayınlandı
25 dakika önce-
Ocak 21, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Depolarda zorlukların çözümünde çoğu zaman kompaktlık ve manevra kabiliyetiesas belirleyicidir. Özellikle dar koridorlarda güvenli ve sezgisel hareket, yüksek istif yoğunluğuna ulaşmanın anahtarıdır. STILL, bu ihtiyaçlar için yenilikçi reach truck portföyünü kompakt FXR 14C–16C modeliyle genişletiyor. Tek veya iki vardiyalı operasyonlarda verimli depo optimizasyonu için geliştirilen model total maliyetler açısından ekonomik bir seçenek olarak öne çıkıyor.
“İhtiyaca göre” seç, gereksiz özelliklere ödeme yapma
Pek çok işletme için iç malzeme akışını kurgularken öncelik verimlilik ve ekonomikliktir. Bunun için de performans ve donanımı ihtiyacınıza gerçekten uyanbir aracı seçebilmek kritik önem taşır. STILL çeşitli akü çözümleri, modüler servis paketleri ve farklılaştırılmış araç portföyü ile bu yaklaşımı tüm segmentlerde destekliyor. FXR 14C–16C, yüksek performanslı FM-X reach truck’a kompakt bir tamamlayıcı olarak, depo süreçlerini optimize etmek isteyen; ancak kompaktlık, güvenlik ve ekonomiklik dengesini arayan işletmeler için akıllı bir alternatif konumunda.

Günlük operasyon için optimize verim
FXR 14C–16C, sınırlı alanı olan, dar koridorlarda çalışan ve 9 metreyi aşmayan raf yüksekliklerine sahip depolar için kompakt bir çözümdür. Bu yüksekliğe kadar, 940 kg’a varan artık yük kapasitesi ve STILL reach truck ailesine yeni eklenen özellik olan mekanik kaldırma yüksekliği ölçümü sayesinde yükler hızlı ve güvenli biçimde istifleniyor. 2.723 mm asgari çalışma koridoru genişliği, çok dar koridorlarda dahi esnek çalışma ve çevik manevra olanağı sunuyor; en az 1.231 mm’lik l₂ (araç arkasından çatallara kadar olan mesafe) ölçüsü de bu çevikliği destekliyor. Kompakt boyutlarına karşın model, 12 kW’lık düşük bakım gerektiren kaldırma motoru ile yüksek kaldırma/indirme hızlarına ulaşıyor. Hızlı şarj erişimine sahip entegre lityum-iyon akü, tek ve iki vardiyalı kullanımlarda güvenilir bulunabilirliksağlıyor.
Güvenlikte tutarlılık, yardımcı sistemlerde esneklik, ergonomide bütünlük
Standart Curve Speed Control (CSC) ve ana kaldırmada otomatik hız azaltma gibi güvenlik fonksiyonları, deneyimsiz kullanıcılar için bile sezgisel ve güvenli sürüş sağlıyor. Mastın yanal kaydırmalı benzersiz tasarımı, operatöre üstün görüş sunarak insan, araç ve yüke yönelik güvenlik seviyesini artırıyor. İsteğe bağlı STILL Safety Light, panoramik ayna ve zırhlı cam tavan seçenekleri; sıvılar veya küçük parçaların düşmesine karşı ek koruma sağlıyor. Sürücü çalışma alanı, farklı koltuk seçenekleri ve ayarları, esnek direksiyon konfigürasyonları, Joystick 4Plus ile hassas ve sezgisel kontrol ile tüm bilgileri tek bakışta sunan modern dokunmatik ekranla kişiselleştirilebiliyor. USB girişi ve telefon tutucu gibi kokpit detayları da konfor ve memnuniyeti artırıyor.
Portföyde akıllı konum: FM-X’in ideal tamamlayıcısı
Tüm bu özellikleriyle FXR 14C–16C, STILL’in başarılı FM-X reach truck portföyünün kusursuz tamamlayıcısıdır. FM-X, 14 metreye kadar yükseklerde ağır yükleri verimli biçimde istiflemeye imkân verirken; FXR 14C–16C, dar alanlarda hassasiyet ve konsolidasyon gerektiren senaryolar için kompakt, akıllı bir seçenek sunuyor.
GENEL
BOMAG ve İş Ortakları, İtalya Alfonsine Finişer Fabrikası’nı Ziyaret Etti!
Yayınlandı
30 dakika önce-
Ocak 21, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Yol ve asfalt makineleri üreticisi BOMAG, toprak ve asfalt silindirleri segmentindeki liderliğini finişer alanında da genişletmek için etkinliklerini artırıyor. BOMAG’ın Türkiye distribütörü Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin önde gelen iş ortaklarının katılımıyla gerçekleşen, İtalya Alfonsine’de bulunan BOMAG finişer fabrikası ziyaretinde üretim süreçleri yerinde incelendi, BOMAG’ın mühendislik kalitesi ve teknolojik gücü yakından gözlemlendi.
Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. bünyesine Ocak 2024 itibarıyla katılan BOMAG, sektöre ilham vermeyi sürdürüyor. Ürün ve hizmet portföyünü, endüstrinin ihtiyaçlarına göre genişleten BOMAG, finişer ürün grubundaki etkinliğini, üstün mühendislik kalitesi ve teknolojik gücü ile iş ortaklarıyla buluşturuyor. İtalya’nın Alfonsine şehrinde yer alan BOMAG finişer fabrikasına yapılan ziyaret ile, Türkiye’nin yol yapım sektöründeki önemli oyuncuları, dünya standartlarında finişer üretim süreçlerine tanıklık ederek BOMAG’ın kaliteye olan bağlılığını yerinde gördüler.


BOMAG’ın finişer segmentindeki küresel gücü: İtalya Alfonsine Fabrikası
İtalya Alfonsine’deki BOMAG finişer fabrikası, yol yapım teknolojilerinde uzmanlaşmış bir merkez olarak hizmet veriyor. 1899 yılında kurulan ve günümüzde 150.000 metrekare alan üzerinde üretim gerçekleştirilen fabrikada, finişerlere ek olarak asfalt plentleri de üretiliyor. Yıllık, yaklaşık 500 adet finişer üretim kapasitesi olan fabrika, yüksek mühendislik standartlarında ve sipariş üzerine üretim yapıyor. Tüm dünyaya ürün ihraç etmesi ile dikkat çeken fabrikada ayrıca bir de makinelerin performansının test edildiği özel bir demo sahası bulunuyor.
Cem Doyuran: “Finişer pazarını büyütmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz”
İtalya’daki fabrika ziyaretleri ve sektör ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Marubeni Dağıtım ve Servis Yol Makineleri Ülke Satış Müdürü Cem Doyuran; “Ocak 2024 itibarıyla bünyemize kattığımız BOMAG markasının sektördeki etkisini artırıyoruz. BOMAG’ın toprak ve asfalt silindir segmentlerindeki liderliğini finişer ve freze alanlarında da büyütmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaklaşık 2 yıllık süreçte 6 adet finişer teslimatı yaparak Türkiye’deki yol yapım üretimine katkıda bulunduk. MAGMALIFE, ECOMODE, SIDEVIEW, QUICK COUPLER gibi teknolojiler sayesinde iş ortaklarımızın karlılığını artıran ve üretim verimliliğini yükselten donanımları sağlıyoruz” dedi.
Cem Doyuran, fabrika ziyaretleri ile ilgili olarak; “İtalya Alfonsine’de bulunan BOMAG finişer fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceledik. BOMAG’ın mühendislik kalitesi ve teknolojik gücünü, iş ortaklarımız ile birlikte ilk defa yakından gözlemleme şansını elde ettik. Bugüne kadar BOMAG markasını tercih etmiş ve ilerleyen dönemde de filosunu yenilemek isteyen iş ortaklarımıza, davetimize katıldıkları için teşekkür ediyoruz” dedi.
Her türlü yol ve zemin üretimine uygun finişer ürün çeşitliliği
Finişer ürün grubunda kompakt sınıf BF 200 C-2’den, otoyol sınıfı BF 800 C-3’e kadar geniş bir ürün portföyüne sahip olan BOMAG, MAGMALIFE, ECOMODE, SIDEVIEW ve QUICK COUPLER teknolojilerini barındıran özellikleri ile kısa zamanda sektörün dinamiklerine etki etti.
BOMAG BF 200 C-2 ile kaldırımlar, alt geçitler ve dar alanlar gibi kısıtlı bölgelerde yüksek manevra kabiliyeti ve kullanım kolaylığı sunulurken, düşük ağırlık ve taşıma genişliği sayesinde her kamyona sığdırılarak taşınabiliyor. Kullanım ve bakım kolaylığı, sessizlik, yüksek manevra kabiliyeti ve güçlü itiş kapasitesi ile BOMAG BF 200 C-2, kapalı otoparklar, tenis kortları, parklar ve bahçeler gibi mekanların inşaasına yardımcı oluyor.
BOMAG BF 800 C-3 ise otoyollar ve havaalanları gibi yüksek asfaltlama performansının gerekli olduğu, büyük ve ağır projelere yönelik en ideal finişer olarak öne çıkıyor. BOMAG BF 800 C-3, yol üretim konvoylarında kusursuz koordinasyon için sahaya tam görüş sağlayan, çift yönde genişletilebilen operatör alanı ile dikkat çekiyor. Maksimum konfor sunan sürücü platformu, uzun vardiyalarda bile verimliliği artırırken; sezgisel ekran yapısı ve A-PAVE işletim konsepti, operatöre pratik yardım fonksiyonlarıyla akıllı bir kullanım sunuyor. Hava koşullarına karşı sağladığı çok yönlü koruma, her mevsim güvenli bir çalışma ortamı yaratıyor. %95’e kadar ön sıkıştırma kapasitesine ulaşarak, sıkıştırma öncesi en yüksek düzeyde ön sıkıştırma sağlıyor.
BOMAG asfalt finişer ailesinde ayrıca BF 300 C-2 ve BMF 2500 ürünleri de bulunuyor.
BOMAG finişerlerinin öne çıkan teknolojileri:
- MAGMALIFE Isıtma Sistemi: Sektörün en kısa işe giriş süresi olarak, hava koşullarına göre yaklaşık 20-30 dakikalık ısınma süresi sunarak, zaman ve enerji tasarrufu sağlıyor. Aynı zamanda tabla boyunca eşit ısı dağılımı ile serim kalitesini artırıyor ve ısıtma elemanlarının ömrünü uzatıyor.
- ECOMODE Motor Yönetimi: Motor devir ayarını optimize ederek düşük yakıt tüketimi sağlıyor ve çevre dostu bir çalışma sunuyor.
- Yüksek Ön Sıkıştırma: Sınıflarının en ağır tablalarına sahip olmaları sayesinde silindirleme öncesinde yüksek oranda ön sıkıştırma sağlayarak saha verimliliğini artırıyorlar.
- QUICK COUPLING: Kullanıcı dostu QUICK COUPLING sisteminde yer alan geçmeli tabla uzatmaları, zemin konumundayken kolaylıkla sökülüp-takılabilmesi sayesinde, sahada ilave forklift vb. kaldırma makinesi ihtiyaçlarını ortadan kaldırarak kolaylık, esneklik ve zamandan tasarruf sağlıyor.
- Otomatik Yağlama: Makinenin hareketli parçalarında ve pimlerde ihtiyaç duyulan gres yağını bir merkezden, zaman-miktar ayarlı olarak otomatik ayarlayan gresleme sistemi, makinenin durma sürelerini ve arızalanma olasılıklarını ortadan kaldırıyor.
Yüksek yedek parça bulunabilirliği sunuluyor
İş makineleri sektöründe satış sonrası hizmetleriyle dikkat çeken Marubeni Dağıtım ve Servis, BOMAG markası için de deneyimli kadrosuyla hizmet veriyor. BOMAG, Türkiye genelinde yaygın yetkili servis noktaları ile kullanıcılarına yüksek yedek parça bulunabilirliği, hızlı ve güvenilir çözümler sunuyor.
GENEL
Nippon Paint-Betek, “Gelecek Betek” Vizyonuyla 2026’ya Hazır
Yayınlandı
1 saat önce-
Ocak 21, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Nippon Paint-Betek, 2026 Satış Gücü Kongresi’nde satış organizasyonunu “Gelecek Betek” vizyonu etrafında bir araya getirdi. Odak, uyum ve hız prensipleri doğrultusunda şekillenen yeni dönem stratejisiyle şirket; yalnızca hedeflerini değil, sektör lideri olarak öncelik verdiği alanları ve sürdürülebilir büyümesini hangi temel değerler üzerine inşa ettiğini ortaya koyan bütüncül bir perspektif sundu.
Nippon Paint-Betek, geleneksel Satış Gücü Kongresi kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelen 400’ü aşkın satış profesyonelini bir araya getirdi. Antalya’da düzenlenen ve “Gelecek Betek” sloganıyla gerçekleştirilen buluşmada, Betek’in 2025 yılı performansı değerlendirilirken, 2026 ve sonrasına yön verecek stratejik öncelikler, yatırımlar ve organizasyonel dönüşüm başlıkları paylaşıldı.

Şirketin Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, 2025 yılını Betek açısından geleceğin temellerinin atıldığı bir dönem olarak değerlendirerek, “2025 yılı bizim için sonuçlardan çok, yönümüzü netleştirdiğimiz bir eşik oldu. Odak, uyum ve hız kavramlarını geçici bir refleks olarak değil, Betek’in yeni stratejik pusulası olarak konumlandırdık. Çünkü bugün sürdürülebilir liderlik her alanda aynı anda büyümekle değil, doğru alanlara odaklanabilmekle, organizasyonun tamamını aynı hedef etrafında hizalayabilmekle ve sahada hızlı aksiyon alabilmekle mümkün. Bu anlayışla operasyonel verimlilikten organizasyon yapımıza, üretimden satış süreçlerine kadar tüm değer zincirimizi yeniden ele aldık. Elde ettiğimiz kazanımlar, Betek’in bu yaklaşımla yalnızca bugüne değil, geleceğe de daha güçlü hazırlandığını net biçimde gösteriyor” dedi.
Üretimde güçlenen, sahaya yaklaşan, sürdürülebilir büyüyen bir yapı
Betek’in yatırım ve büyüme vizyonuna da değinen Güner, şirketin üretim gücünü ve saha etkinliğini birlikte ele alan yaklaşımını şu sözlerle aktardı: ‘’Gelecek Betek bizim için bir söylem değil; planlı, ölçülebilir ve kararlılıkla ilerleyen bir yolculuk. Bu yolculuk kapsamında Kasım ayında devreye aldığımız yeni Su Bazlı Boya Üretim Tesisimiz, Betek’in önümüzdeki 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlandı ve su bazlı üretimde kalite, verimlilik ve çevresel performans açısından yeni bir standart oluşturdu. 2026 itibarıyla Diyarbakır’da hayata geçireceğimiz bölgesel üretim yatırımıyla ise sahaya daha yakın, daha çevik ve daha esnek bir üretim modeline geçiyoruz. Bu yaklaşımı önümüzdeki dönemde farklı bölgelerde de yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Amacımız yalnızca büyümek değil; doğru, dengeli ve sürdürülebilir şekilde büyümek. Bu yolculuktaki en büyük gücümüz, bu vizyona inanan ve aynı hedefe odaklanan ekiplerimiz.”
Kongrede ayrıca Betek’in Nippon Paint Group içindeki stratejik rolü, Türkiye pazarındaki sürdürülebilir liderliği ve yeni organizasyon yapısıyla daha çevik hale gelen iş süreçleri de ele alındı. Üretim gücü, yaygın bayi ve dağıtım ağı, dijitalleşme yatırımları ve Ar-Ge odaklı yaklaşımıyla, Türkiye’yi boya ve yalıtım teknolojilerinde bölgesel bir merkez haline getirme hedefi vurgulandı.
Son Yazılar
- Dar alanlarda “tam uyumlu” verimlilik: Yeni STILL FXR 14C–16C reach truck Ocak 21, 2026
- BOMAG ve İş Ortakları, İtalya Alfonsine Finişer Fabrikası’nı Ziyaret Etti! Ocak 21, 2026
- Nippon Paint-Betek, “Gelecek Betek” Vizyonuyla 2026’ya Hazır Ocak 21, 2026
- Radyatör Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken 6 Önemli Kriter Ocak 21, 2026
- Schneider Electric, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı’nda enerji teknolojisini ileri taşıyor Ocak 21, 2026
- Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş: 2026’ya güçlü konut piyasasıyla giriyoruz Ocak 21, 2026
- Çelik Devri Bitiyor! Dünya; Su, Petrol ve Gaz Hatlarını Plastik Borularla Yeniden İnşa Ediyor: Amerikan REED Teknolojisi Habib Makina Güvencesiyle Türkiye’de Ocak 21, 2026
- İntema, Kalamış’ta Yeni Satış Noktasını Hizmete Açtı! Ocak 21, 2026
- Isınmanın En Konforlu Yolu: Mitsubishi Electric Türkiye Klima’dan Kaçırılmayacak Fırsatlar Ocak 21, 2026
- Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı Projesine “En İyi Roadshow” Ödülü Ocak 20, 2026
- “İnşaat Zirvesi Türkiye” ile inşaat sektörü bir araya gelecek Ocak 20, 2026
- Türkiye’nin İlk Resort City Konseptli Yaşam Projesi PRIVE INVENTUM’da Ön Talep Başladı Ocak 20, 2026
- Legrand Türkiye Grubu, Modern Ofislerin Altyapı İhtiyaçlarına Kesintisiz Çözüm Sunuyor Ocak 20, 2026
- Dünyanın PVC Profil Üretim Lideri Profine Group, Pencere Kapı Sistemleri Markası Kömmerling ile Türkiye’de Yatırımlarını Büyütüyor Ocak 20, 2026
- Seranit 2025 Yılını İhracat Odaklı Büyüme ile Tamamladı Ocak 20, 2026
Trendler
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL1 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi









