GENEL
İstanbul Teknik: Yenilikçi Çözümler ve Global Hedefler
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
1998 yılında Macit Tanyol’un liderliğinde kurulan İstanbul Teknik, geosentetik ürün ve çözümler alanında başladığı yolculuğunu bugün Türkiye’nin ve dünyanın saygın bir markası olarak sürdürüyor. Başlangıçta geotekstil, geomembran ve bitümlü membran ürünlerinin satış ve uygulamasına odaklanan şirket, üretim hattını genişleterek Çorlu’da geogrid üretimine, Bolu’da ise 30.000 metrekarelik fabrikasında kapsamlı bir üretime başladı.
- Öncelikle, markanızın/firmanızın genel yapılanması hakkında bilgi verir misiniz? Hem global ölçekte hem de bölgesel olarak markanızın/firmanızın genel değerlendirmenizi alabilir miyiz? Markanızın sektörünüzdeki konumu hakkında neler söylemek istersiniz?
İstanbul Teknik, Genel Müdürümüz Macit Tanyol’un geosentetik ürün ve çözümler alanındaki birikimiyle, 1998 yılında kuruldu. Başlangıçta geotekstil, geomembran ve bitümlü membran ürünlerinin satış ve uygulama planıyla yola çıkıldı; sonrasında Çorlu’da kurduğumuz üretim tesisiyle geogrid üretimine başladık. Yoğun çalışma ve emek sonucunda bugün, Bolu’da 30.000 metrekare alan üzerine kurulu fabrikamızda üretimini gerçekleştirdiğimiz geniş ürün yelpazemizle birçok alanda çözüm geliştiren bir yapıya ulaştık.
Sektörümüze özgün, katma değeri yüksek, ülke sınırlarını aşan yeni ürün gruplarını kazandırmak ve ülkenin dışa bağımlılığını azaltmak misyonumuzla kurduğumuz Ar-Ge merkezi ise faaliyet gösterdiğimiz geosentetik, yalıtım ve asfalt alanlarında T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanan, Türkiye’nin ilk Ar-Ge Merkezi olmayı başardı.
Ülkemizde sektörün öncü firmalarından biri olarak geosentetik, yalıtım ürünleri ve asfalt katkıları alanlarındaki liderliğimizle yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz. Türkiye ile birlikte Azerbaycan, Bosna Hersek ve Romanya’da açtığımız şirketlerle küresel şirket olma hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. İstanbul Teknik olarak seksenden fazla ülkede ürünlerimiz güvenle kullanılıyor. Dünya çapında altyapı, üstyapı ve çevre projelerinde güvenilir bir tedarikçi ve çözüm ortağı olarak tanınmaktayız.
2. Sürdürülebilir bir geleceğin sağlanmasında, üretim süreçlerinin ve ilgili hammadde/tedarik zinciri operasyonlarının tüm dünya ile koordineli bir şekilde yönetilmesi günümüzde çok daha önem arz eden bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla, Sürdürülebilirlik konusunda firmanızın Evrensel Yaklaşımını ve Kurumsal Stratejilerini bizimle paylaşabilir misiniz? Sürdürülebilir Dünya kapsamında özellikle odaklandığınız/hayata geçirdiğiniz Sosyal Sorumluluk Projeniz var mıdır, detaylarını öğrenebilir miyiz?
Açıkca söylemek gerekirse bu konuda iddialı cümleler kurmak istemiyorum. Sürdürülebilirlik konusu popülerleştikçe, bazen içinin de biraz boşaltıldığını görüyorum. Sürdürülebilirlik her zaman önemliydi ama biz önemini yeni yeni fark ediyoruz. Tabii ki ilginin artması değerli, ancak altını da doldurmamız lazım. Bu konuda ülke olarak, toplum olarak ve pek tabii şirket olarak almamız gereken çok mesafe var. Ama başarılı olmak istiyorsak, farkındalık oluşturmak ve topyekûn gayret göstermemiz gerekli. Bu manada geçen hafta COP29 toplantısında sunulan ülkemizin Uzun Vadeli İklim Strateji Belgesi ve yol haritasının sektörümüz için getireceklerini önemsiyoruz.
Kurumsal sürdürülebilirlik stratejimizin odağında inşaat sektöründe çevre dostu malzemelerin kullanımını artırmayı ve doğru ürünün doğru projede kullanılmasını sağlamak yer alıyor. Aslında biz ürettiğimiz malzemeler itibariyle kendimizi şanslı kabul ediyoruz. Her ne kadar ürünlerimizin plastik ve kimyasal hammaddelerden mamül olması sebebiyle dışarıdan bakınca çevreye zararlı ön yargısı oluşsa da; aksine kullanıldıkları projelerde alternatif çözümlere göre çok daha çevreci ürünlerdir. Bir projenin yapılıp yapılmama gerekliliği ayrı bir değerlendirme konusu. Bir projenin yapılması gerçekten gerekli ise o noktada ürünlerimiz, projelerin imalat aşamasında veya yaşam döngüsünde karbon ayak izini alternatif çözümlere göre düşüren ürünlerdir. Örneğin geosentetik ürünlerimiz çevre hassasiyetleri arttıkça dünyada kullanımı günden güne artan ürünlerdir. Geosentetikler, altyapıların hizmet ömrünü uzatmakta, projelerde taş ocaklarından çıkarılan aggrega ihtiyacını azaltmakta, erozyon kontrolünde, su kaynaklarını korumada ve benzeri birçok kullanım alanıyla alternatiflerine göre daha çevreci çözümler sunuyor. Bu çözümler doğaya daha saygılı bir inşaat sektörüne olan inancımızı pekiştiriyor.
Bizim şirket sloganımız olan doğru ürün, doğru çözüm de aslında önemli bir sürdürülebilirlik hedefidir. Ben buna bir de uygulamayı ekliyorum, doğru ürün, doğru çözüm ve doğru uygulama inşaat sektörü için çok önemli. Bir ürün tekil olarak çevreci olabilir, ancak doğru ürün, doğru çözüm, doğru uygulama olmazsa orada ya verim alınamaz ya tamir gerekir, bakım maliyetleri olması gerekenden yüksek olur, ya da daha kötüsü yıkılıp baştan yapılması gerekir. Bir ürün yapının hizmet ömrü süresince fonksiyonlarını yerine getirmelidir. Yapılan işin tekrar tekrar yapılması, tasarım ömrü dolmadan değiştirilen bir ürünün veya yeniden yapılan bir yapının çevreye ve ekonomiye olumsuz etkisi hepimizce malum ama bu konudaki çabamızı sektördeki bütün paydaşlar olarak arttırmamız gerektiğini düşünüyorum.
3. Üretimde Sürdürülebilir Stratejiye sahip bir firma olarak, markanıza sağladığı katma değerler neler oldu? Sürdürülebilir marka olarak ürünleriniz müşteri tercihlerinde farkındalık oluşturdu mu? Müşteri tercihlerindeki değişimleri bizlerle paylaşır mısınız?
Özellikle üretim ile ilişkili bölümlerde çalışanlarımızın çevre duyarlılığını artırmak için çeşitli eğitimler ve farkındalık çalışmaları yaparak, ekibimizin her bir üyesinin sürdürülebilirlik konusuna katkı sunmasını arzu ediyoruz. Sürdürülebilir üretim stratejilerimiz, tedarik zincirindeki verimlilik hedeflerimiz ile ürünlerimizin karbon ayak izlerini azaltmayı amaçlıyoruz.
Benzer işlevselliği alternatif veya rakip ürünlere göre karbon ayak izi daha düşük olan ürünler ile sağlayabilmek markamıza değer katarken, müşteri tercihlerini de olumlu yönde etkiliyor. Özellikle Avrupa pazarında hem ürünlerin karbon ayak izleri, hem de toplam proje yatırım maliyeti ile birlikte projelerin toplam karbon ayak izi önem kazanıyor. Projelerde tasarım hesaplarında alternatif projelerin maliyetleri hesaplanır gibi, alternatif projelerin toplam karbon ayak izi karşılaştırmaları yapılıyor. Daha düşük karbon ayak izi olan alternatif projeler yeri geliyor maliyeti yüksek olmasına rağmen tercih ediliyor. Bu da müşteri tercihlerinin sürdürülebilir ürünlere kaymasını sağladı.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin birçok ülke için sadece çevre politikasının bir parçası değil, aynı zamanda ekonomik büyüme modellerini dönüştürmeyi amaçlayan ve biraz da gelişmiş ülkelerin pazarlarını korumayı amaçladıkları bir stratejinin parçası olduğunu düşünüyorum.
4. Sektörünüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırdığınızı takip ediyoruz. Emek yoğun AR-GE çalışmalarınızda sürdürebilirlik odaklı neler yaptığınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu doğrultuda, yeni yatırımlarınız ve sürdürülebilir yeni ürünleriniz/yeni markalarınız olacak mıdır?
İnşaat sektöründe Ar-Ge çalışmaları, yazılım, bilişim-iletişim, ilaç sektörü, biyoteknoloji sektörleri kadar ne yazık ki ön planda değil. Ancak özellikle devletlerin ve kurumların sürdürülebilirlik hedeflerinin artması, inşaat malzemeleri sektöründe de yenilikçi ürünleri ve inovasyonu desteklemeye başladı. Çevreci malzemeler üzerine çalışmalar ve yatırımlar artıyor.
Biz de yenilikçi çözümler sunarak kaynak tüketimini azaltan, döngüsel ekonomiyi destekleyebilecek, karbon ayak izini düşürebilecek ve enerji verimliliğini artıran çevre dostu malzemelerin geliştirilmesine odaklanıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın hepsini sayamam tabii ki ancak birkaç örnek vermem gerekirse binalarda enerji verimliliğini arttırmayı amaçlayan faz değiştiren malzemeler, geri dönüşüm hammaddelerin mühendislik özelliklerinin iyileştirilmesi, kullanım alanı sınırlı olan atık malzemelerden yapı sektöründe kullanılabilecek ürünler, ömrünü tamamlamış asfaltın yeniden kullanılması gibi farklı konular üzerine çalışıyoruz.
Sonuç olarak dünyamızın ve ülkemizin kaynakları sınırlı. İnovatif ürünler daha az kaynakla ve çevresel etki ile ihtiyacımız olan projelerin yapılmasına olanak sağlayacaktır. Sürdürülebilir ürün yelpazemizi genişletmek için Ar-Ge çalışmalarımız ve yatırımlarımız sürekli devam ediyor.
5. Sürdürülebilir Çevre Politikaları ve Yaşanabilir Çevre Stratejileri adına uygulanan Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Avrupa Birliği İklim Hedefleri bir takım değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar Sera Gazı Emisyon Oranlarının çok ciddi oranda azaltılması ve 2050 yılında da net sıfırlanması hedeflemektedir. Geliştirdiğiniz ürünlerinizin üretim ve dağıtım süreçleri doğrultusunda çevresel etkileri de düşünüldüğünde, “Kurumsal Karbon Ayak İzi” konularında neler söylemek istersiniz?
Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı aslında bizim için büyük bir fırsat. Ürünlerimizin büyük bir bölümü döngüsel ekonomiye katkı sunan, geri dönüşüm malzeme kullanımına destek olan, yapıların yaşam döngü süresini uzatan, yapıların yaşam döngü süresi boyunca çevresel etkilerini azaltan ürünler. Türkiye gibi AB ile ticaretin çok önemli olduğu bir ülkede bu düzenleme, karbon emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir üretim süreçlerine geçiş yapmak adına sektörümüz açısından da büyük bir fırsat.
Bu sene fabrikamızın güncel ve 2021 yılına kadar giden geçmiş faaliyetlerinden kaynaklı karbon ayak izini belirleme çalışmalarını tamamladık. ISO 14064-1 standardına uygun olarak 2023 takvim yılı kurumsal karbon ayak izi doğrulamamızı TUV – Avusturya’nın denetiminde yaptık. Çevresel performansımızı arttırmak için nerelere odaklanmamız, neleri iyi yaptığımızı, neleri geliştirmemiz gerektiğini daha iyi anladık, stratejilerimizi güncelledik. Bu kapsamda, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı ve enerji verimliliği artırıcı uygulamalara geçiş yapıyoruz.
6. Sürdürülebilir Gelecek odaklı bir firma olarak geleceğe yönelik sürdürülebilirlik hedefleriniz, hedefleriniz doğrultusunda oluşturduğunuz yol haritanız hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Gelecek için öncelikli hedeflerimiz arasında döngüsel ekonomi prensiplerini şirket genelinde uygulayarak hem kurum karbon ayak izimizi hem de ürünlerimizin ürün karbon ayak izlerini azaltmak yer alıyor.
Üretim süreçlerimizde verimliliği arttırmayı, atıklarımızı azaltmayı, sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarını ve karbon ayak izimizi azaltma hedeflerimizi destekleyen tedarikçi iş birliklerini önemsiyoruz. Özellikle fabrika yakınımızda iş birliği yaptığımız geri dönüşüm plastik hammadde tedarikçileri ile hem bölgemizde döngüsel ekonomiyi desteklemeyi hem de ihtiyacımız olan hammaddeleri daha yakın bölgelerden tedarik edebilmeyi amaçlıyoruz. Bu gibi ortaklıklar, karbon ayak izimizi azaltma hedeflerimize daha hızlı ulaşmamıza olanak tanıyor.
Enerji kaynaklı karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik olarak şu anda güneş enerjisi santrali yatırımımıza başladık. İlk aşamada 2025 yılı ikinci yarı yılı itibari ile elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde otuzunu güneş enerjisi ile sağlayacağız. 2027 yılına kadar elektrik ihtiyacımızın tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Ayrıca enerji verimliliğini arttırıcı projeler geliştiriyoruz.
Kurumsal sürdürülebilirlik hedeflerimizi kurum içi ve dışı olarak da ayırıyoruz. Kurumsal sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında çevre dostu malzemelerin kullanımını artırmayı da hedefliyoruz. Ürünlerimizim sunduğu çevresel faydaları daha iyi ve kapsamlı anlatarak çevresel farkındalığı arttırmamızın da ürün tedarik ettiğimiz veya edemediğimiz projelerin karbon ayak izleri açısından önem arz ettiğinizi düşünüyoruz. Ülkemizin ve sektörümüzün uzun vadeli iklim stratejisine elimizden geldiğince katkı sunmak ve destek olmak istiyoruz.
7. Röportajımızın sonuna eklemek istediğiniz mesajlar ve duyurular var mıdır?
Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlama yolunda hepimizin birey, aile, şirket olarak sorumluluğu var. Sektörümüzde sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmek için inşaat sektörünün tüm paydaşlarıyla el birliğiyle hareket etmek bizim için büyük bir öneme sahip. Çevreye, topluma ve geleceğe değer katan her adımımızdan mutluluk ve gurur duyuyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Yıldız Entegre, Intermob 2026’da “Renklerin ve Dokuların Ritmi”ni Tasarım Deneyimine Dönüştürdü
Yayınlandı
10 saat önce-
Eylül 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Orman ürünleri sektörünün öncü markalarından Yıldız Entegre, 17–20 Eylül tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Intermob 2026’da yeni ürünlerini “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan bütünsel bir tasarım deneyimiyle buluşturdu. “Görsel Partisyon” seçkisinin altı yeni dekorunun yanı sıra yeni parke ve kapı ürünleri; doğadan ilham alan stant mimarisi, enstalasyonlar, etkileşimli tasarım alanları ve Ece Yalım iş birliğiyle birlikte sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu.
Yıldız Entegre, Intermob 2026’da dört gün boyunca mimarları, iç mimarları, tasarımcıları, mobilya üreticilerini ve iş ortaklarını standında ağırladı. “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan stant, ürünleri sergilemenin ötesine geçerek ziyaretçileri renk, doku ve yüzeyler arasındaki farklı birliktelikleri keşfetmeye davet eden bir tasarım deneyimi sundu.
Renklerin ve dokuların ritmi standın her noktasına yayıldı
Yıldız Entegre’nin Intermob 2026 için geliştirdiği “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımı, ürünlerden stant mimarisine, enstalasyonlardan seslere ve ikramlara kadar ziyaretçinin farklı temas noktalarına yayıldı. Doğadan ilhamla tasarlanan stant mimarisi; toprak, gökyüzü, deniz ve çiçeklerden beslenen enstalasyonlarla şekillendi. Enstalasyon alanlarında kullanılan doğa sesleri, görsel ve işitsel unsurları bir araya getirerek koleksiyonun ilham kaynağını mekânsal bir deneyime taşıdı. Konseptle uyumlu olarak hazırlanan ikram ve içecek seçkisi de bu bütünlüğün bir parçası olarak ziyaretçilere sunuldu.
Görsel Partisyon ile altı yeni dekor
Fuarın odak noktasını, Yıldız Entegre’nin panel kategorisinde sunduğu altı yeni renk ve desenden oluşan “Görsel Partisyon” seçkisi oluşturdu.
Doğada bir arada var olan uyum ve kontrastlardan ilham alan seçkide; Keten Chevron, Salda Bej, Kristal Oniks, Aura Mermer, Doruk Mermer ve Vero Ceviz dekorları yer aldı. Her biri kendine özgü bir karakter taşıyan yeni dekorlar, mevcut yüzeylerle kurdukları farklı birlikteliklerle tasarımcılara yeni kombinasyon ve uygulama olanakları sunuyor.
Keten Chevron ve Salda Bej’in doğal ve sakin karakteri; Kristal Oniks ve Aura Mermer’in dengeli birliktelikleri; Doruk Mermer ve Vero Ceviz’in güçlü etkisi, farklı malzeme ve yüzeylerle bir araya gelerek tasarımda farklı ritimler oluşturmanın mümkün olduğunu ortaya koydu.
Yeni parke ve kapı çözümleri de Intermob’da tanıtıldı
Yıldız Entegre, panel kategorisinin yanı sıra zemin ve kapı alanındaki yeniliklerini de Intermob 2026’da sektör profesyonelleriyle buluşturdu.
Laminat parke kategorisindeki VarioClic ve TerraClick markalarının Aqua Special, Exclusive 5G, Standard ve 4V koleksiyonlarına eklenen Renzo, Terrano, Saros, Akyaka, Ayvalık, Likya ve Sonora dekorları; estetik özellikleri ve farklı mekânlara uyum sağlayan tasarımlarıyla ziyaretçilere sunuldu.
Kapı kategorisinde ise Variodor Mono Lake Kapı Koleksiyonu öne çıktı. Modern tasarım çizgisi, ipek mat lake yüzey kalitesi ile insan ve çevre dostu özellikleri bir araya getiren koleksiyon, Yıldız Entegre’nin kapı kategorisindeki yenilikçi yaklaşımını fuara taşıdı.
Ece Yalım’ın “Polifoni – Nature’s Whisper” tasarımı Yıldız Entegre ile buluştu
Yıldız Entegre, Intermob 2026 kapsamında iç mimari ve tasarım dünyasının önde gelen isimlerinden Ece Yalım ile özel bir tasarım iş birliğine de imza attı. Ece Yalım’ın doğadan ilham alan “Polifoni – Nature’s Whisper” yaklaşımı, Yıldız Entegre’nin “Renklerin ve Dokuların Ritmi” konseptiyle buluştu. Farklı renk ve motiflerin bir aradalığından beslenen ve Yıldız Entegre için özel olarak geliştirilen Polifoni deseni, standın farklı noktalarında kullanılarak koleksiyon hikâyesinin tamamlayıcı unsurlarından biri oldu.
İş birliği yalnızca stant alanıyla sınırlı kalmadı. Polifoni deseniyle tasarlanan kadın fularları, erkek cep mendilleri ve defterler Yıldız Entegre’nin özel misafirlerine sunulurken; desenin detayları fuar ekibinin kıyafetlerinde de kullanılarak konseptin farklı temas noktalarına taşınması sağlandı.
Ziyaretçiler kendi tasarım ritimlerini oluşturdu
Yıldız Entegre standında oluşturulan etkileşimli alanlar, ziyaretçileri ürünleri yalnızca incelemeye değil, farklı renk ve yüzeyleri bir araya getirerek kendi yorumlarını oluşturmaya davet etti. Mimar, iç mimar ve tasarımcılar için hazırlanan “Tasarım Kiti”, altı yeni panel dekorunun yanı sıra tamamlayıcı renk ve yüzeylerden oluşan kesitleri bir araya getirdi. Böylece tasarım profesyonellerine farklı malzeme birlikteliklerini kendi projeleri için deneyebilecekleri pratik bir araç sunuldu.
Standın merkezinde yer alan geniş moodboard masası ise ziyaretçilere farklı numuneleri özgürce bir araya getirerek kendi malzeme tasarım kurguları oluşturma imkânı verdi. Renklerin, desenlerin ve dokuların farklı birlikteliklerini deneyimleyen katılımcılar, Yıldız Entegre’nin yüzey dünyasını kendi tasarım yorumlarıyla buluşturdu.
Böylece “Renklerin ve Dokuların Ritmi”, Intermob 2026’da yalnızca bir koleksiyon anlatısı olarak değil; üründen mekâna, sesten tasarıma ve ziyaretçi etkileşimine uzanan bütünsel bir deneyim olarak hayat buldu.
GENEL
FLOKSER KİMYA’DAN ZEMİN KAPLAMALARINDA PERFORMANSIN ANAHTARI ÜRÜN: FLK 1100
Yayınlandı
10 saat önce-
Eylül 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Üstün teknik özelliklere sahip ürünleriyle sektörün ihtiyaçlarına cevap veren Flokser Kimya’nın beton ve mineral esaslı yüzeyler için geliştirdiği FLK 1100, solventsiz ve epoksi esaslı yapısı, düşük viskozitesi ve yüksek yüzey penetrasyonu ile zemin kaplama sistemlerinin performansını güçlendiren güvenilir bir astar çözümü sunuyor.
Poliüretan sistemleri ve farklı endüstriyel uygulamalara yönelik çözümleriyle faaliyet gösteren Flokser Kimya, zemin kaplama sistemlerinde yüzey hazırlığının önemine yönelik geliştirdiği FLK 1100 ile beton ve mineral esaslı yüzeyler için güçlü bir temel katman sunuyor. Epoksi esaslı, solventsiz saf astar olarak geliştirilen FLK 1100, düşük viskozitesi sayesinde yüzeyin gözeneklerine etkin biçimde nüfuz ederek devam katlarının yüzeye tutunmasını destekliyor. Ürün; epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı zemin sistemlerinden önce kullanılabiliyor.
Zemin Sistemlerinin Performansını Destekliyor
Zemin kaplama sistemlerinin uzun ömürlü ve yüksek performanslı olması, son kat kaplamanın özelliklerinin yanı sıra zeminin doğru şekilde hazırlanmasına da bağlı bulunuyor. FLK 1100, beton yüzey ile üst kaplama arasında aderansı artıran bir ara katman görevi görüyor. Yüzeyin gözeneklerine nüfuz ederek sağlamlaşmasına katkıda bulunan ürün, sonraki katmanların yüzeye daha iyi tutunmasını destekliyor.
Ürünün geliştirme sürecinde farklı zemin kaplama sistemleriyle uyumluluk, yapışma ve kopma dayanımı gibi performans kriterleri birlikte ele alındı. Ar-Ge çalışmalarında laboratuvar testlerinin yanı sıra gerçek saha koşulları da dikkate alınarak uygulama kolaylığı ve kaplama sisteminin bütünlüğü gözetildi.
Solventsiz Formülasyonuyla Uygulama Avantajı
Epoksi esaslı ve yüksek katı madde oranına sahip FLK 1100, solvent içermeyen formülasyonu sayesinde uygulama sırasında koku ve uçucu bileşenler açısından avantaj sağlıyor. Düşük viskozitesi ürünün yüzeye nüfuz etmesini kolaylaştırırken, beton yüzeylerde tozuma oluşumunun önlenmesine katkıda bulunuyor. Bu özellikleriyle FLK 1100, yüzey hazırlığından sonraki kaplama katmanlarının performansına kadar uzanan süreçte işlevsel bir çözüm sunuyor.
Farklı Zemin Sistemleriyle Uyumlu
FLK 1100, beton ve mineral esaslı yüzeylerde endüstriyel zemin kaplama sistemleri öncesinde uygulanabiliyor. Epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı sistemlerle uyumluluğu, ürünü farklı uygulama ihtiyaçlarına yönelik kullanılabilir hale getiriyor. Üretim tesisleri, depolar, otoparklar ve dayanıklı zemin kaplamalarının tercih edildiği teknik alanlarda kullanılabilen ürün, yüzey hazırlığına yönelik çözüm sunuyor.
Yüzey penetrasyonu, solventsiz formülasyonu, yüksek katı madde oranı ve farklı kaplama sistemleriyle uyumluluğuyla öne çıkan FLK 1100, aderans kaynaklı erken dönem kaplama problemlerinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Böylece bakım, onarım ve yeniden uygulama ihtiyacının düşürülmesini destekleyerek zemin kaplama sistemlerinin kullanım ömrüne katkıda bulunuyor.
Dayanıklı Zemin Çözümlerinde Temel Katman
Zemin kaplama sistemlerinde son katın performansı kadar, yüzeyle doğrudan temas eden ilk katmanın doğru seçilmesi de önem taşıyor. Flokser Kimya’nın sistem yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen FLK 1100, beton yüzey ile yüksek performanslı kaplama sistemleri arasında bağlantı sağlayan bir temel katman olarak konumlanıyor. Doğru yüzey hazırlığı ve uygun uygulama koşullarıyla birlikte kullanıldığında ürün, dayanıklı ve uzun ömürlü zemin çözümlerinin performansını destekliyor.
GENEL
Komatsu’dan Marubeni Dağıtım ve Servis’e Büyük Ödül
Yayınlandı
11 saat önce-
Eylül 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Marubeni Dağıtım ve Servis, 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde ulaştığı en yüksek bakım sözleşmesi oranıyla Komatsu tarafından verilen prestijli Gold Award ödülüne layık görüldü. Bu başarı, şirketin satış sonrası hizmetlerdeki güçlü performansını ve müşterileriyle kurduğu uzun vadeli iş ortaklıklarını uluslararası ölçekte tescilledi.
Komatsu, satış sonrası hizmetlerdeki üstün performansı nedeniyle Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan distribütörü Marubeni Dağıtım ve Servis’i prestijli Gold Award ile ödüllendirdi. Şirket, Avrupa bölgesindeki Komatsu distribütörleri arasında 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde elde ettiği bakım sözleşmesi penetrasyonu ile bu başarıya ulaşırken, iş ortaklarına sunduğu katma değer odaklı hizmet anlayışını ve uzun soluklu iş ortaklıklarını uluslararası düzeyde bir kez daha kanıtladı. İtalya’da düzenlenen Komatsu Avrupa Distribütörler Toplantısı’nda açıklanan sonuçlara göre Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand, ödülü Komatsu Avrupa Kıdemli Genel Müdürü Paolo Coracina’dan teslim aldı.
Burçak Birand: “Bu ödül iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir”
Ödülü teslim alan Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand; “Bu ödül, elde ettiğimiz yüksek bakım sözleşmesi oranı ve bakım anlaşması adedine ek olarak, iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun soluklu ilişkilerin ve satış sonrası hizmetlerde sürdürdüğümüz istikrarlı yaklaşımın somut bir göstergesidir. Komatsu’nun global standartlarını Türkiye’de başarıyla uygularken iş ortaklarımızın operasyonlarını daha verimli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Bakım sözleşmelerimizi, makinelerin performansını koruyan bir hizmetten çok daha fazlası olarak görüyor; müşterilerimizin iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlayan bir değer olarak konumlandırıyoruz. Avrupa’daki birçok güçlü distribütör arasında bu ödüle layık görülmek ise ekibimizin özverili çalışmalarının ve iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir” dedi.
Müşteri odaklı yaklaşım uluslararası başarı getirdi
Marubeni Dağıtım ve Servis’in Gold Award ödülüne uzanan başarısının temelinde, iş ortaklarının operasyonlarına değer katmayı merkeze alan satış sonrası hizmet anlayışı bulunuyor. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’da Komatsu markasını başarıyla temsil eden şirket; yaygın servis ağı, uzman teknik ekibi ve hızlı müdahale kabiliyetiyle makinelerin yaşam döngüsü boyunca iş ortaklarının yanında yer alıyor.
Marubeni Dağıtım ve Servis, bakım sözleşmelerini yalnızca bir servis hizmeti olarak değil, iş ortaklarının operasyonel sürekliliğini güvence altına alan stratejik bir çözüm olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler sayesinde makinelerin performansı korunurken, plansız duruşların önüne geçilmesi, bakım maliyetlerinin öngörülebilir hale gelmesi ve ekipman ömrünün uzatılması hedefleniyor.
Komatsu’nun global müşteri destek programlarının bir parçası olan bakım sözleşmeleri; periyodik bakımların eğitimli teknisyenler tarafından, orijinal yedek parçalar ve üretici standartlarına uygun süreçlerle gerçekleştirilmesini sağlıyor. KOMTRAX uydu takip sisteminin sunduğu verilerden yararlanılarak bakım planlamalarının proaktif şekilde yönetilmesi ise iş ortaklarının makinelerinden maksimum verim elde etmelerine katkı sağlıyor.
Son Yazılar
- Yıldız Entegre, Intermob 2026’da “Renklerin ve Dokuların Ritmi”ni Tasarım Deneyimine Dönüştürdü Eylül 22, 2026
- FLOKSER KİMYA’DAN ZEMİN KAPLAMALARINDA PERFORMANSIN ANAHTARI ÜRÜN: FLK 1100 Eylül 22, 2026
- Komatsu’dan Marubeni Dağıtım ve Servis’e Büyük Ödül Eylül 22, 2026
- OYAK Çimento Mardin Fabrikası’ndan İSG’de Gurur Tablosu: Kayıp Zamanlı Kazasız 1000 Gün Eylül 22, 2026
- JENDER, Türk Jeneratör Sanayisini ABD’de Temsil Etti Eylül 22, 2026
- Wilo Türkiye, Gençleri Suyun Geleceğini Tasarlamaya Davet Ediyor Eylül 22, 2026
- Duotec ve Lunatec Ürün Ailesi Yenilikçi Teknolojileriyle Yaşam Alanlarında Konforu Artırıyor Eylül 21, 2026
- Döveç’ten İskele’nin Geleceğine Değer Katan Yatırımlar Eylül 21, 2026
- Schneider Electric, Abu Dhabi’de düzenlenen Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika 2026’yı tamamladı, BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı Eylül 21, 2026
- Şişecam, Glasstec Fuarı’nda Yüksek Performanslı Mimari Cam Çözümlerini Sergileyecek Eylül 21, 2026
- Sakarya’nın Yeni Sanayi Üssü: Nehir Sanayi Sitesi D-100 Hattında Yükseliyor Eylül 21, 2026
- Creavit, Troya’nın Binlerce Yıllık Mirasını Yeniden Yorumluyor! Eylül 21, 2026
- Mitsubishi Heavy KXZ2 VRF Serisi, Yüksek Kapasite ve Esnek Kontrol Avantajını Bir Arada Sunuyor Eylül 21, 2026
- Yangından Korunma Haftası’nda Masdaf’tan düzenli bakım ve kontrol vurgusu Eylül 21, 2026
- Binalarda konforun üç ayağı: Isı, su ve ses yalıtımı Eylül 21, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak













