DemirDöküm, Isı Pompası Yatırımlarıyla Yeni Bir Büyüme Dönemine Giriyor  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

DemirDöküm, Isı Pompası Yatırımlarıyla Yeni Bir Büyüme Dönemine Giriyor 

Yayınlandı

-

Erol Kayaoğlu – Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

 

72 yıllık üretim ve mühendislik deneyimiyle Türkiye iklimlendirme sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan DemirDöküm, 2026’yı köklü yenilenme ve ısı pompasında atılım yılı olarak konumlandırıyor. 

 

Öncelikle, firmanızı ve iklimlendirme sektöründeki faaliyet alanlarınızı kısaca tanıtabilir misiniz? 

1954 yılında kurulan DemirDöküm, 72 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’de ısıtma ve iklimlendirme sektörüne yön veren öncü bir sanayi kuruluşudur. Bozüyük’te 270 bin metrekare açık, 64 bin metrekare kapalı alana yayılan modern üretim üssümüzde yüksek verimli ve çevre dostu teknolojiler geliştiriyoruz. Yoğuşmalı kombi, ısı pompası, panel radyatör, şofben, termosifon, kaskad sistemler, VRF, klima ve akıllı oda termostatlarını kapsayan geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. 52 ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla mühendislik gücümüzü küresel ölçekte temsil ediyoruz.

 

2026 yılının ilk yarısı özelinde sektörün mevcut görünümünü ve sektördeki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

İklimlendirme sektörü teknolojik dönüşümün ve enerji verimliliğinin merkezinde yer alıyor. Tüketiciler yüksek enerji tasarrufu sağlayan, akıllı teknolojilerle donatılmış, sürdürülebilir ürünlere yöneliyor. DemirDöküm olarak 2026 yılını köklü bir yenilenme ve ısı pompasında atılım yılı olarak belirledik. Geleneksel kombi ürün grubundaki pazar liderliğimizi sürdürüyoruz. Isı pompası kategorisinde ise yeni nesil ürünlerimizle satışlarımızı büyük oranda artırdık. Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen ihracat pazarlarımızı genişletip, yeni girdiğimiz bölgelerde pazar payımızı kalıcı hale getirdik.

 

Dijitalleşme iklimlendirme sistemlerinde rekabet koşullarınızı nasıl değiştirdi? 

Dijitalleşme sektörümüzde operasyonel hız ve kişiselleştirilmiş konfor anlamına geliyor. İş süreçlerimizi sektörümüzde bir ilki gerçekleştirerek Endüstri 4.0 tabanlı bir üretim ekosistemine taşıdık. Ürün tarafında ise nesnelerin interneti (IoT) altyapısına sahip akıllı cihazlarla rekabette pozitif ayrışıyoruz. Yeni nesil ürünlerimiz enerji verimliliğini tüketici inisiyatifine bırakmıyor. Ayrıca MiGo Connect gibi akıllı sistemlerimiz dış hava sıcaklığına göre cihazı kendi kendine optimize ediyor. 

 

Veri yönetimi ve gerçek zamanlı analiz, karar alma süreçlerinizde nasıl bir rol oynuyor?

Müşteri beklentilerini öngörebilmek ve kesintisiz hizmet sunabilmek için veriyi merkezde tutuyoruz. Müşteri İletişim Merkezimizi (MİM) bulut altyapısına taşıdık. Tüketicilerimizin geri bildirimlerini, servis taleplerini ve kullanım alışkanlıklarını eş zamanlı olarak analiz ediyoruz. “360 Derece Müşteri Deneyimi” projemizle müşteri yolculuğundaki her adımı ölçümleyip, ürün geliştirme ve hizmet stratejilerimizi bu gerçek verilere dayanarak anında güncelliyoruz.

 

Son dönemde üretim tesislerinizde hayata geçirdiğiniz otomasyon, akıllı üretim veya Endüstri 4.0 uygulamalarından öne çıkan örnekleri paylaşabilir misiniz? 

Bozüyük fabrikamıza 10 yıl önce Endüstri 4.0 teknolojilerini üretim süreçlerimize entegre ettik. Üretim süreçlerimizi otomasyon sistemleri ve robot teknolojileriyle kusursuzlaştırdık. Lojistik ve operasyon güvenliğinde de teknolojiyi kullanıyoruz. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları yarışmasında ödül alan “COMBILOK” Rampa Güvenlik Sistemi projemiz buna güzel bir örnekt. Sistem, aktif sensörler ve mikro işlemcilerle tırların yükleme sırasında rampadan istenmeyen ayrılışını önleyerek saha güvenliğini en üst düzeye çıkarıyor.

 

BIM, dijital ikiz, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) veya nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojiler ürün geliştirme ya da proje süreçlerinizde nasıl yer buluyor? 

IoT teknolojisini MiGo serisi ürünlerimizle doğrudan tüketicinin kullanımına sunuyoruz. Sanal gerçeklik (VR) tarafında ise çok değerli bir inisiyatifimiz var. VR teknolojisini fabrikamızdaki çalışan eğitimlerinde kullanarak iş güvenliği risklerini ortadan kaldırıyoruz. Ayrıca NEXUS Sosyal Uyum ve Kariyer Rehberliği projesi kapsamında meslek lisesi öğrencilerinin 3D VR gözlüklerle Bozüyük fabrikamızdaki çalışma ortamını deneyimlemesini sağlıyoruz. Bu sayede gençleri sektöre yenilikçi bir teknolojiyle kazandırıyoruz.

 

Yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki yıllarda iklimlendirme sektöründe hangi alanlarda yaygınlaşacağını öngörüyorsunuz? 

Yapay zekanın en büyük etkisi enerji optimizasyonunda görülecek. Akıllı kontrol sistemleri kullanıcının yaşam alışkanlıklarını analiz ederek kişisel konfor düzeyini otomatik ayarlayacak. Özellikle hibrit sistemlerde yapay zeka, anlık hava durumu ve enerji birim maliyetlerini hesaplayarak doğalgaz ile elektrik arasında en verimli geçişi kendiliğinden yapacak.

 

Isı Pompalarının son dönemdeki teknolojik gelişimi hakkında bilgi alabilir miyiz? Sizce bu sistemlerin kullanım alanları ve pazar potansiyeli önümüzdeki dönemde nasıl şekillenecek?

Isı pompaları geleceğin iklimlendirme teknolojilerinden biri. Doğadan aldığı enerjiyi kullanarak yüzde 75’e varan tasarruf sağlayabiliyor. Yeni nesil MaxiAir R32 serimizde çevreye çok daha duyarlı soğutucu akışkanlar kullanıyoruz. Hem ısıtma, hem soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek cihazla çözüyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NZEB) yönetmeliklerinin devreye girmesiyle birlikte, pazarın geleneksel fosil yakıtlardan elektrik tabanlı ısı pompalarına doğru hızla genişleyeceğini net olarak görüyoruz.

 

VRF sistemler de özellikle büyük ölçekli projelerde tercih ediliyor. Bu sistemlerin enerji verimliliği, esnek kullanım ve işletme maliyetleri açısından öne çıkan avantajlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

VRF sistemlerimiz kullanıcısına doğrudan maliyet avantajı sunuyor. DVS ürün ailemiz tek bir dış ünite ile 80 iç üniteye kadar kontrol imkanı veriyor. Değişken soğutucu akış teknolojisi sayesinde sadece ihtiyaç duyulan alanlarda iklimlendirme yapılarak enerjiden büyük ölçüde tasarruf ediliyor. -5 ila 52 derece arasında soğutma, -20 ila 24 derece arasında ısıtma yapabilen bu cihazlar, zorlu iklim koşullarında dahi kesintisiz ve yüksek verimli performans gösteriyor.

 

Bu kapsamda, ticari binalar ve alışveriş merkezleri ile endüstriyel tesisler ve kamu yapılarında iklimlendirme çözümleri tasarlanırken en çok hangi kriterler ön plana çıkıyor?

Büyük ölçekli projelerde yatırımcılar ilk yatırım maliyetinden ziyade düşük karbon salımına, düşük işletme giderlerine ve uzun ömürlü kullanım garantisine bakıyor. Yerden tasarruf sağlayan kompakt sistemler ve bina otomasyonuna kolayca entegre olabilen cihazlar öne çıkıyor. 100 ve 150 kW kapasite seçenekleri sunan, 7 cihaza kadar kaskad yapılabilen MaxiPremix yoğuşmalı kazanlarımız ve DVS serisi VRF sistemlerimiz bu beklentileri eksiksiz karşılıyor.

 

İç hava kalitesi, hijyen ve kullanıcı konforu, özellikle son yıllarda daha fazla önem kazandı. Bu alanda geliştirdiğiniz çözümlerden bahsedebilir misiniz? 

Tüketiciler bulundukları ortamın ısısı kadar soludukları havanın kalitesini de sorguluyor. Split klima ürün ailemizde yer alan Kion ve A7 serilerimizde bu ihtiyaca yanıt veriyoruz. 3D hava akışı, çoklu fan hızı seçenekleri ve gelişmiş filtreleme özellikleriyle oda içinde dengeli bir hava dağıtımı sağlayarak iç mekân hava kalitesini en üst seviyeye taşıyoruz.

 

Sürdürülebilirlik hedeflerinize ulaşmada dijital teknolojiler nasıl bir katkı sağlıyor?

Tasarrufu kullanıcı inisiyatifinden çıkarıp sisteme devrediyoruz. Yeni nesil kombi ve klimalarımız, MiGo Connect gibi akıllı ürünlerimiz, ortamın ihtiyacına en uygun kapasiteyi belirleyip gereksiz enerji tüketimini otomatik engelliyor. Fabrikamızdaki dijital dönüşüm ise kaynak verimliliğini artırıyor, üretim sırasındaki atık miktarını azaltarak çevresel etkimizi minimize ediyor.

 

Dijitalleşme, karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda; kaynak yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz? 

Üretim hatlarımızda otomasyona geçerek enerji ve ham madde kullanımında yüksek optimizasyon sağladık. Ürün tarafında ise enerjiyi yöneten yapay zeka destekli termostatlar ve hibrit iklimlendirme çözümleriyle karbon ayak izimizi düşürüyoruz. Isı pompalarımız gibi yenilenebilir enerji entegrasyonuna açık cihazlarımızın pazardaki yaygınlığını artırarak dolaylı emisyonlarımızı sınırlandırıyoruz.

 

Avrupa Birliği’nin çevre politikaları, F-Gaz düzenlemeleri ve yeni nesil soğutucu akışkanlara yönelik dönüşüm hakkında görüşleriniz nelerdir? Bu süreç firmanızın teknoloji yatırımlarını nasıl etkiliyor? 

AB Yeşil Mutabakatı ve F-Gaz düzenlemeleri sektörümüz için bir zorunluluk, gezegenimiz için ise hayati bir gereklilik. DemirDöküm olarak bu dönüşüme tamamen hazırız. Ciromuzun yüzde 2’sini Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Yeni nesil klimalarımızda ve MaxiAir R32 ısı pompalarımızda çevreye eski akışkanlardan 700 kat daha duyarlı olan R32 ve R290 gibi yeni nesil soğutucu akışkanlara geçiş yaptık. Çevreci teknolojilere yaptığımız bu yatırımlar uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü de doğrudan artırıyor.

 

Enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması hedefleri doğrultusunda iklimlendirme sektöründe nasıl bir dönüşüm yaşanıyor? Bu değişimin ürün geliştirme süreçlerinize etkileri nelerdir? 

Sektör, geleneksel fosil yakıtlardan elektrik tabanlı ve yüksek verimli yoğuşma teknolojilerine doğru keskin bir geçiş yapıyor. Ürün geliştirme felsefemizin temelini ErP yönetmeliklerine tam uyum ve düşük emisyon oluşturuyor. Yeni ademiX ve nitromiX ioni gibi 1:7 ve 1:10 modülasyon oranlarına sahip kombilerimizle enerji sarfiyatını en aza indiriyoruz. Odağımızda daima daha az kaynakla daha yüksek konfor üretmek bulunuyor.

 

Son olarak, önümüzdeki 5 yıllık süreçte iklimlendirme sektörünü şekillendirecek en önemli teknolojik gelişmelerin neler olacağını düşünüyorsunuz? Firmanız bu geleceğe nasıl hazırlanıyor? 

Önümüzdeki 5 yılın ana başlıkları ısı pompaları, IoT entegrasyonu, hibrit sistemler ve yapay zeka olacak. Tüketiciler birbirleriyle haberleşen, enerji tarifelerine göre optimum yakıtı kendi seçen akıllı ekosistemler talep edecek. DemirDöküm 140’ıncı Ar-Ge Merkezimizdeki mühendislik gücümüzle ülkemizde bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Yeni logomuz, yenilenen ürün yelpazemiz, showroomlarımız ve sürekli gelişen dijital altyapımızla önümüzdeki geleceğin ısıtma teknolojilerini bugünden şekillendiriyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.
Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler