GENEL
DemirDöküm, Isı Pompası Yatırımlarıyla Yeni Bir Büyüme Dönemine Giriyor
Yayınlandı
2 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Erol Kayaoğlu – Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
72 yıllık üretim ve mühendislik deneyimiyle Türkiye iklimlendirme sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan DemirDöküm, 2026’yı köklü yenilenme ve ısı pompasında atılım yılı olarak konumlandırıyor.
Öncelikle, firmanızı ve iklimlendirme sektöründeki faaliyet alanlarınızı kısaca tanıtabilir misiniz?
1954 yılında kurulan DemirDöküm, 72 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’de ısıtma ve iklimlendirme sektörüne yön veren öncü bir sanayi kuruluşudur. Bozüyük’te 270 bin metrekare açık, 64 bin metrekare kapalı alana yayılan modern üretim üssümüzde yüksek verimli ve çevre dostu teknolojiler geliştiriyoruz. Yoğuşmalı kombi, ısı pompası, panel radyatör, şofben, termosifon, kaskad sistemler, VRF, klima ve akıllı oda termostatlarını kapsayan geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. 52 ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla mühendislik gücümüzü küresel ölçekte temsil ediyoruz.
2026 yılının ilk yarısı özelinde sektörün mevcut görünümünü ve sektördeki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İklimlendirme sektörü teknolojik dönüşümün ve enerji verimliliğinin merkezinde yer alıyor. Tüketiciler yüksek enerji tasarrufu sağlayan, akıllı teknolojilerle donatılmış, sürdürülebilir ürünlere yöneliyor. DemirDöküm olarak 2026 yılını köklü bir yenilenme ve ısı pompasında atılım yılı olarak belirledik. Geleneksel kombi ürün grubundaki pazar liderliğimizi sürdürüyoruz. Isı pompası kategorisinde ise yeni nesil ürünlerimizle satışlarımızı büyük oranda artırdık. Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen ihracat pazarlarımızı genişletip, yeni girdiğimiz bölgelerde pazar payımızı kalıcı hale getirdik.
Dijitalleşme iklimlendirme sistemlerinde rekabet koşullarınızı nasıl değiştirdi?
Dijitalleşme sektörümüzde operasyonel hız ve kişiselleştirilmiş konfor anlamına geliyor. İş süreçlerimizi sektörümüzde bir ilki gerçekleştirerek Endüstri 4.0 tabanlı bir üretim ekosistemine taşıdık. Ürün tarafında ise nesnelerin interneti (IoT) altyapısına sahip akıllı cihazlarla rekabette pozitif ayrışıyoruz. Yeni nesil ürünlerimiz enerji verimliliğini tüketici inisiyatifine bırakmıyor. Ayrıca MiGo Connect gibi akıllı sistemlerimiz dış hava sıcaklığına göre cihazı kendi kendine optimize ediyor.
Veri yönetimi ve gerçek zamanlı analiz, karar alma süreçlerinizde nasıl bir rol oynuyor?
Müşteri beklentilerini öngörebilmek ve kesintisiz hizmet sunabilmek için veriyi merkezde tutuyoruz. Müşteri İletişim Merkezimizi (MİM) bulut altyapısına taşıdık. Tüketicilerimizin geri bildirimlerini, servis taleplerini ve kullanım alışkanlıklarını eş zamanlı olarak analiz ediyoruz. “360 Derece Müşteri Deneyimi” projemizle müşteri yolculuğundaki her adımı ölçümleyip, ürün geliştirme ve hizmet stratejilerimizi bu gerçek verilere dayanarak anında güncelliyoruz.
Son dönemde üretim tesislerinizde hayata geçirdiğiniz otomasyon, akıllı üretim veya Endüstri 4.0 uygulamalarından öne çıkan örnekleri paylaşabilir misiniz?
Bozüyük fabrikamıza 10 yıl önce Endüstri 4.0 teknolojilerini üretim süreçlerimize entegre ettik. Üretim süreçlerimizi otomasyon sistemleri ve robot teknolojileriyle kusursuzlaştırdık. Lojistik ve operasyon güvenliğinde de teknolojiyi kullanıyoruz. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları yarışmasında ödül alan “COMBILOK” Rampa Güvenlik Sistemi projemiz buna güzel bir örnekt. Sistem, aktif sensörler ve mikro işlemcilerle tırların yükleme sırasında rampadan istenmeyen ayrılışını önleyerek saha güvenliğini en üst düzeye çıkarıyor.
BIM, dijital ikiz, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) veya nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojiler ürün geliştirme ya da proje süreçlerinizde nasıl yer buluyor?
IoT teknolojisini MiGo serisi ürünlerimizle doğrudan tüketicinin kullanımına sunuyoruz. Sanal gerçeklik (VR) tarafında ise çok değerli bir inisiyatifimiz var. VR teknolojisini fabrikamızdaki çalışan eğitimlerinde kullanarak iş güvenliği risklerini ortadan kaldırıyoruz. Ayrıca NEXUS Sosyal Uyum ve Kariyer Rehberliği projesi kapsamında meslek lisesi öğrencilerinin 3D VR gözlüklerle Bozüyük fabrikamızdaki çalışma ortamını deneyimlemesini sağlıyoruz. Bu sayede gençleri sektöre yenilikçi bir teknolojiyle kazandırıyoruz.
Yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki yıllarda iklimlendirme sektöründe hangi alanlarda yaygınlaşacağını öngörüyorsunuz?
Yapay zekanın en büyük etkisi enerji optimizasyonunda görülecek. Akıllı kontrol sistemleri kullanıcının yaşam alışkanlıklarını analiz ederek kişisel konfor düzeyini otomatik ayarlayacak. Özellikle hibrit sistemlerde yapay zeka, anlık hava durumu ve enerji birim maliyetlerini hesaplayarak doğalgaz ile elektrik arasında en verimli geçişi kendiliğinden yapacak.
Isı Pompalarının son dönemdeki teknolojik gelişimi hakkında bilgi alabilir miyiz? Sizce bu sistemlerin kullanım alanları ve pazar potansiyeli önümüzdeki dönemde nasıl şekillenecek?
Isı pompaları geleceğin iklimlendirme teknolojilerinden biri. Doğadan aldığı enerjiyi kullanarak yüzde 75’e varan tasarruf sağlayabiliyor. Yeni nesil MaxiAir R32 serimizde çevreye çok daha duyarlı soğutucu akışkanlar kullanıyoruz. Hem ısıtma, hem soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek cihazla çözüyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NZEB) yönetmeliklerinin devreye girmesiyle birlikte, pazarın geleneksel fosil yakıtlardan elektrik tabanlı ısı pompalarına doğru hızla genişleyeceğini net olarak görüyoruz.
VRF sistemler de özellikle büyük ölçekli projelerde tercih ediliyor. Bu sistemlerin enerji verimliliği, esnek kullanım ve işletme maliyetleri açısından öne çıkan avantajlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
VRF sistemlerimiz kullanıcısına doğrudan maliyet avantajı sunuyor. DVS ürün ailemiz tek bir dış ünite ile 80 iç üniteye kadar kontrol imkanı veriyor. Değişken soğutucu akış teknolojisi sayesinde sadece ihtiyaç duyulan alanlarda iklimlendirme yapılarak enerjiden büyük ölçüde tasarruf ediliyor. -5 ila 52 derece arasında soğutma, -20 ila 24 derece arasında ısıtma yapabilen bu cihazlar, zorlu iklim koşullarında dahi kesintisiz ve yüksek verimli performans gösteriyor.
Bu kapsamda, ticari binalar ve alışveriş merkezleri ile endüstriyel tesisler ve kamu yapılarında iklimlendirme çözümleri tasarlanırken en çok hangi kriterler ön plana çıkıyor?
Büyük ölçekli projelerde yatırımcılar ilk yatırım maliyetinden ziyade düşük karbon salımına, düşük işletme giderlerine ve uzun ömürlü kullanım garantisine bakıyor. Yerden tasarruf sağlayan kompakt sistemler ve bina otomasyonuna kolayca entegre olabilen cihazlar öne çıkıyor. 100 ve 150 kW kapasite seçenekleri sunan, 7 cihaza kadar kaskad yapılabilen MaxiPremix yoğuşmalı kazanlarımız ve DVS serisi VRF sistemlerimiz bu beklentileri eksiksiz karşılıyor.
İç hava kalitesi, hijyen ve kullanıcı konforu, özellikle son yıllarda daha fazla önem kazandı. Bu alanda geliştirdiğiniz çözümlerden bahsedebilir misiniz?
Tüketiciler bulundukları ortamın ısısı kadar soludukları havanın kalitesini de sorguluyor. Split klima ürün ailemizde yer alan Kion ve A7 serilerimizde bu ihtiyaca yanıt veriyoruz. 3D hava akışı, çoklu fan hızı seçenekleri ve gelişmiş filtreleme özellikleriyle oda içinde dengeli bir hava dağıtımı sağlayarak iç mekân hava kalitesini en üst seviyeye taşıyoruz.
Sürdürülebilirlik hedeflerinize ulaşmada dijital teknolojiler nasıl bir katkı sağlıyor?
Tasarrufu kullanıcı inisiyatifinden çıkarıp sisteme devrediyoruz. Yeni nesil kombi ve klimalarımız, MiGo Connect gibi akıllı ürünlerimiz, ortamın ihtiyacına en uygun kapasiteyi belirleyip gereksiz enerji tüketimini otomatik engelliyor. Fabrikamızdaki dijital dönüşüm ise kaynak verimliliğini artırıyor, üretim sırasındaki atık miktarını azaltarak çevresel etkimizi minimize ediyor.
Dijitalleşme, karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda; kaynak yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?
Üretim hatlarımızda otomasyona geçerek enerji ve ham madde kullanımında yüksek optimizasyon sağladık. Ürün tarafında ise enerjiyi yöneten yapay zeka destekli termostatlar ve hibrit iklimlendirme çözümleriyle karbon ayak izimizi düşürüyoruz. Isı pompalarımız gibi yenilenebilir enerji entegrasyonuna açık cihazlarımızın pazardaki yaygınlığını artırarak dolaylı emisyonlarımızı sınırlandırıyoruz.
Avrupa Birliği’nin çevre politikaları, F-Gaz düzenlemeleri ve yeni nesil soğutucu akışkanlara yönelik dönüşüm hakkında görüşleriniz nelerdir? Bu süreç firmanızın teknoloji yatırımlarını nasıl etkiliyor?
AB Yeşil Mutabakatı ve F-Gaz düzenlemeleri sektörümüz için bir zorunluluk, gezegenimiz için ise hayati bir gereklilik. DemirDöküm olarak bu dönüşüme tamamen hazırız. Ciromuzun yüzde 2’sini Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Yeni nesil klimalarımızda ve MaxiAir R32 ısı pompalarımızda çevreye eski akışkanlardan 700 kat daha duyarlı olan R32 ve R290 gibi yeni nesil soğutucu akışkanlara geçiş yaptık. Çevreci teknolojilere yaptığımız bu yatırımlar uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü de doğrudan artırıyor.
Enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması hedefleri doğrultusunda iklimlendirme sektöründe nasıl bir dönüşüm yaşanıyor? Bu değişimin ürün geliştirme süreçlerinize etkileri nelerdir?
Sektör, geleneksel fosil yakıtlardan elektrik tabanlı ve yüksek verimli yoğuşma teknolojilerine doğru keskin bir geçiş yapıyor. Ürün geliştirme felsefemizin temelini ErP yönetmeliklerine tam uyum ve düşük emisyon oluşturuyor. Yeni ademiX ve nitromiX ioni gibi 1:7 ve 1:10 modülasyon oranlarına sahip kombilerimizle enerji sarfiyatını en aza indiriyoruz. Odağımızda daima daha az kaynakla daha yüksek konfor üretmek bulunuyor.
Son olarak, önümüzdeki 5 yıllık süreçte iklimlendirme sektörünü şekillendirecek en önemli teknolojik gelişmelerin neler olacağını düşünüyorsunuz? Firmanız bu geleceğe nasıl hazırlanıyor?
Önümüzdeki 5 yılın ana başlıkları ısı pompaları, IoT entegrasyonu, hibrit sistemler ve yapay zeka olacak. Tüketiciler birbirleriyle haberleşen, enerji tarifelerine göre optimum yakıtı kendi seçen akıllı ekosistemler talep edecek. DemirDöküm 140’ıncı Ar-Ge Merkezimizdeki mühendislik gücümüzle ülkemizde bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Yeni logomuz, yenilenen ürün yelpazemiz, showroomlarımız ve sürekli gelişen dijital altyapımızla önümüzdeki geleceğin ısıtma teknolojilerini bugünden şekillendiriyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu
Yayınlandı
3 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.
Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.
Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.
Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.
Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”
Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek
Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.
GENEL
Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak
Yayınlandı
4 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.
Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.
“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”
Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”
İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.
Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.
“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”
“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:
“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”
İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.
Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak
İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
GENEL
Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı
Yayınlandı
4 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.
“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”
Son Yazılar
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
- Eminevim’den 600 bininci teslimatla tarihi rekor Ekim 9, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın 2. İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Bir Araya Geldi Ekim 9, 2026
- GÖKYÜZÜNDE BİR SIĞINAK: LONDRA’NIN İKONİK SOUTH BANK BÖLGESİNDE PENTHOUSE YAŞAMINA YENİ BİR YORUM Ekim 9, 2026
- Form MHI Klima Sistemleri Interclima 2026’da Uluslararası Temaslarını Güçlendirdi Ekim 9, 2026
- Filli Boya’nın da çatısı altında yer aldığı Nippon Paint Group, AkzoNobel’in Güneydoğu Asya Operasyonlarını Satın Almak Üzere Anlaşma İmzaladı Ekim 9, 2026
- Boreas Teknoloji, Veri Merkezlerinde Akıllı Yönetim Dönemini 6. OSB Teknoloji Zirvesi’ne Taşıdı Ekim 9, 2026
- Creavit Gen-Z Serisi ile Banyoda Kişisel İfade Ekim 9, 2026
- ASAŞSANAT’tan Alüminyumun Sanatla Buluştuğu Sergi: “13. Element” Ekim 8, 2026
- Mobilya Tasarımında Porselen Dönemi: Kalebodur, Furnishings & Design Istanbul’a Damgasını Vurdu Ekim 8, 2026
- Baumit Türkiye, kış gelmeden nitelikli ısı yalıtımı yapmanın 5 kritik başlığına dikkat çekiyor Ekim 8, 2026
- Yaşam alanına dönüşen banyolar için zamansız bir tasarım: Thetis Ekim 8, 2026
- Baymak Hizmet Kalitesini Eğitimle Güçlendiriyor Ekim 8, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!


















