GENEL
DemirDöküm, Isı Pompası Yatırımlarıyla Yeni Bir Büyüme Dönemine Giriyor
Yayınlandı
1 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Erol Kayaoğlu – Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
72 yıllık üretim ve mühendislik deneyimiyle Türkiye iklimlendirme sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan DemirDöküm, 2026’yı köklü yenilenme ve ısı pompasında atılım yılı olarak konumlandırıyor.
Öncelikle, firmanızı ve iklimlendirme sektöründeki faaliyet alanlarınızı kısaca tanıtabilir misiniz?
1954 yılında kurulan DemirDöküm, 72 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’de ısıtma ve iklimlendirme sektörüne yön veren öncü bir sanayi kuruluşudur. Bozüyük’te 270 bin metrekare açık, 64 bin metrekare kapalı alana yayılan modern üretim üssümüzde yüksek verimli ve çevre dostu teknolojiler geliştiriyoruz. Yoğuşmalı kombi, ısı pompası, panel radyatör, şofben, termosifon, kaskad sistemler, VRF, klima ve akıllı oda termostatlarını kapsayan geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. 52 ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla mühendislik gücümüzü küresel ölçekte temsil ediyoruz.
2026 yılının ilk yarısı özelinde sektörün mevcut görünümünü ve sektördeki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İklimlendirme sektörü teknolojik dönüşümün ve enerji verimliliğinin merkezinde yer alıyor. Tüketiciler yüksek enerji tasarrufu sağlayan, akıllı teknolojilerle donatılmış, sürdürülebilir ürünlere yöneliyor. DemirDöküm olarak 2026 yılını köklü bir yenilenme ve ısı pompasında atılım yılı olarak belirledik. Geleneksel kombi ürün grubundaki pazar liderliğimizi sürdürüyoruz. Isı pompası kategorisinde ise yeni nesil ürünlerimizle satışlarımızı büyük oranda artırdık. Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen ihracat pazarlarımızı genişletip, yeni girdiğimiz bölgelerde pazar payımızı kalıcı hale getirdik.
Dijitalleşme iklimlendirme sistemlerinde rekabet koşullarınızı nasıl değiştirdi?
Dijitalleşme sektörümüzde operasyonel hız ve kişiselleştirilmiş konfor anlamına geliyor. İş süreçlerimizi sektörümüzde bir ilki gerçekleştirerek Endüstri 4.0 tabanlı bir üretim ekosistemine taşıdık. Ürün tarafında ise nesnelerin interneti (IoT) altyapısına sahip akıllı cihazlarla rekabette pozitif ayrışıyoruz. Yeni nesil ürünlerimiz enerji verimliliğini tüketici inisiyatifine bırakmıyor. Ayrıca MiGo Connect gibi akıllı sistemlerimiz dış hava sıcaklığına göre cihazı kendi kendine optimize ediyor.
Veri yönetimi ve gerçek zamanlı analiz, karar alma süreçlerinizde nasıl bir rol oynuyor?
Müşteri beklentilerini öngörebilmek ve kesintisiz hizmet sunabilmek için veriyi merkezde tutuyoruz. Müşteri İletişim Merkezimizi (MİM) bulut altyapısına taşıdık. Tüketicilerimizin geri bildirimlerini, servis taleplerini ve kullanım alışkanlıklarını eş zamanlı olarak analiz ediyoruz. “360 Derece Müşteri Deneyimi” projemizle müşteri yolculuğundaki her adımı ölçümleyip, ürün geliştirme ve hizmet stratejilerimizi bu gerçek verilere dayanarak anında güncelliyoruz.
Son dönemde üretim tesislerinizde hayata geçirdiğiniz otomasyon, akıllı üretim veya Endüstri 4.0 uygulamalarından öne çıkan örnekleri paylaşabilir misiniz?
Bozüyük fabrikamıza 10 yıl önce Endüstri 4.0 teknolojilerini üretim süreçlerimize entegre ettik. Üretim süreçlerimizi otomasyon sistemleri ve robot teknolojileriyle kusursuzlaştırdık. Lojistik ve operasyon güvenliğinde de teknolojiyi kullanıyoruz. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları yarışmasında ödül alan “COMBILOK” Rampa Güvenlik Sistemi projemiz buna güzel bir örnekt. Sistem, aktif sensörler ve mikro işlemcilerle tırların yükleme sırasında rampadan istenmeyen ayrılışını önleyerek saha güvenliğini en üst düzeye çıkarıyor.
BIM, dijital ikiz, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) veya nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojiler ürün geliştirme ya da proje süreçlerinizde nasıl yer buluyor?
IoT teknolojisini MiGo serisi ürünlerimizle doğrudan tüketicinin kullanımına sunuyoruz. Sanal gerçeklik (VR) tarafında ise çok değerli bir inisiyatifimiz var. VR teknolojisini fabrikamızdaki çalışan eğitimlerinde kullanarak iş güvenliği risklerini ortadan kaldırıyoruz. Ayrıca NEXUS Sosyal Uyum ve Kariyer Rehberliği projesi kapsamında meslek lisesi öğrencilerinin 3D VR gözlüklerle Bozüyük fabrikamızdaki çalışma ortamını deneyimlemesini sağlıyoruz. Bu sayede gençleri sektöre yenilikçi bir teknolojiyle kazandırıyoruz.
Yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki yıllarda iklimlendirme sektöründe hangi alanlarda yaygınlaşacağını öngörüyorsunuz?
Yapay zekanın en büyük etkisi enerji optimizasyonunda görülecek. Akıllı kontrol sistemleri kullanıcının yaşam alışkanlıklarını analiz ederek kişisel konfor düzeyini otomatik ayarlayacak. Özellikle hibrit sistemlerde yapay zeka, anlık hava durumu ve enerji birim maliyetlerini hesaplayarak doğalgaz ile elektrik arasında en verimli geçişi kendiliğinden yapacak.
Isı Pompalarının son dönemdeki teknolojik gelişimi hakkında bilgi alabilir miyiz? Sizce bu sistemlerin kullanım alanları ve pazar potansiyeli önümüzdeki dönemde nasıl şekillenecek?
Isı pompaları geleceğin iklimlendirme teknolojilerinden biri. Doğadan aldığı enerjiyi kullanarak yüzde 75’e varan tasarruf sağlayabiliyor. Yeni nesil MaxiAir R32 serimizde çevreye çok daha duyarlı soğutucu akışkanlar kullanıyoruz. Hem ısıtma, hem soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek cihazla çözüyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NZEB) yönetmeliklerinin devreye girmesiyle birlikte, pazarın geleneksel fosil yakıtlardan elektrik tabanlı ısı pompalarına doğru hızla genişleyeceğini net olarak görüyoruz.
VRF sistemler de özellikle büyük ölçekli projelerde tercih ediliyor. Bu sistemlerin enerji verimliliği, esnek kullanım ve işletme maliyetleri açısından öne çıkan avantajlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
VRF sistemlerimiz kullanıcısına doğrudan maliyet avantajı sunuyor. DVS ürün ailemiz tek bir dış ünite ile 80 iç üniteye kadar kontrol imkanı veriyor. Değişken soğutucu akış teknolojisi sayesinde sadece ihtiyaç duyulan alanlarda iklimlendirme yapılarak enerjiden büyük ölçüde tasarruf ediliyor. -5 ila 52 derece arasında soğutma, -20 ila 24 derece arasında ısıtma yapabilen bu cihazlar, zorlu iklim koşullarında dahi kesintisiz ve yüksek verimli performans gösteriyor.
Bu kapsamda, ticari binalar ve alışveriş merkezleri ile endüstriyel tesisler ve kamu yapılarında iklimlendirme çözümleri tasarlanırken en çok hangi kriterler ön plana çıkıyor?
Büyük ölçekli projelerde yatırımcılar ilk yatırım maliyetinden ziyade düşük karbon salımına, düşük işletme giderlerine ve uzun ömürlü kullanım garantisine bakıyor. Yerden tasarruf sağlayan kompakt sistemler ve bina otomasyonuna kolayca entegre olabilen cihazlar öne çıkıyor. 100 ve 150 kW kapasite seçenekleri sunan, 7 cihaza kadar kaskad yapılabilen MaxiPremix yoğuşmalı kazanlarımız ve DVS serisi VRF sistemlerimiz bu beklentileri eksiksiz karşılıyor.
İç hava kalitesi, hijyen ve kullanıcı konforu, özellikle son yıllarda daha fazla önem kazandı. Bu alanda geliştirdiğiniz çözümlerden bahsedebilir misiniz?
Tüketiciler bulundukları ortamın ısısı kadar soludukları havanın kalitesini de sorguluyor. Split klima ürün ailemizde yer alan Kion ve A7 serilerimizde bu ihtiyaca yanıt veriyoruz. 3D hava akışı, çoklu fan hızı seçenekleri ve gelişmiş filtreleme özellikleriyle oda içinde dengeli bir hava dağıtımı sağlayarak iç mekân hava kalitesini en üst seviyeye taşıyoruz.
Sürdürülebilirlik hedeflerinize ulaşmada dijital teknolojiler nasıl bir katkı sağlıyor?
Tasarrufu kullanıcı inisiyatifinden çıkarıp sisteme devrediyoruz. Yeni nesil kombi ve klimalarımız, MiGo Connect gibi akıllı ürünlerimiz, ortamın ihtiyacına en uygun kapasiteyi belirleyip gereksiz enerji tüketimini otomatik engelliyor. Fabrikamızdaki dijital dönüşüm ise kaynak verimliliğini artırıyor, üretim sırasındaki atık miktarını azaltarak çevresel etkimizi minimize ediyor.
Dijitalleşme, karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda; kaynak yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?
Üretim hatlarımızda otomasyona geçerek enerji ve ham madde kullanımında yüksek optimizasyon sağladık. Ürün tarafında ise enerjiyi yöneten yapay zeka destekli termostatlar ve hibrit iklimlendirme çözümleriyle karbon ayak izimizi düşürüyoruz. Isı pompalarımız gibi yenilenebilir enerji entegrasyonuna açık cihazlarımızın pazardaki yaygınlığını artırarak dolaylı emisyonlarımızı sınırlandırıyoruz.
Avrupa Birliği’nin çevre politikaları, F-Gaz düzenlemeleri ve yeni nesil soğutucu akışkanlara yönelik dönüşüm hakkında görüşleriniz nelerdir? Bu süreç firmanızın teknoloji yatırımlarını nasıl etkiliyor?
AB Yeşil Mutabakatı ve F-Gaz düzenlemeleri sektörümüz için bir zorunluluk, gezegenimiz için ise hayati bir gereklilik. DemirDöküm olarak bu dönüşüme tamamen hazırız. Ciromuzun yüzde 2’sini Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Yeni nesil klimalarımızda ve MaxiAir R32 ısı pompalarımızda çevreye eski akışkanlardan 700 kat daha duyarlı olan R32 ve R290 gibi yeni nesil soğutucu akışkanlara geçiş yaptık. Çevreci teknolojilere yaptığımız bu yatırımlar uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü de doğrudan artırıyor.
Enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması hedefleri doğrultusunda iklimlendirme sektöründe nasıl bir dönüşüm yaşanıyor? Bu değişimin ürün geliştirme süreçlerinize etkileri nelerdir?
Sektör, geleneksel fosil yakıtlardan elektrik tabanlı ve yüksek verimli yoğuşma teknolojilerine doğru keskin bir geçiş yapıyor. Ürün geliştirme felsefemizin temelini ErP yönetmeliklerine tam uyum ve düşük emisyon oluşturuyor. Yeni ademiX ve nitromiX ioni gibi 1:7 ve 1:10 modülasyon oranlarına sahip kombilerimizle enerji sarfiyatını en aza indiriyoruz. Odağımızda daima daha az kaynakla daha yüksek konfor üretmek bulunuyor.
Son olarak, önümüzdeki 5 yıllık süreçte iklimlendirme sektörünü şekillendirecek en önemli teknolojik gelişmelerin neler olacağını düşünüyorsunuz? Firmanız bu geleceğe nasıl hazırlanıyor?
Önümüzdeki 5 yılın ana başlıkları ısı pompaları, IoT entegrasyonu, hibrit sistemler ve yapay zeka olacak. Tüketiciler birbirleriyle haberleşen, enerji tarifelerine göre optimum yakıtı kendi seçen akıllı ekosistemler talep edecek. DemirDöküm 140’ıncı Ar-Ge Merkezimizdeki mühendislik gücümüzle ülkemizde bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Yeni logomuz, yenilenen ürün yelpazemiz, showroomlarımız ve sürekli gelişen dijital altyapımızla önümüzdeki geleceğin ısıtma teknolojilerini bugünden şekillendiriyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Mitsubishi Heavy Diamond Serisi ZSX, Mevsim Geçişlerinde Çalışma Kapasitesini İhtiyaca Göre Ayarlıyor
Yayınlandı
2 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
GENEL
Siemens Türkiye, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘İklim Destekçisi’ oldu
Yayınlandı
2 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
170 yıldır Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne katkı sunan Siemens Türkiye, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenecek COP31 2026 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi kapsamında Yeşil Bölge’de İklim Destekçisi olarak Teknoloji, İnovasyon ve Bilgi Hub’ında yer alacak. Şirket, enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, enerji ve kaynak verimliliği ve iklime dayanıklı altyapı dijital dönüşüm alanlarındaki teknoloji ve uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak.
Siemens Türkiye, sürdürülebilir bir gelecek için teknolojinin sunduğu olanakları somut sonuçlarla ortaya koyduğu çalışmalarını COP31 kapsamında paylaşacak. Yeşil Bölge’de gerçekleştirilecek etkinliklerde şirketin kendi operasyonlarındaki karbonsuzlaşma ve kaynak verimliliği uygulamalarının yanı sıra müşterileriyle gerçekleştirdiği enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilir altyapı projelerinden örnekler aktarılacak. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’de elektrifikasyon, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, iklime dayanıklı şehirler ve döngüsellik gibi başlıklar öne çıkarken, Siemens Türkiye de bu alanlardaki teknoloji ve çözüm portföyünü paylaşacak.
Siemens Türkiye, operasyonlarında emisyonlarını yüzde 70 azalttı
Siemens Türkiye, 2025 yılında operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini 2019 yılına kıyasla yüzde 70 azaltarak 4.500 ton CO₂ eşdeğeri seviyesine indirdi. Şirket, 2030 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanırken, 2022-2025 döneminde enerji tüketimini yüzde 13 azalttı. Gebze fabrikasındaki güneş enerjisi sistemi de tesisin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor.
Operasyonlardan müşterilere uzanan ölçülebilir etki
Siemens Türkiye, enerji verimliliği çözümleriyle dört ülkede 22 müşteriye hizmet verirken, 448 enerji tasarrufu önleminin uygulanmasına destek oldu. Bu çalışmalar kapsamında müşteriler için 21,72 milyon avro tasarruf potansiyeli oluşturulurken, projelerin toplamında yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlandı.
Siemens Türkiye, COP31 kapsamında farklı sektörlerden müşterileriyle hayata geçirdiği sürdürülebilirlik projelerinden örnekleri de ziyaretçilerle buluşturacak. Enerji verimliliği, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve altyapı alanlarındaki projeler aracılığıyla teknolojinin kaynakların daha verimli kullanılması, enerji tüketiminin azaltılması ve emisyonların düşürülmesine sağladığı katkı somut örneklerle paylaşılacak.
Gebze fabrikasında düşük karbonlu üretim dönüşümü
Siemens Türkiye’nin Gebze Üretim Tesisi’nde yürüttüğü BOLD (Building Our Low-carbon Destination) programı, düşük karbonlu üretime geçiş yaklaşımının somut örneklerinden birini oluşturuyor.
2021-2024 dönemindeki BOLD Faz 1 kapsamında güneş enerjisi, yüksek verimli LED aydınlatma, LEED Gold sertifikalı sürdürülebilir bina yaklaşımı ve yeşil enerji kullanımı hayata geçirildi. Tesisin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 8-10’u sahadaki güneş enerjisi sistemlerinden karşılanırken, yıllık yaklaşık 1,3 GWh yenilenebilir enerji üretildi.
LEED Gold tasarımı sayesinde enerji ve su tüketiminde sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 50 tasarruf sağlanırken, inşaat atıklarının yüzde 75’i geri kazanıldı. Tesisin elektrik tüketimi ise yüzde 100 yeşil enerji kaynaklarından karşılanıyor.
2026-2027 dönemini kapsayan BOLD Faz 2 kapsamında yeni nesil ısı pompası sistemleri, ısıtma ve soğutma altyapısının yenilenmesi, otomatik havalandırma yönetimi, kompresörlerden atık ısı geri kazanımı ve yapay zekâ destekli bina otomasyon sistemleri gibi uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu çalışmalarla 2027 yılında karbon emisyonlarında yaklaşık yüzde 93, enerji, doğal gaz ve su kullanımında ise yaklaşık yüzde 54 azalma hedefleniyor.
Kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi
Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmalarında kaynakların verimli kullanılması ve döngüsel ekonomi uygulamaları da önemli bir yer tutuyor. Gebze tesisinde tek kullanımlık plastik kullanımını yüzde 70 azaltan şirket, 2020’den bu yana 29,4 ton plastiğin kullanımını ortadan kaldırdı. Tesis, “Zero Waste to Landfill” başarısına ulaşırken atık geri kazanım oranı yüzde 99,6 seviyesine yükseldi.
Su güvenliğine dayanıklı altyapı desteği
Siemens’in katkı sunduğu diğer örnek bir proje ise Fırat-Gaziantep OSB Su İletim Hattı Projesi. Günlük 80 bin ila 120 bin metreküp su taşıma kapasitesiyle bölgenin su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyor. Fırat Nehri’nden sağlanan suyun sanayi kullanımına yönlendirilmesi yeraltı su kaynaklarının korunmasına destek olurken Siemens’in enerji otomasyonu ve şebeke yönetimi teknolojileri projenin altyapısını destekliyor. Projede kullanılan gaz yalıtımlı enerji dağıtım sistemleriyle işletme ve bakım maliyetlerinde yaklaşık 500 bin avro tasarruf sağlanması hedefleniyor.
Siemens AG’den önümüzdeki üç yıl içinde yapay zekâ alanına global ölçekte 1 milyar avroluk yatırım
Siemens, büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek amacıyla dünya çapında ONE Tech Company programını hayata geçirdi. Programla operasyonları daha yalın ve verimli hale getirirken müşteri etkileşimini güçlendirmeyi, veri, teknoloji ve satış altyapısını daha entegre bir yapıda sunmayı hedefliyor.
ONE Tech Company programı, inovasyonu hızlandırmayı ve kârlı büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. Bu doğrultuda Siemens, 2030 yılına kadar dijital iş gelirlerini iki katına çıkarmayı ve önümüzdeki üç yıl içinde yapay zekâ alanına 1 milyar avro yatırım yapmayı hedefliyor.
COP31’de gençlere yönelik sosyal sorumluluk projesi
Siemens Türkiye, COP31 odağında gençleri de bu dönüşümün odağına alan bir sosyal sorumluluk projesi hayata geçirecek. Young Guru Academy (YGA) iş birliğiyle projeye katılan gençler, yapay zekâ alanında eğitimlerle desteklenecek ve iklimle alakalı çözümler üretecek. Katılımcılar geliştirdikleri projeleri COP31’de paylaşma fırsatı da bulacak.
Hüseyin Gelis: “Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın ayrılmaz parçası olarak görüyoruz”
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis, Siemens’in sürdürülebilirlik yaklaşımına ve COP31’e ilişkin şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak, sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Dekarbonizasyon, enerji ve kaynak verimliliği, dijitalleşme ve sorumlu iş anlayışını faaliyetlerimize entegre ediyoruz. Operasyonlarımızda hayata geçirdiğimiz dönüşüm çalışmalarının yanı sıra, müşterilerimizle gerçekleştirdiğimiz projeler de teknolojinin enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve emisyonların azaltılmasına sağladığı katkıyı ortaya koyuyor. COP31 kapsamında teknoloji, inovasyon ve bilgi paylaşımı aracılığıyla sürdürülebilir dönüşüm alanındaki deneyimlerimizi ve farklı sektörlerden müşterilerimizle hayata geçirdiğimiz projeleri paylaşmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojinin sunduğu olanaklardan yararlanarak sürdürülebilir dönüşümü hızlandırmaya, Siemens’in gelecek vizyonu doğrultusunda uzun vadeli değer yaratmaya odaklanacağız.”
Thomas Kolbinger: “Sürdürülebilirlik uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın bir parçası”

Siemens Türkiye Finans Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Kolbingerise COP31 kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Dünyada ve Türkiye’de enerji sistemlerinden üretim süreçlerine, şehir altyapılarından kaynak yönetimine kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Siemens Türkiye olarak teknolojinin bu dönüşümün hızlanmasındaki rolüne inanıyor ve geliştirdiğimiz çözümleri somut sonuçlarla ortaya koyuyoruz. Kendi operasyonlarımızda 2019 yılına kıyasla karbon emisyonlarımızı yüzde 70 azaltırken, müşterilerimize sunduğumuz enerji verimliliği çözümleriyle yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağladık. COP31 kapsamında Yeşil Bölge’de İklim Destekçisi olarak yer alarak enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, kaynak verimliliği ve dayanıklı altyapılar alanındaki çalışmalarımızı paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bunun yanı sıra gençleri dönüşümün odağına alan Young Guru Academy (YGA) iş birliğimizle yapay zekâ ve iklim çözümlerini bir araya getirmeyi önemsiyoruz.”
GENEL
Alarko 2025 GRI Raporunu Sürdürülebilirlik Sözlüğü Formatında Yayımladı
Yayınlandı
3 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Alarko Holding, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansını paylaştığı 2025 yılı GRI Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Geleceğe sorumlu bir iz bırakma yaklaşımıyla hazırlanan rapor; güçlendirilen veri altyapısı, etki odaklı bakış açısı ve düşük karbonlu tasarımıyla dikkat çekiyor. Hem rapor hem sözlük temasıyla hazırlanan çalışmada, Alarko’nun sürdürülebilirlik performansına temel kavramların tanımları eşlik ediyor. Ek bölümünde ise kapsamlı bir sürdürülebilirlik sözlüğü içeren rapor, bu alanda giderek genişleyen terminolojiyi daha erişilebilir hale getirerek ortak etki dilinin gelişimine katkı sunuyor.
Alarko Holding, farklı sektörlerde yarattığı ekonomik, çevresel ve toplumsal performansı şeffaf bir biçimde ortaya koyduğu 2025 yılı GRI Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Ağustos ayında yayımlanan TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nda olduğu gibi sorumlu tasarım anlayışıyla en az çevresel ayak izi bırakacak şekilde hazırlanan rapor, Alarko Şirketler Topluluğu’nun sürdürülebilirlik performansını bütüncül bir zeminde ele alıyor.
Alarko’nun sürdürülebilirlik vizyonunu grup şirketleri genelinde ortak hedefler ve ortak sorumluluk anlayışıyla hayata geçiren Ortak Etki yaklaşımını yansıtan metrikler raporda kapsamlı şekilde ele alındı. İyi uygulama örnekleri ise bu bütünsel yaklaşımı yansıtacak şekilde zenginleştirildi.
TSRS kapsamında güvence alınan verilerin GRI raporundaki karşılıkları ise geçen yıl olduğu gibi güvence beyanıyla desteklenerek, raporlamanın güvenilirliğini ve şeffaflığını güçlendiren unsurlardan biri oldu.
Bu Yılın Yenilikleri: Çifte Önemlilik ve Sürdürülebilirlik Sözlüğü
Alarko Holding, 2025 raporlama döneminde sürdürülebilirlik önceliklerini belirleme yaklaşımını Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile uyumlu hale getirerek ilk kez Çifte Önemlilik Analizi (Double Materiality Assessment – DMA) gerçekleştirdi. Çalışmada sürdürülebilirlik konuları; Alarko’nun çevre ve toplum üzerindeki etkileri ile bu konuların şirketin finansal performansına ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesine olası yansımaları birlikte değerlendirildi.
Çok şirketli bir yapı olan Alarko Holding, sürdürülebilirlik hedeflerinin, dönüşüm alanlarının ve performans göstergelerinin doğru anlaşılması için ortak bir kavramsal zemin oluşturmak amacıyla 2025 GRI uyumlu raporunu sözlük formatında hazırladı. Rapor boyunca Alarko’nun sürdürülebilirlik çalışmalarıyla ilgili terimler tanımlarıyla birlikte sunulurken, raporun sonunda güncel terminolojiye dair kapsamlı bir sözlük bölümüne yer verildi.
Sorumlu Tasarımla Düşük Karbonlu Raporlama
Alarko’nun geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği ve prestijli platformlarda tasarım ödüllerine layık görülen düşük karbonlu raporlama yaklaşımına, bu yıl da devam edildi. Türkiye’de sorumlu iletişim politikasını yayımlayan ilk holding olan Alarko, raporun çevresel ayak izini azaltmak amacıyla tasarımı da kaynak kullanımı perspektifiyle ele aldı.
Dijital ortamda yer alan her görselin, her rengin, her grafik öğesinin ve her verinin görünmeyen bir kaynak tüketimi yarattığı gerçeğinden yola çıkılarak tasarımda fotoğraf kullanımından vazgeçildi. Grafik öğeleri optimize edildi, metinler kısaltıldı ve sayfa yapıları sadeleştirildi. Sınırlı bir renk paleti, tek bir ikon dili ve yalın bir tipografik düzen tercih edilerek dosya boyutunun ve okunma süresinin azaltılması hedeflendi.
Son Yazılar
- Mitsubishi Heavy Diamond Serisi ZSX, Mevsim Geçişlerinde Çalışma Kapasitesini İhtiyaca Göre Ayarlıyor Eylül 14, 2026
- Siemens Türkiye, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘İklim Destekçisi’ oldu Eylül 14, 2026
- Alarko 2025 GRI Raporunu Sürdürülebilirlik Sözlüğü Formatında Yayımladı Eylül 14, 2026
- Hibrit İklimlendirme Çözümü: Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi Eylül 11, 2026
- Creavit’ten Banyolara Estetik Ve Teknoloji Katan Gömme Rezervuar Çözümleri Eylül 11, 2026
- Yunanistan’ın En Yüksek Binasının Su Depolama Sistemlerindeki Tercihi Ekomaxi Oldu Eylül 11, 2026
- ALIK KONUT ARZI, KİRA PİYASASININ DENGELENMESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Eylül 10, 2026
- Güçlü Yapıların Temelinde Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Güvencesi: PREPRUFE Eylül 10, 2026
- “INTERCEM 2026” İSTANBUL’DA BAŞLADI Eylül 9, 2026
- Bosch Home Comfort’tan Multi Split Sistemlere Yeni İç Ünite: Bosch Climate 5000iM 1W Eylül 9, 2026
- SERAMİK ONARIM HAREKETİ: KENT PİKSEL, SOKAKTA BAŞLAYAN DÖNÜŞÜMÜ FULYA’DA BULUŞTURDU Eylül 9, 2026
- Legrand Plexo, Dış Mekanlarda Güvenli ve Dayanıklı Elektrik Altyapısı Sunuyor Eylül 9, 2026
- Volvo Trucks, ADES Uluslararası Nakliyat’a 30 adet Volvo FH 500 Teslim Etti! Eylül 9, 2026
- Gözde Grubu’ndan 10 yılda 10 Bin Konutluk Yatırım Hamlesi Eylül 9, 2026
- Chryso Türkiye Uzmanlığıyla Sıcak Havada Beton Dökümü: Riskler Ve Önlemler Eylül 9, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










