RÖPORTAJ
“Daikin Olarak 2050 Yılına Kadar Karbon Nötr Şirket Olma Hedefiyle Hareket Ediyoruz “
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Olcay AVCI: “Sürdürülebilirliği odağına almış bir şirket olarak, iklim krizi ve çevre konusundaki farkındalıkları artıracak projeler hayata geçirmeyi de önemsiyoruz.“
- Markanız/Firmanız tarafında son bir yılda ne tür gelişmeler oldu, kısaca bahsedebilir misiniz?
Daikin Türkiye olarak geçtiğimiz yıl içerisinde pazara hem verimliliği yüksek yenilikçi ürünler sunduk hem de AR-GE merkezimiz ile birlikte çeşitli ürün geliştirmeleri gerçekleştirdik. Bildiğiniz üzere iklimlendirme sektöründe 100 yıllık geçmişe sahip köklü bir şirket olarak Daikin Industries Ltd.’nin bir parçasıyız. Sektöre birçok yeniliği sunmuş bir şirketin parçası olarak, biz de AR-GE ve inovasyona çok önem veriyoruz. 2023 mali yılımız içerisinde; otel, rezidans, ofis ve hastane gibi geniş alanların iklimlendirmesinde tercih edilen fancoil cihazını çok daha efektif özelliklerle donatarak FWE-F cihazını tasarladık. Türkiye ve CIS pazarında en çok satılan model olan FWA-A ürününün geliştirilerek FWE-F model ürünün oluşturulmasında Daikin Türkiye AR-GE mühendislerinin önemli bir rolü olduğunu belirtmek isterim.
Bununla birlikte; Daikin Europe N.V. tarafından yürütülen “Loop By Daikin” soğutucu akışkan programını Şubat 2023 itibariyle hayata geçirdik. Loop by Daikin projesiyle; Avrupa’ya ihraç edilmek üzere Hendek fabrikamızdada üretilen R410A soğutucu akışkanına sahip VRV dış üniteler için yeni soğutucu akışkan kullanmak yerine dönüşümden kazanılmış soğutucu akışkanları kullanıyoruz.
2023 yılı içerisinde pazara sunduğumuz öne çıkan ürünlerden biri ise Stylish klimamız. Yeni nesil soğutucu akışkan R32 ile çalışan Daikin Stylish, düşük GWP (Küresel Isınma Potansiyeli) değeri ve daha yüksek enerji verimliliği potansiyeli sayesinde daha düşük bir çevresel etkiye sahip bir ürün olarak dikkat çekiyor. Havayı temizleyen, alerjenleri filtreleyen yüksek verimli bir klima olmasının yanı sıra az enerji tüketerek tasarruf da sağlıyor. Stylish klimanın hem ısıtmada hem soğutmada A+++’a varan verimlilik değerleri ile sektörün en yüksek verimlilik sunan ürünleri arasında yer aldığını belirtmek isterim.
Daikin olarak 2050 yılına kadar karbon nötr şirket olma hedefiyle hareket ediyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz ürünlerden her türlü faaliyete kadar bu hedef doğrultusunda hareket ediyoruz. Sürdürülebilirliği odağına almış bir şirket olarak, iklim krizi ve çevre konusundaki farkındalıkları artıracak projeler hayata geçirmeyi de önemsiyoruz. Şimdiye kadar bu amaca hizmet eden, 5-12 yaş arası çocuklara çevre konusunda farkındalık kazandırmayı amaçlayan Temiz Hava Elçileri projemiz kapsamında 1840 Temiz Hava Elçisi’ne ulaştık. Bunun yanı sıra; İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı Koordinatörü Prof. Dr. Tamer Aker’in iklim krizinin olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği MaratHOME projesinin sponsorluğunu üstlendik. Şimdi olduğu gibi, önümüzdeki dönemde de çevre ve iklim farkındalığı adına çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Daikin Türkiye olarak 2023 yılında hem ihracat başarılarımız ödüllendirildi hem de jürisinin halk olduğu tüketici ödüllerine de layık görüldük. Öne çıkanlarından bahsetmem gerekirse; İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından verilen, “2023 İhracatın Liderleri” ödüllerinde “En Çok Split Klima İhracatı Yapan Firma” kategorisinde bu yıl da birinci olarak 9’uncu kez şampiyon olduk. Aynı zamanda “En Çok İhracat Yapan Firma” kategorisinde de 6. kez ödül alarak sektördeki başarımızı bir kez daha gösterdik. Müşteri deneyimini en iyi yaşatan markaların ödüllendirildiği “Şikayetvar A.C.E. Awards” kombi kategorisinde bu yılın birincisi olduk. Yılın İtibarlıları’nın seçildiği The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde soğutma kategorisinde birincilik ödülünü aldık. Marketing Türkiye’nin düzenlediği ALFA Awards 2023’te de Soğutma Kategorisi’nde üç yıl üst üste birincilik ödülünün sahibi olduk.
- Enerji kaynakları kısıtlı olan bir ülke olarak Türkiye’de Enerji Verimliliği kapsamında VRF Sistemleri ve Isı Pompaları kullanımı için neler söylemek istersiniz?
Günümüzde çevreci enerji kaynaklarına yönelinmesi ve artan enerji maliyetleri, ısı pompalarını her geçen gün daha da tercih edilir kılıyor. Bu cihazlar tükettikleri enerjinin yaklaşık yüzde 80’ini ortam havasından veya jeotermal enerjiden elde ediyor ve sadece yüzde 20 elektrik kullanıyor, bu nedenle fosil yakıt kullanan sistemlerin yerini alabilecek, çevre dostu bir alternatif olarak görülüyor. Ayrıca bu çalışma sistemi sayesinde enerji faturalarına yansıyacak uzun vadeli tasarruf, tüketici açısından da ısı pompasının öncelikli avantajı olarak karşımıza çıkıyor. Avrupa’da 2025 yılına kadar her yıl en az 3,5 milyon ısı pompasının kurulması ve yıllık yüzde 30’dan fazla bir büyüme oranına ulaşılması bekleniyor. Bugün birçok projede iklimlendirme çözümü olarak tercih edilen ısı pompaları; müstakil bir evin veya bir villanın iklimlendirilmesi için de kullanılabilecek en verimli ve en temiz teknoloji olarak kullanılıyor.
- VRF Sistemleri ve Isı Pompaları hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz? Çevre Dostu teknolojiler olarak ürünlerinizin çalışma sistemleri ve sistemin prensipleri hakkında neler söylemek istersiniz?
Isı pompaları tükettikleri enerjinin yaklaşık yüzde 80’ini ortam havasından veya jeotermal enerjiden elde eden ve sadece yüzde 20 elektrik kullanan bir teknoloji. Bu nedenle fosil yakıt kullanılan sistemlerin yerini alabilecek çevreci bir çözüm olarak da dünyada kabul görüyor ve hatta birçok ülkede kullanıcıların ısı pompası ile iklimlendirme yapmaları verilen nakdi teşviklerle destekleniyor. 2050 yılına kadar tüm faaliyetlerinde, sattığı ürün ve çözümlerinde sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirme hedefi ile ilerliyoruz, bu alanda konutlardan ticari yapılara kadar pek çok bina için geniş yelpazede çözümler sunuyoruz. Örnek olarak bahsetmek gerekirse; ısı pompası sistemi ile bir villanın hem ısıtma hem soğutma hem de kullanım sıcak su ihtiyacı tek bir sistemle karşılanabiliyor. Özellikle doğalgazın olmadığı bölgelerdeki müstakil evlerin veya villaların iklimlendirme sorununa en efektif çözüm olarak ısı pompaları öne çıkıyor.
VRV ya da bir diğer adıyla VRF klima sistemleri, ısıtma ve soğutmayı tek bir sistemden sağlayan merkezi iklimlendirme sistemleridir. Montaj, kullanım kolaylığı ve enerji verimliliği sayesinde VRV sistemleri; oteller, restoranlar gibi alanların yanı sıra farklı büyüklüklerdeki birçok projede de tercih edilmektedir. Daikin olarak daha düşük karbon emisyonuna sahip R32 soğutucu akışkana sahip çözümlerimizle bugün birçok çapta projede çözüm ortağı olarak yer alabiliyoruz.
- VRF Sistemlerinde ve Isı Pompalarında hangi ürünlere/markalara sahipsiniz? Projelerde tercih edilen ürün ve hizmetlerinizin ilgili müşterilerinize sağladığı avantajlar/katma değerler hakkında neler söylemek istersiniz?
İklimlendirme sektörünün öncü markası olarak, mucidi olduğumuz havadan suya ısı pompası sistemleri ve R-32 soğutucu akışkanını birleştirerek, kullanıcılarımıza bu alanda çevreci ve avantajlı ürün seçeneği sunuyoruz. Isı pompaları ile hem ısıtma hem soğutma hem de kullanım sıcak su ihtiyacı tek bir sistemle karşılanabiliyor.
Altherma ürünümüz hava kaynaklı ısı pompaları; segmentinin en verimli ürünü. Daikin Altherma, elektrikli ısıtıcılara göre 4,7 kata, LPG ve mazota göre 4,3 kata kadar, ithal kömüre göre 2 kata kadar daha ekonomik bir işletim sunuyor. Daikin Altherma yüzde 20 elektrikle çalıştığı için, ortama atık gaz yaymayan bu sistem, bacaya da gereksinim duymuyor. Ek olarak yakıt depolama gibi bir ihtiyacı ve bunun maliyetlerini de ortadan kaldırıyor. Son derece güvenli olan ısı pompaları, sürdürülebilirlik açısından da tercih sebebi oluyor. Yüksek teknolojiyle donatılan ısı pompaları; uzaktan online kontrol, saatlik planlama, dış hava sıcaklığına göre ev sıcaklığı değişimi gibi birçok detaylı kontrol ekipmanlarına sahip olduğu için akıllı ev sistemlerine ek bir ekipman kullanmadan bağlanabiliyor. Özellikle Türkiye’nin ılıman iklim koşulları göz önüne alındığında; ısıtmadaki sezonluk verimlilik kat sayısı (SCOP) çok yüksek değerlere çıktığından verimlilik kat sayısı da yükseliyor. Bu da hem elektrik faturalarının düşük olmasını hem de elektrik tüketiminin azalmasına bağlı olarak karbon salımının azalmasına, dolayısıyla daha çevreci hale gelmesini sağlıyor.
Buna ek olarak hibrit ısı pompası çözümlerimiz ile de pazarda fark yaratıyoruz. Daikin Altherma hibrit ısı pompası, diğer hibrit sistemlerin tamamıyla kombi moduna geçtiği durumların aksine, özgün ‘Hibrit Kontrol Mantığı’ ile ısı pompası ve gaz kazanını aynı anda etkin bir şekilde kullanarak maliyet verimliliğini maksimize ediyor. Bu özel kontrol mekanizması sayesinde, enerji kullanımını optimize ederek her iki sistemden de en uygun koşullarda faydalanılmasını sağlıyor.
Gelecek dönemde; satın alım aşamasında daha maliyetli olmasına rağmen bunu kısa sürede kompanse/amorti ettiği ve orta vadede daha kazançlı ve verimli olduğu anlaşıldığında; ısı pompalarına daha fazla rağbet olacağını düşünüyorum. Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan hibrit ısı pompası ile çalışmalarımız bir adım öteye taşınmış oluyor. Bu sistemde; yaşadığımız alanda bir kombi, aynı zamanda split ısı pompası iç ünitesi ve dış ünitesi bulunuyor. Kombinin iç ünitesiyle split ısı pompasının iç ünitesi ayrı bir şekilde evde dururken; yekpare ve eş zamanlı şekilde çalışabiliyor. Belli bir sıcaklık aralığında ısı pompasıyla kombiyi eşzamanlı çalışacak şekilde ayarlayabiliyoruz. Belirli bir sıcaklığın üstünde de ısı pompası COP değerleri (performans katsayısı) çok verimliyse tüketim az olacağı için sadece ısı pompasının çalışması yönünde sistemi optimize edebiliyoruz. Hibrit ısı pompasının farkı ve avantajını özet olarak bu şekilde aktarabilirim.
Daikin VRV sistemleri bir binanın hassas sıcaklık kontrolü, havalandırma, sıcak su gibi tüm ihtiyaçlarını tek bir merkezden karşılar. Bizim bu alanda VRV IV+ Serisi, sahada hızlı ayar yapılması, hataların kolayca okunması ve temel işlevlerin kontrol edilmesini sağlayan dış ünite ekranına sahip olmasıyla öne çıkıyor diyebilirim. Isı pompası teknolojisine sahip VRV IV S serisi ürünümüz mini VRV model dış ünitesi ile esnek montaj için yerden tasarruf sağlayan gövde tasarımı ile öne çıkıyor. Yüksek güç talebinin olduğu dönemlerde pik enerji tüketimini yüzde 30 ila 80 arasında sınırlama imkanını da beraberinde sunuyor. Ticari binalarda açık alana montajın mümkün olmadığı durumlar için invisible VRV IV i serisi dış üniteyi de geliştirerek pazara sunduk. Burada dış ünite iki parçaya ayrılabiliyor, dışarıdan sadece menfezinin görünmesi nedeniyle her türlü alana sorunsuz uyum sağlıyor, çatıya veya arka avluya montaj gerektirmiyor. Bu özellikleriyle tarihi binalar ve restorasyon alanının kısıtlı olduğu projeler için özel çözüm sunan bir ürünümüz olarak öne çıkıyor.
İlk kez 42 yıl önce Daikin’in geliştirdiği VRV teknolojisine, üstün özelliklere ve daha düşük GWP (küresel ısınma potansiyeli)’ne sahip olan R32 soğutucu akışkanlı VRV 5 Isı Geri Kazanımlı Dış Ünite’yi de ekledik. 2022 yılının Aralık ayında pazarda yerini alan ve yeni bir çözüm olarak öne çıkan VRV 5 Isı Geri Kazanımlı Dış Ünite, önceki nesil cihazlara göre sezonsal verimlilikte yüzde 13’lük bir artış gösteriyor. Sistem, bu oranla pazarda sezonsal verimliliğin lideri konumuna ulaşıyor. Aynı zamanda farklı binalar ve farklı kurulum alanları için gerekli esnekliği gösterecek biçimde tasarlanmış olması sistemin en önemli avantajları arasında yer alıyor.
- Markanızın/Firmanızın Türkiye İklimlendirme Pazarındaki konumu ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Bu kapsamda öngördüğünüz hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
İSKİD 2023 sektör istatistik verilerine göre; ısı pompası sistemlerinde son 5 yılda ithalat %570, yurtiçi
satış ise %265 seviyelerinde arttı. 2023 yılında ise havadan suya ısı pompalarının ithalatında ve iç
pazar satışlarında geçen yıla oranla %45’in üzerinde bir artış gerçekleştiği; artan bakır boru
maliyetleri nedeniyle monoblok tip ısı pompasına yönelim olduğu ve satış oranının 2023 yılında
önceki yıla göre %50 seviyelerine ulaştığı da kaydediliyor.
Günümüzde çevreci enerji kaynaklarına yönelinmesi ve artan enerji maliyetleri ısı pompalarını her
geçen gün daha da tercih edilir kılıyor. Özellikle doğalgazın olmadığı mahallerin iklimlendirme
sorununa en efektif çözüm olarak ısı pompaları öne çıkıyor. Biz de Daikin olarak Altherma
ürünümüzün yanı sıra, hibrit çözümlerimizle de bu alanda her türlü çözümü sağlıyoruz.
Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda daha düşük karbon
emisyonlu ürünlerimizle hizmet vermeye devam edeceğiz.
- İklimlendirme sektörünün gelişimi için büyük bütçeler ayırdığınızı da takip ediyoruz, emek yoğun AR-GE çalışmalarınız ile ilgili neler söylemek istersiniz? Önümüzdeki dönemde özellikle konuşacağımız yeni ürünlerinizle ya da yeni hizmet modellerinizle ilgili de kısaca bilgi alabilir miyiz?
Daikin olarak, 2050 Çevre Vizyonumuz doğrultusunda ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Isı pompası ürün gamında R290 soğutucu akışkanı ile belirli ürün modellerini piyasaya sunmayı planlıyoruz. Böylece daha düşük karbon ayak izine sahip çözümlerimizi pazara sunmuş olacağız.
Aynı zamanda üniversite işbirliklerine de önem veriyoruz. Bu bağlamda Sakarya Üniversitesi ile yüzde 100 hidrojen destekli kombi geliştirmek adına çalışma yapıyoruz. NDJ, CSU ve NDJ Smart model kombilerimiz; doğalgazda yüzde 20 oranında kullanılması gündemde olan ‘yeşil hidrojen’e uyumlu modellerimiz. Bunu bir adım ileriye götürerek; yüzde 100 hidrojene uyumlu kombiler için de Sakarya Üniversitesi ile çalışıyoruz. Devam eden “Yüzde 100 Hidrojen Yakıtlı Kombi Tasarımı ve Prototip İmalatı” projemizin, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulunduğunu da belirtmek isterim.
- Ürünlerinizin tercihinde satış sonrası servis ve müşteri hizmetleri niçin önemlidir? Markanız için satış sonrası hizmetler tarafında ne gibi destekler sunuyorsunuz?
Daikin müşteri hizmetleri 7/24 hizmet sunuyor. Hem müşteri hizmetlerimiz hem de teknisyenlerimiz düzenli eğitimlerden geçerek, zamanlama, teknik destek ve danışmanlık konularında tam yetkiyle hizmet veriyorlar. Daikin Akademi eğitimleriyle sürekli güncel bilgilerle serviste olan teknisyenlerimiz hızlı çözümleriyle de fark yaratıyor. Bildiğiniz üzere Daikin olarak üniversiteden hastahaneye, konut projelerinden AVM projelerine kadar her türlü projede iklimlendirme çözüm ortağı olarak yer alıyoruz. Ticari ürün gamımızda, verimliliği yüksek çevreci ürünler sunmamızın yanı sıra, geniş servis ağına sahip olmamızın da projelerde tercih sebebi olduğunu belirtmek isterim.
- Ürünlerinizin üretim süreçleri ve müşterilerinizin ürünlerinizi kullanımları dolayısıyla çevresel etkileri düşünüldüğünde, Sürdürülebilir/Yenilenebilir Odaklı olması ve Kurumsal Karbon Ayak İzi konularında da görüşlerinizi alabilir miyiz?
2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu hedefimiz var ve daha sağlıklı iç hava ve minimum çevresel etkiye sahip bir dünya yaratmaya yardımcı olmak için paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ürünlerimizde üretim aşamasından itibaren sürdürülebilirliği göz önüne alarak ilerliyoruz. İklimlendirme sektörünün öncü bir kuruluşu olarak doğal kaynakları etkin bir şekilde kullanma ve çevresel etkimizi azaltma konusunda büyük bir sorumluluğumuz var. Bu doğrultuda, sürdürülebilirliği işimizin temel taşlarından biri olarak benimsiyoruz. Tedarik zincirinden lojistiğe, Ar-Ge merkezimizden su ve atık yönetimine kadar bütün iş süreçlerimizde bu vizyon doğrultusunda hareket ediyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
RÖPORTAJ
Global Bilgi, Yerel Uzmanlık: Doka’nın Proje Yönetim Modeli
Yayınlandı
2 saat önce-
Nisan 21, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
DOKA TÜRKİYE Genel Müdürü Can Ali GÜVEN
Onlarca yıllık global deneyimini Türkiye’nin saha gerçekliğiyle birleştiren Doka, mühendislik odaklı ekip yapısı ve esnek çözüm üretme kapasitesiyle altyapı ve üstyapı projelerinde fark yaratıyor.
- “Müşteriyi Tam Dikkatle Dinlemek” — Bu Yaklaşım Sahadaki Projelere Nasıl Yansıyor?
Projeler genellikle müşteriden gelen belirli bir çözüm talebiyle başlar. Önce dinleriz. Ancak talebi olduğu gibi kabul etmekle kalmayız; kendi tecrübemizi de ekleyerek, “Bu çözüm mümkün; ancak şu noktalarda şu alternatif daha verimli olabilir” şeklinde geri bildirimde bulunuruz. Çoğu durumda bu yaklaşım, müşterinin ilk talebinin evrilmesini sağlar.
Doka’nın onlarca yıllık deneyimi, her projeyle büyüyen ve sistematik olarak arşivlenen güçlü bir bilgi birikimine dayanır. Avusturya’daki uzmanlık merkezlerimizde; baraj, köprü, enerji, yüksek yapı, tünel ve ulaşım projeleri için ayrı uzman ekipler bulunmaktadır. Ülkelerde uygulanan tüm çözümler Doka’nın bilgi havuzuna aktarılır. Bu sayede herhangi bir Doka organizasyonuyla çalışmak, yalnızca o ülkenin değil, tüm global ağın uzmanlığından faydalanmak anlamına gelir.
- Türkiye’de Farklı Bir Yaklaşım: Yerel Dinamikleri Anlamak
Global projeler ile Türkiye’deki projeleri karşılaştırdığımızda, inşaat ve yapı kültürümüzden kaynaklı olarak kalıp-iskele çözümlerinde önemli farklılıklar görüyoruz. Bunu doğru yönetebilmek için satış, teknik ve saha ekiplerimizi tamamen inşaat mühendisliği altyapısına ve saha tecrübesine sahip profesyonellerden oluşturuyoruz. Böylece müşteri taleplerini kelime kelime değil, teknik bağlamıyla anlayabiliyoruz.
Alışkanlıklar ve yerel beklentiler belirleyicidir. Her bölgenin kendine özgü uygulama refleksleri vardır. Bizim avantajımız, global bilgiyi yerel uzmanlıkla birleştirebilmemizdir. Başarı, bu iki unsuru doğru entegre etmeye bağlıdır.
- 1868’den Bugüne: Bir Aile Şirketi Yönetim Felsefesi
Doka’nın kökeni, aile şirketi olarak marangozluğa dayanır. Şirketin temelleri bir marangoz atölyesinde atılmış, aile tarafından elde edilen gelir sürekli olarak işe yeniden yatırılmıştır. Kalıp üretimiyle başlayan süreç, bu alandaki uzmanlığı artıran yatırımlarla devam etmiş ve Doka zamanla global ölçekte büyümüştür.
Bu “işe gönülden sahip çıkma” kültürü, bilgi birikiminin korunması ve geliştirilmesiyle birleştiğinde güçlü bir yapı oluşturur. Elde edilen uzmanlık sistematik olarak korunur, sürekli geliştirilir ve gelecek nesillere aktarılır.
- “Dünyaya Müşterinin Gözünden Bakmak”: Altyapı Projelerinde Avantaj
İş yaklaşımımızdaki en kritik nokta, dünyaya müşterinin gözünden bakabilmektir. Bu da o sektörü gerçekten yaşamış insanlarla çalışmayı gerektirir. Satış ve teknik ofis ekiplerimizin tamamı inşaat mühendisliği altyapısına ve saha deneyimine sahip profesyonellerden oluşur.
İnşaat sektörünün kendine özgü hızlı bir temposu vardır. Şantiye programı katıdır ve kesintisiz ilerlemek zorundadır. Bu sistem içinde kendi dinamiklerimizi bozmadan çözüm üretebilmek şirketimizin temel hedeflerinden biridir.
Bu nedenle Doka’nın en güçlü olduğu alanlardan biri, bu tempoya ayak uydurmayı sağlayan hızlı ve yüksek hacimli mühendislik çözümü üretme kapasitesidir. Beklenmeyen revizyonlar olur ve kısa sürede yeni çözümler geliştirilmesi gerekir. Yerel ofisin kapasitesinin yetersiz kaldığı durumlarda global mühendislik ağımızı devreye alırız. Farklı ülkelerdeki teknik ofislerle iletişime geçerek geçici proje ekipleri oluştururuz. Mühendisler belirli sürelerle projeye destek verir; çoğu zaman fiziksel olarak sahada bulunmaları gerekmez, online araçlarla entegre olabilirler. Bu sayede beklenmeyen durumlarda şantiyenin kesintisiz devamı sağlanır.
- İdeal Çözüm Kriterleri: Zaman, Bütçe, Güvenli Uygulama
İdeal çözüm; zamanında, uygun bütçeyle ve güvenli şekilde uygulanabilen çözümdür. İlk bakışta yatırım maliyetimizin rakiplerimize göre daha yüksek olduğu düşünülebilir; ancak proje bütünsel olarak değerlendirildiğinde tablo değişir. Malzemelerin uzun ömürlü olması, kalıp yatırımının proje amortisman maliyetini düşürür.
Sahaya kalıp eğitmenleriyle destek verdiğimizde ve dijital planlamayı kalıp sistemleriyle entegre ettiğimizde projeyi daha erken tamamlamak mümkün olur. Projenin planlanandan erken bitirilmesinin ekonomik faydası, kalıp maliyetine kıyasla çok daha büyüktür: daha az işçi, daha düşük çalışma süresi maliyeti, daha az makine maliyeti, daha erken işletmeye alma ve daha düşük finansman maliyetleri.
- Pazar Dinamikleri: Maliyet Rekabeti ve Portföy Optimizasyonu
Bu pazarın temel başlığı maliyet etkinliğidir. Düşük kaliteli ürünlerin yoğun olduğu bir ortamda, sürekli kendimizi optimize ediyor ve ortalama piyasa fiyatlarından sapmamaya çalışıyoruz. Fiyat politikamız; hammadde ve üretim verimliliğini artırarak ürün kalitesini korurken, Türk müşterilerimize piyasa bütçesine uygun ürünler sunmaktır.
Bu nedenle şirketimizin her pazara ve farklı segmentlere uyarlanabilen geniş bir kataloğu bulunmaktadır. Bu portföyü bölgenin ihtiyaçlarına ve rekabet koşullarına göre uyarlamazsanız, o pazarda sürdürülebilir olmak zorlaşır. Bizim yaklaşımımız bu dengeyi doğru kurmaya dayanır.
- Büyük Projelerde Rekabet Avantajı: Tırmanır Kalıp Sistemleri
Yüksek yapı projelerinde en kritik çözüm tırmanır kalıp sistemleridir. Bu tür projelerde iş programı doğrudan kule tamamlanma süresiyle ilişkilidir. En kritik faktör, kat döngüsünün hızlı ve güvenli ilerlemesidir. Beton dökümü, dayanım kazanımı ve sistemin bir üst kata tırmanabilmesi, projenin genel hızını belirler.
Doka’nın bu alandaki portföyü geniş ve güçlüdür. Yüksek yapılarda bu tür çözümler için projeye özel çalışma gereklidir. Yapının duvar ölçüleri, çekirdek yapısı, rüzgâr yükleri ve inşaat metodolojisi birlikte değerlendirilerek doğru kalıp sistemi uygulanır.
Bu seviyede tırmanma sürecini hızlandırmak için kalıp sistemlerimize sensörler entegre ediyoruz. Bu sensörler beton yüzey sıcaklığını ölçer ve anlık dayanım hesapları yapar. Fark şu: ölçüm laboratuvar numunelerinde değil, sahada yapılır. Veriler gerçek uygulama koşullarında toplanır. Bu da daha hassas ve hızlı karar almayı sağlar.
Sensör ünitesindeki SIM kart, gerekli dayanım sağlandığında saha yöneticilerine otomatik SMS ve e-posta gönderir: “Gerekli dayanım sağlandı, kalıp alınabilir.” Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası projesi, bu uygulamanın kullanıldığı ve kalıp tırmanma sürelerinin ciddi şekilde optimize edildiği bir projedir.
Doka’nın bu projeye özel çözümlerde sunduğu hizmetlerin benzersiz olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Geniş ürün gamımız ve mühendislik tecrübemizle projeye en uygun çözümü oluşturma konusunda dünyadaki en etkili desteği sağlıyoruz. Bunun kanıtı, dünya genelinde birçok ikonik yüksek yapıda Doka imzasının bulunmasıdır. Türkiye’de ise 100’den fazla yüksek yapıya çözüm sunduk.
- En Çok Talep Gören Sistemler ve Dönemsel Değişimler
Sektör dönemsel olarak farklı alanlara yönelebilir. Yoğun altyapı projelerinin olduğu dönemlerde ağır yük iskele sistemlerinin, yüksek yapı projelerinin yoğun olduğu dönemlerde ise hidrolik tırmanır sistemlerin daha fazla kullanıldığını söyleyebilirim.
Son dönemde yüksek faiz ortamında büyük ölçekli özel yatırımlar azalmış, kamu yatırımları ise stratejik projelerle sınırlı kalmıştır. Bu dönemlerde konut projeleri öne çıkar. Dolayısıyla konut projelerine yönelik hafif sistemlerin ağırlığının arttığını söylemek yanlış olmaz.
Diğer yandan enerji sektöründe ciddi bir tasarım ve planlama süreci yürütülüyor; bu projeler sahaya indiğinde enerji yapıları için özel çözümler yeniden ön plana çıkacaktır.
Bizim avantajımız tek bir segmente bağlı olmamamızdır. Konut, yüksek yapı, altyapı, köprü, enerji, endüstriyel tesisler—her proje tipine çözüm üretebiliyoruz. Dönemin öne çıkardığı yatırım alanı, portföyümüzde doğal olarak daha görünür hale gelir. Belirli bir proje tipine bağımlı değiliz; piyasa yönüne göre esneyebilen bir yapıya sahibiz. Bu esneklik, geniş ürün portföyümüz ve çeşitli mühendislik altyapımızın sonucudur.
- Sürdürülebilirlik: Güncel Pazar Etkisi
Doka için Net Zero girişimimiz, işimizi geleceğe taşımayı hedefleyen stratejik bir çerçevedir. Pazarın nasıl değiştiğini açıkça görüyoruz. Büyük uluslararası inşaat firmaları kendi karbon azaltım hedeflerini belirlemiş durumda ve tedarikçilerden giderek daha fazla emisyon verisi ve somut azaltım planları talep ediyorlar. Bu durum, sektörümüzde bilinçli ve sürdürülebilir şekilde liderlik üstlenme kararlılığımızı güçlendiriyor.
RÖPORTAJ
Enerji Dönüşümünde Güçlü Adım: Baymak’tan Sürdürülebilir Büyüme Hamlesi
Yayınlandı
4 gün önce-
Nisan 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
BAYMAK / BDR Thermea Group Genel Müdürü Ülkü ÖZCAN
2025 yılında yüzde 25’in üzerinde büyüme yakalayan Baymak, üretim yatırımları, ısı pompası atılımları ve global entegrasyon stratejisiyle Türkiye’yi enerji dönüşümünün merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.
- Son bir yıl içerisinde markanız/şirketiniz bünyesinde öne çıkan yatırımlar, organizasyonel dönüşümler, yeni iş birlikleri veya ürün lansmanları neler oldu? Bunun şirketinizin stratejik yol haritasına nasıl katkı sağladığını paylaşır mısınız?
Baymak olarak, 2025 yılında sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda güçlü bir finansal performans sergileyerek tamamladık. Bir önceki yıla göre %25,2 oranında büyüme kaydederek istikrarlı yükselişini sürdürdük. Yıl boyunca ana faaliyet alanlarında elde edilen başarılı sonuçlar, şirketimizin hem iç pazardaki etkin konumunu güçlendirdi hem de küresel ölçekte rekabet gücünü artırdı. Operasyonel verimlilik, ürün gamındaki stratejik konumlanma ve yaygın satış ağı sayesinde tüm kategorilerde dengeli ve sağlıklı bir büyüme performansı ortaya koyduk. İhracat tarafında da istikrarlı bir ivme yakaladık. Son bir yılda finansal olarak büyümenin yanı sıra aynı zamanda stratejik olarak konumumuzu güçlendirdiğimiz bir dönem oldu. Bünyesinde yer aldığımız BDR Thermea Group’un global enerji dönüşümü vizyonunu, Türkiye’deki güçlü üretim altyapımızla birleştirdik. Özellikle yeni devreye aldığımız boyler üretim hattımıza yaptığımız yatırım, bizi grup içinde “Mükemmellik Merkezi” konumuna taşıdı. Tuzla’daki 60 bin metrekarelik fabrikamız artık yalnızca iç pazara değil, Avrupa pazarlarına da hizmet veren stratejik bir üretim üssü niteliğinde. Bununla birlikte ısı pompası segmentinde gerçekleştirdiğimiz ürün lansmanları ve kapasite artışları sayesinde bu kategoride yüzde 90’ın üzerinde gelir artışı yakaladık. Organizasyonel olarak da 2030 orta vadeli stratejimizi tüm departmanlara entegre ederek dönüşüm sürecimizi kurumsal bir çerçeveye oturttuk.
- Çevre dostu ve enerji verimli teknolojiler, iklimlendirme sektöründe artık temel bir gereklilik haline geldi. Ürünlerinizin çalışma prensipleri, enerji performansı ve sürdürülebilirlik yaklaşımı açısından hangi yenilikçi çözümleri sunduğunu anlatabilir misiniz?
İklimlendirme sektöründe çevre dostu ve enerji verimli teknolojiler artık bir farklılaşma unsuru değil, temel gereklilik. Bu bilinçle geliştirdiğimiz ısı pompası sistemleri, yenilenebilir enerji entegrasyonuna uygun yapıları, yüksek verimlilik katsayıları ve düşük karbon salımıyla öne çıkıyor. Inverter tabanlı akıllı kontrol altyapıları sayesinde enerji tüketimini optimize ederken, farklı iklim bölgelerine uyum sağlayan mühendislik çözümlerimizle geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyoruz. Ürünlerimizi Avrupa standartlarına ve Yeşil Mutabakat kriterlerine uyumlu biçimde tasarlıyor; üretim tarafında ise geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını artırarak karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Üretim tarafında ise yenilenebilir enerji kullanılan yeni boyler hattımız, geri dönüştürülmüş hammadde uygulamalarımız ve karbon emisyonunu azaltmaya yönelik yatırımlarımız sürdürülebilirliği sadece ürün olarak görmediğimizin, bütünsel bir yaklaşımla ele aldığımızın göstergesi.
- Projelerde tercih edilen ürün ve hizmetleriniz; yatırımcı, proje geliştirici ve son kullanıcı açısından ne gibi avantajlar sağlıyor? Enerji tasarrufu, işletme maliyetleri, uzun ömürlülük ve konfor kriterleri açısından yarattığınız katma değeri nasıl tanımlarsınız?
Projelerde tercih edilmemizin temel nedeni, ürünün yanında bütüncül çözüm sunmamızdan kaynaklanıyor. Yüksek enerji verimliliğine sahip sistemlerimiz yatırımcılara düşük işletme maliyeti ve hızlı geri dönüş imkânı sağlıyor. Uzun ömürlü ve Avrupa standartlarında üretilen ekipmanlarımız, proje geliştiriciler için güvenilirlik ve kalite avantajı yaratıyor. Son kullanıcı açısından bakıldığında ise düşük enerji faturası, sessiz çalışma, yüksek konfor ve güçlü servis ağı önemli bir fark oluşturuyor. Biz konforu sadece sıcaklık kontrolü olarak görmüyoruz. Ekonomik, çevresel ve teknik sürdürülebilirliğin birleşimi olarak tanımlıyoruz.
- Türkiye iklimlendirme pazarındaki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz? Pazar payı, segment odakları ve bölgesel yaygınlık açısından güçlü yönleriniz nelerdir? Önümüzdeki döneme ilişkin büyüme ve yatırım hedeflerinizi de paylaşır mısınız?
Türkiye iklimlendirme pazarında güçlü bir bayi ve servis yapılanmasına sahibiz. 500’ün üzerinde bayi, 2100’den fazla satış noktası ve 300’ün üzerinde yetkili servis ağımızla geniş bir erişim gücüne sahibiz. 550 çalışanımızla 2025 yılını 200 milyon Euro’nun üzerinde ciroyla ve yüzde 25,2 büyüme oranıyla tamamladık. İhracat tarafında da istikrarlı bir ivme yakalayan, export satışlarının toplam satışlar içindeki payını %5,8 seviyesine taşıdık. Küresel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen elde ettiğimiz bu sonuçlar, şirketimizin uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirme hedefiyle uyumlu bir tablo ortaya koydu. Isı pompası kategorisinde liderliğimizi güçlendirirken, klima ve yoğuşmalı kazan segmentlerinde de dengeli bir büyüme performansı sergiledik. İhracat tarafında Avrupa başta olmak üzere mevcut pazarlardaki derinliğimizi artırmayı ve Türkiye’yi grubumuzun enerji dönüşüm üssü konumuna taşımayı hedefliyoruz.
- AR-GE yatırımlarınızın sektörel gelişime katkısı hakkında neler söylemek istersiniz? Özellikle dijitalleşme, akıllı sistem entegrasyonları ve yüksek verimlilik odağında yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir? Yakın vadede piyasaya sunmayı planladığınız yeni ürün veya hizmet modelleri hakkında ipuçları verebilir misiniz?
AR-GE yatırımlarımızda yüksek verimlilik, dijitalleşme ve alternatif enerji çözümleri temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Akıllı kontrol sistemleri, uzaktan izleme ve sistem optimizasyonuna yönelik dijital altyapılar üzerinde çalışıyoruz. Elektrifikasyon odağında yeni nesil ısı pompaları geliştirirken, hibrit ve hidrojen uyumlu sistemler konusunda da grubumuzla birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız, bugünün ve geleceğin enerji ihtiyaçlarına da yanıt verebilen çözümler üretmek.
- İklimlendirme sistemlerinde satış sonrası hizmetlerin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Servis ağı, teknik destek, bakım sözleşmeleri ve müşteri deneyimi süreçleri açısından sunduğunuz hizmetler markanızın güvenilirliğine nasıl katkı sağlıyor?
Satış sonrası hizmetler bizim için markanın en kritik temas noktasıdır. Ürün kalitesi, doğru servis deneyimiyle tamamlanmadığı sürece gerçek değer yaratmaz. Bu nedenle servis yapılanmamızı “best in class” seviyesine taşımayı hedefliyoruz. 7/24 erişilebilirlik, tek seferde tam ve mutlak çözüm anlayışı, dijital destekli proaktif servis modeli ve yetkin teknik ekiplerimizle müşteri memnuniyetini sürdürülebilir bir güven unsuruna dönüştürüyoruz. 7/24 erişilebilirlik, hızlı ve doğru çözüm, tek seferde tam müdahale ve dijital destekli proaktif hizmet modeli 2026 ajandamızın merkezinde yer alıyor. Güçlü servis altyapımız, müşteri bağlılığını ve marka güvenini doğrudan pekiştiriyor.
- Üretim süreçlerinizden ürünlerin kullanım ömrüne kadar uzanan çevresel etki perspektifinde sürdürülebilirlik yaklaşımınızı nasıl şekillendiriyorsunuz? Yenilenebilir enerji kullanımı, karbon ayak izi azaltım hedefleri ve döngüsel ekonomi uygulamaları konusunda şirketinizin vizyonunu paylaşır mısınız?
Sürdürülebilirlik yaklaşımımız üretimden ürünün kullanım ömrüne kadar uzanan bütünsel bir perspektife dayanıyor. Yeni boyler hattımızda yüzde 100 yenilenebilir elektrik kullanıyoruz, doğalgaz tüketimimizi azaltarak CO₂ emisyonumuzu düşürüyoruz ve geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını artırıyoruz. Üretim süreçlerimizde geri dönüştürülmüş hammaddelerin payını artırıyor, düşük karbonlu üretim altyapısını yaygınlaştırıyoruz. 2026 yılında DIN SPEC 91436 standardına göre “Sıfır Atık Belgesi” almayı hedefliyoruz. Türkiye’de üretilen, Avrupa standartlarında düşük karbonlu ürünlerle hem ülke ekonomisine hem de çevresel dönüşüme katkı sağlamayı amaçlıyoruz.
- Şirketinizin ilk kadın genel müdürü olarak göreve başlamış bulunuyorsunuz. Bu deneyim, liderlik yaklaşımınızı ve şirket stratejilerini şekillendirme biçiminizi nasıl etkiliyor? Ayrıca, iklimlendirme sektöründe kadın liderliğinin artması konusunda gözlemleriniz ve teşvik ettiğiniz inisiyatifler nelerdir?
Şirketimizin ilk kadın genel müdürü olarak bu görevi üstlenmek benim için önemli bir sorumluluk. Liderlik anlayışım kapsayıcılık, ekip ruhu ve şeffaf iletişim üzerine kurulu. İklimlendirme sektörü geleneksel olarak erkek ağırlıklı bir alan olsa da kadın mühendislerin ve yöneticilerin sektörde giderek daha fazla yer aldığını görmek sevindirici. Baymak’ta çeşitliliği ve fırsat eşitliğini destekleyen bir kurum kültürü oluşturmayı önemsiyoruz. Çünkü farklı bakış açıları inovasyonu güçlendirir. İklimlendirme sektöründe kadın liderliğinin ve teknik alanlarda kadın istihdamının artmasını son derece değerli buluyorum. Genç kadın mühendislerin ve profesyonellerin sektöre katılımını destekleyen bir kurum kültürü oluşturmayı önemsiyoruz.
- Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?
Son olarak şunu vurgulamak isterim ki enerji dönüşümü artık bugünün gerçeği. Baymak olarak hedefimiz; yerli üretim gücümüzü küresel rekabetçilikle birleştirerek yüksek verimli, sürdürülebilir ve güvenilir çözümler sunmaya devam etmek. 2026’yı kalıcı dönüşümün temellerini daha da sağlamlaştırdığımız ve müşteri deneyiminde fark yarattığımız bir yıl olarak görüyoruz.
RÖPORTAJ
Kentsel Dönüşümde Hız ve Performans: Aynı Anda Mümkün
Yayınlandı
4 gün önce-
Nisan 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Bostik Türkiye Teknik Müdürü Ece HAN
Zamanla yarışılan dönüşüm projelerinde hata payına yer yok. Bostik’in hızlı kürlenen, yüksek yapışma gücüne sahip ürünleri; uygulama süresini kısaltırken maliyetleri düşürüyor, projelere hem hız hem güven katıyor.
1-Türkiye’nin deprem gerçeği göz önüne alındığında; mevcut yapı stokunun güçlendirilmesi için geliştirdiğiniz ekonomik ve hızlı uygulanabilir çözümler var mı? Depreme dayanıklı yapı üretiminde ürünlerinizin sağladığı teknik üstünlükler nelerdir? Nasıl bir fark oluşturuyorsunuz? Ulusal ve uluslararası hangi standartlara uygun üretim yapıyorsunuz? Sahip olduğunuz sertifikalar hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Uzun ömürlü ve güvenli yapıların en önemli adımlarından biri su yalıtımıdır. Deprem dayanımı çoğu zaman yalnızca taşıyıcı sistem üzerinden değerlendirilse de yapının zaman içerisindeki performansını belirleyen en kritik unsurlardan biri sudur. Suya maruz kalan yapılarda donatı korozyonu başlar, betonun iç yapısı zayıflar ve bu durum doğrudan taşıyıcı sistemin dayanımını düşürür. Bu nedenle temel altı su yalıtımı, perde duvarlar, çatı ve ıslak hacim uygulamaları; yalnızca konfor değil, doğrudan yapı güvenliği ile ilişkilidir. Yapıyı sudan korumak, deprem performansını korumaktır.
Bostik olarak biz su yalıtımı ve sızdırmazlık çözümlerimizi bu bakış açısıyla geliştiriyoruz. Çatlak köprüleme kabiliyeti yüksek, elastik ve zorlu saha koşullarına uyum sağlayabilen ürünlerimiz; hem yeni yapılarda hem de renovasyon ve güçlendirme projelerinde güvenilir çözümler sunar. Uygulama kolaylığı ve hızlı kürlenme avantajı sayesinde ise projelerde zaman ve maliyet optimizasyonu sağlar.
Sızdırmazlık ve yapıştırıcı grubundaki hibrit ve silikon teknolojilerimiz de yapı elemanları arasındaki birleşim noktalarında kalıcı performans sunarak sistem bütünlüğünü destekler.
Ürünlerimiz ilgili EN normları ve CE işaretlemesi kapsamında geliştirilmekte olup; EPD (Environmental Product Declaration), EMICODE gibi düşük emisyon sertifikaları ve ISEGA gibi uluslararası uygunluk belgeleri ile de çevresel ve sağlık kriterleri açısından desteklenmektedir. Bu sayede hem teknik performansı yüksek hem de sürdürülebilir çözümler sunuyoruz.
2-Kentsel dönüşüm sürecinde zaman ve maliyet optimizasyonu büyük önem taşıyor. Kentsel dönüşüm projelerinde yüksek performanslı ürünlerinizle sağladığınız teknik ve ekonomik avantajlar nelerdir? Bu projelerde en çok tercih edilen ürün gruplarınız hangileridir? Özellikle renovasyon ve güçlendirme projelerinde öne çıkan ürünleriniz hangileridir?
Kentsel dönüşüm projelerinde en kritik denge; hızlı uygulama ile uzun vadeli performansı birlikte sağlayabilmektir.
Bostik olarak hızlı kürlenen, kolay uygulanan ve farklı yüzeylere yüksek yapışma sağlayan ürünlerimizle uygulama süresini kısaltırken işçilik hatası riskini de azaltıyoruz. Bu da projelerde hem zaman hem maliyet avantajı yaratıyor. Bu süreçte en çok tercih edilen ürün gruplarımız; su yalıtım sistemleri, zemin çözümleri, yapıştırıcılar ve sızdırmazlık ürünleridir. Özellikle renovasyon projelerinde hızlı tamir harçları ve nemli yüzeylerde dahi güçlü yapışma sunan hibrit teknolojimiz sayesinde, zaman kaybetmeden güvenli uygulama ve etkin yalıtım imkânı sağlanır.
3-Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik kriterleri artık dönüşüm projelerinde zorunlu hale geliyor. Bu kapsamda çevreci ve düşük karbon ayak izine sahip ürünlerinizden bahsedebilir misiniz? Yeşil bina sertifikasyon süreçlerine (LEED, BREEAM vb.) katkı sağlayan ürünleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, yapı sektörünün temel gerekliliklerinden biri haline geldi. Bostik’in Avrupa menşeili bir marka olması, bu konuda yüksek standartlarla hareket etmemizi ve ürün geliştirme süreçlerinde çevresel etkileri önceliklendirmemizi sağlıyor.
Düşük VOC emisyonuna sahip, solvent ve zararlı bileşen içermeyen “yeşil” ürünlerimiz; iç mekân hava kalitesine katkı sağlarken daha sağlıklı yaşam alanları oluşturulmasına destek verir. Aynı zamanda uzun ömürlü ve dayanıklı çözümlerimiz, yapıların bakım ihtiyacını azaltarak karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlar.
EPD, EMICODE ve ISEGA gibi uluslararası sertifikalarla desteklenen ürünlerimiz, LEED ve BREEAM gibi yeşil bina sertifikasyon süreçlerine katkı sağlayacak şekilde konumlandırılmıştır.
4-2030 ve sonrası için deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm perspektifinde sektörün evrimini nasıl öngörüyorsunuz?
Türkiye’de mevcut yapı stokunun önemli bir kısmının güçlendirme ihtiyacı taşıdığı bilinen bir gerçek. Bu durum, kentsel dönüşüm sürecinin uzun soluklu ve çok boyutlu bir şekilde ele alınmasını zorunlu kılıyor. Dolayısıyla bu dönüşümün kısa vadede tamamlanabilecek bir süreçten ziyade, planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ilerlemesi gerektiğini düşünüyoruz.
2030 ve sonrasında yapı sektörünün odağında; dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve hız üçlüsünün daha da ön plana çıkacağını öngörüyoruz.
Deprem gerçeğiyle birlikte yalnızca yeni yapı üretimi değil, mevcut yapı stokunun güçlendirilmesi ve uzun ömürlü hale getirilmesi öncelik olmaya devam edecek. Bu süreçte malzeme teknolojilerinin daha yüksek performans, daha hızlı uygulama ve daha düşük çevresel etki sağlayacak şekilde gelişeceğini düşünüyoruz.
Aynı zamanda sistem çözümlerinin ve entegre yaklaşımların daha fazla önem kazanacağı bir döneme giriyoruz. Tekil ürünlerden ziyade, yapının tümünü kapsayan, uyumlu ve güvenilir sistemler tercih edilecek.
5-Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?
Son olarak tekrar vurgulamak isterim ki, yapı güvenliği söz konusu olduğunda gündemin yalnızca taşıyıcı sistemlerle sınırlı kalmaması gerekiyor. Bu sistemleri uzun ömürlü hale getirecek koruma çözümleri, özellikle su yalıtımı, yapı güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalıdır.
Su yalıtımının doğru tasarlanmadığı ve uygulanmadığı yapılarda zamanla oluşan hasarlar, doğrudan taşıyıcı sistem performansını etkileyebilmektedir. Bu nedenle su yalıtım sistemlerinin hem proje aşamasında hem de uygulama süreçlerinde daha fazla önceliklendirilmesi ve standart bir gereklilik olarak ele alınması gerektiğine inanıyoruz.
Önümüzdeki dönemde bu alanda farkındalığın artmasının yanı sıra, su yalıtımı uygulamalarının daha etkin şekilde denetlenmesi ve belirli standartlar çerçevesinde zorunlu hale getirilmesi, yapı kalitesini ve güvenliğini doğrudan etkileyen kritik bir adım olacaktır.
Bostik olarak, su yalıtımı ve sızdırmazlık çözümlerimiz ile yapıların yalnızca bugününü değil, uzun yıllar boyunca dayanıklılığını koruyarak güvenle ayakta kalmasını desteklemeyi hedefliyoruz.
Son Yazılar
- Enerji ve Kaynak Teknolojilerinde Global Güç: Fronius’un Sürdürülebilir Gelecek Vizyonu Nisan 21, 2026
- Global Bilgi, Yerel Uzmanlık: Doka’nın Proje Yönetim Modeli Nisan 21, 2026
- Siemens, Hannover Messe 2026’da Endüstriyel Yapay Zekayı Sahneye Taşıyor Nisan 20, 2026
- BORUSAN CAT, MARBLE İZMİR ULUSLARARASI DOĞAL TAŞ VE TEKNOLOJİLERİ FUARI’NA KATILDI Nisan 20, 2026
- Geleceği Şekillendiren Güç: Kadın Emeği Nisan 20, 2026
- ASAŞ, PVC Sistemlerinde Yalıtım Standardını INOVA Orta Contalı Sistem ile Yükseltiyor Nisan 20, 2026
- Heidelberg Materials AG, Akçansa’da bulunanSabancı hisselerine ilişkin ön alım hakkını kullandı Nisan 20, 2026
- Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş: Savaş Gündemine Rağmen Konut En Güvenli Liman Nisan 20, 2026
- Form Grup 7 Milyar TL’lik Performansın Ardından 2026’nın İlk Çeyreğinde Gücünü Pekiştirdi Nisan 20, 2026
- BİZİM EVLER 12’NİN YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİYLE ÜRETİLEN REKLAM FİLMİ YAYINDA Nisan 20, 2026
- Enerji Dönüşümünde Güçlü Adım: Baymak’tan Sürdürülebilir Büyüme Hamlesi Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Hız ve Performans: Aynı Anda Mümkün Nisan 17, 2026
- Enerji Verimliliğiyle Geleceğin Yapılarını İnşa Ediyor Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Güvenli ve Sürdürülebilir Yapılar: Su, Isı ve Yangın Yalıtımında Yeni Standartlar Nisan 17, 2026
- Çatı ve Cephe Sistemlerinde Yeni Dönem: Güvenlik, Performans ve Sürdürülebilirlik Nisan 17, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










