DAIKIN ISI POMPALARI, ENERJİ TASARRUFU VE KONFORU BİR ARADA SUNUYOR - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

DAIKIN ISI POMPALARI, ENERJİ TASARRUFU VE KONFORU BİR ARADA SUNUYOR

Yayınlandı

-

Kış aylarının dondurucu soğuklarında yüksek faturalarla uğraşmadan, verimli ve konforlu bir ısınma istemez misiniz? Daikin ısı pompaları, yenilenebilir enerji kullanımı sayesinde hem bütçenizi hem de çevreyi koruyor. Isıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarını düşük enerji tüketimiyle karşılayan bu sistemler, çevresel etkiyi minimuma indiriyor. Akıllı kontrol sistemleri sayesinde uzaktan yönetilebilen Daikin ısı pompaları, yazın serinlik kışın ise kesintisiz sıcaklık sunarak yıl boyu konfor sağlıyor. 

İklimlendirme sektörünün 100 yıllık inovatif markası Daikin, kış aylarının soğuk günlerinde hem enerji tasarrufu sağlamak hem de kesintisiz konforu yakalamak isteyenler için ısı pompalarıyla çevreci ve yenilikçi bir çözüm sunuyor. Isıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarını yüksek verimlilikle karşılayan Daikin ısı pompaları, doğanın sunduğu yenilenebilir enerjiyi kullanarak çevre dostu bir iklimlendirme sağlıyor. Enerji verimliliği ve ileri teknolojiye sahip Daikin çözümleri, doğalgaza kıyasla çok daha düşük maliyetle evleri ve iş yerlerini ısıtırken, yaz aylarında ise serinletme fonksiyonuyla dört mevsim konfor sunuyor.

ÇEVRE DOSTU ISINMA DAIKIN ISI POMPALARIYLA MÜMKÜN

Daikin ısı pompaları, dış ortam havasındaki ısıyı kullanarak minimum enerji tüketimiyle maksimum verim sağlıyor. Geleneksel ısıtma sistemlerine göre beş kata kadar daha verimli çalışan Daikin Altherma 3 serisi, fosil yakıt kullanımını azaltarak çevreye duyarlı bir ısınma seçeneği sunuyor. Isı pompaları, tükettiği enerjinin yaklaşık %80’ini hava, su veya jeotermal kaynaklardan elde ederken, yalnızca %20 oranında elektrik kullanıyor. Bu sayede doğalgaza bağımlılığı azaltarak enerji faturalarını düşürüyor ve karbon ayak izini minimize ediyor.

Daikin’in ürünlerinde kullandığı R-32 soğutucu akışkan, geleneksel soğutucu akışkanlara göre daha düşük küresel ısınma potansiyeline sahip olup, çevresel etkiyi azaltıyor. Bu sayede hem bireysel konutlar hem de ticari yapılar için enerji tasarrufunu en üst seviyeye çıkarıyor. 

KESİNTİSİZ KONFOR VE AKILLI KONTROL

Gelişmiş iklimlendirme çözümleriyle dikkat çeken Daikin ısı pompaları, yalnızca enerji verimliliği ile değil, aynı zamanda sunduğu konfor ile de öne çıkıyor. Akıllı kontrol sistemleri Daikin Onecta uygulaması sayesinde kullanıcılar, ısı pompalarını mobil cihazlarından uzaktan kontrol edebiliyor. Böylece, sıcaklık ayarları istenildiği gibi düzenlenebilirken, enerji tüketimi de takip edilebiliyor. Bu akıllı teknoloji, kullanım kolaylığı sağlarken gereksiz enerji tüketimini önleyerek ekstra tasarruf sağlıyor.

YAZIN DA SERİNLİK SUNAN ÇİFT YÖNLÜ ÇÖZÜM

Daikin ısı pompaları yalnızca kışın ısıtma sağlamakla kalmıyor, yaz aylarında da soğutma fonksiyonuyla dört mevsim konfor sunuyor. İklim değişikliklerine hızlı yanıt veren bu sistemler, tersine çevrilebilir ısı pompası prensibiyle çalışarak kışın ısıtma, yazın ise soğutma işlevi görüyor. Böylece, yaz aylarında fazla enerji harcamadan serin bir ortam sağlanırken, kışın yüksek enerji verimliliğiyle ekonomik bir ısınma çözümü sunuluyor.

Enerji verimliliği, çevre dostu teknolojisi ve dört mevsim kullanım avantajıyla sürdürülebilir bir ısınma ve soğutma çözümü sunuyor. Akıllı kontrol sistemleri, yenilenebilir enerji desteği ve üstün teknolojik altyapısı ile Daikin ısı pompaları, geleceğin iklimlendirme sistemleri arasında öncü konumda yer alıyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yalıtımda Uçtan Uca Çözümün Adı: ODE Yalıtım

Yayınlandı

-

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan

Temelden çatıya yapı yalıtımı, sanayi ve tesisler için teknik yalıtım çözümleri üreten ODE Yalıtım; sekiz modern üretim tesisi, Greentech Ar-Ge Merkezi ve global pazarlara uzanan vizyonuyla sektörde fark yaratıyor. 2025 yılı, hem 40. kuruluş yılı hem de stratejik yatırımlarla büyümenin hız kazandığı bir dönüm noktası oldu.

Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?

1985 yılında kurulan ve 1988 yılında yalıtım sektörüne odaklanma kararı alan ODE Yalıtım olarak, 1990 yılında ithalatçı, 1996 yılında ise üretici kimliği kazandık. 40 yıldır yalıtım sektöründe fark yaratmak, enerji verimliliği sağlayarak daha konforlu, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları inşa etmek hedefiyle çalışıyoruz. Yapı yalıtımı ve teknik yalıtım olmak üzere iki ana kategoride üretim yapıyoruz. Eskişehir ve Çorlu’da sekiz modern üretim tesisimiz bulunuyor. 4 binden fazla ürün çeşidimiz mevcut. Yapı yalıtımı alanında geliştirdiğimiz ürünlerle bir binanın temelinden çatısına kadar farklı detaylarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımı çözümleri üretiyoruz. Binaların tesisat yalıtımı, sanayi ve endüstriyel tesislerin yalıtımını kapsayan teknik yalıtımda ise kauçuk köpüğü, cam yünü ve taş yünü olmak üzere üç ürün grubunu da üreten ilk firmayız. Eskişehir’de kurduğumuz ileri teknolojiye sahip elastomerik kauçuk köpüğü üretim tesisimizle, Çin ve Almanya arasındaki coğrafyada teknik yalıtımda en büyük üretici konumuna geldik. 

Bugün Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi olarak, ürünlerimizi altı kıtada 80’in üzerinde ülkeye ulaştırıyor, dünya çapında enerji tasarrufuna katkı sağlıyoruz. Tasarımcıların ve uygulayıcıların işlerini kolaylaştırarak, hataları minimize eden ve uygulama hızını artıran yenilikçi yalıtım sistemleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyonla, “Greentech Ar-Ge” inovasyon merkezimizde, her bölgenin özgün ihtiyaçlarına yönelik sürekli olarak ürünlerimizi geliştiriyoruz. 

2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz?

2025 yılı, ODE Yalıtım için yalnızca bir iş yılı değil, 40’ıncı kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız stratejik bir dönüm noktası oldu. Türkiye’de ve global pazarlarda sürdürülebilir büyümemizi güçlendirirken, markamızın geleceğini şekillendirecek yatırımlarımıza da hız verdik. 2025–2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım planımızın ilk aşamasını Çorlu’daki cam yünü tesisimizde tamamladık. Fırın modernizasyonu ve otomasyon yatırımlarıyla kapasite ve verimlilik artışı sağladık. Bitümlü membran ürün grubunda özellikle Avrupa pazarında güçlü bir büyüme yakaladık. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve enerji verimliliği projelerinin yarattığı fırsatlar doğrultusunda, Romanya ve Bulgaristan başta olmak üzere bölgedeki varlığımızı güçlendirmek için Doğu Avrupa Ülke Müdürlüğü’nü kurduk. 

Aynı yıl, ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma alanlarında uzman DKM İnşaat ve Danışmanlık’ın çoğunluk hisselerini satın alarak mühendislik temelli danışmanlık kabiliyetimizi genişlettik ve uçtan uca çözüm sunan marka konumumuzu pekiştirdik. 

Yatırım planımız kapsamında R-Flex üretimini Eskişehir tesisimizde merkezileştiriyoruz. İlk fazda Türkiye’nin elastomerik kauçuk köpüğü ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını buradan karşılayacağız, ilerleyen dönemde ise toplam kapasiteyi iç pazar hacminin yaklaşık iki katına çıkaracağız. Bu yapı, rekabet gücümüzü ve ihracat potansiyelimizi artıracak. 

Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?

Yurt dışında kurulan bölge müdürlükleri, özellikle İngiltere ve Romanya’da lokal yerleşik personelle çalışılması sayesinde pazar dinamiklerine daha hızlı, doğru ve etkin şekilde cevap verme imkânı sunuyor. Bu yapı, müşteri beklentilerinin ve yerel ihtiyaçların daha yakından takip edilmesini sağlarken, markanın ilgili pazarlardaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırıyor. Öte yandan, piyasada denetim eksikliğinin bulunması, kaliteli ve yüksek performanslı ürünlere kıyasla çok daha düşük standartlara sahip ürünlerin kullanımına alan açıyor. Bu durum, kalite odaklı üretim yapan firmalar için haksız rekabet ortamı yaratıyor ve aynı zamanda Türkiye’deki yalıtım sektörünün güvenilirliğine, sürdürülebilir gelişimine ve uzun vadeli itibarına zarar veriyor.

Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?

2026 yılı, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda güçlü bir dönüşüm yılı olacak. Bu süreçte yalnızca ürün sunan bir marka olmanın ötesine geçerek, yalıtımda entegre çözümler sunan bir “yalıtım çözüm ortağı” olarak konumlanmayı hedefliyoruz. ODE Yalıtım olarak üretim kapasitemizi artırmaya, dijitalleşme ve Ar-Ge odaklı projelerle verimliliğimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Cam yünü, kauçuk köpüğü ve bitümlü membran yatırımlarımız hem iç pazarda hem de ihracatta rekabet gücümüzü destekleyen önemli adımlar olacak. Sürdürülebilirlik odağımız kapsamında, 2026 itibarıyla Çorlu tesisimizde Güneş Enerjisi Sistemi (GES) projemizi de devreye almayı planlıyoruz. Bu yatırım, çevresel etkilerimizi azaltma hedefimizin yanı sıra üretimde enerji verimliliğini artırma stratejimizin de önemli bir parçası. Türkiye’de ve yurt dışında, yalıtımı bir ürün değil, performans, verimlilik ve uzun vadeli değer yaratan bir sistem olarak ele alan yaklaşımımızla büyümemizi sürdürmeyi amaçlıyoruz.

2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak?

Avrupa, Birleşik Krallık ve Orta Doğu başta olmak üzere mevcut pazarlarda derinleşmeyi hedefliyoruz. Özellikle Birleşik Krallık pazarındaki faaliyetlerimizi önemli ölçüde büyütmeyi planlıyoruz. Bu pazar, bizim için stratejik açıdan büyük bir önem taşıyor ve önümüzdeki dönemde burada daha fazla projeye imza atmayı amaçlıyoruz.

Mevcut pazarlarda izlemeyi planladığınız yeni büyüme ve konumlanma stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu kapsamda, ihracata yönelik ürün geliştirme ve yatırım planlarınız bulunuyor mu?

Farklı pazarların ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayan ürünler geliştirerek ihracat gücümüzü sürekli artırıyoruz. Mevcut pazarlarda derinleşmek için ülke müdürlükleri kuruyoruz. Bu doğrultuda İngiltere ve Orta Avrupa başta olmak üzere Avrupa pazarında ülke müdürlükleri kurduk. 2023’te İngiltere/İrlanda, 2025’te ise Orta Avrupa Ülke Müdürlüğü’nün kurulması bu stratejinin önemli adımları oldu. Batı Avrupa, Orta Doğu ve Pasifik pazarlarında da satış hacmimizi bir önceki yıla göre artırdık. Ürünlerimizi daha sürdürülebilir ve yüksek performanslı hale getirmek, ihracat stratejimizin merkezinde yer alıyor. Cam yünü ürün grubumuz hem Türkiye’de hem de yurt dışı pazarlarda en güçlü alanlarımızdan biri. Bu ürünümüzü altı kıtaya ihraç ediyor, enerji tasarrufu ve çevre dostu çözümlerimizle fark yaratıyoruz.

Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip?

ODE Yalıtım olarak, çevre bilincinin güçlenmesiyle birlikte yalıtımın hayati öneminin her geçen gün daha da belirgin hale geldiğini vurguluyor ve bu alandaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. “Sıfır Karbon Misyonu” çerçevesinde enerji verimliliğini artıran uygulamaların yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı yatırımlara ve çevreci çözümlere odaklanıyoruz. Bu yaklaşımı, iklim kriziyle mücadelede somut katkı sağlayan stratejik bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz.

Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef olarak değil, kurum kültürümüzün ve iş stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma vizyonumuz; çevresel sorumluluk, ekonomik verimlilik ve toplumsal faydayı bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir yapılanma üzerine kurulu. Bu doğrultuda üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizde çevresel etkileri azaltmayı, kaynak kullanımını optimize etmeyi ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı önceliklendiriyoruz. “Yeşil Dünya Hedefimiz” ve “Sıfır Karbon Misyonumuz” kapsamında, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefimiz doğrultusunda somut adımlar atıyoruz.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda “Enerji Verimliliği”, “Sorumlu Üretim ve Tüketim”, “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” ile “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” başlıklarını önceliklendiriyoruz. Ekolojik çeşitliliğin korunmasından geri dönüştürülmüş malzeme kullanımına, enerji tüketiminin azaltılmasından paydaşlarımızın çevresel yönetim konularında bilgilendirilmesine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz.

Eskişehir tesisimizde 2022 yılında Sıfır Atık Belgesi’ni kazanarak çevresel sorumluluk alanındaki kararlılığımızı somut bir başarıyla ortaya koyduk. Sıfır Atık yaklaşımını üretimden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarımıza entegre ediyor; atıkların kaynağında azaltılmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.

Kısacası sürdürülebilirlik, ODE Yalıtım’da bir proje değil; tüm karar ve süreçlerimize yön veren kalıcı bir kurum kültürüdür.

Bugüne kadar yürüttüğünüz sosyal sorumluluk, çevresel sürdürülebilirlik ve sektöre katkı odaklı çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Önümüzdeki döneme yönelik planlarınız nelerdir?

Türkiye’de yalıtım sektöründeki ilk Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporu’nu hazırlayan şirket olarak, sürdürülebilir mimariye yönelik projeler yürütüyoruz. Sakarya’da, İki Okka girişimi tarafından hayata geçirilen pasif ev projesinin “Isı Yalıtımı Resmi Sponsoru” olduk. Pasif evler, ısıtma ve soğutma için çok az enerji kullanan yapılardır. Tipik bina stokuna kıyasla yüzde 90, yeni binalara göre ise yüzde 75’e varan enerji tasarrufu sağlar. Bu yapılar, yalıtım dışında bina kabuğu, havalandırma, doğrama, camlar ve ısı köprüsüz tasarım gibi özelliklerle sürdürülebilir yaşama katkı sunarken, konforu da artırır. Özellikle soğuk iklimlerde, ekstra ısıtma sistemine ihtiyaç duyulmaz. Bu konseptin, ülkemizde yeni olmasına rağmen hızla yaygınlaşacağını ve iklim krizi ile enerji krizine karşı önemli bir çözüm sunduğunu söyleyebiliriz.   Ayrıca, yeşil çatı çalışmalarımız da bulunuyor. Yeşil çatılar, toplu yaşam alanlarını şehre geri kazandırarak, şehirlerin yaşam kalitesini ve estetiğini artırıyor.  

ODE Yalıtım olarak kurulduğumuz günden bu yana yalnızca ürün ve üretim gücümüzle değil, sektörün bilgi birikimini geliştirme sorumluluğuyla da hareket ediyoruz. 40 yıldır yalıtım bilincinin artması, doğru uygulamaların yaygınlaşması ve sürdürülebilir yapı yaklaşımının güçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz. 

Türkiye’ye ve sektöre kalıcı değer katma vizyonumuz doğrultusunda; 1999 yılında “Binalarda ve Tesisatta Isı Yalıtımı”, 2011 yılında “Isı Yalıtımı”, 2021 yılında “Uygulamalı ve Örnekli Isı Yalıtımı” kitaplarını yayımladık. 2024 yılında ise binaların depreme karşı dayanıklılığında su yalıtımının hayati önemine dikkat çekmek amacıyla, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nil Türkeri’nin rehberliğinde; Y. Mimar Canan Baş ve Y. Mimar Sürhan Artuğ’un katkılarıyla hazırlanan dördüncü akademik referans kitabımız “Binalarda Su Yalıtımı”nı kamuoyuyla buluşturduk.

Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?

2025 yılında DKM ile önemli bir iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle, ısı ve su yalıtımındaki güçlü uzmanlığımızı ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma çözümleriyle tamamladık; yalıtımda tüm çözüm yelpazesini sunabilen tek firma konumuna yükseldik. Bu adımı yalnızca bir portföy genişlemesi olarak değil, mühendislik temelli ve bütüncül çözümlerle sektöre daha fazla değer katma vizyonumuzun doğal bir devamı olarak görüyoruz. Yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz; çünkü Türkiye’ye, yapı sektörünün geleceğine ve yalıtımın güvenli, konforlu ve sürdürülebilir yaşam alanları yaratmadaki kritik rolüne inanıyoruz.

Okumaya Devam Et

GENEL

İklimlendirmede Geleceği Bugünden Tasarlayan Marka: Vaillant Group

Yayınlandı

-

Vaillant Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan


Dijitalleşme, karbon nötr hedefler ve yenilenebilir enerji çözümleri… Vaillant Group, ısıtma ve soğutma teknolojilerinde sürdürülebilir yaşamın standartlarını yeniden belirliyor.

Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?

Vaillant Group olarak, iklimlendirme sektöründe 150 yılı aşan köklü geçmişimizle ısıtma, soğutma ve havalandırma alanlarında geniş bir ürün gamına sahibiz. Türkiye pazarında kombi, ısı pompası, akıllı kontrol sistemleri, şofben, panel radyatör ve klima gibi çözümlerimizle tüketicilerimizin hayatına değer katıyoruz. Bizim için öncelik, sadece cihaz üretmek değil, yaşam konforu sunmak.

Bizi rakiplerimizden ayrıştıran en temel unsur, mühendislik gücümüzü “insan odaklılık” ile birleştirmemiz. Ar-Ge çalışmalarımızda enerji verimliliğini merkeze alırken, satış sonrası hizmetlerdeki güçlü yapılanmamızla da kullanıcımıza güven veriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına yayılan geniş servis ağımız ve müşteri deneyimine verdiğimiz önem, markamızın pazardaki güçlü konumunu destekliyor. Özetle, yüksek teknolojiyi kullanım kolaylığıyla harmanlayarak “Sadece Vaillant ile mümkün” dedirten bir deneyim yaşatıyoruz.

2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?

2025 yılı, iklimlendirme sektörü için hem dönüşümün hem de adaptasyonun yılı oldu. Global çapta yaşanan enerji maliyetlerindeki değişimler ve çevre bilincinin artması, tüketicileri daha verimli sistemlere yöneltti. Biz bu dönemi, özellikle ısı pompası ve yüksek verimli yoğuşmalı cihazlarımızın pazar hacmini artırarak değerlendirdik.

Bu süreçte karşılaştığımız en büyük fırsat, yenilenebilir enerji çözümlerine olan ilginin artmasıydı. Zorluk tarafında ise ham madde maliyetleri ve lojistik süreçlerdeki küresel dalgalanmalar yer aldı. Ancak Vaillant Group’un esnek üretim yapısı ve güçlü tedarik zinciri yönetimi sayesinde bu süreci hedeflerimiz doğrultusunda, büyümemizi sürdürerek tamamladık.

Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz? 

2026 yılının, iklimlendirme sektöründe dijitalleşme ve karbon nötr hedeflerinin daha da somutlaştığı bir yıl olacağını öngörüyoruz. Akıllı ev sistemleriyle entegre çalışan, uzaktan yönetilebilen ve yapay zeka destekli cihazlar artık bir standart haline geliyor. Biz de 2026 stratejilerimizde bu dijital dönüşüme ve enerji verimliliğine odaklanıyoruz.

Özellikle ısı pompası teknolojilerine yaptığımız yatırımları artırarak, konutlarda düşük karbon salımı sağlayan çözümlerin yaygınlaşmasında önemli rol üstleniyoruz. Hidrojenle çalışan sistemler ve hibrit çözümler üzerinde yürüttüğümüz çalışmalarla, geleceğin ısınma teknolojilerine bugünden imza atıyoruz.

Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip? Bugüne kadar hayata geçirdiğiniz sosyal sorumluluk projeleriniz ile önümüzdeki dönemde planladığınız yeni çevresel ve sürdürülebilirlik odaklı projelerinizden bahsedebilir misiniz?   

Sürdürülebilirlik, Vaillant Group için bir kurumsal stratejiden öte, gelecek sorumluluğudur. Ekonomik başarı ile sosyal ve ekolojik standartların birbirine kopmaz bağlarla bağlı olduğuna inanıyoruz. Bu vizyonu, tüm dünyada yürüttüğümüz SEEDS (Çevre, Çalışanlar, Ürün Geliştirme ve Toplum için Sürdürülebilirlik) projesiyle hayata geçiriyoruz. Sürdürülebilirlik yönetimimiz, doğrudan grup CEO’muza raporlayarak bu konunun stratejik önemini ortaya koyuyor.

Türkiye özelinde ise bu vizyonu “3 Alanda Sürdürülebilirlik: Çevre, Toplum, Çalışan” projemizle bir üst seviyeye taşıdık. Geçtiğimiz yıl aldığı ödülle de başarısı tescillenen bu projemizle, hem ekolojik ayak izimizi azaltıyor hem de toplumsal fayda sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve toplumsal farkındalık yaratan projelere yatırım yapmaya devam edeceğiz.

Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?

Vaillant olarak, her zaman en iyisini sunma vizyonuyla hareket ediyoruz. Bizim için başarı, sadece satış rakamları değil, bir ailenin evindeki konforu güvenle sağlamaktır. Teknoloji geliştikçe biz de kendimizi yeniliyor, yarının ihtiyaçlarını bugünden tasarlıyoruz. İklimlendirme sistemlerinde güvenin ve kalitenin adresi olmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Enerji Tasarrufundan İklim Etkisine: 2026’ya Güçlü Bir Zemin 

Yayınlandı

-

NIPPON PAINT-BETEK / İNŞAAT GRUBU MARKA DİREKTÖRÜ Çağdaş Korkmaz

Nippon Paint-Betek, Dalmaçyalı markasıyla son 23 yılda 290 milyon m²’yi aşan ısı yalıtım uygulamasıyla milyonlarca hanenin sürdürülebilir yaşamına katkı sağlarken, 147 milyar TL’lik enerji tasarrufu ve 33 milyon ton eşdeğer sera gazı azaltımıyla çevresel etkiyi somut faydaya dönüştürdü. 2026’da enerji verimliliğini teşvik edecek finansal desteklerin devreye girmesiyle, doğru ürün-doğru kalınlık yaklaşımı ve bilimsel çalışmalar eşliğinde yalıtım uygulamalarının hız kazanması; ülkemizin enerji tasarrufu hedeflerine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına önemli katkı sunacak.

Yalıtım sektörü 2025 yılını oldukça önemli adımlar atarak geride bıraktı. Özellikle uzun yıllardır güncellenmesi gündemde olan TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardının yenilenerek 2025 Nisan ayında yürürlüğe girmesi, yalnızca sektörün gelişimi açısından değil, ülkemizin yapılarda enerji verimliliği alanında attığı en önemli adımlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Ülke olarak enerjimizin yaklaşık %33’ünü yapılarda tüketirken, bu tüketimin %80’i ısıtma ve soğutma amaçlı kullanılmaktadır. Bu açıdan, yenilenen TS 825 standardı ile hedeflenen “U” ısı geçirgenlik katsayıları ile hem daha doğru ısı yalıtımı uygulamalarının önü açılmış, hem de ısıtmaya göre daha fazla maliyetli olan soğutmaya yönelik ısı yalıtımının önemi vurgulanmıştır. Standardın getirdiği en büyük etki, iklim bölgeleri açısından daha net sınırların oluşturulması ve ülkemizdeki ortalama ısı yalıtım kalınlıklarının 2-3 cm artması ile Avrupa ülkeleri seviyesine yaklaşması olmuştur. Bu düzenleme, yeni yapılarda enerji verimliliği uygulamalarının artmasının yanı sıra mevcut yapılar için de önemli bir referans oluşturarak, enerji verimliliği düşük olan ve yaklaşık %70’lik kısmı oluşturan yapı stokunun dönüşümü açısından kritik önem taşımaktadır.

Nippon Paint-Betek olarak başta Dalmaçyalı markamız ile 2003 yılından bu yana ülkemizde ısı yalıtımı ve enerji verimliliğinin gelişimine katkı sağlamaktayız. Son 23 yılda, yaklaşık 290 milyon m² ısı yalıtım sisteminin yapılarda kullanımını sağlayarak, 3 milyonu aşkın konutta 12 milyonun üzerinde yaşayan hane halkının sürdürülebilir ve verimli bir yaşam sürmesine destek olduk. Bu sayede, bugünkü değeri ile 147 milyar TL’lik doğalgaz tasarrufu ile ülke ekonomisine katkı sağlarken, aynı zamanda 33 milyon ton eşdeğer sera gazı salımının önüne geçerek çevrenin korunmasına da destek olduk. 

2025 yılındaki bu gelişmelerin, başta 2026 olmak üzere sonraki yıllarda da ülkemizdeki enerji verimliliği dönüşümüne katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu dönüşümün en doğru ürünler şekilde gerçekleşebilmesi için sahip olduğumuz ısı yalıtım sistem üreticisi kimliği ve altyapısını da geliştirerek, standartların yön gösterdiği şekilde doğru yerde doğru ürünleri konumlandırmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda ısı yalıtımı alanında yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalara da önümüzdeki yıl devam ederek, ısı yalıtım sistemlerinin önemi ile doğru yalıtım kalınlıklarının enerji tasarrufuna etkilerine yönelik halkımızı bilinçlendirmeyi sürdüreceğiz.

Özellikle 2026 yılında enerji verimliliğini ve ısı yalıtım uygulamalarını teşvik edecek finansal desteklerin devreye girmesiyle, ülke olarak hedeflediğimiz tasarruf seviyelerine ulaşmamız ve enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmamız çok daha kolaylaşacaktır.

Okumaya Devam Et

Trendler