Yalıtımda Uçtan Uca Çözümün Adı: ODE Yalıtım - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Yalıtımda Uçtan Uca Çözümün Adı: ODE Yalıtım

Yayınlandı

-

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan

Temelden çatıya yapı yalıtımı, sanayi ve tesisler için teknik yalıtım çözümleri üreten ODE Yalıtım; sekiz modern üretim tesisi, Greentech Ar-Ge Merkezi ve global pazarlara uzanan vizyonuyla sektörde fark yaratıyor. 2025 yılı, hem 40. kuruluş yılı hem de stratejik yatırımlarla büyümenin hız kazandığı bir dönüm noktası oldu.

Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?

1985 yılında kurulan ve 1988 yılında yalıtım sektörüne odaklanma kararı alan ODE Yalıtım olarak, 1990 yılında ithalatçı, 1996 yılında ise üretici kimliği kazandık. 40 yıldır yalıtım sektöründe fark yaratmak, enerji verimliliği sağlayarak daha konforlu, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları inşa etmek hedefiyle çalışıyoruz. Yapı yalıtımı ve teknik yalıtım olmak üzere iki ana kategoride üretim yapıyoruz. Eskişehir ve Çorlu’da sekiz modern üretim tesisimiz bulunuyor. 4 binden fazla ürün çeşidimiz mevcut. Yapı yalıtımı alanında geliştirdiğimiz ürünlerle bir binanın temelinden çatısına kadar farklı detaylarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımı çözümleri üretiyoruz. Binaların tesisat yalıtımı, sanayi ve endüstriyel tesislerin yalıtımını kapsayan teknik yalıtımda ise kauçuk köpüğü, cam yünü ve taş yünü olmak üzere üç ürün grubunu da üreten ilk firmayız. Eskişehir’de kurduğumuz ileri teknolojiye sahip elastomerik kauçuk köpüğü üretim tesisimizle, Çin ve Almanya arasındaki coğrafyada teknik yalıtımda en büyük üretici konumuna geldik. 

Bugün Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi olarak, ürünlerimizi altı kıtada 80’in üzerinde ülkeye ulaştırıyor, dünya çapında enerji tasarrufuna katkı sağlıyoruz. Tasarımcıların ve uygulayıcıların işlerini kolaylaştırarak, hataları minimize eden ve uygulama hızını artıran yenilikçi yalıtım sistemleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyonla, “Greentech Ar-Ge” inovasyon merkezimizde, her bölgenin özgün ihtiyaçlarına yönelik sürekli olarak ürünlerimizi geliştiriyoruz. 

2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz?

2025 yılı, ODE Yalıtım için yalnızca bir iş yılı değil, 40’ıncı kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız stratejik bir dönüm noktası oldu. Türkiye’de ve global pazarlarda sürdürülebilir büyümemizi güçlendirirken, markamızın geleceğini şekillendirecek yatırımlarımıza da hız verdik. 2025–2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım planımızın ilk aşamasını Çorlu’daki cam yünü tesisimizde tamamladık. Fırın modernizasyonu ve otomasyon yatırımlarıyla kapasite ve verimlilik artışı sağladık. Bitümlü membran ürün grubunda özellikle Avrupa pazarında güçlü bir büyüme yakaladık. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve enerji verimliliği projelerinin yarattığı fırsatlar doğrultusunda, Romanya ve Bulgaristan başta olmak üzere bölgedeki varlığımızı güçlendirmek için Doğu Avrupa Ülke Müdürlüğü’nü kurduk. 

Aynı yıl, ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma alanlarında uzman DKM İnşaat ve Danışmanlık’ın çoğunluk hisselerini satın alarak mühendislik temelli danışmanlık kabiliyetimizi genişlettik ve uçtan uca çözüm sunan marka konumumuzu pekiştirdik. 

Yatırım planımız kapsamında R-Flex üretimini Eskişehir tesisimizde merkezileştiriyoruz. İlk fazda Türkiye’nin elastomerik kauçuk köpüğü ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını buradan karşılayacağız, ilerleyen dönemde ise toplam kapasiteyi iç pazar hacminin yaklaşık iki katına çıkaracağız. Bu yapı, rekabet gücümüzü ve ihracat potansiyelimizi artıracak. 

Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?

Yurt dışında kurulan bölge müdürlükleri, özellikle İngiltere ve Romanya’da lokal yerleşik personelle çalışılması sayesinde pazar dinamiklerine daha hızlı, doğru ve etkin şekilde cevap verme imkânı sunuyor. Bu yapı, müşteri beklentilerinin ve yerel ihtiyaçların daha yakından takip edilmesini sağlarken, markanın ilgili pazarlardaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırıyor. Öte yandan, piyasada denetim eksikliğinin bulunması, kaliteli ve yüksek performanslı ürünlere kıyasla çok daha düşük standartlara sahip ürünlerin kullanımına alan açıyor. Bu durum, kalite odaklı üretim yapan firmalar için haksız rekabet ortamı yaratıyor ve aynı zamanda Türkiye’deki yalıtım sektörünün güvenilirliğine, sürdürülebilir gelişimine ve uzun vadeli itibarına zarar veriyor.

Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?

2026 yılı, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda güçlü bir dönüşüm yılı olacak. Bu süreçte yalnızca ürün sunan bir marka olmanın ötesine geçerek, yalıtımda entegre çözümler sunan bir “yalıtım çözüm ortağı” olarak konumlanmayı hedefliyoruz. ODE Yalıtım olarak üretim kapasitemizi artırmaya, dijitalleşme ve Ar-Ge odaklı projelerle verimliliğimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Cam yünü, kauçuk köpüğü ve bitümlü membran yatırımlarımız hem iç pazarda hem de ihracatta rekabet gücümüzü destekleyen önemli adımlar olacak. Sürdürülebilirlik odağımız kapsamında, 2026 itibarıyla Çorlu tesisimizde Güneş Enerjisi Sistemi (GES) projemizi de devreye almayı planlıyoruz. Bu yatırım, çevresel etkilerimizi azaltma hedefimizin yanı sıra üretimde enerji verimliliğini artırma stratejimizin de önemli bir parçası. Türkiye’de ve yurt dışında, yalıtımı bir ürün değil, performans, verimlilik ve uzun vadeli değer yaratan bir sistem olarak ele alan yaklaşımımızla büyümemizi sürdürmeyi amaçlıyoruz.

2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak?

Avrupa, Birleşik Krallık ve Orta Doğu başta olmak üzere mevcut pazarlarda derinleşmeyi hedefliyoruz. Özellikle Birleşik Krallık pazarındaki faaliyetlerimizi önemli ölçüde büyütmeyi planlıyoruz. Bu pazar, bizim için stratejik açıdan büyük bir önem taşıyor ve önümüzdeki dönemde burada daha fazla projeye imza atmayı amaçlıyoruz.

Mevcut pazarlarda izlemeyi planladığınız yeni büyüme ve konumlanma stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu kapsamda, ihracata yönelik ürün geliştirme ve yatırım planlarınız bulunuyor mu?

Farklı pazarların ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayan ürünler geliştirerek ihracat gücümüzü sürekli artırıyoruz. Mevcut pazarlarda derinleşmek için ülke müdürlükleri kuruyoruz. Bu doğrultuda İngiltere ve Orta Avrupa başta olmak üzere Avrupa pazarında ülke müdürlükleri kurduk. 2023’te İngiltere/İrlanda, 2025’te ise Orta Avrupa Ülke Müdürlüğü’nün kurulması bu stratejinin önemli adımları oldu. Batı Avrupa, Orta Doğu ve Pasifik pazarlarında da satış hacmimizi bir önceki yıla göre artırdık. Ürünlerimizi daha sürdürülebilir ve yüksek performanslı hale getirmek, ihracat stratejimizin merkezinde yer alıyor. Cam yünü ürün grubumuz hem Türkiye’de hem de yurt dışı pazarlarda en güçlü alanlarımızdan biri. Bu ürünümüzü altı kıtaya ihraç ediyor, enerji tasarrufu ve çevre dostu çözümlerimizle fark yaratıyoruz.

Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip?

ODE Yalıtım olarak, çevre bilincinin güçlenmesiyle birlikte yalıtımın hayati öneminin her geçen gün daha da belirgin hale geldiğini vurguluyor ve bu alandaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. “Sıfır Karbon Misyonu” çerçevesinde enerji verimliliğini artıran uygulamaların yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı yatırımlara ve çevreci çözümlere odaklanıyoruz. Bu yaklaşımı, iklim kriziyle mücadelede somut katkı sağlayan stratejik bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz.

Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef olarak değil, kurum kültürümüzün ve iş stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma vizyonumuz; çevresel sorumluluk, ekonomik verimlilik ve toplumsal faydayı bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir yapılanma üzerine kurulu. Bu doğrultuda üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizde çevresel etkileri azaltmayı, kaynak kullanımını optimize etmeyi ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı önceliklendiriyoruz. “Yeşil Dünya Hedefimiz” ve “Sıfır Karbon Misyonumuz” kapsamında, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefimiz doğrultusunda somut adımlar atıyoruz.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda “Enerji Verimliliği”, “Sorumlu Üretim ve Tüketim”, “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” ile “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” başlıklarını önceliklendiriyoruz. Ekolojik çeşitliliğin korunmasından geri dönüştürülmüş malzeme kullanımına, enerji tüketiminin azaltılmasından paydaşlarımızın çevresel yönetim konularında bilgilendirilmesine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz.

Eskişehir tesisimizde 2022 yılında Sıfır Atık Belgesi’ni kazanarak çevresel sorumluluk alanındaki kararlılığımızı somut bir başarıyla ortaya koyduk. Sıfır Atık yaklaşımını üretimden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarımıza entegre ediyor; atıkların kaynağında azaltılmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.

Kısacası sürdürülebilirlik, ODE Yalıtım’da bir proje değil; tüm karar ve süreçlerimize yön veren kalıcı bir kurum kültürüdür.

Bugüne kadar yürüttüğünüz sosyal sorumluluk, çevresel sürdürülebilirlik ve sektöre katkı odaklı çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Önümüzdeki döneme yönelik planlarınız nelerdir?

Türkiye’de yalıtım sektöründeki ilk Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporu’nu hazırlayan şirket olarak, sürdürülebilir mimariye yönelik projeler yürütüyoruz. Sakarya’da, İki Okka girişimi tarafından hayata geçirilen pasif ev projesinin “Isı Yalıtımı Resmi Sponsoru” olduk. Pasif evler, ısıtma ve soğutma için çok az enerji kullanan yapılardır. Tipik bina stokuna kıyasla yüzde 90, yeni binalara göre ise yüzde 75’e varan enerji tasarrufu sağlar. Bu yapılar, yalıtım dışında bina kabuğu, havalandırma, doğrama, camlar ve ısı köprüsüz tasarım gibi özelliklerle sürdürülebilir yaşama katkı sunarken, konforu da artırır. Özellikle soğuk iklimlerde, ekstra ısıtma sistemine ihtiyaç duyulmaz. Bu konseptin, ülkemizde yeni olmasına rağmen hızla yaygınlaşacağını ve iklim krizi ile enerji krizine karşı önemli bir çözüm sunduğunu söyleyebiliriz.   Ayrıca, yeşil çatı çalışmalarımız da bulunuyor. Yeşil çatılar, toplu yaşam alanlarını şehre geri kazandırarak, şehirlerin yaşam kalitesini ve estetiğini artırıyor.  

ODE Yalıtım olarak kurulduğumuz günden bu yana yalnızca ürün ve üretim gücümüzle değil, sektörün bilgi birikimini geliştirme sorumluluğuyla da hareket ediyoruz. 40 yıldır yalıtım bilincinin artması, doğru uygulamaların yaygınlaşması ve sürdürülebilir yapı yaklaşımının güçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz. 

Türkiye’ye ve sektöre kalıcı değer katma vizyonumuz doğrultusunda; 1999 yılında “Binalarda ve Tesisatta Isı Yalıtımı”, 2011 yılında “Isı Yalıtımı”, 2021 yılında “Uygulamalı ve Örnekli Isı Yalıtımı” kitaplarını yayımladık. 2024 yılında ise binaların depreme karşı dayanıklılığında su yalıtımının hayati önemine dikkat çekmek amacıyla, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nil Türkeri’nin rehberliğinde; Y. Mimar Canan Baş ve Y. Mimar Sürhan Artuğ’un katkılarıyla hazırlanan dördüncü akademik referans kitabımız “Binalarda Su Yalıtımı”nı kamuoyuyla buluşturduk.

Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?

2025 yılında DKM ile önemli bir iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle, ısı ve su yalıtımındaki güçlü uzmanlığımızı ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma çözümleriyle tamamladık; yalıtımda tüm çözüm yelpazesini sunabilen tek firma konumuna yükseldik. Bu adımı yalnızca bir portföy genişlemesi olarak değil, mühendislik temelli ve bütüncül çözümlerle sektöre daha fazla değer katma vizyonumuzun doğal bir devamı olarak görüyoruz. Yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz; çünkü Türkiye’ye, yapı sektörünün geleceğine ve yalıtımın güvenli, konforlu ve sürdürülebilir yaşam alanları yaratmadaki kritik rolüne inanıyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Enerji ve Kaynak Teknolojilerinde Global Güç: Fronius’un Sürdürülebilir Gelecek Vizyonu

Yayınlandı

-

Nusret Bilen Fronius Türkiye Genel Müdürü


Kaynak teknolojilerinden güneş enerjisine uzanan geniş çözüm portföyüyle Fronius, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla hem sanayide hem de enerji sektöründe geleceğin dönüşümüne yön veriyor.

  1. Öncelikle Fronius’u daha yakından tanıyabilir miyiz? Şirketin global faaliyet alanları, temel teknoloji odakları ve Türkiye’deki yapılanması hakkında bilgi verebilir misiniz?

1945 yılında Avusturya’da kurulan Fronius, elektrik enerjisinin üretilmesi, dönüştürülmesi ve verimli şekilde kullanılması alanlarında dünya çapında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi. Kuruluşumuzdan bu yana inovasyon odaklı bir yaklaşım benimsiyor ve faaliyetlerimizi Fronius Welding ile Solar & Energy olmak üzere iki stratejik iş segmenti etrafında şekillendiriyoruz.

Fronius Welding iş segmenti kapsamında endüstriyel üretime yönelik yüksek hassasiyetli, verimli ve güvenilir kaynak teknolojileri geliştiriyoruz. Enerji verimliliği yüksek kaynak sistemlerimiz, proses optimizasyonu sayesinde hatalı üretim oranlarını düşürerek malzeme ve enerji israfını azaltıyor. Bu çözümler otomotivden ağır sanayiye kadar birçok sektörde üretim kalitesini ve verimliliği artırmaya katkı sağlıyor.

Solar & Energy tarafında ise inverter teknolojileri, enerji depolama sistemleri ve dijital enerji yönetim çözümleriyle bireysel, ticari ve endüstriyel kullanıcıların sürdürülebilir enerjiye geçişini destekliyoruz. Bugün yaklaşık 7 bin çalışanımız, dünya genelindeki 37 iştirakimiz ve 60’tan fazla ülkede yaygın servis ve partner ağımızla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye’de ise güçlü bir organizasyon yapımız bulunuyor. Satış, servis, teknik destek ve eğitim ekiplerimizin yanı sıra geniş iş ortağı ve servis ağımız sayesinde hem sanayi hem de enerji sektöründe müşterilerimize hızlı ve güvenilir çözümler sunuyoruz. Türkiye pazarı Fronius için stratejik öneme sahip ve uzun yıllardır burada güçlü bir teknoloji partneri olarak konumlanıyoruz.

  1. Günümüzde sürdürülebilirlik, sanayi ve teknoloji şirketlerinin stratejik gündeminde önemli bir yer tutuyor. Fronius’un kurumsal sürdürülebilirlik yaklaşımını ve bu alandaki önceliklerini nasıl tanımlarsınız?

Sürdürülebilirlik bizim için uzun vadeli gelişim stratejisinin temel unsurlarından biri. Enerji verimliliği, kaynakların sorumlu kullanımı ve uzun ömürlü teknolojiler geliştirmek, tüm faaliyetlerimizin merkezinde yer alıyor. Bu yaklaşımı çevresel sorumluluk, ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal katkı başlıkları altında ele alıyoruz. Solar & Energy iş segmentimizde geliştirdiğimiz inverter teknolojileri ve enerji yönetim çözümleri, yenilenebilir enerjinin daha verimli kullanılmasına katkı sağlıyor. Fronius Welding tarafında ise sürdürülebilirliği üretim süreçlerinin verimliliği üzerinden ele alıyoruz. Enerji tasarrufu sağlayan kaynak teknolojileri, sıfır hata ve minimum atık yaklaşımıyla üretim hatlarında hem enerji tüketimini hem de malzeme kaybını azaltıyor. Uzun ömürlü ve tamir edilebilir ürün yapımız da ekipmanların kullanım süresini uzatarak kaynak tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor.

  1. Enerji dönüşümü küresel ölçekte hız kazanırken şirketlerin enerji yönetimi ve verimlilik konularındaki sorumlulukları da artıyor. Fronius bu dönüşüm sürecine hangi çözümleri ve teknolojileriyle katkı sunuyor?

Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasıyla birlikte enerji üretimi, tüketimi ve yönetimi konusunda daha bağlantılı ve veri odaklı sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Fronius olarak bu dönüşüme özellikle Solar & Energy iş segmentimiz kapsamında geliştirdiğimiz teknolojilerle katkı sağlıyoruz. Geliştirdiğimiz inverter teknolojileri güneş enerjisinin verimli şekilde kullanılmasını mümkün kılarken Solar.web platformu sayesinde kullanıcılar enerji üretim ve tüketim verilerini gerçek zamanlı olarak izleyebiliyor. Bu sayede enerji yönetimi daha şeffaf ve daha verimli hale geliyor. Bu yaklaşımı “Güneşin gücüyle, 24 saat kesintisiz bağlantı” anlayışıyla ifade ediyoruz. Öte yandan Fronius Welding tarafında da üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artıran teknolojiler geliştiriyoruz. Modern kaynak sistemlerimiz daha düşük enerji tüketimiyle yüksek performans sunarken proses stabilitesi sayesinde yeniden işleme ve hurda oranlarını azaltıyor. Bu da sanayide sürdürülebilir üretime doğrudan katkı sağlıyor.

  1. Solar & Energy alanındaki çözümleriniz enerji üretimi ve tüketimi konusundaki dönüşüm sürecinde nasıl bir rol üstleniyor?

Yenilenebilir enerji sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte enerji üretimi daha dağıtık ve daha esnek bir yapıya dönüşüyor. Bu yeni enerji ekosisteminde enerjinin doğru şekilde yönetilmesi ve tüketimle dengelenmesi büyük önem taşıyor. Solar & Energy çözümlerimiz bu dönüşümde önemli bir rol üstleniyor. Geliştirdiğimiz inverter teknolojileri sayesinde güneş enerjisinden maksimum verim elde edilmesini sağlıyoruz. Ayrıca Fronius teknolojilerinin önemli bir özelliği de Avrupa’da üretim anlayışına dayanmasıdır. “Powered by Europe” yaklaşımıyla geliştirilen sistemlerimiz Avusturya mühendislik standartlarını yansıtırken aynı zamanda krizlere dayanıklı ve güvenilir bir tedarik zinciri yapısına sahip. Bu sayede müşterilerimize uzun vadeli, güvenilir ve yüksek performanslı enerji sistemleri sunabiliyoruz.

  1. Sürdürülebilirlik günümüzde üretim süreçleri, ürün yaşam döngüsü ve kurumsal operasyonlar gibi birçok başlığı kapsıyor. Fronius bu alanlarda nasıl bir yaklaşım benimsiyor?

Sürdürülebilirlik yalnızca enerji üretimiyle sınırlı bir başlık değil; ürün tasarımından üretim süreçlerine kadar geniş bir perspektifi kapsıyor. Bu nedenle Fronius olarak ürünlerimizi mümkün olan en uzun ömürlü olacak şekilde tasarlamaya büyük önem veriyoruz. Ürünlerimizin tamir edilebilir yapıda olması bu yaklaşımın önemli bir parçası. Birçok sektörde ekipmanlar arıza durumunda tamamen değiştirilirken, Fronius teknolojilerinde parça bazlı tamir ve bakım mümkün. Bu sayede hem ürün ömrü uzuyor hem de kaynak tüketimi azalıyor.

Aynı zamanda Fronius Welding segmentinde geliştirdiğimiz yüksek verimli kaynak sistemleri, üretim hatlarında hata oranlarını düşürerek malzeme kaybını azaltıyor. Solar & Energy tarafında ise enerji verimliliği yüksek inverter teknolojileri ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde daha sürdürülebilir bir enerji kullanımına katkı sağlıyoruz.

  1. Fronius’un dijital çözümleri ve teknolojik altyapısı sürdürülebilir üretim hedeflerini nasıl destekliyor?

Dijitalleşme günümüzde üretim ve enerji yönetimi süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaratıyor. Veri analitiği ve bağlantılı sistemler sayesinde performansın daha yakından izlenmesi ve optimize edilmesi mümkün hale geliyor. Solar & Energy tarafında Solar.web platformumuz kullanıcıların sistemlerini gerçek zamanlı olarak izlemesine olanak tanıyor. Enerji üretimi, tüketimi ve depolama verileri tek bir platform üzerinden analiz edilebiliyor. Bu yaklaşım enerji verimliliğini artırırken kullanıcıların daha bilinçli enerji yönetimi kararları almasına yardımcı oluyor. Fronius Welding tarafında ise dijital kaynak çözümleri üretim hatlarında süreç verilerini analiz ederek kaliteyi ve verimliliği artırıyor. Bu sayede hem enerji tüketimi hem de malzeme kaybı azalıyor.

  1. Önümüzdeki yıllarda enerji ve sanayi alanlarında sürdürülebilirlik açısından nasıl bir dönüşüm öngörüyorsunuz? Fronius’un bu dönüşümdeki rolü sizce nasıl şekillenecek?

Önümüzdeki yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarının payı artarken enerji depolama, dijital enerji yönetimi ve akıllı şebeke çözümleri bu dönüşümün önemli parçaları olacak. Fronius olarak bu dönüşümün aktif bir parçası olmayı hedefliyoruz. Solar & Energy tarafında güneş enerjisi sistemlerinin daha bağlantılı ve daha akıllı hale gelmesini sağlayan teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz. Solar.web gibi dijital platformlar sayesinde kullanıcıların enerji üretimlerini daha etkin şekilde yönetebildiği bir ekosistem oluşacağını öngörüyoruz. Sanayi tarafında ise Fronius Welding teknolojileri üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artıran ve hatalı üretimi minimize eden çözümler sunmaya devam edecek. “Powered by Europe” yaklaşımıyla geliştirilen, uzun ömürlü ve tamir edilebilir ürünlerimiz sayesinde hem sürdürülebilir üretime hem de güvenilir teknoloji altyapısına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Siemens, Hannover Messe 2026’da  Endüstriyel Yapay Zekayı Sahneye Taşıyor

Yayınlandı

-

  • Sanayi için artan dayanıklılık ve rekabet gücü
  • Kalite ve verimliliği artırmak için sektöre özel yapay zeka çözümleri
  • Veri merkezlerinin büyük ölçüde artan enerji gereksinimlerini karşılayacak çözümler

Bu yılki Hannover Messe’de, Siemens yeni dijital çözümlerin endüstriyi ve bir üretim üssü olarak Avrupa’yı geleceğe nasıl hazırladığını gözler önüne serecek. Özellikle beceri eksikliği, kıt kaynaklar, değişken piyasalar ve artan karmaşıklık ortamında, yapay zeka ve kapsamlı bir dijital ikiz gibi teknolojiler, inovasyonu hızlandırarak, üretkenliği artırarak ve şirketlerin kaynak verimliliğini geliştirerek belirleyici rekabet avantajları sağlayabilir.

Siemens AG Başkanı ve CEO’su Roland Busch konuyla ilgili şunları söyledi: “Endüstriyel yapay zeka gelecekte endüstride kimin liderlik edeceğini belirleyecek. Bu nedenle, tasarım ve mühendislikten üretim ve işletmeye kadar yapay zekayı gerçek dünyaya taşıyan endüstriyel bir yapay zeka işletim sistemi inşa ediyoruz. Bu da müşterilerimize net bir rekabet avantajı sağlayarak onları daha hızlı, daha verimli ve daha esnek hale getiriyor.”

Hannover Messe’de, Siemens özellikle robotik alanındaki yeni endüstriyel yapay zeka ürünlerini ve projelerini sergilerken, yeni teknolojilerin tedarik zincirlerini ve lojistik süreçlerini nasıl daha esnek hale getirebileceğini gösterecek.

Siemens standında, günümüz teknolojisinin halihazırda neler sunabildiği ve birkaç yıl içinde fabrikalarda günlük işleyişin nasıl şekillenebileceği de vurgulanacak.

Bu yılın odak noktalarından biri de tüketim ürünleri sektörü. Siemens, ABD’li gıda üreticileri Pringles ve PepsiCo’nun değer zincirlerini nasıl dijitalleştirdiğini Şirketlerin endüstriyel yapay zekadan yararlanarak verilerinden katma değer üretmesiyle ürünlerini pazara daha hızlı ve daha güvenilir bir şekilde sunabilmesi de bu kapsamda ele alınacak. Örneğin, ürün şartnameleri doğrudan tariflerle bağlantılı olacak, lojistik, depolama ve tedarik zincirleri birbirine bağlanacak ve böylece tamamen şeffaf ve izlenebilir olacak. Siemens standında ayrıca, doğrudan müşterinin bulunduğu yerde inşa edilebilen ve yerel pazar değişikliklerine çok hızlı yanıt vermek için simülasyon teknolojisi ve yapay zeka kullanan esnek, modüler bir mini fabrika olan pop-up fabrika da vurgulanacak.

Ziyaretçiler üretimin geleceği hakkında da fikir sahibi olacak. İnovasyon Merkezinde, ziyaretçiler endüstriyel yapay zekanın giderek daha otonom hale gelen bir endüstriyi nasıl şekillendirdiğini görecek. Katmanlı üretim kullanılarak ayakkabı tabanlarının esnek bir şekilde üretilmesi buna yönelik bir örnek olarak ön plana çıkıyor. Kullanıcılar bireysel özelleştirme taleplerini bir yapay zeka sohbet arayüzü aracılığıyla giriyor. Daha sonra, arka plandaki yapay zeka doğru tasarım araçlarını koordine ediyor. Üretim yapay zeka ajanları tarafından otonom olarak yönetiliyor, insansı robotlar ayakkabıları üretim süreci boyunca taşıyor ve yapay zeka kontrollü robotlar bitmiş ürünü paketliyor.

Veri merkezlerinin büyük ölçüde artan enerji gereksinimleri de Siemens standında odak noktası olacak. Günümüzde her 100 enerji santralinden biri yalnızca veri merkezlerini desteklemek için çalışıyor. 2030 yılına kadar bu sayı her 10 enerji santralinden birine yükselebilir. Bu merkezler, doğru akımla (DC) çalışan verimli, yüksek performanslı güç şebekelerine ihtiyaç duymaktadır. DC güç şebekeleri daha yüksek güç yoğunlukları sağlamakta ve yeni nesil veri merkezleri için temel oluşturmaktadır. Güneş enerjisi ve batarya depolama gibi yenilenebilir enerji kaynakları da bu şebekelere entegre edilebilir. Sonuç olarak, operatörler yalnızca daha fazla verimlilikten değil, aynı zamanda piyasadaki dalgalanmalardan bağımsız olarak daha sürdürülebilir ve istikrarlı bir enerji arzından da faydalanacak. Bu çerçevede Siemens, DC güç şebekelerinin gereksinimlerine göre uyarlanmış ilk yarı iletken tabanlı koruma ve anahtarlama sistemini sunacak. Bu teknoloji DC’yi olağanüstü hız ve hassasiyetle koruyup gerekli geçişi gerçekleştirmektedir.

Siemens, Hannover Messe’deki 20-24 Nisan 2026 tarihleri arasında 27. Salon’daki A48 numaralı stantta yer alacak. Şirket, 20 Nisan günü saat 17:45’te Siemens standında bir basın toplantısı düzenleyecek. Konferans çevrim içi olarak da canlı yayınlanacak. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in 20 Nisan sabahı Siemens standını ziyaret etmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

BORUSAN CAT, MARBLE İZMİR ULUSLARARASI DOĞAL TAŞ VE TEKNOLOJİLERİ FUARI’NA KATILDI

Yayınlandı

-

Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, 14–17 Nisan 2026 tarihleri arasında bu yıl 31’incisi düzenlenen Marble İzmir Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’na katılarak doğal taş sektörüne özel ürün, hizmet ve dijital çözümlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Şirket, mermer sahalarında yüksek performans, dayanıklılık ve verimlilik sunan iş makineleriyle birlikte müşteri deneyimini güçlendiren teknoloji odaklı çözümlerini fuar alanında sergiledi.

“Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat, doğal taş sektörünü bir araya getiren ve bu yıl 31’incisi düzenlenen Marble İzmir Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’na, mermer sahalarıyla özdeşleşen iş makinelerinden Cat® 980 Lastikli Yükleyici modeliyle katıldı.

Mermer sektörüne özel güç, dayanıklılık ve performans

Borusan Cat, fuarda Cat® 980 Lastikli Yükleyici’yi mermer uygulamalarına özel tasarımı, yüksek performansı ve gelişmiş teknolojileriyle ziyaretçilerin beğenisine sundu. Zorlu mermer sahalarında güçlü performans, güvenilirlik ve verimlilik arayan profesyoneller için geliştirilen Cat 980, sınıfının en yüksek blok taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. Gelişmiş hidrolik sistemi ve optimize edilmiş taşıma teknolojisi sayesinde en ağır mermer bloklarının bile kolay, güvenli ve minimum zaman kaybıyla taşınmasına yardımcı olan Cat 980, mermer endüstrisinin ihtiyaçlarına uygun üstün bir çalışma deneyimi sunuyor.

Akıllı teknolojilerle daha yüksek kontrol ve verimlilik

Cat 980, yalnızca gücüyle değil, aynı zamanda sunduğu akıllı teknolojilerle de dikkat çekiyor. Borusan Cat’in fuarda öne çıkardığı çözümler arasında yer alan VisionLink, makinenin performans verilerine, yakıt tüketimine, üretkenliğine ve çalışma geçmişine tek platformdan erişim imkanı sunuyor. Böylece kullanıcılar operasyonlarını her an, her yerden takip edebiliyor; duruş sürelerini azaltıp verimliliği artırabiliyor. Cat Akıllı Görüş Sistemi (Cat Detect), çevresel farkındalığı artırarak kör noktaları azaltıyor ve operatörün etrafındaki riskleri gerçek zamanlı olarak bildiriyor. Zorlu saha koşullarında maksimum görüş ve maksimum güvenlik sağlayan sistem, iş güvenliği standartlarını destekliyor. Cat Güvenlik Teknolojileri (Cat Safety) ise alarm sistemleri, otomatik uyarılar ve güvenli çalışma yardımcıları ile operatör, ekipman ve saha güvenliğine ek bir koruma katmanı kazandırıyor. Bu özelliklere ek olarak, Cat Kantar Teknolojisi (Cat Payload) sayesinde her yük hassas biçimde tartılabiliyor. Bu teknoloji, gereksiz yakıt tüketiminin azaltılmasına, yükleme hatalarının minimuma inmesine ve günlük taşınan blok miktarının net biçimde ölçülmesine katkı sağlıyor.

Boom360 ile hizmetler tek uygulamada

Borusan Cat, fuarda yalnızca iş makinesi çözümlerini değil, aynı zamanda müşterilerine sunduğu dijital deneyimi de katılımcılarla buluşturdu. Borusan Cat’in süper uygulaması Boom360; kullanıcıların kampanyaları takip etmesine, teklif almasına, servis çağırmasına, ekipmanlarını yönetmesine ve Borusan Cat güvencesiyle birçok hizmete tek noktadan erişmesine olanak tanıyor. 

Boom360 sayesinde kullanıcılar ürün ve hizmet bilgilerine ulaşabiliyor, ekipmanlarını takip edebiliyor ve bakım süreçlerini kolayca yönetebiliyor. Borusan Cat, bu uygulama ile teknoloji, verimlilik ve konforu bir arada sunarak müşteri deneyimini güçlendirmeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye