GENEL
Yalıtımda Uçtan Uca Çözümün Adı: ODE Yalıtım
Yayınlandı
6 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan
Temelden çatıya yapı yalıtımı, sanayi ve tesisler için teknik yalıtım çözümleri üreten ODE Yalıtım; sekiz modern üretim tesisi, Greentech Ar-Ge Merkezi ve global pazarlara uzanan vizyonuyla sektörde fark yaratıyor. 2025 yılı, hem 40. kuruluş yılı hem de stratejik yatırımlarla büyümenin hız kazandığı bir dönüm noktası oldu.
Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?
1985 yılında kurulan ve 1988 yılında yalıtım sektörüne odaklanma kararı alan ODE Yalıtım olarak, 1990 yılında ithalatçı, 1996 yılında ise üretici kimliği kazandık. 40 yıldır yalıtım sektöründe fark yaratmak, enerji verimliliği sağlayarak daha konforlu, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları inşa etmek hedefiyle çalışıyoruz. Yapı yalıtımı ve teknik yalıtım olmak üzere iki ana kategoride üretim yapıyoruz. Eskişehir ve Çorlu’da sekiz modern üretim tesisimiz bulunuyor. 4 binden fazla ürün çeşidimiz mevcut. Yapı yalıtımı alanında geliştirdiğimiz ürünlerle bir binanın temelinden çatısına kadar farklı detaylarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımı çözümleri üretiyoruz. Binaların tesisat yalıtımı, sanayi ve endüstriyel tesislerin yalıtımını kapsayan teknik yalıtımda ise kauçuk köpüğü, cam yünü ve taş yünü olmak üzere üç ürün grubunu da üreten ilk firmayız. Eskişehir’de kurduğumuz ileri teknolojiye sahip elastomerik kauçuk köpüğü üretim tesisimizle, Çin ve Almanya arasındaki coğrafyada teknik yalıtımda en büyük üretici konumuna geldik.
Bugün Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi olarak, ürünlerimizi altı kıtada 80’in üzerinde ülkeye ulaştırıyor, dünya çapında enerji tasarrufuna katkı sağlıyoruz. Tasarımcıların ve uygulayıcıların işlerini kolaylaştırarak, hataları minimize eden ve uygulama hızını artıran yenilikçi yalıtım sistemleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyonla, “Greentech Ar-Ge” inovasyon merkezimizde, her bölgenin özgün ihtiyaçlarına yönelik sürekli olarak ürünlerimizi geliştiriyoruz.
2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı, ODE Yalıtım için yalnızca bir iş yılı değil, 40’ıncı kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız stratejik bir dönüm noktası oldu. Türkiye’de ve global pazarlarda sürdürülebilir büyümemizi güçlendirirken, markamızın geleceğini şekillendirecek yatırımlarımıza da hız verdik. 2025–2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım planımızın ilk aşamasını Çorlu’daki cam yünü tesisimizde tamamladık. Fırın modernizasyonu ve otomasyon yatırımlarıyla kapasite ve verimlilik artışı sağladık. Bitümlü membran ürün grubunda özellikle Avrupa pazarında güçlü bir büyüme yakaladık. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve enerji verimliliği projelerinin yarattığı fırsatlar doğrultusunda, Romanya ve Bulgaristan başta olmak üzere bölgedeki varlığımızı güçlendirmek için Doğu Avrupa Ülke Müdürlüğü’nü kurduk.
Aynı yıl, ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma alanlarında uzman DKM İnşaat ve Danışmanlık’ın çoğunluk hisselerini satın alarak mühendislik temelli danışmanlık kabiliyetimizi genişlettik ve uçtan uca çözüm sunan marka konumumuzu pekiştirdik.
Yatırım planımız kapsamında R-Flex üretimini Eskişehir tesisimizde merkezileştiriyoruz. İlk fazda Türkiye’nin elastomerik kauçuk köpüğü ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını buradan karşılayacağız, ilerleyen dönemde ise toplam kapasiteyi iç pazar hacminin yaklaşık iki katına çıkaracağız. Bu yapı, rekabet gücümüzü ve ihracat potansiyelimizi artıracak.
Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?
Yurt dışında kurulan bölge müdürlükleri, özellikle İngiltere ve Romanya’da lokal yerleşik personelle çalışılması sayesinde pazar dinamiklerine daha hızlı, doğru ve etkin şekilde cevap verme imkânı sunuyor. Bu yapı, müşteri beklentilerinin ve yerel ihtiyaçların daha yakından takip edilmesini sağlarken, markanın ilgili pazarlardaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırıyor. Öte yandan, piyasada denetim eksikliğinin bulunması, kaliteli ve yüksek performanslı ürünlere kıyasla çok daha düşük standartlara sahip ürünlerin kullanımına alan açıyor. Bu durum, kalite odaklı üretim yapan firmalar için haksız rekabet ortamı yaratıyor ve aynı zamanda Türkiye’deki yalıtım sektörünün güvenilirliğine, sürdürülebilir gelişimine ve uzun vadeli itibarına zarar veriyor.
Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?
2026 yılı, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda güçlü bir dönüşüm yılı olacak. Bu süreçte yalnızca ürün sunan bir marka olmanın ötesine geçerek, yalıtımda entegre çözümler sunan bir “yalıtım çözüm ortağı” olarak konumlanmayı hedefliyoruz. ODE Yalıtım olarak üretim kapasitemizi artırmaya, dijitalleşme ve Ar-Ge odaklı projelerle verimliliğimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Cam yünü, kauçuk köpüğü ve bitümlü membran yatırımlarımız hem iç pazarda hem de ihracatta rekabet gücümüzü destekleyen önemli adımlar olacak. Sürdürülebilirlik odağımız kapsamında, 2026 itibarıyla Çorlu tesisimizde Güneş Enerjisi Sistemi (GES) projemizi de devreye almayı planlıyoruz. Bu yatırım, çevresel etkilerimizi azaltma hedefimizin yanı sıra üretimde enerji verimliliğini artırma stratejimizin de önemli bir parçası. Türkiye’de ve yurt dışında, yalıtımı bir ürün değil, performans, verimlilik ve uzun vadeli değer yaratan bir sistem olarak ele alan yaklaşımımızla büyümemizi sürdürmeyi amaçlıyoruz.
2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak?
Avrupa, Birleşik Krallık ve Orta Doğu başta olmak üzere mevcut pazarlarda derinleşmeyi hedefliyoruz. Özellikle Birleşik Krallık pazarındaki faaliyetlerimizi önemli ölçüde büyütmeyi planlıyoruz. Bu pazar, bizim için stratejik açıdan büyük bir önem taşıyor ve önümüzdeki dönemde burada daha fazla projeye imza atmayı amaçlıyoruz.
Mevcut pazarlarda izlemeyi planladığınız yeni büyüme ve konumlanma stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu kapsamda, ihracata yönelik ürün geliştirme ve yatırım planlarınız bulunuyor mu?
Farklı pazarların ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayan ürünler geliştirerek ihracat gücümüzü sürekli artırıyoruz. Mevcut pazarlarda derinleşmek için ülke müdürlükleri kuruyoruz. Bu doğrultuda İngiltere ve Orta Avrupa başta olmak üzere Avrupa pazarında ülke müdürlükleri kurduk. 2023’te İngiltere/İrlanda, 2025’te ise Orta Avrupa Ülke Müdürlüğü’nün kurulması bu stratejinin önemli adımları oldu. Batı Avrupa, Orta Doğu ve Pasifik pazarlarında da satış hacmimizi bir önceki yıla göre artırdık. Ürünlerimizi daha sürdürülebilir ve yüksek performanslı hale getirmek, ihracat stratejimizin merkezinde yer alıyor. Cam yünü ürün grubumuz hem Türkiye’de hem de yurt dışı pazarlarda en güçlü alanlarımızdan biri. Bu ürünümüzü altı kıtaya ihraç ediyor, enerji tasarrufu ve çevre dostu çözümlerimizle fark yaratıyoruz.
Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip?
ODE Yalıtım olarak, çevre bilincinin güçlenmesiyle birlikte yalıtımın hayati öneminin her geçen gün daha da belirgin hale geldiğini vurguluyor ve bu alandaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. “Sıfır Karbon Misyonu” çerçevesinde enerji verimliliğini artıran uygulamaların yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı yatırımlara ve çevreci çözümlere odaklanıyoruz. Bu yaklaşımı, iklim kriziyle mücadelede somut katkı sağlayan stratejik bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz.
Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef olarak değil, kurum kültürümüzün ve iş stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma vizyonumuz; çevresel sorumluluk, ekonomik verimlilik ve toplumsal faydayı bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir yapılanma üzerine kurulu. Bu doğrultuda üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizde çevresel etkileri azaltmayı, kaynak kullanımını optimize etmeyi ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı önceliklendiriyoruz. “Yeşil Dünya Hedefimiz” ve “Sıfır Karbon Misyonumuz” kapsamında, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefimiz doğrultusunda somut adımlar atıyoruz.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda “Enerji Verimliliği”, “Sorumlu Üretim ve Tüketim”, “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” ile “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” başlıklarını önceliklendiriyoruz. Ekolojik çeşitliliğin korunmasından geri dönüştürülmüş malzeme kullanımına, enerji tüketiminin azaltılmasından paydaşlarımızın çevresel yönetim konularında bilgilendirilmesine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz.
Eskişehir tesisimizde 2022 yılında Sıfır Atık Belgesi’ni kazanarak çevresel sorumluluk alanındaki kararlılığımızı somut bir başarıyla ortaya koyduk. Sıfır Atık yaklaşımını üretimden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarımıza entegre ediyor; atıkların kaynağında azaltılmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.
Kısacası sürdürülebilirlik, ODE Yalıtım’da bir proje değil; tüm karar ve süreçlerimize yön veren kalıcı bir kurum kültürüdür.
Bugüne kadar yürüttüğünüz sosyal sorumluluk, çevresel sürdürülebilirlik ve sektöre katkı odaklı çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Önümüzdeki döneme yönelik planlarınız nelerdir?
Türkiye’de yalıtım sektöründeki ilk Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporu’nu hazırlayan şirket olarak, sürdürülebilir mimariye yönelik projeler yürütüyoruz. Sakarya’da, İki Okka girişimi tarafından hayata geçirilen pasif ev projesinin “Isı Yalıtımı Resmi Sponsoru” olduk. Pasif evler, ısıtma ve soğutma için çok az enerji kullanan yapılardır. Tipik bina stokuna kıyasla yüzde 90, yeni binalara göre ise yüzde 75’e varan enerji tasarrufu sağlar. Bu yapılar, yalıtım dışında bina kabuğu, havalandırma, doğrama, camlar ve ısı köprüsüz tasarım gibi özelliklerle sürdürülebilir yaşama katkı sunarken, konforu da artırır. Özellikle soğuk iklimlerde, ekstra ısıtma sistemine ihtiyaç duyulmaz. Bu konseptin, ülkemizde yeni olmasına rağmen hızla yaygınlaşacağını ve iklim krizi ile enerji krizine karşı önemli bir çözüm sunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, yeşil çatı çalışmalarımız da bulunuyor. Yeşil çatılar, toplu yaşam alanlarını şehre geri kazandırarak, şehirlerin yaşam kalitesini ve estetiğini artırıyor.
ODE Yalıtım olarak kurulduğumuz günden bu yana yalnızca ürün ve üretim gücümüzle değil, sektörün bilgi birikimini geliştirme sorumluluğuyla da hareket ediyoruz. 40 yıldır yalıtım bilincinin artması, doğru uygulamaların yaygınlaşması ve sürdürülebilir yapı yaklaşımının güçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz.
Türkiye’ye ve sektöre kalıcı değer katma vizyonumuz doğrultusunda; 1999 yılında “Binalarda ve Tesisatta Isı Yalıtımı”, 2011 yılında “Isı Yalıtımı”, 2021 yılında “Uygulamalı ve Örnekli Isı Yalıtımı” kitaplarını yayımladık. 2024 yılında ise binaların depreme karşı dayanıklılığında su yalıtımının hayati önemine dikkat çekmek amacıyla, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nil Türkeri’nin rehberliğinde; Y. Mimar Canan Baş ve Y. Mimar Sürhan Artuğ’un katkılarıyla hazırlanan dördüncü akademik referans kitabımız “Binalarda Su Yalıtımı”nı kamuoyuyla buluşturduk.
Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?
2025 yılında DKM ile önemli bir iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle, ısı ve su yalıtımındaki güçlü uzmanlığımızı ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma çözümleriyle tamamladık; yalıtımda tüm çözüm yelpazesini sunabilen tek firma konumuna yükseldik. Bu adımı yalnızca bir portföy genişlemesi olarak değil, mühendislik temelli ve bütüncül çözümlerle sektöre daha fazla değer katma vizyonumuzun doğal bir devamı olarak görüyoruz. Yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz; çünkü Türkiye’ye, yapı sektörünün geleceğine ve yalıtımın güvenli, konforlu ve sürdürülebilir yaşam alanları yaratmadaki kritik rolüne inanıyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de
Yayınlandı
19 saat önce-
Ağustos 25, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Midea Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren dünyanın lider ankastre mutfak ürünleri markası TEKA, yeni nesil ısı pompalarını Türkiye’deki iş ortaklarına tanıttı. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliğine, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda mühendislik firması ve sektör profesyoneli katıldı.
Akıllı ev teknolojileri devlerinden Midea’nın AR-GE ve inovasyon gücünü arkasına alan TEKA, yeni nesil ısı pompalarını ilk kez Türkiye’de tüketicilerle buluşturuyor. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliği, sektör profesyonellerine TEKA’nın yüksek enerji verimliliği sunan ve yenilikçi ürün ailesini yakından tanıma fırsatı sundu.
Etkinlikte katılımcılarla bir araya gelen ve iş birliğinin gücüne dikkat çeken Midea Türkiye Bölgesi CEO’su Aydın Kuzaltı, “TEKA markalı yeni nesil ısı pompalarımızla Türkiye pazarında güçlü bir atılım yapıyoruz. Midea’nın yenilikçi AR-GE uzmanlığıyla tasarlanan TEKA’nın yeni nesil ısı pompaları enerji verimliliğini, çevreci teknolojiyi ve akıllı kontrolü tek bir sistemde buluşturuyor. Kullanıcılarımıza dört mevsim kesintisiz konfor sunarken, bugün burada bizimle olan iş ortaklarımızla aramızdaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyacağız. Hedefimiz, Türkiye pazarındaki istikrarlı büyümemizi iş ortaklarımızla birlikte sürdürmek“ diye konuştu.

Akıllı Teknoloji ve Enerji Verimliliği Bir Arada
Türkiye pazarına 8, 10, 12, 14 ve 16 kW kapasite seçenekleriyle sunulan TEKA yeni nesil ısı pompaları, 65°C’ye varan su sıcaklığı kapasitesiyle ihtiyaca yönelik çözüm üretiyor. Enerji tasarrufunu ve kullanıcı konforunu ön planda tutmayı amaçlayan sistemin öne çıkan özellikleri ise şöyle:
Akıllı Teknoloji: Cep telefonu uygulaması üzerinden günlük/haftalık programlama, cihazı uzaktan kontrol etme ve enerji tüketimini anlık takip edebilme imkânı.
Çevreci ve Tasarruflu Performans: Doğaya dost R32 soğutucu akışkan kullanımı, güneş enerjisi entegrasyonu ve enerji tüketimini otomatik optimize eden Eco ve Auto çalışma modları.
Maksimum Hijyen: Yüksek sıcaklıkta çalışarak kullanım suyu hijyenini sağlayan ve Legionella bakterisine karşı koruma sunan özel Hijyenik Mod.
GENEL
FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor
Yayınlandı
21 saat önce-
Ağustos 25, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
STILL ARSER, yüksek sipariş frekansı, geniş ürün çeşitliliği ve değişken talep yapısıyla öne çıkan FMCG sektöründe işletmelerin operasyonel ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman çözümleri, otomasyon sistemleri, uzun süreli kiralama modeli ve güçlü satış sonrası hizmetleriyle depo operasyonlarında verimliliği artırıyor.
Hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründe depo operasyonları yüksek işlem hacmi, kısa teslimat süreleri ve sürekli değişen tüketici talepleri nedeniyle diğer sektörlerden farklı dinamiklere sahip. Gün boyunca binlerce siparişin hazırlanması, farklı ürün gruplarının aynı anda yönetilmesi ve sevkiyatların zamanında tamamlanması depo operasyonlarının hız, doğruluk ve koordinasyon içinde yürütülmesini gerektiriyor.
Bu yapı içinde intralojistik ürünlerin taşınmasının yanı sıra sipariş hazırlama, stok yönetimi, ekipman kullanılabilirliği ve operasyon kapasitesinin birlikte yönetildiği stratejik bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her depo operasyonu ürün yapısı, sipariş yoğunluğu ve büyüme hedefleri doğrultusunda farklılaşıyor.
Sipariş Frekansı ve Teslimat Hızı FMCG Operasyonlarının Ritmini Belirliyor
FMCG depolarında aynı gün içerisinde binlerce sipariş hazırlanıyor ve sevk ediliyor. Ürünlerin doğru zamanda, doğru miktarda ve eksiksiz olarak hazırlanması operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle sipariş toplama, iç taşıma ve yükleme süreçleri yüksek hızda ilerlerken hata payının da minimum seviyede tutulması gerekiyor.
STILL ARSER işletmelerin sipariş hacmi ve operasyon yapısına göre şekillendirdiği ekipman çözümleri ve dijital filo yönetimi uygulamalarıyla depo içi hareketlerin planlı şekilde ilerlemesini destekliyor. Böylece yüksek sipariş temposu altında süreçler daha kontrollü yönetilirken teslimat performansı ve operasyonel verimlilik birlikte artırılıyor.
Yüksek Ürün Çeşitliliği Depo Yönetimini Daha Karmaşık Hale Getiriyor
FMCG depolarında binlerce farklı ürünün aynı anda yönetilmesi, depo operasyonlarını daha karmaşık hale getiriyor. Ürün çeşitliliğinin yanı sıra raf ömrü bulunan ürünlerde doğru stok rotasyonunun sağlanması da operasyonun temel gereklilikleri arasında yer alıyor.
STILL ARSER depo operasyonunun ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman, otomasyon ve dijital çözümlerle yüksek ürün çeşitliliğinin oluşturduğu karmaşık yapının daha etkin yönetilmesine katkı sunuyor. Süreçlerin görünürlüğünü artıran bu yapı, depo içindeki hareketlerin daha planlı ve kontrollü ilerlemesini destekliyor.
Değişken Talep Yapısı Ölçeklenebilir Operasyon Modeli Gerektiriyor
Kampanya dönemleri, sezonluk satış artışları ve tüketici taleplerindeki ani değişimler, FMCG depolarında operasyon hacmini kısa süre içinde önemli ölçüde artırabiliyor. Bu durum işletmelerin ihtiyaç duydukları kapasiteye hızlı şekilde ulaşabilecek esnek çözümleri gerekli kılıyor.
STILL ARSER’in uzun süreli kiralama modeli, işletmelerin değişen operasyon ihtiyaçlarına uygun filo yapısını oluşturmasına olanak tanıyor. Planlı bakım ve satış sonrası servis hizmetleriyle desteklenen bu model, ekipmanların yüksek kullanılabilirlikle çalışmasını sağlarken işletmelere operasyonlarını ihtiyaçlarına göre ölçeklendirme esnekliği kazandırıyor.
Servis Gücü ve Otomasyon Operasyon Verimliliğinin Temelini Oluşturuyor
Yoğun tempoyla çalışan FMCG depolarında ekipmanların kullanılabilirliği, operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Teknik bir aksaklığa hızlı müdahale edilmesi ve tekrarlayan süreçlerin otomasyonla desteklenmesi, operasyonların planlandığı şekilde ilerlemesini mümkün kılıyor.
STILL ARSER,yaygın servis ağı ve hızlı teknik destek organizasyonunun yanı sıra otonom (AGV) çözümleriyle işletmelerin operasyon ihtiyaçlarına uygun intralojistik altyapıları tasarlıyor. Tekrarlayan taşıma süreçlerinin otomasyonla desteklenmesi, ekipman kullanılabilirliğini artırırken çalışanların daha yüksek katma değer yaratan süreçlere odaklanmasına da imkân tanıyor.
STILL ARSER, FMCG sektöründe her işletmenin operasyonel ihtiyaçlarını analiz ederek depo yapısına özel intralojistik çözümleri geliştiriyor. İşletmenin ürün çeşitliliği, sipariş yoğunluğu, operasyon hacmi ve büyüme hedefleri doğrultusunda ekipman, otomasyon, dijital filo yönetimi, uzun süreli kiralama modeli ve satış sonrası hizmetlerini ihtiyaca göre tasarlıyor.
Bu yaklaşım sayesinde işletmeler yalnızca mevcut operasyonlarını daha verimli yönetmekle kalmıyor, değişen talep yapısına daha hızlı uyum sağlayabilen, kapasitesini ihtiyaçlara göre ölçeklendirebilen ve gelecekteki büyüme planlarını destekleyen bir intralojistik altyapısına da sahip oluyor.
GENEL
ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili
Yayınlandı
21 saat önce-
Ağustos 25, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kullanım kolaylığı ve şıklığın altın oranı Ratio’da!
ORKA Banyo’nun uluslararası tasarımcı imzalı koleksiyonlarını bir araya getiren markası nob., Sezgin Aksu tasarımı Raito Koleksiyonu ile banyoyu estetik, işlevsellik ve modülerlik ekseninde yeniden yorumluyor.
Çağdaş yaşam alanları için geliştirilen Raito Koleksiyonu, banyoyu yalnızca işlevsel bir alan olmaktan çıkararak bütüncül bir tasarım deneyimine dönüştürüyor. Yalın çizgilerle kurgulanan form dili, dengeli oranları ve sofistike renk yaklaşımıyla koleksiyon, farklı yaşam alanlarına uyum sağlayan güçlü bir tasarım karakteri sunuyor.
Adını “parıldamak, ışıldamak” anlamından alan Raito, koleksiyonun tasarım yaklaşımını da yansıtıyor. Dolap, lavabo, ayna ve tamamlayıcı ürünlerden oluşan farklı parçalar bir araya geldiğinde, mekânın tamamında bütüncül ve dikkat çekici bir etki oluşturuyor. Küçük banyolardan geniş yaşam alanlarına kadar farklı ölçülere uyum sağlayan modüler sistem, “Raito ile parla” söylemini tasarımın merkezine taşıyor.
Modüler yapısı sayesinde kullanıcı ihtiyaçlarına ve mekânın özelliklerine göre farklı şekillerde kurgulanabilen Raito, tekil ürünlerin ötesine geçerek eksiksiz bir banyo kompozisyonu sunuyor. Bu esneklik, koleksiyonu hem konutlarda hem de nitelikli mimari projelerde değerlendirilebilen güçlü bir çözüm hâline getiriyor.
Raito’da malzeme seçimi ve işçilik detayları da uzun ömürlü kullanım anlayışı doğrultusunda şekilleniyor. Yoğun kullanıma dayanıklı, kolay temizlenebilen ve formunu koruyan yüzeyler; sade aksesuarlarla tamamlanarak koleksiyonun estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendiriyor.
İtalya’da tescillenen nob., Massimiliano Braconi, Studio AKSU ve Studio ITO gibi uluslararası tasarımcı ve stüdyolarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle global bir tasarım dili kurmayı hedefliyor. Marka, mimarlar ve proje geliştiriciler için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil, tasarım süreçlerine entegre olan stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.
Son Yazılar
- TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de Ağustos 25, 2026
- FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor Ağustos 25, 2026
- ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili Ağustos 25, 2026
- İMDER’in Desteklediği bauma CHINA 2026, “Tek Fuar, İki Mekan” Konseptiyle Sektörü Bir Araya Getiriyor Ağustos 25, 2026
- Volvo Trucks, 100. Yılını Özel Seri FH ve FH16 Modelleriyle Kutluyor! Ağustos 24, 2026
- Mitsubishi Heavy Micro KXZ Serisi, Dar Alanlarda Yüksek İklimlendirme Performansı Sunuyor Ağustos 24, 2026
- Creavit, Red Dot Award 2026 Product Design Ödülünün Sahibi Oldu! Ağustos 24, 2026
- İLK İnşaat ENR listesinde 138’inci sıraya yükseldi Ağustos 24, 2026
- Bakırcı GYO gayrimenkuldeki uzmanlığını çeşitlendirilmiş portföy yapısıyla sermaye piyasalarına taşıyor Ağustos 24, 2026
- Panasonic, iki yeni showroomla marka deneyimini Ege Bölgesi’ne taşıyor Ağustos 24, 2026
- İzocam’da Satış ve Pazarlama Direktörlüğü Görevine Barış Orbay Atandı Ağustos 24, 2026
- Türk müteahhitler devler liginde 48 firma ile dünya ikinciliğini sürdürdü Ağustos 24, 2026
- Entegre Harç, Epoksi Zemin Çözümleriyle Ürün Gamını Genişletiyor Ağustos 21, 2026
- Vaillant, ısı pompalarının enerji güvenliğindeki stratejik rolüne dikkat çekiyor Ağustos 21, 2026
- JAPON DEPREM UZMANI YOSHINORI MORIWAKI GEBKİM’DE SANAYİCİLERLE BULUŞTU Ağustos 20, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak















