GENEL
Yalıtımda Uçtan Uca Çözümün Adı: ODE Yalıtım
Yayınlandı
8 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan
Temelden çatıya yapı yalıtımı, sanayi ve tesisler için teknik yalıtım çözümleri üreten ODE Yalıtım; sekiz modern üretim tesisi, Greentech Ar-Ge Merkezi ve global pazarlara uzanan vizyonuyla sektörde fark yaratıyor. 2025 yılı, hem 40. kuruluş yılı hem de stratejik yatırımlarla büyümenin hız kazandığı bir dönüm noktası oldu.
Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?
1985 yılında kurulan ve 1988 yılında yalıtım sektörüne odaklanma kararı alan ODE Yalıtım olarak, 1990 yılında ithalatçı, 1996 yılında ise üretici kimliği kazandık. 40 yıldır yalıtım sektöründe fark yaratmak, enerji verimliliği sağlayarak daha konforlu, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları inşa etmek hedefiyle çalışıyoruz. Yapı yalıtımı ve teknik yalıtım olmak üzere iki ana kategoride üretim yapıyoruz. Eskişehir ve Çorlu’da sekiz modern üretim tesisimiz bulunuyor. 4 binden fazla ürün çeşidimiz mevcut. Yapı yalıtımı alanında geliştirdiğimiz ürünlerle bir binanın temelinden çatısına kadar farklı detaylarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımı çözümleri üretiyoruz. Binaların tesisat yalıtımı, sanayi ve endüstriyel tesislerin yalıtımını kapsayan teknik yalıtımda ise kauçuk köpüğü, cam yünü ve taş yünü olmak üzere üç ürün grubunu da üreten ilk firmayız. Eskişehir’de kurduğumuz ileri teknolojiye sahip elastomerik kauçuk köpüğü üretim tesisimizle, Çin ve Almanya arasındaki coğrafyada teknik yalıtımda en büyük üretici konumuna geldik.
Bugün Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi olarak, ürünlerimizi altı kıtada 80’in üzerinde ülkeye ulaştırıyor, dünya çapında enerji tasarrufuna katkı sağlıyoruz. Tasarımcıların ve uygulayıcıların işlerini kolaylaştırarak, hataları minimize eden ve uygulama hızını artıran yenilikçi yalıtım sistemleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyonla, “Greentech Ar-Ge” inovasyon merkezimizde, her bölgenin özgün ihtiyaçlarına yönelik sürekli olarak ürünlerimizi geliştiriyoruz.
2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı, ODE Yalıtım için yalnızca bir iş yılı değil, 40’ıncı kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız stratejik bir dönüm noktası oldu. Türkiye’de ve global pazarlarda sürdürülebilir büyümemizi güçlendirirken, markamızın geleceğini şekillendirecek yatırımlarımıza da hız verdik. 2025–2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım planımızın ilk aşamasını Çorlu’daki cam yünü tesisimizde tamamladık. Fırın modernizasyonu ve otomasyon yatırımlarıyla kapasite ve verimlilik artışı sağladık. Bitümlü membran ürün grubunda özellikle Avrupa pazarında güçlü bir büyüme yakaladık. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve enerji verimliliği projelerinin yarattığı fırsatlar doğrultusunda, Romanya ve Bulgaristan başta olmak üzere bölgedeki varlığımızı güçlendirmek için Doğu Avrupa Ülke Müdürlüğü’nü kurduk.
Aynı yıl, ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma alanlarında uzman DKM İnşaat ve Danışmanlık’ın çoğunluk hisselerini satın alarak mühendislik temelli danışmanlık kabiliyetimizi genişlettik ve uçtan uca çözüm sunan marka konumumuzu pekiştirdik.
Yatırım planımız kapsamında R-Flex üretimini Eskişehir tesisimizde merkezileştiriyoruz. İlk fazda Türkiye’nin elastomerik kauçuk köpüğü ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını buradan karşılayacağız, ilerleyen dönemde ise toplam kapasiteyi iç pazar hacminin yaklaşık iki katına çıkaracağız. Bu yapı, rekabet gücümüzü ve ihracat potansiyelimizi artıracak.
Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?
Yurt dışında kurulan bölge müdürlükleri, özellikle İngiltere ve Romanya’da lokal yerleşik personelle çalışılması sayesinde pazar dinamiklerine daha hızlı, doğru ve etkin şekilde cevap verme imkânı sunuyor. Bu yapı, müşteri beklentilerinin ve yerel ihtiyaçların daha yakından takip edilmesini sağlarken, markanın ilgili pazarlardaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırıyor. Öte yandan, piyasada denetim eksikliğinin bulunması, kaliteli ve yüksek performanslı ürünlere kıyasla çok daha düşük standartlara sahip ürünlerin kullanımına alan açıyor. Bu durum, kalite odaklı üretim yapan firmalar için haksız rekabet ortamı yaratıyor ve aynı zamanda Türkiye’deki yalıtım sektörünün güvenilirliğine, sürdürülebilir gelişimine ve uzun vadeli itibarına zarar veriyor.
Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?
2026 yılı, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda güçlü bir dönüşüm yılı olacak. Bu süreçte yalnızca ürün sunan bir marka olmanın ötesine geçerek, yalıtımda entegre çözümler sunan bir “yalıtım çözüm ortağı” olarak konumlanmayı hedefliyoruz. ODE Yalıtım olarak üretim kapasitemizi artırmaya, dijitalleşme ve Ar-Ge odaklı projelerle verimliliğimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Cam yünü, kauçuk köpüğü ve bitümlü membran yatırımlarımız hem iç pazarda hem de ihracatta rekabet gücümüzü destekleyen önemli adımlar olacak. Sürdürülebilirlik odağımız kapsamında, 2026 itibarıyla Çorlu tesisimizde Güneş Enerjisi Sistemi (GES) projemizi de devreye almayı planlıyoruz. Bu yatırım, çevresel etkilerimizi azaltma hedefimizin yanı sıra üretimde enerji verimliliğini artırma stratejimizin de önemli bir parçası. Türkiye’de ve yurt dışında, yalıtımı bir ürün değil, performans, verimlilik ve uzun vadeli değer yaratan bir sistem olarak ele alan yaklaşımımızla büyümemizi sürdürmeyi amaçlıyoruz.
2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak?
Avrupa, Birleşik Krallık ve Orta Doğu başta olmak üzere mevcut pazarlarda derinleşmeyi hedefliyoruz. Özellikle Birleşik Krallık pazarındaki faaliyetlerimizi önemli ölçüde büyütmeyi planlıyoruz. Bu pazar, bizim için stratejik açıdan büyük bir önem taşıyor ve önümüzdeki dönemde burada daha fazla projeye imza atmayı amaçlıyoruz.
Mevcut pazarlarda izlemeyi planladığınız yeni büyüme ve konumlanma stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu kapsamda, ihracata yönelik ürün geliştirme ve yatırım planlarınız bulunuyor mu?
Farklı pazarların ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayan ürünler geliştirerek ihracat gücümüzü sürekli artırıyoruz. Mevcut pazarlarda derinleşmek için ülke müdürlükleri kuruyoruz. Bu doğrultuda İngiltere ve Orta Avrupa başta olmak üzere Avrupa pazarında ülke müdürlükleri kurduk. 2023’te İngiltere/İrlanda, 2025’te ise Orta Avrupa Ülke Müdürlüğü’nün kurulması bu stratejinin önemli adımları oldu. Batı Avrupa, Orta Doğu ve Pasifik pazarlarında da satış hacmimizi bir önceki yıla göre artırdık. Ürünlerimizi daha sürdürülebilir ve yüksek performanslı hale getirmek, ihracat stratejimizin merkezinde yer alıyor. Cam yünü ürün grubumuz hem Türkiye’de hem de yurt dışı pazarlarda en güçlü alanlarımızdan biri. Bu ürünümüzü altı kıtaya ihraç ediyor, enerji tasarrufu ve çevre dostu çözümlerimizle fark yaratıyoruz.
Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip?
ODE Yalıtım olarak, çevre bilincinin güçlenmesiyle birlikte yalıtımın hayati öneminin her geçen gün daha da belirgin hale geldiğini vurguluyor ve bu alandaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. “Sıfır Karbon Misyonu” çerçevesinde enerji verimliliğini artıran uygulamaların yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı yatırımlara ve çevreci çözümlere odaklanıyoruz. Bu yaklaşımı, iklim kriziyle mücadelede somut katkı sağlayan stratejik bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz.
Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef olarak değil, kurum kültürümüzün ve iş stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma vizyonumuz; çevresel sorumluluk, ekonomik verimlilik ve toplumsal faydayı bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir yapılanma üzerine kurulu. Bu doğrultuda üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizde çevresel etkileri azaltmayı, kaynak kullanımını optimize etmeyi ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı önceliklendiriyoruz. “Yeşil Dünya Hedefimiz” ve “Sıfır Karbon Misyonumuz” kapsamında, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefimiz doğrultusunda somut adımlar atıyoruz.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda “Enerji Verimliliği”, “Sorumlu Üretim ve Tüketim”, “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” ile “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” başlıklarını önceliklendiriyoruz. Ekolojik çeşitliliğin korunmasından geri dönüştürülmüş malzeme kullanımına, enerji tüketiminin azaltılmasından paydaşlarımızın çevresel yönetim konularında bilgilendirilmesine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz.
Eskişehir tesisimizde 2022 yılında Sıfır Atık Belgesi’ni kazanarak çevresel sorumluluk alanındaki kararlılığımızı somut bir başarıyla ortaya koyduk. Sıfır Atık yaklaşımını üretimden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarımıza entegre ediyor; atıkların kaynağında azaltılmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.
Kısacası sürdürülebilirlik, ODE Yalıtım’da bir proje değil; tüm karar ve süreçlerimize yön veren kalıcı bir kurum kültürüdür.
Bugüne kadar yürüttüğünüz sosyal sorumluluk, çevresel sürdürülebilirlik ve sektöre katkı odaklı çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Önümüzdeki döneme yönelik planlarınız nelerdir?
Türkiye’de yalıtım sektöründeki ilk Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporu’nu hazırlayan şirket olarak, sürdürülebilir mimariye yönelik projeler yürütüyoruz. Sakarya’da, İki Okka girişimi tarafından hayata geçirilen pasif ev projesinin “Isı Yalıtımı Resmi Sponsoru” olduk. Pasif evler, ısıtma ve soğutma için çok az enerji kullanan yapılardır. Tipik bina stokuna kıyasla yüzde 90, yeni binalara göre ise yüzde 75’e varan enerji tasarrufu sağlar. Bu yapılar, yalıtım dışında bina kabuğu, havalandırma, doğrama, camlar ve ısı köprüsüz tasarım gibi özelliklerle sürdürülebilir yaşama katkı sunarken, konforu da artırır. Özellikle soğuk iklimlerde, ekstra ısıtma sistemine ihtiyaç duyulmaz. Bu konseptin, ülkemizde yeni olmasına rağmen hızla yaygınlaşacağını ve iklim krizi ile enerji krizine karşı önemli bir çözüm sunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, yeşil çatı çalışmalarımız da bulunuyor. Yeşil çatılar, toplu yaşam alanlarını şehre geri kazandırarak, şehirlerin yaşam kalitesini ve estetiğini artırıyor.
ODE Yalıtım olarak kurulduğumuz günden bu yana yalnızca ürün ve üretim gücümüzle değil, sektörün bilgi birikimini geliştirme sorumluluğuyla da hareket ediyoruz. 40 yıldır yalıtım bilincinin artması, doğru uygulamaların yaygınlaşması ve sürdürülebilir yapı yaklaşımının güçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz.
Türkiye’ye ve sektöre kalıcı değer katma vizyonumuz doğrultusunda; 1999 yılında “Binalarda ve Tesisatta Isı Yalıtımı”, 2011 yılında “Isı Yalıtımı”, 2021 yılında “Uygulamalı ve Örnekli Isı Yalıtımı” kitaplarını yayımladık. 2024 yılında ise binaların depreme karşı dayanıklılığında su yalıtımının hayati önemine dikkat çekmek amacıyla, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nil Türkeri’nin rehberliğinde; Y. Mimar Canan Baş ve Y. Mimar Sürhan Artuğ’un katkılarıyla hazırlanan dördüncü akademik referans kitabımız “Binalarda Su Yalıtımı”nı kamuoyuyla buluşturduk.
Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?
2025 yılında DKM ile önemli bir iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle, ısı ve su yalıtımındaki güçlü uzmanlığımızı ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma çözümleriyle tamamladık; yalıtımda tüm çözüm yelpazesini sunabilen tek firma konumuna yükseldik. Bu adımı yalnızca bir portföy genişlemesi olarak değil, mühendislik temelli ve bütüncül çözümlerle sektöre daha fazla değer katma vizyonumuzun doğal bir devamı olarak görüyoruz. Yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz; çünkü Türkiye’ye, yapı sektörünün geleceğine ve yalıtımın güvenli, konforlu ve sürdürülebilir yaşam alanları yaratmadaki kritik rolüne inanıyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi
Yayınlandı
10 saat önce-
Ekim 12, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Termo Teknik, Türkiye’nin önde gelen toptancı bayilerinden Ayaz Yapı’yı Çorlu’daki fabrikasında ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette, 2026 yılına dair genel değerlendirmeler ve 2027 yılına yönelik stratejik planlar ele alındı. Ayaz Yapı ekibi, ziyaret kapsamında 8 hatlı üretim süreci dahil olmak üzere fabrikanın ileri teknolojiye sahip üretim altyapısını ve verimlilik odaklı uygulamalarını da yerinde inceleme fırsatı buldu.
Dünyanın en büyük panel radyatör üreticisi Termo Teknik, bayi ve iş ortaklarıyla gerçekleştirdiği fabrika buluşmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Ayaz Yapı ekibi, Termo Teknik’in Çorlu’daki fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini ve fabrikadaki teknolojik gelişmeleri yerinde inceledi. Toplantıda ayrıca, sektörün mevcut durumu, 2026 yılının değerlendirmesi ve 2027 yılına yönelik beklentiler de ele alındı.
Toplantının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisinde ise üretim hatları incelendi. Ayaz Yapı ekibine fabrikada kullanılan yeni robotlar ve teknolojik uygulamalar hakkında bilgi verildi.
Termo Teknik adına programa; Genel Müdür Ali Oraloğlu, Satış Müdürü Cem Bayramoğlu ve Bölge Yönetmeni Recep Karapelit katılırken; Ayaz Yapı’yı temsilen firma ortakları Necat Ayrancı ve Adnan Yazıcıoğlu, Satış Müdürü Rüştü Köycü ve Satınalma Müdürü Ufuk Torun katılım sağladı.
“İş ortaklarımızla üretim altyapımızdaki gelişmeleri paylaşmayı önemsiyoruz”
Termo Teknik Genel Müdürü Ali Oraloğlu, Ayaz Yapı yöneticilerinin ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Bayi ve iş ortaklarımızı fabrikamızda ağırlamayı, üretim süreçlerimizdeki gelişmeleri, yeni teknolojilerimizi ve yatırımlarımızı doğrudan paylaşmayı önemsiyoruz. Ayaz Yapı ile gerçekleştirdiğimiz buluşmada da fabrikamızdaki güncel çalışmaları ve teknolojik gelişmeleri paylaşırken, 2026 yılını değerlendirip 2027 yılına yönelik hedeflerimizi, sektörümüzün mevcut durumunu ve pazarın beklentilerini birlikte ele alma fırsatı yakaladık. Bu tür buluşmalar, sahadaki gelişmeleri ve bayi beklentilerini doğrudan dinlememiz, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmamız ve gelecek döneme yönelik çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendirmemiz açısından önemli. Ayaz Yapı ekibine ziyaretleri ve bu verimli buluşmaya sundukları katkı için teşekkür ediyorum.”
GENEL
Açık Holding, Veri Merkezi Ekosisteminin Geleceğini Data Center Eurasia’da Değerlendirdi
Yayınlandı
11 saat önce-
Ekim 12, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, 7–10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Data Center Eurasia 2026’nın ilk gününde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Dijital Altyapı Yolculuğu: Bölgesel Dijital Merkez Olma Yolunda Yeni Nesil Büyüme ve Yatırım” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldı. Narin, panelde Türkiye’nin veri merkezi ekosistemindeki büyüme potansiyelini, yatırım fırsatlarını ve ülkenin bölgesel bir dijital merkez olma yolculuğunu değerlendirdi.
Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, Data Center Eurasia 2026 kapsamında düzenlenen panelde Türkiye’nin dijital altyapısının gelişimi ve veri merkezi sektörünün geleceğine dair değerlendirmelerini sektörün önde gelen temsilcileriyle paylaştı.
Siemens Veri Merkezi Satış & Strateji Yöneticisi Eren Akalın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Pasifik Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Aslanpınar, Equinix Türkiye Genel Müdürü Ersel Oymak ve Emre Narin, Türkiye’nin bölgesel bir dijital merkeze dönüşmesini destekleyecek yatırım ve büyüme dinamiklerini ele aldı.
Panelde Türkiye’nin stratejik konumu, gelişen dijital ekonomisi ve artan veri ihtiyacının veri merkezi yatırımları açısından sunduğu fırsatlar değerlendirildi. Emre Narin, Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin artırılmasının artan veri ihtiyacının karşılanması ve ülkenin bölgesel ölçekte teknoloji yatırımlarından daha fazla pay alması açısından önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çekti.
Narin, özellikle yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri işleme ve depolama kapasitesine duyulan ihtiyacın artacağını belirterek, enerji, bağlantı, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi unsurların veri merkezi yatırımlarının geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Bu dönüşümün yalnızca Türkiye için değil, dünya genelinde veri merkezi yatırımlarının yönünü ve teknoloji ekosistemleri arasındaki iş birliklerini de şekillendirdiğine dikkat çekti.
Emre Narin“Türkiye’nin dijital altyapı açısından önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Veri merkezleri, önümüzdeki dönemde artan veri ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra yapay zeka, bulut teknolojileri ve yeni nesil dijital ekonominin gelişiminde önemli bir yatırım alanı olacak. Türkiye’nin güçlü konumu ve gelişen teknoloji ekosistemi, ülkemizi bölgesel ölçekte önemli bir dijital merkez haline getirecek önemli fırsatlar sunuyor. Dünyada ise yapay zeka ve dijital çözümlerin hızla yaygınlaşması, veri merkezi yatırımlarını teknoloji ekosisteminin en kritik alanlarından biri haline getiriyor. Bu gelişme, farklı coğrafyalarda yeni yatırım fırsatları yaratırken veri merkezi kapasitesi, enerji verimliliği, bağlantı ve sürdürülebilirlik konularını da daha stratejik hale getiriyor.” dedi.
Data Center Eurasia 2026, veri merkezi, bulut, bağlantı ve dijital altyapı ekosisteminin temsilcilerini bir araya getirerek sektörün geleceğine ilişkin gündemlerin ele alındığı önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Açık Holding, teknoloji ve dijital altyapı alanındaki gelişmeleri farklı coğrafyalardaki fırsatlar ve sektörün dönüşümü perspektifinden takip ederek, veri merkezi ekosistemindeki büyüme ve yeni nesil teknoloji yatırımlarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
GENEL
Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyonda Stratejik İş Birliği İçin İlk İmzayı Attı
Yayınlandı
11 saat önce-
Ekim 12, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon alanlarında gelecekteki stratejik iş birliği fırsatlarını değerlendirmek üzere bir iyi niyet anlaşması (MoU) imzaladı. İmza törenine, Siemens AG Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyon Başkanı Stephan May, Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Karadeniz ve Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis katıldı. İki şirket, enerji üretim altyapısına yönelik orta gerilim dağıtım ve generatör kesici çözümlerini kapsayan bir iş birliğine de imza attı.
İmzalanan iyi niyet anlaşması; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT), otomasyon çözümleri, orta ve alçak gerilim dağıtım sistemleri ve enerji depolama alanlarında bilgi paylaşımını ve olası projelerde birlikte çalışma imkanlarının değerlendirilmesini kapsıyor. Anlaşmayla, Karadeniz Holding’in küresel enerji operasyonları ile Siemens Türkiye’nin mühendislik ve teknoloji yetkinliklerini buluşturacak yeni iş birliği fırsatları için bir çerçeve oluşturuluyor.
Karadeniz Holding, küresel enerji talebindeki artış doğrultusunda enerji üretim yatırımlarını sürdürüyor. İki şirket arasındaki iş birliği, farklı coğrafyalardaki enerji üretim faaliyetlerinde güvenilirliği ve operasyonel sürekliliği desteklemenin yanı sıra, gelecekteki enerji projelerine de uyarlanabilecek standartlaştırılmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasını hedefliyor.
Enerji üretim altyapısına yönelik iş birliği kapsamında Siemens Türkiye tarafından 48 adet HB3 Generator Kesici (GCB) panosu ve 795 adet NXAIR50 orta gerilim panosu sağlanacak. Bu çözümlerle yüksek kısa devre seviyelerinin güvenli şekilde yönetilmesi ve enerji üretim altyapısının güvenilir şekilde işletilmesi desteklenecek.
Yüksek kısa devre seviyelerine karşı güvenilir altyapı
Proje kapsamında Siemens Türkiye tarafından sunulan HB3 Generator Kesici panoları, generatör çıkışlarının güvenli şekilde anahtarlanması ve generatör uygulamalarının gerektirdiği yüksek DC bileşeni kesme ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılacak. NXAIR50 orta gerilim panoları ise 4000 A ve 50 kA kısa devre dayanımı seviyesindeki yüksek kısa devre koşullarında güvenli ve güvenilir bir orta gerilim dağıtım altyapısı oluşturacak.
Her iki çözümde kullanılan vakum kesici teknolojisi, yüksek kesme kapasitesi ve bakım gerektirmeyen yapısıyla işletme ve bakım maliyetlerine katkı sağlayacak. HB3 ve NXAIR50 ürünlerinin hem 50 Hz hem de 60 Hz’de çalışabilmesi, farklı şebeke koşullarına uyum sağlamalarını mümkün kılacak.
Gelecekteki enerji projelerine de uygulanabilecek çözüm
Proje, Karadeniz Holding’in mevcut yatırım ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra gelecekteki enerji projelerinde de kullanılabilecek standart, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir çözüm altyapısının oluşturulmasını amaçlıyor. Siemens Türkiye’nin mühendislik yetkinliği ve uzun vadeli servis yaklaşımı, çözümün farklı coğrafyalardaki projelere uyarlanmasını destekleyecek.
Ayrıca, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha uygun bir ilk yatırım maliyetiyle dünya standartlarında ve güncel teknolojiye sahip bir şebeke altyapısının tesis edilmesi hedefleniyor.
Proje kapsamında NXAIR50 orta gerilim panolarının ve generatör kesicili panoların teslimatlarına 2027 yılı başında başlanması, sürecin 2029 yılı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.
Enerji altyapısında uzun vadeli iş birliği
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Karadeniz Holding ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, farklı coğrafyalardaki enerji yatırımlarını destekleyecek güvenilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasına katkı sağlıyoruz. İmzaladığımız iyi niyet anlaşması, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere dijitalizasyon, SCADA, IoT ve enerji depolama alanlarında gelecekteki iş birliği fırsatlarını değerlendirmemiz için bir çerçeve sunuyor. Siemens olarak mühendislik yetkinliğimizi, ürün teknolojimizi ve uzun vadeli servis yaklaşımımızı Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimiyle buluşturmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu adımın, mevcut ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra gelecekteki projelere de uyarlanabilecek standart ve ölçeklenebilir çözümlerin geliştirilmesini destekleyeceğine inanıyoruz.”
Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Murat Karadeniz ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde görüşlerini şu sözlerle aktardı: “Enerji sektöründeki teknolojik dönüşüm, faaliyet gösterdiğimiz farklı coğrafyalarda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen çözümleri daha da önemli hale getiriyor. Siemens Türkiye ile attığımız bu adımı, küresel enerji operasyonlarımızı destekleyecek ve gelecekteki yatırımlarımıza da katkı sağlayacak uzun vadeli bir iş birliğinin zemini olarak görüyoruz. İyi niyet anlaşmamızla akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere farklı teknik alanlarda bilgi paylaşımını ve yeni proje fırsatlarını birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimini Siemens’in mühendislik ve teknoloji yetkinlikleriyle bir araya getirmenin, güvenilirlik ve operasyonel süreklilik hedeflerimizi destekleyeceğine inanıyoruz.”
Son Yazılar
- Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi Ekim 12, 2026
- Açık Holding, Veri Merkezi Ekosisteminin Geleceğini Data Center Eurasia’da Değerlendirdi Ekim 12, 2026
- Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyonda Stratejik İş Birliği İçin İlk İmzayı Attı Ekim 12, 2026
- Şişecam COP31’de İklim Dirençli Şehirlerin Geleceğini Gündeme Taşıyacak Ekim 12, 2026
- Yönetmelik, Sanayide Verimli Isıtma Sistemlerinin Önemine İşaret Ediyor Ekim 12, 2026
- Kale, Noviso Ürünüyle Red Dot Design Award 2026’nın Sahibi Oldu Ekim 12, 2026
- Ravago Bina Çözümleri, yüksek performans gerektiren projelerde teknik XPS çözümleriyle öne çıkıyor Ekim 12, 2026
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
- Eminevim’den 600 bininci teslimatla tarihi rekor Ekim 9, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın 2. İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Bir Araya Geldi Ekim 9, 2026
- GÖKYÜZÜNDE BİR SIĞINAK: LONDRA’NIN İKONİK SOUTH BANK BÖLGESİNDE PENTHOUSE YAŞAMINA YENİ BİR YORUM Ekim 9, 2026
- Form MHI Klima Sistemleri Interclima 2026’da Uluslararası Temaslarını Güçlendirdi Ekim 9, 2026
- Filli Boya’nın da çatısı altında yer aldığı Nippon Paint Group, AkzoNobel’in Güneydoğu Asya Operasyonlarını Satın Almak Üzere Anlaşma İmzaladı Ekim 9, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!












