Çuhadaroğlu, intersecure Yangına Dayanıklı Yapı Sistemleriyle Turizm Sektöründe Güvenlik Standartlarını Güçlendiriyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Çuhadaroğlu, intersecure Yangına Dayanıklı Yapı Sistemleriyle Turizm Sektöründe Güvenlik Standartlarını Güçlendiriyor

Yayınlandı

-

Metal ve alüminyum sektöründe 72 yıllık deneyime sahip olan Çuhadaroğlu, intersecure marka yangına dayanıklı kapı ve pencere sistemleriyle yapı güvenliğine yönelik çalışmalarıyla fark yaratıyor. Çuhadaroğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Çuhadaroğlu, turistik tesislere 31 Mayıs’a kadar yangına dayanıklı kapı sistemleri zorunluluğu getirildiğine dikkat çekerek, “Bir kapı bin hayat anlamına geliyor. Yangının ne zaman ve nasıl geleceğini bilemeyiz. Önlem almazsak facia kaçınılmaz olur. Türkiye’de yatırımcıların, kurumların, otel sahiplerinin ve o binalarda yaşayan herkesin bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor” dedi.

Yangına dayanıklı yapı sistemleri, yalnızca teknik bir tercih değil; aynı zamanda yürürlükteki mevzuatlar kapsamında zorunlu bir güvenlik önlemi olarak öne çıkıyor. İlgili yönetmelikler doğrultusunda; otel, hastane, AVM, ofis binaları ve yoğun insan sirkülasyonunun bulunduğu yapılarda yangına dayanıklı kapı ve pencere sistemlerinin kullanımına ilişkin uyum süreci için 31 Mayıs tarihi son gün olarak belirlenmiş durumda. Uzmanlar, bu tarihe kadar gerekli önlemleri almayan yapıların hem ciddi güvenlik riskleriyle hem de hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.

Bir Kapı Bin Hayat Kurtarır

Yangına dayanıklı kapılar; acil durumlarda insanların güvenli bir şekilde tahliye edilmesini sağlarken, yangının ve dumanın yayılmasını önleyen kritik görevler üstleniyor. Bu sistemler, belirli süreler boyunca aleve, ısıya ve dumana karşı direnç gösterecek şekilde özel olarak tasarlanır ve özellikle acil çıkışlar, oteller, hastaneler, ofis binaları ve yoğun insan sirkülasyonunun olduğu alanlarda hayati rol oynuyor. Bolu Kartalkaya’da yaşanan otel yangını faciası sonrası önemi bir kez daha acı şekilde anlaşılan yangına dayanıklı yapı malzemeleri, doğru kullanıldığında birçok canın kurtulmasında kritik bir fark yaratıyor. Bu noktada, yangına dayanıklılık iddiasının yalnızca beyana değil, testlerle ve sertifikalarla kanıtlanmış olması büyük önem taşıyor.

90 Dakikaya Kadar Dayanım: Testlerle Kanıtlanmış Güvenlik

Çuhadaroğlu, yıllardır üretimini gerçekleştirdiği intersecure yangına dayanıklı kapı ve pencere sistemlerinin önemini somut verilerle ortaya koymak amacıyla kapsamlı testler gerçekleştirdi.
Bu testlerde, yangına dayanıklı kapı sistemlerinin 120 dakikaya kadar bütünlüğünü koruyacak şekilde tasarlandığı vurgulandı. 

Çuhadaroğlu Alüminyum fabrikasında gerçekleştirilen toplantıda kapıların yangına dayanıklılığı uygulamalı olarak gösterildi.  Yüzlerce dereceye ulaşan alevlerin karşısında basınla bir araya gelen Çuhadaroğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Çuhadaroğlu, yangın güvenliğinin teknik bir detay değil, doğrudan insan hayatıyla ilgili olduğunu vurgulayarak çarpıcı uyarılarda bulundu. Çuhadaroğlu, “Maalesef toplum olarak çoğu zaman büyük bir felaket yaşanmadan bilinçlenemiyoruz. Oysa konu doğrudan insan hayatı. Yangın güvenliğinin şakası yok. Biz Çuhadaroğlu olarak bu alana sadece ticari bir gözle değil; AR-GE, üretim ve sorumluluk anlayışıyla yaklaşıyoruz. İnsan hayatının değeri paha biçilemez. Bu bilinçle, üzerimize düşeni yapmaya ve yapı güvenliği konusunda farkındalık yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

Yönetmeliklere uygun olarak üretilen sistemlerde duman sızdırmazlığı, ısı yalıtımı ve dayanıklılık süreleri artırılarak güvenlik seviyesinin en üst noktaya taşındığına işaret eden Çuhadaroğlu, “Yangına dayanıklı kapı ve pencere konusunda yaklaşık 20 yıl önce kendi AR-GE’mizle yüzde yüz yerli bir sistem geliştirdik ve intersecure markası altında birleştirdik. Bu kapılar 90 dakikaya kadar yangına dayanıklı; bu süre boyunca yıkılmıyor, dağılmıyor, duman, alev ve ısı geçirmiyor. Yangının yayılmasını önlüyor. Üstelik bu sistemler modern ve transparan bir tasarıma sahip. Transparan olması sayesinde diğer tarafta ne olduğunu görebiliyorsunuz; çelik kapılarda bu mümkün değil. Üretimi tamamen bina tipine ve içindeki insan sayısına göre planlıyoruz. 30, 60 ve 90 dakikalık dayanım seçenekleri var. Örneğin 20 kişilik bir bina için 30 dakika yeterli olabilirken, binlerce kişinin bulunduğu bir otelde minimum 90 dakika hayati önem taşır” diye konuştu.

Çuhadaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “20 yıl boyunca kurşuna, bombaya ve terör saldırılarına karşı sistemler de geliştirdik. Ancak her bina terör saldırısına uğramayabilir; her bina yanabilir. Yangının ne zaman ve nasıl geleceğini bilemeyiz. Önlem almazsak facia kaçınılmaz olur. Türkiye’de yatırımcıların, kurumların, otel sahiplerinin ve o binalarda yaşayan herkesin bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. İnsan hayatının değeri paha biçilemez. Biz Çuhadaroğlu olarak bu sorumluluğu kendimize görev biliyor ve elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz.”

Nejat Çuhadaroğlu ayrıca, yönetmeliklerle belirlenen 31 Mayıs son tarihinin yalnızca bir takvim bilgisi değil, insan hayatı açısından kritik bir eşik olduğunun altını çizdi.

İntersecure Marka DS 92 YD Yangına Dayanıklı Doğrama Sistemi

Çuhadaroğlu Metal güvencesiyle üretilen intersecure marka DS 92 YD Yangına Dayanıklı Doğrama Sistemi, yapılan standart testlerden başarıyla geçerek 90 dakikaya kadar yangına dayanım sağlıyor.
Sistem; yangın anında kapının bütünlüğünü, durağanlığını ve ısıya karşı yalıtımını korurken, yangının yayılma alanını minimuma indiriyor ve insanların güvenli bölgelere tahliyesini mümkün kılıyor. Duman ve ısı maruziyetini engelleyerek yangının en tehlikeli iki unsuruna karşı etkin koruma sunuyor.

Sertifikalı testlerle belgelenmiş performansı, uzun yıllara dayanan mühendislik birikimi ve proje bazlı üretim yaklaşımıyla DS 92 YD sistemi, yangına dayanıklı yapı çözümleri arasında yüksek güvenlik standardını temsil eden sistemler arasında yer alıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Sanayide Enerji Verimliliği Kapıda Başlıyor

Yayınlandı

-

 

 

Yükselen elektrik maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Özellikle sevkiyat kapılarından kaynaklanan ısı kayıpları, işletmelerin enerji tüketimini ve üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. 

Endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığındaki 1 derecelik düşüşün enerji giderlerini %20 artırdığına dikkat çeken Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliğinin sevkiyat kapılarında başladığını belirtti.

 

Dünya genelinde yükselen enerji maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini stratejik bir öncelik haline getiriyor. İşletmeler bir yandan enerji giderlerini düşürmeye çalışırken, diğer yandan üretim sürekliliğini ve rekabet güçlerini koruyacak çözümlere yöneliyor. Bu süreçte, çoğu zaman göz ardı edilen sevkiyat kapıları ise önemli enerji kayıplarının yaşandığı alanların başında geliyor.

Yapılan araştırmalara göre, endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığının yalnızca 1 derece düşmesi, enerji giderlerini %20 oranında artırıyor. Bu durum özellikle sevkiyat kapılarının yoğun kullanıldığı alanlarda daha belirgin hale geliyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir ısı transferine neden olurken, ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına yol açıyor. Sonuç olarak hem enerji tüketimi hem de işletme maliyetleri artıyor.

Çukurova Isı, Silversun SACH ve SACV serisi hava perdeleriyle sevkiyat kapılarında oluşan ısı kayıplarını en aza indiriyor. Geleneksel PVC şerit perdelere göre daha yüksek enerji verimliliği sağlayan Silversun hava perdeleri, yalnızca enerji kayıplarını azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda hijyen standartlarının korunmasına, operasyonel hızın artırılmasına ve üretim süreçlerinin daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlıyor.  

Enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, şunları söyledi: 

“Lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor. Çünkü enerji kayıplarının önemli bir bölümü sevkiyat kapılarında yaşanıyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir hava akışı oluşturarak ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum işletmelerin enerji tüketimini ve işletme maliyetlerini doğrudan artırıyor. Enerji verimliliğini artırmak isteyen işletmelerin, sevkiyat kapılarında yaşanan bu kayıpları da göz önünde bulundurması gerekiyor.” dedi.

Silversun SACH ve SACV serisi hava perdelerinin çalışma prensibine ilişkin de bilgi veren Osman Ünlü,Hava perdeleri, sevkiyat kapılarının üzerinde veya yanında oluşturduğu yüksek hızlı hava bariyeri sayesinde iç ve dış ortamı fiziksel temas olmadan birbirinden ayırıyor. Böylece kapılar açık olsa bile iç ortam sıcaklığı korunuyor, ısıtma ve soğutma sistemlerinin üzerindeki yük azalıyor ve enerji tüketimi düşüyor. Aynı zamanda sıcaklık dalgalanmalarının ürün kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri de en aza indiriliyor.” ifadelerini kullandı.

Operasyonel verimliliği artırıyor

PVC şerit perdelerin ısı kayıplarına karşı belirli ölçüde koruma sağladığını ancak görüşü kısıtlayabildiğini, hijyen sorunlarına yol açabildiğini ve düzenli bakım gerektirdiğini belirten Osman Ünlü, özellikle forklift trafiğinin yoğun olduğu tesislerde, bu sistemlerin operasyonel akışı yavaşlatabildiğine dikkat çekti: 

“Silversun hava perdeleri, forklift ve personel geçişlerini kesintisiz hale getirerek operasyonel süreçlerin hızlanmasına katkı sağlıyor. Kapı açma-kapama ihtiyacını ortadan kaldırırken tesis içi lojistik akışını da iyileştiriyor. Ayrıca sürekli çalışan kapı sistemlerinde oluşan aşınmayı azaltarak bakım ve duruş maliyetlerinin düşürülmesine destek oluyor. Böylece işletmeler hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de operasyonel verimliliklerini artırabiliyor.” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

ODE Yalıtım’ın üretim gücü İSO İkinci 500 Listesinde bir kez daha tescillendi

Yayınlandı

-

Yalıtım sektöründe global bir marka olma vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren ODE Yalıtım, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasında bu yıl da yer aldı.

İSO 500 araştırmasının ardından açıklanan İSO İkinci 500 listesi, üretimden satışlara göre Türkiye’nin önde gelen orta ölçekli sanayi kuruluşlarını sıralarken, şirketlerin ihracat, Ar-Ge ve teknoloji alanlarındaki performanslarına da ışık tutuyor. ODE Yalıtım, üretim gücü, sürdürülebilir büyüme yaklaşımı ve katma değer yaratan çalışmalarıyla bu yıl da listede yer alma başarısını gösterdi.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan şunları söyledi: “İSO İkinci 500 araştırmasında bu yıl da yer almak, ODE Yalıtım’ın üretim gücünün ve sürdürülebilir büyüme anlayışının önemli bir göstergesi. Sanayi kuruluşlarının finansman maliyetleri, küresel rekabet ve değişen ekonomik koşulların etkisi altında faaliyet gösterdiği bir dönemde elde ettiğimiz bu başarı, doğru stratejilerle ilerlediğimizi ortaya koyuyor. Başarılı büyümemizi geleceğe yaptığımız yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. 2025-2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım programımız kapsamında tüm planlarımızı hayata geçirdik ve üretim altyapımızı güçlendirdik. Çorlu’daki cam yünü tesisimizde modernizasyon ve kapasite artışı gerçekleştirirken, Eskişehir’deki R-Flex tesisimizi daha büyük ölçekli bir üretim merkezine dönüştürüyoruz. Bugün ürünlerimizi 6 kıtada 80’in üzerinde ülkeye ihraç ediyoruz. Eskişehir tesisimizin tam kapasite üretime ulaşması üretim kapasitemizi güçlendiriyor ve  küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü de artırıyor. Önümüzdeki dönemde de Eskişehir tesisimizde makine-ekipman, dijitalleşme, modernizasyon ve kapasite artırımı alanlarında yaklaşık 5 milyon dolarlık ilave yatırım gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Kalite, inovasyon ve müşteri memnuniyetini odağımıza alarak hem yurt içinde hem de ihracat pazarlarında büyümeyi sürdürürken, sektörümüze ve ülke ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum”.

İnovatif ürün portföyü, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren ODE Yalıtım, gerçekleştirdiği yatırımlar ve güçlü üretim altyapısıyla hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürürken, Türkiye ekonomisine ve yalıtım sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Yanlış Radyatör Seçimi Doğalgaz Faturasını Yükseltiyor

Yayınlandı

-

 

 

Kış aylarında konutlarda tüketilen enerjinin yaklaşık % 85‘i ısıtma sistemleri tarafından kullanılıyor. Bu yüksek tüketim, doğalgaz dönüşümü sırasında doğru ürün seçiminin önemini artırıyor.

Termo Teknik Satış Müdürü Cem Bayramoğlu, evlerin veya işyerlerinin ısı ihtiyacına uygun radyatör seçiminin ısıtma performansı ve enerji verimliliğini doğrudan etkilediğini belirterek, kullanıcıların doğalgaz dönüşümünde dikkat etmesi gereken kriterleri paylaştı.

 

Yaz ayları doğalgaz dönüşümü için en uygun dönem. Sonbahar ve kış aylarında artan talep nedeniyle montaj süreçleri uzayabilirken, yaz döneminde dönüşüm işlemleri daha planlı ve sorunsuz şekilde tamamlanıyor. Böylece kullanıcılar ısıtma sistemlerini kış gelmeden devreye alarak gerekli kontrolleri yapma ve olası eksiklikleri giderme fırsatı buluyor. Ancak dönüşüm sürecinde yalnızca montajın doğru zamanda yapılması değil, sistemi oluşturan ekipmanların da doğru seçilmesi büyük önem taşıyor.

Doğalgaz dönüşümü sırasında radyatörlerin yapının ısı ihtiyacına uygun şekilde seçilmesi gerektiğini belirten Termo Teknik Satış Müdürü Cem Bayramoğlu, kullanıcıların ürün seçiminde dikkat etmesi gereken kriterleri paylaştı.

Radyatör seçimi ısıtma performansını belirliyor

“Radyatör seçimi yalnızca estetik uyum dikkate alınarak yapılmamalıdır. Radyatör seçimi yapılırken; evin veya işyerinin metrekaresi, bulunduğu bölgenin iklim koşulları, yalıtım durumu, pencere özellikleri ve kullanım alanlarının ısı ihtiyacı mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Doğru boyutlandırılmış radyatörler, ortamın daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaşmasını, sistemin %20‘lere varan oranda daha verimli çalışmasını ve ısınma konforunun artmasını sağlıyor. Yanlış boyutlandırılan radyatörler ise hem enerji tüketimini artırıyor hem de beklenen ısıl konforun sağlanmasını zorlaştırıyor.”

 

Yetkili firmalar tercih edilmeli

Doğalgaz dönüşümünde sistem performansını belirleyen en önemli unsurların doğru projelendirme, doğru ürün seçimi ve standartlara uygun uygulama olduğunu belirten Bayramoğlu, şunları söyledi:

“Doğalgaz dönüşümünde yetkili firmalarla çalışılması, TS EN 442 standardına uygun radyatör seçilmesi ve ürünlerin uzman kişiler tarafından projelendirilmesi, ısıtma sisteminin uzun yıllar yüksek verimli, güvenli ve konforlu çalışmasını sağlıyor. Bu nedenle sistem seçiminde; kalite, standartlara uygunluk ve doğru projelendirme büyük önem taşıyor.”

Okumaya Devam Et

Trendler