GENEL
ALIK KONUT ARZI, KİRA PİYASASININ DENGELENMESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR
Yayınlandı
2 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kiralık konutta ilçeler belirlendi,
15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül’de başlıyor
İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesi için başvurular 14 Eylül’de başlıyor. İlk etapta 1.071 konutun hak sahipleri kura yöntemiyle belirlenecek ve konutların anahtarları ekim ayında teslim edilecek. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, Türkiye’de ilk kez bu ölçekte uygulanacak modelin kiralık konut arzına katkı sağlayabileceğini belirterek, “Piyasa rayiçlerinin altında sunulacak kiralık konutlar, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırırken kira piyasasında da dengeleyici bir rol üstlenebilir. Kiralık sosyal konut stokunun artırılması, büyükşehirlerde konuta erişimin kolaylaştırılması açısından önemli bir adım olacaktır” dedi.
İstanbul’da yüksek kira bedelleri karşısında konuta erişimi kolaylaştırmayı amaçlayan 15 bin kiralık sosyal konut projesinde başvuru süreci başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce duyurduğu proje kapsamında başvurular 14 Eylül’de e-Devlet üzerinden alınacak. İlk etapta 1.071 konutun hak sahipleri kura yöntemiyle belirlenecek ve konutların ekim ayı içerisinde teslim edilmesi planlanıyor.
“Ev Sahibi Türkiye” sloganıyla 81 ilde başlatılan 500 bin sosyal konut hamlesi kapsamında İstanbul’da üretilecek 100 bin satılık sosyal konuta ilave olarak 15 bin konut da kiralık olarak vatandaşların kullanımına sunulacak.
12 İLÇEDE KİRALIK SOSYAL KONUT
Projenin ayrıntılarını açıklayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TOKİ’nin gerekli hukuki altyapıyı hazırladığını ve uygulama takviminin belirlendiğini açıkladı. Kiralık sosyal konutların Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören ve Arnavutköy’de planlandığını bildirdi.
Başvuru koşullarına ilişkin detayları da paylaşan Bakan, projeden 18 yaşını tamamlamış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yararlanabileceğini belirtti. Başvuru sahibinin en az bir yıldır İstanbul’da ikamet etmesi, aylık hane gelirinin 100 bin TL’nin altında olması ve üzerine tapuda kayıtlı konut bulunmaması şartları aranacak.
Başvuruların e-Devlet üzerinden alınacağı projede konutların mülkiyeti TOKİ’de kalacak. Hak sahipleri konutlarda üç yıl süreyle oturabilecek. Üç yıllık sürenin tamamlanmasının ardından konutlar gerekli bakımlardan geçirilerek yeni hak sahiplerine tahsis edilecek. Yeni hak sahipleri de yeniden kura yöntemiyle belirlenecek.
KİRALAR 10 BİN TL’DEN BAŞLAYACAK
Proje kapsamında dört farklı büyüklükteki konut piyasa rayiçlerinin altında belirlenen bedellerle kiraya verilecek. Açıklanan başlangıç fiyatlarına göre 1+1 konutların aylık kirası 10 bin TL, 2+1 konutların 12 bin TL, 3+1 konutların 15 bin TL, 4+1 konutların ise 18 bin TL’den başlayacak.
Bakan, ilk 1.071 kiralık sosyal konutun anahtarlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ekim ayı içerisinde teslim edileceğini belirterek, uygulamayla vatandaşların konuta erişiminin kolaylaştırılmasının ve kira piyasasının dengelenmesinin hedeflendiğini ifade etti.
KAMU KİRALIK KONUT ARZINA DOĞRUDAN KATKI SAĞLAYACAK
Projeyi değerlendiren Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, kiralık sosyal konut modelinin Türkiye açısından yeni bir uygulama olduğuna dikkat çekti.
Özelmacıklı, “Türkiye’de ilk kez bu ölçekte uygulanacak kiralık sosyal konut modeli, kamunun yalnızca satılık sosyal konut üretmesinin ötesine geçerek doğrudan kiralık konut arzına katkı sağlaması açısından önemli bir adım. İstanbul’daki yüksek kira bedelleri özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz, kamu çalışanlarımız ve kentsel dönüşüm nedeniyle evini boşaltmak zorunda kalan ailelerimiz üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Konutların piyasa rayiçlerinin altında kiralanması, hak sahiplerine güvenli ve uygun maliyetli yeni bir barınma seçeneği sunarken uygulamanın gerçekleştirildiği bölgelerde kira piyasası açısından referans ve dengeleyici bir etki de oluşturabilir” dedi.
BAŞVURU ŞARTLARI HEDEF KİTLE AÇISINDAN ÖNEMLİ
Projede açıklanan başvuru kriterlerini değerlendiren Özelmacıklı, gelir, ikamet ve konut sahipliği şartlarının sosyal konutların doğru hedef kitleye ulaşması açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Özelmacıklı, “Aylık hane gelirinin 100 bin TL’nin altında olması, başvuru sahibinin en az bir yıldır İstanbul’da ikamet etmesi ve üzerine kayıtlı konutunun bulunmaması, uygulamanın gerçekten konuta erişimde güçlük yaşayan kesimlere yönelmesi açısından önemli kriterler. Başvuruların e-Devlet üzerinden alınacak olması da sürecin erişilebilirliği açısından önemli. Bununla birlikte yoğun bir başvuru bekleniyor. Bu nedenle kura sürecinin, konutların ilçelere göre dağılımının, kontenjanların, aidatların ve sonraki yıllarda uygulanacak kira artış yönteminin de vatandaşlar tarafından dikkatle takip edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Özelmacıklı ayrıca vatandaşların başvuru sürecinde yalnızca TOKİ ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının resmî açıklamalarını dikkate almaları gerektiğini vurguladı.
PİYASANIN ÇOK ALTINDA KİRA BEDELLERİ BELİRLENDİ
Açıklanan kira bedellerinin İstanbul’daki mevcut piyasa koşulları açısından önemli olduğunu belirten Özelmacıklı, “1+1 konutlarda 10 bin TL, 2+1 konutlarda 12 bin TL, 3+1 konutlarda 15 bin TL ve 4+1 konutlarda 18 bin TL’den başlayan kira bedelleri, İstanbul’daki mevcut kiralık konut piyasasıyla karşılaştırıldığında önemli bir avantaj sağlıyor. Özellikle gelirinin büyük bölümünü kiraya ayırmak zorunda kalan haneler açısından bu model ciddi bir destek sağlayabilir. Kamu tarafından oluşturulan uygun fiyatlı kiralık konut arzının artırılması, özel piyasadaki fiyatlama davranışları üzerinde de zaman içerisinde dengeleyici bir etki oluşturabilir” dedi.
KENTSEL DÖNÜŞÜME DE DESTEK OLABİLİR
Kiralık sosyal konut modelinin İstanbul’un depreme hazırlanması ve kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması açısından da önemli bir araç olabileceğini belirten Özelmacıklı, “Kentsel dönüşümde karşılaşılan temel sorunlardan biri, hak sahiplerinin yapım süresince bütçelerine uygun kiralık konut bulamamasıdır. Kentsel dönüşüm nedeniyle konutunu tahliye etmek zorunda kalan ve başka bir konutu bulunmayan vatandaşlara ilerleyen dönemlerde kontenjan ayrılması, riskli yapıların daha hızlı boşaltılmasına ve dönüşüm süreçlerinin hızlanmasına katkı sağlayabilir” dedi.
KİRALIK SOSYAL KONUT STOKU ARTIRILMALI
İstanbul’da ortalama konut kiralarının 45 bin TL seviyesine, yeni konutlarda ise yaklaşık 55 bin TL’ye ulaşabildiğine dikkat çeken Özelmacıklı, 15 bin konutluk uygulamanın önemli bir başlangıç olduğunu ancak uzun vadede kiralık sosyal konut arzının artırılması gerektiğini söyledi.
Özelmacıklı, “15 bin kiralık sosyal konut önemli bir başlangıç olmakla birlikte İstanbul’un nüfusu ve kiralık konut talebi açısından tek başına yeterli değil. İlk uygulamadan elde edilecek sonuçlar burada yol gösterici olacaktır. Modelin sürdürülebilir bir konut politikasına dönüştürülmesi, kiralık sosyal konut stokunun her yıl artırılması ve İstanbul’un farklı ilçelerine dengeli biçimde yayılması gerekiyor. Satılık ve kiralık sosyal konut üretiminin birlikte sürdürülmesi, büyükşehirlerde konuta erişimin kolaylaştırılması ve kira piyasasının dengelenmesi açısından kalıcı bir kamu politikası hâline getirilmelidir” diyerek değerlendirmelerini tamamladı.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Dalmaçyalı ile Binalarda %60’a Varan Enerji Tasarrufu ve Kesintisiz Konfor
Yayınlandı
6 saat önce-
Ekim 26, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kış mevsimine girerken binalarda enerji verimliliği ve doğru ısı yalıtımı her zamankinden daha kritik bir boyut kazanıyor. Binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini bilimsel test ve araştırmalarıyla ortaya koyan marka olan Dalmaçyalı, zorlu kış şartları öncesinde ileri teknolojisiyle binaları güvence altına alıyor. Drone ve termal kamera destekli dış cephe keşifleri ile binalardaki gizli hasarları ve ısı kaçaklarını önceden tespit eden Dalmaçyalı, yenilenen TS 825 standartlarına tam uyumlu çözümleriyle yapıların ömrünü uzatırken bütçelere ve gezegene katkı sağlamayı sürdürüyor.
Kış mevsiminin yaklaşmasıyla artan ısınma ihtiyacı, hane bütçelerinde doğalgaz faturalarını yeniden en önemli gündem maddesi haline getiriyor. Isınmada yaşanan yüksek enerji kayıpları ise bu giderlerin her geçen gün artmasına yol açıyor. Bu durumu sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmak, ısınma maliyetlerini kontrol altına almak ve evlerde kesintisiz termal konfor sağlamak için en kalıcı ve bilimsel çözüm binalara doğru dış cephe ısı yalıtımı yaptırmaktan geçiyor. 20 yılı aşkın uzmanlığıyla binalara özel çözümler sunan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, kış dönemine girerken hem ekonomik hem de sağlıklı ve güvenli yaşam alanları vadediyor.
Yıllık 10-12 Milyar Dolarlık Tasarruf Potansiyeli
Bir binada oransal olarak en geniş yüzey alanını oluşturan dış cepheler, en fazla ısı kaybının gerçekleştiği alanlar olarak öne çıkıyor. Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık %37’lik payla sanayiyi geride bırakarak ilk sıraya yerleştiği alan binalar olurken, binalarda tüketilen enerjinin %80’i ise yapıların ısıtılması ve soğutulması için harcanıyor. Ülke genelinde kullanılan enerjinin yaklaşık %70’i ithal ediliyor ve bu ithal enerjinin yaklaşık %35’i konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Binaların başta dış cephe ısı yalıtımı olmak üzere enerji verimli hale getirilmesi durumunda, yılda 10-12 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli bulunuyor.
Enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte ısı yalıtımı artık bir konfor tercihi olmanın ötesinde bütçeleri ve binaların yapısal sağlığını koruyan akıllı ve zorunlu bir yatırıma dönüşüyor. Isı yalıtımı sektöründe bilimsel analizler ve kapsamlı araştırmalarla binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini ortaya koyan ilk marka olan Dalmaçyalı, Gebze ve Kayseri’deki test evlerinde gerçekleştirdiği çalışmalarda ısı yalıtım sistemlerinin bütünsel performansını ve bileşen dayanımını ölçümlüyor. Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde ürünlerin uzun vadeli performansı canlı testlerle gösterilirken bu veriler referans projelerle de kanıtlanıyor. Örneğin; kışları sert geçen Erzurum’da yapılan uygulamada bina sakinleri faturalarında %60’a varan tasarruf sağlarken, Marmaris’te yazın klima kullanımının yoğun olduğu bir binada gerçekleştirilen ısı yalıtımı ile elektrik tüketiminde gözle görülür bir azalma elde ediliyor. Isı yalıtımsız binalarda kuzey-güney cepheleri arasında 8-10 dereceye kadar çıkabilen sıcaklık farkı, Dalmaçyalı ısı yalıtımlı evlerde en fazla 1 dereceye düşerek yüksek bir termal konfor sunuyor.
147 Milyar TL Değerinde Doğal Gaz Tasarrufu

Isı yalıtımı, bireysel tasarrufun ötesinde gezegen ve ülke ekonomisi için de hayati bir sorumluluk taşıyor. 2003 yılından bu yana yaklaşık 290 milyon metrekareyi aşkın mantolama uygulaması gerçekleştiren Dalmaçyalı, bu sayede 3 milyonu aşkın konuta ve yaklaşık 12 milyonun üzerinde hane halkına ulaştı. Yapılan bu dönüşümle 15,5 milyar metreküp daha az doğal gaz kullanılmasını sağlayarak bugünkü değeriyle 147 milyar TL değerinde doğal gaz tasarrufu elde edildi. Engellenen 33 milyon tonun üzerindeki sera gazı salımı ise Bolu ormanlarının yıllık karbondioksit emiliminin yaklaşık 24 katına denk geliyor.
Yenilenen TS 825 Standardına Uygun Çözümler
Türkiye’de enerji verimliliği alanında önemli bir dönüşüm başlatan TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın güncellenmesiyle birlikte yeni inşa edilecek binaların daha enerji verimli olması sağlanırken, ısı yalıtım kalınlıkları da ortalama 3-5 cm artıyor. Soğutma ihtiyacının da denkleme girmesiyle yapılar artık hem yazın hem kışın çok daha tasarruflu hale geliyor. Doğru ısı yalıtımı uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin kritik önem taşıdığı bu süreçte Dalmaçyalı, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbiriyle uyumlu şekilde kendi tesislerinde üreterek yeni standartların gerektirdiği tüm ihtiyaçlara üstün performansla yanıt veriyor.
Termal Kamera ve Drone Destekli Teknolojik Analiz
Binalara yaptırılan dış cephe ısı yalıtımı uzmanlık, doğru malzeme ve profesyonel uygulama gerektiriyor. Zaman içinde kalite standartlarına uygun üretilmeyen malzemelerle ve doğru uygulanmayan işçilikle yapılan işlemler, zamanla cepheden kopma, dökülme ve ısı kaçakları riskini beraberinde getiriyor. Düşük kaliteli ürünler duvarlarda rutubet kaynaklı kabarmalara ve lekelenmelere neden olarak binanın estetiğini ve ömrünü olumsuz etkiliyor.
Dalmaçyalı, mevcutta ısı yalıtımı bulunan binaların bakım, onarım ve renovasyon ihtiyaçları için de ileri teknolojiyi devreye alıyor. 81 ilde gerçekleştirilen drone destekli dış cephe keşif hizmeti sayesinde binaların en yüksek ve ulaşılması zor noktaları detaylıca inceleniyor. Termal kamera ve teknik ölçüm ekipmanlarıyla elde edilen veriler ışığında hazırlanan Dış Cephe Teknik Analiz Raporu ile uzun vadede yüksek maliyetlere yol açabilecek sorunlar ve yapısal hasarlar önceden fark ediliyor. Bölge standartlarından daha düşük kalınlıkta ısı yalıtımı yapılmış bir binada mevcut ısı yalıtımının durumu elverişli ise daha yüksek enerji tasarrufu sağlamak adına mevcutun üzerine tekrar ısı yalıtım uygulaması yapılabiliyor.
81 İlde Ücretsiz Keşif İmkânı
Bugün ülkemizdeki binaların yaklaşık %70’inde halen yeterli ısı yalıtımı bulunmuyor. Bu durum hem ülke ekonomisi hem de bireysel bütçeler için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Sadece konutlarda değil; iş yeri, otel, hastane ve okul binalarında da enerji kaybının önüne geçmek ve binaları koruma altına almak mümkün. Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, binalardaki bu enerjiyi korumak ve tüketicileri desteklemek amacıyla web sitesi üzerinden online olarak sunduğu Türkiye’deki ilk ve tek “Dalmaçyalı Enerji Tasarrufu Analiz Raporu” hizmetiyle tahmini tasarruf miktarını hızlıca hesaplama imkânı veriyor. Ayrıca marka, saha incelemesi isteyen tüketiciler için 81 ilde uzman teknik ekipleriyle yerinde ücretsiz keşif ve teknik değerlendirme sunarak binalara en uygun ısı yalıtım çözümlerini belirlemeye devam ediyor. 81 ilde sunulan ücretsiz keşif hizmetinden yararlanmak ve binanıza en uygun çözümü öğrenmek isteyenler, Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri’nin www.dalmacyali.com.tr internet sitesini ziyaret edebilir ya da 444 1 222 numaralı müşteri danışma hattını arayabilir.
GENEL
Yangına Dayanımlı Yapı Malzemeleri & Yangına Duyarlı Sistemler
Yayınlandı
6 saat önce-
Ekim 26, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Tolga Aycı; Tremco CPG İş Geliştirme Müdürü
Tremco CPG, yangın güvenliğine bütüncül bir yaklaşımla odaklanarak yapıların dayanıklılığını ve güvenliğini destekleyen çözümler sunuyor.
Son yıllarda sektörün çözüm aradığı, yönetmelikleri inceleyerek en doğru uygulama için uzman ekipler kurduğu yangın güvenliği konusuna, Tremco CPG olarak kapsamlı ve bütüncül şekilde yaklaştığımızı söylemeliyim. Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve yapı dayanıklılığı gibi temel konulardaki çözümlerimizi tek bir marka çatısı altında sunarken, bina ömrü boyunca beraber çalışmasını sağlamak şirketimizin önceliğidir.
Türkiye’de tablo nasıl?
Yangın güvenliği artık yalnızca yönetmeliklerde yer alan bir zorunluluk değil; yatırımcının, mimarın, uygulayıcının ve en önemlisi yapı kullanıcısının sorguladığı iki temel güvenlik konusundan biri olarak karşımızda duruyor. Diğeri ise hiç şüphesiz deprem dayanımı.
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’e baktığımızda, özellikle yüksek binalarda cephe güvenliğine ilişkin oldukça kapsamlı gereklilikler görüyoruz. Yapı kabuğunda kullanılan malzemelerin yangına tepki performansından, katlar arasında alev ve dumanın ilerlemesini sınırlayan detaylara; cephe boşluklarının doğru şekilde yalıtılmasından mekanik ve elektrik tesisat şaft geçişlerinden Yangın yayılımını önleyen tasarım ve uygulama prensiplerine kadar uzanan bir dizi kriter söz konusudur.
Asıl açık ise çoğu zaman tek tek ürünlerde değil, bütünün içinde ortaya çıkabiliyor. Özellikle havalandırmalı cephelerde; kaplama ile yapı kabuğu arasındaki boşluk, doğru şekilde tasarlanmadığında yangın ve sıcak gazlar için dikey bir yayılım yolu oluşturabiliyor. Yüksek katlı, yoğun kullanımlı yapılarda asıl sınav burada veriliyor. Çünkü kompartımanlama duvarla bitmiyor; cephe arkasındaki boşluk doğru çözülmezse, yangın o boşluktan yoluna devam ediyor.
Tek bir A sınıfı malzeme, sistem bütüncül olarak ele alınmadığı sürece yangın güvenliğini sağlamada yetersiz kalabilir. Projenin en erken mimari tasarım aşamasında yangın durdurucu detaylar bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Dayanıklı ürün yeterli mi?
Kısaca hayır. Ürün, tasarım, uygulama ve sistem uyumu aynı masada oturmalı. Doğru sınıflandırılmış yalıtım örtüleri, membranlar, doğru boşluk bariyeri, doğru mastik ve yapıştırıcı, doğru yalıtım ve uygulama detayı birbirini tamamlayıcı olarak çalışmaktadır.. Bunlardan biri eksikse “yangına dayanıklılık” bir etiketin ötesine gidemez.
Kompartımanlama: yangını odada tutmak
Pasif yangın güvenliğinin en temel kriteri kompartımanlamadır. Amaç basit: yangın, alevi ve dumanı çıktığı hacimde belirli bir süre sınırlandırarak, tahliyeye ve müdahaleye zaman kazandırmaktır. Duvar, döşeme ve yangın kapısı bu işin görünen yüzü. Görünmeyen yüzü ise o duvarı delen her şey: tesisat geçişi, hareketli derz ve dilatasyon, giydirme cephe boşluğu, kat döşemesi ile cephe arasındaki derz.
Nullifire tam olarak bu görünmeyen yüz için var. Markamızın işi “yanmaz bir malzeme daha koymak” değil; kompartımanın sürekliliğini sağlamak. Cephede intümesan boşluk bariyerleri yangının katlar arasında yangının bina boyunca yükselmesini engeller. Duvar ve döşemede yangın durdurucu ürünler tesisatın açtığı boşluğu yangına karşı yalıtır. Ayrıca, yapısal yangın güvenliği perspektifinde yapısal çelik elemanın yangına karşı korunmasını sağlayan intümesan kaplama, kompartımanı taşıyan iskeletin belirtilen süre ayakta kalmasını hedefler. Üçü birden yoksa kompartıman kâğıt üzerinde kalır.
Kompartımanlama, uygulama aşamasında eklenen bir detay değil; mimari tasarımın en başında ele alınması gereken temel bir yangın güvenliği kararıdır.
Üründen sisteme geçiş
Sektörün ürün dilinden entegre sistem diline geçmesini hem doğru hem de kaçınılmaz bir yaklaşım olarak görüyoruz. Özellikle Avrupa Teknik Onay (ETA) belgelerinden üründen ziyade tüm sistem spesifikasyonu yer almaktadır. Böylece, yangın yalıtımı yapılan uygulamanın her bir bileşeni belirlenmiş ve standartlaşmış olmaktadır. Bu dönüşümü pazarlama cümlesi olarak değil, proje gerçeği olarak görüyoruz. Kompartıman da tek üründen değil, birbiriyle konuşan detaylar kuruyor.
Akıllı binaların yeni riski: Havalandırmalı Cepheler
Havalandırmalı cephe sistemleri yapı kabuğunda enerji verimliliği ve nem kontrolü sağlamaktadır. Ancak aynı boşluk, yangın sırasında düşey bir yayılım yolu oluşturabiliyor; yani yapı içerisinde kurulmuş yangın kompartımanını yapı kabuğunda oluşan boşluk ile devre dışı bırakabilmektedir. Bu nedenle cephe boşluğunda, normal koşullarda hava akışını koruyan ancak yangın sırasında boşluğu kapatarak yayılımı sınırlandıran intümesan yangın bariyerlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Nullifire’ın yangın bariyerleri, havalandırmalı cephe performansını korurken yangın güvenliğini de desteklemektedir. Cephe sistemlelerinde sızdırmazlık yalıtım ve yapıştırma çözümleri ile ön plana çıkan illbruck markamızda ise cephedeki yalıtım örtüleri ve membran grubunda A1 ve A2,s1-d0 yanmazlık performansına ME050, ME055 ve ME060 ürünleri ve SP025 yapıştırıcısı havalandırma ve yangın güvenliğini birlikte ele alan bir cephe çözümünün parçası olmaktadır.
Sahada ne sunuyoruz?
Uygulama kontrolü, saha süpervizörlüğü ve uygulama öncesinde tüm paydaşlara verilen teknik ve uygulamalı eğitimler ile inşaatın her aşamasında yanınızda oluyoruz. Böylece, yatırımcı, yüklenici, alt yüklenci, uygulayıcı, mimar ve mühendis perspektiften bakarak her bir proje paydaşının ihtiyacını göz önünde bulundurarak süreçleri ilerletmekteyiz.
Ayrıca, global yapıda olan Tremco CPG organizasyon yapısı sayesinde yaklaşık 170 ülkedeki ofislerimiz ve tesislerimiz ile müşterilerimize global servis sağlamaktayız.
Küçük görünen kimyasallar, büyük açık
Mastik, membran, yapıştırıcı, şişen bant, yangın durdurucu köpükler. Keşif listesinde küçük kalemler gibi durur. Oysa yangın çoğu zaman derzden ve geçişten sızar; kompartıman da tam bu noktada hata verir. İşte burada doğru ürün-detay-sistem kombinasyonu kritik öneme sahip. Ar-Ge tarafında bakışımız sade: İntümesan teknolojileri özellikle boru, kablo ve diğer penetrasyonlarda daha etkili hale getirmek; doğrusal derzlerden kelepçelere kadar farklı detaylarda alev ve dumanın ilerlemesini sınırlandırmak.
Önümüzdeki beş yıl
Önümüzdeki dönemde odağın; yangın performansı test edilmiş ürünler, birlikte uyum içinde çalışan sistemler ve sürdürülebilirliği belgelenmiş çözümler üzerinde yoğunlaşmasını bekliyoruz. Dünya genelinde, benzer iklim koşullarında ve farklı yapı tiplerinde uygulanmış, performansı sahada da karşılık bulmuş sistemlerin daha fazla önem kazanacağını düşünmekteyiz.
Önümüzdeki dönemde ayrıca, birbiriyle uyumlu çalışması gereken sistemlerin seçimine tasarım aşamasından dahil olan; sahada ne yazık ki hâlâ karşılaştığımız üzere kritik kararları uygulama aşamasına gelindiğinde taşeron yükleniciye bırakmak yerine, detayları baştan sona takip eden uzmanlaşmış ekiplerin daha fazla talep göreceğini beklemekteyiz. Sadece spesifikasyon hazırlayan ve bu doğrultuda optimum maliyetle ürün seçen değil, doğru ürünü doğru detayla buluşturabilen ve sürecin sorumluluğunu baştan sona üstlenen ekiplere daha fazla ihtiyaç duyulacaktır.
Bir binayı yangına karşı güvenli kılmak, önleyici hekimliğin çalışma prensibine çok benzer; sorun ortaya çıktığında müdahale etmek yerine, riskleri en erken aşamada öngörerek yönetmeyi ve olası bir yangın durumunda yapının göreceği hasarı en aza indirmeyi amaçlar.
GENEL
Systemair Türkiye, elektriğinin yüzde 100’ünü kendi üretiyor
Yayınlandı
7 saat önce-
Ekim 26, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 1 Ocak 2026’da kalıcı döneme geçti. Düzenleme, çelik ve alüminyum gibi girdilerin karbon yükünü maliyete dönüştürüyor. Bu girdileri yoğun kullanan iklimlendirme ve havalandırma (HVAC) üreticileri de artık ürünlerindeki gömülü karbonu şeffaf ve izlenebilir biçimde raporlamak zorunda. Systemair Türkiye bu sürece hazırlıklı giriyor: Dilovası fabrikasında kurduğu 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle elektrik ihtiyacının tamamını kendisi üretiyor. Şirket, SKDM’ye uyum sürecini enerji verimliliği, tedarik zinciri görünürlüğü ve ürün performansı üzerine kuruyor.
İklimlendirme ve havalandırma sektöründe karbon maliyetlerinin varlığı rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline gelirken Avrupa Birliği’nin (AB) standartlarını çizdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), firmalar için yeni yükümlülükler getiriyor. Bu doğrultuda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) ve küresel sürdürülebilirlik hedeflerine uyum sağlamak amacıyla ürün geliştirme, üretim tesisleri ve veri şeffaflığı alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüten Systemair Türkiye, düzenlemeyi sanayide verimliliği artırmak, düşük karbonlu teknolojilere geçişi hızlandırmak ve daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmak için önemli bir dönüşüm fırsatı olarak görüyor.
“Karbon maliyetinin giderek daha görünür hale gelmesi; ürün fiyatı, tedarikçi seçimi ve rekabet gücü üzerinde belirleyici olacak”
SKDM’nin iklimlendirme ve havalandırma sektörüne etkisini değerlendiren Systemair Türkiye Fabrika Direktörü Uğur Muslu, şunları söyledi: “Sektörümüz çelik, alüminyum ve bakır gibi enerji yoğun malzemelere dayanıyor. SKDM bugün ürünlerimizi doğrudan değil, çelik ve alüminyum gibi temel girdileri kapsıyor; ancak bu girdiler üzerinden maliyet ve tedarik zinciri etkisini şimdiden hissediyoruz. AB pazarında karbon maliyeti görünür hale geldikçe ürün fiyatını, tedarikçi seçimini ve rekabet gücünü belirleyen unsurlardan biri olacak. Tedarikçilerden güvenilir emisyon verisi almak, bu veriyi doğrulamak ve satın alma ile maliyetlendirme süreçlerine yansıtmak, bu dönemde rekabet etmenin ön koşulu. Örneğin bugün tedarikçilerimizin yüzde 25’inden ürün bazlı emisyon verisi alıyoruz. SKDM bizim için yalnızca çevresel bir düzenleme değil; ihracat pazarlarında rekabetçiliğimizi koruyacak stratejik bir konu.”
Klima santrallerinde doğrulanmış karbon verisi
Muslu, Systemair’in SKDM’ye uyum kapsamında attığı adımları şöyle anlattı: “AB’ye ihracatta bir ürünün yaşam döngüsü boyunca ne kadar karbon ürettiğini belgelemek artık zorunluluk haline geliyor. Bu nedenle Dilovası fabrikamızda ve küresel tesislerimizde ürettiğimiz klima santralleri ve havalandırma ekipmanları için Çevresel Ürün Beyanı (EPD) ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) süreçlerini tamamladık; müşterilerimize doğrulanmış emisyon verisi sunuyoruz. Tedarik zincirinde satın alma, kalite, mühendislik ve finans ekiplerimiz birlikte çalışarak tedarikçilerimizin karbon verisini düzenli ve karşılaştırılabilir hale getiriyor. Üretimde Dilovası fabrikamızın elektriğinin tamamını kendi güneş enerjisi santralimizden karşılıyoruz. Ürün tarafında ise yüksek verimli fanlar ve ısı geri kazanım çözümleriyle müşterilerimizin binalarındaki enerji tüketimini azaltmalarına katkı sağlıyoruz. Ayrıca ihracatçı müşterilerimizin karbon raporlamasında ihtiyaç duyduğu ürün bazlı emisyon hesaplamalarına da destek veriyoruz.”
Dilovası fabrikası elektriğinin tamamını güneşten karşılıyor
Systemair Türkiye, Dilovası fabrikasında devreye aldığı 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle tesisin tüm elektrik ihtiyacını kendisi üretiyor. Santral, yılda yaklaşık 1.050 ton karbon emisyonunun önüne geçiyor. Ürün tasarımında da karbon ayak izini azaltmaya odaklandıklarını belirten Muslu, şunları söyledi: “İklimlendirme cihazlarımızda düşük Küresel Isınma Potansiyeli’ne (GWP) sahip soğutucu akışkanları önceliklendiriyoruz. Yüksek verimli EC motorları, ısı geri kazanım eşanjörlerini ve akıllı otomasyon sistemlerini ürünlerimizde standart hale getiriyoruz. Böylece cihazlarımızın kullanım ömrü boyunca tükettiği enerjiyi ve buna bağlı emisyonları en aza indiriyoruz. Üretim ve operasyon merkezlerimiz de LEED Gold bina standartlarına göre tasarlanıp işletiliyor.”
“2030’a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğumuzu yüzde 30 azaltacağız”
Muslu, şirketin hedeflerini şöyle özetledi: 2026 yılına göre 2030’a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğumuzu yüzde 30 azaltmayı hedefliyoruz. Ürün ve tedarikçi bazlı karbon verisini satın alma ve yatırım kararlarımızın merkezine koyacağız. SKDM’nin kapsamı genişledikçe sistemlerimizi buna göre güncelleyecek, hem kendi çevresel etkimizi hem de müşterilerimizin karbon yükünü azaltmaya devam edeceğiz.”
Son Yazılar
- Dalmaçyalı ile Binalarda %60’a Varan Enerji Tasarrufu ve Kesintisiz Konfor Ekim 26, 2026
- Yangına Dayanımlı Yapı Malzemeleri & Yangına Duyarlı Sistemler Ekim 26, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği: Mevzuat, Uygulama Kalitesi Ve Entegre Sistemler Ekim 26, 2026
- Systemair Türkiye, elektriğinin yüzde 100’ünü kendi üretiyor Ekim 26, 2026
- KALE’DEN YIL SONUNA ÖZEL BANYO KAMPANYASI Ekim 26, 2026
- Mimar Işıl Yıldız’dan kentsel dönüşümün başarısı için bütünleşik koordinasyon sistemi Ekim 26, 2026
- İzocam’dan yangın güvenliği vurgusu: “Yangın güvenliği, can ve yapı değerine yapılan hayati bir yatırımdır” Ekim 26, 2026
- Entegre Harç’ın Yeni Büyüme Rotasında Ar-Ge Var Ekim 26, 2026
- Özak GYO’nun Hayat Flora Projesinde 3+1 Örnek Daire Ziyarete Açıldı Ekim 26, 2026
- Polat Gayrimenkul’ün Seven Pearl Projesinde Satışlar Devam Ediyor Ekim 26, 2026
- ARK İNŞAAT VE SEBA İNŞAAT’IN ORTAK PROJESİ “EVİNİZ RİVA” TANITILDI Ekim 26, 2026
- Yangın Güvenliğinde Doğru Ürün Kadar Doğru Sistem Kurgusu da Kritik Ekim 23, 2026
- İzocam’dan Temelden Çatıya Bütüncül Yalıtım Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- Knauf’tan Yapılarda Yangın Güvenliğine Bütüncül Sistem Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor! Ekim 23, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL3 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL3 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL3 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!










