Aksa Enerji, Gana’daki Toplam Kurulu Gücünü 549 MW’a Yükseltti - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Aksa Enerji, Gana’daki Toplam Kurulu Gücünü 549 MW’a Yükseltti

Yayınlandı

-

Kumasi Santrali’nin 179 MW’lık İlk Fazının Kombine Çevrimi Tamamlandı 
 

Aksa Enerji, Gana’daki Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin 179 MW kurulu güce sahip ilk fazının kombine çevrimini tamamladı. Ocak ayından beri 130 MW kapasiteyle basit çevrim olarak ticari üretime devam eden santral, gerçekleştirilen teknolojik dönüşümle daha yüksek verimlilik sağlayan kombine çevrim yapısına kavuştu. Böylece şirketin Gana’daki toplam kurulu gücü, Tema Santrali ile birlikte 549 MW’a ulaştı.

8 ülkedeki 14 santral operasyonu ve 3.500 MW üzeri kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, Afrika’daki büyüme stratejisini yüksek verimli ve uzun vadeli yatırımlarla güçlendirmeyi sürdürüyor.  İki faz halinde yürütülen ve toplamda 350 MW kurulu güce ulaşması planlanan Kumasi Santrali, 20 yıl süreli ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında Aksa Enerji tarafından finanse edilip inşa edilirken, işletme ve bakım faaliyetleri de şirket tarafından yürütülüyor.

Kumasi Santrali, basit çevrimden kombine çevrime dönüştürülerek daha yüksek verimli bir yapıya kavuştu. Kombine çevrim teknolojisi sayesinde santral, aynı yakıt miktarıyla daha fazla elektrik üreterek Gana’nın ulusal şebekesine daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir enerji sağlayacak.

Gana Operasyonlarında Yerel İstihdam Oranı %64’e Ulaştı

Aksa Enerji, faaliyet gösterdiği ülkelerde yalnızca enerji üretimine değil, yerel ekonomilerin gelişimine ve insan kaynağının güçlendirilmesine de katkı sunuyor. Şirket, Gana’daki operasyonlarında 130’un üzerinde yerel çalışan istihdam ederken, toplam iş gücünün %64’ünü yerel çalışanlar oluşturuyor.

Bugüne kadar 40’ın üzerinde enerji santralini kendi mühendislik ve proje yönetimi kabiliyetiyle inşa edip işleten Aksa Enerji, sahip olduğu teknik bilgi birikimini yerel mühendis ve teknisyenlere aktararak bölgedeki operasyonel kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor.

 

Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Enerji arz güvenliği, ülkelerin kalkınmasını ve yatırım iklimini etkileyen stratejik bir unsur. Aksa Enerji olarak global yatırımlarımıza bu perspektifle bakıyor, faaliyet gösterdiğimiz coğrafyalarda kalıcı değer üreten projeler geliştiriyoruz. Bizim için Afrika’daki operasyonlarımızın amiral gemisi konumunda olan Gana ise bu stratejimizin somut bir yansıması. Halihazırda 2017 yılından bu yana başarıyla işletmeye devam ettiğimiz 370 MW kurulu güçteki Gana Tema Santralimizin ardından, Kumasi Santralimizin de ilk fazını 179 MW kurulu güçle kombine çevrimini tamamladık. Bu yatırımla birlikte Gana’daki toplam kurulu gücümüzü 549 MW’a çıkardık. Kumasi’de daha önce basit çevrimde olan yapıyı kombine çevrime dönüştürerek, aynı kaynakla daha yüksek elektrik üreten, yüksek verimli bir sistemi Gana’nın ulusal şebekesine kazandırdık. Bu başarıda, Gana’daki operasyonlarımızda görev yapan ve istihdamımızın %64’ünü oluşturan 130’u aşkın yerel çalışanımızın emeği çok büyük. Aksa Enerji olarak global varlığımızı, ülkelerin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu, uzun soluklu ve karşılıklı değer yaratan yatırımlarla güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Aksa Enerji, Afrika başta olmak üzere faaliyet gösterdiği coğrafyalarda enerji arz güvenliğini destekleyen yatırımlarına devam ederken, esnek, hızlı ve verimli üretim modeliyle global enerji dönüşümünde aktif rol üstlenmeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Sanayide Enerji Verimliliği Kapıda Başlıyor

Yayınlandı

-

 

 

Yükselen elektrik maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Özellikle sevkiyat kapılarından kaynaklanan ısı kayıpları, işletmelerin enerji tüketimini ve üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. 

Endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığındaki 1 derecelik düşüşün enerji giderlerini %20 artırdığına dikkat çeken Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliğinin sevkiyat kapılarında başladığını belirtti.

 

Dünya genelinde yükselen enerji maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini stratejik bir öncelik haline getiriyor. İşletmeler bir yandan enerji giderlerini düşürmeye çalışırken, diğer yandan üretim sürekliliğini ve rekabet güçlerini koruyacak çözümlere yöneliyor. Bu süreçte, çoğu zaman göz ardı edilen sevkiyat kapıları ise önemli enerji kayıplarının yaşandığı alanların başında geliyor.

Yapılan araştırmalara göre, endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığının yalnızca 1 derece düşmesi, enerji giderlerini %20 oranında artırıyor. Bu durum özellikle sevkiyat kapılarının yoğun kullanıldığı alanlarda daha belirgin hale geliyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir ısı transferine neden olurken, ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına yol açıyor. Sonuç olarak hem enerji tüketimi hem de işletme maliyetleri artıyor.

Çukurova Isı, Silversun SACH ve SACV serisi hava perdeleriyle sevkiyat kapılarında oluşan ısı kayıplarını en aza indiriyor. Geleneksel PVC şerit perdelere göre daha yüksek enerji verimliliği sağlayan Silversun hava perdeleri, yalnızca enerji kayıplarını azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda hijyen standartlarının korunmasına, operasyonel hızın artırılmasına ve üretim süreçlerinin daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlıyor.  

Enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, şunları söyledi: 

“Lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor. Çünkü enerji kayıplarının önemli bir bölümü sevkiyat kapılarında yaşanıyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir hava akışı oluşturarak ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum işletmelerin enerji tüketimini ve işletme maliyetlerini doğrudan artırıyor. Enerji verimliliğini artırmak isteyen işletmelerin, sevkiyat kapılarında yaşanan bu kayıpları da göz önünde bulundurması gerekiyor.” dedi.

Silversun SACH ve SACV serisi hava perdelerinin çalışma prensibine ilişkin de bilgi veren Osman Ünlü,Hava perdeleri, sevkiyat kapılarının üzerinde veya yanında oluşturduğu yüksek hızlı hava bariyeri sayesinde iç ve dış ortamı fiziksel temas olmadan birbirinden ayırıyor. Böylece kapılar açık olsa bile iç ortam sıcaklığı korunuyor, ısıtma ve soğutma sistemlerinin üzerindeki yük azalıyor ve enerji tüketimi düşüyor. Aynı zamanda sıcaklık dalgalanmalarının ürün kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri de en aza indiriliyor.” ifadelerini kullandı.

Operasyonel verimliliği artırıyor

PVC şerit perdelerin ısı kayıplarına karşı belirli ölçüde koruma sağladığını ancak görüşü kısıtlayabildiğini, hijyen sorunlarına yol açabildiğini ve düzenli bakım gerektirdiğini belirten Osman Ünlü, özellikle forklift trafiğinin yoğun olduğu tesislerde, bu sistemlerin operasyonel akışı yavaşlatabildiğine dikkat çekti: 

“Silversun hava perdeleri, forklift ve personel geçişlerini kesintisiz hale getirerek operasyonel süreçlerin hızlanmasına katkı sağlıyor. Kapı açma-kapama ihtiyacını ortadan kaldırırken tesis içi lojistik akışını da iyileştiriyor. Ayrıca sürekli çalışan kapı sistemlerinde oluşan aşınmayı azaltarak bakım ve duruş maliyetlerinin düşürülmesine destek oluyor. Böylece işletmeler hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de operasyonel verimliliklerini artırabiliyor.” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

ODE Yalıtım’ın üretim gücü İSO İkinci 500 Listesinde bir kez daha tescillendi

Yayınlandı

-

Yalıtım sektöründe global bir marka olma vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren ODE Yalıtım, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasında bu yıl da yer aldı.

İSO 500 araştırmasının ardından açıklanan İSO İkinci 500 listesi, üretimden satışlara göre Türkiye’nin önde gelen orta ölçekli sanayi kuruluşlarını sıralarken, şirketlerin ihracat, Ar-Ge ve teknoloji alanlarındaki performanslarına da ışık tutuyor. ODE Yalıtım, üretim gücü, sürdürülebilir büyüme yaklaşımı ve katma değer yaratan çalışmalarıyla bu yıl da listede yer alma başarısını gösterdi.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan şunları söyledi: “İSO İkinci 500 araştırmasında bu yıl da yer almak, ODE Yalıtım’ın üretim gücünün ve sürdürülebilir büyüme anlayışının önemli bir göstergesi. Sanayi kuruluşlarının finansman maliyetleri, küresel rekabet ve değişen ekonomik koşulların etkisi altında faaliyet gösterdiği bir dönemde elde ettiğimiz bu başarı, doğru stratejilerle ilerlediğimizi ortaya koyuyor. Başarılı büyümemizi geleceğe yaptığımız yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. 2025-2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım programımız kapsamında tüm planlarımızı hayata geçirdik ve üretim altyapımızı güçlendirdik. Çorlu’daki cam yünü tesisimizde modernizasyon ve kapasite artışı gerçekleştirirken, Eskişehir’deki R-Flex tesisimizi daha büyük ölçekli bir üretim merkezine dönüştürüyoruz. Bugün ürünlerimizi 6 kıtada 80’in üzerinde ülkeye ihraç ediyoruz. Eskişehir tesisimizin tam kapasite üretime ulaşması üretim kapasitemizi güçlendiriyor ve  küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü de artırıyor. Önümüzdeki dönemde de Eskişehir tesisimizde makine-ekipman, dijitalleşme, modernizasyon ve kapasite artırımı alanlarında yaklaşık 5 milyon dolarlık ilave yatırım gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Kalite, inovasyon ve müşteri memnuniyetini odağımıza alarak hem yurt içinde hem de ihracat pazarlarında büyümeyi sürdürürken, sektörümüze ve ülke ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum”.

İnovatif ürün portföyü, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren ODE Yalıtım, gerçekleştirdiği yatırımlar ve güçlü üretim altyapısıyla hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürürken, Türkiye ekonomisine ve yalıtım sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Yanlış Radyatör Seçimi Doğalgaz Faturasını Yükseltiyor

Yayınlandı

-

 

 

Kış aylarında konutlarda tüketilen enerjinin yaklaşık % 85‘i ısıtma sistemleri tarafından kullanılıyor. Bu yüksek tüketim, doğalgaz dönüşümü sırasında doğru ürün seçiminin önemini artırıyor.

Termo Teknik Satış Müdürü Cem Bayramoğlu, evlerin veya işyerlerinin ısı ihtiyacına uygun radyatör seçiminin ısıtma performansı ve enerji verimliliğini doğrudan etkilediğini belirterek, kullanıcıların doğalgaz dönüşümünde dikkat etmesi gereken kriterleri paylaştı.

 

Yaz ayları doğalgaz dönüşümü için en uygun dönem. Sonbahar ve kış aylarında artan talep nedeniyle montaj süreçleri uzayabilirken, yaz döneminde dönüşüm işlemleri daha planlı ve sorunsuz şekilde tamamlanıyor. Böylece kullanıcılar ısıtma sistemlerini kış gelmeden devreye alarak gerekli kontrolleri yapma ve olası eksiklikleri giderme fırsatı buluyor. Ancak dönüşüm sürecinde yalnızca montajın doğru zamanda yapılması değil, sistemi oluşturan ekipmanların da doğru seçilmesi büyük önem taşıyor.

Doğalgaz dönüşümü sırasında radyatörlerin yapının ısı ihtiyacına uygun şekilde seçilmesi gerektiğini belirten Termo Teknik Satış Müdürü Cem Bayramoğlu, kullanıcıların ürün seçiminde dikkat etmesi gereken kriterleri paylaştı.

Radyatör seçimi ısıtma performansını belirliyor

“Radyatör seçimi yalnızca estetik uyum dikkate alınarak yapılmamalıdır. Radyatör seçimi yapılırken; evin veya işyerinin metrekaresi, bulunduğu bölgenin iklim koşulları, yalıtım durumu, pencere özellikleri ve kullanım alanlarının ısı ihtiyacı mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Doğru boyutlandırılmış radyatörler, ortamın daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaşmasını, sistemin %20‘lere varan oranda daha verimli çalışmasını ve ısınma konforunun artmasını sağlıyor. Yanlış boyutlandırılan radyatörler ise hem enerji tüketimini artırıyor hem de beklenen ısıl konforun sağlanmasını zorlaştırıyor.”

 

Yetkili firmalar tercih edilmeli

Doğalgaz dönüşümünde sistem performansını belirleyen en önemli unsurların doğru projelendirme, doğru ürün seçimi ve standartlara uygun uygulama olduğunu belirten Bayramoğlu, şunları söyledi:

“Doğalgaz dönüşümünde yetkili firmalarla çalışılması, TS EN 442 standardına uygun radyatör seçilmesi ve ürünlerin uzman kişiler tarafından projelendirilmesi, ısıtma sisteminin uzun yıllar yüksek verimli, güvenli ve konforlu çalışmasını sağlıyor. Bu nedenle sistem seçiminde; kalite, standartlara uygunluk ve doğru projelendirme büyük önem taşıyor.”

Okumaya Devam Et

Trendler