2026’da Yapılan Düzenlemelerle Kentsel Dönüşümde Süreç Hızlanırken Hak Kayıpları da Önleniyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

2026’da Yapılan Düzenlemelerle Kentsel Dönüşümde Süreç Hızlanırken Hak Kayıpları da Önleniyor

Yayınlandı

-

 

2026’da kentsel dönüşüm alanında hayata geçirilen düzenlemeleri değerlendiren EVA Gayrimenkul Proje Değerleme ve Danışmanlık Departmanı Kıdemli Müdürü Erdem Akyol, “Düzenlemeler hem vatandaşlar hem de sektör açısından önemli fırsatlar sunuyor. Kira yardımlarındaki güncellemelerden “Yarısı Bizden” kampanyasına, yeni kredi desteklerinden 6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklere kadar birçok başlık, dönüşüm sürecini yakından etkiliyor.” dedi.

Kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesi ve daha güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları, bu yıl önemli düzenlemeler eşliğinde devam ediyor. Evini kentsel dönüşümle yenilemek ve depreme dayanıklı hale getirmek isteyen vatandaşlar; kira yardımı, “Yarısı Bizden” kampanyası ve yeni kredi destekleri gibi uygulamalarla teşvik ediliyor.

Kira ve Taşınma Destekleri Güncellendi

2026 yılıyla birlikte maliklere verilen aylık kira yardımları artırılırken, kiracılar için taşınma yardımlarında da güncellemeye gidildi. Ancak bu noktada vatandaşların dikkat etmesi gereken önemli bir ayrım bulunduğuna dikkat çeken EVA Gayrimenkul Proje Değerleme ve Danışmanlık Departmanı Kıdemli Müdürü Erdem Akyol, “Bakanlık kira yardımı, İBB kira yardımı ve “Yarısı Bizden” destekleri birbirinden farklı sistemler üzerinden ilerliyor. Bu nedenle vatandaşların hangi desteğin hangi koşullarda uygulanabileceğini ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.” dedi.

İstanbul’da 60 Binden Fazla Konut “Yarısı Bizden” ile Dönüşüyor

“Yarısı Bizden” kampanyasında yapılan düzenlemeyle vatandaşların hak kaybı yaşamasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yeni düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihine kadar riskli yapı tespitinin kesinleşmiş olması yeterli olacak. Ruhsat, proje, kat irtifakı ve inşaat süreçleri ise daha sonra tamamlanabilecek.

Bu değişiklik özellikle büyük apartmanlarda maliklerin uzlaşma sürecini kolaylaştıran önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kampanya kapsamında her bir konut için destek tutarı 875 bin TL hibe ve 875 bin TL kredi olmak üzere toplam 1 milyon 750 bin TL’ye yükseltildi. Taşınma desteği ise 125 bin TL olarak güncellendi.

“Yarısı Bizden” kampanyasından İstanbul’da 60 binden fazla konutun faydalandığını söyleyen Akyol, “Kampanyayı cazip kılan başlıca unsurlar; kredi taksitlerinin yapı ruhsatı alındıktan iki yıl sonra başlaması, on yıla kadar vadeli kredi ödemelerinde ilk yıl faiz uygulanmaması ve sonraki yıllarda faiz oranının Tüketici Fiyat Endeksi’nin yarısı oranında güncellenmesidir.” dedi.

3 Milyon TL’ye Kadar Kredi Desteği

İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırmak amacıyla Dünya Bankası destekli yeni bir finansman programı devreye alındı. Programın detaylarını paylaşan Akyol, “3 milyon TL’lik kentsel dönüşüm kredi desteğinden faydalanmak isteyen riskli yapıdaki hak sahipleri için kredi değerlendirmesinde icra/haciz durumu ve taksitlerin hane gelirine oranı gibi kriterler dikkate alınıyor. Söz konusu kredi desteği, her bağımsız bölüm yani konut veya iş yeri için 3 milyon TL’ye kadar, 180 ay vadeli ve yüzde 0,69 faiz oranıyla hak sahiplerinin kullanımına sunuldu. Bu desteğin ‘Yarısı Bizden’ kampanyasından en önemli farkı, 3 milyon TL’lik tutarın tamamının kredi olması ve geri ödenmesidir. ‘Yarısı Bizden’ kapsamında ise hibe, kredi ve taşınma desteği birlikte verilir; hibe tutarı geri ödenmez.” ifadelerini kullandı.

Mevzuat Düzenlemeleri Süreci Hızlandırmayı Hedefliyor

4 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği Değişikliği ile kentsel dönüşüm süreçlerinde bazı usul kolaylıkları hayata geçirildi. Değişiklileri değerlendiren Akyol, “Yeni düzenlemeyle maliklerin toplantıya çağrılma usulleri, toplantı ilanı ve tebligat süreçleri, riskli yapı tespitleri, satış işlemleri, tapu uygulamaları, tevhit ve ifraz işlemleri ile uygulama süreçleri gibi birçok başlıkta teknik düzenleme yapıldı. Bu düzenlemelerle uygulamaların hızlandırılması ve yaşanan hukuki sorunların azaltılması amaçlanıyor. Ayrıca yönetmeliğin yürütme yetkisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı’ndan alınarak Kentsel Dönüşüm Başkanına devredildi.” dedi.

İstanbul’da Çatı Katı Uygulaması Eşitsizliğe Neden Olabiliyor

İstanbul’da kentsel dönüşüm sürecini etkileyen başlıklardan biri de çatı katı uygulamaları oldu. İBB Meclisi’nin Mart 2025’te aldığı kararla çatı katlarına ayrı bağımsız bölüm hakkı tanınmıştı. Ancak açılan dava sonucunda söz konusu plan notu değişikliği için yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Konuya ilişkin konuşan Akyol, şu ifadeleri kullandı: “Uygulama esas olarak ilçenin mevcut imar planına, plan notlarına ve yürürlükteki ilgili mevzuata bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Bu nedenle ilçeler bazında farklı uygulamalar ortaya çıkabiliyor. Bazı ilçelerde mevcut plan notları çatı piyesi uygulamasına izin verdiği için süreç devam ederken, bu farklılık deprem riski taşıyan ancak farklı ilçelerde yer alan binalardaki vatandaşlar açısından eşitsizliğe neden olabiliyor.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Sanayide Enerji Verimliliği Kapıda Başlıyor

Yayınlandı

-

 

 

Yükselen elektrik maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Özellikle sevkiyat kapılarından kaynaklanan ısı kayıpları, işletmelerin enerji tüketimini ve üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. 

Endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığındaki 1 derecelik düşüşün enerji giderlerini %20 artırdığına dikkat çeken Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliğinin sevkiyat kapılarında başladığını belirtti.

 

Dünya genelinde yükselen enerji maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini stratejik bir öncelik haline getiriyor. İşletmeler bir yandan enerji giderlerini düşürmeye çalışırken, diğer yandan üretim sürekliliğini ve rekabet güçlerini koruyacak çözümlere yöneliyor. Bu süreçte, çoğu zaman göz ardı edilen sevkiyat kapıları ise önemli enerji kayıplarının yaşandığı alanların başında geliyor.

Yapılan araştırmalara göre, endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığının yalnızca 1 derece düşmesi, enerji giderlerini %20 oranında artırıyor. Bu durum özellikle sevkiyat kapılarının yoğun kullanıldığı alanlarda daha belirgin hale geliyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir ısı transferine neden olurken, ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına yol açıyor. Sonuç olarak hem enerji tüketimi hem de işletme maliyetleri artıyor.

Çukurova Isı, Silversun SACH ve SACV serisi hava perdeleriyle sevkiyat kapılarında oluşan ısı kayıplarını en aza indiriyor. Geleneksel PVC şerit perdelere göre daha yüksek enerji verimliliği sağlayan Silversun hava perdeleri, yalnızca enerji kayıplarını azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda hijyen standartlarının korunmasına, operasyonel hızın artırılmasına ve üretim süreçlerinin daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlıyor.  

Enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, şunları söyledi: 

“Lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor. Çünkü enerji kayıplarının önemli bir bölümü sevkiyat kapılarında yaşanıyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir hava akışı oluşturarak ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum işletmelerin enerji tüketimini ve işletme maliyetlerini doğrudan artırıyor. Enerji verimliliğini artırmak isteyen işletmelerin, sevkiyat kapılarında yaşanan bu kayıpları da göz önünde bulundurması gerekiyor.” dedi.

Silversun SACH ve SACV serisi hava perdelerinin çalışma prensibine ilişkin de bilgi veren Osman Ünlü,Hava perdeleri, sevkiyat kapılarının üzerinde veya yanında oluşturduğu yüksek hızlı hava bariyeri sayesinde iç ve dış ortamı fiziksel temas olmadan birbirinden ayırıyor. Böylece kapılar açık olsa bile iç ortam sıcaklığı korunuyor, ısıtma ve soğutma sistemlerinin üzerindeki yük azalıyor ve enerji tüketimi düşüyor. Aynı zamanda sıcaklık dalgalanmalarının ürün kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri de en aza indiriliyor.” ifadelerini kullandı.

Operasyonel verimliliği artırıyor

PVC şerit perdelerin ısı kayıplarına karşı belirli ölçüde koruma sağladığını ancak görüşü kısıtlayabildiğini, hijyen sorunlarına yol açabildiğini ve düzenli bakım gerektirdiğini belirten Osman Ünlü, özellikle forklift trafiğinin yoğun olduğu tesislerde, bu sistemlerin operasyonel akışı yavaşlatabildiğine dikkat çekti: 

“Silversun hava perdeleri, forklift ve personel geçişlerini kesintisiz hale getirerek operasyonel süreçlerin hızlanmasına katkı sağlıyor. Kapı açma-kapama ihtiyacını ortadan kaldırırken tesis içi lojistik akışını da iyileştiriyor. Ayrıca sürekli çalışan kapı sistemlerinde oluşan aşınmayı azaltarak bakım ve duruş maliyetlerinin düşürülmesine destek oluyor. Böylece işletmeler hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de operasyonel verimliliklerini artırabiliyor.” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

ODE Yalıtım’ın üretim gücü İSO İkinci 500 Listesinde bir kez daha tescillendi

Yayınlandı

-

Yalıtım sektöründe global bir marka olma vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren ODE Yalıtım, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasında bu yıl da yer aldı.

İSO 500 araştırmasının ardından açıklanan İSO İkinci 500 listesi, üretimden satışlara göre Türkiye’nin önde gelen orta ölçekli sanayi kuruluşlarını sıralarken, şirketlerin ihracat, Ar-Ge ve teknoloji alanlarındaki performanslarına da ışık tutuyor. ODE Yalıtım, üretim gücü, sürdürülebilir büyüme yaklaşımı ve katma değer yaratan çalışmalarıyla bu yıl da listede yer alma başarısını gösterdi.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan şunları söyledi: “İSO İkinci 500 araştırmasında bu yıl da yer almak, ODE Yalıtım’ın üretim gücünün ve sürdürülebilir büyüme anlayışının önemli bir göstergesi. Sanayi kuruluşlarının finansman maliyetleri, küresel rekabet ve değişen ekonomik koşulların etkisi altında faaliyet gösterdiği bir dönemde elde ettiğimiz bu başarı, doğru stratejilerle ilerlediğimizi ortaya koyuyor. Başarılı büyümemizi geleceğe yaptığımız yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. 2025-2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım programımız kapsamında tüm planlarımızı hayata geçirdik ve üretim altyapımızı güçlendirdik. Çorlu’daki cam yünü tesisimizde modernizasyon ve kapasite artışı gerçekleştirirken, Eskişehir’deki R-Flex tesisimizi daha büyük ölçekli bir üretim merkezine dönüştürüyoruz. Bugün ürünlerimizi 6 kıtada 80’in üzerinde ülkeye ihraç ediyoruz. Eskişehir tesisimizin tam kapasite üretime ulaşması üretim kapasitemizi güçlendiriyor ve  küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü de artırıyor. Önümüzdeki dönemde de Eskişehir tesisimizde makine-ekipman, dijitalleşme, modernizasyon ve kapasite artırımı alanlarında yaklaşık 5 milyon dolarlık ilave yatırım gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Kalite, inovasyon ve müşteri memnuniyetini odağımıza alarak hem yurt içinde hem de ihracat pazarlarında büyümeyi sürdürürken, sektörümüze ve ülke ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum”.

İnovatif ürün portföyü, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren ODE Yalıtım, gerçekleştirdiği yatırımlar ve güçlü üretim altyapısıyla hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürürken, Türkiye ekonomisine ve yalıtım sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Yanlış Radyatör Seçimi Doğalgaz Faturasını Yükseltiyor

Yayınlandı

-

 

 

Kış aylarında konutlarda tüketilen enerjinin yaklaşık % 85‘i ısıtma sistemleri tarafından kullanılıyor. Bu yüksek tüketim, doğalgaz dönüşümü sırasında doğru ürün seçiminin önemini artırıyor.

Termo Teknik Satış Müdürü Cem Bayramoğlu, evlerin veya işyerlerinin ısı ihtiyacına uygun radyatör seçiminin ısıtma performansı ve enerji verimliliğini doğrudan etkilediğini belirterek, kullanıcıların doğalgaz dönüşümünde dikkat etmesi gereken kriterleri paylaştı.

 

Yaz ayları doğalgaz dönüşümü için en uygun dönem. Sonbahar ve kış aylarında artan talep nedeniyle montaj süreçleri uzayabilirken, yaz döneminde dönüşüm işlemleri daha planlı ve sorunsuz şekilde tamamlanıyor. Böylece kullanıcılar ısıtma sistemlerini kış gelmeden devreye alarak gerekli kontrolleri yapma ve olası eksiklikleri giderme fırsatı buluyor. Ancak dönüşüm sürecinde yalnızca montajın doğru zamanda yapılması değil, sistemi oluşturan ekipmanların da doğru seçilmesi büyük önem taşıyor.

Doğalgaz dönüşümü sırasında radyatörlerin yapının ısı ihtiyacına uygun şekilde seçilmesi gerektiğini belirten Termo Teknik Satış Müdürü Cem Bayramoğlu, kullanıcıların ürün seçiminde dikkat etmesi gereken kriterleri paylaştı.

Radyatör seçimi ısıtma performansını belirliyor

“Radyatör seçimi yalnızca estetik uyum dikkate alınarak yapılmamalıdır. Radyatör seçimi yapılırken; evin veya işyerinin metrekaresi, bulunduğu bölgenin iklim koşulları, yalıtım durumu, pencere özellikleri ve kullanım alanlarının ısı ihtiyacı mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Doğru boyutlandırılmış radyatörler, ortamın daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaşmasını, sistemin %20‘lere varan oranda daha verimli çalışmasını ve ısınma konforunun artmasını sağlıyor. Yanlış boyutlandırılan radyatörler ise hem enerji tüketimini artırıyor hem de beklenen ısıl konforun sağlanmasını zorlaştırıyor.”

 

Yetkili firmalar tercih edilmeli

Doğalgaz dönüşümünde sistem performansını belirleyen en önemli unsurların doğru projelendirme, doğru ürün seçimi ve standartlara uygun uygulama olduğunu belirten Bayramoğlu, şunları söyledi:

“Doğalgaz dönüşümünde yetkili firmalarla çalışılması, TS EN 442 standardına uygun radyatör seçilmesi ve ürünlerin uzman kişiler tarafından projelendirilmesi, ısıtma sisteminin uzun yıllar yüksek verimli, güvenli ve konforlu çalışmasını sağlıyor. Bu nedenle sistem seçiminde; kalite, standartlara uygunluk ve doğru projelendirme büyük önem taşıyor.”

Okumaya Devam Et

Trendler