6 Şubat Depremleri: Yıkımın Nedenleri ve Güçlendirme Gerçeği - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

6 Şubat Depremleri: Yıkımın Nedenleri ve Güçlendirme Gerçeği

Yayınlandı

-

Etriye Stüdyo’nun 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin 3. yılına özel bölümünde, yapı stokunun gerçek risk haritası ve güçlendirme süreçlerindeki tıkanmalar; Oya Eşenli Gazioğlu moderatörlüğünde, Pak Danışmanlık Kurucusu İnş. Yük. Müh. Bayram Aygün (DEGÜDER YK Üyesi) ile Seismodynamics Kurucusu İnş. Müh. ve Deprem Yük. Müh. Mustafa Görkem Yıldız (DEGÜDER YK Başkanı) tarafından mühendislik perspektifiyle ele alındı.

Yıkımın Ortak Profili: 2000 Öncesi Yapılar

6 Şubat depremleri sonrasında yapılan saha incelemeleri ve açıklanan veriler, ağır hasar ve yıkımın büyük ölçüde 2000 yılı öncesinde inşa edilmiş yapılarda yoğunlaştığını ortaya koydu. Bu yapılarda yapı denetimi bulunmaması, beton kalitesinin belirsizliği ve taşıyıcı sistem detaylarının standartlara uygun uygulanmaması, deprem performansını doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.

Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, 2000 yılının bir milat olarak kabul edilmesinin nedenini yapı denetim sisteminin bu tarihten sonra devreye girmesi ve hazır beton kullanımının yaygınlaşmasıyla açıkladı. 

Sorun Yönetmelikte Değil, Uygulamada

Söyleşide yeni yapılarda yaşanan yıkımlar ele alındığında, sorunun yürürlükteki deprem yönetmeliklerinden kaynaklanmadığı ortak bir değerlendirme olarak öne çıktı. Taşıyıcı sistem kurgusu, perde oranları, proje–uygulama uyumu ve denetim süreçleri, yapı performansını belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.

Bu çerçevede Mustafa Görkem Yıldız, özellikle paket yazılımlar üzerinden hızlı biçimde üretilen projelere dikkat çekti. Yıldız, yazılımın sunduğu çıktının mühendislik bilgisiyle sorgulanmadan uygulanmasının ciddi riskler doğurabildiğini; yazılımın bir araç olduğu, kararın ise mühendislik sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Yönetmeliklerin teknik olarak yeterli olduğunu, asıl sorunun sahadaki uygulama kalitesi ve denetim mekanizmalarında yoğunlaştığını ifade etti.

Asıl Öncelik: 2000 Yılından Önce İnşa Edilmiş Yapılar

Deprem sonrası yapılan değerlendirmeler, can kayıplarını azaltmak açısından önceliğin 2000 yılından önce inşa edilmiş yapılar olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bu yapılar düşük yanal rijitlik, yetersiz perde kullanımı ve düzensiz taşıyıcı sistem kurgusuna ilave olarak düşük malzeme kalitesi ve uygunsuz donatı detayları nedeniyle yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, yeni yapıların güvenliği kadar mevcut yapıların performansının da sistemli biçimde güçlendirme odağında ele alınması gerektiğini vurguladı.

Deprem Riski Teknikten Önce Bir “Erişim” Meselesi: Güçlendirme Neden Hâlâ Tıkanıyor?

Güçlendirme, teknik olarak doğruluğu kanıtlanmış ve kamu yapılarında uzun süredir kullanılan bir yöntem olmasına rağmen, konut ölçeğinde yeterince yaygınlaşmış durumda değil. Söyleşide bu durumun temel nedenleri finansman eksikliği, teşvik mekanizmalarının sınırlı olması ve bürokratik süreçlerin karmaşıklığı başlıkları altında ele alındı.

Bu çerçevede Bayram Aygün, güçlendirmenin mevcut kentsel dönüşüm anlayışı içinde geri planda kaldığını belirterek, “Güçlendirme bugün kentsel dönüşümün üvey evladı gibi ele alınıyor,” değerlendirmesinde bulundu. Aygün, kamu binalarında uygulanan güçlendirme politikalarının, benzer bir yaklaşımla konutlara da yayılması gerektiğini ifade etti.

İdari ve Hukuki Engeller Süreci Kilitliyor

Akışta öne çıkan bir diğer başlık ise güçlendirme sürecindeki idari sorunlar oldu. İskânsız yapıların güçlendirme ruhsatı alamaması gibi uygulamaların, en riskli yapıların sistem dışında kalmasına yol açtığı aktarıldı.

Bu konuda Mustafa Görkem Yıldız, idari süreçlerin sadeleştirilmemesinin, güçlendirme yapmak isteyen yapı sahipleri için süreci fiilen tıkadığını belirtti. Teknik çözümlerin sahada karşılık bulabilmesi için, bu çözümleri mümkün kılacak idari düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Yeni Güçlendirme Yönetmeliği Neleri Değiştirecek?

Yakın dönemde yürürlüğe girmesi beklenen Türkiye Bina Güçlendirme Yönetmeliği, mevcut yapılar için daha gerçekçi performans hedefleri tanımlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Yönetmeliğin teknik çerçeveyi netleştirmesinin, güçlendirme uygulamalarında maliyetleri daha öngörülebilir hale getirmesi bekleniyor.

Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, teknik düzenlemelerin ancak finansal ve idari destek mekanizmalarıyla birlikte ele alındığında sahada etkili olabileceğine dikkat çekti.

Sonuç: Güçlendirme Şefkatle Ele Alınmalı

Söyleşinin sonunda, Etriye Stüdyo moderatörü Oya Eşenli Gazioğlu, yapılan değerlendirmeleri şu çerçevede özetledi: 6 Şubat depremleri, Türkiye’de yapı güvenliği konusundaki asıl meselenin teknik bilgi eksikliğinden ziyade uygulama, erişilebilirlik ve politika tercihlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Güçlendirme, bilimsel olarak geçerliliği kanıtlanmış ve kamu yapılarında başarısı görülmüş bir yöntem olarak önemli bir çözüm sunuyor. Ancak bu çözümün yaygınlaşabilmesi için, teknik doğrular kadar finansal desteklerin, idari kolaylıkların ve toplumsal farkındalığın birlikte ele alınması gerekiyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

RAMS Park House Maslak’ta “500. Aile” Mutluluğu: Dev Dönüşüm Projesinde Büyük Buluşma

Yayınlandı

-

 
RAMS Türkiye’nin İstanbul Maslak’ta hayata geçirdiği, Türkiye’nin özel sektör eliyle yürütülen en büyük kentsel dönüşüm projesi RAMS Park House Maslak, 500’üncü ailesine kavuştu. Projenin ulaştığı bu kritik eşik için düzenlenen kutlamada; kısa sürede yakalanan yüzde 20’lik değer artışına ve takvimin önünde ilerleyen inşaat sürecine dikkat çekildi.
 
Gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, İstanbul Maslak’ta yükselen dev projesi RAMS Park House Maslak’ta önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Projeden konut sahibi olan 500’üncü ailenin gelişi; hak sahipleri, iş ortakları ve davetlilerin katılımıyla Hyatt Regency İstanbul Ataköy’de düzenlenen özel bir organizasyonla kutlandı.
 
“500 Sayısı Bir Rakama Değil, Güçlü Bir Güvene İşaret Ediyor”
Gecede bir konuşma gerçekleştiren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Ciritçi, 500 ailelik barajın bir konut projesi için güven sembolü olduğunu vurguladı. Ciritçi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İş dünyasında ilk 500 rakamı; bir markanın artık sadece bir fikir değil, güçlü bir topluluk haline geldiğinin kanıtıdır. Gayrimenkul sektöründe de bu eşik, projenin sunduğu yaşam vizyonunun pazarda karşılık bulduğunu gösterir. Bugün burada kutladığımız 500 aile, sadece bir satış başarısı değil; ortak bir hayale duyulan güvenin ve birlikte büyüyecek olan yeni bir yaşam kültürünün simgesidir.”
 
İnşaat Süreci Planlanan Takvimin Önünde İlerliyor
Projenin teknik detayları ve saha çalışmaları hakkında bilgi veren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kul, inşaat sürecinin takvimin önünde ilerlediğini belirterek, şöyle revam etti: “Zemin güçlendirme ve kaba yapı çalışmalarımızda planladığımız takvimin ilerisinde yolumuza devam ediyoruz. Güncel deprem yönetmeliklerinin de ötesinde güvenlik standardıyla, mühendislik süreçlerini titizlikle denetleyerek, teslim disiplininden taviz vermeden çalışıyoruz.”
 
Yatırımcı Güveni Değer Artışıyla Tescilleniyor
RAMS Türkiye Satış Direktörü Musa Karabulut ise projenin gördüğü yoğun ilginin arkasında doğru lokasyon ve marka güveni olduğunun altını çizdi. Musa Karabulut, “İnsanlar artık sadece bir ev değil; sürdürülebilir bir değer satın alıyor. RAMS Park House Maslak, inşaatı devam ederken bile sunduğu yüzde 20 değer artışıyla yatırımcılarını memnun eden bir proje haline geldi. Bu değer artışının daha başlangıç olduğuna inanıyoruz. Çünkü projenin gerçek gücü, tamamlandığında ortaya çıkacak yaşam kültürü ve yaşam kalitesinden geliyor” diye konuştu.
 
“RAMS Park House Maslak, yaşayan bir ekosistem olarak tasarlandı”
RAMS Park House Maslak, yaklaşık 409 bin metrekarelik inşaat alanında, 10 blok ve yaklaşık 3 bin bağımsız bölümden oluşuyor. Türkiye’nin özel sektör eliyle geliştirilen en büyük ölçekli dönüşüm projelerinden biri olma özelliği taşıyan proje; konut, sosyal yaşam, ticaret ve rekreatif alanları bir araya getiren kapsamlı yaşam kurgusuyla dikkat çekiyor.
Projede yaklaşık 8 bin metrekarelik çarşı alanı, restoran ve kafeler, açık ve kapalı sosyal tesisler, yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve temiz su kanalı çevresinde konumlanan rekreatif yaşam alanları yer alıyor. Yaklaşık 100 bin metrekarelik otopark kapasitesiyle bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine de çözüm sunuluyor.
RAMS Park House Maslak; yaşamı yalnızca konut anlayışıyla değil, sosyal donatılar ve ayrıcalıklı yaşam deneyimiyle yeniden tanımlayan kapsamlı bir yaşam konseptini tasarlıyor. Proje bünyesinde yer alan toplam 4 bin metrekarelik aktivite alanında; 1.200 metrekare büyüklüğünde modern fitness merkezi, yarı olimpik standartlarda tasarlanan üç adet açılır-kapanır ve ısıtmalı yüzme havuzu, el sanatları atölyesi, poliklinik ve evcil hayvan oteli gibi birçok ayrıcalıklı hizmet yer alıyor. Projenin 25. katında konumlanan teras alanlarında bulunan iki adet sky pool, sky fitness ve sky lounge alanları ise İstanbul manzarası eşliğinde benzersiz bir sosyal yaşam deneyimi yaşatıyor. Gün ışığını merkeze alan mimari yaklaşımı, ferah yaşam alanları ve yoğun yapılaşmadan uzak planlamasıyla öne çıkan RAMS Park House Maslak; mimari estetik ile fonksiyonelliği buluştururken, şehir merkezinde doğayla dengeli, konforlu ve prestijli bir yaşam vadediyor.

 

RAMS Türkiye: Global Vizyon, Yerel Güç
RAMS Türkiye, 38 yılı aşkın tecrübesiyle bugün 5 ülkede ve 11 şehirde; inşaat ve gayrimenkul başta olmak üzere 8 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 100 projede 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı tamamlayan şirket, geliştirdiği projelerde insan odaklı yaşam yaklaşımını önceliklendiriyor.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Bosch PRO360’ı Geliştiriyor: Yeni Pro Deals Modülü ile Profesyonellere Ek Avantajlar Sunuyor

Yayınlandı

-

  • Bosch Professional’ın profesyonellere yönelik dijital platformu PRO360, yeni kampanya modülü Pro Deals ile kapsamını genişletiyor.
  • Platforma eklenen Keşfet modülü ile PRO360, ürün yönetimi ve garanti işlemlerinin ötesine geçerek avantaj odaklı bir deneyim sunuyor.
  • Kullanıcılar, farklı satış kanallarından yaptıkları alışverişleri PRO360 üzerinden tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor ve çeşitli ödüller kazanabiliyor.
İstanbul – Teknoloji ve servis alanlarında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch, profesyonel elektrikli el aletleri kullanıcılarına yönelik geliştirdiği dijital hizmet platformu PRO360’ı yeni özelliklerle güçlendirmeye devam ediyor.

 

Bayiler, fabrikalar ve inşaat firmaları gibi endüstriyel müşteriler ile profesyonel son kullanıcıların ihtiyaçlarına özel geliştirilen yapısıyla öne çıkan PRO360 sayesinde kullanıcılar, Bosch Professional ürünlerinin yanı sıra farklı markalara ait ekipmanlarını da tek bir dijital çatı altında toplayarak merkezi bir şekilde yönetebiliyor. Bu bütüncül yapı, ekipman takibini kolaylaştırırken profesyonellerin zamanlarını daha verimli kullanmalarına ve işlerine odaklanmalarına imkân tanıyor.

 

“PRO360 ile profesyoneller için değeri büyütüyoruz”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bosch Türkiye, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Ali Fahri Özcan, “Dijitalleşmenin sahadaki profesyoneller için yarattığı değeri her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. PRO360, ilk günden bu yana kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alarak geliştirdiğimiz bir platform.

 

 Bugün Pro Deals modülü ile bu deneyimi yeni bir boyuta taşıyor, kullanıcılarımıza yönetim kolaylığının yanı sıra aynı zamanda somut avantajlar sunuyoruz. PRO360 artık profesyoneller için iş süreçlerine değer katan bütünsel bir platform. 2026 yılının ilk yarısında platforma eklediğimiz yeni kampanya modülüyle PRO360’ı daha da zenginleştirerek profesyoneller için güçlü bir dijital iş ortağı olmasını sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

 

PRO360 Yeni Modüllerle Kapsamını Genişletiyor
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kullanıma sunulan PRO360, ürün yönetimi, garanti uzatma süreçlerini tek noktadan yönetme imkânı sunarken, bugün yeni eklenen Pro Deals kampanya modülü ile kullanıcılarına daha kapsamlı bir deneyim sunuyor.

 

Platforma entegre edilen bu yeni modül sayesinde PRO360, yalnızca bir ürün yönetim aracı olmanın ötesine geçerek profesyoneller için avantaj ve fırsatların da sunulduğu bütünsel bir dijital platforma dönüşüyor.

 

PRO360 ile ürün yönetiminden avantaj dünyasına
PRO360, lansmanından bu yana kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilerek güncellenen kullanıcı arayüzü ve yeni modüllerle kapsamını genişletiyor. Platforma eklenen Keşfet modülü ile birlikte kullanıcılar artık yalnızca ürünlerini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli dönemlerde sunulan kampanyalara da kolayca erişebiliyor.

 

Yeni Pro Deals modülü ile kullanıcılar, online, bayi ya da yapı market fark etmeksizin gerçekleştirdikleri alışverişleri sisteme tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor. Kullanıcılar, PRO360 uygulaması üzerinden faturalarını ve satın aldıkları ürün bilgilerini yükleyerek başvurularını hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabiliyor.

 

Alışverişten kazanca dönüşen yeni deneyim
Pro Deals ile kullanıcılar, belirli alışveriş tutarlarına karşılık gelen farklı hediyeler kazanma fırsatı elde ediyor. İlk kampanya ile birlikte belirlenen alışveriş baremlerine ulaşanlar çeşitli ödüller kazanabiliyor. Farklı satış kanallarından gerçekleştirilen alışverişlerin PRO360 üzerinden kolayca tanımlanabildiği bu yapı, satın alma sürecini doğrudan avantaja dönüştürürken Pro Deals modülü, belirli periyodlarda hayata geçirilecek yeni kampanyalarla kullanıcılarına düzenli olarak farklı fırsatlar sunmaya devam edecek.
Bu yaklaşım sayesinde satın alma süreci bir ihtiyaç yönetimi olmaktan çıkarak katma değer yaratan bir deneyime dönüşüyor. PRO360, kullanıcıların sahadaki operasyonlarını kolaylaştırırken aynı zamanda onlara somut faydalar sunan bir platform olarak konumlanıyor.

 

PRO360 uygulaması, App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz olarak indirilebiliyor veya web sitesi üzerinden anında kullanılabiliyor.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

CuboFix ile Seramik Uygulamalarında Güçlü ve Bütünsel Çözümler

Yayınlandı

-

Cubo, CuboFix ürün grubu altında geliştirdiği CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu ile seramik uygulamalarında dayanıklılık, esneklik ve estetiği bir arada sunarak profesyonellere uzun ömürlü ve güvenilir çözümler sağlıyor.

Yapı kimyasalları alanındaki gücü ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan Cubo, seramik uygulamalarına yönelik geliştirdiği CuboFix ürün grubuyla projelere değer katmaya devam ediyor. CuboFix ürün grubunda yer alan CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu, birlikte kullanıldığında uygulama performansını artırırken yüzeylerde daha dayanıklı ve estetik sonuçlar elde edilmesini destekliyor.

CuboFix CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı

Çimento esaslı, polimer katkılı ve tek bileşenli yapısıyla dikkat çeken CTA-600S, seramik, fayans, granit ve doğal taş gibi kaplama malzemelerinde güçlü ve kalıcı yapışma sağlıyor. Artırılmış esnekliği sayesinde yüzey hareketlerine uyum sağlayan ürün, özellikle sıcaklık farklarının yoğun olduğu iç ve dış mekânlarda güvenli kullanım sunuyor. Suya ve dona karşı dayanıklı formülü ile zorlu koşullarda dahi performansını koruyan CTA-600S, uzun çalışma süresi ve azaltılmış kayma özelliğiyle uygulayıcılara konfor ve kontrol avantajı sağlıyor.

CuboFix CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu

Çimento esaslı, silikon ve polimer katkılı yapısıyla yüksek performanslı bir derz çözümü sunan CDD-S700, 3–10 mm aralığındaki derz boşlukları için ideal bir uygulama imkânı sağlıyor. Kolay uygulanabilirliği ve pürüzsüz yüzey oluşturma özelliğiyle öne çıkan ürün, esnek yapısı sayesinde çatlama riskini azaltırken iç ve dış mekânlarda uzun ömürlü kullanım sunuyor.

CTA-600S ile birlikte tercih edildiğinde uygulama bütünlüğünü destekleyen CDD-S700, Cubo derz kartelasındaki farklı renk seçenekleriyle estetik beklentilere de yanıt veriyor ve mekânlarda dengeli, bütüncül bir görünüm oluşturuyor. Dayanım, esneklik ve yüzey kalitesini bir arada sunan ürün, profesyonel uygulamalar için güvenilir bir tercih olarak konumlanıyor.

CuboFix ürün grubu, yapıştırıcı ve derz dolgusunu uyum içinde sunarak seramik uygulamalarında sistem çözümü yaklaşımını destekliyor. Bu bütünsel yapı sayesinde hem uygulama süreci kolaylaşıyor hem de elde edilen sonuçların kalıcılığı ve performansı artırılıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye