55. Yetkili Satıcılar Toplantısı Antalya’da gerçekleşti - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

55. Yetkili Satıcılar Toplantısı Antalya’da gerçekleşti

Yayınlandı

-

Türk Ytong En İyiyle İleriye dedi 

Türk Ytong 55’inci Yetkili Satıcılar Toplantısı “En İyiyle İleriye” temasıyla 30 Ocak-01 Şubat 2026 tarihlerinde Antalya’da  Kremlin Palace Otel’de düzenlendi. Etkinlik kapsamında geride bırakılan yılın değerlendirmesi yapılırken 2026 yılı için belirlenen kurumsal hedefler paylaşıldı. Toplantıda Bekir Ağırdır ve Hakan Güldağ konuk konuşmacılar olarak yer alırken, Gözde Atasoy panel moderatörlüğünü ve sunuculuğu üstlendi. Kıdem ve başarı ödülü alan yetkili satıcılara ödülleri verildi.

Yapı malzemesi sektörünün lider kuruluşu Türk YtongTürkiye genelinde hizmet sunan yetkili satıcıları ile 55’inci kez bir araya geldi. 2026 yılında ülke ekonomisi başta olmak üzere Ytong ve sektöre ilişkin beklentiler, hedefler üzerinde duruldu. 

Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar etkinlik kapsamında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türk Ytong olarak  100 yılı aşan ve dünyaca bilinen Ytong markasının en başarılı üreticilerinden birisiyiz. Türkiye’de lideriz, dünyada en iyilerden biriyiz ve yılmadan çalışmaya devam ediyoruz. O yüzden bu yıl “EN İYİYLE İLERİYE” diyoruz. Gücümüzü ve büyüklüğümüzü kendimize  olan inancımızdan, sıkı sıkıya bağlı olduğumuz değerlerimizden, vatanımıza olan sevgimizden ve bu ülkenin bize duyduğu güvenden alıyoruz. Çağdaş Türkiye’nin modern yapılaşmasında bu salonda bulunan her bir bireyin emeği ve alın teri var. Türk Ytong olarak hep ileriye baktık, hep daha iyisi için çalıştık. 

2026 yılında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için çok çalışacağız

Nakkaş Holding çatısı altında gücümüze güç kattık. Yenilikçi yaklaşımlar, teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda değer üretiyoruz. 2026 yılının zorluklar barındıracağını görüyoruz ama Türkiye büyük ve jeopolitik öneme sahip güçlü bir ülke konumunda. Bu gerçeği göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Yönetim ekibimizde, işinin başında olan her bir çalışma arkadaşımız engin deneyimi ile sektörün nabzını tutan isimlerden oluşuyor. Sektörü ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Büyüme alanlarını, fırsatları ve riskleri görüyor, ona göre stratejilerimizi oluşturuyoruz.

Ekonomimizdeki gelişmelere bağlı olarak, 2026 yılının ikinci yarısından sonra satış potansiyelimiz de artacaktır. Üretim programımızı yine fabrikalarımızda tam kapasite ile üretim yapacak şekilde planlıyoruz.  Müşterilerimiz, sektörümüzün paydaşları Ytong markasına ve bize güveniyor. Bu bizim en büyük gücümüzü ve sorumluluğumuzu oluşturuyor. 2025 yılında belirlediğimiz stratejiler, aldığımız doğru kararlar ile hedeflerimize ulaştık, 2026 yılında da aynı başarıyı göstereceğimize eminim.”

Üretmekten hiç vazgeçmedik

Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal ise konuşmasında her zaman en iyisini yapmak için çok çalıştıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Her dönem büyüyerek, gelişerek, yeniliklerin peşinden koşarak sektörümüzün öncüsü ve lider markası olduk. Nakkaş Holding birlikteliği ile başarılarımızı daha da güçlendirdiğimiz bir yılı geride bıraktık. Başarılarımızın altındaki önemli etkenlerden biri de her zaman müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlamak, en iyi ürün ve hizmetleri sunmak oldu. Sürdürülebilir başarının peşinden gittik. Kurucularımızdan ve büyüklerimizden miras aldığımız iş ahlakını, değerleri günümüzde hep birlikte yaşatıyoruz ve geleceğe taşıyoruz. Ürün ve hizmetlerimize kattığımız değer bize yaklaşmak, bizimle rekabet etmek isteyenlerin önünde olmamızı sağlıyor. Kuruluştan bu yana toplam 46 milyon metreküplük üretime ulaştık. Bu üretim miktarı ise, toplamda 4 milyon konuta eşdeğer.  Bugüne kadar binalarda Ytong malzemesinin sağladığı ısı yalıtımı sayesinde, ülkemize 11,5 milyar doları aşkın döviz tasarrufu sağladık. 2026 yılı başarılarımıza daha çok odaklanacağımız, pazarda daha da başarılı olmayı hedeflediğimiz bir sene olacak.” 

Birlikte başardık, yine tüm hedeflerimize birlikte ulaşacağız

Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, sunumunda inşaat sektörüne dair önemli göstergeleri ve 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirerek şirketin 2026 yılı hedeflerini aktardı. Sektör lideri olmanın sorumluluğunun bilinciyle çalışmaya ara vermeden devam ettiklerini vurgulayan Saban, “62 yıl boyunca nasıl birlikte çalışarak başardıysak yine bir bütün olarak çalışıp başarılı olacağız. Türk Ytong olarak tüm iç ve dış paydaşlarımızla birlikte büyük bir sinerji oluşturduk. Her zaman yaptığımız işin en iyisini yapmak için çaba gösteriyoruz ve bunun da sonuçlarını alıyoruz. 2025 yılını hedeflediğimiz bütçenin üzerinde kapattık ve 2026 yılında da tüm belirlediğimiz hedeflere ulaşacağımıza eminim” dedi. 

2026 yılı ekonomik göstergeler

Toplantı kapsamında Hakan Güldağ ve Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar Gözde Atasoy’un moderatörlüğüyle düzenlenen panelde yer aldılar.  Türkiye ve dünya ekonomisinde yaşanması beklenen gelişmelerin değerlendirildiği panel katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Panel sonrası araştırmacı, yazar Bekir Ağırdır, “Zamanın Ruhu Ne Söylüyor?” isimli sunumuyla ilham verdi.

Kıdem ve başarı ödülleri verildi

Toplantının ardından 5 ila 35 yıl arasında değişen sürelerde Ytong yetkili satıcısı olarak faaliyet gösteren şirketlere Yetkili Satıcılar Kıdem Ödülleri verildi. 2025 yılında yüksek satış başarısına imza atan yetkili satıcılara ise “Başarı Ödülleri” takdim edildi.

Ünlüler geçidi

Türk Ytong 55. Yetkili Satıcılar Toplantısı  iki gün boyunca birbirinden değerli sanatçıları da  ağırladı. Ferda Anıl Yarkın, Eda Özülkü, Metin Özülkü, Sibel Alaş, Jale ile 90’lı yıllara dönen katılımcılar Gala Gecesi’nde Derya Uluğ ile eğlenceli bir gece geçirdiler. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler