Yavuz Işık, Yeniden Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Seçildi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Yavuz Işık, Yeniden Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Seçildi

Yayınlandı

-

 

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 37 yılı aşkın süredir uğraş veren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 12 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirdiği 38. Olağan Genel Kurulunda yeni Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerini seçti. İstanbul’da yapılan Genel Kurulda seçilen yeni Yönetim Kurulu, Yavuz Işık’ı yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçti.

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) yeni Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerinin seçildiği 38. Olağan Genel Kurul Toplantısı 12 Nisan 2025 tarihinde THBB’nin İstanbul Kavacık’taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Türkiye Hazır Beton Birliğinin hazır beton sektörüne yön vermesinin yanı sıra ülkemizi ulusal ve uluslararası bütün platformlarda başarıyla temsil eden çok önemli sektörel bir kuruluş olduğunu ifade ederek “Ülkemizin en köklü sektörel kuruluşlarından biri olan Birliğimiz, 37 yıldır sektörün gelişimi için var gücüyle çalışmaktadır.” dedi.

2024 yılında en yüksek büyüme yüzde 9,3 ile inşaat sektöründe yaşanmıştır

Konuşmasında 2024 yılını değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye ekonomisi 2024 yılı genelinde yüzde 3,2 büyümüştür. Bu oran pandemiden sonraki en düşük büyüme hızı olup, önceki yılların ortalamasının altındadır. 2023 yılında 1,13 trilyon dolar olan ülkemiz millî geliri, 2024 yılında 1,32 trilyon dolar ile tarihi yüksek bir seviyeye yükselmiştir. Ekonomide büyüme yüzde 3,2 iken, dolar bazında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 17 artmasının nedeni Türk lirasının önceki yıla göre reel olarak değerlenmesidir. 2024 yılı genelinde en yüksek büyüme, yüzde 9,3 ile inşaat sektöründe, en düşük büyüme ise binde 5 ile sanayi sektöründe yaşanmıştır.” diye konuştu.

İnşaat sektöründeki gelişmelere değinerek konuşmasına devam eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “İnşaat, tüm sektörler arasında 2018-2022 arasında en düşük performansa sahip olan sektör konumundadır. Sektörün üretimi neredeyse beş yıl boyunca gerilemiş, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki payı yüzde 8,5’ten yüzde 4,9’a inmiştir. 2023 yılından itibaren bunun terse dönmeye başladığını görmekteyiz, bu süreçte Kahramanmaraş depremleri sonrası yeniden inşa çalışmalarının ciddi bir etkisi bulunmaktadır.” şeklinde konuştu.

İpotekli satışların oranı yükselmeden inşaatta gerçek bir canlılık yaşanmayacaktır

Konut satış verilerine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılı ilk 2 ayında konut satışları geçen yılın aynı döneminin yüzde 29 üzerinde görünmektedir. İpotekli satışlarda aynı dönemde yüzde 127’lik bir artış var ki, bu husus bizim için önemlidir ancak hâlâ ipotekli satışların payı toplamın içinde yüzde 15 gibi düşük bir orandadır. Bu oran yükselmeden inşaat sektöründe gerçek bir canlılığın yaşanması olası görünmemektedir.” dedi.

Konut fiyatlarının yeniden yükselişe geçeceğini düşünen tüketici konuta yönelmektedir

Geçen yılın son çeyreğinden bugüne devam eden bu hareketliliğin nedeninin görece düşük kalan konut fiyatları olduğunun altını çizen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Merkez Bankası tarafından açıklanan 2025 şubat ayı verilerinde yeni konut fiyatları yıllık bazda ülke genelinde yüzde 33,5 artmıştır. 2022 ve 2023 yıllarında 3 haneli olan artış hızı, 2024 yılının haziran ayında yüzde 50’lere gerilemiş, son 2 aydır ise yüzde 33 bandında devam etmektedir. Enflasyonun altında kalan fiyat artış hızı ile konut fiyatları hala cazip görünmektedir. 2025 yılında devam etmesi beklenen faiz indirimleri sonrasında konuta olan talebin artacağı ve bu nedenle de konut fiyatlarının yeniden yükselişe geçireceğini düşünen tüketici konuta yönelmektedir.” diye konuştu.

Dolara yatırımın alternatifi konut olmaya devam etmelidir

İnşaat sektörünün Türkiye ekonomisi için önemli olduğunda dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu dolarizasyondur. Faiz düzeyinin enflasyonun altına inmesi durumunda dolarizasyon riski yeniden gündeme gelmektedir. Yani elinde parası olan vatandaş faizden reel anlamda kazanamayınca, her zamanki alışkanlığına dönerek dolara yönelebilir. Bunun çözümü ise inşaat sektöründedir. Nasıl ki son dönemde konuta bir yöneliş varsa, insanlar konutu bir yatırım aracı olarak görüyorlarsa, dolara yatırımın alternatifi konut olmaya devam etmelidir. Ekonomi yönetimi, konut ve inşaat sektörünü “alternatif yatırım aracı” olarak politikalarına dâhil ederse, bundan yalnızca inşaat sektörü değil tüm ülke ekonomisi kazançlı çıkacaktır. Dolara yönelecek likidite konuta gidecek, bu bir yandan kuru dengede tutarken aynı zamanda ekonominin çarklarını döndürecektir.” dedi.

Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa liderliğini sürdürüyor

Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, “Sektörümüz, 2023 yılı verilerine göre 200 milyar Türk Lirası cirosu, 45 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 119 milyon metreküplük üretimiyle, inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. 2024 yılında ise 130 milyon metreküp tahmini üretim ile tüm zamanların rekoru kırılmıştır. İnşaat sektörünün en temel kolu olan sektörümüz bu üretim hacmiyle, Avrupa’da liderliğini sürdürmektedir.” şeklinde konuştu.

İnşaat ve hazır beton sektörü BETON 2025’te buluşacak

Sektörün geleceğine yön vermek, en yeni teknolojileri keşfetmek ve iş birliklerini güçlendirmek adına düzenledikleri etkinlikleri paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, konuşmasına şöyle devam etti: “Birliğimizin TG Expo organizatörlüğünde düzenlediği, “BETON 2025 Hazır Beton Fuarı ve Zirvesi” çalışmalarına başladık. 12-15 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9, 10 ve 11’inci salonlarda düzenleyeceğimiz BETON 2025 Fuarı’nda inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörleri ile ilgili son teknolojik ürünler, araç, makine ve ekipmanlar, hizmet ve donanımlar sergilenecektir. Fuarımız, ekonominin lokomotifi inşaat ve onun en temel kolu hazır beton ile ilgili sektörlerden 100’ün üzerinde katılımcısı ile Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’dan 3.000’i yabancı olmak üzere toplamda 12.000’den fazla sektör profesyonelini ağırlayacaktır.”

Fuarla eş zamanlı olarak bir Zirve düzenleyeceklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “BETON 2025 Zirvesi, inşaat, hazır beton ve ilgili sektörlerin nabzını tutarak yön verecektir. Fuar süresince yapılacak Zirve’de, çeşitli temalar altında ekonomi, sürdürülebilirlik, düşük karbon, döngüsel ekonomi, inovasyon ve dijitalleşme başta olmak üzere sektörümüzü ilgilendiren konularda uzman konuşmacıların ve moderatörlerin yer alacağı toplantılar düzenlenecektir. İnşaat, hazır beton ve ilgili tüm sektörleri aynı çatı altında buluşturacak olan BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi’ne, ilgili tüm firma yetkililerini katılmaya ve sektördeki son gelişmeleri takip etmeye davet ediyorum.” dedi.

Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri
Yiğit Hazır Beton San. Tic. Ltd. Şti.Yavuz Işık
İnciler İnş. Tic. ve San. AŞHalit İnci
Albayrak Beton San. ve Tic. AŞErdal Albayrak
Akçansa Çimento San ve Tic. AŞİlker Koç
Atılım İnşaat Tekstil ve Tic. AŞUmut Danış
Batıbeton San. AŞErdem Öz
Beton-taş Hazır Beton San. ve Tic. Ltd. Şti.İrfan Kadiroğlu
Çimbeton Hazırbeton ve Pref. Yapı El. San Tic. AŞA. Doğukan Demir
Kafkas İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.Ali Kemal Çelik
Kibsaş Karadeniz İnş. ve Beton San. Tic. AŞŞenol Üçüncü
Miltaş Beton ve İnş. Mad. San. Tic. AŞAdem Genç
Nuh Beton AŞR. Onurhan Kiçki
Onur İnş. Malz. San. ve Tic. AŞMehmet Ali Onur
Oyak Çimento Fabrikaları AŞErhan Turan
Safi Beton Üretim ve Ticaret AŞAli Fuat Yazıcı

 

Türkiye Hazır Beton Birliği Denetim Kurulu Üyeleri
Çimsa Çimento San. ve Tic. AŞAli Ergölen
Limak Çimento San. Tic. AŞKemal Kayı
Orbetaş Beton San. İnş. Taah. ve Tic. AŞEnder Kırca

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Filli Boya “Colour Pin” ile Kişiselleştirilmiş Yeni Bir Renk Deneyimi Daha Başlattı!

Yayınlandı

-

Filli Boya, renk ölçüm cihazı Colour Pin ile satış noktalarında renk hizmetlerini tüm kullanıcılar için daha hassas, daha güvenilir ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim seviyesine taşıyor. Türkiye genelindeki 440 Filli Boya plus ve corner mağazasında sunulan bu yeni hizmet, tüketicilerin yaşam alanları için doğru rengi belirleme sürecini kolaylaştırıyor ve kendi stillerini yansıtan rengi birebir yakalayabilmelerini sağlayarak, kişiye özel renk deneyimini bir adım ileriye taşıyor.

Filli Boya, tüketici deneyimini güçlendiren yenilikçi yaklaşımını bir adım ileri taşımak amacıyla profesyonel renk ölçüm cihazı “Colour Pin”i plus ve corner satış noktalarına dahil etti. İlham aldıkları renkleri yaşam alanlarında birebir görmek isteyen kullanıcılar, kumaş, metal gibi bir yüzeyi mağazaya getirdiklerinde, uzman ekipler rengin en doğru dijital karşılığını anında ölçerek profesyonel bir renk danışmanlığı sunuyor. Cihazın sunduğu hassas ölçüm sayesinde ister bir kumaş parçası ister bir aksesuar ya da ilham veren herhangi bir yüzey olsun, hayalinizdeki renk en yakın seçenekle değil, tamamen kişiye özel olarak en doğru tonda sunuluyor.

Küçük, hassas ve kablosuz bir renk okuyucu olan Colour Pin’in üzerinde yer alan Filli Boya’ya özel QR kodu, kullanıcıları doğrudan Filli Boya uygulamasına yönlendiriyor. Böylece ölçülen renkler Filli Boya ekosistemi içinde kaydedilebiliyor, karşılaştırılabiliyor, kişisel bir renk kütüphanesi oluşturulabiliyor ve uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor. Ölçümlerde dokunun yüzey etkisini gösterme özelliği ise renk doğruluğunu bir üst seviyeye taşıyarak cihazın her kullanımda güvenilir sonuçlar vermesini mümkün kılıyor. Bu sayede kişiye özel hazırlanan renklerin, uygulandığında beklentiyle birebir örtüşmesi sağlanıyor.

Renk danışmanlığında yeni bir standart

Boya ve dekorasyon süreçlerinde en doğru tonu belirlemenin kritik olduğu tüm durumlarda güçlü bir yardımcı olarak öne çıkan cihaz, Filli Boya’nın deneyim odaklı mağaza anlayışıyla birleşerek renk danışmanlığında yeni bir standart oluşturuyor. Kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtan tonlara kolayca ulaşabilmesi renk deneyimini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Colour Pin ile renkleri ölçmek, ilhamı yakalamak ve yaratıcılığı özgür bırakmak artık çok daha kolay ve erişilebilir!

Okumaya Devam Et

GENEL

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

Yayınlandı

-

Temiz enerji teknolojilerinde dünyanın önde gelen markalarından Sungrow, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Büyüme Alanında Dünyanın En İyi Şirketleri” araştırmasında, dünyanın en iyi 14’üncü şirketi olarak gösterildi.

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı.

Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme

Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor.

Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor.

Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar

Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor.

Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor.

Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı

Yayınlandı

-

Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. 

Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.

Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı. 

Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor

SKDM’ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.

Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor

Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısıda oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman ÜnlüSınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor

“SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB’ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.

Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor

Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.

Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor

Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.

Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor

Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler