Sungrow Avrupa’daki İlk Fabrikasını Açıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Sungrow Avrupa’daki İlk Fabrikasını Açıyor

Yayınlandı

-

Global temiz enerji çözümleri markası Sungrow, Avrupa’daki tedarik ve lojistik süreçlerini hızlandıracak stratejik bir yatırıma imza atıyor. Polonya’da kurulacak yeni fabrika, Türkiye’nin de dahil olduğu bölge ülkelerine ürünlerin daha hızlı, sürdürülebilir ve rekabetçi koşullarda ulaştırılmasını sağlayacak, bölgedeki temiz enerji yatırımlarının artmasına katkı sunacak.

Dünyanın lider güneş enerjisi dönüştürücüsü (PV Invertör) ve enerji depolama çözümleri (ESS) üreticisi Sungrow, Avrupa pazarındaki varlığını güçlendiren önemli bir adımı daha hayata geçirdi. Şirket, Polonya’nın Aşağı Silezya bölgesinde yer alan Wałbrzych kentinde Avrupa’daki ilk üretim tesisini kuracağını duyurdu.

Toplam 65.400 m² alana sahip olacak tesis, 230 milyon avroluk yatırım büyüklüğüyle Avrupa’da güçlü bir temiz enerji üretim ekosisteminin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Önümüzdeki 12 ay içerisinde faaliyete geçmesi planlanan fabrikanın, bölgede 400 yeni istihdam yaratması ve yenilenebilir enerji alanında yerel uzmanlığın gelişmesini desteklemesi bekleniyor.

Sungrow Avrupa Başkanı Shawn Shi, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Bu yeni tesis, Sungrow’un Avrupa’daki yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Müşterilerimize daha yakın olmamızı, pazar ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermemizi sağlayacak. Aynı zamanda Avrupa’daki tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirirken, nitelikli istihdam yaratılmasına da katkı sunacak.”

Avrupa’da Daha Güçlü Bir Temiz Enerji Değer Zinciri

Yeni tesis, yıllık 20 GW PV Invertör ve 12,5 GWh enerji depolama sistemi (ESS) üretim kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlandı. Gelişmiş üretim ve kalite güvence süreçlerini bünyesinde barındıracak tesis, ürün performansı, güvenilirlik ve güvenlik alanlarında yüksek standartları garanti edecek.

Yerel üretimin güçlendirilmesinin yanı sıra tesis, Sungrow’un Avrupa genelindeki lojistik kabiliyetlerini de artıracak. Üretim faaliyetlerinin müşterilere daha yakın bir noktada konumlandırılması sayesinde teslim süreleri kısalacak, dağıtım süreçleri daha verimli hale gelecek ve Avrupa temiz enerji değer zincirinin dayanıklılığı desteklenecek.

Küresel Deneyim, Yerel Güç

Sungrow, Avrupa’da 2005 yılından bu yana faaliyet gösteriyor ve 2011 yılından itibaren kendi tüzel kişiliğiyle bölgedeki operasyonlarını sürdürüyor. Avrupa merkezi Münih’te konumlanan şirket; aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 25 yerel temsilcilik, 2 Ar-Ge merkezi, 26 depo ile birlikte 3 Eğitim ve Teknoloji Yetkinlik Merkezi ve Servis Merkezi aracılığıyla Avrupa’daki varlığını sürekli genişletiyor. Şirketin Avrupa bölgesindeki 3 Eğitim ve Teknoloji Yetkinlik Merkezi’nden biri Türkiye’de bulunuyor. Ayrıca Türkiye’de bir Sungrow Servis Merkezi ve deposu bulunuyor.

Avrupa’daki öne çıkan projeler arasında; Belçika’da kıta Avrupası’nın en büyük enerji depolama sistemi (800 MWh), Birleşik Krallık’taki Bramley ESS projesi (330 MWh), şirketin Finlandiya’daki Avrupa’nın en kuzeyde yar alan PV projesi (70 MW), İsveç’te Nordik ülkelerin en büyük güneş çatı uygulaması (14 MW) ve Türkiye’de hayata geçirilen 70 MW’lık hibrit proje yer alıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti

Yayınlandı

-

Lojistik sektöründe 35 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Mars Logistics, operasyonel verimliliğini artırmak ve filosunu güçlendirmek amacıyla 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab’i filosuna ekledi. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen ve teslimatı gerçekleştirilen araçlar, Mars Logistics’in uluslararası taşımacılık operasyonlarında kullanılacak. 

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt törende yaptığı konuşmada “Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab’in, Mars Logistics’in uluslararası taşımacılık operasyonlarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. İş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum” dedi.

Mercedes-Benz Türk, lojistik sektöründeki iş ortaklıklarını güçlendirmeye devam ediyor. 35 yılı aşkın süredir uluslararası taşımacılık, depolama, dağıtım, hava ve deniz kargo, intermodal, demiryolu, proje taşımacılığı ve depolama hizmetleri sunan Mars Logistics, filosunu 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile genişleterek araç parkındaki Mercedes-Benz marka araç sayısını artırdı. Filonun önemli bir bölümünü Mercedes-Benz marka araçlar oluştururken, teslimatı gerçekleştirilen yeni araçlar Mars Logistics’in uluslararası nakliye operasyonlarında aktif olarak kullanılacak. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L ProCab’ler, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği, dayanıklılık ve operasyonel verimlilik avantajlarıyla Mars Logistics’in hizmet kalitesine doğrudan katkı sağlayacak. Teslimatın, takas desteğiyle ve Mercedes-Benz Kamyon Finansman (MBKF) kredisi kullanılarak gerçekleştirilmesi ise bu iş birliğinin en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. 

Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel,  Mercedes-Benz Kamyon Finansman CEO’su Gökmen Onbulak, Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan, Filo Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Özyurt, Mars Logistics İş Geliştirme, Planlama ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Önder Başboğa, Filo Yatırım ve Bakım Onarım Koordinatörü Kerem Karaduman, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Kader Özal, Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar, Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman, Gelecek Otomotiv Diyarbakır Genel Müdürü Serdar Ulağ ve Gelecek Otomotiv Filo Satış Müdürü Yusuf Odabaş’ın katılımıyla Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi.

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt törende yaptığı konuşmada “Mercedes-Benz Türk olarak her zaman müşterilerimizin operasyonel ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmaya odaklanıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab’in, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığıyla Mars Logistics’in uluslararası taşımacılık operasyonlarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu teslimat, iki şirket arasındaki iş birliğinin ne kadar sağlam temellere dayandığını da ortaya koyuyor. Mars Logistics ile 2021 yılında başlayan ve karşılıklı güvene dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” dedi.          

Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman da şöyle konuştu: “Gelecek Otomotiv olarak uzun yıllardır sektöre kalite ve güven odaklı teslimatlar gerçekleştiriyoruz. Mars Logistics gibi sektörünün öncü firmalarından birine 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu araçların uluslararası nakliye operasyonlarında yüksek verimlilik sağlayacağına inanıyoruz. İş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz.”

Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan ise “35 yılı aşkın süredir lojistiğin tüm alanlarında müşterilerimize güvenli ve kaliteli hizmet sunuyoruz. Bu hizmet anlayışımızın temelinde, operasyonlarımızda kullandığımız araçların performansı ve güvenilirliği yer alıyor. Bugün teslim aldığımız 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile filomuzdaki Mercedes-Benz marka araç sayısı önemli bir paya sahip oldu. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı, yedek parça bulunurluğu ve ihtiyaçlarımıza uygun servis sözleşmeleri operasyonlarımızda bize önemli avantajlar sağlıyor. Mercedes-Benz Türk ile yürüttüğümüz bu güçlü iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

GENEL

Çuhadaroğlu, intersecure Yangına Dayanıklı Yapı Sistemleriyle Turizm Sektöründe Güvenlik Standartlarını Güçlendiriyor

Yayınlandı

-

Metal ve alüminyum sektöründe 72 yıllık deneyime sahip olan Çuhadaroğlu, intersecure marka yangına dayanıklı kapı ve pencere sistemleriyle yapı güvenliğine yönelik çalışmalarıyla fark yaratıyor. Çuhadaroğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Çuhadaroğlu, turistik tesislere 31 Mayıs’a kadar yangına dayanıklı kapı sistemleri zorunluluğu getirildiğine dikkat çekerek, “Bir kapı bin hayat anlamına geliyor. Yangının ne zaman ve nasıl geleceğini bilemeyiz. Önlem almazsak facia kaçınılmaz olur. Türkiye’de yatırımcıların, kurumların, otel sahiplerinin ve o binalarda yaşayan herkesin bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor” dedi.

Yangına dayanıklı yapı sistemleri, yalnızca teknik bir tercih değil; aynı zamanda yürürlükteki mevzuatlar kapsamında zorunlu bir güvenlik önlemi olarak öne çıkıyor. İlgili yönetmelikler doğrultusunda; otel, hastane, AVM, ofis binaları ve yoğun insan sirkülasyonunun bulunduğu yapılarda yangına dayanıklı kapı ve pencere sistemlerinin kullanımına ilişkin uyum süreci için 31 Mayıs tarihi son gün olarak belirlenmiş durumda. Uzmanlar, bu tarihe kadar gerekli önlemleri almayan yapıların hem ciddi güvenlik riskleriyle hem de hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.

Bir Kapı Bin Hayat Kurtarır

Yangına dayanıklı kapılar; acil durumlarda insanların güvenli bir şekilde tahliye edilmesini sağlarken, yangının ve dumanın yayılmasını önleyen kritik görevler üstleniyor. Bu sistemler, belirli süreler boyunca aleve, ısıya ve dumana karşı direnç gösterecek şekilde özel olarak tasarlanır ve özellikle acil çıkışlar, oteller, hastaneler, ofis binaları ve yoğun insan sirkülasyonunun olduğu alanlarda hayati rol oynuyor. Bolu Kartalkaya’da yaşanan otel yangını faciası sonrası önemi bir kez daha acı şekilde anlaşılan yangına dayanıklı yapı malzemeleri, doğru kullanıldığında birçok canın kurtulmasında kritik bir fark yaratıyor. Bu noktada, yangına dayanıklılık iddiasının yalnızca beyana değil, testlerle ve sertifikalarla kanıtlanmış olması büyük önem taşıyor.

90 Dakikaya Kadar Dayanım: Testlerle Kanıtlanmış Güvenlik

Çuhadaroğlu, yıllardır üretimini gerçekleştirdiği intersecure yangına dayanıklı kapı ve pencere sistemlerinin önemini somut verilerle ortaya koymak amacıyla kapsamlı testler gerçekleştirdi.
Bu testlerde, yangına dayanıklı kapı sistemlerinin 120 dakikaya kadar bütünlüğünü koruyacak şekilde tasarlandığı vurgulandı. 

Çuhadaroğlu Alüminyum fabrikasında gerçekleştirilen toplantıda kapıların yangına dayanıklılığı uygulamalı olarak gösterildi.  Yüzlerce dereceye ulaşan alevlerin karşısında basınla bir araya gelen Çuhadaroğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Çuhadaroğlu, yangın güvenliğinin teknik bir detay değil, doğrudan insan hayatıyla ilgili olduğunu vurgulayarak çarpıcı uyarılarda bulundu. Çuhadaroğlu, “Maalesef toplum olarak çoğu zaman büyük bir felaket yaşanmadan bilinçlenemiyoruz. Oysa konu doğrudan insan hayatı. Yangın güvenliğinin şakası yok. Biz Çuhadaroğlu olarak bu alana sadece ticari bir gözle değil; AR-GE, üretim ve sorumluluk anlayışıyla yaklaşıyoruz. İnsan hayatının değeri paha biçilemez. Bu bilinçle, üzerimize düşeni yapmaya ve yapı güvenliği konusunda farkındalık yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

Yönetmeliklere uygun olarak üretilen sistemlerde duman sızdırmazlığı, ısı yalıtımı ve dayanıklılık süreleri artırılarak güvenlik seviyesinin en üst noktaya taşındığına işaret eden Çuhadaroğlu, “Yangına dayanıklı kapı ve pencere konusunda yaklaşık 20 yıl önce kendi AR-GE’mizle yüzde yüz yerli bir sistem geliştirdik ve intersecure markası altında birleştirdik. Bu kapılar 90 dakikaya kadar yangına dayanıklı; bu süre boyunca yıkılmıyor, dağılmıyor, duman, alev ve ısı geçirmiyor. Yangının yayılmasını önlüyor. Üstelik bu sistemler modern ve transparan bir tasarıma sahip. Transparan olması sayesinde diğer tarafta ne olduğunu görebiliyorsunuz; çelik kapılarda bu mümkün değil. Üretimi tamamen bina tipine ve içindeki insan sayısına göre planlıyoruz. 30, 60 ve 90 dakikalık dayanım seçenekleri var. Örneğin 20 kişilik bir bina için 30 dakika yeterli olabilirken, binlerce kişinin bulunduğu bir otelde minimum 90 dakika hayati önem taşır” diye konuştu.

Çuhadaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “20 yıl boyunca kurşuna, bombaya ve terör saldırılarına karşı sistemler de geliştirdik. Ancak her bina terör saldırısına uğramayabilir; her bina yanabilir. Yangının ne zaman ve nasıl geleceğini bilemeyiz. Önlem almazsak facia kaçınılmaz olur. Türkiye’de yatırımcıların, kurumların, otel sahiplerinin ve o binalarda yaşayan herkesin bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. İnsan hayatının değeri paha biçilemez. Biz Çuhadaroğlu olarak bu sorumluluğu kendimize görev biliyor ve elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz.”

Nejat Çuhadaroğlu ayrıca, yönetmeliklerle belirlenen 31 Mayıs son tarihinin yalnızca bir takvim bilgisi değil, insan hayatı açısından kritik bir eşik olduğunun altını çizdi.

İntersecure Marka DS 92 YD Yangına Dayanıklı Doğrama Sistemi

Çuhadaroğlu Metal güvencesiyle üretilen intersecure marka DS 92 YD Yangına Dayanıklı Doğrama Sistemi, yapılan standart testlerden başarıyla geçerek 90 dakikaya kadar yangına dayanım sağlıyor.
Sistem; yangın anında kapının bütünlüğünü, durağanlığını ve ısıya karşı yalıtımını korurken, yangının yayılma alanını minimuma indiriyor ve insanların güvenli bölgelere tahliyesini mümkün kılıyor. Duman ve ısı maruziyetini engelleyerek yangının en tehlikeli iki unsuruna karşı etkin koruma sunuyor.

Sertifikalı testlerle belgelenmiş performansı, uzun yıllara dayanan mühendislik birikimi ve proje bazlı üretim yaklaşımıyla DS 92 YD sistemi, yangına dayanıklı yapı çözümleri arasında yüksek güvenlik standardını temsil eden sistemler arasında yer alıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TR Invest Sun City’nin 2. Projesinde de Mitsubishi Heavy Industries Klimalar Tercih Edildi

Yayınlandı

-

Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde hayata geçirilen TR Invest Sun City projesinin ardından, Sun City 2 projesi de Japon teknolojisine sahip yüksek verimli Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) klima sistemleri tarafından iklimlendirildi. İki projede de kullanılan Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) multi split klima sistemleri, dört mevsim boyunca ferah ve konforlu yaşam alanları sağlayacak.

TR Invest Sun City ile Form MHI Klima Sistemleri arasındaki iş birliği, ilk projede elde edilen kullanıcı memnuniyetinin ardından Sun City 2 projesiyle devam etti. Markaya ve teknolojiye duyulan güven, iki projede de Mitsubishi Heavy Industries çözümlerinin tercih edilmesinde belirleyici oldu. Yatay mimarisi, çağdaş tasarımı ve geniş sosyal alanlarıyla dikkat çeken TR Invest Sun City’nin devam projesi olan Sun City 2’nin iklimlendirme altyapısında, farklı mekânsal ihtiyaçlara uyum sağlayan  Mitsubishi Heavy Industries’in multi split klima çözümleri kullanıldı. Her dairenin iç mekân özelliklerine uygun şekilde uygulanan multi split sistemler, yüksek performans, enerji verimliliği ve sessiz çalışma özellikleriyle modern konut projeleri için ideal bir iç ortam konforu sunuyor.

Daireye Özel Çözümlerle Konfor ve Enerji Tasarrufu Bir Arada

Sun City 2 projesinde, her dairenin konumuna ve büyüklüğüne göre özel olarak planlanan iklimlendirme altyapısında toplam 462 adet multi split dış ünite ve 974 adet iç ünite kullanıldı. Form Şirketler Grubu tarafından üretilen Mitsubishi Heavy Industries’in yüksek verimliliğe sahip sistem kombinasyonları, 1+1 ve 2+1 daire tiplerinin metrekarelerine, kullanım yoğunluklarına ve iç mekân özelliklerine göre optimize edildi. Böylece projenin tamamında hem konfor hem de enerji tasarrufu sağlanmış oldu.

Teknoloji ve Mimariyi Buluşturan İklimlendirme Yaklaşımı

Sun City 2 projesinde tercih edilen Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) multi split sistemler, teknik performans ile mimari estetiği bir araya getirerek yaşam alanlarında bütüncül bir konfor deneyimi sağlıyor. Kompakt yapıları sayesinde daire tasarımlarına uyumlu şekilde konumlandırılan bu sistemler, geniş salonlar, gün ışığı alan yaşam alanları ve fonksiyonel iç mekân kurgusuyla doğal bir bütünlük oluşturuyor. Gelişmiş hava akışı teknolojisiyle kullanıcı konforunu artıran sistemler, doğrudan temas etmeyen doğal bir hava dolaşımı sunarak iç ortam kalitesini yükseltiyor.

Sessiz çalışma özelliğine sahip iç üniteler, sakinler için huzurlu bir ortam yaratırken; düşük enerji tüketimi sayesinde hem bireysel kullanıcılar hem de proje yönetimi açısından verimli ve sürdürülebilir bir işletme süreci sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler