Winsa’da Sürdürülebilirlik ve Yenilikle Geleceğe Yatırım - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Winsa’da Sürdürülebilirlik ve Yenilikle Geleceğe Yatırım

Yayınlandı

-

Winsa Genel Müdür Yardımcısı Batuhan Boyacı

Winsa, enerji verimliliği yüksek PVC pencere ve kapı sistemleri, inovatif Ar-Ge projeleri ve geri dönüşüm odaklı üretim anlayışıyla sektörde öncü konumunu güçlendiriyor; çevresel, ekonomik ve sosyal faydayı merkeze alarak sürdürülebilir bir gelecek inşa ediyor.

  1. Merhaba Batuhan Bey. 2006 yılında başladığınız Winsa kariyerinizde, bugün markanızın Genel Müdür Yardımcısı olarak bize Winsa’nın sektöre bakışını ve yarattığı değeri anlatır mısınız?

Winsa olarak bugüne kadar hep farklı olmayı ve sektöre ilkleri yaşatmayı hedefledik. Bugün ise bu özelliklerimizin yanına inovasyonu, kaliteyi ve sürdürülebilirliği ekleyerek müşterilerimize en iyi çözümleri sunmayı hedefliyoruz. 2006 yılında başlayan Winsa yolculuğum, markamızın yıllar içinde nasıl büyüdüğüne, teknolojiyi ve müşteri beklentilerini nasıl odağına aldığına birebir tanıklık etmemi sağladı.

Winsa, Ege Profil çatısı altında faaliyet gösteren köklü ve nish bir marka. PVC pencere, kapı ve panjur sistemleri alanında inovasyon odaklı ve geleceğe yönelik çözümler sunuyoruz. Sürdürülebilir ve kaliteli üretim anlayışımızla geliştirdiğimiz ürünler ile enerji verimliliği, estetik tasarım ve dayanıklılığı bir araya getirerek yaşam alanlarını daha konforlu ve çevre dostu hale getirmeyi amaçlıyoruz. Seçilmiş bayi ağımızla, müşteri odaklı hizmet anlayışımız ve sürekli gelişen Ar-Ge çalışmalarımızla yapı sektörüne yenilikçi çözümler sunma hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.

Winsa olarak, sektöre bakışımızda her zaman kaliteli ürün üretmenin ötesinde enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve çevre dostu çözümler geliştirme hedefiyle hareket ettik, ediyoruz. Bu doğrultuda Türkiye’nin ilk pasif ev profilini üreterek PVC doğrama sistemlerinde yalıtım değerlerini önemli ölçüde artırdık. Aynı zamanda tam yalıtımlı sürme sistemlerimizi geliştirerek rakiplerimizi de bu alanda rekabet etmeye teşvik etmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz.

Winsa olarak, hem sektörümüze hem de paydaşlarımıza uzun vadeli değer yaratma misyonuyla hareket ediyor, pencerelerin ötesinde daha yaşanabilir, konforlu ve güvenli alanlar yaratmayı amaçlıyoruz.

  1. Winsa’nın üretim faaliyetlerinden bahseder misiniz?


Üretim yolculuğumuza 1998 yılında Sabancı Holding çatısı altında, Adapazarı’nda 20 bin metrekarelik üretim alanında başladık. Bugün geldiğimiz noktada, Kartepe’de yer alan 40 bin metrekarelik modern tesisimizde, 40 extruder hattı ve yıllık 45 bin ton üretim kapasitemizle sektörde önemli bir üretim gücüne sahibiz.

Üretim faaliyetlerimizi her zaman en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz. Üretim süreçlerimizi en yüksek kalite standartlarında sürdürüyor ve sektördeki yenilikleri yakından takip ederek ürün portföyümüzü sürekli geliştiriyoruz. Modern üretim tesislerimizde, ileri teknolojiye sahip makinelerle üretim yaparak, dayanıklı, estetik ve enerji verimliliği yüksek PVC pencere ve kapı sistemleri üretiyoruz. 

Avrupa’nın en büyük lamine folyolu profil üretim hattlarından birine sahip olmamız ve üretilen ürünlerin % 80 üzerinde lamine folyolu olması, bizi rakiplerimizden ayıran en büyük özelliklerden biri ve bu alanda açık ara lider konumdayız. 

Önümüzdeki dönemde özellikle konuşacağımız yeni ürünlerinizle ya da yeni hizmet modellerinizle ilgili de kısaca bilgi alabilir miyiz?

Şirketimizde yenilikçi olarak nitelendirilebilecek birçok Ar-Ge projesi yürütülmektedir. Artan çevresel farkındalıkla birlikte, özellikle Pasif Ev uygulamaları ve sıfır enerjili binalar için yüksek ısı yalıtımı sunan pencere sistemlerine yönelik talepler hızla artmaktadır. Bu doğrultuda, yalnızca PVC ve çelik değil, aynı zamanda ısı yalıtımı yüksek yenilikçi malzemelerin yapılarla kullanımı üzerine projeler geliştirilmektedir. Bu malzemeler, yüksek performanslı doğramaların üretimini mümkün kılarken, Pasif Ev standartlarına uygunluğunu da artırmaktadır. Ayrıca, pencere performansını etkileyen montaj teknikleri üzerine de global düzeyde yenilikçi projeler sürdürülmektedir

  1. Sürdürülebilirlik Winsa için ne demek?

Winsa olarak sürdürülebilirlik kavramını, sadece çevresel etkileri azaltmak değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal fayda yaratmak olarak görüyoruz. Yani sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir kavram değil; iş modelimizin, üretim anlayışımızın ve gelecek vizyonumuzun temelini oluşturan bir unsur.

Enerji verimliliği yüksek pencere ve kapı sistemleri üreterek binaların karbon ayak izini azaltmaya katkı sağlıyoruz. Ürünlerimiz, üstün ısı yalıtımı sunarak enerji tüketimini düşürmeye yardımcı oluyor ve böylece hem doğaya hem de kullanıcıların enerji maliyetlerine olumlu etki ediyor.

Sadece ürün geliştirmede değil, çevresel sorumluluklarımızda da öncü olmayı amaçlıyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı’na imza atarak, karbon ayak izimizi azaltmak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına önemli adımlar atıyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı kısaca, AB’nin 2050’ye kadar net sera gazı emisyonlarının sıfırlanması ve ekonomik büyümenin kaynak kullanımına bağlılığının sona ermesi olarak tanımlayabiliriz. Geri dönüşümden geri kazanım odaklı üretim anlayışımız sayesinde her yıl binlerce ton PVC’yi geri kazandırarak doğaya ve ekonomiye katkı sağlıyoruz.

Gruba ait geri dönüşüm tesislerimizde bugüne kadar 19.800 ton PVC profili geri dönüştürerek doğaya verdiğimiz zararı en aza indirdik ve bu sayede 37 bin ton karbondioksit emisyonunun önüne geçtik. PVC’nin yaklaşık 10 kez geri dönüştürülebilmesi ve her bir dönüşümün yaklaşık 35 yıllık ekonomik ömrü olması, çevresel etkinin azaltılmasında büyük bir avantaj sağlıyor. Bu anlayışla 350 yıllık bir süre boyunca dünyaya daha az karbon salınımı yapıyoruz.

Özetle, Winsa olarak sürdürülebilirliği bir zorunluluk değil, geleceğe yatırım olarak görüyoruz.

* Ürünlerimiz halihazırda kullanım sırasında yüksek ısı yalıtımı sayesinde binalarda daha az enerji tüketimi sağlayarak çevreye katkı sunarken, üretim süreçleri sırasında da karbon ayak izini azaltmak adına dönüşüme başladık.

* Süreçlerimizi çevreye duyarlı hale getirirken aynı zamanda kaynakların verimli kullanılmasını da ön plana çıkartıyoruz. Ayrıca uzun vadeli hedefler belirleyerek bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için şimdiden çalışıyoruz.

* Yurtdışındaki fabrikalarımız ile benchmark yaparak karbon ayak izinde mevcut durumumuzu ortaya çıkarttık. Sonrasında Bilim Tabanlı hedeflerimizi (Science Based Target SBTi) belirleyerek bu hedeflere ulaşmak için aksiyon planlarını oluşturduk. 

* Belirlenen aksiyon planları çerçevesinde enerji kullanımının azaltılması, yenilenebilir kaynaklardan daha fazla enerji üreterek, yeşil enerjinin toplam enerji tüketimi içindeki payının arttırılması, üretimdeki geri dönüşüm malzeme kullanımının arttırılması ve üretim faaliyetleri sırasında ortaya çıkan atıkların azaltılması ve tekrar kullanılması konularında birçok proje gerçekleştirdik.

* 2017 yılında Kartepe fabrikamızda 1560 kW kapasiteli, 2019 yılında ise Menemen fabrikamızda 4300 kW kapasiteli 2 Trigenerasyon tesisi kurulmuştur.

* 2014 yılında Kartepe fabrikaya, 2018 yılında ise Menemen fabrikaya yılda her biri yaklaşık 750 bin kWh üretim kapasiteli “Güneş Enerji Santrali” kurulumu yapılmıştır. 

* Ayrıca 2024 yılı ilk çeyreğinde faaliyete geçen ve 2 fabrikada toplam kurulu gücü 2.000 kWp olan GES yatırımımız ile elektrik üretmeye başladık. 

* Mevcut tesisler ve yeni yatırım ile birlikte güneş panellerinden elde ettiğimiz elektriğin toplam tüketime oranı %10-15 mertebelerine ulaşmıştır.

* Ege Profil A.Ş. Gebze’deki fabrikasında bir geri dönüşüm tesisi kurmuştur. Bu tesiste kendi müşterilerimizden toplanan proses atıkları tasnif edilmekte ve özel üretim yöntemleri ile profil üretiminde tekrar kullanmaktadır. Doğal kaynakların kullanımının azaltılması noktasında çok önemli bir proje gerçekleştirilmiştir.

* Fabrikalarımızın tamamında LED aydınlatma dönüşümü tamamlanmıştır. Ayrıca kalibre masa revizyonları, daha verimli soğutucu gruplarının satın alınması, hava kaçaklarının takibi ve azaltılması gibi daha birçok proje hayata geçirilmiş ve enerjinin daha verimli kullanılması sağlanmıştır.

* Deceuninck Global ile 2030 ve 2050 yılları için hedeflerimizi ortak belirledik. 2030 yılında Kapsam 1&2 emisyonlarını %60 oranında, Kapsam 3 emisyonlarını da %48 oranında azaltma hedefimiz bulunmaktadır (2021 yılına göre).

* 2050 yılına geldiğimizde ise şirket olarak net sıfır emisyon hedefimizi gerçekleştireceğiz.

* Türkiye Sürdürülebilirlik Standartları kapsamında 2025 yılı Ağustos ayına kadar 2024 yılını kapsayacak Ege Profil Sürdürülebilirlik raporu yayınlanacaktır. Bu raporda beyan edeceğimiz tüm veriler, bağımsız bir kuruluş tarafından doğrulanacak ve doğrulanmış veriler kamuoyuna açıklanacaktır.

  1. Sizce başarının olmazsa olmazları nelerdir?

Başarı, sürdürülebilir ve kalıcı olduğunda gerçek anlamını bulur. Bunun için bazı temel unsurların vazgeçilmez olduğuna inanıyorum. Başarıya ulaşmak için öncelikle güçlü bir vizyona sahip olmak ve bu doğrultuda net hedefler belirlemek çok önemli. Winsa olarak yolculuğumuza başlarken sadece PVC profil üretmeyi değil, sektörde yenilikçi ve çevre dostu çözümlerle fark yaratmayı kendimize hedef edindik. Bu vizyon sayesinde bugün Türkiye’nin en güçlü markalarından biri haline geldik.

Değişen dünya dinamiklerine ayak uydurabilmek ve sürekli gelişim içinde olmak da başarının temel taşlarından biri. Türkiye’nin köklü markalarından biri olarak, yenilikçi ürünler geliştirmeye ve sektörde ilklere imza atmaya önem veriyoruz. Türkiye’nin ilk pasif ev profili, tam yalıtımlı sürme sistemlerimiz ve geri dönüşüm odaklı üretim anlayışımız bu yaklaşımın somut örneklerini oluşturuyor. 

Başarının aynı zamanda güçlü bir ekip çalışmasıyla mümkün olacağına inanıyorum. Winsa olarak tüm ekip arkadaşlarımızla aynı hedef doğrultusunda çalışıyor ve her bir personelimizin katkısına değer veriyoruz. Çünkü biliyoruz ki başarıya birlikte çalışırsak daha kolay ulaşabiliriz. Ekip çalışması beraberinde müşteri beklentilerini anlamayı ve bu doğrultuda en iyi çözümleri sunmayı getiriyor. Winsa olarak bunu gerçekleştirdiğimize inanıyorum.

Yani başarıya ulaşmak için sürekli öğrenmeye, gelişmeye ve yeniliklere açık olmamız gerekiyor. Winsa olarak biz de bu prensiplerle hareket ederek sektörde fark yaratmaya ve uzun vadeli değer oluşturmaya devam edeceğimize inanıyorum.

  1. Genel bir sektör analizi istesek, Türkiye’de gelinen noktayı nasıl görüyorsunuz?

Türkiye’de PVC pencere ve kapı sistemleri sektörü, son yıllarda önemli bir gelişim göstermekte ve uluslararası alanda güçlü bir konuma ulaşmasına rağmen, iç piyasada ekonomik koşullardan da kaynaklı olarak iki yıldır %10 civarında düşüş eğilimi göstermektedir. Tabi bunda 2023 yılında yaşadığımız ve bir daha yaşanmamasını temenni ettiğimiz depremin de etkisi büyük.  Deprem bölgesindeki konut yapımından kaynaklı bir büyüme olsa da konut kredisi kullanımının sınırlandırılmış olması yüklenici ve inşaat firmalarının iş yapım hızını kısıtlıyor. 

Ancak tüm bu tabloya rağmen sektörden elde ettiğimiz veriler, Türkiye’nin PVC pencere ve kapı sistemleri alanında hem iç pazarda hem de ihracatta güçlü bir konuma sahip olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda yakın gelecekte, sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odaklı ürünlerin geliştirilmesinin ve dijitalleşme süreçlerinin hızlandırılmasının, sektörün rekabet gücünü daha da artıracağını öngörüyorum. Winsa olarak, biz de bu dinamik pazarda üzerimize düşeni yapacak, yenilikçi ve kaliteli ürünlerimizle müşterilerimize en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğiz. 

6. Deceuninck’in Ar-Ge ve İnovasyon laboratuvarlarında yeni neler gelişiyor. Gelecek sizin işinize ne getirecek?

Ar-Ge ve inovasyona yaptığımız yatırımlar, yalnızca ürün geliştirmeyle sınırlı değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirme hedefi taşıyor. Türkiye’de Ege Profil çatısı altında faaliyet gösteren Ar-Ge ve İnovasyon laboratuvarlarımızda, enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve estetik çözümler üretmek üzere sürekli çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz yüksek performanslı profiller, ses ve ısı yalıtım değerlerinde sektördeki standartların üzerine çıkmamızı sağlıyor. Tam yalıtımlı sürme sistemlerimiz ve geri dönüştürülmüş hammaddeden üretilen profillerimizle yalnızca günümüzün değil, geleceğin yapı standartlarına ve akıllı kentlerine de çözüm sunuyoruz. Ege Profil olarak vizyonumuz, yalnızca pencere ve kapı sistemleri üretmekten ibaret değil; sektör paydaşlarımızla birlikte düşünmek, projeye özel çözümler üretmek ve sistemi bir bütün olarak ele almak üzerine kurulu. İnovasyon odaklı yaklaşımımızla sadece bugünün değil, geleceğin yapılarını da birlikte inşa etmeyi hedefliyoruz.

Deceuninck Global İnovasyon Takımı uluslararası çapta farklı pazarları inceleyerek inovatif ürün projelerini güçlü bir şekilde sürdürmektedir. Ayrıca, 2024 yılında Deceuninck Grubu içerisinde Malzeme Araştırma Laboratuvarının Türkiye Menemen fabrikasında kurulumu için yatırım kararı alınmıştır. Bu laboratuvar birçok yenilikçi Ar-Ge projesinin malzeme araştırma ve prototip geliştirme konularında temelini oluşturacaktır. 

Ege Profil Ar-Ge Merkezi içerisinde sadece yenilikçi ürünler değil, aynı zamanda yenilikçi test metot ve uygulamaları üzerine de projeler sürdürülmektedir.

Sektörünüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırdığınızı da takip ediyoruz, yapılan  AR-GE çalışmalarınız ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Firmamızda, tüm iş süreçleri ve insan ilişkileri, inovasyonu her zaman destekleyecek ve teşvik edecek şekilde yönetilmektedir. İnovasyon sadece pazara sunduğumuz ürün özelinde değil, çalışanlarımızın içinde yer aldığı tüm proseslerde (üretim, sevkiyat, kalite, satış, pazarlama, servis, lojistik vb.) sürekli olarak gerçekleşmektedir. Aynı zamanda firma içinde tamamladığımız tüm bu çalışmaların ekibimizin sahada bir parçası olan müşterilerimiz (pencere üretici bayi ve son kullanıcılar) ile paylaşımı ve karşılıklı dinleme inovasyon konularının belirlenmesindeki önemli bir yapı taşıdır. İhtiyaç duyulan ürün ve hizmetlerin gerçekleştirilmesi, tüm paydaşlarımızın markaya olan güvenini yükseltmektedir. Markanın gücü, müşterinin ihtiyacına göre geliştirilen yenilikçi ürün ve servis hizmetinden gelmektedir.

Ar-Ge projelerimizden biri olan sıfır enerjili bina konseptine uygun, ısı yalıtım özelliği yükseltilmiş pencere sistemleri çalışmasında, henüz yurtiçinde yeni bir başlık olan ‘Pasif Ev Komponent’ sertifikası geliştirilen üç yeni serimiz için alınmıştır. Bu proje ile aslında sadece pencerenin ısı yalıtım özelliği değil, pencerenin binaya montajı aşamasında yapılması gereken doğru uygulamalar belirlenerek bayiler aracılığı ile farkındalık oluşturulmuştur. Isı yalıtım özelliği geliştirilmiş “Pasif Ev” sertifikalarımız, dünyanın her tarafından ulaşılabilir bir platform (PHI) üzerinde yer almaktadır. 

Bir diğer spesifik örnek ise, ürün geliştirme süreci ile tasarlanan seriler pazara sunulmadan önce pencere performans testlerine tabii tutulmaktadır. TÜRKAK tarafından akredite edilen test merkezimiz kendi bünyemizde geliştirilen pencere sistemleri için performans testlerini gerçekleştirerek akredite test raporlarını bayilerimizin kullanımına sunmaktadır.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

RAMS Park House Maslak’ta “500. Aile” Mutluluğu: Dev Dönüşüm Projesinde Büyük Buluşma

Yayınlandı

-

 
RAMS Türkiye’nin İstanbul Maslak’ta hayata geçirdiği, Türkiye’nin özel sektör eliyle yürütülen en büyük kentsel dönüşüm projesi RAMS Park House Maslak, 500’üncü ailesine kavuştu. Projenin ulaştığı bu kritik eşik için düzenlenen kutlamada; kısa sürede yakalanan yüzde 20’lik değer artışına ve takvimin önünde ilerleyen inşaat sürecine dikkat çekildi.
 
Gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, İstanbul Maslak’ta yükselen dev projesi RAMS Park House Maslak’ta önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Projeden konut sahibi olan 500’üncü ailenin gelişi; hak sahipleri, iş ortakları ve davetlilerin katılımıyla Hyatt Regency İstanbul Ataköy’de düzenlenen özel bir organizasyonla kutlandı.
 
“500 Sayısı Bir Rakama Değil, Güçlü Bir Güvene İşaret Ediyor”
Gecede bir konuşma gerçekleştiren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Ciritçi, 500 ailelik barajın bir konut projesi için güven sembolü olduğunu vurguladı. Ciritçi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İş dünyasında ilk 500 rakamı; bir markanın artık sadece bir fikir değil, güçlü bir topluluk haline geldiğinin kanıtıdır. Gayrimenkul sektöründe de bu eşik, projenin sunduğu yaşam vizyonunun pazarda karşılık bulduğunu gösterir. Bugün burada kutladığımız 500 aile, sadece bir satış başarısı değil; ortak bir hayale duyulan güvenin ve birlikte büyüyecek olan yeni bir yaşam kültürünün simgesidir.”
 
İnşaat Süreci Planlanan Takvimin Önünde İlerliyor
Projenin teknik detayları ve saha çalışmaları hakkında bilgi veren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kul, inşaat sürecinin takvimin önünde ilerlediğini belirterek, şöyle revam etti: “Zemin güçlendirme ve kaba yapı çalışmalarımızda planladığımız takvimin ilerisinde yolumuza devam ediyoruz. Güncel deprem yönetmeliklerinin de ötesinde güvenlik standardıyla, mühendislik süreçlerini titizlikle denetleyerek, teslim disiplininden taviz vermeden çalışıyoruz.”
 
Yatırımcı Güveni Değer Artışıyla Tescilleniyor
RAMS Türkiye Satış Direktörü Musa Karabulut ise projenin gördüğü yoğun ilginin arkasında doğru lokasyon ve marka güveni olduğunun altını çizdi. Musa Karabulut, “İnsanlar artık sadece bir ev değil; sürdürülebilir bir değer satın alıyor. RAMS Park House Maslak, inşaatı devam ederken bile sunduğu yüzde 20 değer artışıyla yatırımcılarını memnun eden bir proje haline geldi. Bu değer artışının daha başlangıç olduğuna inanıyoruz. Çünkü projenin gerçek gücü, tamamlandığında ortaya çıkacak yaşam kültürü ve yaşam kalitesinden geliyor” diye konuştu.
 
“RAMS Park House Maslak, yaşayan bir ekosistem olarak tasarlandı”
RAMS Park House Maslak, yaklaşık 409 bin metrekarelik inşaat alanında, 10 blok ve yaklaşık 3 bin bağımsız bölümden oluşuyor. Türkiye’nin özel sektör eliyle geliştirilen en büyük ölçekli dönüşüm projelerinden biri olma özelliği taşıyan proje; konut, sosyal yaşam, ticaret ve rekreatif alanları bir araya getiren kapsamlı yaşam kurgusuyla dikkat çekiyor.
Projede yaklaşık 8 bin metrekarelik çarşı alanı, restoran ve kafeler, açık ve kapalı sosyal tesisler, yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve temiz su kanalı çevresinde konumlanan rekreatif yaşam alanları yer alıyor. Yaklaşık 100 bin metrekarelik otopark kapasitesiyle bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine de çözüm sunuluyor.
RAMS Park House Maslak; yaşamı yalnızca konut anlayışıyla değil, sosyal donatılar ve ayrıcalıklı yaşam deneyimiyle yeniden tanımlayan kapsamlı bir yaşam konseptini tasarlıyor. Proje bünyesinde yer alan toplam 4 bin metrekarelik aktivite alanında; 1.200 metrekare büyüklüğünde modern fitness merkezi, yarı olimpik standartlarda tasarlanan üç adet açılır-kapanır ve ısıtmalı yüzme havuzu, el sanatları atölyesi, poliklinik ve evcil hayvan oteli gibi birçok ayrıcalıklı hizmet yer alıyor. Projenin 25. katında konumlanan teras alanlarında bulunan iki adet sky pool, sky fitness ve sky lounge alanları ise İstanbul manzarası eşliğinde benzersiz bir sosyal yaşam deneyimi yaşatıyor. Gün ışığını merkeze alan mimari yaklaşımı, ferah yaşam alanları ve yoğun yapılaşmadan uzak planlamasıyla öne çıkan RAMS Park House Maslak; mimari estetik ile fonksiyonelliği buluştururken, şehir merkezinde doğayla dengeli, konforlu ve prestijli bir yaşam vadediyor.

 

RAMS Türkiye: Global Vizyon, Yerel Güç
RAMS Türkiye, 38 yılı aşkın tecrübesiyle bugün 5 ülkede ve 11 şehirde; inşaat ve gayrimenkul başta olmak üzere 8 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 100 projede 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı tamamlayan şirket, geliştirdiği projelerde insan odaklı yaşam yaklaşımını önceliklendiriyor.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Bosch PRO360’ı Geliştiriyor: Yeni Pro Deals Modülü ile Profesyonellere Ek Avantajlar Sunuyor

Yayınlandı

-

  • Bosch Professional’ın profesyonellere yönelik dijital platformu PRO360, yeni kampanya modülü Pro Deals ile kapsamını genişletiyor.
  • Platforma eklenen Keşfet modülü ile PRO360, ürün yönetimi ve garanti işlemlerinin ötesine geçerek avantaj odaklı bir deneyim sunuyor.
  • Kullanıcılar, farklı satış kanallarından yaptıkları alışverişleri PRO360 üzerinden tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor ve çeşitli ödüller kazanabiliyor.
İstanbul – Teknoloji ve servis alanlarında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch, profesyonel elektrikli el aletleri kullanıcılarına yönelik geliştirdiği dijital hizmet platformu PRO360’ı yeni özelliklerle güçlendirmeye devam ediyor.

 

Bayiler, fabrikalar ve inşaat firmaları gibi endüstriyel müşteriler ile profesyonel son kullanıcıların ihtiyaçlarına özel geliştirilen yapısıyla öne çıkan PRO360 sayesinde kullanıcılar, Bosch Professional ürünlerinin yanı sıra farklı markalara ait ekipmanlarını da tek bir dijital çatı altında toplayarak merkezi bir şekilde yönetebiliyor. Bu bütüncül yapı, ekipman takibini kolaylaştırırken profesyonellerin zamanlarını daha verimli kullanmalarına ve işlerine odaklanmalarına imkân tanıyor.

 

“PRO360 ile profesyoneller için değeri büyütüyoruz”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bosch Türkiye, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Ali Fahri Özcan, “Dijitalleşmenin sahadaki profesyoneller için yarattığı değeri her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. PRO360, ilk günden bu yana kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alarak geliştirdiğimiz bir platform.

 

 Bugün Pro Deals modülü ile bu deneyimi yeni bir boyuta taşıyor, kullanıcılarımıza yönetim kolaylığının yanı sıra aynı zamanda somut avantajlar sunuyoruz. PRO360 artık profesyoneller için iş süreçlerine değer katan bütünsel bir platform. 2026 yılının ilk yarısında platforma eklediğimiz yeni kampanya modülüyle PRO360’ı daha da zenginleştirerek profesyoneller için güçlü bir dijital iş ortağı olmasını sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

 

PRO360 Yeni Modüllerle Kapsamını Genişletiyor
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kullanıma sunulan PRO360, ürün yönetimi, garanti uzatma süreçlerini tek noktadan yönetme imkânı sunarken, bugün yeni eklenen Pro Deals kampanya modülü ile kullanıcılarına daha kapsamlı bir deneyim sunuyor.

 

Platforma entegre edilen bu yeni modül sayesinde PRO360, yalnızca bir ürün yönetim aracı olmanın ötesine geçerek profesyoneller için avantaj ve fırsatların da sunulduğu bütünsel bir dijital platforma dönüşüyor.

 

PRO360 ile ürün yönetiminden avantaj dünyasına
PRO360, lansmanından bu yana kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilerek güncellenen kullanıcı arayüzü ve yeni modüllerle kapsamını genişletiyor. Platforma eklenen Keşfet modülü ile birlikte kullanıcılar artık yalnızca ürünlerini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli dönemlerde sunulan kampanyalara da kolayca erişebiliyor.

 

Yeni Pro Deals modülü ile kullanıcılar, online, bayi ya da yapı market fark etmeksizin gerçekleştirdikleri alışverişleri sisteme tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor. Kullanıcılar, PRO360 uygulaması üzerinden faturalarını ve satın aldıkları ürün bilgilerini yükleyerek başvurularını hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabiliyor.

 

Alışverişten kazanca dönüşen yeni deneyim
Pro Deals ile kullanıcılar, belirli alışveriş tutarlarına karşılık gelen farklı hediyeler kazanma fırsatı elde ediyor. İlk kampanya ile birlikte belirlenen alışveriş baremlerine ulaşanlar çeşitli ödüller kazanabiliyor. Farklı satış kanallarından gerçekleştirilen alışverişlerin PRO360 üzerinden kolayca tanımlanabildiği bu yapı, satın alma sürecini doğrudan avantaja dönüştürürken Pro Deals modülü, belirli periyodlarda hayata geçirilecek yeni kampanyalarla kullanıcılarına düzenli olarak farklı fırsatlar sunmaya devam edecek.
Bu yaklaşım sayesinde satın alma süreci bir ihtiyaç yönetimi olmaktan çıkarak katma değer yaratan bir deneyime dönüşüyor. PRO360, kullanıcıların sahadaki operasyonlarını kolaylaştırırken aynı zamanda onlara somut faydalar sunan bir platform olarak konumlanıyor.

 

PRO360 uygulaması, App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz olarak indirilebiliyor veya web sitesi üzerinden anında kullanılabiliyor.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

CuboFix ile Seramik Uygulamalarında Güçlü ve Bütünsel Çözümler

Yayınlandı

-

Cubo, CuboFix ürün grubu altında geliştirdiği CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu ile seramik uygulamalarında dayanıklılık, esneklik ve estetiği bir arada sunarak profesyonellere uzun ömürlü ve güvenilir çözümler sağlıyor.

Yapı kimyasalları alanındaki gücü ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan Cubo, seramik uygulamalarına yönelik geliştirdiği CuboFix ürün grubuyla projelere değer katmaya devam ediyor. CuboFix ürün grubunda yer alan CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu, birlikte kullanıldığında uygulama performansını artırırken yüzeylerde daha dayanıklı ve estetik sonuçlar elde edilmesini destekliyor.

CuboFix CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı

Çimento esaslı, polimer katkılı ve tek bileşenli yapısıyla dikkat çeken CTA-600S, seramik, fayans, granit ve doğal taş gibi kaplama malzemelerinde güçlü ve kalıcı yapışma sağlıyor. Artırılmış esnekliği sayesinde yüzey hareketlerine uyum sağlayan ürün, özellikle sıcaklık farklarının yoğun olduğu iç ve dış mekânlarda güvenli kullanım sunuyor. Suya ve dona karşı dayanıklı formülü ile zorlu koşullarda dahi performansını koruyan CTA-600S, uzun çalışma süresi ve azaltılmış kayma özelliğiyle uygulayıcılara konfor ve kontrol avantajı sağlıyor.

CuboFix CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu

Çimento esaslı, silikon ve polimer katkılı yapısıyla yüksek performanslı bir derz çözümü sunan CDD-S700, 3–10 mm aralığındaki derz boşlukları için ideal bir uygulama imkânı sağlıyor. Kolay uygulanabilirliği ve pürüzsüz yüzey oluşturma özelliğiyle öne çıkan ürün, esnek yapısı sayesinde çatlama riskini azaltırken iç ve dış mekânlarda uzun ömürlü kullanım sunuyor.

CTA-600S ile birlikte tercih edildiğinde uygulama bütünlüğünü destekleyen CDD-S700, Cubo derz kartelasındaki farklı renk seçenekleriyle estetik beklentilere de yanıt veriyor ve mekânlarda dengeli, bütüncül bir görünüm oluşturuyor. Dayanım, esneklik ve yüzey kalitesini bir arada sunan ürün, profesyonel uygulamalar için güvenilir bir tercih olarak konumlanıyor.

CuboFix ürün grubu, yapıştırıcı ve derz dolgusunu uyum içinde sunarak seramik uygulamalarında sistem çözümü yaklaşımını destekliyor. Bu bütünsel yapı sayesinde hem uygulama süreci kolaylaşıyor hem de elde edilen sonuçların kalıcılığı ve performansı artırılıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye