Şişecam’ın net satışları yılın ilk altı ayında 101 milyar TL seviyesinde gerçekleşti - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Şişecam’ın net satışları yılın ilk altı ayında 101 milyar TL seviyesinde gerçekleşti

Yayınlandı

-

Cam ve kimyasallar sektörlerinin uluslararası oyuncularından Şişecam’ın konsolide net satışları 2025 yılının ilk altı ayında 101 milyar TL oldu. Şişecam’ın bu dönemde toplam satışları içerisindeki uluslararası satışlarının payı yüzde 62 seviyesinde gerçekleşirken, toplam yatırımları 14,6 milyar TL, ihracatı ise 483 milyon dolar oldu. 

Şişecam 2025 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şişecam’ın bu dönemdeki konsolide net satışları 101 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, Türkiye’den yapılan ihracatla Türkiye dışı üretimlerden yapılan satışların toplamını ifade eden uluslararası satışların konsolide satışlar içindeki payı ise yüzde 62 seviyesinde oldu. İlk altı ayda Şişecam’ın toplam yatırımları 14,6 milyar TL, ihracatı ise 483 milyon dolar olarak açıklandı. Bu dönemde 2,8 milyon ton cam üreten şirket, 2,2 milyon ton soda külü ve 1,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi.

2024 yılından itibaren etkisini gösteren küresel makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin 2025 yılında da iş dünyasını şekillendirmeye devam ettiğini ifade eden Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, şirketin ilk 6 aylık performansını şöyle değerlendirdi: “Küresel talepte süregelen durgunluk ve üretim maliyetlerindeki artışlar, sıkı para politikalarının etkileri ile beraber ihracatçı firmaların ve küresel oyuncuların karlılıklarını baskılamaya devam ediyor. Bu koşullar altında Şişecam; sürdürülebilir büyümeyi, karlılığı ve tüm paydaşları için değer yaratma önceliğini muhafaza ederek faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Dönemin gereksinimleri çerçevesinde, maliyet kontrolü ve verimliliğin artırılmasına yönelik olarak aldığımız aksiyonların olumlu sonuçlarını görmeye devam ediyoruz. Bir müddet daha devam etmesini beklediğimiz bu koşullar altında, finansal dayanıklılığımızı artırma yönünde odaklandığımız sadeleşme politikası ve yüksek katma değerli alanlara odaklanma stratejimizi itinayla sürdürüyoruz. Bu yaklaşımın, dönemsel sonuçlarımıza sağladığı katkıların yanı sıra orta-uzun vadede daha da sağlıklı bir Şişecam için önemli bir fırsat olduğunu değerlendiriyoruz.”

Verimlilik odağımızı sistematik bir yapıya taşıdık

Can Yücel, bu dönemde alınan kararların sadece günün koşullarına yanıt verme hedefiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda uzun vadede dayanıklılığı pekiştirme adına da önemli olduğunun altını çizdi ve açıklamasını şöyle sürdürdü: “Verimlilik odağımızı 2025 yılı itibarıyla daha kapsamlı ve sistematik bir yapıya taşıyarak “Verimlilik Yönetimi Programı” çatısı altında yönetmeye başladık. Nakit akış kapasitemizin ve sağlıklı bilanço yapımızın korunması önceliği doğrultusunda maliyet kalemlerinde tasarruf ve sadeleşme adımları ile gelir yaratan, yüksek katma değer sunan alanlara ve varlıklarımıza odaklanmaya yılın kalan yarısında da devam edeceğiz. Ayrıca pazara gidiş stratejilerimizi, fiyatlandırma politikalarımızı ve müşteri ilişkilerimizi Şişecam’ın ana stratejilerine uygun şekilde güncelleyerek, değişen pazar koşullarına daha hızlı ve etkili yanıt vermek üzere iş planlarımızı ve organizasyonumuzu gözden geçiriyoruz. Şişecam kaynakları ve kapasitesinin; hızla değişen, çok farklı risklerle karşı karşıya kalınması sonucunu doğuran güncel faaliyet ortamında, doğru portföylere özgülenmesi ve en etkin şekilde değerlendirilmesi büyük önem arz ediyor. Bu doğrultuda üretim süreçlerinde sağlanan verimlilik artışları, operasyonel maliyetlerin düşürülmesi ve kaynakların daha etkin kullanımı şirketimizin kârlılığına katkı sağlarken, Avrupa pazarı başta olmak üzere sağlanan fiyat iyileşmelerinin de katkısı ile daha iyi finansal sonuçlara ulaşabildiğimizi görüyoruz.” 

Şişecam’ın fırın soğuk tamirlerini, idame yatırımlarını ve yeni kapasitelerini yeni bir bakış açısı ile planlayarak faaliyet verimliliğinde daha iyi seviyeleri hedeflediğini belirten Can Yücel açıklamasına şöyle devam etti: “Mimari camlar alanında Avrupa’daki kapasitemizi yeniden yapılandırarak kapasitenin pazar koşullarına göre esnek yönetilmesi prensibi doğrultusunda hareket ediyoruz. Şubat 2025’te Kuzey İtalya’daki düz cam üretim tesisimizin soğuk tamirini öne çekme kararı almıştık. Bu kararla birlikte üretim, satış ve stok dengesini daha verimli yönetirken, maliyet optimizasyonu da sağladık. Diğer tesislerimizin kapasite doluluk oranlarındaki artış ile oluşan maliyet avantajları ve miktarsal iyileşmeler, Avrupa düz cam faaliyetlerimizi olumlu etkiliyor. Avrupa pazarındaki toparlanmayla birlikte 2026’da devreye alacağımız Bulgaristan, Türkiye ve İtalya kaplama hatlarımızın da etkisiyle katma değerli ürün satış hacmimizi artırmayı hedefliyoruz. Diğer yandan Tarsus’ta inşası devam eden düz cam tesisimizi 2026’nın ilk çeyreğinde devreye almayı planlıyoruz. Tarsus’taki buzlu cam fırınımız ve enerji camı işleme hatlarımızın ise planlanandan bir miktar daha önce; pazardaki talebi karşılayacak ve ülkemiz cari dengesine katkı sunacak şekilde, 2025’in son çeyreği itibarıyla üretime başlamasını hedefliyoruz. Ekonomimizin yeşil dönüşüm sürecine katkı sunmanın yanı sıra Türkiye’nin enerji camı ithalatını azaltarak ihracat potansiyeline katkı sağlayacak bu projemiz stratejik önceliklerimiz arasında yer alıyor.”

Daha entegre ve yalın yapılar oluşturuyoruz

Şişecam’ın bazı üretim faaliyetlerinde yer değişikliği ve taşıma gibi stratejik adımlar da attığını ifade eden Can Yücel bu kararları şöyle açıkladı: “Uzun yıllar Denizli’de sürdürdüğümüz cam ev eşyası el imalatı üretimini, Kırklareli’ne taşıyarak daha modern, entegre ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek adına önemli bir adım attık. Modernize edilen Kırklareli fabrikasında, geleneksel cam ustalığını çağdaş üretim sistemleriyle destekleyerek kalitemizi ve sanatımızı gururla sonraki nesillere aktaracağız. El imalatı üretiminin ekonomik değerini de bir üst seviyeye taşıyacak bu tesisimizin özel bir yere sahip olacağını ve Kırklareli cam ev eşyası fabrikamızın aralık ayında üretime başlayacağını paylaşmak istiyorum.”

Avrupa’daki enkapsülasyon tesislerimizi Slovakya’da konsolide ediyoruz

“Şişecam’ın önemli bir uzmanlık alanı olan ve marka değerimizi pekiştiren otomotiv camları üretiminde Avrupa yapılanmamızı optimize etmek yönünde önemli adımlar attık. Almanya ve Macaristan’daki enkapsülasyon tesislerimizi Slovakya tesisinde konsolide ederek; üretimde sadeleşme, verimlilik artışı ve tedarik zinciri etkinliğinde önemli kazanımlar sağladık. Ayrıca, Avrupa cam ambalaj pazarında artan talebi karşılamak ve üretim altyapımızı geliştirmek amacıyla yatırım planlarımıza dahil ettiğimiz Macaristan’ın Kaposvar şehrindeki yıllık yaklaşık brüt 396 bin ton kapasiteli iki fırınlı cam ambalaj üretim tesisimizin tamamlanmasına yönelik çalışmalarımız da planlarımız çerçevesinde aksamadan devam ediyor. Tesisimizi pazar koşullarını göz önünde bulundurarak, 2026 yılının başından itibaren kademeli şekilde devreye almayı planlıyoruz.

Güçlü pazarlarda büyümemizi sürdürüyoruz

“Küresel büyüme stratejimizin başlıca unsurlarından biri olan soda üretimi alanında, 2019 yılında ABD’de yaptığımız doğal soda külü yatırımı ile Wyoming’deki faaliyetlerimizi yıllık 2,5 milyon ton kapasite ile sürdürüyoruz. Düşük karbon ayak izi ve küresel rekabette ayrışan üretim maliyeti avantajlarıyla fark yaratan bu tesis Şişecam için değer yaratmaya devam ediyor. Sektörün geleceğinde doğal soda üretiminin sunduğu fırsatları gözeterek ele alınan ve yıllık 5 milyon ton kapasiteli olarak planlanan Pasifik Soda yatırımımıza ilişkin çalışmalar halihazırda sürdürülüyor. İzin süreçleri çok büyük ölçüde tamamlanan bu yatırımda; değişen piyasa koşulları dahilinde yatırım maliyetlerinin optimize edilmesi ve pazar dinamikleri dikkate alınarak yatırım planının güncellenmesine yönelik değerlendirmeler de eş zamanlı olarak titizlikle yapılıyor. Küresel rekabette Şişecam soda üretim kapasitesinde fark sağlayacak bu yatırımın, en doğru planlama ve yüksek verimlilikle portföyümüze katılması önceliğimizi oluşturuyor.”  

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Mercedes-Benz Türk’ün ödüllü projesiyle 4 sezonda 50 etkinlikle yaklaşık 16 bin şoföre ulaşıldı!

Yayınlandı

-

Sağlık Bakım Tırı, Uzun Yol Şoförleri için 5. Sezonunda Yeniden Marşa Bastı

Mercedes-Benz Türk’ün kamyon şoförlerine ücretsiz sağlık ve kişisel bakım hizmetleri sunmak amacıyla hayata geçirdiği Sağlık Bakım Tırı projesi, 5. sezon açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen etkinliklerle şoförlere ücretsiz sağlık kontrolleri, psikolojik destek, fizyoterapi danışmanlığı ve kişisel bakım hizmetleri sunan proje, yeni sezonunda da 9 farklı noktada gerçekleşecek 10 etkinlikle sahada olmaya devam edecek.

Mercedes-Benz Türk’ün kamyon şoförlerine ücretsiz sağlık kontrolleri ve kişisel bakım hizmetleri sunmak amacıyla hayata geçirdiği Sağlık Bakım Tırı projesi, 5. sezonuna başladı. Dört sezonda 50 etkinlikte yaklaşık 16 bine yakın şoföre ulaşan ve toplam 23 ödüle layık görülen proje, yeni sezonda da Türkiye’nin farklı noktalarında şoförlerle buluşmayı sürdürecek. Sağlık Bakım Tırı’nda gelenekselleşen hizmetler bu yıl da devam ediyor. Katılımcılar; iç hastalıkları uzmanı, fizyoterapist ve psikolog tarafından sunulan temel sağlık hizmetlerinden yararlanırken, tırda yer alan berberler sayesinde kişisel bakım hizmetlerinden de faydalanabilecek. Proje, kamyon şoförlerinin yoğun çalışma temposunda sağlıklarını ve yaşam kalitelerini desteklemeyi hedeflerken, sektörde önemli bir farkındalık oluşturmayı sürdürüyor.

Şoförlerin fiziksel ve ruhsal sağlığı destekleniyor

Sağlık Bakım Tırı kapsamında şoförlere, iç hastalıkları uzmanı tarafından temel sağlık kontrolleri ücretsiz olarak sunulurken, psikolog desteğiyle ruhsal iyi oluşlarına katkı sağlanıyor. Fizyoterapistler tarafından ise uzun yolculuklarda uygulanabilecek egzersizler uygulamalı olarak anlatılıyor. Proje kapsamında ayrıca kişisel bakım hizmetleri de ücretsiz olarak sunuluyor. Mercedes-Benz Türk, son yıllarda projeye dijital içerikleri de dahil ederek etkinliklere katılamayan şoförlere sosyal medya üzerinden ulaşmayı sürdürüyor. Etkinliklerde hazırlanan eğitici içerikler sayesinde proje, saha uygulamalarının ötesine geçerek daha geniş bir kitleye ulaşmaya devam ediyor. Sağlık Bakım Tırı projesi, bugüne kadar Kristal Elma, Felis ve ACE of M.I.C.E Awards gibi sektörün önemli organizasyonlarında toplam 23 ödüle layık görüldü. 

“Taşımacılık sektörünün sürekliliği şoförlerimizin emeğiyle mümkün oluyor”

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt proje ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Taşımacılık sektörünün sürekliliği, sahada büyük özveriyle çalışan uzun yol şoförlerimizin emeğiyle mümkün oluyor. Günün büyük bölümünü direksiyon başında geçiren, zorlu yol ve çalışma koşullarında görev yapan şoförlerimizin karşı karşıya kaldığı zorlukları yakından biliyoruz. Sağlık Bakım Tırı projesini bu nedenle yalnızca bir sosyal fayda çalışması olarak değil, sektörümüzün en önemli paydaşlarından birine yönelik somut ve anlamlı bir destek olarak değerlendiriyoruz. Dört sezondur sahada elde ettiğimiz geri bildirimler ve gördüğümüz yoğun ilgi, bu projenin gerçek bir ihtiyaca karşılık verdiğini açıkça ortaya koyuyor. Şoförlerimizle yalnızca iş süreçlerinde değil, onların yaşam kalitesine katkı sağlayacak alanlarda da bir araya gelmeyi çok değerli buluyoruz. Beşinci sezonumuzda da Türkiye’nin farklı noktalarında şoförlerimizle buluşarak onların yanında olmaya ve bu değerli projeyi büyütmeye devam edeceğiz.”

“Sağlık Bakım Tırı’nı uzun soluklu bir sosyal fayda yolculuğu olarak görüyoruz”

Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel ise “Mercedes-Benz Türk olarak faaliyetlerimizi yalnızca üretim ve satış süreçleriyle sınırlı görmüyor; sektörümüzün en önemli paydaşlarından biri olan şoförlerimizin hayatına dokunmayı ve onların ihtiyaçlarına yönelik sosyal fayda projeleri geliştirmeyi önemli bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. Bugün geriye dönüp baktığımızda, dört sezonda yaklaşık 50 etkinlik gerçekleştirmiş ve 16 bine yakın şoförümüze ulaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreç boyunca yalnızca sağlık kontrolleri sunmadık; şoförlerimizle birebir temas kurduk, onların hikayelerini dinledik ve ihtiyaçlarını daha yakından anlama fırsatı bulduk. Sağlık Bakım Tırı’nı yalnızca dönemsel bir proje olarak değil, uzun soluklu bir sosyal fayda yolculuğu olarak görüyoruz. Bugüne kadar toplam 23 ödüle layık görülmesi de bizim için son derece kıymetli. Ancak bizim için en büyük değer, etkinlik alanlarımızdan memnun ayrılan ve kendisini değerli hisseden şoförlerimizin geri dönüşleri. Yeni sezonda da Türkiye’nin farklı noktalarında şoförlerimizle buluşmaya devam edeceğiz.” açıklamalarında bulundu.

Okumaya Devam Et

GENEL

RAMS Park House Maslak’a Küresel Arena’da Ödül Yağmuru!

Yayınlandı

-

RAMS Türkiye’nin vizyon projesi RAMS Park House Maslak, geçtiğimiz ay MUSE Design Awards’tan kazandığı üç ödülün ardından, IADA 2026 ve New York Architectural Design Awards 2026’dan dört ödülle döndü. Proje, uluslararası mimarlık dünyasında toplam yedi ödülle başarısını taçlandırdı.

Gayrimenkul sektöründe 38 yıllık köklü geçmişiyle “sadece yapı değil, yaşam üreten” RAMS Türkiye, prestijli projesi RAMS Park House Maslak ile dünya çapında bir başarıya daha imza attı. Geçtiğimiz ay kazandığı üç MUSE Design Awards ödülünün ardından proje; şimdi de International Architecture & Design Awards (IADA) 2026 ve New York Architectural Design Awards 2026 kapsamında toplam dört yeni ödülün sahibi oldu. DOME+Partners imzası taşıyan ve Murat Yılmaz liderliğinde hayata geçirilen RAMS Park House Maslak, estetikle mühendisliği buluşturan yenilikçi yaklaşımıyla küresel otoritelerden tam not aldı. Projenin elde ettiği uluslararası başarılar, markanın sadece konut üretimi ile değil mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını da gösterdi.

Dünya Sahnelerinden Büyük Övgü

RAMS Park House Maslak, International Architecture & Design Awards (IADA) 2026’da “High Rise & Skyscraper Architecture” kategorisinde Altın, “Household & Residential Building Design” kategorisinde ise Bronz ödül kazandı. IADA’nın mimarlık kategorileri; yüksek katlı yapılar, konut projeleri ve farklı yapı tiplerini kapsayan alt başlıklar altında değerlendirildi.

Proje, New York Architectural Design Awards 2026’da ise “Residential Architecture” kategorisinde Altın, “Urban Residential Design” kategorisinde Gümüş ödül sahibi oldu. New York Architectural Design Awards jürisi, projeleri mimari tasarım kalitesi, özgünlük, planlama yaklaşımı ve işlevsellik gibi kriterler doğrultusunda değerlendirerek RAMS Park House Maslak’ı üstün başarıya layık gördü.

Estetik, fonksiyonellik ve yenilikçi mimari yaklaşımı bir araya getiren RAMS Park House Maslak, farklı kategorilerde elde ettiği bu başarılarla uluslararası ölçekte güçlü bir mimari değer sunduğunu ortaya koydu.

“Şehir Yaşamını Yeniden Tanımlıyoruz”

Elde edilen bu uluslararası başarıların markanın mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını pekiştirdiğini belirten RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, şunları söyledi: “38 yıllık köklü geçmişimizle yalnızca yapılar inşa etmenin ötesinde, yaşam alanlarını iyileştirerek topluma değer katmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Mimari estetiği, fonksiyonel çözümleri ve kullanıcı deneyimini odağımıza alan yaklaşımımızla, RAMS Park House Maslak projemizde şehir yaşamına yeni bir perspektif sunuyoruz. Uluslararası arenada kazandığımız bu ödüller, sadece bir projenin başarısı değil, aynı zamanda RAMS Türkiye’nin ‘sadece yapı değil, yaşam üreten’ vizyonunun küresel ölçekteki yansımasını ortaya koyuyor.”

Başarı Zincirine Yeni Halkalar

Kısa süre önce MUSE Design Awards’tan üç ayrı ödülle dönen RAMS Park House Maslak, toplamda yedi uluslararası ödül ile Türkiye’nin modern mimari gücünü dünya genelinde temsil etmeye devam ediyor. Estetik ve fonksiyonelliği yüksek bir yaşam kültürüyle buluşturan proje, Maslak’ın silüetine prestij katmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TKE’den Gençlere Stratejik Yatırım

Yayınlandı

-

ASANSÖR SEKTÖRÜNDE “DİJİTAL USTALIK” DÖNEMİ BAŞLIYOR

Dikey ulaşım ve kentsel mobilite çözümlerinde dünyanın önde gelen şirketlerinden TK Elevator (TKE), Türkiye’deki dijitalleşme vizyonunu gençlere yönelik mesleki eğitim yatırımıyla güçlendiriyor. “Yeni Nesil Ustalık, Dijital Hareket” sloganıyla hayata geçirdiği Mesleki Eğitim Programı ile TKE, asansör sektöründe bir ilke imza atarak, meslek lisesi öğrencilerini yapay zeka ve IoT teknolojileriyle buluşturuyor.

Dijitalleşen Sektöre, Dijital Ustalar

Dünya genelinde 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren, asansör ve yürüyen merdiven sektörünün öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), geliştirdiği dijital teknolojileri sahada yönetecek insan kaynağını yetiştirmek amacıyla “Yeni Nesil Ustalık, Dijital Hareket” eğitim programını hayata geçirdi. Kentsel mobilite alanında bütünsel bir gelişim sağlamak hedefiyle kurgulanan program, yeni öğretim döneminde İstanbul Bahçelievler İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi’nde başlayacak. Projenin önümüzdeki yıllarda yeni okulların katılımıyla büyüyerek devam etmesi planlanıyor.

Program, yeni nesil asansör sistemlerinin montaj, bakım ve yönetim süreçlerinde görev alacak profesyoneller yetiştirmeyi hedefliyor. Program sayesinde öğrenciler, geleneksel montaj ve bakım yöntemlerinin yanı sıra geleceğin akıllı teknolojilerini henüz okul sıralarındayken deneyimleme fırsatı bulacak.

TKE Türkiye, bu proje ile asansör sektörünün dijital dönüşümüne ve nitelikli teknik personel ihtiyacına sürdürülebilir, yenilikçi bir katkı sunmayı amaçlıyor.

İlk Durak: Bahçelievler İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi

İlk uygulama kapsamında, İstanbul Bahçelievler İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi ile 6 Nisan 2026 tarihinde iş birliği protokolü imzalandı. TKE Türkiye Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri katıldı. Toplantıda TKE Türkiye yetkilileri tarafından sektördeki güncel trendler, şirkete ve programa ilişkin bilgi paylaşıldı.

“Yeni Nesil Ustalık, Dijital Hareket” Mesleki Eğitim Programı kapsamında okula bir de uygulama atölyesi kazandırılacak. Öğrenciler bu atölyede, gerçek ekipmanlarla birebir çalışma imkanı bulacak. TKE uzmanları tarafından verilecek eğitimlerle teorik bilgiler mesleki pratiğe dönüştürülecek.

Başarılı mezunlara sunulacak staj, mentorluk ve istihdam olanaklarıyla projenin sürdürülebilir bir başarı modeli olması sağlanacak.

Programın Eylül 2026 itibarıyla ilk ders yılına başlaması planlanıyor.

TKE Türkiye CEO’su Artuğ Özeren: “Gençlere Dijital Dünyanın Kapılarını Aralıyoruz”

TK Elevator’ın akıllı ve bulut tabanlı asansör platformu EOX’un eğitimin merkezinde yer alacağını belirten TKE Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, projeyi şu sözlerle değerlendirdi:

“TK Elevator olarak kentsel mobilite alanında dijitalleşmeye, bulut teknolojilerine ve yapay zeka uygulamalarına öncülük eden bir teknoloji şirketiyiz. Yeni nesil asansör platformumuz EOX ile dijital vizyonumuzu Türkiye’deki projelere taşırken, bu teknolojiyi yönetecek yeni nesil ustaları yetiştirme sorumluluğunu da üstleniyoruz.

Gençlerimize IoT destekli kestirimci bakım sistemlerini, yeni nesil dijital asansörlerin montaj ve bakım yöntemlerini öğreterek onlara geleceğin dünyasının kapılarını aralayan bir kariyer rotası sunuyoruz. Programımızı stajlar, profesyonel mentorluk süreçleri ve istihdam imkanları ile destekleyerek gençlerimizi geleceğin dijital dünyasına tam donanımlı profesyoneller olarak hazırlamayı ve TKE saha ekiplerimizi onların enerjisiyle güçlendirmeyi hedefliyoruz. 

Bu yıl ilk kez hayata geçecek programı önümüzdeki dönemde yeni okullarla genişleterek daha fazla gence ulaşmak istiyoruz. Ortaya koyduğumuz bu uzun vadeli yetenek gelişim modeliyle asansör sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeye ve nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Yakın dönemde dijital asansör platformu EOX’u Türkiye’deki kentsel dönüşüm projeleri ile buluşturan TKE, asansörleri bulut tabanlı sisteme bağlayarak reaktif bakım anlayışından akıllı operasyonlara geçiş sağlıyor. Bu sayede kullanıcılara daha yüksek çalışma süresi, teknisyenlerde daha fazla verimlilik ve daha iyi bir müşteri deneyimi sunuluyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye