GENEL
Şişecam, Ödüllü projesi “Poetry of the Factory” ile B2B İletişimde Yeni Bir Dönem Başlatıyor
Yayınlandı
4 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
MIXX ve MarTech Ödülleri’nde toplam yedi ödül kazanan “Poetry of the Factory” projesiyle Şişecam, B2B iletişiminde yenilikçi bir yaklaşım ortaya koyuyor. Camın tüm alanlarında faaliyet gösteren tek global üretici olan Şişecam, endüstriyel üretim süreçlerini sanatsal bir anlatımla buluşturarak, endüstriyel içeriklerin ilham verici, dikkat çekici ve duygusal bağ kuran bir anlatımla sunulabileceğini gösteriyor.
On Film, On Tür, On Hikâye
“Poetry of the Factory” projesi, Şişecam’ın cam ambalaj ve düz cam fabrikalarında üretimin farklı aşamalarını anlatan on kısa filmden oluşuyor. Bu filmler teknik süreçleri açıklamak yerine, üretimi yaratıcı ve ilgi çekici içeriklere dönüştürüyor. Her aşama, farklı bir müzikal tür ve anlatı diliyle ele alınarak cam üretimine şiirsel bir perspektif kazandırıyor.
Örneğin, şişe üretiminin üç adımlı form kazandırma süreci vals ritmiyle “The Waltz of Air and Flame” başlığı altında aktarılıyor. Camı oluşturan hammaddeler – kum, kireçtaşı, soda külü ve dolomit – bir rap düellosunda karşı karşıya geliyor; kum kendini “silika kralı” ilan ederken diğerleri “biz olmadan eriyemezsin bile” diyerek cevap veriyor. Kalite kontrolden geçemeyen bir şişe, kendi hikâyesini mağrur ama kabullenici bir tonla anlatıyor. Düz cam plakaları fabrikadan ayrılırken bir folk şarkısı söylüyor: “Nereye gidersem gideyim onların ışığını ve yağmurunu ilk ben göğüsleyeceğim…” Robot vinçler ve cam plakalar ise romantik bir düette buluşuyor. Her film, kendi türü ve anlatı diliyle üretim süreçlerini farklı bir açıdan ele alarak endüstriyel içeriklere sanatsal bir boyut kazandırıyor.
Yapay Zekâ ile Yaratıcı İş birliği
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, yapay zekânın yaratıcı süreçteki rolü. Şarkı sözleri, monologlar ve müzik kompozisyonları, yapay zekâ desteğiyle geliştirildi. Bu yaklaşım, teknolojinin yaratıcı ekiplerle birlikte çalışarak içerik üretiminde nasıl değer katabileceğini gösteriyor.
Düşük Bütçe, Yüksek Etki
Tüm çekimler yalnızca iki kişi tarafından cep telefonlarıyla gerçekleştirildi. Büyük prodüksiyon ekipleri yerine esnek ve çevik bir yöntem tercih edilerek, düşük bütçeyle yüksek etki yaratıldı.
Spotify’da İlk B2B Sanatçı
Proje kapsamında üretilen özgün müzikler, gelen yoğun ilgi üzerine Spotify’da albüm olarak yayınlandı. Böylece Şişecam, dijital müzik platformlarında orijinal içerik üreten ilk B2B marka oldu.
Güçlü Sonuçlar
“Poetry of the Factory”, sosyal medyada tipik B2B içerik performanslarının çok üzerine çıkarak dikkat çekici sonuçlar elde etti. Ortalama metriklerle kıyaslandığında proje:
- 3 kat daha fazla beğeni,
- 6 kat daha fazla yorum,
- 4,5 kat daha fazla paylaşım elde etti.
Ödüllerle Taçlanan Bir Başarı
Proje, ulusal ve uluslararası platformlarda önemli başarılara imza attı. MIXX Ödülleri’nde:
- Altın: Seri Video Reklamlar, Dikey Videolar ve B2B Kampanyaları
- Bronz: Üretken Yapay Zekâ Kullanan Kampanyalar ve Dijital Ses Kampanyaları alanlarında ödüle layık görüldü.
Ayrıca MarTech Ödülleri’nde iki ayrı ödülün sahibi oldu.
- Sektörel Kategori: B2B Alanında Teknolojinin En İyi Kullanımı
- Yeni Nesil Yapay Zekâ Kategorisi: Yapay Zekâ Destekli Yaratıcı İçerik Üretimi
B2B İçeriğin Geleceğine Şiirsel Bir Bakış
Şişecam, “Poetry of the Factory” projesiyle endüstriyel süreçlerin yalnızca teknik değil, aynı zamanda ilham verici ve duygusal bir anlatıya sahip olabileceğini gösteriyor. Proje, B2B iletişimde içerik üretiminin geleceğine dair güçlü ve yaratıcı bir örnek sunuyor.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Entegre Harç, Epoksi Zemin Çözümleriyle Ürün Gamını Genişletiyor
Yayınlandı
2 gün önce-
Ağustos 21, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
50 yıllık üretim deneyimine sahip Entegre Harç, yapı sektöründeki değişen ihtiyaçlara yönelik yatırımlarına epoksi zemin çözümlerini ekledi. Şirket, yeni üretim altyapısıyla endüstriyel tesislerden ticari yapılara kadar farklı alanlarda kullanılan epoksi zemin sistemlerine yönelik ürünlerin üretimine başladı.
Yapı sektöründe zeminlerin yalnızca estetik bir unsur olmaktan çıkıp dayanıklılık, hijyen, kolay bakım ve uzun süreli kullanım gibi kriterlerle değerlendirilmeye başlaması, zemin çözümlerine yönelik beklentileri de değiştiriyor. Bu dönüşümde öne çıkan çözümlerden biri olan epoksi zemin sistemleri; fabrikalar, depolar, otoparklar, hastaneler, laboratuvarlar, alışveriş merkezleri ve spor alanları gibi yoğun kullanıma sahip yapılarda tercih ediliyor.
Epoksi Zeminlere Yönelik İhtiyaç Artıyor
Epoksi; dayanıklı, kolay temizlenebilen ve farklı kullanım koşullarına uyarlanabilen yapısı sayesinde özellikle yoğun trafiğin ve mekanik yüklerin bulunduğu zeminlerde kullanılan kaplama çözümleri arasında yer alıyor. Endüstriyel yapılarda üretim süreçlerinin, ticari alanlarda ise kullanım yoğunluğunun artması, zeminlerin daha uzun ömürlü ve işlevsel olmasına yönelik ihtiyacı güçlendiriyor. Entegre Harç da bu değişen ihtiyaca yanıt vermek amacıyla epoksi ürünlerini üretim portföyüne dahil etti. Şirket, böylece mevcut zemin çözümlerinin yanı sıra farklı kullanım alanlarının gerektirdiği epoksi sistemleriyle ürün gamını genişletiyor.
“Yapı Sektöründeki Dönüşümü Üretim Kabiliyetimize Yansıtıyoruz”
Entegre Harç İşletme ve Fabrikalar Genel Müdürü Seyfettin Baş epoksi ürün grubunun şirketin ürün geliştirme yaklaşımının bir parçası olduğunu belirterek, “Yapı sektörünün ihtiyaçları değiştikçe üreticilerin de bu değişime karşılık verecek çözümler geliştirmesi gerekiyor. Epoksi alanındaki üretimimiz, Entegre Harç’ın uzun yıllara dayanan üretim deneyimini yeni nesil zemin ihtiyaçlarıyla buluşturduğumuz adımlardan biri. Ürün gamımızı genişletirken, farklı yapıların kullanım koşullarına cevap verebilecek çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz” dedi.
“Zemin Çözümlerinde Ürün Çeşitliliği Önem Kazanıyor”

Entegre Harç Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Erdal Bozok ise zemin çözümlerindeki dönüşüme dikkat çekerek, “Günümüzde zeminlerden beklenen performans, yapının kullanım amacıyla birlikte şekilleniyor. Sanayi tesisleri, ticari alanlar ve ortak kullanım alanlarında dayanıklılık ve kullanım kolaylığı giderek daha fazla önem taşıyor. Epoksi ürün grubumuzla bu çeşitlenen ihtiyaca yönelik çözüm kapasitemizi artırıyoruz. Amacımız, yapı sektörünün farklı uygulamalarında ihtiyaç duyulan ürün çeşitliliğini güçlendirmek” diye konuştu.
GENEL
Vaillant, ısı pompalarının enerji güvenliğindeki stratejik rolüne dikkat çekiyor
Yayınlandı
2 gün önce-
Ağustos 21, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayımladığı Isı Pompası İzleme Raporu 2026, teknolojinin küresel enerji dengelerindeki kritik rolünü ortaya koyuyor. Vaillant da ısı pompası üretimiyle yenilikçi teknolojiler ve yüksek verimli çözümlere odaklanarak, IEA’nın ortaya koyduğu veriler kapsamında küresel enerji politikalarına katkı sunuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayımladığı Isı Pompası İzleme Raporu 2026, teknolojinin küresel enerji dengelerindeki kritik rolünü çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Rapora göre ısı pompaları, 2024 yılında dünya genelindeki toplam ısı ihtiyacının yaklaşık yüzde 5’ini, binalardaki alan ısıtma ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 12’sini karşıladı. Avrupa, Çin ve Japonya’daki ısı pompası kullanımı sayesinde doğal gaz tüketim 2024 yılında 50 milyar metreküp, 2025 yılında ise 53 milyar metreküp azaldı.
Açıklanan ve planlanan politikaların kararlılıkla hayata geçirilmesi halinde küresel ısı pompası satışlarının 2035 yılında 2025 seviyesinin iki katından fazla bir büyüklüğe ulaşması ve ısı pompalarının küresel alan ısıtma ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılaması öngörülüyor. Sektördeki istihdamın 2015 yılından bu yana yüzde 50 arttığına dikkat çekilen raporda, eğitimli kurulum ve bakım teknisyeni ihtiyacının pazar hacminin sürdürülebilir gelişimi bakımından kritik bir unsur olduğu vurgulanıyor.
IEA’nın ısı pompasına yönelik verileri dikkate alındığında Vaillant’ın da bu alanda yaptığı yatırımları ve ortaya koyduğu yenilikçi ürünler, markanın küresel enerji dengelerine verdiği önemi ortaya koyuyor. Vaillant, dönüşümün sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesi adına teknoloji üretmenin yanı sıra nitelikli teknik iş gücünün desteklenmesine ve tüketici farkındalığının artırılmasına da odaklanıyor. “Isı Pompası TV” içerik serisi ve Vaillant Akademi eğitimleriyle hem tüketicilere rehberlik ediyor hem de yetkili servis ağının teknik uzmanlığını güçlendiriyor.
Türkiye’nin enerji dönüşümünde stratejik çözüm
IEA raporunun ortaya koyduğu verileri ve Türkiye iklimlendirme pazarındaki gelişmeleri değerlendiren Vaillant Group Türkiye CEO’su Alper Avdel, ısı pompalarının stratejik önemine dikkat çekiyor: “IEA’nın son raporu, ısı pompalarının artık yalnızca düşük karbonlu bir ısıtma seçeneği olarak değil, ülkelerin enerji güvenliğini güçlendiren stratejik bir teknoloji olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye gibi enerji ithalatı yüksek, buna karşılık yenilenebilir elektrik üretim potansiyeli güçlü ülkeler açısından bu dönüşüm ayrıca önem taşıyor. Isı pompası pazar hacminin sağlıklı büyümesi için teknoloji kadar doğru projelendirme, nitelikli kurulum, tüketici farkındalığı ve öngörülebilir politikalar da belirleyici olacak. Vaillant olarak ürünlerimiz, teknik uzmanlığımız ve satış sonrası hizmet altyapımızla bu dönüşümün güvenilir çözüm ortaklarından biri olmayı hedefliyoruz.”
Bütüncül yaklaşım ve toplam sahip olma maliyeti
Isıtma, soğutma ve sıcak su teminini tek bir sistemde bir araya getiren ısı pompaları, Türkiye’nin farklı iklim bölgelerinde önemli kullanım avantajı sağlıyor. Yeni binaların yanı sıra doğru keşif, hassas kapasite hesabı ve uygun sistem tasarımı yapılması halinde mevcut yapıların dönüşümünde de ısı pompalarından yüksek verim elde edilebiliyor. Teknolojinin yaygınlaşması sürecinde tüketicilerin yalnızca cihaz fiyatına değil; kurulum, kullanım, bakım ve sistem ömrünü kapsayan “toplam sahip olma maliyetine” odaklanması büyük önem taşıyor. Cihaz teşviklerinin yanında elektrik fiyatlandırması, bina enerji performansı standartları, uygun finansman olanakları ve nitelikli uygulamacı ekosisteminin bütüncül bir anlayışla değerlendirilmesi gerekiyor. Vaillant, iklim değişikliği ve artan enerji ihtiyacı karşısında ısı pompası teknolojilerinin binaların karbon salımını azaltmadaki kilit rolüne dikkat çekiyor. Sektörde 150 yılı aşkın köklü tecrübesiyle iklimlendirme dünyasına değer katan Vaillant, propan bazlı R290 soğutucu akışkan teknolojisine sahip aroTHERM plus ısı pompaları ile yüksek verimliliği çevresel sorumlulukla buluşturuyor.
Isı Pompası İzleme Raporu 2026’da öne çıkan noktalar:
- Isı pompaları 2024 yılında dünya genelindeki toplam ısı ihtiyacının yaklaşık yüzde 5’ini, binalardaki alan ısıtma ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 12’sini karşıladı.
- Avrupa, Çin ve Japonya’daki ısı pompası kullanımı sayesinde doğal gaz kullanımı 2024 yılında yaklaşık 50 milyar metreküp, 2025 yılında ise 53 milyar metreküp azaldı.
- Küresel ısı pompası satışlarında 2023 ve 2024 yıllarında görülen yavaşlamanın ardından pazar 2025 yılında istikrar kazandı. Bu eğilim 2026’nın ilk çeyreğinde de devam etti. Avrupa’da ise 2025 yılında çift haneli büyüme kaydedildi ve büyümenin 2026’nın ilk çeyreğinde de sürdüğü belirtildi.
- Mevcut politikaların korunması halinde dahi küresel ısı pompası satışlarının 2035 yılında 2025 seviyesinin yaklaşık yüzde 80 üzerine çıkması bekleniyor. Açıklanan ve planlanan politikaların hayata geçirilmesi halinde ise satışların iki katın üzerine çıkacağı ve ısı pompalarının küresel alan ısıtma ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayacağı öngörülüyor.
- Isı pompası sektöründeki istihdam 2015 yılından bu yana yaklaşık yüzde 50 arttı. Buna karşılık eğitimli kurulum ve bakım teknisyeni eksikliği, pazarın büyümesinin önündeki temel darboğazlardan biri olmaya devam ediyor.
- IEA, yüksek ilk yatırım maliyetini, elektrik ve doğal gaz fiyatları arasındaki dengesizliği, tüketici farkındalığının sınırlı olmasını ve sık değişen teşvik politikalarını yaygınlaşmanın önündeki başlıca engeller olarak sıralıyor.
GENEL
JAPON DEPREM UZMANI YOSHINORI MORIWAKI GEBKİM’DE SANAYİCİLERLE BULUŞTU
Yayınlandı
3 gün önce-
Ağustos 20, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin ilk Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi GEBKİM OSB, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde sanayide afet bilincinin güçlendirilmesi amacıyla “Afetlere Karşı Hazırlık ve 17 Ağustos Marmara Depremi Anma Programı” düzenledi. Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin konuşmacı olduğu programda Türkiye’nin deprem riski, Japonya ile Türkiye arasındaki farklılıklar ile deprem öncesinde, anında ve sonrasında alınması gereken önlemler ele alındı.
GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini ve çalışanlarda deprem farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
GEBKİM OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa GEBKİM katılımcı firmalarının temsilcileri, çevre organize sanayi bölgelerinden katılımcılar ile Dilovası Belediyesi’nin ilgili birimlerinden temsilciler katıldı. Program, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan saygı duruşuyla başladı.
Moriwaki, Türkiye ve Japonya’nın Deprem Deneyimlerini Karşılaştırdı
Programın konuşmacısı Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumunu ve deprem haritasını değerlendirerek geçmiş depremler üzerinden önemli bilgiler aktardı. Türkiye ile Japonya’nın afetlere yaklaşımını karşılaştıran Moriwaki; yapı güvenliği, hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti.
Moriwaki, olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem sırasında uygulanması gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrasında izlenecek adımları örneklerle anlattı. Sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlığının yanı sıra kurumların acil durum planlarının, müdahale kapasitesinin ve düzenli tatbikatlarının afet yönetimindeki önemini vurguladı.
Aracı: “Sanayinin Dirençliliği, Ülkenin Toparlanma Gücünü Doğrudan Etkiliyor”
GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler ortaya koyduğunu belirterek, kentlerin ve sanayi bölgelerinin dirençliliğinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
Aracı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluk. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız. Organize Sanayi Bölgeleri, üretim ve istihdamın yanı sıra güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da önemli görevler üstleniyor. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olması bu nedenle büyük önem taşıyor.”
“Her Fabrika Bir Kaledir” Anlayışıyla Hazırlık
GEBKİM’in afetlere hazırlık çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünün ortaya koyduğu anlayışla sürdürdüğünü belirten Aracı, şöyle devam etti:
“Biz bu sözü GEBKİM’de uzun süredir çalışmalarımıza yön veren bir anlayış olarak görüyoruz. Fabrikalarımızın, çalışanlarımızın ve üretim altyapımızın afetlere karşı hazırlıklı olması, ülkemizin ekonomik gücünün korunması açısından da önemli. GEBKİM olarak eğitimden tatbikata, arama-kurtarma kapasitesinden iş sürekliliğine uzanan çalışmalarımızı bu sorumlulukla sürdürüyoruz.”
GEBKİM OSB’den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları
GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kurarken, GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimlerini tamamladı. Bölgede olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu. Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor.
Afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM’in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje, GEBKİM’in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanında devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verildi.
17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen programla GEBKİM OSB, sanayide afetlere hazırlık ve iş sürekliliği konusunda sürdürdüğü çalışmaları sektör temsilcileriyle paylaşırken, deprem bilincinin canlı tutulmasına yönelik önemli bir buluşmayı daha gerçekleştirdi.
Son Yazılar
- Entegre Harç, Epoksi Zemin Çözümleriyle Ürün Gamını Genişletiyor Ağustos 21, 2026
- Vaillant, ısı pompalarının enerji güvenliğindeki stratejik rolüne dikkat çekiyor Ağustos 21, 2026
- JAPON DEPREM UZMANI YOSHINORI MORIWAKI GEBKİM’DE SANAYİCİLERLE BULUŞTU Ağustos 20, 2026
- Günsan ile çocuk odaları yeni eğitim yılına hazır Ağustos 20, 2026
- DÜNYA KARA HIZ REKORU HİDROJENLE ÇALIŞAN JCB HYDROMAXLE KIRILDI Ağustos 20, 2026
- Siemens Otonom Binalar: Geleceğin Yapılarına Bugünden Hazır Olun Ağustos 20, 2026
- E.C.A. Monoblok Isı Pompası İle Isıtma, Soğutma ve Sıcak Su İhtiyacınızı Tek Bir Sistemle Karşılayın Ağustos 20, 2026
- Entegre Harç, 50 Yıllık Tecrübesiyle Yapı Sektörüne Çözüm Sunuyor Ağustos 20, 2026
- TORK’TAN YENİ SÜREKLİ ODA KOKUSU SİSTEMİ… Ağustos 20, 2026
- Kentsel dönüşümde pompa sistemleri güvenlik ve verimlilikte kritik rol üstleniyor Ağustos 19, 2026
- ASAŞPEN’den Pencere ve Kapı Sistemlerinde Tasarımı Tamamlayan Yeni Dokunuş: Krea Kol Ailesi Ağustos 19, 2026
- Filli Boya Yeni Dijital Platformuyla Doğru Boya Ustasını Arayanlar ile Zanaatını Konuşturanları Buluşturuyor! Ağustos 19, 2026
- Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı Projesine Stevie Awards’tan 2 Gold Ödül Ağustos 19, 2026
- Betonsa, Keşan ve Edirne Merkez Hazır Beton Tesis Yatırımları ile Trakya’daki Üretim Gücünü Yüzde 40 Artırdı Ağustos 19, 2026
- 17 Ağustos’ta İnovasismik’ten Deprem Güvenliğinde Teknoloji Vurgusu Ağustos 19, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak












