GENEL
Siemens Otonom Binalar: Geleceğin Yapılarına Bugünden Hazır Olun
Yayınlandı
14 dakika önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Günümüzde binalar yalnızca fiziksel yapılar olmaktan çıkarak veriyle çalışan, öğrenen ve kendini sürekli optimize eden canlı ekosistemlere dönüşüyor. Siemens, “akıllı bina” anlayışının ötesine geçerek otonom binalar vizyonunu hayata geçiriyor ve insan merkezli otonom binaların dönüşümünü destekleyen kapsamlı teknoloji ve çözüm portföyü sunuyor.
Siemens’in yaklaşımı, bina altyapısını dijitalleştirerek tüm sistemleri entegre eden ve yapının kendi kendini yönetebilmesini sağlayan bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. HVAC, iklimlendirme, aydınlatma, yangın güvenliği ve enerji gibi farklı disiplinler tek bir platform üzerinden izlenip yönetilebiliyor. Bu sayede hem yeni hem de mevcut binalarda operasyonlar daha verimli ve sürdürülebilir hale geliyor.
Bu dönüşümün merkezinde Siemens’in geliştirdiği çeşitli ürün ve platformlar yer alıyor. Özellikle Building X platformu, yazılım, donanım ve dijital hizmetleri tek çatı altında toplayarak bina operasyonlarının dijitalleşmesini sağlıyor.
Building X aynı zamanda veri analitiği, yapay zekâ destekli karar mekanizmaları ve kestirimci bakım özellikleriyle binanın performansını sürekli geliştiren bir “beyin” işlevi görüyor. Enerji tüketimini optimize ederken aynı zamanda kullanıcı konforunu artıran bu sistemler, bina yönetiminde proaktif bir yaklaşım sunuyor.
Siemens’in otonom binalar vizyonu, klasik otomasyonun ötesine geçiyor. Otonom binalar; veri analizi, IoT ve yapay zekâ sayesinde öğrenen, tahmin eden ve kendi kendine aksiyon alabilen sistemler olarak tanımlanıyor. Otonom binalar, öğrenir, tahmin eder ve minimum insan müdahalesi ile hareket eder. Bu, operatörlerin ortadan kaldırılması ile ilgili değil, onların günlük, tekrarlayan veya düşük becerili görevlerden kurtararak yüksek etki ve stratejik konulara odaklanmalarını sağlamayı amaçlar; yalnızca eylemleri önermekle kalmaz, bunları uygular.
Otonom bir bina yüksek seviyede şu özellikleri sunar:
- Performans: Operasyonel verimliliği maksimize eder, maliyetleri azaltır ve dayanıklılığı sağlar.
• Sürdürülebilirlik: Net sıfır şehirler için bir temel oluşturur ve hızla değişen bir pazarda rekabet avantajı sağlar.
• Deneyim: Daha sağlıklı, daha güvenli ve daha kişiselleştirilmiş ortamlar yaratır; konforu, kesintisiz güvenliği ve çalışan verimliliğini artırır.
• Esneklik: Doğası gereği açık bir sistemde alan kullanımını optimize eder, çevresindeki topluluğa göre aktif olarak entegre olur.
Bu yaklaşımın sunduğu faydalar oldukça geniş kapsamlıdır. Öncelikle enerji verimliliği önemli ölçüde artırılır; bina, kullanım yoğunluğuna ve dış koşullara göre enerji maliyetlerinde %15’e varan oranda tasarruf sağlar ve otomatik olarak optimize eder. İkinci olarak, operasyonel maliyetler düşer; çünkü sistemler arızaları önceden tespit ederek bakım süreçlerini iyileştirir ve insan müdahalesine olan ihtiyacı azaltır. Bu da binalarda plansız kesintileri %50’ye kadar azaltırken, geleneksel reaktif bakım süreçlerine kıyasla bakım maliyetlerinde %40’a varan düşüş sağlar.
Ayrıca otonom binalar kullanıcı deneyimini de ileri seviyeye taşır; sıcaklık, hava kalitesi ve aydınlatma gibi unsurlar kişiselleştirilmiş hale gelir.
Otonom binalara geçişin bir diğer önemli nedeni de sürdürülebilirliktir. Binalar, küresel enerji tüketimindeki ve karbon emisyonlarının da önemli bir kaynağıdır. Siemens’in geliştirdiği dijital ve otonom çözümler sayesinde enerji kullanımının sürekli izlenmesi ve optimize edilmesi, şirketlerin ve şehirlerin karbon nötr hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırır.
Ayrıca otonom bina yaklaşımı, günümüzün en önemli ihtiyaçlarından biri olan esneklik ve dayanıklılığı da beraberinde getirir. Sadece yeni binalara değil, eski binalara da uygulanan bu sistemler, binaların değişen koşullara anında adapte olabilmesini, ani durumlara hızlı tepki verebilmesini sağlar ve uzun vadeli varlık değerini artırır.
Güvenlik ve siber güvenlik boyutu

Otonom binalarda güvenlik yalnızca fiziksel tehditlere karşı koruma anlamına gelmez; aynı zamanda dijital sistemlerin korunması da kritik öneme sahiptir. Siemens’in çözümleri bu iki alanı birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım sunar.
Siemens’in otonom bina çözümleri, yalnızca enerji verimliliği ve operasyonel kolaylık sağlamanın ötesine geçerek güvenlik ve siber güvenlik alanlarında da güçlü bir katma değer sunar. Entegre platformlar, yapay zekâ destekli analizler ve veri odaklı yönetim yaklaşımı sayesinde binalar artık kendi kendini yöneten, güvenli ve sürdürülebilir sistemlere dönüşmektedir.
Siber güvenlik tarafında ise Siemens’in bina yönetim sistemleri; şifreli iletişim, kullanıcı yetkilendirme katmanları ve IT/OT entegrasyonu ile korunur. Bu sayede hem operasyonel teknoloji altyapısı hem de bilgi teknolojileri sistemleri arasında güvenli veri akışı sağlanır. Ayrıca açık ve ölçeklenebilir mimari sayesinde farklı sistemlerin entegrasyonu yapılırken güvenlik standartları korunur.
Siemens, otonom binalar alanında yalnızca teknolojik ürünler sunmakla kalmıyor; aynı zamanda binaların nasıl tasarlandığını, işletildiğini ve deneyimlendiğini kökten değiştiren bir dönüşümün öncülüğünü yapıyor. Dijitalleşme, yapay zekâ ve entegre platformlar sayesinde binalar artık kendi kendini yöneten, öğrenen ve gelişen yapılara dönüşüyor.
Siemens’in 19 ülkeden 1.400 üst düzey yöneticinin görüşlerini bir araya getiren Altyapı Dönüşüm İzleme Raporu’na (Infrastructure Transition Monitor – ITM) göre, katılımcıların %59’u otonom binaların faydalarının maliyetlerinden daha ağır bastığını belirtiyor. Bu da geleceğin rekabetçi, sürdürülebilir ve kullanıcı odaklı dünyasında yer almak isteyen kurumlar için otonom binalara geçişin artık bir tercih değil, stratejik bir gereklilik haline geldiğini gösteriyor.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
JAPON DEPREM UZMANI YOSHINORI MORIWAKI GEBKİM’DE SANAYİCİLERLE BULUŞTU
Yayınlandı
5 saniye önce-
Ağustos 20, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin ilk Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi GEBKİM OSB, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde sanayide afet bilincinin güçlendirilmesi amacıyla “Afetlere Karşı Hazırlık ve 17 Ağustos Marmara Depremi Anma Programı” düzenledi. Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin konuşmacı olduğu programda Türkiye’nin deprem riski, Japonya ile Türkiye arasındaki farklılıklar ile deprem öncesinde, anında ve sonrasında alınması gereken önlemler ele alındı.
GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini ve çalışanlarda deprem farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
GEBKİM OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa GEBKİM katılımcı firmalarının temsilcileri, çevre organize sanayi bölgelerinden katılımcılar ile Dilovası Belediyesi’nin ilgili birimlerinden temsilciler katıldı. Program, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan saygı duruşuyla başladı.
Moriwaki, Türkiye ve Japonya’nın Deprem Deneyimlerini Karşılaştırdı
Programın konuşmacısı Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumunu ve deprem haritasını değerlendirerek geçmiş depremler üzerinden önemli bilgiler aktardı. Türkiye ile Japonya’nın afetlere yaklaşımını karşılaştıran Moriwaki; yapı güvenliği, hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti.
Moriwaki, olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem sırasında uygulanması gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrasında izlenecek adımları örneklerle anlattı. Sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlığının yanı sıra kurumların acil durum planlarının, müdahale kapasitesinin ve düzenli tatbikatlarının afet yönetimindeki önemini vurguladı.
Aracı: “Sanayinin Dirençliliği, Ülkenin Toparlanma Gücünü Doğrudan Etkiliyor”
GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler ortaya koyduğunu belirterek, kentlerin ve sanayi bölgelerinin dirençliliğinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
Aracı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluk. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız. Organize Sanayi Bölgeleri, üretim ve istihdamın yanı sıra güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da önemli görevler üstleniyor. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olması bu nedenle büyük önem taşıyor.”
“Her Fabrika Bir Kaledir” Anlayışıyla Hazırlık
GEBKİM’in afetlere hazırlık çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünün ortaya koyduğu anlayışla sürdürdüğünü belirten Aracı, şöyle devam etti:
“Biz bu sözü GEBKİM’de uzun süredir çalışmalarımıza yön veren bir anlayış olarak görüyoruz. Fabrikalarımızın, çalışanlarımızın ve üretim altyapımızın afetlere karşı hazırlıklı olması, ülkemizin ekonomik gücünün korunması açısından da önemli. GEBKİM olarak eğitimden tatbikata, arama-kurtarma kapasitesinden iş sürekliliğine uzanan çalışmalarımızı bu sorumlulukla sürdürüyoruz.”
GEBKİM OSB’den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları
GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kurarken, GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimlerini tamamladı. Bölgede olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu. Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor.
Afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM’in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje, GEBKİM’in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanında devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verildi.
17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen programla GEBKİM OSB, sanayide afetlere hazırlık ve iş sürekliliği konusunda sürdürdüğü çalışmaları sektör temsilcileriyle paylaşırken, deprem bilincinin canlı tutulmasına yönelik önemli bir buluşmayı daha gerçekleştirdi.
GENEL
Günsan ile çocuk odaları yeni eğitim yılına hazır
Yayınlandı
7 dakika önce-
Ağustos 20, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken aileler, çocuklarının odalarını ders çalışmaya uygun, konforlu ve güvenli hale getirmek için hazırlıklarını hızlandırıyor. Çocukların günün önemli bir bölümünü geçirdiği yaşam alanlarında estetik ve güvenlik ön planda yer alıyor. Günsan Elektrik ise Radius Design serisinin çocuklara özel tasarımları ve Çocuk Korumalı Grup Prizleri ile çocuk odalarında güvenliği, konforu ve estetiği bir araya getiren fonksiyonel çözümler sunuyor.
Okula dönüş süreci yalnızca kırtasiye alışverişiyle sınırlı kalmıyor. Çocukların ders çalışırken odaklanabilecekleri ve kendilerini mutlu hissedecekleri yaşam alanları oluşturmak da ailelerin öncelikleri arasında yer alıyor. Elektrik anahtarları ve priz çözümlerinde tasarım ile güvenliği bir araya getiren Günsan Elektrik, Radius Design serisinin eğlenceli desenleriyle çocuk odalarına karakter katarken, Çocuk Korumalı Grup Prizleri ile güvenliği destekliyor.
Çocukların hayal dünyasına uyum sağlayan tasarımlar
Radius Design serisinde yer alan Little Cars ve Ballerina seçenekleri, çocuk odalarına sadece estetik bir görünüm kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda dekorasyonun tamamlayıcı bir parçası oluyor. Hareketli otomobil desenleriyle enerjik bir atmosfer sunan Little Cars modeli ile zarif balerin figürleriyle öne çıkan Ballerina seçenekleri, çocukların ilgi alanlarına hitap eden detayları yaşam alanlarına taşıyor. Farklı renk alternatifleri sayesinde odaların dekorasyonuna kolayca uyum sağlayan seri, çocukların kendilerini ait hissedecekleri sıcak bir ortam oluşturuyor.
Elektrik güvenliğinde çocuklara özel koruma
Günsan Elektrik’in Üçlü Çocuk Korumalı Topraklı Prizi, özel koruma mekanizması sayesinde çocukların priz içerisine yabancı cisim yerleştirmesini önlemeye yardımcı oluyor. Üçlü yapısıyla bilgisayar, masa lambası ve diğer elektronik cihazların aynı anda güvenli şekilde kullanılmasına olanak sağlayan ürün, topraklı yapısıyla da elektrik güvenliğini destekliyor. Böylece aileler, çocuklarının odalarında hem işlevsel hem de daha güvenli bir kullanım deneyimi elde ediyor.
Günsan Hakkında
1982’de anahtar priz ve elektrik aksesuarları imalatı yapmak üzere kurulan Günsan, 1995’te halen üretiminin devam ettiği endüstriyel tesisine geçti. Anahtar-priz üretimi ile Türkiye’nin sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Günsan, inşaat sektöründe alçak gerilim tesisatı ekipmanları olan elektrik anahtarı, priz, grup priz, şalt malzemesi, kompakt şalter, kaçak akım röleleri, sigorta kutuları ve aksesuarlarından oluşan 17.000 parçalık ürün portföyünü distribütörleri ve bayileri aracılığı ile hem ülke içine hem de dünyada 50’den fazla ülkeye ulaştırıyor.
GENEL
DÜNYA KARA HIZ REKORU HİDROJENLE ÇALIŞAN JCB HYDROMAXLE KIRILDI
Yayınlandı
9 dakika önce-
Ağustos 20, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye Distribütörlüğünü üstlendiğimiz İngiliz mühendislik devi JCB, hidrojenle çalışan JCB Hydromax ile 654 km/saat hıza ulaşarak yeni bir dünya kara hız rekoru kırdı.
Araç, 11 Ağustos Salı günü Bonneville Tuz Düzlükleri’nde gerçekleştirdiği ilk parkurda ortalama 644,9 km/saat, ikinci koşuda ise 663,3 km/saat hız kaydederek 654 km/saat ortalamaya ulaştı; bu, hidrojen içten yanmalı bir otomobilin şimdiye kadar ulaştığı en yüksek hız oldu.
Wing Commander Andy Green OBE tarafından kullanılan çift motorlu, 32 feet uzunluğundaki araç, FIA kuralları kapsamında gerekli iki koşuyu — bir saat içinde her iki yönde birer koşu — tamamlayarak, BMW H2R’nin 2004 yılında belirlediği 298,5 km/saat FIA onaylı önceki hidrojen içten yanmalı hız kriterini açık ara geride bıraktı. Rekor, motor sporlarının küresel yönetim organı Fédération Internationale de l’Automobile (FIA) tarafından resmî onaya tabidir.
Böylece JCB Hydromax, JCB Dieselmax’in — yine Green tarafından, aynı tuz düzlüğünde, Ağustos 2006’da — kırdığı 563,4 km/saat dünya dizel kara hız rekorunu da geride bıraktı. Yirmi yıl sonra JCB, egzoz çıkışında CO₂ üretmeyen bir motorla kendi çıtasını aşmış oldu.
Kaydedilen hız aynı zamanda 487,6 km/saat hidrojen yakıt hücresi hızını da aşarak JCB Hydromax’i tarihteki her türden en hızlı hidrojenle çalışan araç konumuna getirdi.
JCB Türkiye Distribütörü SİF İş Makinaları Genel Müdürü Hayati Kösoğlu; JCB Hydromax ile her ne kadar, kara hız rekorunu kırmış olsa da içinde JCB’nin İngiltere Derbyshire, Foston’daki motor fabrikasında üretilen seri üretim temelli iki hidrojen kazıcı motoru bulunmakta. Yani bu rekor; JCB ekskavatörlerine güç veren aynı seri üretim temelli motorlarla kırıldı. Toplam 1.600 beygir gücü üreten bu motorlar, şirketin 100 milyon sterlinlik hidrojen programı kapsamında Birleşik Krallık’taki üretim hatlarından çıkan JCB makineleri ve ekipmanlarına da güç sağlıyor. Hydromax, 654 km/saat ortalamaya ragmen sıfır emisyonla CO2 üretmeyen bir motorla çalıştı. Sürdürebilir mobilite için önemli bir adım. Bu rekora sadece kara hız rekoru olarak bakmıyoruz; JCB’nin gelecek vizyonunu belirleyen önemli bir adım. Tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz. İş makinası dünyasında bu değişikliklerin öncüsü olmak öncelikli hedefimiz.
Son Yazılar
- JAPON DEPREM UZMANI YOSHINORI MORIWAKI GEBKİM’DE SANAYİCİLERLE BULUŞTU Ağustos 20, 2026
- Günsan ile çocuk odaları yeni eğitim yılına hazır Ağustos 20, 2026
- DÜNYA KARA HIZ REKORU HİDROJENLE ÇALIŞAN JCB HYDROMAXLE KIRILDI Ağustos 20, 2026
- Siemens Otonom Binalar: Geleceğin Yapılarına Bugünden Hazır Olun Ağustos 20, 2026
- E.C.A. Monoblok Isı Pompası İle Isıtma, Soğutma ve Sıcak Su İhtiyacınızı Tek Bir Sistemle Karşılayın Ağustos 20, 2026
- Entegre Harç, 50 Yıllık Tecrübesiyle Yapı Sektörüne Çözüm Sunuyor Ağustos 20, 2026
- TORK’TAN YENİ SÜREKLİ ODA KOKUSU SİSTEMİ… Ağustos 20, 2026
- Kentsel dönüşümde pompa sistemleri güvenlik ve verimlilikte kritik rol üstleniyor Ağustos 19, 2026
- ASAŞPEN’den Pencere ve Kapı Sistemlerinde Tasarımı Tamamlayan Yeni Dokunuş: Krea Kol Ailesi Ağustos 19, 2026
- Filli Boya Yeni Dijital Platformuyla Doğru Boya Ustasını Arayanlar ile Zanaatını Konuşturanları Buluşturuyor! Ağustos 19, 2026
- Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı Projesine Stevie Awards’tan 2 Gold Ödül Ağustos 19, 2026
- Betonsa, Keşan ve Edirne Merkez Hazır Beton Tesis Yatırımları ile Trakya’daki Üretim Gücünü Yüzde 40 Artırdı Ağustos 19, 2026
- 17 Ağustos’ta İnovasismik’ten Deprem Güvenliğinde Teknoloji Vurgusu Ağustos 19, 2026
- 17 Ağustos’un 27. Yılında DEGÜDER’den Hatırlatma: Depreme Karşı Gizli Kahraman Güçlendirme! Ağustos 19, 2026
- Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı Ağustos 19, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak















