TORK’TAN YENİ SÜREKLİ ODA KOKUSU SİSTEMİ… - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

TORK’TAN YENİ SÜREKLİ ODA KOKUSU SİSTEMİ…

Yayınlandı

-

 

Essity markası olan ve profesyonel hijyen alanında dünyanın lider markaları arasında yer alan Tork, şimdi Türkiye’deki ürün portföyünü Tork Sürekli Oda Kokusu Sistemi ile genişletti. İşletmelerin tuvaletlerde her zaman ferah ve hoş bir ortam sunmasına yardımcı olmak üzere geliştirilen yeni çözüm, inovatif koku teknolojisini modern dispenser tasarımıyla buluşturuyor. Geleneksel aerosol sistemlerde yaşanan koku yoğunluğu dalgalanmalarını da ortadan kaldıran sistem, uzun süreli ve kalıcı bir ferahlık sunuyor.

Günümüzde tuvalet deneyimi, ziyaretçilerin bir işletme hakkında edindiği ilk izlenimi şekillendiren önemli unsurlardan biri durumunda. Hoş olmayan kokular misafir memnuniyetini olumsuz etkilerken, temiz ve uzun süre ferah kalan bir ortam sunmak, işletmelerin kalite ve hijyen algısını güçlendiriyor. Tork Sürekli Oda Kokusu Sistemi, gün boyunca kesintisiz koku dağılımı sağlayan teknolojisiyle bu ihtiyaca çözüm sunarken, çalışanlar, müşteriler ve ziyaretçiler için daha konforlu ve ferah bir tuvalet deneyimi sağlıyor.

Tesis yöneticileri ve temizlik ekiplerinin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak geliştirilen sistem, yüksek performansı operasyonel verimlilikle buluşturuyor. Modern Tork Elevation dispenser tasarımı, tuvaletlerin ambiyansına estetik bir görünüm kazandırırken kartuş değişimini hızlı ve pratik hale getirerek de bakım süreçlerini kolaylaştırıyor. Kullanım yoğunluğuna göre 30, 60 veya 90 güne kadar ayarlanabilen uzun ömürlü kartuşlar ise kesintisiz ferahlık sunarken bakım planlamasını optimize ediyor ve gereksiz servis ihtiyacının azaltılmasına katkı sağlıyor.

Tork’un profesyonel kullanım alanları için özenle geliştirdiği koku seçeneklerinden Çiçeksi Kokulu Blossom kartuşu, saf parfüm yağı teknolojisiyle dengeli ve uzun süre kalıcılığını koruyan bir ferahlık sunuyor. Geleneksel aerosol sistemlerde görülen ani yoğunluk değişimlerinin aksine, gün boyunca doğal ve istikrarlı bir koku deneyimi sağlayarak tuvaletlerde daha konforlu bir atmosfer oluşturuyor.

Essity Profesyonel Hijyen Türkiye Satış Direktörü Turgut Ayhan, yeni ürün hakkında yaptığı açıklamada; “Olumlu bir tuvalet deneyimi yalnızca görünür temizlikten ibaret değildir. Ferah bir ortam, ziyaretçilerin bir tesisin genel kalitesine ilişkin algısında önemli bir rol oynar. Tork Sürekli Oda Kokusu Sistemi ile Türkiye’deki işletmelerin ziyaretçilerine uzun süre ferah kalan bir ortam sunmalarını sağlarken, temizlik ekiplerinin de günlük bakım süreçlerini daha verimli yönetmelerine destek oluyoruz.” İfadelerini kullandı. 

Bu yeni çözümle Tork, Türkiye’deki profesyonel hijyen portföyünü daha da güçlendirirken; oteller, restoranlar, ofisler, sağlık kuruluşları, eğitim kurumları, alışveriş merkezleri ve yoğun ziyaretçi trafiğine sahip diğer işletmelerde hijyen standartlarının yükseltilmesine, ziyaretçi deneyiminin iyileştirilmesine ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Tork Sürekli Koku Sistemi hakkında daha fazla bilgi için:  https://www.torkglobal.com/gb/en/products/air-fresheners adresini ziyaret edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

JAPON DEPREM UZMANI YOSHINORI MORIWAKI GEBKİM’DE SANAYİCİLERLE BULUŞTU

Yayınlandı

-

 

 

Türkiye’nin ilk Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi GEBKİM OSB, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde sanayide afet bilincinin güçlendirilmesi amacıyla “Afetlere Karşı Hazırlık ve 17 Ağustos Marmara Depremi Anma Programı” düzenledi. Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin konuşmacı olduğu programda Türkiye’nin deprem riski, Japonya ile Türkiye arasındaki farklılıklar ile deprem öncesinde, anında ve sonrasında alınması gereken önlemler ele alındı.

 

GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini ve çalışanlarda deprem farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

GEBKİM OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa GEBKİM katılımcı firmalarının temsilcileri, çevre organize sanayi bölgelerinden katılımcılar ile Dilovası Belediyesi’nin ilgili birimlerinden temsilciler katıldı. Program, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan saygı duruşuyla başladı.

Moriwaki, Türkiye ve Japonya’nın Deprem Deneyimlerini Karşılaştırdı

Programın konuşmacısı Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumunu ve deprem haritasını değerlendirerek geçmiş depremler üzerinden önemli bilgiler aktardı. Türkiye ile Japonya’nın afetlere yaklaşımını karşılaştıran Moriwaki; yapı güvenliği, hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti.

Moriwaki, olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem sırasında uygulanması gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrasında izlenecek adımları örneklerle anlattı. Sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlığının yanı sıra kurumların acil durum planlarının, müdahale kapasitesinin ve düzenli tatbikatlarının afet yönetimindeki önemini vurguladı.

Aracı: “Sanayinin Dirençliliği, Ülkenin Toparlanma Gücünü Doğrudan Etkiliyor”

GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler ortaya koyduğunu belirterek, kentlerin ve sanayi bölgelerinin dirençliliğinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Aracı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluk. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız. Organize Sanayi Bölgeleri, üretim ve istihdamın yanı sıra güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da önemli görevler üstleniyor. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olması bu nedenle büyük önem taşıyor.”

“Her Fabrika Bir Kaledir” Anlayışıyla Hazırlık

GEBKİM’in afetlere hazırlık çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünün ortaya koyduğu anlayışla sürdürdüğünü belirten Aracı, şöyle devam etti:

“Biz bu sözü GEBKİM’de uzun süredir çalışmalarımıza yön veren bir anlayış olarak görüyoruz. Fabrikalarımızın, çalışanlarımızın ve üretim altyapımızın afetlere karşı hazırlıklı olması, ülkemizin ekonomik gücünün korunması açısından da önemli. GEBKİM olarak eğitimden tatbikata, arama-kurtarma kapasitesinden iş sürekliliğine uzanan çalışmalarımızı bu sorumlulukla sürdürüyoruz.”

GEBKİM OSB’den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları

GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kurarken, GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimlerini tamamladı. Bölgede olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu. Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor.

Afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM’in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje, GEBKİM’in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanında devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verildi.

17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen programla GEBKİM OSB, sanayide afetlere hazırlık ve iş sürekliliği konusunda sürdürdüğü çalışmaları sektör temsilcileriyle paylaşırken, deprem bilincinin canlı tutulmasına yönelik önemli bir buluşmayı daha gerçekleştirdi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Günsan ile çocuk odaları yeni eğitim yılına hazır 

Yayınlandı

-

Okula dönüş hazırlıklarında çocuk odaları yeniden şekilleniyor

 

Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken aileler, çocuklarının odalarını ders çalışmaya uygun, konforlu ve güvenli hale getirmek için hazırlıklarını hızlandırıyor. Çocukların günün önemli bir bölümünü geçirdiği yaşam alanlarında estetik ve güvenlik ön planda yer alıyor. Günsan Elektrik ise Radius Design serisinin çocuklara özel tasarımları ve Çocuk Korumalı Grup Prizleri ile çocuk odalarında güvenliği, konforu ve estetiği bir araya getiren fonksiyonel çözümler sunuyor.

Okula dönüş süreci yalnızca kırtasiye alışverişiyle sınırlı kalmıyor. Çocukların ders çalışırken odaklanabilecekleri ve kendilerini mutlu hissedecekleri yaşam alanları oluşturmak da ailelerin öncelikleri arasında yer alıyor. Elektrik anahtarları ve priz çözümlerinde tasarım ile güvenliği bir araya getiren Günsan Elektrik, Radius Design serisinin eğlenceli desenleriyle çocuk odalarına karakter katarken, Çocuk Korumalı Grup Prizleri ile güvenliği destekliyor.

Çocukların hayal dünyasına uyum sağlayan tasarımlar

Radius Design serisinde yer alan Little Cars ve Ballerina seçenekleri, çocuk odalarına sadece estetik bir görünüm kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda dekorasyonun tamamlayıcı bir parçası oluyor. Hareketli otomobil desenleriyle enerjik bir atmosfer sunan Little Cars modeli ile zarif balerin figürleriyle öne çıkan Ballerina seçenekleri, çocukların ilgi alanlarına hitap eden detayları yaşam alanlarına taşıyor. Farklı renk alternatifleri sayesinde odaların dekorasyonuna kolayca uyum sağlayan seri, çocukların kendilerini ait hissedecekleri sıcak bir ortam oluşturuyor.

Elektrik güvenliğinde çocuklara özel koruma

Günsan Elektrik’in Üçlü Çocuk Korumalı Topraklı Prizi, özel koruma mekanizması sayesinde çocukların priz içerisine yabancı cisim yerleştirmesini önlemeye yardımcı oluyor. Üçlü yapısıyla bilgisayar, masa lambası ve diğer elektronik cihazların aynı anda güvenli şekilde kullanılmasına olanak sağlayan ürün, topraklı yapısıyla da elektrik güvenliğini destekliyor. Böylece aileler, çocuklarının odalarında hem işlevsel hem de daha güvenli bir kullanım deneyimi elde ediyor.

Günsan Hakkında
1982’de anahtar priz ve elektrik aksesuarları imalatı yapmak üzere kurulan Günsan, 1995’te halen üretiminin devam ettiği endüstriyel tesisine geçti. Anahtar-priz üretimi ile Türkiye’nin sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Günsan, inşaat sektöründe alçak gerilim tesisatı ekipmanları olan elektrik anahtarı, priz, grup priz, şalt malzemesi, kompakt şalter, kaçak akım röleleri, sigorta kutuları ve aksesuarlarından oluşan 17.000 parçalık ürün portföyünü distribütörleri ve bayileri aracılığı ile hem ülke içine hem de dünyada 50’den fazla ülkeye ulaştırıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

DÜNYA KARA HIZ REKORU HİDROJENLE ÇALIŞAN JCB HYDROMAXLE KIRILDI 

Yayınlandı

-

 

Türkiye Distribütörlüğünü üstlendiğimiz İngiliz mühendislik devi JCB, hidrojenle çalışan JCB Hydromax ile 654 km/saat hıza ulaşarak yeni bir dünya kara hız rekoru kırdı.

Araç, 11 Ağustos Salı günü Bonneville Tuz Düzlükleri’nde gerçekleştirdiği ilk parkurda ortalama 644,9 km/saat, ikinci koşuda ise 663,3 km/saat hız kaydederek 654 km/saat ortalamaya ulaştı; bu, hidrojen içten yanmalı bir otomobilin şimdiye kadar ulaştığı en yüksek hız oldu.

Wing Commander Andy Green OBE tarafından kullanılan çift motorlu, 32 feet uzunluğundaki araç, FIA kuralları kapsamında gerekli iki koşuyu — bir saat içinde her iki yönde birer koşu — tamamlayarak, BMW H2R’nin 2004 yılında belirlediği 298,5 km/saat FIA onaylı önceki hidrojen içten yanmalı hız kriterini açık ara geride bıraktı. Rekor, motor sporlarının küresel yönetim organı Fédération Internationale de l’Automobile (FIA) tarafından resmî onaya tabidir.

Böylece JCB Hydromax, JCB Dieselmax’in — yine Green tarafından, aynı tuz düzlüğünde, Ağustos 2006’da — kırdığı 563,4 km/saat dünya dizel kara hız rekorunu da geride bıraktı. Yirmi yıl sonra JCB, egzoz çıkışında CO₂ üretmeyen bir motorla kendi çıtasını aşmış oldu.

Kaydedilen hız aynı zamanda 487,6 km/saat hidrojen yakıt hücresi hızını da aşarak JCB Hydromax’i tarihteki her türden en hızlı hidrojenle çalışan araç konumuna getirdi.

JCB Türkiye Distribütörü SİF İş Makinaları Genel Müdürü Hayati Kösoğlu; JCB Hydromax ile her ne kadar, kara hız rekorunu kırmış olsa da içinde JCB’nin İngiltere Derbyshire, Foston’daki motor fabrikasında üretilen seri üretim temelli iki hidrojen kazıcı motoru bulunmakta. Yani bu rekor; JCB ekskavatörlerine güç veren aynı seri üretim temelli motorlarla kırıldı. Toplam 1.600 beygir gücü üreten bu motorlar, şirketin 100 milyon sterlinlik hidrojen programı kapsamında Birleşik Krallık’taki üretim hatlarından çıkan JCB makineleri ve ekipmanlarına da güç sağlıyor. Hydromax, 654 km/saat ortalamaya ragmen sıfır emisyonla CO2 üretmeyen bir motorla çalıştı. Sürdürebilir mobilite için önemli bir adım.  Bu rekora sadece kara hız rekoru olarak bakmıyoruz; JCB’nin gelecek vizyonunu belirleyen önemli bir adım. Tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz. İş makinası dünyasında bu değişikliklerin öncüsü olmak öncelikli hedefimiz. 

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler