Şişecam Charger by ML System ile Binaya Entegre Fotovoltaik Sistemlerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Şişecam Charger by ML System ile Binaya Entegre Fotovoltaik Sistemlerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Yayınlandı

-

Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek global oyuncu Şişecam, Polonya merkezli ML System ile iş birliği yaptı. Şişecam, ML System ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında, Şişecam Charger ile Binaya Entegre Fotovoltaik (BIPV) çözümlerinde önemli bir adım atarak sektörde yenilikçi bir dönemi başlattı. Bu iş birliğiyle Şişecam, sürdürülebilir geleceğin mimarisine temiz enerji üretimi ve modern tasarımı da entegre eden yenilikçi çözümler sunacak.

Düz cam faaliyet alanında dünyanın en büyük beş global üreticisi arasında yer alan Şişecam, çevre dostu teknolojilere odaklanmaya ve sektöre yön vermeye devam ediyor. Sürdürülebilirliği, iş yapış modelinin temel taşlarından biri olarak benimseyen ve “Care For Next” yaklaşımı doğrultusunda çevre dostu teknolojilere öncülük eden Şişecam, Polonya merkezli ML System ile yaptığı iş birliği kapsamında Şişecam Charger ile geleceğin mimarisine yeni bir boyut kazandırıyor. Şişecam’ın cam sektöründeki ve ML System’in Binaya Entegre Fotovoltaik (BIPV) alanındaki liderlikleriyle şekillenen ortaklık, binalarda temiz enerji üretimini estetik tasarımla birleştirerek sektöre yenilikçi çözümler sunuyor.

Şişecam’ın sürdürülebilirlik stratejisi, ham madde tedariğinden tüketim sonrası geri dönüşüme kadar tüm değer zincirini kapsıyor. Teknoloji ve süreç geliştirme faaliyetlerini sosyal ve çevresel etkileri gözeterek şekillendiren Şişecam, Türkiye’de münhasır tedarikçi olarak ML System ile yaptığı iş birliği kapsamında, Şişecam Charger ile sektöre yenilikçi, çevre dostu ve enerji verimliliği sağlayan çözümler kazandırmayı hedefliyor. BIPV çözümleri, yalnızca enerji üretiminde değil, sürdürülebilir mimari yaklaşımları benimseyen projelerde de fark yaratıyor. Şişecam, bu ortaklıkla hem ulusal hem de uluslararası arenada sürdürülebilir bir geleceğe öncülük etme misyonunu bir adım ileri taşıyor.

Şişecam Charger by ML System ile Geleceğin Mimari Çözümü

Fotovoltaik sistemlerin çatı, cephe, ışıklık ve spandrel cam gibi yapı elemanlarında hem yapı malzemesi hem de enerji üretimi yapan fotovoltaik olarak kullanılmasını sağlayan BIPV teknolojileri, fosil yakıt kullanımını ve karbon emisyonlarını azaltarak elektrik maliyetlerinde tasarruf sağlıyor. Aynı zamanda, binaların estetik değerini ve fonksiyonelliğini artırarak geleceğin mimarisine katkıda bulunuyor. Şişecam, ML System ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle mimarların ve tasarımcıların bu yenilikçi çözümleri projelerine entegre etmelerine olanak tanıyor.

BAU Fuarı’nda Büyük İlgi Gördü

Şişecam ve ML System iş birliği ile üretilen Şişecam Charger BAU Fuarı’nda ilk kez tanıtıldı ve katılımcılardan yoğun ilgi gördü. BAU 2025 Fuarı’nda sürdürülebilirlik faaliyetlerini ve sektöre sunduğu yenilikçi çözümlerini paylaşarak mimarlar, tasarımcılar ve iş ortaklarıyla güçlü bağlar kuran Şişecam; bu iş birliği sayesinde modern mimaride estetik ve işlevselliği bir araya getiren çözümlerle geleceğe ilham vermeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Chryso, Türkiye Çimento Sektörü Temsilcilerini Japonya’da Buluşturdu!

Yayınlandı

-

 

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’nın lokomotif markalarından Chryso, Türkiye çimento sektörünün temsilcilerini Japonya’da düzenlediği kapsamlı teknik programda buluşturdu. Sürdürülebilirlik odağında bilgi paylaşım ortamı sunan programda, karbon ayak izini azaltmaya yönelik yenilikçi teknolojiler ve Asya ekonomisinin dinamikleri ele alındı.

Chryso, yapı ve çimento sektörünün sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sağlama hedefiyle önemli bir teknik programa imza attı. Japonya’da düzenlenen programda sektörün önde gelen temsilcileri ve paydaşları bir araya geldi. Organizasyon, düşük karbonlu çimento teknolojilerinden kültürlerarası iletişime uzanan zengin içeriğiyle geleceğe dair ortak bir vizyon oluşturmayı amaçladı.

Program, sürdürülebilirlik dönüşümünü desteklemek ve iş ortaklarına bu süreçte yol göstermek amacıyla hayata geçirildi; çimento sektörünün karbon ayak izini azaltmaya yönelik güncel çözümlere odaklandı. Katılımcılar, teknik oturumların yanı sıra Asya ekonomisinin dinamikleri ve iş kültürü hakkında da kapsamlı bir bakış açısı edinme fırsatı buldu.

Çimento Sektöründe Düşük Karbonlu Gelecek ve LC3 Teknolojisi

Programın teknik oturumlarında, LC3 (Limestone Calcined Clay Cement) alanındaki çalışmalarıyla global ölçekte tanınan Prof. Fernando Martirena kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Martirena; düşük karbonlu çimento teknolojileri, sürdürülebilirlik ve LC3’ün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Sunumda, LC3 teknolojisinin geleneksel çimentolara kıyasla CO₂ emisyonlarını önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip olduğu vurgulandı.

Teknik içeriklerin yanında katılımcılar, Toyo Üniversitesi’nden Prof. Soyhan Eğitim’in “Intercultural Communication: A Perspective on Japanese Culture” başlıklı sunumuyla Japon iş kültürü ve kültürlerarası iletişim üzerine bilgi edindi. Toyo Üniversitesi’nden Prof. Kenmei Tsubota ise “International Macroeconomics in Asia” başlıklı sunumunda Asya ekonomisi ve bölgesel finansal dinamiklere ilişkin kapsamlı bir perspektif sundu.

“Sektörün Sürdürülebilirlik Dönüşümüne Katkı Sağlamaya Kararlıyız”

Geleceğe duydukları sorumlulukla iş ortaklarını desteklemeyi hedeflediklerini belirten Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen organizasyonla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Chryso olarak, çimento sektörünün karbon ayak izini azaltmaya yönelik en önemli teknolojilerden biri olan LC3 ve düşük karbonlu çözümleri odağımıza almaktan mutluluk duyuyoruz. İş ortaklarımızla uzun yıllara ve güvene dayanan güçlü bir bağımız var. Bu organizasyonla, sürdürülebilirlik dönüşümüne katkı sağlayacak güncel teknik bilgileri ve vizyonu sektörümüzün temsilcileriyle paylaşmayı amaçladık. Önümüzdeki dönemde de benzer teknik etkinlikler ve stratejik buluşmalarla paydaşlarımızı bir araya getirmeye ve daha sürdürülebilir bir gelecek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Kale Grubu’nda üst düzey atama

Yayınlandı

-

Kale Grubu, yapı kimyasalları alanındaki küresel büyüme ve değer yaratma yolculuğunu hızlandırmak amacıyla sektörün deneyimli isimlerinden
Aykut Aydoğan’ı Yapı Kimyasalları Grup Başkanı olarak bünyesine kattı.

Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lider şirketi Kalekim ile bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip olan Kale Grubu, küresel büyüme hedefleri doğrultusunda organizasyon yapısını güçlendiriyor. Organik büyümenin yanı sıra stratejik yatırımlar, satın almalar ve yeni iş alanlarıyla sektördeki etkinliğini artırmayı hedefleyen Kale Grubu’nda, Yapı Kimyasalları Grup Başkanı olarak sektörün deneyimli isimlerinden Aykut Aydoğan göreve başladı.

Kalekim A.Ş., Kalekim Lyksor A.Ş. ve Grup bünyesinde yapı kimyasalları alanında gerçekleştirilecek yeni yatırımların yönetiminden sorumlu olacak Aydoğan, Kale Grubu’nun liderliğini yeni coğrafyalara taşıma, büyüme fırsatlarını değerlendirme ve küresel rekabet gücünü artırma hedeflerine liderlik edecek.

Aykut Aydoğan kimdir?

İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Aykut Aydoğan, yüksek lisans eğitimini Koç Üniversitesi Executive MBA Programı’nda tamamladı. Yapı kimyasallarında ve endüstriyel pazarlarda 26 yıllık deneyime sahip Aydoğan, çalışma hayatına 2000 yılında Saint-Gobain Weber’de başladı. Kariyerinde satış, pazarlama ve genel yönetim alanlarında Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan üst düzey pozisyonlarda çalışan Aydoğan, 2021 yılında Saint-Gobain Türkiye CEO’su olarak atandı. Bu süreçte Saint-Gobain’in Türkiye’de faaliyet gösteren 12 markasının yönetiminden sorumlu olurken, Chryso, Weber, Saint-Gobain Aşındırıcılar ile iştirakleri İzocam ve Dalsan’ın yönetim kurullarında yer aldı.

Okumaya Devam Et

GENEL

Schneider Electric, 2026 Gartner® Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci oldu

Yayınlandı

-

 

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 2026 Gartner Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci sıraya yerleşti.

Schneider Electric, geçtiğimiz yıl boyunca tedarik zincirini üç temel öncelik etrafında güçlendirmeye devam etti: insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik. Şirket, uçtan uca dijital yetkinliklerini ve yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini ölçeklendirerek dönüşümünü ileri taşıdı; küresel ağı genelinde görünürlüğü, güvenilirliği ve operasyonel performansı artırdı. Aynı dönemde, büyüyen iş hacmini destekleyebilecek, amaç odaklı ve geleceğe hazır bir iş gücü oluşturmaya yatırım yaptı. Sürdürülebilirlik ise iş değeri yaratan stratejik bir unsur olarak şirketin yaklaşımına tamamen entegre edildi; verimliliği ve dayanıklılığı artırarak müşteriler için uzun vadeli değer yarattı ve şirketin geniş ölçekte etkili, sürdürülebilir inovasyon sunma taahhüdünü pekiştirdi.

Schneider Electric Tedarik Zinciri Başkanı Mourad Tamoud, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Zorluklar ve aksaklıklarla dolu bir yılı daha geride bırakmamıza rağmen Gartner Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez yer aldık. Her yıl kendi koşullarını beraberinde getiriyor ve bu koşullar, tedarik zincirimizi müşterilerimiz ve iş ortaklarımız için daha iyisini hedeflemeye, yenilik yapmaya ve dönüşmeye zorluyor. İşimizin önemli bir ivme kazandığı bu dönemde insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik önceliklerine odaklanmayı sürdürdük. Bu çabaların takdir görmesinden büyük onur duyuyoruz.”

Gartner Supply Chain Top 25* sıralaması iki temel unsura dayanıyor: iş performansı ve sektör görüşü. İş performansı; kamuya açık finansal veriler ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri kullanılarak değerlendiriliyor ve şirketlerin son üç yıldaki performansına ışık tutuyor. Sektör görüşü bileşeni ise sektör profesyonellerinin ve Gartner uzmanlarının değerlendirmelerini yansıtarak şirketlerin gelecekteki potansiyelini ve tedarik zinciri ekosistemi içindeki liderliğini ortaya koyuyor. Bu iki unsur bir araya getirilerek tek bir bileşik puan oluşturuluyor.

Impact Supply Chain Programı

Impact Supply Chain programının son aşamasına giren Schneider Electric, bu dönemde insan yetkinliklerini daha da güçlendirmeye, dijital çözümler ile yapay zekânın benimsenmesini hızlandırmaya ve sadeleştirilmiş, bağlantılı, bölgesel açıdan dengeli operasyonlar yoluyla daha yüksek verimlilik, dayanıklılık ve müşteri değeri yaratmaya odaklanıyor. Şirket, bu adımlarla tedarik zinciri dönüşümünü daha geniş ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Program dört stratejik odak üzerine kuruluyor:

  • İnsan: Schneider Electric’in tedarik zinciri çalışanlarına her gün yenilik yapma ve müşteriler için olumlu etki yaratma gücü kazandırmak.
  • Gezegen: Schneider Electric’in sürdürülebilirlik taahhütlerini destekleyen, sorumlu ve net sıfıra hazır bir tedarik zincirini geliştirmek.
  • Müşteriler: Güçlü ve çevik bir tedarik zinciriyle sektör lideri kalite ve güvenilirlik sunmak.
  • Performans: İleri teknolojiler, sadeleştirilmiş süreçler, bölgeselleştirilmiş ekosistemler ve iş birliğine dayalı tasarım yoluyla operasyonel mükemmelliği güçlendirmek.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler