GENEL
SAVUNMA SANAYİ İÇİN ÇOK YÖNLÜ ÇÖZÜM: FLOKSER ANAFARTA
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Flokser Kimya ve Flokser İleri Kimya Teknolojileri, savunma sanayi için geliştirdiği yenilikçi poliüretan çözümleriyle dikkat çekiyor. Poliüretan teknolojilerindeki uzmanlığı sayesinde, çeşitli askeri uygulamalara yönelik dayanıklılık ve koruyucu özelliklere sahip ürünler geliştiren marka, Flokser Anafarta ile yüksek balistik dayanıklılığı, geniş kullanım alanı ve uzun ömrüyle güven odaklı bir kaplama çözümü sunuyor.
45 yıldan fazla tecrübeye sahip Flokser Kimya ve savunma sanayi için ileri kimya ürünleri üreten Flokser İleri Kimya Teknolojileri, ilk kez SAHA EXPO-24 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda tanıttığı Flokser Anafarta ürünü ile savunma sanayindeki varlığını güçlendiriyor. Savunma sanayinde ve endüstriyel alanlarda kullanılan, kaplandığı yüzeylerin balistik direncini artırarak üstün koruma sağlayan yüksek dayanımlı ürün olan Flokser Anafarta, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) envanterinde de yer alarak hem askeri hem de endüstriyel alanlarda güvenle kullanılabilecek bir çözüm olarak konumlanıyor. Yüksek balistik dayanıklılığı, geniş kullanım alanı ve uzun ömrüyle yenilikçi ve güvenlik odaklı bir kaplama çözümü olan Flokser Anafarta, özel bir makine ile sprey yöntemi kullanılarak uygulanıyor. Sprey yöntemi sayesinde kaplama yapıldıktan sonra yüzey, 10-15 saniye içerisinde hızlıca kürleniyor ve ek yeri olmadan tek parça halinde kaplama sağlanıyor. Bu özellik, her türlü yüzeyde kesintisiz ve dayanıklı bir kaplama elde edilmesine imkan sağlıyor.
Milli Savunma Bakanlığı envanterine girdi: Sahadaki zorlu ve gerçekçi senaryolarda etkin koruma
Balistik dayanım sağlayan yenilikçi yapısıyla sektörde fark yaratan bir ürün olan Flokser Anafarta’yı rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden biri de Milli Savunma Bakanlığı (MSB) envanterine dahil edilmiş olması. Bu durum, ürünün güvenilirliğini ve balistik koruma kabiliyetini resmi olarak kanıtlıyor. Ayrıca, Flokser Anafarta’nın performansı, MSB desteğiyle gerçekleştirilen gerçek patlatma testleri ile doğrulanmış durumda. Bu testler, ürünün yalnızca laboratuvar koşullarında değil, sahadaki zorlu ve gerçekçi senaryolarda da etkin bir koruma sunduğunu gösteriyor. Yalnızca savunma sanayine değil, endüstriyel alanlara da hitap eden Flokser Anafarta, kaplandığı yüzeylerin balistik dayanımını artırarak çok yönlü kullanım imkanı sunuyor.
Ar-Ge süreci bilimsel yaklaşımlarla desteklendi: Gerçek koşullarda test edildi
Flokser Anafarta’nın Ar-Ge süreci, savunma sanayinin zorlu gereksinimlerini karşılayacak şekilde, kapsamlı ve titiz bir şekilde yürütüldü. Ar-Ge çalışmalarına öncelikle balistik koruma alanındaki ihtiyaçların analiziyle başlandı. Bu analizler, sahadaki gerçek ihtiyaçları belirlemek ve ürünün kullanım alanlarını netleştirmek için kritik öneme sahipti. Süreç boyunca, ulusal ve uluslararası standartlar ile sektörün talepleri dikkate alındı. Ürünün formülasyonu ve performansı, teorik modelleme ve laboratuvar testleri ile geliştirildi. Ardından, MSB desteğiyle gerçekleştirilen gerçek patlatma testleri ile ürünün sahada nasıl bir performans sergilediği detaylı bir şekilde ölçümlendi. Bu aşama, ürünün balistik dayanıklılığını en yüksek seviyeye çıkarma ve saha gereksinimlerini birebir karşılayacak bir yapı oluşturma açısından kritik bir adım oldu.
Ar-Ge sürecinde kullanılan ileri teknoloji ve yenilikçi malzemeler, Flokser Anafarta’nın hem savunma sanayi hem de endüstriyel alanlar için uygun, yüksek performanslı bir çözüm olarak geliştirilmesini sağladı. Sonuç olarak, Flokser Anafarta’nın Ar-Ge süreci, kullanıcı ihtiyaçlarına odaklanan, bilimsel yaklaşımlarla desteklenen ve gerçek koşullarda test edilmiş bir ürün ortaya konmuş oldu.
“Savunma sanayine yönelik çok yönlü bir çözüm sunuyor”
Flokser Anafarta’nın savunma sanayinde ihtiyaç duyulan balistik koruma çözümlerine yenilikçi bir yaklaşım getirdiğini söyleyen Flokser Kimya CEO’su Ekin Tükek, “Ürün, kaplandığı yüzeylerin dayanıklılığını artırarak güvenlik standartlarını üst seviyeye çıkararak stratejik öneme sahip alanlarda üstün koruma sağlıyor. Savunma sanayine yönelik geliştirilen bu ürün, farklı yüzeylere uygulanabilen yapısıyla askeri araçlardan stratejik tesislere kadar geniş bir kullanım yelpazesi sunuyor. Bu esneklik, ürünün savunma sanayi için çok yönlü bir çözüm olmasını sağlıyor. Ayrıca, Flokser Anafarta’nın üretiminde kullanılan yerli ve milli teknolojiler, dışa bağımlılığı azaltarak sektöre maliyet avantajı da sağlıyor” dedi. Uzun ömürlü yapısı sayesinde zorlu çevre koşullarında bile etkinliğini koruyan ürünün sürdürülebilir güvenlik çözümleri için ideal bir tercih haline geldiğini söyleyen Tükek, Flokser Anafarta’nın savunma sanayine sağladığı yenilikçi çözümlerle stratejik bir değer kattığını ve sektöre güvenilir, çok yönlü ve sürdürülebilir bir katkı sunduğunu belirtti.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Chryso, Türkiye Çimento Sektörü Temsilcilerini Japonya’da Buluşturdu!
Yayınlandı
18 saat önce-
Temmuz 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’nın lokomotif markalarından Chryso, Türkiye çimento sektörünün temsilcilerini Japonya’da düzenlediği kapsamlı teknik programda buluşturdu. Sürdürülebilirlik odağında bilgi paylaşım ortamı sunan programda, karbon ayak izini azaltmaya yönelik yenilikçi teknolojiler ve Asya ekonomisinin dinamikleri ele alındı.
Chryso, yapı ve çimento sektörünün sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sağlama hedefiyle önemli bir teknik programa imza attı. Japonya’da düzenlenen programda sektörün önde gelen temsilcileri ve paydaşları bir araya geldi. Organizasyon, düşük karbonlu çimento teknolojilerinden kültürlerarası iletişime uzanan zengin içeriğiyle geleceğe dair ortak bir vizyon oluşturmayı amaçladı.
Program, sürdürülebilirlik dönüşümünü desteklemek ve iş ortaklarına bu süreçte yol göstermek amacıyla hayata geçirildi; çimento sektörünün karbon ayak izini azaltmaya yönelik güncel çözümlere odaklandı. Katılımcılar, teknik oturumların yanı sıra Asya ekonomisinin dinamikleri ve iş kültürü hakkında da kapsamlı bir bakış açısı edinme fırsatı buldu.
Çimento Sektöründe Düşük Karbonlu Gelecek ve LC3 Teknolojisi
Programın teknik oturumlarında, LC3 (Limestone Calcined Clay Cement) alanındaki çalışmalarıyla global ölçekte tanınan Prof. Fernando Martirena kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Martirena; düşük karbonlu çimento teknolojileri, sürdürülebilirlik ve LC3’ün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Sunumda, LC3 teknolojisinin geleneksel çimentolara kıyasla CO₂ emisyonlarını önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip olduğu vurgulandı.
Teknik içeriklerin yanında katılımcılar, Toyo Üniversitesi’nden Prof. Soyhan Eğitim’in “Intercultural Communication: A Perspective on Japanese Culture” başlıklı sunumuyla Japon iş kültürü ve kültürlerarası iletişim üzerine bilgi edindi. Toyo Üniversitesi’nden Prof. Kenmei Tsubota ise “International Macroeconomics in Asia” başlıklı sunumunda Asya ekonomisi ve bölgesel finansal dinamiklere ilişkin kapsamlı bir perspektif sundu.
“Sektörün Sürdürülebilirlik Dönüşümüne Katkı Sağlamaya Kararlıyız”
Geleceğe duydukları sorumlulukla iş ortaklarını desteklemeyi hedeflediklerini belirten Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen organizasyonla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Chryso olarak, çimento sektörünün karbon ayak izini azaltmaya yönelik en önemli teknolojilerden biri olan LC3 ve düşük karbonlu çözümleri odağımıza almaktan mutluluk duyuyoruz. İş ortaklarımızla uzun yıllara ve güvene dayanan güçlü bir bağımız var. Bu organizasyonla, sürdürülebilirlik dönüşümüne katkı sağlayacak güncel teknik bilgileri ve vizyonu sektörümüzün temsilcileriyle paylaşmayı amaçladık. Önümüzdeki dönemde de benzer teknik etkinlikler ve stratejik buluşmalarla paydaşlarımızı bir araya getirmeye ve daha sürdürülebilir bir gelecek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”
GENEL
Kale Grubu’nda üst düzey atama
Yayınlandı
18 saat önce-
Temmuz 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kale Grubu, yapı kimyasalları alanındaki küresel büyüme ve değer yaratma yolculuğunu hızlandırmak amacıyla sektörün deneyimli isimlerinden
Aykut Aydoğan’ı Yapı Kimyasalları Grup Başkanı olarak bünyesine kattı.
Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lider şirketi Kalekim ile bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip olan Kale Grubu, küresel büyüme hedefleri doğrultusunda organizasyon yapısını güçlendiriyor. Organik büyümenin yanı sıra stratejik yatırımlar, satın almalar ve yeni iş alanlarıyla sektördeki etkinliğini artırmayı hedefleyen Kale Grubu’nda, Yapı Kimyasalları Grup Başkanı olarak sektörün deneyimli isimlerinden Aykut Aydoğan göreve başladı.
Kalekim A.Ş., Kalekim Lyksor A.Ş. ve Grup bünyesinde yapı kimyasalları alanında gerçekleştirilecek yeni yatırımların yönetiminden sorumlu olacak Aydoğan, Kale Grubu’nun liderliğini yeni coğrafyalara taşıma, büyüme fırsatlarını değerlendirme ve küresel rekabet gücünü artırma hedeflerine liderlik edecek.
Aykut Aydoğan kimdir?
İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Aykut Aydoğan, yüksek lisans eğitimini Koç Üniversitesi Executive MBA Programı’nda tamamladı. Yapı kimyasallarında ve endüstriyel pazarlarda 26 yıllık deneyime sahip Aydoğan, çalışma hayatına 2000 yılında Saint-Gobain Weber’de başladı. Kariyerinde satış, pazarlama ve genel yönetim alanlarında Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan üst düzey pozisyonlarda çalışan Aydoğan, 2021 yılında Saint-Gobain Türkiye CEO’su olarak atandı. Bu süreçte Saint-Gobain’in Türkiye’de faaliyet gösteren 12 markasının yönetiminden sorumlu olurken, Chryso, Weber, Saint-Gobain Aşındırıcılar ile iştirakleri İzocam ve Dalsan’ın yönetim kurullarında yer aldı.
GENEL
Schneider Electric, 2026 Gartner® Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci oldu
Yayınlandı
19 saat önce-
Temmuz 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 2026 Gartner Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci sıraya yerleşti.
Schneider Electric, geçtiğimiz yıl boyunca tedarik zincirini üç temel öncelik etrafında güçlendirmeye devam etti: insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik. Şirket, uçtan uca dijital yetkinliklerini ve yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini ölçeklendirerek dönüşümünü ileri taşıdı; küresel ağı genelinde görünürlüğü, güvenilirliği ve operasyonel performansı artırdı. Aynı dönemde, büyüyen iş hacmini destekleyebilecek, amaç odaklı ve geleceğe hazır bir iş gücü oluşturmaya yatırım yaptı. Sürdürülebilirlik ise iş değeri yaratan stratejik bir unsur olarak şirketin yaklaşımına tamamen entegre edildi; verimliliği ve dayanıklılığı artırarak müşteriler için uzun vadeli değer yarattı ve şirketin geniş ölçekte etkili, sürdürülebilir inovasyon sunma taahhüdünü pekiştirdi.
Schneider Electric Tedarik Zinciri Başkanı Mourad Tamoud, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Zorluklar ve aksaklıklarla dolu bir yılı daha geride bırakmamıza rağmen Gartner Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez yer aldık. Her yıl kendi koşullarını beraberinde getiriyor ve bu koşullar, tedarik zincirimizi müşterilerimiz ve iş ortaklarımız için daha iyisini hedeflemeye, yenilik yapmaya ve dönüşmeye zorluyor. İşimizin önemli bir ivme kazandığı bu dönemde insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik önceliklerine odaklanmayı sürdürdük. Bu çabaların takdir görmesinden büyük onur duyuyoruz.”
Gartner Supply Chain Top 25* sıralaması iki temel unsura dayanıyor: iş performansı ve sektör görüşü. İş performansı; kamuya açık finansal veriler ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri kullanılarak değerlendiriliyor ve şirketlerin son üç yıldaki performansına ışık tutuyor. Sektör görüşü bileşeni ise sektör profesyonellerinin ve Gartner uzmanlarının değerlendirmelerini yansıtarak şirketlerin gelecekteki potansiyelini ve tedarik zinciri ekosistemi içindeki liderliğini ortaya koyuyor. Bu iki unsur bir araya getirilerek tek bir bileşik puan oluşturuluyor.
Impact Supply Chain Programı
Impact Supply Chain programının son aşamasına giren Schneider Electric, bu dönemde insan yetkinliklerini daha da güçlendirmeye, dijital çözümler ile yapay zekânın benimsenmesini hızlandırmaya ve sadeleştirilmiş, bağlantılı, bölgesel açıdan dengeli operasyonlar yoluyla daha yüksek verimlilik, dayanıklılık ve müşteri değeri yaratmaya odaklanıyor. Şirket, bu adımlarla tedarik zinciri dönüşümünü daha geniş ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Program dört stratejik odak üzerine kuruluyor:
- İnsan: Schneider Electric’in tedarik zinciri çalışanlarına her gün yenilik yapma ve müşteriler için olumlu etki yaratma gücü kazandırmak.
- Gezegen: Schneider Electric’in sürdürülebilirlik taahhütlerini destekleyen, sorumlu ve net sıfıra hazır bir tedarik zincirini geliştirmek.
- Müşteriler: Güçlü ve çevik bir tedarik zinciriyle sektör lideri kalite ve güvenilirlik sunmak.
- Performans: İleri teknolojiler, sadeleştirilmiş süreçler, bölgeselleştirilmiş ekosistemler ve iş birliğine dayalı tasarım yoluyla operasyonel mükemmelliği güçlendirmek.
Son Yazılar
- Chryso, Türkiye Çimento Sektörü Temsilcilerini Japonya’da Buluşturdu! Temmuz 13, 2026
- Kale Grubu’nda üst düzey atama Temmuz 13, 2026
- Schneider Electric, 2026 Gartner® Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci oldu Temmuz 13, 2026
- ARTAŞ İNŞAAT, İSTANBUL’DA EN YÜKSEK KURUMLAR VERGİSİ ÖDEYEN ŞİRKETLER ARASINDA İLK 100’DE YER ALDI Temmuz 13, 2026
- Form Grup 2026 Büyüme Hedefini Koruyarak İkinci Yarıya Hazırlanıyor Temmuz 13, 2026
- TCL klimalarda uzun ömürlü konforun sırrı: Kritik komponentlerde yüzde 99,97 saf bakır Temmuz 13, 2026
- TOSYALI, 1,2 GW’LIK GES YATIRIMININ İLK FAZI İÇİN BANCO BILBAO VIZCAYA ARGENTARIA, S.A. (BBVA)’DAN 187 MİLYON EURO TUTARINDA FİNANSMAN SAĞLADI Temmuz 13, 2026
- Siemens Türkiye’den, İzmir’de “Binalarda Dijital Servisler ve Siber Güvenlik” Etkinliği Temmuz 13, 2026
- Vaillant Group Yetkili Servis İletişim Toplantıları ile Güçlü İş Birliği ve Ortak Vizyon Temmuz 10, 2026
- İzocam Çözümleriyle Yaz Sıcaklarına Karşı Akıllı Yatırım Temmuz 10, 2026
- Günsan’dan yaşam alanlarına yaz ruhunu yansıtan tasarım çözümleri Temmuz 10, 2026
- Gree Multi Klimalarda Rakamlar Sizden Yana Temmuz 10, 2026
- Yaz sıcaklarında serin kalmanın yolu doğru ısı yalıtımından geçiyor Temmuz 10, 2026
- İşletmelerde Doğru Klima Seçimi Enerji Maliyetlerini Etkiliyor Temmuz 10, 2026
- Ravago EPS Kimya’dan altyapı projelerine hafif, hızlı ve güvenilir çözüm Temmuz 10, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak









