GENEL
Proasist, Uluslararası Tesis Teknik Müdürleri Derneği ile iş birliği protokolü imzaladı
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Proasist, sektördeki uzmanlığını ve kapasitesini artırmak amacıyla UTTMD ile bir iş birliği protokolüne imza attı. Bu stratejik iş birliği ile Proasist ve UTTMD, sektördeki kalifiye iş gücünün artırılması ve teknik hizmet standartlarının yükseltilmesi için güçlerini birleştirdi. İş birliği kapsamında iki kuruluş arasında yapılacak ortak çalışmaların sektöre de katkıda bulunması bekleniyor.
Proasist Elektrik Mekanik Teknik Hizmetler, Uluslararası Tesis Teknik Müdürleri Derneği (UTTMD) ile iş birliği protokolü imzaladı. Protokol kapsamında, Proasist ile UTTMD arasında yapılacak ortak çalışmalar ile; eğitim, sertifikasyon, teknik personel kaynağı yaratılması, iş fırsatları, tesis yönetimi ve tesislerde işletme, bakım-onarım ve muayene süreçlerinin koordinasyonu işlemleri gerçekleştirilecek.
Proasist Elektrik Mekanik Teknik Hizmetler ve Uluslararası Tesis Teknik Müdürleri Derneği (UTTMD) ile imzalanan iş birliği protokolü ile özellikle bölgesel teknik personel yetersizliğine yönelik ortak çözümler üretilmesi ve istihdamın artırılması hedefleniyor. Teknik personel kaynağının oluşturulması ve iş gücü temininin sağlanması adına ortak eğitim ve sertifikasyon programlarının düzenlenmesi de planlanan faaliyet arasında yer alıyor. Ek olarak, teknik personel eğitim altyapısının geliştirilmesi için ortak bir eğitim platformunun oluşturulması ve eğitim süreçlerinin yönetimi de iş birliği kapsamında bulunuyor.
Proasist, UTTMD üyelerinin bulunduğu sektörlere çeşitli hizmetler verecek
Proasist’in UTTMD üyelerine sağlayacağı iş fırsatları ve kariyer gelişim desteği ise protokolün önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Proasist teknik akademi online yapısını geliştirerek, UTTMD eğitim ve sertifikasyon programlarını desteklemesi ve branş bazında teknik kadrolar için eğitim imkanları sağlaması da iş birliği kapsamındaki faaliyetler arasında yer alıyor. İş birliği kapsamında 2024 yılı içinde 10’dan fazla eğitim programı düzenlenmesi ve yüzlerce teknik personelin sertifikalandırılması planlanıyor. Ayrıca Proasist, UTTMD üyelerinin çalıştıkları sektör ve iş kollarında teknik işletme hizmetlerinin yanı sıra bakım, onarım, proje yönetimi, yasal muayene ve cihaz parça satışı gibi faaliyetleri de gerçekleştirilecek. Bu iş birliği ile tesislerdeki bakım ve onarım süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi de öngörülüyor.
“Sektördeki etkimizi daha da güçlendirme yolunda kararlıyız” Konuyla ilgili düşüncelerini dile getiren Omega Grup Genel Koordinatörü Mustafa GÜNGÖR ,UTTMD ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği protokolü, sektördeki teknik personel yetersizliğine çözüm üretmek ve kaliteli hizmet standardını yükseltmek için önemli bir adımdır. Proasist olarak, UTTMD üyelerine sağlayacağımız desteklerle birlikte, sektördeki etkimizi daha da güçlendirme yolunda kararlıyız” dedi.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Aksa Jeneratör ve Hyundai’den 20 Yıllık Güçlü Ortaklık
Yayınlandı
11 saat önce-
Eylül 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
GENEL
Siemens Türkiye, gençleri iklim kriziyle mücadele çözümlerini COP31’de sergilemeye davet ediyor
Yayınlandı
12 saat önce-
Eylül 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Siemens Türkiye, Young Guru Academy ve UP School iş birliğiyle hayata geçirilen Climathon programıyla gençleri iklim kriziyle mücadelede teknoloji odaklı çözümler geliştirmeye davet ediyor. Mühendislik alanında öğrenim gören 3. ve 4. sınıf üniversite öğrencilerinin katılabileceği programa başvurular 23 Eylül’e kadar devam edecek. Program kapsamında geliştirilen projeler arasından seçilen çalışmalar, COP31’de Siemens’in İklim Destekçisi olarak yer aldığı Yeşil Bölge’de tanıtılacak.
Siemens Türkiye, şirketin 170. yılı ve COP31 kapsamında gençleri iklim dönüşümünün odağına alan yeni bir sosyal etki programını hayata geçiriyor. Young Guru Academy ve girişimlerinden UP School iş birliğiyle gerçekleştirilecek Climathon programı, gençlerin iklim krizine yönelik farkındalıklarını yapay zekâ becerileriyle birleştirerek somut çözümlere dönüştürmelerini amaçlıyor.
Program kapsamında mühendislik alanında öğrenim gören 3. ve 4. sınıf üniversite öğrencileri, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ alanlarında uzmanların katkısıyla gerçekleştirilecek eğitim ve webinarların yanı sıra teknik mentorluk desteği alacak. Gençler, belirlenen proje briefi doğrultusunda iklim sorunlarına yönelik yapay zekâ destekli çözümler geliştirecek ve dört haftalık yoğun bir Climathon sürecinden geçecek.
Farkındalıktan eyleme
“Farkındalıktan eyleme” yaklaşımıyla tasarlanan programda gençlerin yalnızca iklim krizine ilişkin bilgi edinmeleri değil, bu bilgiyi teknolojiyle birleştirerek gerçek dünya problemlerine yönelik çözümler geliştirmeleri hedefleniyor. Program süresince katılımcılar; iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konusunda uzman eşliğinde webinarlar, yapay zekâ ve no-code geliştirme eğitimleri, proje geliştirme çalışmaları ve teknik mentorluk süreçleriyle desteklenecek.
Programın sonunda projeler, başlangıçtan itibaren katılımcılarla paylaşılan şeffaf ve önceden belirlenmiş kriterler doğrultusunda konu uzmanları tarafından değerlendirilecek. Seçilen projeler, Kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek COP31 kapsamında Siemens’in Yeşil Bölge alanında tanıtılacak. Gençler, politika yapıcılar, sektör liderleri ve farklı paydaşlardan oluşan bir izleyici kitlesine projelerini sunma fırsatı bulacak.
Gençler için teknoloji ve inovasyon deneyimi
Climathon kapsamında seçilecek ilk 20 katılımcı, Aralık ayında Siemens Türkiye İstanbul Kampüsü’nde düzenlenecek iki günlük Tech Career Days etkinliğine davet edilecek. Katılımcılar burada Siemens Kampüsü’nü ziyaret ederek teknoloji ve inovasyon alanında deneyim kazanırken, geliştirdikleri projeleri Siemens çalışanlarına sunacak.
Siemens Türkiye bu programla gençlerin yapay zeka becerilerini iklim çözümlerine dönüştürmelerini destekliyor. Gençlerin teknoloji alanındaki yetkinliklerini güçlendirirken iklim krizine yönelik yenilikçi çözümler geliştirmelerine katkı sağlamayı hedefliyor.
GENEL
Projelerin sürdürülebilirliğe katkısı, yatırımcıların yüzde 88’inin dikkatini çekiyor
Yayınlandı
12 saat önce-
Eylül 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik, akıllı bina teknolojileri ve küresel standartlara uyum, 2026’da yatırımcıların gayrimenkul tercihlerinde öne çıkan üç temel kriteri oluşturuyor. Avrupa’daki yatırımcıların yüzde 88’i projelerin sürdürülebilirliğe katkısını dikkate alırken, yüzde 72’si yeşil binaların daha yüksek kira getirdiğini belirtiyor. Bu projelerin daha yüksek satış fiyatına ulaştığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 63’e çıkıyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, enerji tüketimi, işletme maliyetleri, dijital altyapı ve gelecekteki regülasyonlara uyumun gayrimenkulün uzun vadeli değerini belirleyen temel kriterler arasına girdiğine dikkat çekerek “Enerji tüketimini azaltan, bakım ihtiyacını öngören, arızaları erken tespit eden ve bina performansını verilerle ortaya koyan sistemler önümüzdeki dönemde yatırımcı tercihlerinde daha da ağırlık kazanacak” dedi.
Gayrimenkul sektöründe proje değerini belirleyen faktörler gün geçtikçe değişiyor. Lokasyon, metrekare ve yapı kalitesi önemini korurken; enerji tüketimi, işletme maliyetleri, dijital altyapı, veri üretme kabiliyeti, iklim ve regülasyon riskleri yatırım kararlarında daha fazla ağırlık kazanıyor. Bu değişim, “iyi proje” tanımını da yeniden şekillendiriyor. Düşük enerji tüketen, performansı ölçülebilen, işletme maliyetlerini kontrol altında tutan, teknoloji altyapısı güncellenebilen ve gelecekte ihtiyaç duyulabilecek dönüşüm yatırımlarını azaltan projeler yatırımcı açısından daha güçlü bir konuma geliyor.
“Sürdürülebilirlik gayrimenkul değerini doğrudan etkileyen bir kriter haline geldi”
Sürdürülebilirlik performansının artık doğrudan yatırım kararlarının bir parçası haline geldiğini belirten Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, “2026’da yatırımcı kararlarında üç kriterin ağırlığının belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Bunların başında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik performansı geliyor. Bunu, binanın işletme verisini ölçebilen ve optimize edebilen dijital altyapı ile varlığın gelecekteki regülasyonlara, kullanıcı beklentilerine ve finansman koşullarına dayanıklılığı izliyor. CBRE’nin 2026 Avrupa Yatırımcı Niyetleri Araştırması’na göre yatırımcıların yüzde 88’i sürdürülebilirlik girişimlerini yatırım kararlarında dikkate alıyor. Yaklaşık dört yatırımcıdan biri ise sürdürülebilirlik performansı zayıf varlıklarda iskonto talep ediyor. Bu tablo, sürdürülebilirliğin gayrimenkulün değerlemesini doğrudan etkileyen bir kriter haline geldiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Araştırmalar yeşil binaların daha yüksek kira getirdiğini gösteriyor
Sürdürülebilirlik performansının kira ve satış değerlerine de yansıdığını ifade eden Öz, “RICS’in Avrupa araştırmasında katılımcıların yüzde 72’si yeşil binaların daha yüksek kira elde ettiğini, yüzde 63’ü ise daha yüksek satış fiyatlarına ulaşabildiğini belirtiyor. Enerji verimli yapılar işletme maliyetlerini düşürürken güçlü sürdürülebilirlik performansı kurumsal kiracı talebini, doluluk oranlarını ve kiralama performansını da destekleyebiliyor. Buna karşılık yüksek enerji tüketen ve ilerleyen yıllarda önemli yenileme yatırımlarına ihtiyaç duyacak varlıklarda değer kaybı riski oluşuyor” ifadelerini kullanıyor.
Yüzde 53, akıllı enerji teknolojileri için daha fazla prim ödemeye hazır
Dijitalleşme ve akıllı bina teknolojilerinin proje değerindeki etkisine de değinen Öz, “Bir binanın enerji, su, iklimlendirme, bakım, doluluk ve kullanıcı verilerini merkezi olarak izleyebilmesi, işletme performansının ölçülmesini ve yönetilmesini sağlıyor. CBRE’nin küresel ESG araştırmasına göre katılımcıların yüzde 53’ü enerji kullanımını izleyen ve ayarlayan akıllı teknolojiler için prim ödemeye istekli olduğunu belirtirken, yüzde 84’ü enerji tüketimini azaltan özelliklerin gayrimenkul kararlarında etkili olduğunu ifade ediyor. Avrupa’daki sürdürülebilirlik sertifikalı ofislerde yaklaşık yüzde 5,5 seviyesine ulaşan kira primleri de teknoloji, enerji performansı ve sertifikasyonun birlikte yarattığı değere işaret ediyor” diyor.
YeS-TR sertifikalı yapılarda yüzde 30 enerji tasarrufu hedefleniyor
Türkiye’de büyük ölçekli, uluslararası yatırımcıya ya da kurumsal kiracıya hitap eden projelerin küresel standartlara uyum konusunda güçlü bir teknik kapasiteye sahip olduğunu belirten Öz, “LEED ve BREEAM gibi uluslararası sertifikasyon sistemleri Türkiye’deki nitelikli projelerde uzun süredir uygulanıyor. Bunun yanında ulusal yeşil bina sistemi YeS-TR de enerji ve su verimliliğinden çevresel etkiye ve kullanıcı sağlığına kadar geniş bir çerçeve sunuyor. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın YeS-TR / YeS-INT çalışmaları kapsamında, sertifikalı yapılarda yaklaşık yüzde 30 enerji, yüzde 40 su tasarrufu ve yüzde 35 karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde, bu kriterler projeye son aşamada eklenen özellikler olmaktan çıkıp, fizibilite ve konsept tasarım aşamasında dahil edilecek. Bu da yatırım kararlarında çok daha ciddi bir fark yaratacaktır” değerlendirmesinde bulunuyor.
Son Yazılar
- Aksa Jeneratör ve Hyundai’den 20 Yıllık Güçlü Ortaklık Eylül 16, 2026
- Siemens Türkiye, gençleri iklim kriziyle mücadele çözümlerini COP31’de sergilemeye davet ediyor Eylül 16, 2026
- Projelerin sürdürülebilirliğe katkısı, yatırımcıların yüzde 88’inin dikkatini çekiyor Eylül 16, 2026
- Mitsubishi Electric’ten Yaşam Alanlarının Mimarisine Uyum Sağlayan İklimlendirme Teknolojileri Eylül 16, 2026
- Şişecam’ın Global Genç Yetenek Programı ‘Together’ için Başvurular 21 Eylül’de Başlıyor Eylül 16, 2026
- Üçay Mühendislik, ÜÇAY 360 Franchise Sistemiyle Büyüme Modelini Yeniliyor Eylül 16, 2026
- Wilo Türkiye’den Üretim ve Test Altyapısına 2 Milyon Euro Yatırım Eylül 16, 2026
- Form Şirketler Grubu, Enerji Verimliliği ve Karbon Azaltımında Isı Pompalarının Rolüne Dikkat Çekiyor Eylül 16, 2026
- Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Dönüşümüne 10 Milyar TL ile Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Finansman Desteği Eylül 16, 2026
- ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan: “Yalıtım, sürdürülebilir yapılaşmanın temel unsurlarından biri” Eylül 15, 2026
- Volvo Trucks’ın Elektrikli Kamyonları “2027 Uluslararası Yılın Kamyonu” (IToY) Ödülünü Kazandı Eylül 15, 2026
- KALESERAMİK, ÇANAKKALE’DE ÖZ KORKMAZ İLE YENİ SATIŞ NOKTASINI AÇTI Eylül 15, 2026
- Volvo Trucks, IAA 2026’da Yeni Teknolojileri İle Taşımacılığın Geleceğine Yön Veriyor Eylül 15, 2026
- Bakırcı Zenit Topkapı güven ve konforu İstanbul’un merkezinde buluşturuyor Eylül 14, 2026
- Baymak’ın LEED Gold Sertifikası Yenilendi Eylül 14, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak












