Form Şirketler Grubu,  Enerji Verimliliği ve Karbon Azaltımında  Isı Pompalarının Rolüne Dikkat Çekiyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Form Şirketler Grubu,  Enerji Verimliliği ve Karbon Azaltımında  Isı Pompalarının Rolüne Dikkat Çekiyor

Yayınlandı

-

 
Enerji maliyetleri ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefler, binalardan sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji kullanımının yeniden değerlendirilmesini gerekli kılıyor. Bu değişim, ısıtma ve soğutma sistemlerinde daha yüksek verimlilik sağlayan, fosil yakıt kullanımını azaltan ve uzun vadeli işletme maliyetlerini gözeten teknolojilere yönelimi hızlandırıyor. 

 

İklimlendirme sektöründe 60 yılı aşkın mühendislik birikimiyle faaliyet gösteren Form Şirketler Grubu, farklı yapıların kullanım amacı, enerji ihtiyacı ve çalışma koşullarını birlikte değerlendirerek ısı pompası teknolojilerini konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar farklı uygulama alanlarında ele alıyor. Çevrede bulunan enerjiyi elektrik enerjisi yardımıyla kullanılabilir ısıya dönüştüren ısı pompaları, enerji verimliliği ve düşük karbonlu ısıtma açısından öne çıkıyor.

 

Karbon Azaltım Hedefleri Sanayi ve Ticari Yapılarda Sistem Seçimlerini Dönüştürüyor

 

Avrupa Birliği’nin 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 55 azaltma ve 2050’de karbon nötr olma hedefi ile Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi, enerji tüketiminin azaltılması ve fosil yakıt kullanımının düşürülmesini iklimlendirme sektörünün de gündemine taşıyor. Karbon nötr yaklaşım emisyonların azaltılması ve kalan emisyonların dengelenmesini ifade ederken, net sıfır hedefi emisyonların mümkün olduğunca azaltılmasını esas alıyor. Sanayi ve ticari yapılarda bu hedefler, yüksek enerji tüketimine sahip sistemlerin daha verimli çalışmasının yanı sıra mevcut enerjinin geri kazanılarak yeniden kullanılmasını da önemli hale getiriyor.

 

Form Grup bünyesinde yer alan Form Endüstri Ürünleri, hava, su ve toprak kaynaklı ısı pompası uygulamalarında uzun yıllara dayanan deneyimi ve otel, ticari yapılar ile endüstri tesisleri gibi farklı sektörlerde hayata geçirdiği çok sayıda referans projeyle güçlü bir uygulama deneyimine sahip. Bu deneyim, farklı ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarına yönelik çözümlerde de kendini gösteriyor. Proses ısıtma ve soğutma, atık ısı geri kazanımı ve aynı anda ısıtma-soğutma ihtiyacı bulunan uygulamalarda kullanılan sistemler, enerjinin farklı ihtiyaçlar arasında daha verimli değerlendirilmesine imkân tanıyor. Özellikle su kaynaklı ısı pompaları, büyük ölçekli projelerde yıl boyunca daha stabil kaynak koşullarından yararlanırken, aynı anda sıcak ve soğuk su üretilebilen sistemlerde ısı geri kazanımı yüzde 100’e kadar ulaşabiliyor.

 

Form Endüstri Ürünleri’nin ısı pompası çözümlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Ticari ve endüstriyel yapılarda ısı pompası sisteminin seçiminde, yapının enerji ihtiyacı, mevcut kaynaklar, sürdürebilirlik, kullanım amacı ve çalışma koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Hava, su ve toprak kaynaklı sistemler, farklı uygulama ihtiyaçlarına göre projelendirilebildikleri için geniş bir kullanım alanı sunuyor. Özellikle proses ısıtma ve soğutma, atık ısı geri kazanımı ve eş zamanlı ısıtma-soğutma ihtiyacının bulunduğu uygulamalarda, mevcut enerjinin yeniden kullanılması önemli avantajlar sağlıyor. Su kaynaklı sistemlerde ise kaynak sıcaklığının yıl boyunca daha stabil olması, büyük ölçekli projelerde yüksek verimli çözümler geliştirilmesine olanak tanıyor. Böylece ısı pompaları yalnızca ısıtma ve soğutma ihtiyacını karşılayan sistemler olmaktan çıkarak, enerjinin daha verimli kullanılmasını ve sistem içinde yeniden değerlendirilmesini sağlayan çözümler sunuyor.” dedi.

 

Konutlarda Isıtma, Soğutma ve Sıcak Su İhtiyacı Tek Sistemle Yönetiliyor

 

Mitsubishi Heavy Industries Klima Sistemleri’nin konut tipi ısı pompaları, dış ortam havasında bulunan enerjiden yararlanarak ısıtma ihtiyacını karşılarken çalışma yönünün değiştirilmesiyle soğutma ve sıcak su ihtiyacına da yanıt verebiliyor. Uygun koşullarda 1 birim elektrik enerjisiyle 5 kata kadar ısı enerjisi elde edilebilmesi, çevrede bulunan enerjinin ısıtma amacıyla değerlendirilmesinin verimlilik potansiyelini ortaya koyuyor.

 

Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte düşük karbonlu ısıtma açısından daha güçlü bir potansiyel ortaya çıkarken, Türkiye’de konut tipi ısı pompası pazarında 2025 yılında görülen yüzde 50-55’lik büyüme, bu teknolojilere yönelik ilginin de güçlendiğini gösteriyor.

Mitsubishi Heavy Industries Klima Sistemleri’nin konut tipi çözümlerini değerlendiren Form MHI Klima Sistemleri Ürün Müdürü Berkan Bayrak, “Konutlarda ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacının tek bir sistem üzerinden yönetilebilmesi, ısı pompalarını enerji kullanımının daha verimli planlanması açısından önemli bir seçenek haline getiriyor. Dış ortam havasındaki enerjiden yararlanarak çalışan sistemler, uygun koşullarda tüketilen elektrik enerjisinin üzerinde bir ısı enerjisi çıktısı sağlayabiliyor. Bu özellik, enerji maliyetlerinin ve karbon emisyonlarının azaltılmasının önem kazandığı bir dönemde konutların ısıtma, soğutma ve kullanım suyu ihtiyaçlarına bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bu sistemlerin düşük karbonlu ısıtma açısından sunduğu potansiyelin daha da güçlenmesini bekliyoruz.” dedi.

 

Isı pompalarının farklı yapı tiplerinde yaygınlaşmasıyla birlikte sistem seçiminde yalnızca kapasite ihtiyacının karşılanması yerine, enerji kaynağının niteliği, kullanım alanı, işletme koşulları ve uzun vadeli maliyetlerin birlikte değerlendirilmesi önem kazanıyor. Form Şirketler Grubu da farklı uygulama ihtiyaçlarına yanıt verebilen çözümleri geliştirirken enerji verimliliği, düşük karbonlu teknolojiler ve ekonomik sürdürülebilirliği ürün geliştirme yaklaşımının temel unsurları arasında değerlendiriyor.

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Şişecam’ın Global Genç Yetenek Programı ‘Together’  için Başvurular 21 Eylül’de Başlıyor

Yayınlandı

-

 
 
Şişecam’ın genç yeteneklere global alanda deneyim kazanma ve kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapma fırsatı sunduğu Global Genç Yetenek Programı Together’ın 10. dönem başvuruları 21 Eylül – 18 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Üniversitelerin son sınıfında öğrenim gören öğrenciler ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri, program kapsamında gerçek projelerde görev alma ve Şişecam’ın global çalışma kültürünü deneyimleme fırsatı yakalayacak.

 

 
Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam, faaliyet gösterdiği bölgelerde kalkınmaya destek olmak, genç yetenekleri iş dünyasına kazandırmak ve geleceğin yetkinliklerine sahip profesyonellerin gelişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Global Genç Yetenek Programı Together’ın 10. dönem başvurularını almaya hazırlanıyor. Üniversitelerin son sınıfında öğrenim gören öğrenciler ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri, 21 Eylül – 18 Ekim 2026 tarihleri arasında programa başvurularını gerçekleştirebilecek.

 

Şişecam’ın genç yeteneklere uzun dönemli staj deneyimi sunan Together programında adaylar; değerlendirme süreçlerinin ardından Şişecam Genel Merkezi, üretim tesisleri ve Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’ndeki farklı projelerde görev alma fırsatı yakalayacak. Program süresince part-time çalışma deneyiminin yanı sıra eğitim ve gelişim olanaklarından yararlanacak genç yetenekler, global bir şirketin iş yapış biçimini yakından deneyimleyerek profesyonel hayata hazırlanacak.
 
 
Genç Yetenekler, Şişecam’ın Global Dünyasına Together ile Katılıyor
 
İlk kez 2017 yılında hayata geçirilen Global Genç Yetenek Programı Together, geçen yıllar içinde Şişecam’ın genç yetenek kazanımında önemli programlarından biri haline geldi. Program kapsamında gençler, üniversiteden iş hayatına geçiş sürecinde Şişecam profesyonellerinin deneyimlerinden yararlanırken, farklı fonksiyonlarda gerçek iş deneyimi kazanma fırsatı buluyor.

 

Together ile genç yetenekler; Genel Müdürlük birimleri, üretim tesisleri ve Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’nde görev alabiliyor. Programın global yapısı sayesinde katılımcılar, Şişecam’ın faaliyet gösterdiği farklı ülkelerdeki çalışma ortamlarını ve global iş kültürünü tanıma fırsatı da elde edebiliyor. Şişecam’ın güncel kariyer yaklaşımında Together, genç yeteneklerin hem bilgi ve deneyimlerini geliştirmelerini hem de kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapmalarını destekleyen uzun dönemli staj programı olarak konumlanıyor. Program kapsamında bugüne kadar 1611 genç yetenekten 608’i stajları sonrasında profesyonel iş yaşamlarına Şişecam’da devam etti.

 

Global Genç Yetenek Programı Together’a başvurular, 21 Eylül – 18 Ekim 2026 tarihleri arasında Şişecam’ın kariyer kanalları üzerinden gerçekleştirilecek.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Üçay Mühendislik, ÜÇAY 360 Franchise Sistemiyle Büyüme Modelini Yeniliyor

Yayınlandı

-

Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Üçay Mühendislik; enerji, e-mobilite ve iklimlendirme alanlarındaki faaliyetlerini ÜÇAY 360 Franchise Sistemi ile yeni bir yapıya taşıyor. Şirket, mevcut şubelerinde yürütülen faaliyetleri, franchise iş ortaklarına devretmenin yanı sıra yeni franchise noktaları oluşturarak operasyonel verimliliğini artırmayı, sürdürülebilir kârlılığını güçlendirmeyi ve iş hacmini genişletmeyi hedefliyor.

 

Sistem kapsamında Adapazarı, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Gaziantep, Giresun, Isparta, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Muğla, Ordu, Samsun, Tekirdağ, Trabzon ve Yalova’da faaliyet gösteren toplam 11 kuruluşla franchise sözleşmesi imzalandı. Böylece ÜÇAY 360 hizmet ağının geniş bir coğrafyada hayata geçirilmesi yönünde önemli bir adım atıldı.

Enerji, e-mobilite ve iklimlendirme sektörlerinde faaliyet gösteren Üçay Mühendislik, halka arzın ardından büyüme stratejisinde yeni bir adım atarak ÜÇAY 360 Franchise Sistemi’ni hayata geçirdi. Yeni modelle birlikte şirket, merkezî kurumsal altyapısını franchise iş ortaklarının yerel gücüyle birleştirerek daha ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir büyüme yapısı oluşturmayı hedefliyor.

Franchise sisteminin şirketin mevcut operasyonel gücünü daha verimli ve ölçeklenebilir bir yapıya taşıyacağını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, şunları söyledi: 

“Üçay Mühendislik için yeni bir büyüme döneminin kapısını araladık”

“Halka arzla birlikte Üçay Mühendislik için yeni bir büyüme döneminin kapısını araladık. Şimdi ise bu büyümeyi daha ölçeklenebilir, verimli ve sürdürülebilir bir iş modeliyle desteklemek istiyoruz. 

ÜÇAY 360, sahip olduğumuz marka gücünü, teknik bilgi birikimimizi, tedarik ve satın alma kabiliyetimizi ve dijital altyapımızı, girişimci iş ortaklarımızın yerel gücüyle bir araya getiren bütünleşik bir iş modelidir.  Amacımız yalnızca hizmet noktalarımızın sayısını artırmak değil; ÜÇAY markasının temsil edildiği her noktada aynı kaliteyi, müşteri deneyimini ve teknik yetkinliği sürdürülebilir şekilde sunabilmek.”

Mevcut şubeler yeni modelin ilk halkasını oluşturacak

İlk aşamada Üçay Mühendislik’in şubeleri aracılığıyla sunduğu enerji, e-mobilite ve iklimlendirme hizmetleri, franchise modeli altında faaliyet gösterecek iş ortaklarına devredilecek. Mevcut ÜÇAY şubeleri ise franchise sisteminin denetimine odaklanacak ve franchise iş ortaklarının yürüteceği görece büyük ölçekli projelere teknik destek sunacak. 

Daha geniş bir coğrafyada büyüme hedefleniyor 

İkinci aşamada ise yeni franchise noktalarının sisteme dahil edilmesiyle birlikte ÜÇAY 360 hizmet ağının daha geniş bir coğrafyaya yayılması hedefleniyor.

ÜÇAY 360 kapsamında ilk franchise yapılanmalarının hayata geçirildiğini belirten Turan Şakacı, sözlerine şöyle devam etti: 

20 şehirde 11 kuruluşla franchise sözleşmesi imzaladı

“ÜÇAY 360 franchise sistemi kapsamında Adapazarı, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Gaziantep, Giresun, Isparta, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Muğla, Ordu, Samsun, Tekirdağ, Trabzon ve Yalova’da faaliyet gösteren toplam 11 kuruluşla franchise sözleşmesi imzaladık. Bu anlaşmalarla birlikte ÜÇAY 360’ın sahadaki ilk yapılanmasını hayata geçirmiş olduk. Önümüzdeki dönemde yeni franchise iş ortaklarımızı sisteme dahil ederek hizmet ağımızı daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedefliyoruz.”

Enerji, iklimlendirme ve e-mobilite tek çatı altında

ÜÇAY 360’ın merkezinde, müşterilere yalnızca ürün satışı gerçekleştiren bir mağaza yapılanmasından ziyade, farklı ihtiyaçlara yönelik bütünleşik çözümler sunan hizmet noktaları oluşturma hedefi bulunuyor. 

Sistem kapsamında; iklimlendirme sistemleri, klima ve VRF çözümleri, ısı pompası sistemleri, ısıtma ve kombi ürünleri, yenilenebilir enerji sistemleri, enerji depolama çözümleri, küçük hacimli güneş enerjisi sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları, elektrikli araç şarj sistemleri ve altyapısı ile küçük hacimli mekanik tesisat ve bağlantılı teknik çözümler sunulacak. Satış sonrası hizmet ve teknik destek süreçleri de ÜÇAY 360 yapısının önemli bileşenleri arasında yer alıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Wilo Türkiye’den Üretim ve Test Altyapısına 2 Milyon Euro Yatırım

Yayınlandı

-

Su teknolojileri sektöründe 150 yılı aşkın deneyime sahip Wilo, Türkiye’deki üretim ve mühendislik yatırımlarına yeni bir adım ekledi. Wilo Türkiye’nin üretim, lokalizasyon, test ve depolama alanlarında son 1 yıldır kadar gerçekleştirdiği toplam 2 milyon Euro tutarındaki yatırım programının önemli parçalarından biri olan yeni Test Merkezi, faaliyetlerine başladı. Yeni merkezle birlikte pompaların performans ve fonksiyon testlerinin Türkiye tesisinde gerçekleştirilmesi, kalite güvence süreçlerinin güçlendirilmesi ve tesisin bölgesel üretim merkezi rolünün geliştirilmesi hedefleniyor.

Wilo Türkiye, üretim ve mühendislik kabiliyetlerini geliştirmeye yönelik yatırımlarıyla Türkiye tesisinin Wilo Grubu içerisindeki stratejik konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Eylül 2026’da devreye alınan yeni Test Merkezi ve üretim hatları, üretimden kalite kontrol süreçlerine uzanan teknik altyapının önemli bir parçası olarak faaliyet göstermeye başladı.

İleri test altyapısıyla hayata geçirilen merkezde, Türkiye’de üretilen pompaların performans ve fonksiyon testleri gerçekleştirilecek. Ayrıca yeni üretim hatlarında üretilen ürünlerle hem Türkiye satışlarının hem de ihracat potansiyelinin artması hedefleniyor. Böylece üretim ve test süreçlerinin geniş bir bölümü Türkiye tesisinde yönetilirken ürün geliştirme, mühendislik ve kalite güvence süreçlerinde daha çevik bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.

“Türkiye’deki Üretim ve Mühendislik Yetkinliğimizi Güçlendiriyoruz”

Türkiye’nin Wilo Grubu içerisindeki stratejik önemine dikkat çeken Wilo Türkiye Genel Müdürü Duygu Erdem, yeni Test Merkezi’nin şirketin uzun vadeli büyüme yaklaşımında önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Türkiye, Wilo Grubu içerisinde üretim, mühendislik ve ihracat açısından stratejik bir konuma sahip. Lokalizasyon çalışmalarımızı üretim altyapımız ve test yetkinliklerimizle birlikte ele alıyoruz. Yeni Test Merkezimiz de bu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturuyor. Üretimden teste uzanan süreçlerin Türkiye’de yönetilmesiyle müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebiliyor, teknik yetkinliklerimizi geliştiriyor ve ihracat potansiyelimizi artırıyoruz. Bugüne kadar üretim, lokalizasyon, test ve depolama alanlarında geçtiğimiz yıl toplam 2 milyon Euro yatırım gerçekleştirdik. 2027 yılında hayata geçirmeyi planladığımız yeni yatırımlarla üretim ve ihracat kapasitemizi daha ileri taşımayı hedefliyoruz.”

 

Üretimden Teste Entegre Yapı Güçleniyor

Wilo Türkiye’nin son dönemde kapsamını genişlettiği lokalizasyon çalışmaları doğrultusunda tesisin üretim altyapısı ve teknik yetkinlikleri de geliştiriliyor. Yangın pompalarından atık su sistemlerine, norm tip pompalardan hidrofor paketlerine uzanan geniş bir ürün grubu Wilo’nun global üretim ve kalite standartları doğrultusunda Türkiye’de üretiliyor.

Yeni Test Merkezi ile üretim, test ve kalite güvence süreçlerinin aynı tesiste daha entegre şekilde yönetilmesi amaçlanıyor. Bu yapının müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verilmesine, tedarik süreçlerinin daha çevik yönetilmesine ve Türkiye tesisinin ihracat kabiliyetinin artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Türkiye’nin Bölgesel Üretim Merkezi Rolü Gelişiyor

Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika pazarlarına yakınlığıyla Wilo Grubu’nun üretim ve tedarik zincirinde stratejik bir konumda bulunan Türkiye, gerçekleştirilen yatırımlarla bölgesel üretim ve ihracat merkezi rolünü güçlendiriyor.

Wilo Türkiye, 2027 yılında planlanan yeni yatırımlarla üretim kapasitesini ve ihracat hacmini artırmayı hedeflerken, uzun vadeli büyüme planları kapsamında Türkiye tesisinin üretim, test ve mühendislik yetkinliklerinin yanı sıra bölgesel lojistik merkezi konumunu da geliştirmeyi planlıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye