GENEL
ODE Yalıtım, Dijital Dönüşümle Üretimde Verimliliği ve Rekabet Gücünü Artırıyor
Yayınlandı
7 gün önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Ozan Turan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
40 yılı aşkın deneyimi, sekiz modern üretim tesisi ve 4 binden fazla ürün çeşidiyle yalıtım sektöründe faaliyet gösteren ODE Yalıtım, dijitalleşmeyi stratejik bir dönüşüm aracı olarak konumlandırıyor.
Öncelikle, firmanızı ve faaliyet alanlarınızı kısaca tanıtabilir misiniz? 2026 yılının ilk yarısı özelinde sektörün mevcut görünümünü ve sektördeki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
1985 yılında kurulan ve 1988 yılında yalıtım sektörüne odaklanma kararı alan ODE Yalıtım olarak, 1990 yılında ithalatçı, 1996 yılında ise üretici kimliği kazandık. 40 yılı aşkın süredir yalıtım sektöründe fark yaratmak, enerji verimliliği sağlayarak daha konforlu, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları inşa etmek hedefiyle çalışıyoruz. Yapı yalıtımı ve teknik yalıtım olmak üzere iki ana kategoride üretim yapıyoruz. Eskişehir ve Çorlu’da sekiz modern üretim tesisimiz bulunuyor; 4 binden fazla ürün çeşidimiz mevcut. Yapı yalıtımı alanında geliştirdiğimiz ürünlerle bir binanın temelinden çatısına kadar farklı detaylarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımı çözümleri üretiyoruz. Binaların tesisat yalıtımı, sanayi ve endüstriyel tesislerin yalıtımını kapsayan teknik yalıtımda ise kauçuk köpüğü, cam yünü ve taş yünü olmak üzere üç ürün grubunu da üreten ilk firmayız. Eskişehir’de kurduğumuz ileri teknolojiye sahip elastomerik kauçuk köpüğü üretim tesisimizle, Çin ve Almanya arasındaki coğrafyada teknik yalıtımda en büyük üretici konumuna geldik. Bugün Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi olarak, ürünlerimizi altı kıtada 80’in üzerinde ülkeye ulaştırıyor, dünya çapında enerji tasarrufuna katkı sağlıyoruz.
Dijitalleşme rekabet koşullarınızı nasıl değiştirdi? Veri yönetimi ve gerçek zamanlı analiz, karar alma süreçlerinizde nasıl bir rol oynuyor? Son dönemde üretim tesislerinizde hayata geçirdiğiniz otomasyon, akıllı üretim veya Endüstri 4.0 uygulamalarından öne çıkan örnekleri paylaşabilir misiniz?
Dijitalleşmeyi ODE Yalıtım’da yalnızca teknolojik bir yatırım değil, rekabet gücümüzü artıran stratejik bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. Günümüzde hızlı karar alabilmek, veriye dayalı yönetim anlayışını benimsemekten geçiyor. Bu doğrultuda üretim tesislerimizde MES, SCADA ve ERP sistemlerini entegre ederek sahadan merkeze gerçek zamanlı veri akışı sağlıyor, operasyonlarımızı anlık olarak izleyip daha hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. RPA, Bayi Portalı, CRM, ODE IQ ve Power BI gibi dijital uygulamalarla da süreçlerimizi daha verimli ve çevik hale getiriyoruz. Ayrıca veri yönetimi altyapımızı da önemli ölçüde güçlendirdik. ERP, üretim, kalite, satış ve finans sistemlerinden gelen verileri ortak bir analitik platformda bir araya getirerek karar alma süreçlerini hızlandırıyoruz.
Geliştirdiğimiz yeni nesil raporlama altyapısı sayesinde yöneticiler gerçek zamanlı KPI’lara erişebiliyor, operasyonel kararlar veri odaklı şekilde alınabiliyor. Önümüzdeki dönemde bu altyapıyı yapay zekâ destekli analitik uygulamalarla daha ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz.
Son dönemde hayata geçirdiğimiz en önemli yatırımlardan biri, 2025–2026 dönemini kapsayan 25 milyon dolarlık yatırım planımız kapsamında Çorlu’daki cam yünü tesisimizde gerçekleştirdiğimiz kapsamlı modernizasyon oldu. Fırın sistemini tamamen yenilerken üretim altyapısını ve otomasyon sistemlerini uçtan uca güncelledik. Bu yatırımla üretim kapasitesi ve verimliliğimizi artırırken, enerji tüketimini azaltan ve fire oranlarını düşüren önemli iyileştirmeler sağladık. Ayrıca laboratuvarımızı modern bir altyapıya kavuşturarak Ar-Ge ve kalite süreçlerimizi ölçülebilir ve izlenebilir hale getirdik. Dijitalleşme, otomasyon ve Ar-Ge yatırımlarını birlikte ele alan bu yaklaşım sayesinde hem iç pazarda hem de ihracatta daha yüksek verimlilik ve sürdürülebilir büyüme sağlıyoruz.
BIM, dijital ikiz, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) veya nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojiler ürün geliştirme ya da proje süreçlerinizde nasıl yer buluyor? Yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki yıllarda yapı malzemeleri ve inşaat sektöründe hangi alanlarda yaygınlaşacağını öngörüyorsunuz?
Bugün BIM, IoT ve benzeri dijital teknolojiler proje yönetimi ve üretim süreçlerinde giderek daha fazla yer bulurken, önümüzdeki dönemde bu ekosistemin yapay zekâ ile daha güçlü hale geleceğini düşünüyoruz. ODE Yalıtım olarak bu dönüşümü yakından takip ediyor, ürünlerimizin dijital yapı ekosistemine entegre olmasını stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.
Özellikle BIM tabanlı projelerde, yalıtım ürünlerine ait BIM modellerinin hazır ve erişilebilir olması; doğru ürün seçimi, disiplinler arası koordinasyon ve proje süreçlerinin daha verimli yönetilmesi açısından büyük önem taşıyor. Ürünlerin teknik performans, çevresel verileri ve sertifikasyonlarının BIM objeleri üzerinden proje paydaşlarına sunulması, tasarım süreçlerini hızlandırırken uygulama hatalarının da azaltılmasına katkı sağlıyor. Bu doğrultuda ODE Yalıtım olarak bugün 100’ün üzerinde akıllı BIM ürün objesi ile tasarımcıların ve proje ekiplerinin dijital süreçlerini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde ise BIM kütüphanemizi hem ürün çeşitliliği hem de modelleme detay seviyesi açısından daha da geliştirerek, dijital proje ekosistemine daha fazla değer katmayı hedefliyoruz.
Yapay zekânın önümüzdeki yıllarda yapı malzemeleri ve inşaat sektöründe en çok tasarım, üretim, kalite kontrol ve sürdürülebilirlik alanlarında yaygınlaşacağını düşünüyorum.
Özellikle bina verilerini analiz ederek projeye en uygun yalıtım çözümlerini belirlemesi, üretim süreçlerinde kaliteyi artırırken enerji tüketimini ve fire oranlarını azaltması sektör için önemli kazanımlar sağlayacak. Bunun yanı sıra karbon ayak izi hesaplamaları ve çevresel regülasyonlara uyum süreçlerinde de yapay zekâ, daha hızlı ve veriye dayalı karar alınmasını mümkün kılacak. Bu nedenle yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir teknoloji değil, sektörün dönüşümünü destekleyen stratejik bir araç olarak görüyoruz. Ayrıca üretim, kalite, bakım ve satış süreçlerinde yapay zekâ destekli dijital asistanlar ve otonom karar destek sistemlerinin yaygınlaşacağını öngörüyoruz. Büyük dil modelleri (LLM), üretim verileriyle birlikte çalışarak yalnızca rapor sunan değil, öneriler geliştiren ve aksiyon alınmasını kolaylaştıran sistemlerin temelini oluşturacak.
Dijital gelişiminiz kapsamında, son dönemde pazara sunduğunuz yüksek teknolojiye sahip ürünleriniz ve hizmetleriniz ilgili bilgi alabilir miyiz? Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün çeşitliliğine sahipsiniz? Ürünlerinizin çalışma prensipleri ile müşterilerinize sunduğunuz avantajlar ve çevre dostu yönleri nelerdir?
Dijitalleşmeyi yalnızca üretim süreçlerimizde değil, müşterilerimize sunduğumuz çözümlerde de önceliklendiriyoruz. ODE Select dijital ürün seçim platformumuz sayesinde tasarımcılar ve uygulayıcılar, projelerine en uygun yalıtım çözümünü hızlı ve doğru şekilde belirleyebiliyor. Epiclub uygulayıcı ağımız ve bayi portalımız da teknik bilgiye erişimi kolaylaştırarak uygulama süreçlerinin daha verimli ilerlemesini destekliyor. Bunun yanında dijital bayi portalımızı sürekli geliştirerek sipariş, ödeme, kampanya ve satış süreçlerini tek platform üzerinden yönetilebilir hale getiriyoruz. Böylece hem yurt içi hem de uluslararası iş ortaklarımız için daha hızlı, şeffaf ve izlenebilir bir müşteri deneyimi sunuyoruz. Ürün portföyümüzde konut, ticari ve endüstriyel yapılara yönelik cam yünü, elastomerik kauçuk köpüğü, bitümlü membran ve XPS yalıtım çözümleri yer alıyor. Ar-Ge çalışmalarımızı Greentech Ar-Ge merkezimizde, faaliyet gösterdiğimiz pazarların ihtiyaçlarına göre şekillendiriyor; ciromuzun yüzde 3’ünü Ar-Ge ve dijitalleşmeye ayırıyoruz. Enerji verimliliğini artıran, uygulama kolaylığı sağlayan ve çevresel etkisi düşük ürünler geliştirmeye odaklanıyoruz.
Dijitalleşme vizyonumuzun önemli adımlarından biri de Çevresel Ürün Beyanlarımızı (EPD) tamamen dijital formata taşımamız oldu. Ürün gruplarımıza ait EPD’lerimizi dijital formatta yayımlayarak, çevresel performans verilerine hızlı, güvenilir ve kolay erişim sağlıyoruz. QR kod üzerinden erişilebilen bu yapı sayesinde mimarlar, mühendisler ve proje ekipleri ihtiyaç duydukları çevresel verilere tek bir platform üzerinden ulaşabiliyor.
Bu dönüşüm, yalnızca bilgiye erişimi kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Dijital Ürün Pasaportu (DPP) yaklaşımına uyum sürecimizi destekleyerek ürün verilerimizin dijital yapı ekosistemine entegrasyonunu güçlendiriyor. Sürdürülebilirlik ve dijitalleşmenin giderek iç içe geçtiği yeni dönemde, bu altyapının BIM tabanlı projeler ve yapay zekâ destekli analizler için de önemli bir veri kaynağı oluşturacağına inanıyoruz.
Sürdürülebilirlik hedeflerinize ulaşmada dijital teknolojiler nasıl bir katkı sağlıyor? Dijitalleşme, karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda; kaynak yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptığınızı öğrenebilir miyiz?
Dijital teknolojiler, sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmada en önemli araçlardan biri. Üretim tesislerimizde kullandığımız MES, SCADA ve ERP entegrasyonları sayesinde üretim süreçlerini gerçek zamanlı takip ediyor, enerji tüketimini, kaynak kullanımını ve verimliliği anlık olarak izleyebiliyoruz. Bu sayede hem enerji tüketimini optimize ediyor hem de fire oranlarını azaltarak kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyoruz.
Yenilenebilir enerji yatırımlarımız da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Çorlu ve Eskişehir tesislerimizde devreye aldığımız güneş enerji sistemleriyle elektrik tüketimimizin yaklaşık yüzde 50’sini yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyoruz. 2050 karbon nötr hedefimiz doğrultusunda dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarını birlikte ele alıyor, çevresel etkimizi ölçülebilir performans göstergeleriyle yönetiyoruz.
Son olarak, önümüzdeki 5 yıllık perspektifte dijital dönüşüm yatırımlarınızın odağında hangi teknolojiler yer alacak? Sektörün geleceğine ilişkin beklentilerinizi paylaşır mısınız?
Önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm yatırımlarımızın odağında Endüstri 4.0 uygulamaları, otomasyon sistemleri, veri analitiği ve yapay zekâ destekli çözümler yer alacak. ODE 5.1 vizyonumuz doğrultusunda üretim, Ar-Ge ve iş süreçlerimizi daha entegre ve veri odaklı bir yapıya taşımayı hedefliyoruz.
Teknoloji yatırımlarımızı, çalışanlarımızın dijital yetkinliklerini geliştirecek uygulamalarla birlikte ele alarak dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla sürdüreceğiz. Bunun yanında Ar-Ge yatırımlarımızı ve üretim altyapımızı dijital teknolojilerle destekleyerek hem operasyonel mükemmeliyetimizi hem de uluslararası rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.
Sektörün geleceğinde dijitalleşme, enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğin birbirinden ayrılmaz başlıklar olacağını düşünüyoruz. Veriye dayalı üretim, düşük karbonlu üretim süreçleri ve akıllı yalıtım çözümleri, önümüzdeki yıllarda sektörün rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak. Bulut tabanlı veri platformları, dijital ikiz uygulamaları, yapay zekâ ajanları (AI Agents), kestirimci analitik ve otonom karar destek sistemleri önümüzdeki dönemin temel yatırım alanları olacak. Amacımız yalnızca süreçleri dijitalleştirmek değil; üretimden satışa kadar tüm değer zincirinde veriyi stratejik bir varlık olarak kullanarak daha çevik, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir işletme modeli oluşturmak.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi
Yayınlandı
3 dakika önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.
İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.
Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.
Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku
Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.
Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.
CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.
GENEL
Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor
Yayınlandı
10 dakika önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:
Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti
Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.
Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.
Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor
İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:
“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”
Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı
Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.
Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.
Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.
GENEL
Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor
Yayınlandı
46 dakika önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Son Yazılar
- CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi Ağustos 17, 2026
- Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor Ağustos 17, 2026
- Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor Ağustos 17, 2026
- DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi Ağustos 17, 2026
- Habib Makina ve Alman BDS’den Çelik İşleme Sanayisine Özel Delme Teknolojileri Ağustos 17, 2026
- Wilo, EcoVadis’te Rekor Skora Ulaştı Ağustos 14, 2026
- Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyor Ağustos 14, 2026
- İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİN 27. YILINDA AÇIKLAMA Ağustos 14, 2026
- Panasonic’in Türkiye’deki ilk showroom’u Antalya’da açıldı Ağustos 14, 2026
- Mitsubishi Electric, M70 ve M700 NC Üniteleri İçin Türkiye’de Yenileme Hizmeti Sunmaya Başladı Ağustos 14, 2026
- Herpa Maden, 2 Adet Komatsu PC700 ile Filosunu Gençleştirdi Ağustos 14, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın net operasyonel geliri yüzde 25 artarak 116 milyon Euro’ya ulaştı Ağustos 14, 2026
- Büyüme odağını stratejik alanlara çeviren Sabancı’dan ilk yarıda güçlü performans Ağustos 14, 2026
- Kimpur, Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor Ağustos 14, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği İçin Güvenilir Su Kaynağı Şart Ağustos 13, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak













