Masdaf ve Allianz Teknik’ten yangın güvenliği farkındalığı  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Masdaf ve Allianz Teknik’ten yangın güvenliği farkındalığı 

Yayınlandı

-

 

 

Akışkan teknolojileri sektörünün öncü markası Masdaf ile Türkiye’nin ilk Akredite Deprem & Yangın Test ve Eğitim Merkezi Allianz Teknik, yangın güvenliği farkındalığını artırmak amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden birinin yangın pompaları olduğuna dikkat çeken Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, yangın pompa sistemlerinin düzenli bakımının ve periyodik kontrollerinin hayati önemini vurguladı.  

1977 yılında yüzde 100 yerli sermayeyle kurulan, Türkiye’nin akışkan teknolojileri sektöründeki lider firması Masdaf ile Türkiye’nin İlk Akredite Deprem & Yangın Test ve Eğitim Merkezi Allianz Teknik ev sahipliğinde 30 Nisan Çarşamba günü gerçekleştirilen etkinlikte, yangın pompalarının güvenli bina altyapılarındaki kritik rolü, sigorta sektörüne etkileri ve inşaat sektöründeki uygulamaları detaylı şekilde ele alındı.

Masdaf CEO’su Erhan Özdemir’in açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, “Yangın Güvenliği Farkındalığı İçin Ne Yapmalıyız?” paneli düzenlendi. Moderatörlüğünü Masdaf Pazarlama Müdürü Nihan Göksal’ın üstlendiği panelde, Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, Türkiye İMSAD Yapısal Yangın Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı İlker İbik ve Masdaf Bina Teknolojileri ve Yangın Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi Baba konuşmacı olarak yer aldı. 

“Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden biri yangın pompaları”

Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, yaptığı konuşmada yangın pompa sistemlerinin düzenli bakımı ve periyodik kontrollerinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yangınlar, günümüzde can ve mal kaybına yol açan en ciddi tehditlerin başında geliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiye Dairesi Başkanlığı verilerine göre, 2024 yılında İstanbul’da toplam 24 bin 948 yangın meydana geldi. Bu veriler bize yaklaşık 20 dakikada bir yangın çıktığını gösteriyor.  Bu yangınların 6 bin 47’si ev, 2 bin 604’ü depo, iş yeri, büro ve ticari amaçlı yapılarda oldu. Ne yazık ki yangınlarda yaralanmalar ve can kayıpları da yaşandı. Bu nedenle yangın anında yeterli su basıncını sağlayarak etkili bir söndürme süreci yürütebilmek, hayati önem taşıyor. Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden biri olan yangın pompaları, bu noktada devreye girerek müdahale süresini kısaltıyor ve olası zararları en aza indiriyor. Endüstriyel tesislerden hastanelere, alışveriş merkezlerinden konut projelerine kadar pek çok yapıda kullanılan bu sistemler, yangın anında suyun doğru ve yeterli basınçla dağıtımını sağlamak için tasarlanıyor. Ancak bu sistemlerin güvenilir şekilde çalışabilmesi için belirli aralıklarla test edilmesi, mekanik ve elektriksel bakımlarının düzenli olarak yapılması gerekiyor. Unutmamak gerekir ki bakımı ihmal edilen bir yangın pompası, ihtiyaç anında devreye giremeyebilir ve hayati bir görevi yerine getiremeyebilir” dedi.

“Başarılı risk yönetiminin anahtarı: Risklerin farkında olmak ve etkili önlem almak!”

Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen “Yangın güvenliği farkındalığı için ne yapmalıyız?” panelinde görüşlerini bildiren Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, “Yangın, işletmelerin ve yapıların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı risklerden biridir. Ancak bu riski yönetirken dikkat edilmesi gereken, doğal afetlerin aksine alınacak etkili önlemler sayesinde hem olasılığın hem de etkisinin büyük ölçüde azaltılabilir olmasıdır. Doğru malzeme seçimi, genel ve proses kaynaklı risklerin farkında olunması, düzenli bakım, otomatik söndürme sistemleri ve etkili bir yangın algılama altyapısı sayesinde, olası bir yangının hem çıkışı hem de yayılması engellenebilir. Bu noktada risk yönetimi sadece sigortalanabilirlik açısından değil, insan hayatı ve işletmelerin iş sürekliliği açısından da kritik bir rol üstlenir. Günümüzde risk, belirsizlikle başa çıkmanın ve doğru kararlarla olası zararları en aza indirmenin bir yoludur. Artık yalnızca kayıplardan kaçınmak için değil, aynı zamanda güvenli ve sürdürülebilir sistemler kurmak için de yönetilmesi gereken bir kavram olarak ele alınıyor. Bu nedenle yangın riskine karşı alınacak her önlem, yalnızca bir güvenlik yatırımı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir sürdürülebilirlik stratejisinin önemli bir parçasıdır” şeklinde konuştu.

“Yangın güvenliği bir süreçtir, sadece şartname değil”

Gerçekleştirilen panelde söz olan Türkiye İMSAD Yapısal Yangın Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı İlker İbik, şunları dile getirdi: “Yangın güvenliği, yalnızca yapı ruhsatı sürecine sıkışmış bir teknik zorunluluk değil, tasarımdan inşaata, işletmeden denetime kadar tüm aşamalarda sürdürülebilir şekilde ele alınması gereken hayati bir konudur. Özellikle yüksek yapılar ve yoğun kullanıcı yüküne sahip binalar söz konusu olduğunda, yalnızca mevzuatla tanımlı minimum şartları yerine getirmek yeterli değildir. Bu yapılarda risk, yönetmeliklerin ötesinde mühendislik bakışıyla değerlendirilmelidir. Performans temelli yangın güvenliği anlayışı, tasarımcının risk değerlendirmesi yaparak yapıya özel stratejiler geliştirmesini sağlar. Bu yaklaşım hem daha yüksek güvenlik seviyesi sunar hem de maliyetlerin daha verimli kullanılmasına imkân tanır. Ancak bu dönüşümün sürdürülebilir olması için tasarımcıdan uygulayıcıya, kamu otoritelerinden sigorta şirketlerine kadar sektörün tüm paydaşları sorumluluğunu bilmeli ve sürecin aktif bir parçası olmalıdır.” 

Masdaf Bina Teknolojileri ve Yangın Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi Baba ise yaptığı sunumda şunları söyledi: “Son 10 yılda ABD’de her yıl ortalama 500 bin yapısal yangın meydana geldi ve yaklaşık 3 bin 500 kişi hayatını kaybetti. İstanbul’da ise sadece 2024 yılında 24 bin 948 yangına müdahale edildi. Bu veriler, yangının ne kadar ciddi bir tehdit olduğunu gözler önüne seriyor. Dolayısıyla yangın anında sistemlerin hatasız çalışması, insan hayatıyla doğrudan ilişkilidir. Doğru kapasite ve doğru pompa seçimi, uygun tesisat uygulamaları, test sistemlerinin düzenli çalıştırılması ve periyodik bakım, yangın sistemlerinin etkinliği için vazgeçilmezdir. Unutmayalım, yangın güvenliği sadece bir risk yönetimi değil, aynı zamanda hayat kurtarma sanatıdır.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İklimle mücadelede en erişilebilir çözüm: Yalıtım

Yayınlandı

-

 
İklim krizine karşı mücadelede enerji verimliliği kritik rol oynarken, yalıtım çözümleri karbon salımını azaltmanın en etkili ve erişilebilir yollarından biri olarak öne çıkıyor. ODE Yalıtım, geliştirdiği yüksek performanslı ürünlerle enerji verimliliğini artırırken, üretim süreçlerinde hayata geçirdiği sürdürülebilirlik adımlarıyla da iklim dostu dönüşümünü güçlendiriyor.
 
İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha görünür hale geliyor. Bu durum, enerji verimliliğini küresel ölçekte en kritik başlıklardan biri haline getiriyor. Toplam enerjinin yüzde 33’ü binalarda tüketilirken, ısıtma ve soğutma ihtiyacı karbon salımlarının da temel nedenleri arasında yer alıyor. Bu noktada yalıtım, enerji tasarrufu sağlarken sera gazı emisyonların azaltılmasına da büyük oranda katkı sağlıyor.
 
ODE Yalıtım da bu dönüşümü yalnızca ürünleriyle değil, üretim süreçleriyle de destekliyor. Şirket, sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ederken, üretim tesislerinde enerji verimliliği ve kaynak kullanımını iyileştirmeye yönelik uygulamalar gerçekleştiriyor. Eskişehir tesislerinde kullanılan çatı tipi güneş enerji sistemlerinin yanı sıra, Çorlu üretim tesisinde de yenilenebilir enerji kullanımını destekleyecek çalışmalar yürütülüyor.
 
“Yalıtım, iklim kriziyle mücadelede en etkili çözümlerden biri”
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, Dünya İklim Günü’nde yaptığı değerlendirmede yalıtımın iklim kriziyle mücadeledeki rolünü şu sözlerle vurguluyor: “Küresel ölçekte enerjinin üçte biri binalarda tüketiliyor. Isıtma ve soğutma kaynaklı enerji ihtiyacı ise karbon salımlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Doğru tasarlanmış ve standartlara uygun uygulanan yalıtım sistemleri, binalarda enerji tüketimini yüzde 70’e kadar azaltabiliyor. Bu da yalnızca enerji faturalarında düşüş anlamına gelmiyor; aynı zamanda karbon emisyonlarının azalması ve doğal kaynakların korunması açısından da doğrudan bir iklim katkısı sağlıyor. Bu yönüyle yalıtım, iklim kriziyle mücadelede en hızlı ve en erişilebilir çözümlerden biri olarak öne çıkıyor.”
 
“İklim krizi için tüm sektörler sorumluluk almalı”
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, iklimle mücadelenin çok boyutlu bir yaklaşım gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söylüyor: “İklim krizi, tüm sektörlerin sorumluluk almasını gerektiren küresel bir mesele. Biz bu sürece hem ürün geliştirme hem de üretim altyapımızı dönüştürme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Yalıtım, binalarda ve sanayide enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşüren en etkili ve ekonomik çözümlerden biri. Bununla birlikte üretim süreçlerimizde yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
 
Çevre odaklı yaklaşımını küresel pazarlara da taşıyan ODE Yalıtım, Türkiye’nin yalıtım malzemeleri ihracatının yüzde 17’sini gerçekleştiriyor. Şirket, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından düzenlenen İhracatın Liderleri Ödül Töreni’nde “Yalıtım Malzemeleri İhracatı” kategorisinde 2022’den beri ihracat şampiyonu.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sistem Alüminyum, Saha Expo’da dövme ve ekstrüzyon çözümlerini sergiledi

Yayınlandı

-

Türkiye’nin savunma, havacılık ve ileri teknoloji sanayilerine odaklanan önemli organizasyonlarından SAHA EXPO, bu yıl da sektörün öncü firmalarını İstanbul’da bir araya getirdi. Sistem Alüminyum da fuarda yer alarak savunma sanayisine yönelik yüksek katma değerli çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Özellikle dövme ve ekstrüzyon çözümlerimiz, ziyaretçiler ve sektör temsilcileri tarafından büyük ilgi gördü.

Küresel savunma ve havacılık sanayisinin en prestijli buluşmalarından biri olarak kabul edilen Saha Expo 2026, sektörün global ölçekte en önemli buluşma noktaları arasında yer alıyor. Üreticileri, mimarları, mühendisleri ve yatırımcıları bir araya getiren organizasyonda Sistem Alüminyum, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerini tanıttı. Fuarda özellikle alüminyum dövme ve ekstrüzyon alanındaki üretim kabiliyetlerini öne çıkaran Sistem Alüminyum’un Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu yüksek mukavemetli, hassas toleranslı ve kritik uygulamalara uygun alüminyum çözümleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve sektör buluşmalarıyla SAHA EXPO, Sistem Alüminyum açısından verimli ve başarılı bir organizasyon oldu.

“Savunma sanayisine değer katmaya devam edeceğiz”

Fuara, Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban da katılım sağladı. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, şirketin savunma sanayiine yönelik stratejik üretim gücü, yüksek mühendislik kabiliyeti ve katma değerli çözümleri sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Sistem Alüminyum’un savunma ve havacılık sanayiindeki etkin konumu ile sürdürülebilir büyüme vizyonu, fuar boyunca gerçekleştirilen görüşmelerde bir kez daha öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın SAHA EXPO’ya katılımı ise Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi doğrultusunda savunma sanayisinde ulaştığı güçlü konumu ve küresel rekabet vizyonunu ortaya koydu. Fuar katılımına ilişkin değerlendirmede bulunan Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban“SAHA EXPO, savunma ve havacılık sanayimizin ulaştığı teknolojik seviyeyi ve yerli üretim gücünü ortaya koyan çok değerli bir platform. Sistem Alüminyum olarak özellikle dövme ve ekstrüzyon alanındaki yüksek mühendislik kabiliyetlerimizi sektör profesyonelleriyle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyduk. Savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek mukavemetli ve hassas toleranslı alüminyum çözümlerinde, entegre üretim yapımız ve sürdürülebilir yatırım vizyonumuzla ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz.” İfadelerini kullandı. 

“Alüminyumun Geleceğinde İmzamız Var”

“Alüminyumun Geleceğinde İmzamız Var” vizyonuyla hareket eden Sistem Alüminyum; yüksek teknoloji yatırımları, mühendislik gücü ve stratejik sektörlerdeki güçlü varlığıyla Türkiye sanayisinin yükselen değerleri arasında yer alıyor.

30 yılı aşkın üretim tecrübesine sahip Sistem Alüminyum; ekstrüzyon, dövme alüminyum, kompozit panel ve mimari sistemler alanlarında üretim gerçekleştiriyor. Özellikle dövme alüminyum, yüksek mekanik dayanım gerektiren savunma, havacılık, otomotiv, enerji ve denizcilik gibi stratejik sektörlerde kullanılan özel bir üretim alanı olarak öne çıkıyor.

 Tam entegre üretim yapısı sayesinde; dökümden ekstrüzyona, yüzey işlemden mekanik işleme ve dövme teknolojilerine kadar tüm süreçleri tek çatı altında yönetebilen Sistem Alüminyum, bugün yıllık 103 bin ton alüminyum profil, 9 milyon m² kompozit panel ve yaklaşık 7 bin ton dövme alüminyum üretim kapasitesiyle Türkiye sanayisinin güçlü üreticileri arasında yer alıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

BOYA VE KAPLAMA SEKTÖRÜ DÜNYANIN 3’ÜNCÜ, AVRUPA’NIN 2’NCİ BÜYÜK FUARI PAINTISTANBUL’DA BİR ARAYA GELİYOR

Yayınlandı

-

Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama buluşmalarından biri olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla Çırağan Sarayı’nda düzenlendi. Lansmanda, 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi beklenen fuarın kapsamı, sektöre sağlayacağı katkılar ve bu yıl öne çıkacak yenilikçi başlıklar kamuoyuyla paylaşıldı. Lansman kapsamında yapılan konuşmalarda 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından pay alan Türkiye boya sektörünün 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü vurgulandı.

Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama fuarı olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanı Kenan Baytaş, CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ve Paintistanbul Fuar ve Kongre Çalışma Grubu Başkanı Hakan Ünel’in ev sahipliğinde düzenlenen lansmanda; sektöre ilişkin değerlendirmeler ve Paintistanbul 2026’ya dair öne çıkan başlıklar paylaşıldı. 

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ​BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş, boya sanayisinin; üretim kapasitesi, ileri teknoloji altyapısı ve yarattığı yüksek katma değer ile Türkiye ekonomisinin stratejik ve öncü sektörleri arasında yer aldığını söyleyerek, inşaattan otomotive, enerjiden denizciliğe kadar pek çok alanda kritik rol üstlenen sektörün hem koruyucu hem de estetik çözümleriyle modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti. 

BOSAD Başkanı Baytaş: “Sektörümüz 1 Milyon Ton Büyüklüğe Sahip”

Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) olarak, 130’u aşkın üyeyle sektörün yaklaşık yüzde 85’ini temsil eden güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirten BOSAD Başkanı Baytaş, “Katılımcı ve ziyaretçi sayılarıyla dünya çapında kabul gören Paintistanbul yerli ve yabancı firmaları bir araya getirerek boya, boya ham maddeleri ve yapı kimyasalları alanında önemli bir ticaret ve etkileşim köprüsü kuruyor. Bu yıl da fuarımızın sektörümüze, sanayimize ve ülke ekonomimize değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. 

Türkiye boya sektörüne yönelik bilgiler de paylaşan Baytaş, sektörün hacim olarak 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay aldığını kaydetti.  2025 itibarıyla 1,5 milyar doları aşan boya ve ham maddeleri ihracatının sektörün uluslararası entegrasyonunu açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Baytaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa’da üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alıyoruz. Hedefimiz, bu sıralamada daha üst basamaklara çıkarak küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmak. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz.”

Kayalar: “Sektörümüz 2,47 Milyar Dolarlık Ekonomik Büyüklüğe Sahip”

Etkinlikte konuşan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar, küresel boya pazarının 2026’da yaklaşık 198 milyar dolar büyüklüğe ve 48 milyon tonluk hacme ulaşacağını, 2030’a gelindiğinde ise pazarın 227 milyar dolara ve 52,7 milyon tona çıkmasının beklendiğini vurguladı. Türkiye boya sektörünün, köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı ve yaygın KOBİ yapısıyla bölgesinde önemli bir oyuncu konumunda bulunduğunu kaydeden Kayalar, “BOSAD 2024 verilerine göre Türkiye boya sektörü, yaklaşık 926 bin tonluk iç pazar hacmine ve 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip. Üretim gücümüz ile ihracattaki değer payımız arasındaki bu makas, sektörümüzün önündeki en somut büyüme alanını gösteriyor. Yalnızca daha fazla üretmek değil, daha fazla değer yaratmak ve bunu ihracata taşımak işte asıl hedef bu” diye konuştu. 

Akçalı: “Sektörümüzün En Güçlü Yönlerinden Biri Dünya Regülasyonlarına ve Değişen Standartlara Çok Hızlı Adapte Olabilmesi”

Yaptığı konuşmada Türkiye’nin küresel boya sektöründeki avantajları vurgulayan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Akın Akçalı, “Dünyanın en büyük boya üreticilerinin önemli bir bölümü Türkiye’yi yalnızca bir pazar olarak değil aynı zamanda üretim ve ihracat merkezi olarak değerlendirip büyük yatırımlar yapıyor. Özellikle Avrupa, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelik operasyonlarda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı üretim kabiliyeti, kaliteli insan kayna ve esnek sanayi yapısı büyük avantaj sağlıyor. Bunun yanında sektörümüzün en güçlü yönlerinden biri de dünya regülasyonlarına ve değişen standartlara çok hızlı adapte olabilmesi” dedi. BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Fuar Komite Başkanı Hakan Ünel de yaptığı konuşmada uluslararası arenada takip edilen, verimli ve sürdürülebilir bir etkinlik gerçekleştirmek istediklerini söyleyerek, farkındalık yaratacak, güçlü bir etki oluşturacak sosyal ve teknolojik etkinlikler planlandığını vurguladı. 

CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Yaman:Avrupa ve Asya’dan çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz”

BOSAD Yönetim Kurulu Üyeleri’nin ardından söz alan CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ise bu yıl “Renklerin Büyüsünü Keşfedin” (Discover the Magic of Colours) temasıyla yola çıkan fuarın, yakaladığı ivme ile Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın ise en büyük üçüncü fuarı konumuna yükseldiğini söyledi. Bu yıl katılımcı sayısında rekor kırıldığını söyleyen Yaman sözlerine şöyle devam etti: “Başlangıçta 350 katılımcı hedefiyle yola çıkmış olsak da bugün itibarıyla 35 farklı ülkeden 400’ün üzerinde kayıt alarak beklentilerimizin üzerine çıktık. Almanya, Belçika ve İtalya başta olmak üzere; Avrupa ve Asya kıtalarından çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Yabancı katılımcı oranında yüzde 35 olan hedefimizi, yüzde 46 gibi rekor bir seviyeye taşıdık. Fuarımızın profili de her geçen gün güçleniyor. Boya üreticisi firma oranımızı yüzde 6’dan yüzde 20’ye, genel üretici sayımızı ise yüzde 7’den yüzde 25’e yükselerek nitelikli bir büyüme sergiledi. Katılımcılarımızın yüzde 38’inin fuarımıza ilk kez katılıyor olması, sektördeki değişim ve yenilik arayışının en somut kanıtıdır. Hedefimiz; 70 ülkeden 3 bin 500’ü yabancı olmak üzere, toplam 10 binin üzerinde sektör profesyonelini bu çatı altında buluşturmak” dedi. 

Üç gün sürecek olan organizasyonun, sadece bir ticari platform değil, aynı zamanda sektörel bir “akademi” işlevi göreceğini de vurgulayan Yaman, gerçekleştirilecek oturumlar ve panellerle, en yeni teknolojilerden sürdürülebilirlik çözümlerine kadar sektörün geleceğine hep birlikte ışık tutacaklarını söyledi. 

10 Bini Aşkın Ziyaretçi Bekleniyor

Bu yıl 8’inci kez kapılarını açacak olan Paintistanbul 2026, 17-19 Haziran’da boya, ham madde, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim ekipmanları sektörlerini tek çatı altında buluşturacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyon, sektörün önde gelen firmalarını, karar vericilerini ve uzmanlarını güçlü bir iş ağı içinde bir araya getirmeyi hedefliyor.

İstanbul Fuar Merkezi’nde dört ayrı salonda düzenlenecek organizasyon, toplam 40 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanıyla boya ve kaplama sektörünün en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak. Fuarda, sektörün öncü markaları arasında yer alan 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Etkinlik, katılımcılara yeni ticari bağlantılar kurma, potansiyel iş ortaklıkları geliştirme ve küresel pazardaki güncel eğilimleri yakından takip etme imkânı sunacak.

“Yenilikçi Ürünler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Tanıtılacak”

Üç gün boyunca fuar kapsamında sergilenecek yenilikçi ürünler, ileri teknoloji uygulamaları ve sektörün dönüşümüne yön veren çözümler, firmalar için uluslararası ölçekte güçlü bir tanıtım ve iş geliştirme platformu oluşturacak. Fuarla eş zamanlı gerçekleştirilecek konferans programında ise alanında uzman isimler sektörün geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulunacak. Yurt içi ve yurt dışından  profesyonellerin katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda sürdürülebilirlikten teknolojik dönüşüme, yeni üretim trendlerinden küresel pazardaki fırsatlara kadar birçok kritik konu masaya yatırılacak.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye