Masdaf ve Allianz Teknik’ten yangın güvenliği farkındalığı  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Masdaf ve Allianz Teknik’ten yangın güvenliği farkındalığı 

Yayınlandı

-

 

 

Akışkan teknolojileri sektörünün öncü markası Masdaf ile Türkiye’nin ilk Akredite Deprem & Yangın Test ve Eğitim Merkezi Allianz Teknik, yangın güvenliği farkındalığını artırmak amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden birinin yangın pompaları olduğuna dikkat çeken Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, yangın pompa sistemlerinin düzenli bakımının ve periyodik kontrollerinin hayati önemini vurguladı.  

1977 yılında yüzde 100 yerli sermayeyle kurulan, Türkiye’nin akışkan teknolojileri sektöründeki lider firması Masdaf ile Türkiye’nin İlk Akredite Deprem & Yangın Test ve Eğitim Merkezi Allianz Teknik ev sahipliğinde 30 Nisan Çarşamba günü gerçekleştirilen etkinlikte, yangın pompalarının güvenli bina altyapılarındaki kritik rolü, sigorta sektörüne etkileri ve inşaat sektöründeki uygulamaları detaylı şekilde ele alındı.

Masdaf CEO’su Erhan Özdemir’in açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, “Yangın Güvenliği Farkındalığı İçin Ne Yapmalıyız?” paneli düzenlendi. Moderatörlüğünü Masdaf Pazarlama Müdürü Nihan Göksal’ın üstlendiği panelde, Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, Türkiye İMSAD Yapısal Yangın Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı İlker İbik ve Masdaf Bina Teknolojileri ve Yangın Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi Baba konuşmacı olarak yer aldı. 

“Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden biri yangın pompaları”

Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, yaptığı konuşmada yangın pompa sistemlerinin düzenli bakımı ve periyodik kontrollerinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yangınlar, günümüzde can ve mal kaybına yol açan en ciddi tehditlerin başında geliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiye Dairesi Başkanlığı verilerine göre, 2024 yılında İstanbul’da toplam 24 bin 948 yangın meydana geldi. Bu veriler bize yaklaşık 20 dakikada bir yangın çıktığını gösteriyor.  Bu yangınların 6 bin 47’si ev, 2 bin 604’ü depo, iş yeri, büro ve ticari amaçlı yapılarda oldu. Ne yazık ki yangınlarda yaralanmalar ve can kayıpları da yaşandı. Bu nedenle yangın anında yeterli su basıncını sağlayarak etkili bir söndürme süreci yürütebilmek, hayati önem taşıyor. Yangın söndürme sistemlerinin en kritik bileşenlerinden biri olan yangın pompaları, bu noktada devreye girerek müdahale süresini kısaltıyor ve olası zararları en aza indiriyor. Endüstriyel tesislerden hastanelere, alışveriş merkezlerinden konut projelerine kadar pek çok yapıda kullanılan bu sistemler, yangın anında suyun doğru ve yeterli basınçla dağıtımını sağlamak için tasarlanıyor. Ancak bu sistemlerin güvenilir şekilde çalışabilmesi için belirli aralıklarla test edilmesi, mekanik ve elektriksel bakımlarının düzenli olarak yapılması gerekiyor. Unutmamak gerekir ki bakımı ihmal edilen bir yangın pompası, ihtiyaç anında devreye giremeyebilir ve hayati bir görevi yerine getiremeyebilir” dedi.

“Başarılı risk yönetiminin anahtarı: Risklerin farkında olmak ve etkili önlem almak!”

Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen “Yangın güvenliği farkındalığı için ne yapmalıyız?” panelinde görüşlerini bildiren Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, “Yangın, işletmelerin ve yapıların karşı karşıya kaldığı en yıkıcı risklerden biridir. Ancak bu riski yönetirken dikkat edilmesi gereken, doğal afetlerin aksine alınacak etkili önlemler sayesinde hem olasılığın hem de etkisinin büyük ölçüde azaltılabilir olmasıdır. Doğru malzeme seçimi, genel ve proses kaynaklı risklerin farkında olunması, düzenli bakım, otomatik söndürme sistemleri ve etkili bir yangın algılama altyapısı sayesinde, olası bir yangının hem çıkışı hem de yayılması engellenebilir. Bu noktada risk yönetimi sadece sigortalanabilirlik açısından değil, insan hayatı ve işletmelerin iş sürekliliği açısından da kritik bir rol üstlenir. Günümüzde risk, belirsizlikle başa çıkmanın ve doğru kararlarla olası zararları en aza indirmenin bir yoludur. Artık yalnızca kayıplardan kaçınmak için değil, aynı zamanda güvenli ve sürdürülebilir sistemler kurmak için de yönetilmesi gereken bir kavram olarak ele alınıyor. Bu nedenle yangın riskine karşı alınacak her önlem, yalnızca bir güvenlik yatırımı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir sürdürülebilirlik stratejisinin önemli bir parçasıdır” şeklinde konuştu.

“Yangın güvenliği bir süreçtir, sadece şartname değil”

Gerçekleştirilen panelde söz olan Türkiye İMSAD Yapısal Yangın Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı İlker İbik, şunları dile getirdi: “Yangın güvenliği, yalnızca yapı ruhsatı sürecine sıkışmış bir teknik zorunluluk değil, tasarımdan inşaata, işletmeden denetime kadar tüm aşamalarda sürdürülebilir şekilde ele alınması gereken hayati bir konudur. Özellikle yüksek yapılar ve yoğun kullanıcı yüküne sahip binalar söz konusu olduğunda, yalnızca mevzuatla tanımlı minimum şartları yerine getirmek yeterli değildir. Bu yapılarda risk, yönetmeliklerin ötesinde mühendislik bakışıyla değerlendirilmelidir. Performans temelli yangın güvenliği anlayışı, tasarımcının risk değerlendirmesi yaparak yapıya özel stratejiler geliştirmesini sağlar. Bu yaklaşım hem daha yüksek güvenlik seviyesi sunar hem de maliyetlerin daha verimli kullanılmasına imkân tanır. Ancak bu dönüşümün sürdürülebilir olması için tasarımcıdan uygulayıcıya, kamu otoritelerinden sigorta şirketlerine kadar sektörün tüm paydaşları sorumluluğunu bilmeli ve sürecin aktif bir parçası olmalıdır.” 

Masdaf Bina Teknolojileri ve Yangın Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi Baba ise yaptığı sunumda şunları söyledi: “Son 10 yılda ABD’de her yıl ortalama 500 bin yapısal yangın meydana geldi ve yaklaşık 3 bin 500 kişi hayatını kaybetti. İstanbul’da ise sadece 2024 yılında 24 bin 948 yangına müdahale edildi. Bu veriler, yangının ne kadar ciddi bir tehdit olduğunu gözler önüne seriyor. Dolayısıyla yangın anında sistemlerin hatasız çalışması, insan hayatıyla doğrudan ilişkilidir. Doğru kapasite ve doğru pompa seçimi, uygun tesisat uygulamaları, test sistemlerinin düzenli çalıştırılması ve periyodik bakım, yangın sistemlerinin etkinliği için vazgeçilmezdir. Unutmayalım, yangın güvenliği sadece bir risk yönetimi değil, aynı zamanda hayat kurtarma sanatıdır.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!

Yayınlandı

-

Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.

Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.

we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!

we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.

Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:

“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”

25 yıldır sahada, ustalarla yan yana

Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme

Yayınlandı

-

 
Sonbahara geçişle birlikte gün içerisinde değişen sıcaklıklar, yaşam alanlarında hem serinleme hem de ısınma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Panasonic, Etherea klima serisinin gelişmiş ısıtma ve soğutma performansını Aerowings 2.0 hava yönlendirme teknolojisiyle bir araya getirerek değişken hava koşullarında dengeli ve konforlu bir iç ortam deneyimi sağlıyor.

 

Mevsim geçişleri, günün farklı saatlerinde değişen sıcaklıklarla birlikte yaşam alanlarındaki iklimlendirme ihtiyacını da farklılaştırıyor. Gündüz saatlerinde devam eden sıcak hava serinleme ihtiyacı yaratırken, sabah ve akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar ısınma ihtiyacını beraberinde getirebiliyor. İklimlendirme teknolojilerinde kullanıcı konforunu odağına alan Panasonic, dört mevsim konfor yaklaşımıyla değişen hava koşullarına uyum sağlayan çözümler geliştiriyor.

 

Panasonic Etherea klima serisi, güçlü ısıtma ve soğutma performansını gelişmiş hava yönlendirme teknolojileriyle bir araya getirerek özellikle mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan dengeli iklimlendirmeyi destekliyor. Etherea’da yer alan Aerowings 2.0 teknolojisi ise havanın yalnızca sıcaklığını değil, yaşam alanı içerisinde hangi yönde ve nasıl dağıldığını da kontrol ederek gün içerisindeki farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.

Değişen sıcaklıklara uyum sağlayan hava akışı
 
İki bağımsız ve esnek kanattan oluşan Aerowings 2.0, hava akışını tek bir noktaya yoğun şekilde yönlendirmek yerine kontrollü biçimde dağıtıyor. Sistemde yaklaşık 103 mm’ye kadar büyütülen alt kanat, hava akışının daha geniş bir açıyla yönlendirilmesine yardımcı olurken, ortamın farklı noktalarında dengeli bir sıcaklık hissi oluşmasını destekliyor.

 

Günün daha sıcak saatlerinde soğutma ihtiyacı ortaya çıktığında “Shower Cooling – Soğuk Duş Etkisi” ile serin hava doğrudan kullanıcıların üzerine üflenmek yerine tavana doğru yönlendiriliyor. Tavana ulaşan hava, 15 metreye kadar daha geniş bir alana yayılarak aşağıya yumuşak ve homojen biçimde dağılıyor. Böylece yoğun ve doğrudan soğuk hava akışı yerine yaşam alanının geneline yayılan dengeli bir serinlik elde ediliyor.

 

Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklığın düşmesiyle ısıtma ihtiyacı oluştuğunda ise “Floor Heating Effect – Yerden Isıtma Etkisi” devreye giriyor. Sıcak havanın zemine doğru yönlendirilmesi ve buradan yukarı yükselmesiyle tıpkı yerden ısıtma etkisine benzer şekilde tüm odaya eşit biçimde yayılarak yaşam alanında dengeli bir ısınma sağlıyor.

 

Dört mevsim değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan konfor
 
Panasonic, kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan iklimlendirme teknolojileriyle yılın farklı dönemlerinde değişen koşullara uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor. Etherea serisi de güçlü ısıtma ve soğutma performansı ile gelişmiş hava yönlendirme teknolojisini bir araya getirerek yazdan sonbahara, kıştan ilkbahara değişen hava koşullarında yaşam alanlarında dört mevsim konforu destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile   Köklerimizin Renklerine İniyor

Yayınlandı

-

 

Jotun’un 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar”, hayatın farklı dönemlerine eşlik eden renklerden ilham alıyor. Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler olmak üzere üç tema ve 24 renkten oluşan koleksiyon, yaşam alanlarını kişisel hikayelerin bir yansımasına dönüştürüyor.

 

Renkler, yaşam alanlarının atmosferini belirlemenin ötesinde anılar, deneyimler ve dünyayı keşfetme biçimleriyle güçlü bir bağ kuruyor. Bazen çocukluktan hatırlanan bir ton, bazen bir yolculukta karşılaşılan beklenmedik bir renk, bazen de zaman içinde değişen zevkler, yaşam alanlarında yapılan seçimlere yön veriyor.

 

“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.

Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.

Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”

 
 -Jotun Global Renk Ekibi
 

Mekana yön veren üç farklı tarz

2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.

 

Hatıralar

Bize eşlik eden renkler

Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.

Keşifler 

Dünyamızı genişleten renkler

Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.

 

Deneyimler
Ait hissettiren renkler
Deneyim, beraberinde zahmetsiz ve dingin bir özgüven getirir; seçimleri içgüdüyle ve özenle yapabilme becerisini sunar. Zaman içinde biriken deneyimler, kişisel beğenilerin ve iyi hissettiren ortamların daha iyi anlaşılmasını sağlar. ‘Deneyimler’ teması da bu içgüdüsel seçimlerden ve zamanla gelişen özgüvenden ilham alıyor. Gece mavisi ile altın kahvenin uyumu gibi derinlik ve denge sunan klasik renk paletleriyle, çaba gerektirmeden şık bir görünüm kazanan yaşam alanları oluşturulabiliyor. Zamansız ve sofistike detaylarla birleşen renkler, eve güçlü bir aidiyet duygusu kazandırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye