İzocam ile Bugünlere Yalıtım, Eğitime Yatırım - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İzocam ile Bugünlere Yalıtım, Eğitime Yatırım

Yayınlandı

-

Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, sunduğu yalıtım çözümleri ile sınıflarda sıcaklığın yanı sıra gürültü kontrolünü de sağlayarak eğitimde konforu artırmayı hedefliyor. İzocam “Bugünlere Yalıtım, Eğitime Yatırım” sloganı ile bu yaklaşımı özetliyor.

Okullar açıldı, ilk ders zili çaldı ve 2025-2026 eğitim-öğretim yılı resmen başladı. Eğitim ortamlarının kalitesi, öğrencilerin ve öğretmenlerin verimliliği kadar sağlığı için de büyük önem taşıyor. Türkiye yalıtım sektörünün 60 yıllık lider markası İzocam, sunduğu yalıtım çözümleri ile sınıflarda sıcaklığın yanı sıra gürültü kontrolünü de sağlayarak eğitimde konforu artırmayı hedefliyor. İzocam “Bugünlere Yalıtım, Eğitime Yatırım” sloganı ile bu yaklaşımı özetliyor.

Okullarda yüksek nitelikli ısı yalıtımı, iç mekân sıcaklığını yıl boyunca dengede tutarak öğrencilerin derslere odaklanmasına katkıda bulunuyor. Ses yalıtımı, dışarıdan gelen gürültüyü azaltırken sınıflar arası ses geçişlerini de minimuma indiriyor ve dikkat dağınıklığını engelliyor.

Verimli Eğitim Alanları İçin Ses Yalıtımı Çözümleri

Ürünlerinde enerji verimliliği ve yangın güvenliği ile üstün ses yalıtımı özelliğini bir araya getiren İzocam, öğrencilerin derslerine odaklanmasını kolaylaştırırken, öğretmenlerin verimli ve huzurlu bir ortamda çalışmasına da imkan tanıyor. Sağlıklı yalıtım çözümleriyle 60 yıldır sektöre liderlik eden İzocam’ın sunduğu yalıtım çözümleri, eğitimde kaliteyi yükseltirken, geleceğin sağlıklı ve sürdürülebilir sınıflarının oluşturulmasına katkı sağlıyor. İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, İzocam Optima Smart, İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası, İzocam Taşyünü Ara Bölme Levhası, İzocam Kalibel ve İzocam Manto Taşyünü, firmanın çağımızın sorunu haline gelen gürültü kirliğine karşı geliştirdiği profesyonel ses yalıtımı çözümleri arasında yer alıyor.

İzocam, “Biz Geleceğiz” vizyonuyla geliştirdiği yeni ürünü İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ile iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor. İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor. Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası’nın en güçlü yönlerinden biri. Adım seslerinden konuşmalara kadar ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

“Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri 2024” kapsamında “Yılın Ses Yalıtımı Ürünü” ödülünü alan yeni nesil akıllı yalıtım çözümü İzocam Optima Smart, bina duvarlarında kesintisiz yalıtım imkanı sağlıyor. Üstün ısı yalıtımı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği özelliği ile öne çıkan İzocam Optima Smart, kolay uygulama özelliğiyle de usta dostu bir yalıtım malzemesi olarak tanımlanıyor. Binalarda hafif ara bölme duvar sistemleri, dış duvarların içten yalıtımı, ara bölme ve komşu duvarlar, merdiven ve asansör boşluklarına bitişik duvarlarda kullanılmak üzere geliştirilen İzocam Optima Smart, doğal içeriği ile EUCEB belgesine sahip İzocam mineral yün kullanılarak üretilerek tüketicilerin sağlığını da koruma altına alıyor. Aynı zamanda nakliye kolaylığı, depolama alanından tasarruf, esnek boyut, hafiflik, kolay kesim, zamandan tasarruf, rahat taşıma özellikleriyle de dikkat çeken bu ürün, rulo şeklinde paketlenerek tüketicilere sunulurken, rijitliği ile kendini taşıyabiliyor ve açıldığında levha formunu alıyor. Kullanım yerine göre farklı profil arası genişlik ihtiyacı gözetilerek, 3 farklı ebatta tasarlanan İzocam Optima Smart, istenilen boyda kesilerek kullanılabiliyor. Dış duvarların iç kısmında ve ara bölmelerde U ve C profilleri, bağlantı elemanları ve aksesuarlarla birlikte kolaylıkla uygulanan İzocam Optima Smart konvansiyonel sistemlere göre zamandan ve işçilikten de tasarruf sağlıyor.

Usta dostu İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası, yüksek ısı yalıtımı özelliği, üstün ses yalıtımı gücü ve yangın güvenliğine olan katkısı ile “A” sınıfı yalıtım imkânı sağlıyor. Ses yalıtımı performansıyla dikkat çeken bu ürün, Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’e göre profesyonel bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Mayıs 2017’de yayımlanan “Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik” esaslarına göre yeni yapılan binalarda ses yalıtımı zorunlu hale getirildi. Yönetmelik, farklı işlevlere sahip binalarda, bina hassasiyetleri doğrultusunda performansı A’dan F’ye sınıflandırıyor. Bu kapsamda değerlendirilen İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası ile yüksek performanslı ses yalıtımı elde edilebiliyor. İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası esnekliği ve yumuşaklığı sayesinde hızla uygulanabiliyor ve zamandan tasarruf sağlıyor. Ürün, sahip olduğu doğal içeriği, toz yapmayan yapısı ve kolay kesimi sayesinde, uygulayıcıya rahat ve sağlıklı bir çalışma ortamı sunuyor. Hafifliği sayesinde kolay taşınabilen, nakliye ve depolama avantajı ile öne çıkan İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası, herhangi bir ilave malzeme gerektirmeden, yapılan uygulamalara hız ve kalite kazandırıyor. Sektörün ve kullanıcıların beklentilerine en iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde geliştirilen İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası, CE ve EUCEB belgelerine de sahip olarak kalitesini uluslararası alanda kanıtlıyor.

İzocam Taşyünü Ara Bölme Levhası, hafif ara bölme duvarlarda, dış duvarların içten yalıtım uygulamalarında, merdiven ve asansör boşluklarında, komşu duvarlarda ısı ve ses yalıtımı amacıyla kullanılıyor. Yüksek ısı ve ses yalıtımı özelliğinin yanı sıra yangın güvenliği ile öne çıkan İzocam Taşyünü Ara Bölme Levhası, uygulama yerine bağlı olarak profiller arasına taşyünü levhalar yerleştirildikten sonra iç mekâna bakan yüzüne ya da her iki tarafa profiller vasıtasıyla alçı plakalar tespit edilerek uygulanıyor. Özellikle ses yalıtımı amacıyla yapılan yalıtımlarda ise taşıyıcı konstrüksiyonun duvar, döşeme ve tavan ile temas ettiği tüm yüzeylerde kauçuk bantların kullanılması ile ses köprülerinin önlenmesi de mümkün oluyor.

İzocam’ın, camyünü ile alçı levhayı bir arada sunduğu profesyonel ısı ve ses yalıtımı çözümü olan İzocam Kalibel hem kolay uygulanması hem de ses yalıtım özelliği sayesinde yeni inşa edilmiş veya kullanımda olan her türlü konut ve binalarda etkili bir ses yalıtımı imkanı sağlıyor. Kolay ve hızlı uygulama avantajı sayesinde hastane, okul ve konut gibi yapılar başta olmak üzere tüm binalarda tercih edilen İzocam Kalibel, dış duvarların iç yüzeylerinde, iç bölme ve komşu duvarlarda, merdiven ve asansör boşluklarına bitişik duvarlarda, ahşap karkas yapıların içten giydirilmesinde ses ve ısı yalıtımı amacıyla kullanılıyor. Aynı anda hem mineral yün hem de alçı levhanın uygulanmasına imkân sağlayan İzocam Kalibel ile yerinde uygulama süresi kısalıyor ve iş gücünde verim artıyor.

Isıl konforla birlikte etkili bir ses yalıtımı için duvarlarda en etkin uygulamalardan biri de mantolama sistemleri olarak öne çıkıyor. İzocam Manto Taşyünü, sıvalı dış cephe yalıtım sistemlerinde ısı yalıtımı ve yangın güvenliğinin yanı sıra ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor. TS EN 13500’e uygun olarak üretilen İzocam Manto Taşyünü, özellikle yüksek yapılarda yangın güvenliği gerektiren binalarda uygulanırken, dışardan gelen sokak gürültülerine karşı da üstün performansıyla dikkat çekiyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor

Yayınlandı

-

fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.

Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.

FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü

Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.

Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.

Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.

Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü

FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.

Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.

fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri

fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TKE’den Akıllı Teknolojiler

Yayınlandı

-

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor

Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.

Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.

Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor 

Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”

Depremde Saniyeler İçinde Tahliye

TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.

Deprem Sonrası Dijital Check-Up

Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.

EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”

Okumaya Devam Et

GENEL

TERA PORTFÖY YÖNETİM A.Ş. BİRİNCİ PROJE GYF İLE GAYRİMENKUL PROJE GELİRİNE ORTAK OLMA İMKANI

Yayınlandı

-

Tera’dan 100 bin liraya konuta yatırım fırsatı

Türkiye’nin önde gelen portföy yönetim şirketi Tera Porföy, menkul kıymet fonlarındaki performansını ve tecrübesini gayrimenkul sektörüne taşıyor. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1), nitelikli yatırımcılara minimum 100 bin liralık katılım payı ile gayrimenkul proje gelirine ortak olma fırsatı sunuyor.

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen “Grubumuzun ilk proje gayrimenkul yatırım fonu TN1, yatırımcıların gayrimenkul sektöründeki yatırımlara erişimini kolaylaştıracak. TN1’in ilk projesi Sancak Dora olacak. Fon, bünyesinde yeni projeleri de hayata geçirerek sürekliliği olan bir fon olacak” dedi.

Türkiye’nin finans alanında yenilikçi ve öncü gruplarından Tera, gayrimenkul yatırımlarında erişimi kolaylaştıran yeni modeli hayata geçiriyor. Tera Grubu şirketlerinden Tera Portföy, ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu (TN1) minimum 100 bin lira katılım bedeliyle nitelikli yatırımcılara sundu. TN1, kurumsal ve bireysel tüm nitelikli yatırımcılara hitap ediyor. Diğer Proje GYF’lere göre katılım tutarının düşük tutulduğu fon, yeni bir bakış açısıyla alım tarafında daha esnek, daha fazla yatırımcıya hitap eden, tek bir projeye değil başka projelere de yatırım yapan bir yapıda olacak.

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin ilk projesi, İstanbul’un yükselen değeri Sancaktepe’deki Sancak Dora Projesi olacak. Sancak Dora Projesi, Tera güvencesinde, yaklaşık 7 bin metrekare arsa üzerinde 218 bağımsız bölümden oluşan bir projedir. 

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, “Tera Grubu olarak yeni yatırım araçları geliştirerek bireysel yatırımcılara sunmayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda ilk proje GYF’mizi hayata geçiriyoruz. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin diğer GYF’lerden birçok farkı olacak. Özellikle biz yeni projeleri TN1’e dahil ederek sürekliliği olan bir fon oluşturacağız” dedi.

TN1’İ ÖNE ÇIKARAN ÖZELLİKLERİ 

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Temmuz 2024 tarihinde yayımladığı tebliğ ile proje gayrimenkul yatırım fonları kurulmasının önünü açarak, konut üretimini artıracak yeni stratejik hamle yaptı. Yeni düzenleme ile fonların doğrudan proje geliştirme faaliyetlerine yatırım yapılabilmesi sağlanırken, bugüne kadar 42 adet proje gayrimenkul yatırım fonu nitelikli yatırımcılara sunuldu.

Toplam 250 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüyle mevduat banka grupları dışındaki portföy yönetim şirketleri içinde ilk sırada yer alıyoruz. Tera Porföy’ün ilk proje gayrimenkul yatırım fonunu kategorideki diğer fonlardan ayıran birçok özellik bulunuyor. Emre Tezmen, TN1 fonuyla ilgili şunları söyledi: “Diğer GYF’ler genelde belirli dönemlerde alım satıma açık. Bizim fon TN1, her gün alıma açık olacak. Diğer GYF’ler genelde yüksek katılım tutarı ve sınırlı yatırımcıya sahip. Biz katılım tutarını düşük tuttuk. 100 bin lirası olan nitelikli yatırımcı doğrudan fon alabilecek. Dolayısıyla yatırımcı sayısı fazla olacak.” 

TÜM SÜRECE ORTAK OLUNUYOR

“Tera olarak, yatırım fonlarımızdaki performansımızı ve tecrübemizi gayrimenkul tarafına taşıyarak yatırımcılarımıza yeni bir yatırım alternatifi sunuyoruz” diyen Emre Tezmen süreci şöyle anlattı: “Tera olarak, süreci başından sonuna kadar profesyonel şekilde yönetiyoruz. Yani projenin sahibi fon. Yatırımcı operasyonel hiçbir yük almadan, bir gayrimenkul projesinin hem yatırımcısı hem ortağı oluyor. Yatırımcı arsa alımından projenin satışına kadar olan tüm sürecin kazancına ortak oluyor. Hem proje geliştirme kârı hem de konut satışı geliri elde ediyor.”

Sancak Dora projesinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 3 milyar lira olacağını belirten Tezmen, gerekli resmi izinlerle birlikte inşaata başlamayı ve 18 ay gibi kısa sürede projeyi tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Tezmen “Bu fonumuza sürekli yeni projeleri ekleyeceğiz. Şu anda Türkiye genelinde görüştüğümüz şirketler ve arsa sahipleri var. Projelerini, arsalarını Tera ile geliştirmek istiyorlar” dedi. 

ALIM-SATIM NASIL OLACAK?

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda minimum katılım tutarında alt limit düşük tutuldu. 100 bin TL’si olan nitelikli yatırımcılar alım talimatı verdiğinde işlem ertesi gün gerçekleşecek. Fon’dan 2 yıl öncesinde çıkan yatırımcılardan yasal düzenlemeler dahilinde yüzde 17,5 stopaj vergisi alınırken erken çıkış komisyonu da yüzde 20 olarak belirlendi. Fon 2 yıl elde tutulduğunda ise stopaj sıfırlanıyor.

FONA SÜREKLİ YATIRIMCI ALIMI YAPILACAK

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun (TN1) değerleme süreciyle ilgili bilgi veren Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ethem Umut Beytorun, fonda uzun süre kalanların avantajlı olacağını söyledi. Beytorun, şunları ekledi: “TN1, diğer fonlarda olduğu gibi satışa kapanmayacak, sürekli giriş imkânı olacak. Fonda katılım pay tutarı 100 bin lira olacak. Her ay proje ilerleme raporu hazırlanarak, fonun pay fiyatı güncellenecek. Üçüncü yıldan itibaren de katılımcılara ayrıca kar payı dağıtılacak. Mevzuat gereği fonda iki yıldan uzun süre kalanlar için stopaj sıfıra düşüyor. Erken çıkanlar için de komisyon söz konusu. Uzun vadeli düşünen yatırımcılar kazançlı çıkacak.”

‘KAZANAN YATIRIMCI OLACAK’

TN1’in yatırımcılarından FCR GYO’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça “Türkiye’de bugüne kadar gayrimenkul tarafında kazanan taraf genellikle arsa sahibi ve müteahhit oluyordu. Ancak Sayın Emre Tezmen’in fikri ile kurulan bu fon, bu anlayışa farklı bir bakış açısı getiriyor. Arsa sahibi ve müteahhidin kazandığı bu yapıya bir anlamda yeni bir çağrı yapılıyor ve bundan sonraki süreçte bu kazanç artık yatırımcıya da açılıyor” dedi.

Peker GYO Genel Müdürü Ramazan Işık da şunları söyledi: “Sancak Dora, Peker GYO olarak içinde yer aldığımız ve kesinlikle inandığımız bir proje. İstanbul’un hızla gelişen bölgelerinden olan Sancaktepe’deki bu lokasyonu çok öncesinden doğru değerlendirdik. Projenin potansiyelini gördük. Emre Bey’in ortaya koyduğu ve sektörde öncü olan fon modelini ise ayrıca değerli buluyorum. Biz bu modelin içinde hem proje ortağı hem de inanan taraf olarak yer alıyoruz. Gayrimenkul Türkiye’de her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. Bu yapının onu çok daha geniş bir kitleye açacağına inanıyoruz.”

PROJE GYF’LER KONUT ARZINA KATKI SAĞLIYOR

Gayrimenkul yatırım fonları (GYF) yatırımcılar için düşük miktarlarla gayrimenkul yatırımı yapma imkânı sağlıyor. 2014’te SPK’nın özel tebliğiyle temeli atılan GYF’ler ile yatırımcılar, konut, otel, veya ticari mülkler gibi gayrimenkullere yatırım yapabiliyor. Bu fonlarla gayrimenkul yatırımı yapıldığında yatırımcının tapuyla, vergi dairesiyle veya sigorta işlemleriyle uğraşması gerekmiyor.

Geleneksel gayrimenkul yatırım fonlarının portföylerinde sadece bitmiş gayrimenkuller bulunurken, proje GYF’ler ise henüz geliştirilmemiş veya geliştirme aşamasındaki projelere yatırım yaparak ülkedeki konut açığının kapatılmasına katkı sağlıyor. SPK mevzuatı gereği fon, topladığı kaynağın yüzde 80’ini takvim yılı sonuna kadar gayrimenkule yatırmak zorunda. Mevcut mevzuat ve düzenleyici sistemler çerçevesinde Proje GYF’ler güvenli yatırım yapıları konumuna gelirken gayrimenkul projelerinin finansmanında etkin “can suyu” özelliği taşıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye