İklim Değişikliği ve Şehir Planlaması: Geleceğin Şehirleri Nasıl Olmalı? - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İklim Değişikliği ve Şehir Planlaması: Geleceğin Şehirleri Nasıl Olmalı?

Yayınlandı

-

İklim değişikliği, 21. yüzyılın en büyük küresel zorluklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Dünya genelinde artan sıcaklıklar, aşırı hava olayları, deniz seviyelerinin yükselmesi ve ekosistemlerin bozulması, şehirleri ve kent planlamasını yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor. Şehirler, dünya nüfusunun büyük bir bölümünü barındırıyor ve ekonomik, sosyal, çevresel etkilerin kesiştiği yerler olarak iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hissediyor. Bu nedenle, geleceğin şehirlerinin hem sürdürülebilir hem de dirençli olması için kapsamlı bir planlama gerekmektedir.

İklim Değişikliğinin Şehirler Üzerindeki Etkileri

  1. Artan Sıcaklıklar ve Isı Adaları Şehirler, yoğun betonlaşma ve azalan yeşil alanlar nedeniyle “ısı adası” etkisi adı verilen bir sorunla karşı karşıyadır. Bu durum, şehirlerin çevrelerine göre daha sıcak olmasına neden olur. Küresel ısınma ile birlikte, şehirlerdeki sıcaklıklar daha da yükselmekte ve bu da insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratmaktadır. Isı dalgaları, özellikle yaşlı ve hassas nüfus için ölümcül olabilir ve enerji talebini artırarak elektrik altyapılarını zorlayabilir.
  2. Aşırı Hava Olayları İklim değişikliği, şehirlerde daha sık ve şiddetli aşırı hava olaylarına neden olur. Sel, fırtına, hortum ve kuraklık gibi felaketler, şehirlerin altyapısını zayıflatmakta ve büyük ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Altyapının dayanıklılığı ve felaketlere hazırlık, geleceğin şehir planlamasında kilit bir konu haline gelmektedir.
  3. Su Kıtlığı ve Yükselen Deniz Seviyeleri Su kıtlığı, özellikle kurak bölgelerde bulunan şehirlerde kritik bir sorun haline gelmiştir. Aynı zamanda, kıyı şehirleri deniz seviyelerinin yükselmesi tehdidiyle karşı karşıyadır. Birçok büyük şehir, deniz kenarında kurulu olduğundan, yükselen sular, bu bölgeleri tehdit etmekte ve milyarlarca dolarlık yatırımları risk altına sokmaktadır.
  4. Hava Kalitesi ve Kirlilik İklim değişikliği, hava kalitesini etkileyerek solunum yolu hastalıklarını artırabilir. Endüstriyel faaliyetler, trafik yoğunluğu ve enerji üretimi kaynaklı emisyonlar, şehirlerde hava kirliliğini daha da kötüleştirmekte ve şehir sakinlerinin sağlığını tehlikeye atmaktadır.

Sürdürülebilir Şehir Planlaması Yaklaşımları

  1. Yeşil Altyapı ve Doğal Çözümler Geleceğin şehirleri, doğal ekosistemlerle uyumlu bir şekilde planlanmalıdır. Yeşil altyapı, bu hedefin temel taşlarından biridir. Parklar, bahçeler, dikey yeşillendirme ve su yolları gibi doğal unsurlar, şehirlerin ısı adası etkisini azaltabilir, suyun yönetilmesine yardımcı olabilir ve hava kalitesini iyileştirebilir. Ayrıca yeşil alanlar, biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlar ve şehir sakinleri için daha sağlıklı yaşam alanları sunar.
  2. Karbon Nötr Şehirler ve Enerji Verimliliği Karbon nötr şehirler, sera gazı emisyonlarını azaltmayı amaçlayan şehirlerdir. Enerji verimliliği, bu tür şehirlerde önemli bir rol oynar. Gelecekteki şehirler, enerji üretimi ve tüketimini optimize etmek için yenilenebilir enerji kaynaklarına (güneş, rüzgar, jeotermal) yönelmelidir. Binalar, enerji verimli teknolojilerle donatılmalı ve akıllı şebekeler aracılığıyla enerji yönetimi sağlanmalıdır. Bu yaklaşım, şehirlerin karbon ayak izini önemli ölçüde azaltabilir.
  3. Su Yönetimi ve Sürdürülebilir Su Kaynakları Geleceğin şehirlerinde suyun verimli kullanımı büyük bir önem taşır. Sürdürülebilir su yönetimi, yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşümü ve suyun verimli kullanılması gibi stratejileri içermelidir. Ayrıca, şehirler, sel ve taşkınlara karşı dayanıklı altyapılar geliştirerek su taşkınlarının neden olduğu zararları en aza indirmelidir.
  4. Ulaşımda Sürdürülebilir Çözümler Geleceğin şehirlerinde, ulaşımın sürdürülebilirliği büyük bir zorluktur. Toplu taşıma sistemlerinin geliştirilmesi, elektrikli araçların yaygınlaştırılması ve bisiklet yollarının artırılması, şehirlerdeki karbon emisyonlarını azaltmak için gereklidir. Ayrıca, otomasyon ve dijitalleşme sayesinde akıllı ulaşım sistemleri, trafiği optimize edebilir ve ulaşım altyapısının verimliliğini artırabilir.
  5. Akıllı Şehir Teknolojileri Akıllı şehir teknolojileri, iklim değişikliğiyle mücadele için şehirlerin dijitalleşmesini sağlar. Bu teknolojiler, enerji tüketimini optimize etmek, trafik yönetimini iyileştirmek ve altyapıyı izlemek için veri odaklı yaklaşımlar sunar. Akıllı sensörler, enerji şebekeleri ve ulaşım sistemleri, şehirlerin daha verimli ve sürdürülebilir olmasına yardımcı olabilir.

Şehirlerde Dirençliliğin Arttırılması

  1. Felaketlere Dayanıklı Altyapılar Geleceğin şehirleri, iklim değişikliği sonucu artan felaketlere karşı dayanıklı altyapılarla donatılmalıdır. Bu, sel baskınlarına, fırtınalara ve aşırı sıcaklıklara karşı dayanıklı yapıların inşa edilmesini içerir. Altyapının güçlendirilmesi, şehirlerin ani felaketlere karşı hazırlıklı olmasını sağlar.
  2. İklim Dayanıklılık Stratejileri İklim değişikliği ile mücadele eden şehirler, dayanıklılık stratejilerini benimsemelidir. Bu stratejiler, toplulukları eğitmek, acil durum hazırlık planları oluşturmak ve doğal afetlere karşı dirençli altyapılar geliştirmeyi içerir. Ayrıca, şehir planlamacıları, gelecekteki iklim risklerini göz önünde bulundurarak uzun vadeli stratejiler geliştirmelidir.
  3. Topluluk Katılımı ve Bilinçlendirme Geleceğin şehirlerinde, toplulukların iklim değişikliği hakkında bilinçlendirilmesi ve katılımının sağlanması kritik bir önem taşır. Toplumun tüm kesimleri, iklim değişikliğiyle ilgili çözümler geliştirmek için aktif olarak sürece dahil olmalıdır. Eğitim programları, yerel yönetimlerin ve halkın birlikte çalışmasını teşvik eder.

Geleceğin Şehirleri Nasıl Olmalı?

Geleceğin şehirleri, yalnızca sürdürülebilir olmakla kalmamalı, aynı zamanda dirençli, adil ve yaşanabilir olmalıdır. İklim değişikliğiyle mücadelede başarılı olmak için aşağıdaki temel prensiplere dayalı şehirler inşa edilmelidir:

  1. Sürdürülebilirlik: Karbon emisyonlarını minimize eden, enerji verimliliğini artıran, su kaynaklarını koruyan ve atıkları en aza indiren şehirler inşa edilmelidir.
  2. Dirençlilik: Aşırı hava olaylarına ve doğal afetlere karşı dayanıklı altyapılar geliştirilmelidir. Bu, şehirlerin gelecekteki iklim felaketlerine karşı hazırlıklı olmasını sağlar.
  3. Adalet: Geleceğin şehirleri, herkes için eşit fırsatlar sunmalı ve iklim değişikliğiyle mücadelenin adil bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamalıdır. Özellikle dezavantajlı grupların korunması için sosyal eşitlik önemlidir.
  4. Teknoloji: Akıllı şehir teknolojileri, şehirlerin daha verimli ve sürdürülebilir olmasına yardımcı olabilir. Veri odaklı çözümler, şehirlerin enerji tüketimini azaltabilir, ulaşım sistemlerini optimize edebilir ve doğal kaynakları daha etkili bir şekilde yönetebilir.

İklim değişikliği, şehir planlaması ve kentsel yaşam üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Bu değişikliklere uyum sağlamak ve şehirleri sürdürülebilir kılmak için yeşil altyapı, enerji verimliliği, su yönetimi ve akıllı şehir teknolojileri gibi çözümler kritik bir rol oynar. Geleceğin şehirleri, hem iklim değişikliğiyle mücadelede öncü olmalı hem de şehir sakinlerine yaşanabilir, adil ve dirençli ortamlar sunmalıdır. Şehir planlamacıları, topluluklar ve hükümetler birlikte çalışarak geleceğin iklim dirençli ve sürdürülebilir şehirlerini inşa edebilir.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Qua Granite ile Bologna’nın Kalbinde Tarih ve Tasarım Buluşması

Yayınlandı

-

Türkiye’nin önde gelen teknik granit üreticilerinden Qua Granite, Cersaie fuarıyla aynı hafta fuar alanının dışına çıkarak Bologna’nın tarihine ve kültürüne dokunan sıra dışı bir deneyime imza attı.

Bologna’nın simge yapılarından Palazzo Re Enzo, Qua Granite’in tasarım, inovasyon ve üretim gücünü dünyaya anlatan özel bir sahneye dönüştü. Qua Granite, 22 Eylül 2026’da Bologna’nın tarihi Palazzo Re Enzo Sarayı’nda sektör profesyonellerini özel bir organizasyonda ağırladı.

Gündüz saatlerinde, dünyanın farklı pazarlarından gelen sektör profesyonelleriyle yeni projeler ve iş fırsatları üzerine görüşmeler gerçekleştirildi. Tarihi yapının dokusuyla çağdaş yüzey tasarımının bir araya geldiği sergi alanlarında, ürünlerin özgün yüzey karakteri ve tasarım detayları ön plana çıktı.

Gecenin Teması: Rebloom

Gün batımıyla birlikte Palazzo Re Enzo bambaşka bir atmosfere büründü. Qua Granite’in gelenekselleşen gala gecesinin bu yıl altıncısı, “Rebloom” temasıyla gerçekleştirildi. Tarihin içinde yeniden doğuş fikrinden ilham alan gece; gastronomi, müzik, tasarım ve deneyimi aynı atmosferde buluşturdu.

Bologna’nın tarihi kalbinde, farklı ülkelerden gelen davetlilerin ve sektör profesyonellerinin bir araya geldiği gecede, Qua Granite’in uluslararası vizyonu ve Türkiye’den dünyaya uzanan marka yolculuğu da güçlü bir şekilde ortaya kondu. Qua Granite’in Bologna’daki organizasyonu, geçmiş ile geleceğin, mimari ile tasarımın, gelenek ile inovasyonun aynı sahnede buluştuğu özel bir deneyime dönüştü.

Fuar alanı yerine şehrin kendisini bir iletişim alanına dönüştüren Qua Granite, ürünlerini yalnızca sergilemekle kalmadı; markanın uluslararası ölçekteki iddiasını Bologna’nın merkezi noktalarına taşıdı. Şehrin merkezi noktalarında gerçekleştirilen billboard çalışmalarıyla Qua Granite’in Bologna’daki marka iletişimi desteklendi.

Qua Granite, bu organizasyonla uluslararası marka iletişimini desteklerken, ürünlerini farklı ülkelerden sektör profesyonelleriyle buluşturdu.

Okumaya Devam Et

GENEL

Aksa Enerji kurulu gücünü 6.200 MW’a, FAVÖK’ünü   841 milyon ABD dolarına taşımayı hedefliyor

Yayınlandı

-

 

Aksa Enerji’den 2027 yılının net karından temettü müjdesi!

Aksa Enerji, 2026 Analist Toplantısı’nda global büyüme stratejisini, yatırım programını ve 2029 hedeflerini paylaştı. Toplantıda, Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, şirketin 30 yıllık yolculuğunda değişmeyen tek şeyin büyüme iradesi olduğunu vurgulayarak, bugün de aynı kararlılıkla yatırımlarını sürdürdüklerini belirtti. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, devam eden yatırım programının tamamlanmasıyla şirketin, kurulu gücünü 3.700 MW’tan 6.200 MW’a, FAVÖK’ünü ise 841 milyon ABD dolarına taşımayı hedeflediğini belirtti. Ağbal ayrıca, Aksa Enerji’nin 2027 yılının net karından temettü dağıtmayı planladığını açıkladı. 

8 ülkedeki 15 aktif santral operasyonu ve 3.700 MW kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, üst yönetiminin katılımıyla düzenlediği 2026 Analist Toplantısı’nda yatırımcı ve analistlerle bir araya geldi. Toplantıda şirketin yeni yatırım dönemi, Afrika ve Orta Asya’daki büyüme programı, Türkiye’deki depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla finansal performansı ve hedefleri paylaşıldı.

2026 yılını “ticari işletmeye geçiş yılı” olarak tanımlayan Aksa Enerji, Kazakistan’daki 264 MW kapasiteli Kızılorda Santrali’ni devreye alarak Orta Asya’daki toplam kurulu gücünü 1.484 MW’a yükseltti. Şirket, Afrika’da Gana Kumasi Santrali’nin 179 MW kurulu güce sahip ilk fazının kombine çevrim dönüşümünü tamamladı. Türkiye’de ise 58 MW kapasiteli Gaziantep Pamuk Depolamalı GES ile 50 MW kapasiteli Şanlıurfa RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi’ni ticari işletmeye aldı. Aksa Enerji, Senegal ve Gabon yatırımlarını da yıl sonuna kadar devreye almaya hazırlanırken, Türkiye’deki depolamalı yenilenebilir enerji portföyünü yeni projelerle büyütmeyi sürdürüyor.

Toplantıda konuşan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, yaptığı açıklamada, “Aksa Enerji, bugün 3.700 MW kurulu gücü, 8 ülkedeki varlığı ve 15 enerji santraliyle büyümeye devam ediyor. Bu ölçeğin arkasında 30 yılı aşan enerji sektörü deneyimimiz bulunuyor. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’tan Orta Asya ve Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada; jeopolitik gelişmelerin, enerji arz güvenliğinin, emtia fiyatlarının ve finansman koşullarının sektörümüzü doğrudan etkilediği oldukça zorlu bir dönemde faaliyet gösteriyoruz.

Son dönemde Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz hattındaki gelişmelerin lojistik süreçlerimize etkilerini de yakından yaşadık. Aksa Enerji’nin 30 yıllık yolculuğunda ekonomik dalgalanmalar, pandemi ve tedarik zinciri krizleri dâhil çok farklı dönemlerden geçtik; ancak değişmeyen tek şey büyüme irademiz oldu. Bugün de aynı kararlılıkla yatırımlarımızı sürdürüyoruz” dedi.

“Büyüme Hedeflerimizi Hayata Geçiriyoruz”

Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, şirketin yeni büyüme dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Son üç yılda büyüme stratejimizi somut yatırımlarla ortaya koyduk. 2024-2026 döneminde 8’i termik, 7’si depolamalı yenilenebilir olmak üzere toplam 15 yatırım projesi yürütürken 1,7 milyar ABD doları yatırım gerçekleştirdik. 2026, yatırımlarımızın devreye girdiği ve büyüme hedeflerimizin gerçekleştiği önemli bir yıl oldu. Bir yandan yatırımlarımızı devreye alırken diğer yandan yeni büyüme adımları atıyoruz. Burkina Faso’da 119 MW büyüklüğündeki santralimizi 2027 yılında devreye alacağız. Gana’da hayata geçireceğimiz 825 MW kapasiteli Takoradi Santrali ise bugüne kadarki en büyük yatırımlarımızdan biri olacak.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi yalnızca kurulu güç artışı üzerinden değil, öngörülebilir gelir yapısını güçlendiren dengeli bir portföy yaklaşımıyla sürdüreceğiz. Bu doğrultuda planladığımız yaklaşık 2.500 MW’lık kapasite artışının 1.500 MW’ı yurt dışındaki gelir garantili projelerden, 1.000 MW’ı Türkiye’deki YEKDEM destekli yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan gelecek. Bu yatırım programının tamamlanmasıyla 2029 yılında kurulu gücümüzü 6.200 MW’a, 5 yılda FAVÖK’ümüzü 4 kat artırarak 841 milyon ABD dolarına taşımayı hedefliyoruz. Ayrıca 2027 yılının net karından temettü dağıtmayı da planlıyoruz. Bu büyümeyi disiplinli sermaye yönetimi ve operasyonel mükemmellikle desteklenen sürdürülebilir bir değer modeliyle gerçekleştiriyoruz.”

Gana’da 825 MW’lık Yeni Yatırım: Takoradi

Aksa Enerji, Gana’daki büyümesinin yeni adımı olarak 825 MW kapasiteli Takoradi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’ni yatırım portföyüne ekledi. Şirketin bugüne kadarki en büyük yatırımlarından biri olacak proje, 20 yıl süreli ABD doları bazlı garantili enerji satış anlaşmasına dayanıyor. Takoradi’nin tamamlanmasıyla Aksa Enerji’nin Gana’daki toplam kurulu gücü 1.545 MW’a, Senegal, Gabon ve Burkina Faso yatırımlarının da katkısıyla Afrika’daki toplam kurulu gücü 2.240 MW’a ulaşacak.

Depolamalı Yenilenebilir Enerjide 1.000 MW’lık Büyüme 

Türkiye’de yaklaşık 1.000 MW’lık depolamalı yenilenebilir enerji portföyünü hayata geçiren Aksa Enerji, 2026 yılında bu alandaki ilk yatırımlarını ticari işletmeye aldı. 58 MW kapasiteli Gaziantep Pamuk Depolamalı GES, şirketin faaliyete geçen ilk depolamalı yenilenebilir enerji yatırımı olurken; 50 MW kapasiteli Şanlıurfa RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi ile Türkiye’de müstakil depolama alanında önemli bir ilk gerçekleştirildi. Aksa Enerji, Kırşehir, Mersin, Kayseri ve Manisa’daki projeleriyle depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarını büyütmeye devam ediyor.

Şirket, devam eden yatırımların katkısıyla yenilenebilir enerjinin üretim portföyündeki ağırlığını yaklaşık yüzde 20 seviyesine yükseltecek.

841 Milyon ABD Doları FAVÖK Hedefi 

Aksa Enerji, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 20 milyar TL ciro, 7,3 milyar TL FAVÖK ve 1,2 milyar TL net dönem kârı elde ederken, FAVÖK marjını yüzde 36 ile tarihî yüksek seviyeye taşıdı. Şirket, yatırım döngüsünün tamamlanmasıyla 2029 yılında 841 milyon ABD doları FAVÖK ve yüzde 42 FAVÖK marjına ulaşmayı, Net Borç/FAVÖK oranını ise 1,7 seviyesine indirmeyi hedefliyor.

Finansmanda Çeşitlilik ve Uzun Vadeli Kaynak Hedefleniyor

Aksa Enerji, büyüme programını farklı coğrafyalardan ve garanti mekanizmalarından sağladığı uzun vadeli kaynaklarla destekliyor. Şirketin Africa Finance Corporation aracılığıyla Afrika yatırımları için sağladığı toplam finansman 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Senegal projesi için SERV garantisi altında 10 yıl vadeli 65 milyon dolar, Mersin Depolamalı RES için Sinosure garantili 12 yıl vadeli 124 milyon ABD doları kaynak sağlandı. Türkiye’deki yenilenebilir enerji ve depolama yatırımları için Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’ndan (TSKB) temin edilen 11 yıl vadeli kredilerin toplamı ise 92 milyon ABD dolarına ulaştı.

Okumaya Devam Et

GENEL

Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da Uluslararası Yapılanmasını ve Global Vizyonunu Güçlendirecek

Yayınlandı

-

 
Türkiye ve Avrupa’daki yatırımlarıyla faaliyetlerini sürdüren Polat Gayrimenkul, uluslararası pazardaki güçlü ve çok yönlü yapısıyla gayrimenkul sektörünün önemli buluşmalarından EXPO REAL 2026’da yerini alıyor. Macaristan ve Yunanistan başta olmak üzere yurt dışındaki çalışmalarını güçlendiren Polat, farklı sektörlerdeki yatırımlarıyla global ölçekteki varlığını pekiştiriyor.

 

Polat Gayrimenkul, dünyanın önde gelen gayrimenkul buluşmalarından EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelmeye hazırlanıyor. 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde Münih’te düzenlenecek organizasyon, dünyanın farklı bölgelerinden gayrimenkul yatırımcılarını ve sektör temsilcilerini buluşturacak. Polat, fuarda gayrimenkul projelerinin yanı sıra yurt dışındaki faaliyetlerini, farklı sektörlerdeki yatırımlarını ve Avrupa’daki büyüme vizyonunu uluslararası yatırım dünyasıyla paylaşacak.

 

Polat Gayrimenkul‘ün Avrupa’daki Yapılanmasında Macaristan Öne Çıkıyor
Polat’ın EXPO REAL 2026’da Macaristan Pavilyonu’nda yer alması, başta Macaristan olmak üzere Avrupa’daki güçlü varlığını da  ortaya koyuyor. Polat, APD Real Estate, PD Real Estate ve Pearl Real Estate aracılığıyla Macaristan’da gayrimenkul yatırımlarını sürdürürken; kentsel dönüşüm ve karma kullanım projeleriyle bölgedeki varlığını güçlendiriyor ve değer yaratmaya devam ediyor. Duna Pearl, City Pearl ve Seven Pearl projeleri, Polat’ın ülkedeki öne çıkan yatırımları arasında yer alırken, şirketin Macaristan’daki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

 

Gayrimenkul’ün yanı sıra enerji ve dış ticaret alanlarında da Avrupa’daki faaliyetlerini büyüten Polat, Amsterdam merkezli HBRE Investment ve HSWE Investment yapılanmaları aracılığıyla Polat Energy Europe çatısı altında, başta Avrupa olmak üzere yenilenebilir enerji projeleri geliştiriyor. Sektördeki öncü konumunu uluslararası pazarlara taşıyan Polat, yurt dışında özellikle güneş enerjisi yatırımlarıyla enerji portföyünü güçlendirirken, uluslararası ölçekte sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturuyor.

 

Polat, gayrimenkul, enerji ve dış ticaret alanlarındaki uluslararası yatırım ve iş geliştirme faaliyetleriyle Avrupa’daki çok sektörlü yapısını güçlendirerek büyümeye devam ediyor.
Polat Gayrimenkul, Global Varlığını Uluslararası Platformlarda Güçlendiriyor
Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek çok sektörlü yapısını, yurt dışındaki deneyimini ve Avrupa’daki büyüme vizyonunu paylaşacak. Macaristan’da hayata geçirdiği projelerle Avrupa’daki varlığını güçlendiren Polat Gayrimenkul, uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda şimdi de Yunanistan’a adım attı. Bu kapsamda, Yunanistan’daki gayrimenkul faaliyetlerini yürütmek üzere Polat Development Greece şirketi kuruldu. Böylece şirket, Macaristan’ın ardından Yunanistan’ı da Avrupa’daki büyüme rotasına dahil ederek bölgedeki yatırım ve proje geliştirme faaliyetlerini genişletmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye