GENEL
Daimler Truck, IAA Transportation 2024’te Karbon Nötr Ulaşımın Geleceğini Şekillendiriyor
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
- Daimler Truck, dünyanın en önemli ticari araç fuarlarından biri olan IAA Transportation 2024’te, karbon nötr ulaşımın geleceğine öncülük eden araçlarını, teknolojilerini ve sürdürülebilirlik odaklı çözümlerini sergiliyor. Şirket, batarya elektrikli ve hidrojen bazlı yakıt hücresi teknolojilerini içeren çift yönlü stratejisiyle, uzun mesafe taşımacılığında sıfır emisyon hedefine yönelik önemli adımlar atıyor. Fuarda tanıtılan Mercedes-Benz eActros 600 ve dünya prömiyerini gerçekleştiren eCitaro K gibi yenilikçi modeller, Daimler Truck’ın çevre dostu mobilite vizyonunu yansıtıyor.
- Daimler Truck’ın ilk ağır sınıf elektrikli kamyonu unvanına sahip eActros’un yol testleri Mercedes-Benz Türk AR-GE ekipleri tarafından Aksaray AR-GE Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.
- Fuarda sergilenen Mercedes-Benz Actros L ve tanıtılan Mercedes-Benz Tourismo, Mercedes-Benz Türk’ün Aksaray Kamyon Fabrikası ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilip Türkiye ve dünyada sahipleri ile buluşuyor.
Mercedes-Benz Türk’ün çatı şirketi Daimler Truck, Hannover’da düzenlenen dünyanın en prestijli ticari araç fuarlarından olan ‘IAA Transportation 2024’te batarya ve hidrojen bazlı karbon nötr tahrik sistemlerini içeren çift yönlü stratejisiyle ve sergilediği kamyonlarla sürdürülebilir ulaşımdaki öncülüğünü bir kez daha vurguluyor.
Fuarda, dekarbonizasyon ve dijitalleşme konularına odaklanan Daimler Truck, Mercedes-Benz eCitaro K‘nın dünya prömiyerini gerçekleştirirken, aerodinamiği geliştirilen yeni Mercedes-Benz Actros L‘yi de tanıtıyor. Fuar katılımcılarıyla buluşan Mercedes-Benz eActros 600, eActros 300 / 400 ve GenH2 modelleri de sürdürülebilir taşımacılığın öncüleri olarak Daimler Truck’ın yenilikçi vizyonunu yansıtıyor.
Uzun Mesafe Taşımacılığının Amiral Gemisi Mercedes-Benz Actros L Türkiye’de Üretiliyor
Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L, konvansiyonel dizel kamyonlarda sektörün öncüsü olmaya devam ediyor. Actros L, fütüristik tasarımı, optimize edilmiş aerodinamiği ve son teknoloji destek sistemleri ile öne çıkıyor. Ayrıca, 12.8 litre EURO VI-E emisyon normlarına uygun OM471 motor ile 476 PS, 510 PS ve 530 PS güç seçenekleri sunuyor. Bu motor seçenekleri, Actros L 1848 LS, 1851 LS ve 1853 LS Plus modellerinde standart olarak yer alırken, farklı taleplere hitap eden zengin opsiyonel donanım seçenekleri de bu standart modellere eklenebiliyor.
Mercedes-Benz eActros 600, Ara Şarj Olmadan 500 km Menzile Ulaşıyor
Daimler Truck, dekarbonizasyon ve dijitalleşme hedefleri doğrultusunda geliştirdiği batarya elektrikli Mercedes-Benz eActros 600’ü de fuarda sergiliyor. Şirket, eActros 600 ile uzun mesafe taşımacılığında CO2 emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. 600 kWh batarya kapasitesine sahip eActros 600, yeni elektrikli tahrik aksı sayesinde ara şarj olmadan 500 kilometreden fazla menzil sunuyor. 44 ton brüt ağırlığa uygun tasarlanan eActros 600, standart bir treyler ile AB genelinde 22 ton taşıma kapasitesine sahip. Aracın sürücü kabini, aerodinamik açıdan optimize edilmiş “ProCabin” tasarımıyla dikkat çekiyor. Uzun yol operasyonlarında hava direncinin en aza indirilmesi, enerji tasarrufunu artırarak daha uzun menzile katkı sağlıyor. Daimler Truck, eActros 600’ün seri üretimine Kasım ayı sonunda başlamayı planlıyor.
Daimler Truck, Yazılım Tanımlı Araçlarla Sürücü Güvenliğini ve Konforunu Üst Seviyeye Taşıyor
Daimler Truck, karbon nötr taşımacılığın yanı sıra dijital dönüşüme de öncülük ediyor. Şirket, eActros 600 ve Actros L gibi yeni nesil kamyonlarında önceki modellere göre 20 kat daha hızlı veri işleme yeteneği sunan gelişmiş mekatronik mimariler kullanıyor. Aktif Fren Asistanı 6 ve Aktif Yan Görüş Asistanı 2 gibi en son güvenlik sistemlerinin yanı sıra, sürücü konforunu ve bağlantı özelliklerini de önemli ölçüde artıran teknolojileri de geliştiriyor.
Yazılım tanımlı araçlar, Daimler Truck’ın ve iş ortaklarının özelleştirilmiş uygulamalarıyla mevcut kamyon ve otobüslerin güvenlik, konfor ve verimlilik gibi işlevlerini çok daha ileriye taşıyor. Bu teknolojiler, aracın potansiyel tehlikeleri insan duyularından çok daha önce algılayarak, sürücüleri ve trafikteki herkesi daha iyi koruma amacı taşıyor.
Mercedes-Benz Türk AR-GE ekipleri, geliştirdikleri yeniliklerle küresel arenada önemli rol oynuyor
Geliştirme ve test çalışmaları Mercedes-Benz Türk’ün İstanbul ve Aksaray’da bulunan AR-GE Merkezleri’nde yürütülen “Aktif Güvenlik Paketi” ile tüm kamyon ve otobüsler, sürücü ve yayalara daha güvenli sürüş deneyimi sağlıyor. Genel güvenlik düzenlemesi ile akıllı hız ve şerit takibi, kör nokta bilgilendirme sistemi, hareketli yaya bilgilendirme sistemi gibi toplamda 7 aktif güvenlik sisteminin geliştirilmesinde, Daimler Truck bünyesindeki kamyon ve otobüs modelleri için Mercedes-Benz Türk AR-GE ekiplerinin büyük katkısı oldu.
Mercedes-Benz Türk Aksaray AR-GE Merkezi bünyesinde bulunan test merkezinde, dünya çapındaki tüm Daimler Truck AG fabrikalarında üretilen kovansiyonel ve elektrikli Mercedes-Benz kamyonların uzun yol testleri gerçekleştiriliyor. Merkez, 2023 yılından bu yana elektrikli araçlar için de uzun yol testi onayı veren “Tek Merkez” konumunda yer alıyor. Daimler Truck’ın ilk ağır sınıf elektrikli kamyonu unvanına sahip eActros’un yol testleri Mercedes-Benz Türk AR-GE ekipleri tarafından Aksaray AR-GE Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.
Mercedes-Benz Türk’ün İstanbul Hoşdere Otobüs Fabrikası’ndaki Otobüs Karoser AR-GE Ekibi ise tamamen elektrikli otobüs şasisi için ön aks segmenti geliştirdi. Kötü yol testleri ile dayanımı test edilecek ürünün uzun yol testleri de Türkiye’deki mühendisler tarafından gerçekleştiriliyor.
Hidrojen Teknolojisinin Geleceği Mercedes-Benz GenH2 Kamyon ile Yazılıyor
Daimler Truck, batarya elektrikli kamyonlara ek olarak hidrojen bazlı yakıt hücresi teknolojisinin de uzun mesafe taşımacılığında önemli bir rol oynayacağını vurguluyor. Bu teknolojiler, özellikle zorlu koşullarda esneklik ve uygun çözümler sunma potansiyeline sahip. IAA Transportation 2024’te sergilenen Mercedes-Benz GenH2 kamyon, sıvı hidrojenin karayolu taşımacılığındaki kullanılabilirliğini kanıtlıyor.
Daimler Buses, batarya elektrikli eCitaro K’yı Dünya Prömiyeri ile Tanıtıyor
Fuarda dünya prömiyeri gerçekleştirilen batarya-elektrikli Mercedes-Benz eCitaro K şehir içi otobüsü, 1,5 metre kısaltılmış dingil mesafesiyle daha fazla manevra kabiliyeti gerektiren alanlar için ideal bir seçenek sunuyor. Kompakt eCitaro K, 84 kişilik yolcu kapasitesi ve yoğun saatlerdeki performansıyla dikkat çekiyor. Dört ila altı akü seçeneğiyle sunulan araç, maksimum konfigürasyonla 300 kilometreye kadar menzil sağlıyor. Fuarda aynı zamanda Mercedes-Benz Tourismo Safety Coach ve yeni nesil Setra MultiClass LE şehirlerarası otobüs de tanıtılıyor. Daimler Buses, bir gelenek olarak, mevcut güvenlik teknolojisinin durumunu göstermek için Safety Coach otobüsü kullanıyor.
Türkiye’de üretilen Mercedes-Benz Tourismo Otobüs Güvenliğinde Standartları Aşıyor
Daimler Buses, otobüs güvenliği alanındaki öncülüğünü sürdürüyor ve Mercedes-Benz Tourismo Safety Coach‘ın altıncı sürümünü ilk kez IAA Transportation 2024’te tanıtıyor. Bu yeni versiyon, serinin en kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle donatılmış modeli olarak öne çıkıyor. 2005 yılından bu yana Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen Tourismo’nun gelişmiş güvenlik teknolojileri arasında daha güçlü Aktif Fren Yardımcısı 6, Yan Koruma Asistanı 2, yeni Ön Koruma Asistanı ve Trafik İşareti Asistanı yer alıyor. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda 2005 ile 2024 yılları arasında üretilen 23 bini aşkın Mercedes-Benz Tourismo, şehirler arası otobüs pazarının en çok tercih edilen otobüsü olmaya devam ediyor.
Daimler Buses’ın Güvenli Sürüş Sistemleri, Otobüslerde Güvenlik Standartlarını Yeniden Belirliyor
Temmuz 2024’ten itibaren AB’nin güncellenmiş “Genel Güvenlik Yönetmeliği” (GSR-B), tüm yeni tescil edilen otobüsler ve yolcu otobüsleri için zorunlu hale geldi. Mercedes-Benz ve Setra markalı otobüslerde mevcut güvenlik ve destek sistemleri sadece GSR gerekliliklerini karşılamakla kalmıyor, bazı işlevler 2024’ten itibaren GSR’nin gerektirdiği seviyenin ötesine geçiyor. Bu sistemler, tüm araç varyantlarında yeni standart haline gelerek şehir içi, şehirler arası ve tur otobüslerinde de ek değer sağlıyor.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın!
Yayınlandı
2 gün önce-
Nisan 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte inşaat sektöründe hareketlilik artarken, mevcut binalarda da dış cephe yenileme çalışmaları hız kazandı. Günümüzün değişen iklim koşullarına karşı yapıları korumak her zamankinden daha kritik bir ihtiyaç haline gelirken, Filli Boya bu sürece Frontier Polymer Technology® ile geliştirdiği Nucleus ile yön veriyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek maksimum su iticilik ve nefes alma, kendi kendini temizleme ve yüksek UV direnci özelliklerini “3D Koruma” etkisiyle tek bir üründe sunan Nucleus, binaları bugünden geleceğin zorlu şartlarına hazırlıyor.
Soğuk ve yağışlı kış döneminin ardından hava koşullarının iyileşmeye başladığı bahar ayları, yapı dünyası için en verimli çalışma döneminin kapılarını aralıyor. Havanın ısınmasıyla birlikte bir yandan yeni inşaat projelerinde çalışmalar hızlanırken, diğer yandan mevcut binalarda dış cephe yenileme mesaisi başlıyor. Ancak günümüzde küresel iklim değişikliği nedeniyle yaşanan ani hava olayları, dış cephe boyalarından beklenen performans standartlarını da kökten değiştiriyor. Yazın ortasında yağan şiddetli dolular, gece ve gündüz arasındaki keskin sıcaklık farkları ve yoğunlaşan hava kirliliği karşısında binaların korunması her zamankinden daha güç bir hal alıyor. Filli Boya, bu ihtiyacı öngörerek hayata geçirdiği Nucleus ile hem yeni projelerde hem de yenileme çalışmalarında standartları yukarı taşıyor.

Maksimum Su İticilik ve Nefes Alma
Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek üç temel koruma özelliğini tek bir üründe buluşturan Nucleus, Frontier Polymer Technology® sayesinde binaların ömrünü uzatırken estetik görünümün de kalıcı olmasını sağlıyor. Dünyanın dört farklı kıtasında, en zorlu iklim bölgelerinde test edilerek geliştirilen ürün, içeriğindeki silikon aşılanmış özel polimer teknolojisi sayesinde yapı fiziği için yüksek performans sunuyor. “Maksimum nefes alma” kabiliyetiyle cephedeki nemin hızla tahliye edilmesini sağlarken, “maksimum su iticilik” özelliğiyle de en şiddetli yağışlarda bile cepheyi dayanıklı kılıyor.
Kendi Kendini Temizleme Özelliği
Nucleus’un bütünsel dayanıklılık yaklaşımı, estetiği ve temizliği de bu koruma kalkanının bir parçası haline getiriyor. Ürünün sahip olduğu fotokatalitik özellik, güneşin UV ışınlarını kullanarak yüzeydeki kirleri okside edip parçalıyor ve dış cephenin kendi kendini temizlemesine imkan tanıyor. Bu teknoloji sayesinde binalar, şehir kirliliğine rağmen uzun yıllar boyunca ilk günkü temiz görüntüsünü muhafaza ediyor.
Yüksek UV Direnci ve Kalıcı Renkler
Dış cephelerdeki en büyük zorluklardan biri olan renk solması problemi de Nucleus’un yüksek UV direnciyle çözüme kavuşuyor. Özel pigment yapısı ve “soft parlak” dokusuyla güneşin yakıcı etkilerine karşı renklerini başarıyla koruyan Nucleus, Antalya’nın nemli sıcağından Konya’nın sert karasal iklimine kadar her bölgede binalara modern ve kalıcı bir kimlik kazandırıyor. Yenileme sezonunda yapılarına değer katmak isteyenler için Nucleus, gelişmiş teknolojiyi estetikle birleştirerek geleceğin koruma standartlarını bugüne taşıyor.
GENEL
fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor
Yayınlandı
3 gün önce-
Nisan 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.
Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.
FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü
Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.
Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.
Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.
Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü
FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.
Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.
fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri
fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor
Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.
Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.
Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor
Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”
Depremde Saniyeler İçinde Tahliye
TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.
Deprem Sonrası Dijital Check-Up
Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.
EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm
Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:
“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”
Son Yazılar
- Enerji Dönüşümünde Güçlü Adım: Baymak’tan Sürdürülebilir Büyüme Hamlesi Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Hız ve Performans: Aynı Anda Mümkün Nisan 17, 2026
- Enerji Verimliliğiyle Geleceğin Yapılarını İnşa Ediyor Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Güvenli ve Sürdürülebilir Yapılar: Su, Isı ve Yangın Yalıtımında Yeni Standartlar Nisan 17, 2026
- Çatı ve Cephe Sistemlerinde Yeni Dönem: Güvenlik, Performans ve Sürdürülebilirlik Nisan 17, 2026
- Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın! Nisan 17, 2026
- fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor Nisan 16, 2026
- TKE’den Akıllı Teknolojiler Nisan 16, 2026
- TERA PORTFÖY YÖNETİM A.Ş. BİRİNCİ PROJE GYF İLE GAYRİMENKUL PROJE GELİRİNE ORTAK OLMA İMKANI Nisan 16, 2026
- İHLAS GAYRİMENKUL’ÜN ISPARTAKULE’DEKİ YENİ PROJESİ BİZİM EVLER 12 SATIŞA ÇIKTI Nisan 16, 2026
- Deprem Güçlendirmede Hafif Ama Güçlü: Kompozit Teknolojiler Nisan 16, 2026
- Yalıtım, Depreme Karşı Sessiz Güç: İzocam’dan Hayati Uyarı Nisan 16, 2026
- Depreme Karşı Sadece Bina Değil, Zemin de Güçlenmeli Nisan 16, 2026
- Depreme Dayanıklı, Sürdürülebilir ve Yüksek Performanslı Yapılar İçin Baumit Çözümleri Nisan 16, 2026
- Depreme Karşı Akıllı Çözümler: Güvenli Yapılar İçin Entegre Cephe ve Yalıtım Sistemleri Nisan 15, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










