Daimler Truck, IAA Transportation 2024’te Karbon Nötr Ulaşımın Geleceğini Şekillendiriyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Daimler Truck, IAA Transportation 2024’te Karbon Nötr Ulaşımın Geleceğini Şekillendiriyor

Yayınlandı

-

  • Daimler Truck, dünyanın en önemli ticari araç fuarlarından biri olan IAA Transportation 2024’te, karbon nötr ulaşımın geleceğine öncülük eden araçlarını, teknolojilerini ve sürdürülebilirlik odaklı çözümlerini sergiliyor. Şirket, batarya elektrikli ve hidrojen bazlı yakıt hücresi teknolojilerini içeren çift yönlü stratejisiyle, uzun mesafe taşımacılığında sıfır emisyon hedefine yönelik önemli adımlar atıyor. Fuarda tanıtılan Mercedes-Benz eActros 600 ve dünya prömiyerini gerçekleştiren eCitaro K gibi yenilikçi modeller, Daimler Truck’ın çevre dostu mobilite vizyonunu yansıtıyor. 
  • Daimler Truck’ın ilk ağır sınıf elektrikli kamyonu unvanına sahip eActros’un yol testleri Mercedes-Benz Türk AR-GE ekipleri tarafından Aksaray AR-GE Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.
  • Fuarda sergilenen Mercedes-Benz Actros L ve tanıtılan Mercedes-Benz Tourismo, Mercedes-Benz Türk’ün Aksaray Kamyon Fabrikası ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda  üretilip Türkiye ve dünyada sahipleri ile buluşuyor. 

Mercedes-Benz Türk’ün çatı şirketi Daimler Truck, Hannover’da düzenlenen dünyanın en prestijli ticari araç fuarlarından olan ‘IAA Transportation 2024’te batarya ve hidrojen bazlı karbon nötr tahrik sistemlerini içeren çift yönlü stratejisiyle ve sergilediği kamyonlarla sürdürülebilir ulaşımdaki öncülüğünü bir kez daha vurguluyor.

Fuarda, dekarbonizasyon ve dijitalleşme konularına odaklanan Daimler Truck, Mercedes-Benz eCitaro K‘nın dünya prömiyerini gerçekleştirirken, aerodinamiği geliştirilen yeni Mercedes-Benz Actros L‘yi de tanıtıyor. Fuar katılımcılarıyla buluşan Mercedes-Benz eActros 600, eActros 300 / 400 ve GenH2 modelleri de sürdürülebilir taşımacılığın öncüleri olarak Daimler Truck’ın yenilikçi vizyonunu yansıtıyor.

Uzun Mesafe Taşımacılığının Amiral Gemisi Mercedes-Benz Actros L Türkiye’de Üretiliyor

Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L, konvansiyonel dizel kamyonlarda sektörün öncüsü olmaya devam ediyor. Actros L, fütüristik tasarımı, optimize edilmiş aerodinamiği ve son teknoloji destek sistemleri ile öne çıkıyor. Ayrıca, 12.8 litre EURO VI-E emisyon normlarına uygun OM471 motor ile 476 PS, 510 PS ve 530 PS güç seçenekleri sunuyor. Bu motor seçenekleri, Actros L 1848 LS, 1851 LS ve 1853 LS Plus modellerinde standart olarak yer alırken, farklı taleplere hitap eden zengin opsiyonel donanım seçenekleri de bu standart modellere eklenebiliyor. 

Mercedes-Benz eActros 600, Ara Şarj Olmadan 500 km Menzile Ulaşıyor 

Daimler Truck, dekarbonizasyon ve dijitalleşme hedefleri doğrultusunda geliştirdiği batarya elektrikli Mercedes-Benz eActros 600’ü de fuarda sergiliyor. Şirket, eActros 600 ile uzun mesafe taşımacılığında CO2 emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. 600 kWh batarya kapasitesine sahip eActros 600, yeni elektrikli tahrik aksı sayesinde ara şarj olmadan 500 kilometreden fazla menzil sunuyor. 44 ton brüt ağırlığa uygun tasarlanan eActros 600, standart bir treyler ile AB genelinde 22 ton taşıma kapasitesine sahip. Aracın sürücü kabini, aerodinamik açıdan optimize edilmiş “ProCabin” tasarımıyla dikkat çekiyor. Uzun yol operasyonlarında hava direncinin en aza indirilmesi, enerji tasarrufunu artırarak daha uzun menzile katkı sağlıyor. Daimler Truck, eActros 600’ün seri üretimine Kasım ayı sonunda başlamayı planlıyor.

Daimler Truck, Yazılım Tanımlı Araçlarla Sürücü Güvenliğini ve Konforunu Üst Seviyeye Taşıyor 

Daimler Truck, karbon nötr taşımacılığın yanı sıra dijital dönüşüme de öncülük ediyor. Şirket, eActros 600 ve Actros L gibi yeni nesil kamyonlarında önceki modellere göre 20 kat daha hızlı veri işleme yeteneği sunan gelişmiş mekatronik mimariler kullanıyor. Aktif Fren Asistanı 6 ve Aktif Yan Görüş Asistanı 2 gibi en son güvenlik sistemlerinin yanı sıra, sürücü konforunu ve bağlantı özelliklerini de önemli ölçüde artıran teknolojileri de geliştiriyor.  

Yazılım tanımlı araçlar, Daimler Truck’ın ve iş ortaklarının özelleştirilmiş uygulamalarıyla mevcut kamyon ve otobüslerin güvenlik, konfor ve verimlilik gibi işlevlerini çok daha ileriye taşıyor. Bu teknolojiler, aracın potansiyel tehlikeleri insan duyularından çok daha önce algılayarak, sürücüleri ve trafikteki herkesi daha iyi koruma amacı taşıyor.

Mercedes-Benz Türk AR-GE ekipleri, geliştirdikleri yeniliklerle küresel arenada önemli rol oynuyor

Geliştirme ve test çalışmaları Mercedes-Benz Türk’ün İstanbul ve Aksaray’da bulunan AR-GE Merkezleri’nde yürütülen “Aktif Güvenlik Paketi”  ile tüm kamyon ve otobüsler, sürücü ve yayalara daha güvenli sürüş deneyimi sağlıyor. Genel güvenlik düzenlemesi ile akıllı hız ve şerit takibi, kör nokta bilgilendirme sistemi, hareketli yaya bilgilendirme sistemi gibi toplamda 7 aktif güvenlik sisteminin geliştirilmesinde, Daimler Truck bünyesindeki kamyon ve otobüs modelleri için Mercedes-Benz Türk AR-GE ekiplerinin büyük katkısı oldu.

Mercedes-Benz Türk Aksaray AR-GE Merkezi bünyesinde bulunan test merkezinde, dünya çapındaki tüm Daimler Truck AG fabrikalarında üretilen kovansiyonel ve elektrikli Mercedes-Benz kamyonların uzun yol testleri gerçekleştiriliyor. Merkez, 2023 yılından bu yana elektrikli araçlar için de uzun yol testi onayı veren “Tek Merkez” konumunda yer alıyor. Daimler Truck’ın ilk ağır sınıf elektrikli kamyonu unvanına sahip eActros’un yol testleri Mercedes-Benz Türk AR-GE ekipleri tarafından Aksaray AR-GE Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.

Mercedes-Benz Türk’ün İstanbul Hoşdere Otobüs Fabrikası’ndaki Otobüs Karoser AR-GE Ekibi ise tamamen elektrikli otobüs şasisi için ön aks segmenti geliştirdi.  Kötü yol testleri ile dayanımı test edilecek ürünün uzun yol testleri de Türkiye’deki mühendisler tarafından gerçekleştiriliyor.

Hidrojen Teknolojisinin Geleceği Mercedes-Benz GenH2 Kamyon ile Yazılıyor 

Daimler Truck, batarya elektrikli kamyonlara ek olarak hidrojen bazlı yakıt hücresi teknolojisinin de uzun mesafe taşımacılığında önemli bir rol oynayacağını vurguluyor. Bu teknolojiler, özellikle zorlu koşullarda esneklik ve uygun çözümler sunma potansiyeline sahip. IAA Transportation 2024’te sergilenen Mercedes-Benz GenH2 kamyon, sıvı hidrojenin karayolu taşımacılığındaki kullanılabilirliğini kanıtlıyor. 

Daimler Buses, batarya elektrikli eCitaro K’yı Dünya Prömiyeri ile Tanıtıyor

Fuarda dünya prömiyeri gerçekleştirilen batarya-elektrikli Mercedes-Benz eCitaro K şehir içi otobüsü, 1,5 metre kısaltılmış dingil mesafesiyle daha fazla manevra kabiliyeti gerektiren alanlar için ideal bir seçenek sunuyor. Kompakt eCitaro K, 84 kişilik yolcu kapasitesi ve yoğun saatlerdeki  performansıyla dikkat çekiyor. Dört ila altı akü seçeneğiyle sunulan araç, maksimum konfigürasyonla 300 kilometreye kadar menzil sağlıyor. Fuarda aynı zamanda Mercedes-Benz Tourismo Safety Coach ve yeni nesil Setra MultiClass LE şehirlerarası otobüs de tanıtılıyor. Daimler Buses, bir gelenek olarak, mevcut güvenlik teknolojisinin durumunu göstermek için Safety Coach otobüsü kullanıyor.

Türkiye’de üretilen Mercedes-Benz Tourismo Otobüs Güvenliğinde Standartları Aşıyor

Daimler Buses, otobüs güvenliği alanındaki öncülüğünü sürdürüyor ve Mercedes-Benz Tourismo Safety Coach‘ın altıncı sürümünü ilk kez IAA Transportation 2024’te tanıtıyor. Bu yeni versiyon, serinin en kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle donatılmış modeli olarak öne çıkıyor. 2005 yılından bu yana Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen Tourismo’nun gelişmiş güvenlik teknolojileri arasında daha güçlü Aktif Fren Yardımcısı 6, Yan Koruma Asistanı 2, yeni Ön Koruma Asistanı ve Trafik İşareti Asistanı yer alıyor. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda 2005 ile 2024 yılları arasında üretilen 23 bini aşkın Mercedes-Benz Tourismo, şehirler arası otobüs pazarının en çok tercih edilen otobüsü olmaya devam ediyor.

Daimler Buses’ın Güvenli Sürüş Sistemleri, Otobüslerde Güvenlik Standartlarını Yeniden Belirliyor 

Temmuz 2024’ten itibaren AB’nin güncellenmiş “Genel Güvenlik Yönetmeliği” (GSR-B), tüm yeni tescil edilen otobüsler ve yolcu otobüsleri için zorunlu hale geldi. Mercedes-Benz ve Setra markalı otobüslerde mevcut güvenlik ve destek sistemleri sadece GSR gerekliliklerini karşılamakla kalmıyor, bazı işlevler 2024’ten itibaren GSR’nin gerektirdiği seviyenin ötesine geçiyor. Bu sistemler, tüm araç varyantlarında yeni standart haline gelerek şehir içi, şehirler arası ve tur otobüslerinde de ek değer sağlıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler