GYODER ve TÜKD-HATAY Şubesi İş Birliği İle Kadın Emeğini Güçlendirecek Proje - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

GYODER ve TÜKD-HATAY Şubesi İş Birliği İle Kadın Emeğini Güçlendirecek Proje

Yayınlandı

-

 

‘İnşaatın Kadın Ustaları’ Hatay’da iş başı yaptı

GYODER, inşaat sektöründe nitelikli iş gücünü artırırken kadın istihdamını güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir sosyal etki projesini hayata geçirdi. GYODER ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği iş birliğinde tasarlanan ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesinin pilot uygulaması Hatay’da başladı.

 

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Hatay Şube’sinin iş birliğiyle hayata geçirilen ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesi Hatay’da başladı. GYODER’in Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) iş birliğiyle hazırladığı ve Türkiye İMSAD Geleceğe Yatırım Ödülleri’nde Sivil Toplum – Çalışma kategorisinde üçüncülük ödülü alan ‘İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24’ araştırmasının ortaya koyduğu nitelikli iş gücü ihtiyacından hareketle başlatılan proje, kadınlara yeni bir meslek alanı açmayı ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücüne katkı sağlamayı hedefliyor. En az ortaokul mezunu kadınların hedeflendiği proje kapsamında 10 günlük eğitim süreci ile kadınlar, iş gücüne hazır hale getiriliyor. 

 

Boyacılık iş koluyla başlayan ilk çalışmalar, diğer kas gücü gerektirmeyen vinç operatörlüğü, tesviye, kaynak, seramik ve parke döşeme işleri, restorasyon, taş duvar işçiliği gibi alanlarda büyüyecek. Özellikle ev tadilatı, dekorasyon özellikli işlerde kadın ustalar istihdama katılmış olacak. Projenin ilk işveren destekçisi deprem sonrası yeniden inşa sürecinin sürdüğü Hatay’da, toplu konut inşaatları yapan Kuzu Grup oldu. ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesinin tulumları ise modacı Mehtap Elaidi tarafından tasarlandı. 

Eğitimler başladı, kadınlar sahaya indi

 

İnşaat sektörünün, Türkiye ekonomisinin en güçlü alanlarından biri olduğuna dikkat çeken GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “Gayrimenkulün bu gücünün daha kapsayıcı, daha nitelikli ve daha sürdürülebilir hale gelmesi gerekiyor. Bugün sektörümüzde ciddi bir nitelikli iş gücü ihtiyacı var. Kadınların inşaat üretim süreçlerindeki temsili ise yok denecek kadar az. GYODER olarak ‘İnşaatın Kadın Ustaları’ projesiyle kadınları sektörün izleyicisi olmaktan çıkarıp, üretimin doğrudan parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Çekici, projenin Hatay’da başlamasının ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Hatay, yeniden inşa sürecinde çok kritik bir konumda. Bu süreçte kadınların emeğinin, becerisinin ve üretim gücünün sahaya yansımasını önemsiyoruz. Pilot projemizle kadınların eğitim almasını, gerekli ekipmanlara erişmesini ve sahada güvenli koşullarda çalışmasını sağlayacak kapsayıcı bir model oluşturuyoruz. Amacımız, Hatay’da başlayan bu yaklaşımı ilerleyen dönemde farklı şehirlerde de yaygınlaştırmak.” TÜKD Hatay Şube Başkanı Tülin Kesiktaş’ın öncülüğünde ilk etapta Hatay’da başlayan proje kapsamında kadınların inşaatın kas gücü gerektirmeyen farklı ustalık alanlarında,  eğitim alması ve şantiyelerde istihdam edilmesi amaçlanıyor. 

 

‘Mesleklerin cinsiyeti yoktur’ mottosu ile yola çıktık

 

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Hatay Şube Başkanı Tülin Kesiktaş ise şunları söyledi: Hatay Şubesi olarak, 6 Şubat depremlerinin ardından yalnızca yaraları sarmaya değil, Hatay’ın yeniden inşasında kadınların etkin rol almasını sağlamaya yönelik çalışmalar yürüttük. Konteyner kentlerde gerçekleştirdiğimiz saha çalışmalarında kadınların acil ihtiyaçlarının karşılanmasının ardından en önemli taleplerinin istihdama katılmak olduğunu gözlemledik. Bu ihtiyaçtan hareketle, ‘İnşaatın Kadın Ustaları Neden Olmasın?’ düşüncesiyle yola çıktık. Bu süreçte yollarımız GYODER ile kesişti. Projemizin temel amacı yalnızca kadın istihdamını artırmak değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet kalıplarını dönüştürerek ‘mesleklerin cinsiyeti yoktur’ anlayışını yaygınlaştırmaktır. En büyük zorluk, kadınları bu alana yönelmeye ikna etmek oldu. Bu yolda Kuzu Grup’un bize verdiği güven ve destek önemli bir motivasyon kaynağıdır. Bu anlamda sektörün önde gelen diğer markalarına da projeye ortak olmaları çağrısında bulunmak istiyoruz. Nitekim Hatay’da büyük inşaat firmalarının deprem sonrası projelerini tamamlayarak bölgeden ayrılmasıyla, Hatay’da nitelikli usta açığı oluşacak. Ayrıca tarihi bölgede yapılması beklenen restorasyon işleri için gelecek 3-4 yıllık bir iş potansiyeli de söz konusu. Bu açıkların kadın ustalar tarafından karşılanması hem ekonomik hem de toplumsal açıdan son derece rasyonel bir çözüm olacak. Burada devletin de imkanları ile bize zeminler oluşturması, destek olması kıymetli olacaktır. Nitekim Hatay’da başlattığımız bu modeli ülke geneline yaymayı da hedefliyoruz. TÜKD’in 31 şubesi aracılığıyla benzer eğitim ve istihdam programlarını hayata geçirmek istiyoruz. İnanıyoruz ki, Hatay’da başlayan bu dönüşüm yalnızca bir istihdam projesi değil; kadınların ekonomik güçlenmesine, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve Türkiye’nin yeniden yapılanma sürecine örnek olacak bir sosyal dönüşüm modelidir.

Kadın istihdamı yüzde 5 seviyesinde

 

Türkiye’de inşaat sektöründe kadın istihdam oranı yüzde 5 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde kalırken, sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacı her geçen gün daha görünür hale geliyor. GYODER’in inşaat üretim sektöründe 12.037 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, tablonun çarpıcılığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, üretim süreçlerinde çalışan 12.037 kişi içinde yalnızca 2 kadının yer alması, sektörde kadın emeğinin son derece sınırlı olduğunun somut bir göstergesi niteliğinde.

 

Sosyal dönüşüm modeli

 

Uygun eğitim, ekipman ve çalışma koşulları sağlandığında kadınların birçok ustalık alanında başarılı şekilde görev alabildiği gerçeğinden hareket eden GYODER, projeyi yalnızca kadın istihdamını artırmaya dönük bir girişim olarak değil, aynı zamanda sektörün kronikleşen nitelikli iş gücü ihtiyacına çözüm üreten bir sosyal dönüşüm modeli olarak konumlandırıyor.

Hatay’da başlayan pilot uygulamanın, sahadan elde edilecek deneyimlerle geliştirilerek farklı şehirlerde de uygulanması planlanıyor. Projenin uzun vadeli hedefi ise; inşaat sektöründe kadın emeğinin görünürlüğünü artırmak, kadınların mesleki becerilerini güçlendirmek ve sektörde daha kapsayıcı bir istihdam kültürünün oluşmasına katkı sağlamak olarak belirlendi. 

 

Projenin ilk destekçisi Kuzu Grup

 

“İnşaatın Kadın Ustaları” projesinin ilk destekçisi Kuzu Grup oldu. Kuzu Grup, kadın ustaların yetiştirilmesi için gerekli eğitim süreçleri ve ekipman desteği konusunda projeye katkı sağlarken ayrıca eğitimini tamamlayan kadınları istihdam eden ilk işveren oldu. Kuzu Grup’un Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş eğitimci elemanlara sahip olması, projenin kadın ustalarının eğitimini sağlaması en önemli desteklerden birini oluşturmuştur. Eğitimden istihdama uzanan bütüncül bir süreç olarak tasarlanan proje kapsamında, kadınların sahadaki ihtiyaçları da gözetilerek kadınlara özel inşaat tulumları da ünlü modacı Mehtap Elaidi tarafından hazırlandı.

 

Gelecek çalışmalar

 

Boyacılık iş koluyla başlayan ilk çalışma, diğer kas gücü gerektirmeyen 

vinç operatörlüğü, tesviye, kaynak, seramik ve parke döşeme işleri, restorasyon işlerinde taş duvar işçiliği gibi işlerle devam ettirebilir. Özellikle ev tadilat işlerinde, dekorasyon özellikli işlerde kadın ustalarımız kendilerine yer bulacaklardır.

 

Başvurular GYODER’e Yapılacak, Sektörün ve Üyelerimizin Desteğiyle Kadın Ustalar Güçlenecek

İnşaatın Kadın Ustaları projesi için başvurular GYODER’e yapılacak. Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği Mete Cad. 18/1, Gümüşsuyu Mah. Taksim, Beyoğlu, 34437 İstanbul adresinden, www.gyoder.org.tr üzerinden ve +90 (542) 783 53 65 ile +90 (212) 282 53 65 telefonları aracılığıyla yapılacak başvurular değerlendirilecek.

Kadınların inşaat sektöründe mesleki beceri kazanmasını ve istihdama katılımını destekleyen İnşaatın Kadın Ustaları projesi için üyelerimizin ve sektör firmalarının katkılarını bekliyor; tüm paydaşlarımızı bu önemli çağrının parçası olmaya davet ediyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Hibrit İklimlendirme Çözümü: Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi

Yayınlandı

-

Bosch’tan Eş Zamanlı Isıtma ve Soğutma Sağlayan Akıllı Hibrit Çözüm
 
  • Bosch Home Comfort Group, Lejant Mimarlık tarafından projelendirilen ve Ankara Gölbaşı’nda hayata geçirilen Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi’nde yenilikçi ısı pompası ve kombi teknolojilerini fotovoltaik enerjiyle buluşturan projeye özel bir hibrit iklimlendirme altyapısı uyguladı.
  • İki adet Bosch CS2000 Monoblok Isı Pompası’nın kaskad çalıştığı sistem, binalarda eş zamanlı olarak bir ünitenin ısıtma, diğerinin ise soğutma modunda çalışabilmesine olanak tanıyarak yüksek konfor esnekliği sunuyor.
  • Kışın yerden ısıtma, yazın yerden serinletme, havuz ısıtması ve kullanım sıcak suyunu tek çatı altında toplayan entegre sistem, fotovoltaik panellerle desteklenerek düşük karbon emisyonu ve maksimum enerji verimliliği sağlıyor.

 

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Bosch Home Comfort Group, Ankara Gölbaşı Ballıkpınar bölgesinde yer alan ve prestijli mimarisiyle dikkat çeken Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi için projeye özel olarak tasarlanmış bütünleşik bir hibrit iklimlendirme konsepti geliştirdi. “Hayatınıza 2 kat mutluluk, 2 kat konfor, 2 kat tarz katın” anlayışıyla inşa edilen konut projesinde hazır bir iklimlendirme çözümü yerine, bölgenin dört mevsim belirgin sıcaklık değişimleri gösteren iklimsel karakteri ve yapının ölçeği dikkate alınarak mühendislik yaklaşımıyla tasarlanmış özel bir altyapı uygulandı.

Eş Zamanlı Isıtma ve Soğutma Sunan Yenilikçi Isı Pompası Altyapısı
Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi’nin iklimlendirme konsepti, yenilenebilir enerji kaynaklarını önceliklendiren ve iki adet Bosch CS2000 Monoblok Isı Pompası’nın kaskad konfigürasyonunda çalışması üzerine kurgulandı. Sistem, proje açısından yenilikçi bir teknolojik avantaj sunarak ihtiyaca bağlı olarak aynı anda ünitelerden birinin ısıtma, diğerinin ise soğutma modunda çalışabilmesini sağlıyor. Bu sayede villanın farklı mahallerindeki eş zamanlı ısıtma ve soğutma talepleri kesintisiz karşılanabiliyor.

 

Proje kapsamında kış döneminde yerden ısıtma, yaz döneminde yerden serinletme, Bosch Stora Isı Pompası Boyleri’nin artırılmış ısı transfer yüzeyi ile yüksek verimde sürekli kullanım sıcak suyu ve özellikle yaz aylarında ihtiyaç duyulan havuz ısıtması tek ve entegre bir sistem altında çözüldü. Isıtma ve soğutma devrelerinde kullanılan tam bağımsız özel buffer tanklar sayesinde tesisattaki hidrolik denge korunarak sistem kararlılığı ve yüksek verimlilik garanti altına alındı.

 

Projede kaskad olarak kullanılan iki adet Bosch CS2000 ısı pompası, -25 °C ile +43 °C arasında 5,2’ye varan yüksek sezonsal verimlilik (SCOP, A+++) ve ultra sessiz modlarıyla öne çıkarken hibrit altyapıyı destekleyen Bosch Condens 5700i kombi ise 1:10 geniş modülasyon oranı ve %94 ErP verimliliğiyle maksimum tasarruf ve kesintisiz konfor sağlıyor.

 

Akıllı Entegrasyon ve Fotovoltaik Destekli Sürdürülebilirlik
Hibrit sistemin tamamlayıcı bir bileşeni olarak entegre edilen Bosch Condens 5700i kombi, yalnızca ısıtma talebinin zirve yaptığı aşırı soğuk dönemlerde otomatik olarak devreye girerek sisteme destek veriyor. Ayrıca boylerde üretilen kullanım sıcak suyunun sıcaklığının yetersiz kaldığı anlarda kombinin akıllı devreye girme mekanizması sayesinde kullanıcı konforu kesintisiz biçimde güvence altına alınıyor.

 

Sürdürülebilir konut projeleri için örnek bir uygulama niteliği taşıyan Aden-2 Ballıkpınarı Villaları’nda,  çatıya entegre edilen fotovoltaik (PV) güneş paneli sistemi ile üretilen elektrik enerjisi, binanın elektrik ihtiyacını desteklerken ısı pompalarının enerji tüketiminin önemli bir kısmını karşılıyor. Fosil yakıt bağımlılığını azaltan, karbon emisyonlarını minimize eden ve işletme maliyetlerini düşüren bu hibrit sistem, çevre dostu ve geleceğin enerji yaklaşımını yansıtan bir yaşam alanı sunuyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Creavit’ten Banyolara Estetik Ve Teknoloji Katan  Gömme Rezervuar Çözümleri

Yayınlandı

-

Banyolarda daha yalın ve modern bir görünüm sunan gömme rezervuar sistemleri, işlevsel özellikleriyle de öne çıkıyor. Creavit, farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik gömme rezervuar ve kumanda paneli seçenekleriyle banyolarda konfor ve tasarımı bir araya getiriyor.
Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit, gömme rezervuar çözümleriyle modern banyoların ihtiyaçlarına yönelik alternatifler sunuyor. Duvar içerisinde konumlandırılan gömme rezervuarlar, rezervuar mekanizmasını görünmez hale getirerek banyolarda daha sade ve bütüncül bir görünüm oluştururken, kullanım alanının daha verimli değerlendirilmesine de katkı sağlıyor.
Creavit’in gömme rezervuar ürün gamında farklı klozet ve montaj tiplerine yönelik çözümler bulunuyor. Asma klozet, tuvalet taşı ve duvara dayalı klozetlerle uyumlu alternatiflerin yanı sıra farklı uygulama ihtiyaçlarına cevap veren modeller, yeni banyo projelerinden yenileme çalışmalarına kadar çeşitli kullanım alanlarına yönelik seçenekler sunuyor. Ürünlerin geliştirme ve üretim süreçlerinde güncel üretim teknolojilerinden yararlanan Creavit, gömme rezervuar sistemlerini uzun süreli ve sorunsuz bir kullanım deneyimi hedefiyle geliştiriyor. Markanın geri bildirimleri de ürünlerini kullanan tüketiciler arasında sorun yaşayan kullanıcıların oldukça düşük seviyede olduğuna işaret ediyor.
Su kullanımında verimliliği odağına alan sistemlerde 3 ve 6 litre seçenekleri bulunurken, çift kademeli kumanda mekanizması suyun ihtiyaca göre kullanılmasına imkan tanıyor. Böylece günlük kullanımda gereğinden fazla su tüketiminin önüne geçilmesine destek olan gömme rezervuarlar, işlevselliği sürdürülebilirlik yaklaşımıyla buluşturuyor.
Gömme rezervuar sistemlerinin banyolardaki görünür yüzünü oluşturan kumanda panelleri ise farklı tasarım alternatifleriyle dekorasyonun tamamlayıcı unsurlarından biri haline geliyor. Creavit; farklı serilerde sunduğu kumanda panelleriyle çeşitli renk, yüzey ve tasarım seçenekleri sunarak klasik, modern veya minimalist banyo tasarımlarına uyum sağlıyor.
Teknolojiyi kullanım deneyimine taşıyan çözümler arasında fotoselli gömme rezervuar sistemleri de yer alıyor. Temassız kullanım imkanı sunan fotoselli kumanda panelleri, hijyen ve kullanım kolaylığını ön plana çıkarırken, elektrikli ve pilli alternatifleriyle farklı ihtiyaçlara cevap veriyor.
Creavit’in gömme rezervuar çözümleri; üretim teknolojilerinden montaj kolaylığına, su kullanımındaki verimlilikten farklı klozet tipleriyle uyuma ve tasarım seçeneklerine kadar birçok unsuru bir arada sunuyor. Fabrikalarında güncel üretim teknolojileriyle geliştirilen ürünleriyle Creavit, banyolarda görünmeyen teknolojiyi estetik, işlevsel ve güvenilir bir kullanım deneyimine dönüştürmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Yunanistan’ın En Yüksek Binasının Su Depolama Sistemlerindeki Tercihi Ekomaxi Oldu

Yayınlandı

-

 

 

Su depolama sektörünün öncü markası Ekomaxi, dünya genelindeki prestijli referanslarına bir yenisini daha ekledi. Yunanistan’ın en yüksek binası Riviera Tower’ın su depolama sistemlerinde de Ekomaxi’nin modüler GRP çözümleri tercih edildi.

 

Atina’nın yeni simgesi Riviera Tower, sürdürülebilir mimarisi ve çevreci tasarım yaklaşımıyla Yunanistan’ın en iddialı yapı projeleri arasında yer alıyor. 50 katlı olarak inşa edilen ve 200 metre yüksekliğe sahip olan Riviera Tower, tamamlandığında Yunanistan’ın en yüksek binası olma unvanını taşıyor. 

Riviera Tower, yalnızca yüksekliğiyle değil, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. LEED Gold kriterlerine uygun olarak tasarlanan projede, çevresel etkilerin azaltılması hedeflendi. Bu kapsamda, projede kullanılan sistemler; sürdürülebilirlik, verimlilik ve uzun ömür kriterleri dikkate alınarak seçildi. Projenin su depolama sistemlerinde ise Ekomaxi’nin modüler GRP su depolama sistemleri tercih edildi.

50’den fazla ülkede prestijli projelerin çözüm ortağı olan Ekomaxi, projede tercih edilen GRP su depolarının sahip olduğu teknik özelliklerle hem güvenli su depolama hem de uzun ömürlü kullanım avantajı sunuyor.

Suyu uzun yıllar güvenle depoluyor

Yüksek mühendislik malzemesi olarak tanımlanan ve SMC olarak adlandırılan cam elyaf takviyeli kompozit malzemeden üretilen GRP su depoları, UV ışınlarından ve dış ortam koşullarından etkilenmiyor. Böylece GRP malzemenin suyla temas eden yüzeylerinde korozyon, yosun, mantar ve bakteri oluşumunun önüne geçilirken, depolanan suyun uzun yıllar güvenli ve hijyenik şekilde muhafaza edilmesi sağlanıyor. 

WRAS belgesine sahip ilk yerli üretici

Dış etkenlere karşı yüksek mukavemet sunan GRP modüler su depolama sistemleri, minimum 50 yıllık kullanım ömrüyle uzun vadeli ve güvenilir bir çözüm sunuyor. Ekomaxi, su depolama teknolojilerindeki uzmanlığını uluslararası kalite standartlarıyla da destekliyor. Şirket, bu alanda önemli bir referans olan WRAS belgesine sahip ilk yerli üretici olma özelliğini taşıyor.

Ekomaxi hakkında detaylı bilgi için https://www.ekomaxi.com/tr  adresini ziyaret ediniz.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye