GENEL
Baymak, Enerji Verimliliği ve Karbon Nötr Üretimde Türkiye’nin Dönüşüm Rotasını Belirliyor
Yayınlandı
5 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan
Sürdürülebilir kalkınmayı çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla bütünleştiren Baymak, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsel üretim, düşük karbonlu ürün teknolojileri ve yüksek verimlilik sunan çözümleriyle iklimlendirme sektöründe yeşil dönüşümün standartlarını yeniden tanımlıyor.
- Öncelikle, markanızın/firmanızın Sürdürülebilir Kalkınma Vizyonu çerçevesinde genel yapılanmasından ve bu yapılanmanın çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla nasıl bütünleştiğinden bahseder misiniz? Sektörünüzde sürdürülebilirlik, yeşil inovasyon ve karbon nötr dönüşüm açısından markanızı hangi noktada konumlandırıyorsunuz?
Baymak olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir çevresel sorumluluk alanı olarak görmüyoruz; iş modelimizin bütünsel bir dönüşüm başlığı olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma vizyonumuz; çevresel etki azaltımı, enerji verimliliği odaklı ürün inovasyonu, döngüsel üretim prensipleri, nitelikli insan kaynağı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme hedeflerimizin kesişiminde şekilleniyor.
Çevresel boyutta karbon salımının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve ısı pompası teknolojilerinin Türkiye’de yaygınlaşması için önemli yatırım ve ürün portföyü dönüşümleri gerçekleştiriyoruz. Ekonomik boyutta katma değeri yüksek yerli üretimi, rekabetçi ihracatı ve inovasyona dayalı sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alıyoruz. Sosyal boyutta ise “Baymak Akademi” başta olmak üzere, teknik kadroların ve genç profesyonellerin daha nitelikli yetişmesini sağlayan eğitim yapımızı güçlendirerek sektör için uzun vadeli istihdam ve bilgi sermayesi yaratıyoruz.
Bugün Baymak’ı, iklimlendirme sektöründe yeşil inovasyon, enerji verimliliği ve karbon nötr dönüşümün öncü markalarından biri olarak konumlandırıyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri, global sürdürülebilirlik standardizasyonu ve yenilenebilir enerji odaklı dönüşüm çağında; Türkiye’nin bu süreçte ivme kaybetmemesi için teknoloji, üretim ve eğitim tarafında sorumluluk alıyoruz.
Bizim için sürdürülebilirlik artık bir sonuç değil; bizi geleceğe taşıyan temel iş yapış biçimi.
• Hem global ölçekte hem de bölgesel düzeyde, firmanızın sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanındaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sürdürülebilir üretim süreçleri ve hammadde/tedarik zinciri yönetiminde, uluslararası standartlara uyum sağlamak adına benimsediğiniz evrensel sürdürülebilirlik stratejileriniz nelerdir?
Sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanında hem global hem de bölgesel ölçekte güçlü bir konumda olduğumuzu değerlendiriyoruz. Üretim tesislerimizde, karbon emisyonlarını minimize eden enerji verimliliği projeleri, yenilenebilir enerji kullanımı ve otomasyon sistemleriyle verimlilik artırımı gibi somut adımlar attık. Tükettiğimiz elektriği yenilenebilir kaynaklardan sağlamak, üretimde net sıfır karbon hedefine ulaşmamızı mümkün kılıyor.
Ayrıca yeni yatırımlarımızda, örneğin boyler ve tank üretim hatlarımızda, karbon emisyonsuz üretim hedefiyle çalışıyoruz. Hammadde ve tedarik zinciri yönetiminde ise uluslararası standartları ve şeffaflık ilkelerini benimsiyoruz. 2020’de Ecovadis platformuna katılarak tedarik zincirinde sürdürülebilirlik performansımızı ölçmeye başladık; 42 puandan 68 puana çıkararak yalnızca kendi üretimimizi değil, iş ortaklarımız üzerinden sağlanan ürün ve hizmetlerde de çevresel etkileri minimize ettik.
Bu yaklaşım, global ve yerel regülasyonlarla uyumlu hareket etmemizi ve sürdürülebilirliği iş modelimizin tüm aşamalarına entegre etmemizi sağlıyor.
• Üretimde sürdürülebilir stratejiye sahip bir firma olarak, bu yaklaşımın markanıza sağladığı katma değerler neler oldu? Ürünlerinizdeki “yeşil farkındalık” müşteri tercihleri tarafında nasıl bir etki yarattı?
Sürdürülebilir stratejimiz, Baymak’a hem kurumsal hem de ticari açıdan somut katma değerler sağladı. Üretimde düşük karbonlu ve enerji verimli sistemler geliştirmemiz hem operasyonel maliyetleri düşürmemize hem de üretim süreçlerimizi daha verimli ve çevre dostu hâle getirmemize imkân tanıdı.
Bu yaklaşım aynı zamanda Avrupa’ya yaptığımız ihracatta da rekabet avantajı yaratıyor. Karbon emisyonsuz üretim ve enerji verimliliği odaklı ürünlerimiz, global standartlarda fark yaratıyor. Ürünlerimizdeki “yeşil farkındalık” ise müşteri tercihlerini doğrudan etkiliyor. A+++ enerji sınıfı ısı pompaları, kombiler ve klima sistemlerimizle tüketiciler hem enerji faturalarında tasarruf sağlıyor hem de karbon ayak izlerini önemli ölçüde azaltabiliyor.
Bu bilinçli tercih, özellikle bireysel kullanıcılar kadar kurumsal müşterilerde de talebi artırıyor. Dolayısıyla sürdürülebilirlik, sadece çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda markamızın müşteri bağlılığını ve pazar konumunu güçlendiren stratejik bir unsur olarak ön plana çıkıyor.
• AR-GE çalışmalarınızda sürdürülebilirlik, yeşil enerji kullanımı ve çevre dostu inovasyonlar ne düzeyde yer alıyor? Bu kapsamında, son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonuna sahipsiniz?
Baymak olarak, ürün geliştirmeden üretim süreçlerimize kadar karbon ayak izini azaltmaya yönelik pek çok teknoloji ve stratejiyi sistematik biçimde hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşımı hem sürdürülebilirlik stratejimizin hem de ticari vizyonumuzun merkezine yerleştirdik.
Tüm ürün gamımızda yüksek enerji verimliliğini öncelikli bir tasarım anlayışı olarak benimsiyoruz. Isıtma ve soğutma sistemlerinde çevreci dönüşüm hedefimiz doğrultusunda, A+++ enerji sınıfına sahip kombi, klima ve kazanlarımızla tüketicilerin karbon ayak izini azaltmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. Özellikle ısı pompası ürün grubumuz hem enerji dönüşümüne hizmet eden hem de doğrudan yeşil enerji kaynaklarıyla çalışabilen bir sistem olarak stratejik önem taşıyor. Fosil yakıta bağımlılığı azaltan bu teknoloji sayesinde kullanıcılar hem verimliliği yüksek bir çözümle ısıtma/soğutma ihtiyaçlarını karşılıyor hem de sürdürülebilir bir yaşam döngüsüne katkı sağlıyor. Bu ürün grubunda Türkiye pazarında lider konumdayız.
Karbon ayak izini yalnızca son kullanıcı tarafında değil, üretim süreçlerinde de azaltmayı önceliklendiriyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz yeni boyler hattı yatırımımızın önemli bir bölümünü elektrikle çalışacak şekilde tasarladık. Böylece fosil yakıt tüketimini doğrudan azaltıyor ve üretim esnasındaki emisyonları düşürüyoruz. Ayrıca üretim hatlarımızda enerji geri kazanımı, atık ısı kullanımı ve otomasyon sistemleri ile verimliliği sürekli artırıyoruz. Düşük karbonlu üretim modellerini destekleyen bu teknolojiler sayesinde Baymak, sadece ürünlerinde değil, fabrika sahasında da yeşil dönüşümün öncüsü olma yolunda ilerliyor.
Yeni tank yatırımında “0 karbon” hedeflenerek, prosesler için enerji ihtiyacı tamamen yeşil enerjiden karşılanacak; bu yatırım sonucunda Avrupa’ya ihraç edeceğimiz tanklar “karbon emisyonsuz” üretilecek. Mevcut proseslerimizde ise belirlenen verimlilik artırıcı projeler ile doğalgaz tüketimimizi azaltma çalışmalarımız devam ediyor.
Ürünlerinizle ilgili biraz da teknik bilgi alabilir miyiz? Bu sistemlerin çalışma prensipleri, kullanıcıya sunduğu avantajlar ve çevre dostu yönleri kısaca nelerdir?
Doğru sistem ve ürün seçimi için öncelikle kullanıcının ihtiyacı, mekânın özellikleri ve enerji verimliliği hedefleri göz önünde bulundurulmalıdır. Baymak ürünleri hem konut hem ticari hem de endüstriyel projelerde, yüksek enerji verimliliği ve düşük karbon hedefiyle tasarlanıyor. Bu yaklaşım, müşterilerimize uzun vadeli tasarruf, çevreye duyarlı kullanım ve güvenilir performans sağlıyor.
Özellikle A+++ enerji sınıfı ısı pompalarımız, havadan, sudan veya topraktan aldığı doğal ısıyı iç mekâna taşıyarak fosil yakıt kullanımını minimize ediyor. Bu sistemler, enerji faturalarında ciddi tasarruf sağlarken karbon ayak izini de önemli ölçüde azaltıyor. Üretimde yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu proseslerle üretilmeleri hem çevresel hem de ekonomik açıdan kullanıcıya katma değer sunuyor.
• Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) ve ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) kapsamında şirketinizin mevcut uyum süreci ve stratejik aksiyon planı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Şirket olarak Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, SKDM ve ETS gibi düzenlemeleri yakından takip ediyor ve uyum sürecimizi stratejik bir öncelik olarak ele alıyoruz. Üretim tesislerimizde karbon emisyonlarını minimize eden enerji verimliliği projeleri, yenilenebilir enerji kullanımı ve otomasyon sistemleri ile verimliliği artırarak, hem Kapsam 1 hem de Kapsam 2 emisyonlarımızı sürekli azaltıyoruz.
Ayrıca tedarik zincirinde şeffaflık ve sürdürülebilirlik standartlarını güçlendirmek amacıyla Ecovadis platformuna dahil olduk. Böylece ürün ve hizmetlerimizde karbon etkisini minimize ediyor ve global regülasyonlarla uyumlu bir yaklaşımı benimsiyoruz.
Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde hem üretim hem de ürün gamında karbon nötr ve enerji verimli çözümlerimizi artırarak, Avrupa ve global pazarlarda sürdürülebilirlik liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz.
• 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda, firmanızın karbon nötr dönüşüm süreci nasıl ilerliyor? Kurumsal Karbon Ayak İzi ölçümleriniz, azaltım planlarınız ve iklim dostu uygulamalarınız nelerdir? Geleceğe dönük sürdürülebilirlik hedeflerinizi, 2030 ve 2053 vizyonunuza yönelik oluşturduğunuz yol haritasını bizlerle paylaşır mısınız?
Baymak’ın sürdürülebilirlik yolculuğu, kararlı adımlar ve somut sonuçlarla ilerliyor. 2022 yılında yayımladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nda, Kapsam 1 ve Kapsam 2 kapsamındaki karbon emisyonlarını azaltma hedefi doğrultusunda üretim tesislerinde doğal gaz ve motorin kullanımını azaltarak, hibrit araçlara geçiş ve araç filosunda rota optimizasyonu uygulamalarıyla her yıl düzenli olarak oluşan CO2 emisyonunu düşürüyoruz. Bu kapsamda, 2019 yılı baz alınarak belirlenen Kapsam 1 ve Kapsam 2 hedefleri grup ile düzenli olarak takip ediliyor.
Yaptığımız çalışmalar sayesinde son 5 yılda 2.352 ton CO2 emisyonunda yüzde 49’luk bir iyileştirme sağlanmış durumda. Özellikle Kapsam 2 çalışmaları kapsamında, 2021’den itibaren tükettiğimiz elektriğin yüzde 100’ünü IREC sertifikalı yenilenebilir enerji kaynaklarından tedarik ediyoruz. Böylece neredeyse tamamen net sıfır karbonlu enerji kullanımına geçmiş bulunuyoruz. 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 55 azalma hedefliyoruz.
Sadece üretimde değil, ürün gamında da yeşile öncelik veren çözümler sunuyoruz. A+++ verimlilik sınıfındaki ısı pompaları, güneş kolektörleri ve hidrojen uyumlu sistemlerimiz ile ürün yaşam döngüsündeki enerji etkimizi azaltıyoruz. Kapsam 3 kapsamındaki çalışmalarımız da devam ediyor.
2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda, Baymak’ta karbon nötr dönüşümünü sistematik ve çok boyutlu bir yaklaşım ile yönetiyoruz. Kurumsal karbon ayak izimizi düzenli olarak ölçüyor; üretim, enerji kullanımı, lojistik ve tedarik zincirindeki emisyon kaynaklarını detaylı şekilde analiz ediyoruz. 2053 vizyonuna ulaşmak için üretim süreçlerinden tedarik zincirine, ürün geliştirmeden müşteri kullanımına kadar tüm operasyonlarımızı iklim dostu ve sürdürülebilir bir model üzerine kurgulamayı sürdüreceğiz.
• Sürdürülebilir Dünya vizyonu kapsamında yürüttüğünüz veya planladığınız Sosyal Sorumluluk projelerinizden bahsedebilir misiniz? Bu projelerin toplumsal veya çevresel etkileri nelerdir?
Baymak olarak, bağlı bulunduğumuz BDR Thermea Group’un sürdürülebilirlik vizyonunu sadece çevresel değil, sosyal sürdürülebilirlik açısından da ele alıyoruz. Bu kapsamda eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerini ön planda tutarak, özellikle cinsiyet eşitliği alanında somut adımlar atıyoruz. Kadın çalışan oranımızı artırmak, yönetimde çeşitliliği desteklemek ve genç yeteneklere eşit fırsatlar sunmak için programlar geliştiriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gerçek sürdürülebilirlik, yalnızca doğaya karşı değil, insana ve kuruma karşı da sorumluluk taşımakla mümkün olur.
Şirket kültürümüzde dönüşüm kaçınılmaz. Bu nedenle yalnızca çevresel etkilerimizi değil, aynı zamanda iş yapış biçimimizi de günümüz koşullarına göre yeniden kurguluyoruz. Baymak olarak hem yönetimde hem de beyaz yaka kadrolarda kadın temsilini artırmaya odaklanıyoruz. Şirket genelinde kadın çalışan oranımız %29, beyaz yaka çalışan oranımız %45 ve kadın yöneticilerimizin oranı ise %40 ile sektördeki ortalamanın üzerindedir.
Baymak Akademi, sürdürülebilirlik vizyonumuzun hayata geçirilmesinde kilit bir rol oynuyor. Ankara, İzmir ve Gaziantep’te açılan bölge akademilerimizle Türkiye’nin farklı noktalarındaki sektör paydaşlarına yerinde eğitim imkânı sunuyoruz. Hem teorik hem de uygulamalı içeriklerle desteklenen bu eğitimler sayesinde teknik yeterlilik ve hizmet kalitesi eş zamanlı olarak artırılıyor. Bu eğitimlerde enerji verimliliği, çevre dostu uygulamalar ve ürünlerin doğru kullanımına odaklanıyoruz. Aynı zamanda İSG bilgilendirmeleri ile çalışanlarımızın güvenliğini ön planda tutuyoruz.
Bu yaklaşım sayesinde sadece ürünlerimizin çevresel etkisini azaltmakla kalmıyor, sektörde bilinçli, güvenli ve sürdürülebilir bir çalışma kültürünün yaygınlaşmasına da katkı sağlıyoruz. Baymak Akademi ile paydaşlarımızı hem bugün hem de gelecek için daha sürdürülebilir ve verimli çözümler üretmeye teşvik ediyoruz.
Ayrıca, iklimlendirme sektöründe enerji dönüşümüne öncülük ederken, bu misyonu sosyal etki alanına da taşıyoruz. Bu kapsamda, çocuk ve gençleri bu öncülüğe ortak eden; daha yaşanabilir bir dünya için iklimlendirme ve birçok alanda bilimsel çözümler üretmelerini destekleyen bir proje hayata geçiriyoruz. Yalnızca sponsorluk modeliyle sınırlı kalmayan, kurumsal gönüllülük sistemiyle çalışanlarını da aktif olarak dahil ettiğimiz projede, FIRST Vakfı (For Inspiration and Recognition of Science and Technology) iş birliği ile vakfın Türkiye’de düzenlediği programları 3 yıl boyunca destekleyeceğiz. Türkiye’de FIRST® programlarının yaygınlaştırılmasında önemli rol üstlenen Bilim Kahramanları Derneği ve Fikret Yüksel Eğitim Vakfı ile iş birliği yoluyla, gençlerin inovasyon, takım ruhu ve problem çözme becerilerini geliştirmesine katkı sağlanacak.
Tüm paydaşlarımıza iletmek istediğimiz mesaj basit: Geleceği korumak için her adım, her seçim önemlidir. İster bireysel kullanıcılar ister sektör profesyonelleri olsun; sürdürülebilir ve çevre dostu çözümleri tercih ederek hem bugünü hem de yarını daha yaşanabilir kılabiliriz. Baymak olarak, bu dönüşümde sorumluluk almak ve liderlik etmek için çalışmaya devam ediyoruz ve herkesi birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.
Röportajımızı sonlandırmadan önce, sürdürülebilir gelecek vizyonunuz doğrultusunda kamuoyuna veya sektörünüze iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Tüm paydaşlarımıza iletmek istediğimiz mesaj basit: Geleceği korumak için her adım ve her seçim önemlidir. İster bireysel kullanıcılar ister sektör profesyonelleri olsun; sürdürülebilir ve çevre dostu çözümleri tercih ederek hem bugünü hem de yarını daha yaşanabilir kılabiliriz. Baymak olarak bu dönüşümde sorumluluk almak ve liderlik etmek için çalışmaya devam ediyoruz ve herkesi birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
İzocam’a İki Prestijli Ödül Birden!
Yayınlandı
1 gün önce-
Mayıs 11, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı.
İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçilirken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü.
Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi” ve “Şantiye’nin Yıldızı” ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor.

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Sanayi Tesislerine Özel Olarak Geliştirildi
Sektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü “HT Camyünü Prefabrik Boru” ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu.
Yüzde 80’e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor.
A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor.
İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ile Yalıtımı Zirveye Taşıdı
İzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası” ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor.
“İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor.
Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.
GENEL
Şişecam’ın 2026 İlk Çeyrek Net Satışları 57,5 Milyar TL Oldu
Yayınlandı
1 gün önce-
Mayıs 11, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk üç ayında 57,5 milyar TL net satış elde etti. Bu dönemde Şişecam’ın toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken; toplam yatırımları 5,7 milyar TL, ihracatı ise 228 milyon dolar oldu. Şişecam’ın aynı dönemdeki üretim performansı da güçlü seyrini sürdürdü. Şirket, ilk çeyrekte 1,3 milyon ton cam, 1,1 milyon ton soda külü ve 0,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi.
“2026, dayanıklılığın test edildiği bir yıl”
Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, ilk çeyrek sonuçlarını değerlendirirken küresel ekonomik görünüme dikkat çekti: “2026 yılı, jeopolitik gelişmelerin, enerji arzına ilişkin endişelerin ve süregelen enflasyon baskılarının etkisiyle başladı. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim, küresel ölçekte yeni bir maliyet baskısı ve enflasyon dalgası beklentisini güçlendirdi. Bu tablo, sıkı para politikalarının devamını desteklerken, şirketler açısından daha dayanıklı ve esnek yapılar kurma ihtiyacını da ön plana çıkardı.
Bu ortamda Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor; aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz.”
Yatırımlar büyümeyi destekliyor
Yücel, Şişecam’ın 2026 yılına güçlü bir yatırım performansıyla başladığını vurgulayarak şunları söyledi: “Yıla, orta ve uzun vadede gelirlerimizi destekleyecek yatırımlarımızı devreye alarak başladık. Avrupa’daki ilk cam ambalaj yatırımımız olan Macaristan Kaposvár tesisimizde ilk fırınımızı test üretimi için devreye aldık. Bulgaristan ve İtalya’daki düz cam tesislerimizde devreye aldığımız iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa’daki kaplama kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyümüzü genişlettik.
Tarsus’ta hayata geçirdiğimiz yeni yeşil saha düz cam yatırımımızda TR9 hattını devreye alarak yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesi oluşturduk ve dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık.
Ayrıca Kuzey İtalya düz cam fabrikamızda planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattık. Planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını dengeli şekilde optimize ederken, bu adım ile FVÖK seviyesindeki kârlılığımıza 25 milyon Euro olumlu katkı sağladık.”
Finansman ve nakit yönetiminde güçlü adımlar
Yücel, finansman tarafındaki gelişmelere de dikkat çekti: “2026 yılının başında İngiltere’deki bağlı ortaklığımız üzerinden 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı gerçekleştirdik. 1,7 milyar ABD doları talep gören bu işlem, uluslararası yatırımcıların Şişecam’a duyduğu güveni bir kez daha teyit etti.
Son bir yıl içinde sağladığımız uzun vadeli kaynaklarla birlikte bu işlem, küresel belirsizlikler karşısında likidite yönetimimizi güçlendirmemize önemli katkı sağladı.”
Yılın geri kalanında odak: verimlilik ve değer yaratma
2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerin ardından Yücel, yılın geri kalanıyla ilgili beklentilerini şöyle paylaştı: “İlk çeyrekte elde ettiğimiz performans güçlü bir zeminde ilerlediğimizi gösteriyor. Yılın geri kalanında da dengeli ve disiplinli yönetim anlayışımızı sürdürmeye; devreye giren yeni yatırımlarımızdan azami verim sağlamaya, şirket değerimizi artırmaya ve kârlılığı önceliklendirmeye devam edeceğiz.
Bu doğrultuda portföyümüzü daha rasyonel ve katma değerli bir yapıya dönüştürürken, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal disiplinimiz, genişleyen katma değerli ürün portföyümüz, nitelikli müşteri yapımız ve Şişecam’ın 90 yıllık tecrübesi ile küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz.”
GENEL
Tabanlıoğlu Mimarlık ve Erişilebilir Her Şey’den “Herkes İçin Tasarım” Adımı
Yayınlandı
4 gün önce-
Mayıs 8, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’deki binaların %66,9’unun erişilebilir olmadığı günümüzde, Tabanlıoğlu Mimarlık kendi tasarım süreçlerindeki kapsayıcılığı artırmak ve ekiplerinin farkındalığını tazelemek amacıyla, Dünya Engelliler Haftası öncesinde “Erişilebilir Her Şey” ile özel bir eğitim programı düzenledi.
Tabanlıoğlu Mimarlık, yapısal çevrenin herkes için eşit kullanılabilir olması yönündeki hassasiyetini kurum içi bir eğitimle pekiştirdi. Farklı engel grupları için hizmetleri ve mekânları daha erişilebilir hale getirmeyi hedefleyen sosyal girişim Erişilebilir Her Şey (EHŞ) ile bir araya gelen mimarlık ofisi, 7 Mayıs tarihinde tasarım ekiplerinin katılımıyla “Evrensel Tasarım ve Fiziksel Erişilebilirlik Eğitimi” gerçekleştirdi.




Mimari Tasarımda Uzmanlığa Verilen Değer
TÜİK verilerine göre Türkiye’deki binaların %66,9’u erişilebilir standartları karşılamıyor. Dünya nüfusunun %15’ini engellenen bireylerin oluşturduğu gerçeği göz önüne alındığında, mekânsal erişilebilirlik giderek daha önemli bir ihtiyaç haline geliyor.
Mimari tasarım süreçlerinde akustik, trafik, yangın ve cephe gibi alanlarda uzman danışmanlarla her zaman yoğun bir iletişim içinde olan Tabanlıoğlu Mimarlık; erişilebilirlik standartları konusunda da aynı profesyonel yaklaşımı benimsiyor. Her projede erişilebilirlik uzmanlarıyla çalışma fırsatı olmamasından yola çıkan ofis, bu iş birliği sayesinde kendi mimari tasarım ekiplerinin evrensel tasarım konusundaki bilgilerini güncellemeyi ve genişletmeyi hedefliyor.
Tasarımda Eşitlikçi ve Yenilikçi Bir Bakış Açısı
7 Mayıs’ta gerçekleşen eğitim programında; evrensel tasarım kuralları, fiziksel erişilebilirlik standartları, iç ve dış mekânda yatay/dikey dolaşım ilkeleri ele alındı. Görme, işitme, bilişsel ve fiziksel farklılıkları olan bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda, herkesin kullanımını eşit hale getiren tasarım anlayışı masaya yatırıldı.
Son Yazılar
- İzocam’a İki Prestijli Ödül Birden! Mayıs 11, 2026
- Şişecam’ın 2026 İlk Çeyrek Net Satışları 57,5 Milyar TL Oldu Mayıs 11, 2026
- Tabanlıoğlu Mimarlık ve Erişilebilir Her Şey’den “Herkes İçin Tasarım” Adımı Mayıs 8, 2026
- Ege Yapı GYO’dan İlk Çeyrekte Güçlü Performans Mayıs 8, 2026
- ÇELİK VE YEŞİL DÖNÜŞÜM EKOSİSTEMİ YEŞİL ÇELİK ZİRVESİ’NDE BULUŞTU Mayıs 8, 2026
- OYAK Çimento, zorlu geçen 2026’nın ilk çeyreğinde de operasyonel karlılığını korudu Mayıs 8, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’dan 2026’ya güçlü başlangıç Mayıs 8, 2026
- STILL ARSER, İş Süreçlerini ve Çalışan Gelişimini “Push it forward” Yaklaşımıyla Şekillendiriyor Mayıs 8, 2026
- Yaz yaklaşırken enerji tasarrufu ve serinlik için yalıtım şart Mayıs 8, 2026
- MAPEI SÜRDÜRÜLEBİLİR KENT BULUŞMALARI ANKARA’DA 12. KEZ GERÇEKLEŞTİ Mayıs 8, 2026
- Akçansa’ya Altın Çekül’de Sosyal Sorumluluk ve Yenilikçi Ürün Alanlarında Çifte Ödül Mayıs 8, 2026
- Marubeni Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar Oldu! Mayıs 7, 2026
- E.C.A. EMAR A.Ş.’den Mesleki Eğitime Destek: Zincirlikuyu İSOV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni Ağırladı. Mayıs 6, 2026
- Dalmaçyalı Isı Yalıtım Sistemleri ile Sıcak Havalarda da Yüksek Konfor ve Tasarruf Sağlayın! Mayıs 6, 2026
- Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında İlk Çeyrekte Güçlü İlerleme Kaydetti Mayıs 6, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










