Baymak, Enerji Verimliliği ve Karbon Nötr Üretimde Türkiye’nin Dönüşüm Rotasını Belirliyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Baymak, Enerji Verimliliği ve Karbon Nötr Üretimde Türkiye’nin Dönüşüm Rotasını Belirliyor

Yayınlandı

-

Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan


Sürdürülebilir kalkınmayı çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla bütünleştiren Baymak, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsel üretim, düşük karbonlu ürün teknolojileri ve yüksek verimlilik sunan çözümleriyle iklimlendirme sektöründe yeşil dönüşümün standartlarını yeniden tanımlıyor.

  • Öncelikle, markanızın/firmanızın Sürdürülebilir Kalkınma Vizyonu çerçevesinde genel yapılanmasından ve bu yapılanmanın çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla nasıl bütünleştiğinden bahseder misiniz? Sektörünüzde sürdürülebilirlik, yeşil inovasyon ve karbon nötr dönüşüm açısından markanızı hangi noktada konumlandırıyorsunuz?

Baymak olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir çevresel sorumluluk alanı olarak görmüyoruz; iş modelimizin bütünsel bir dönüşüm başlığı olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma vizyonumuz; çevresel etki azaltımı, enerji verimliliği odaklı ürün inovasyonu, döngüsel üretim prensipleri, nitelikli insan kaynağı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme hedeflerimizin kesişiminde şekilleniyor.

Çevresel boyutta karbon salımının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve ısı pompası teknolojilerinin Türkiye’de yaygınlaşması için önemli yatırım ve ürün portföyü dönüşümleri gerçekleştiriyoruz. Ekonomik boyutta katma değeri yüksek yerli üretimi, rekabetçi ihracatı ve inovasyona dayalı sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alıyoruz. Sosyal boyutta ise “Baymak Akademi” başta olmak üzere, teknik kadroların ve genç profesyonellerin daha nitelikli yetişmesini sağlayan eğitim yapımızı güçlendirerek sektör için uzun vadeli istihdam ve bilgi sermayesi yaratıyoruz.

Bugün Baymak’ı, iklimlendirme sektöründe yeşil inovasyon, enerji verimliliği ve karbon nötr dönüşümün öncü markalarından biri olarak konumlandırıyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri, global sürdürülebilirlik standardizasyonu ve yenilenebilir enerji odaklı dönüşüm çağında; Türkiye’nin bu süreçte ivme kaybetmemesi için teknoloji, üretim ve eğitim tarafında sorumluluk alıyoruz.

Bizim için sürdürülebilirlik artık bir sonuç değil; bizi geleceğe taşıyan temel iş yapış biçimi.

Hem global ölçekte hem de bölgesel düzeyde, firmanızın sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanındaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sürdürülebilir üretim süreçleri ve hammadde/tedarik zinciri yönetiminde, uluslararası standartlara uyum sağlamak adına benimsediğiniz evrensel sürdürülebilirlik stratejileriniz nelerdir?

Sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanında hem global hem de bölgesel ölçekte güçlü bir konumda olduğumuzu değerlendiriyoruz. Üretim tesislerimizde, karbon emisyonlarını minimize eden enerji verimliliği projeleri, yenilenebilir enerji kullanımı ve otomasyon sistemleriyle verimlilik artırımı gibi somut adımlar attık. Tükettiğimiz elektriği yenilenebilir kaynaklardan sağlamak, üretimde net sıfır karbon hedefine ulaşmamızı mümkün kılıyor.

Ayrıca yeni yatırımlarımızda, örneğin boyler ve tank üretim hatlarımızda, karbon emisyonsuz üretim hedefiyle çalışıyoruz. Hammadde ve tedarik zinciri yönetiminde ise uluslararası standartları ve şeffaflık ilkelerini benimsiyoruz. 2020’de Ecovadis platformuna katılarak tedarik zincirinde sürdürülebilirlik performansımızı ölçmeye başladık; 42 puandan 68 puana çıkararak yalnızca kendi üretimimizi değil, iş ortaklarımız üzerinden sağlanan ürün ve hizmetlerde de çevresel etkileri minimize ettik.

Bu yaklaşım, global ve yerel regülasyonlarla uyumlu hareket etmemizi ve sürdürülebilirliği iş modelimizin tüm aşamalarına entegre etmemizi sağlıyor.

Üretimde sürdürülebilir stratejiye sahip bir firma olarak, bu yaklaşımın markanıza sağladığı katma değerler neler oldu? Ürünlerinizdeki “yeşil farkındalık” müşteri tercihleri tarafında nasıl bir etki yarattı?

Sürdürülebilir stratejimiz, Baymak’a hem kurumsal hem de ticari açıdan somut katma değerler sağladı. Üretimde düşük karbonlu ve enerji verimli sistemler geliştirmemiz hem operasyonel maliyetleri düşürmemize hem de üretim süreçlerimizi daha verimli ve çevre dostu hâle getirmemize imkân tanıdı.

Bu yaklaşım aynı zamanda Avrupa’ya yaptığımız ihracatta da rekabet avantajı yaratıyor. Karbon emisyonsuz üretim ve enerji verimliliği odaklı ürünlerimiz, global standartlarda fark yaratıyor. Ürünlerimizdeki “yeşil farkındalık” ise müşteri tercihlerini doğrudan etkiliyor. A+++ enerji sınıfı ısı pompaları, kombiler ve klima sistemlerimizle tüketiciler hem enerji faturalarında tasarruf sağlıyor hem de karbon ayak izlerini önemli ölçüde azaltabiliyor.

Bu bilinçli tercih, özellikle bireysel kullanıcılar kadar kurumsal müşterilerde de talebi artırıyor. Dolayısıyla sürdürülebilirlik, sadece çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda markamızın müşteri bağlılığını ve pazar konumunu güçlendiren stratejik bir unsur olarak ön plana çıkıyor.

AR-GE çalışmalarınızda sürdürülebilirlik, yeşil enerji kullanımı ve çevre dostu inovasyonlar ne düzeyde yer alıyor? Bu kapsamında, son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonuna sahipsiniz? 

Baymak olarak, ürün geliştirmeden üretim süreçlerimize kadar karbon ayak izini azaltmaya yönelik pek çok teknoloji ve stratejiyi sistematik biçimde hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşımı hem sürdürülebilirlik stratejimizin hem de ticari vizyonumuzun merkezine yerleştirdik.

Tüm ürün gamımızda yüksek enerji verimliliğini öncelikli bir tasarım anlayışı olarak benimsiyoruz. Isıtma ve soğutma sistemlerinde çevreci dönüşüm hedefimiz doğrultusunda, A+++ enerji sınıfına sahip kombi, klima ve kazanlarımızla tüketicilerin karbon ayak izini azaltmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. Özellikle ısı pompası ürün grubumuz hem enerji dönüşümüne hizmet eden hem de doğrudan yeşil enerji kaynaklarıyla çalışabilen bir sistem olarak stratejik önem taşıyor. Fosil yakıta bağımlılığı azaltan bu teknoloji sayesinde kullanıcılar hem verimliliği yüksek bir çözümle ısıtma/soğutma ihtiyaçlarını karşılıyor hem de sürdürülebilir bir yaşam döngüsüne katkı sağlıyor. Bu ürün grubunda Türkiye pazarında lider konumdayız.

Karbon ayak izini yalnızca son kullanıcı tarafında değil, üretim süreçlerinde de azaltmayı önceliklendiriyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz yeni boyler hattı yatırımımızın önemli bir bölümünü elektrikle çalışacak şekilde tasarladık. Böylece fosil yakıt tüketimini doğrudan azaltıyor ve üretim esnasındaki emisyonları düşürüyoruz. Ayrıca üretim hatlarımızda enerji geri kazanımı, atık ısı kullanımı ve otomasyon sistemleri ile verimliliği sürekli artırıyoruz. Düşük karbonlu üretim modellerini destekleyen bu teknolojiler sayesinde Baymak, sadece ürünlerinde değil, fabrika sahasında da yeşil dönüşümün öncüsü olma yolunda ilerliyor.

Yeni tank yatırımında “0 karbon” hedeflenerek, prosesler için enerji ihtiyacı tamamen yeşil enerjiden karşılanacak; bu yatırım sonucunda Avrupa’ya ihraç edeceğimiz tanklar “karbon emisyonsuz” üretilecek. Mevcut proseslerimizde ise belirlenen verimlilik artırıcı projeler ile doğalgaz tüketimimizi azaltma çalışmalarımız devam ediyor.

Ürünlerinizle ilgili biraz da teknik bilgi alabilir miyiz? Bu sistemlerin çalışma prensipleri, kullanıcıya sunduğu avantajlar ve çevre dostu yönleri kısaca nelerdir?

Doğru sistem ve ürün seçimi için öncelikle kullanıcının ihtiyacı, mekânın özellikleri ve enerji verimliliği hedefleri göz önünde bulundurulmalıdır. Baymak ürünleri hem konut hem ticari hem de endüstriyel projelerde, yüksek enerji verimliliği ve düşük karbon hedefiyle tasarlanıyor. Bu yaklaşım, müşterilerimize uzun vadeli tasarruf, çevreye duyarlı kullanım ve güvenilir performans sağlıyor.

Özellikle A+++ enerji sınıfı ısı pompalarımız, havadan, sudan veya topraktan aldığı doğal ısıyı iç mekâna taşıyarak fosil yakıt kullanımını minimize ediyor. Bu sistemler, enerji faturalarında ciddi tasarruf sağlarken karbon ayak izini de önemli ölçüde azaltıyor. Üretimde yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu proseslerle üretilmeleri hem çevresel hem de ekonomik açıdan kullanıcıya katma değer sunuyor.

Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) ve ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) kapsamında şirketinizin mevcut uyum süreci ve stratejik aksiyon planı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Şirket olarak Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, SKDM ve ETS gibi düzenlemeleri yakından takip ediyor ve uyum sürecimizi stratejik bir öncelik olarak ele alıyoruz. Üretim tesislerimizde karbon emisyonlarını minimize eden enerji verimliliği projeleri, yenilenebilir enerji kullanımı ve otomasyon sistemleri ile verimliliği artırarak, hem Kapsam 1 hem de Kapsam 2 emisyonlarımızı sürekli azaltıyoruz.

Ayrıca tedarik zincirinde şeffaflık ve sürdürülebilirlik standartlarını güçlendirmek amacıyla Ecovadis platformuna dahil olduk. Böylece ürün ve hizmetlerimizde karbon etkisini minimize ediyor ve global regülasyonlarla uyumlu bir yaklaşımı benimsiyoruz.

Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde hem üretim hem de ürün gamında karbon nötr ve enerji verimli çözümlerimizi artırarak, Avrupa ve global pazarlarda sürdürülebilirlik liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz.

2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda, firmanızın karbon nötr dönüşüm süreci nasıl ilerliyor? Kurumsal Karbon Ayak İzi ölçümleriniz, azaltım planlarınız ve iklim dostu uygulamalarınız nelerdir?  Geleceğe dönük sürdürülebilirlik hedeflerinizi, 2030 ve 2053 vizyonunuza yönelik oluşturduğunuz yol haritasını bizlerle paylaşır mısınız?

Baymak’ın sürdürülebilirlik yolculuğu, kararlı adımlar ve somut sonuçlarla ilerliyor. 2022 yılında yayımladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nda, Kapsam 1 ve Kapsam 2 kapsamındaki karbon emisyonlarını azaltma hedefi doğrultusunda üretim tesislerinde doğal gaz ve motorin kullanımını azaltarak, hibrit araçlara geçiş ve araç filosunda rota optimizasyonu uygulamalarıyla her yıl düzenli olarak oluşan CO2 emisyonunu düşürüyoruz. Bu kapsamda, 2019 yılı baz alınarak belirlenen Kapsam 1 ve Kapsam 2 hedefleri grup ile düzenli olarak takip ediliyor.

Yaptığımız çalışmalar sayesinde son 5 yılda 2.352 ton CO2 emisyonunda yüzde 49’luk bir iyileştirme sağlanmış durumda. Özellikle Kapsam 2 çalışmaları kapsamında, 2021’den itibaren tükettiğimiz elektriğin yüzde 100’ünü IREC sertifikalı yenilenebilir enerji kaynaklarından tedarik ediyoruz. Böylece neredeyse tamamen net sıfır karbonlu enerji kullanımına geçmiş bulunuyoruz. 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 55 azalma hedefliyoruz.

Sadece üretimde değil, ürün gamında da yeşile öncelik veren çözümler sunuyoruz. A+++ verimlilik sınıfındaki ısı pompaları, güneş kolektörleri ve hidrojen uyumlu sistemlerimiz ile ürün yaşam döngüsündeki enerji etkimizi azaltıyoruz. Kapsam 3 kapsamındaki çalışmalarımız da devam ediyor.

2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda, Baymak’ta karbon nötr dönüşümünü sistematik ve çok boyutlu bir yaklaşım ile yönetiyoruz. Kurumsal karbon ayak izimizi düzenli olarak ölçüyor; üretim, enerji kullanımı, lojistik ve tedarik zincirindeki emisyon kaynaklarını detaylı şekilde analiz ediyoruz. 2053 vizyonuna ulaşmak için üretim süreçlerinden tedarik zincirine, ürün geliştirmeden müşteri kullanımına kadar tüm operasyonlarımızı iklim dostu ve sürdürülebilir bir model üzerine kurgulamayı sürdüreceğiz.

• Sürdürülebilir Dünya vizyonu kapsamında yürüttüğünüz veya planladığınız Sosyal Sorumluluk projelerinizden bahsedebilir misiniz? Bu projelerin toplumsal veya çevresel etkileri nelerdir?

Baymak olarak, bağlı bulunduğumuz BDR Thermea Group’un sürdürülebilirlik vizyonunu sadece çevresel değil, sosyal sürdürülebilirlik açısından da ele alıyoruz. Bu kapsamda eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerini ön planda tutarak, özellikle cinsiyet eşitliği alanında somut adımlar atıyoruz. Kadın çalışan oranımızı artırmak, yönetimde çeşitliliği desteklemek ve genç yeteneklere eşit fırsatlar sunmak için programlar geliştiriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gerçek sürdürülebilirlik, yalnızca doğaya karşı değil, insana ve kuruma karşı da sorumluluk taşımakla mümkün olur.

Şirket kültürümüzde dönüşüm kaçınılmaz. Bu nedenle yalnızca çevresel etkilerimizi değil, aynı zamanda iş yapış biçimimizi de günümüz koşullarına göre yeniden kurguluyoruz. Baymak olarak hem yönetimde hem de beyaz yaka kadrolarda kadın temsilini artırmaya odaklanıyoruz. Şirket genelinde kadın çalışan oranımız %29, beyaz yaka çalışan oranımız %45 ve kadın yöneticilerimizin oranı ise %40 ile sektördeki ortalamanın üzerindedir.

Baymak Akademi, sürdürülebilirlik vizyonumuzun hayata geçirilmesinde kilit bir rol oynuyor. Ankara, İzmir ve Gaziantep’te açılan bölge akademilerimizle Türkiye’nin farklı noktalarındaki sektör paydaşlarına yerinde eğitim imkânı sunuyoruz. Hem teorik hem de uygulamalı içeriklerle desteklenen bu eğitimler sayesinde teknik yeterlilik ve hizmet kalitesi eş zamanlı olarak artırılıyor. Bu eğitimlerde enerji verimliliği, çevre dostu uygulamalar ve ürünlerin doğru kullanımına odaklanıyoruz. Aynı zamanda İSG bilgilendirmeleri ile çalışanlarımızın güvenliğini ön planda tutuyoruz.

Bu yaklaşım sayesinde sadece ürünlerimizin çevresel etkisini azaltmakla kalmıyor, sektörde bilinçli, güvenli ve sürdürülebilir bir çalışma kültürünün yaygınlaşmasına da katkı sağlıyoruz. Baymak Akademi ile paydaşlarımızı hem bugün hem de gelecek için daha sürdürülebilir ve verimli çözümler üretmeye teşvik ediyoruz.

Ayrıca, iklimlendirme sektöründe enerji dönüşümüne öncülük ederken, bu misyonu sosyal etki alanına da taşıyoruz. Bu kapsamda, çocuk ve gençleri bu öncülüğe ortak eden; daha yaşanabilir bir dünya için iklimlendirme ve birçok alanda bilimsel çözümler üretmelerini destekleyen bir proje hayata geçiriyoruz. Yalnızca sponsorluk modeliyle sınırlı kalmayan, kurumsal gönüllülük sistemiyle çalışanlarını da aktif olarak dahil ettiğimiz projede, FIRST Vakfı (For Inspiration and Recognition of Science and Technology) iş birliği ile vakfın Türkiye’de düzenlediği programları 3 yıl boyunca destekleyeceğiz. Türkiye’de FIRST® programlarının yaygınlaştırılmasında önemli rol üstlenen Bilim Kahramanları Derneği ve Fikret Yüksel Eğitim Vakfı ile iş birliği yoluyla, gençlerin inovasyon, takım ruhu ve problem çözme becerilerini geliştirmesine katkı sağlanacak.

Tüm paydaşlarımıza iletmek istediğimiz mesaj basit: Geleceği korumak için her adım, her seçim önemlidir. İster bireysel kullanıcılar ister sektör profesyonelleri olsun; sürdürülebilir ve çevre dostu çözümleri tercih ederek hem bugünü hem de yarını daha yaşanabilir kılabiliriz. Baymak olarak, bu dönüşümde sorumluluk almak ve liderlik etmek için çalışmaya devam ediyoruz ve herkesi birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.

Röportajımızı sonlandırmadan önce, sürdürülebilir gelecek vizyonunuz doğrultusunda kamuoyuna veya sektörünüze iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı? 

Tüm paydaşlarımıza iletmek istediğimiz mesaj basit: Geleceği korumak için her adım ve her seçim önemlidir. İster bireysel kullanıcılar ister sektör profesyonelleri olsun; sürdürülebilir ve çevre dostu çözümleri tercih ederek hem bugünü hem de yarını daha yaşanabilir kılabiliriz. Baymak olarak bu dönüşümde sorumluluk almak ve liderlik etmek için çalışmaya devam ediyoruz ve herkesi birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler