Akçansa Yeni Yönetimi, Gelecek Dönem Stratejisini Yatırımcılarla Paylaştı  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Akçansa Yeni Yönetimi, Gelecek Dönem Stratejisini Yatırımcılarla Paylaştı 

Yayınlandı

-

 

Akçansa, Heidelberg Materials ana hissedarlığında şekillenen yeni dönem stratejisini yatırımcılar ve finansal paydaşlarla paylaştı. 

Yeni yönetim ekibinin ilk kez yatırımcılarla bir araya geldiği toplantıda; operasyonel mükemmellik, küresel entegrasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli hissedar değeri odağındaki yol haritası aktarıldı.

Akçansa, Heidelberg Materials çatısı altında sürdürdüğü sektör yolculuğunda yeni dönem vizyonunu yatırımcılarla paylaştı. Toplantıda; Akçansa Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Gürdal, Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş ve Akçansa CFO’su Thomas Gerstenhauer ile Heidelberg Materials CFO’su ve Akçansa Yönetim Kurulu Üyesi René Aldach, şirketin stratejik önceliklerini ve büyüme perspektifini aktardı.

Heidelberg Materials ile ‘Yeni Dönem Yeni Hedefler’

Akçansa’nın ‘Yeni Dönem Yeni Hedefler’ yaklaşımının temelini; güçlü liderlik, Heidelberg Materials entegrasyonunun sağlayacağı avantajlar ve sürdürülebilir değer yaratımı oluşturuyor. Şirket, Marmara merkezli güçlü üretim ve lojistik ağı, üç entegre çimento fabrikası, iki limanı, dört terminali, 26 hazır beton tesisi ve beş agrega ocağıyla iç pazar ve ihracat ihtiyaçlarına hızlı ve etkin şekilde yanıt verebiliyor. Yaklaşık 49 bin çalışanı, beş kıtaya yayılan faaliyet ağı ve dünya genelindeki 2.600 lokasyonuyla sektörünün global liderlerinden Heidelberg Materials’ın bilgi birikimi, dijital ve yapay zeka çözümleri, teknik uzmanlığı ve sürdürülebilirlik yaklaşımı da Akçansa’nın yeni büyüme döneminin önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Şirketin hazır beton markası Betonsa hazır beton pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedeflerken, 2025 yılında 2,7 milyon m³ olan satış hacmini 2028’in sonuna kadar 5 milyon m³’e yükseltmeyi planlıyor. Akçansa ayrıca, büyüme ve değer yaratma hedefleri doğrultusunda Akçansa Port ve Betonsa için potansiyel halka arz seçeneklerini değerlendirirken, bu konuda oluşabilecek fırsatları yakından takip etmeyi sürdürüyor. Samsun Ladik Fabrikası’nda planlanan pre-kalsinasyon yatırımıyla fabrikanın üretim kapasitesinin yaklaşık iki katına çıkarılması hedefleniyor. 

Yeni dönemde Akçansa’nın değer yaratım yaklaşımı; operasyonel mükemmellik, Heidelberg Materials hissedarlığında oluşan güçlü sinerji, stratejik varlık optimizasyonu ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm olmak üzere dört temel kaldıraç üzerine şekilleniyor. Şirket, bu yaklaşım doğrultusunda daha etkin sermaye kullanımı, güçlü serbest nakit akışı ve sürdürülebilir hissedar getirisini destekleyen uzun vadeli büyümesini sürdürmeyi amaçlıyor.

 

“Yeni dönemde odağımızda sürdürülebilir değer yaratımı var”

Akçansa Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Gürdal, Heidelberg Materials’ın küresel bilgi birikimi ve sürdürülebilirlik vizyonunu, Akçansa’nın köklü deneyimi ve sektördeki güçlü konumuyla birleştirerek şirketin uzun vadeli büyüme ve değer yaratma hedeflerine odaklandıklarını belirtti. Gürdal şöyle devam etti; “Akçansa, sağlam üretim altyapısı, köklü kurumsal kültürü ve 30 yıla varan başarı hikayesiyle sektörünün en değerli şirketlerinden biri konumunda bulunuyor. Şirketimizin sahip olduğu bu güçlü temeli, Heidelberg Materials’ın küresel bilgi birikimi, finansal sağlamlığı, sürdürülebilirlik vizyonu ve teknolojik uzmanlığıyla daha da pekiştirerek büyüme yolculuğumuzu daha da ileriye taşıyoruz. Yeni yönetim ekibimizle birlikte, Akçansa’nın rekabet gücünü artırırken uzun vadeli değer yaratımını stratejik önceliğimiz olarak görüyoruz. Güçlü kurumsal yönetim anlayışımız, disiplinli sermaye yaklaşımımız ve uzun yıllara dayanan temettü geleneğimizle yeni dönemde de hissedarlarımızın güven ve beklentilerini karşılamaya devam edeceğiz.”

“Sürdürülebilir büyümeyi sağlam temeller üzerine inşa ediyoruz”

Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş ise şöyle konuştu: “Heidelberg Materials’ın güçlü rüzgarını arkamıza aldığımız bu yeni dönemde operasyonel mükemmellik, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı uygulamalarla çimento ve beton pazarındaki lokasyon üstünlüğümüzü ve rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz. Deneyimli insan gücümüzün yanında kaynaklarımızı daha etkin kullanırken, güçlü nakit üretimi ve disiplinli sermaye yönetimi anlayışımızı koruyarak paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz. Müşteri odaklı yaklaşımımızı organizasyonel yeniliklerle güçlendireceğiz. İnovatif ürün ve hizmetler geliştirirken, çevresel etkilerimizi azaltmaya yönelik yatırımlarımızı da sürdüreceğiz. Kalsine kil, alternatif yakıt ve hammadde kullanımı, dekarbonizasyon ve dijital dönüşüm gibi alanlarda hayata geçireceğimiz çalışmalarla hem sektörümüzün dönüşümüne katkı sunacak hem de Akçansa’nın sürdürülebilir büyümesini destekleyeceğiz. İş sağlığı ve güvenliğini, insanı ve inovasyonu odağımıza alarak, geleceğin yapı malzemeleri şirketi olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz”. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Avrupa, Isı Pompasında Vites Büyüttü… Türkiye Bu Dönüşümü Kaçırmamalı

Yayınlandı

-

İklim değişikliği, yükselen enerji maliyetleri ve enerji arz güvenliği kaygıları, dünya genelinde binaların ısıtma ve soğutma anlayışını yeniden şekillendiriyor. Özellikle Avrupa’da fosil yakıtlı sistemlerden elektrikli ve yüksek verimli teknolojilere geçiş hız kazanırken, bu dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı‘nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu’na göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 arttı.

Avrupa’daki dönüşümün yalnızca cihaz değişiminden ibaret olmadığını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, Türkiye’nin de bu süreci bütüncül bir enerji vizyonuyla değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

 

Avrupa’da enerji dönüşümünün lokomotifi haline gelen ısı pompaları yeniden güçlü bir büyüme trendine girdi. Avrupa Isı Pompası Birliği’nin (EHPA) yayımladığı 2025 öncü verilerine göre, 16 Avrupa ülkesinde konut tipi ısı pompası satışları bir önceki yıla göre ortalama %10,3 artarak 2,62 milyon adede ulaştı. Böylece Avrupa genelindeki kurulu ısı pompası sayısı yaklaşık 28 milyona yükseldi. Satışların yeniden ivme kazanmasında; istikrarlı teşvik programları, elektrifikasyon politikaları ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaya yönelik kamu politikaları belirleyici rol oynadı.

Avrupa’da ısı pompası satışları ilk çeyrekte %17 arttı

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu da elektrifikasyonun küresel enerji yatırımlarındaki ağırlığının her geçen yıl arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 artış gösterdi.

Enerji dönüşümünün yalnızca yeni teknolojilere geçiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, şunları söyledi:

Dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor

Bugün Avrupa’da yaşanan dönüşüm, yalnızca doğal gaz kazanlarının yerini ısı pompalarının alması olarak değerlendirilmemeli. Yeniden tasarlanan sadece cihazlar değil; enerjinin üretiminden depolanmasına, yönetiminden tüketimine kadar uzanan bütün enerji sistemidir. Isı pompaları da bu entegre ekosistemin en önemli bileşenlerinden biridir.”

Avrupa’da ısı pompalarına olan ilginin temelinde karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, fosil yakıtlara bağımlılığı düşürme politikaları, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tam uyumlu sistemlere geçiş ve uzun vadede enerji maliyetlerini kontrol altında tutma ihtiyacının bulunduğunu belirten Çuman, bu dönüşümün kamu politikalarıyla da desteklendiğini ifade etti. Birçok Avrupa ülkesinde elektrik üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına yönelik uygulamaların da pazarın büyümesini desteklediğini söyledi.

Dört mevsim çözüm sunuyor

Enerji verimliliği yüksek sistemlere geçişin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan Çüman, şunları söyledi: 

“Isı pompaları yalnızca kış aylarında ısıtma sağlayan sistemler değildir. Aynı zamanda yaz aylarında soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyacını da karşılayarak dört mevsim çözüm sunuyor. Bu özellikleri sayesinde hem bireysel kullanıcılar hem de ticari işletmeler için enerji maliyetlerini düşüren önemli bir teknoloji haline geliyor. Öte yandan Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması için önemli avantajlara sahip.”

Enerji sektörünün önümüzdeki dönemde birbirini tamamlayan teknolojiler üzerine kurulacağını ifade eden Çüman, sözlerini şöyle tamamladı:

“Enerji dönüşümünü yalnızca yeni cihazlara geçiş olarak değerlendirmemek gerekiyor. Gelecekte; güneş enerjisi sistemleri, ısı pompaları, enerji depolama çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapıları birbirini tamamlayan entegre bir ekosistem oluşturacak. Türkiye’nin bu dönüşümü bugünden planlaması hem enerji güvenliği hem de sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor.”

Okumaya Devam Et

GENEL

 YAZ SICAKLARINDA KLİMANIN ÖMRÜNÜ KORUMANIN YOLLARI 

Yayınlandı

-

 
Yaz aylarında artan klima kullanımı, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Düzenli bakım, yetkili servis desteği ve orijinal yedek parça kullanımı, cihazın üretici standartlarında çalışmasını destekliyor. Ayrıca enerji verimliliğinin korunmasına ve klima ömrünün uzamasına katkı sağlıyor.

 

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklarla birlikte klimalar da günün büyük bölümünde kesintisiz çalışıyor. Ancak yoğun kullanım, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarıyla desteklenmediğinde hem enerji tüketimini artırabiliyor hem de cihaz performansını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, düzenli bakım, yetkili servis desteği ve doğru kullanım alışkanlıklarının yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmadığını, klimaların daha uzun ömürlü ve güvenli çalışmasına da önemli katkı sunduğunu belirtiyor.
 
Yaz aylarında uzun süre çalışan klimalarda filtrelerde toz ve kir birikimi hızlanırken, bu durum cihazın daha fazla enerji harcamasına ve soğutma performansının düşmesine neden olabiliyor. Düzenli bakımı yapılmayan klimalar, istenilen sıcaklığa ulaşmak için daha fazla çalışarak elektrik tüketimini artırırken, iç ortam hava kalitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Periyodik bakım sayesinde filtreler, iç ve dış üniteler ile sistem bileşenleri kontrol edilerek olası sorunlar büyümeden tespit edilebiliyor. Böylece hem cihazın performansı korunuyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçilebiliyor.

Yoğun Kullanım Döneminde Bakım Önemli
 
Baymak uzmanları; klimaların uzun ömürlü ve verimli çalışabilmesi için düzenli bakımın büyük önem taşıdığını vurguluyor. Yetkili servisler tarafından yapılan bakım işlemlerinin cihaz performansının korunmasında ve olası arızaların önlenmesinde kritik rol oynadığını belirten uzmanlar, “Orijinal yedek parça kullanımı, klima sistemlerinin tasarlandığı performansta çalışmasını desteklerken enerji verimliliğinin korunmasına da katkı sağlıyor. Yaz aylarında dikkat edilecek birkaç küçük nokta ile enerji tüketimini azaltmak ve kullanıcı konforunu artırmak mümkün” diyor.

 

Klimaların düzenli bakımının en önemli avantajlarından biri enerji verimliliğinin korunması oluyor. Temiz filtreler ve sağlıklı çalışan sistem bileşenleri sayesinde cihazlar daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaşırken, daha düşük elektrik tüketimiyle çalışabiliyor.
Düzenli bakım aynı zamanda daha etkili soğutma performansı sağlarken, sistemde oluşabilecek aşınmaların önüne geçerek cihaz ömrünü uzatıyor. Özellikle yaz sezonu öncesinde ve yoğun kullanım dönemlerinde gerçekleştirilen kontroller, kullanıcıların hem konforunu hem de bütçesini koruyor.
 
Orijinal Yedek Parça Tercih Edilmeli

 

Klimalarda bakım ve onarım süreçlerinde kullanılan yedek parçaların kalitesi de cihaz performansını doğrudan etkiliyor. Orijinal yedek parçalar, klima sistemlerinin üretici standartlarına uygun şekilde çalışmasını desteklerken sistem uyumluluğunu koruyor.
Bunun yanında performans kayıplarının önlenmesine katkı sağlayan orijinal parçalar, güvenlik risklerini azaltıyor, garanti süreçlerinin korunmasına destek oluyor ve uzun vadede daha ekonomik bir kullanım sunuyor.

 

Klima bakım ve onarım işlemlerinin yetkili servisler tarafından gerçekleştirilmesi, cihazın performansını koruyabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Eğitimli teknik ekipler tarafından yapılan kontroller sayesinde arızalar doğru şekilde tespit edilirken, üretici standartlarına uygun bakım uygulamaları ve orijinal yedek parça kullanımıyla enerji verimliliğinin sürdürülebilmesine katkı sağlanıyor.

 

Yaz aylarında dikkat edilecek küçük kullanım alışkanlıklarının hem enerji tüketimini azalttığına hem de klima performansını artırdığına dikkat çeken Baymak uzmanları tarafından:
  • Klima sıcaklığının 22-26°C aralığında ayarlanması,
  • Kapı ve pencerelerin kullanım sırasında kapalı tutulması,
  • Filtre temizliğinin düzenli olarak yapılması,
  • Cihazın çok düşük sıcaklıklarda uzun süre çalıştırılmaması,
  • Periyodik bakım takviminin ihmal edilmemesi öneriliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TCL Klima, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret pazaryerlerinde resmî mağazalarını açtı!

Yayınlandı

-

TCL Klima, Türkiye’de Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada üzerindeki resmi mağazalarını açarak tüketicilere güvenli ve doğrudan alışveriş deneyimi sunmaya başladı. Marka, bu açılış nedeniyle başlattığı kampanya kapsamında ise resmi mağazalarından klima satın alan tüm kullanıcılara 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. 

Dünyanın önde gelen tüketici elektroniği markalarından TCL, Türkiye klima pazarındaki büyümesini e-ticaret yatırımlarıyla sürdürüyor. TCL, artık Türkiye’nin önde gelen dört pazaryeri Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada’ki resmi mağazalarında klima ürünlerini tüketicilerle buluşturacak. Marka, e-ticaret mağazalarının açılışı kapsamında satış sonrası çok önemli bir kampanya da başlattı. Ağustos ayına özel kampanya kapsamında, TCL’in resmi e-ticaret mağazalarından klima satın alan tüm müşterilere, 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. Böylece TCL klimalarının verimli ve konforlu kullanımını destekleyen satış sonrası hizmetleriyle de kullanıcılarının yanında yer alıyor.

TCL Klima’nın pazaryerlerindeki mağazaları; tüketicilerin markanın klima ürünlerine güvenli, kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlıyor. Yeni e-ticaret mağazaları sayesinde tüketiciler, ihtiyaçlarına uygun TCL klima modellerini inceleyebiliyor, ürün özelliklerini karşılaştırabiliyor ve resmî satış kanallarının sunduğu avantajlardan yararlanabiliyor.

Satış öncesinden satış sonrasına uzanan kullanıcı deneyimi
TCL Klima, Türkiye pazarındaki büyüme stratejisini yalnızca satış kanallarını genişletmek üzerine kurmuyor. Marka, ürün seçimi ve satın alma sürecinden kurulum, kullanım ve satış sonrası hizmetlere kadar uzanan bütüncül bir tüketici deneyimi vadediyor. Ağustos ayına özel ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyası da bu yaklaşımın bir parçasını oluşturuyor. Düzenli klima temizliği; ürünün performansının korunmasına, hava akışının verimli şekilde sürdürülmesine ve daha konforlu bir kullanım deneyiminin desteklenmesine katkıda bulunuyor.

Küresel teknoloji gücü Türkiye’deki tüketicilerle buluşuyor
Son beş yılda 100 milyon klima üreten TCL Klima, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 160’tan fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteriyor. Markanın küresel operasyon yapısı içerisinde; 25 Ar-Ge merkezi, 7 ortak laboratuvar ve 21 üretim tesisi bulunuyor.  TCL Klima, iç mekân hava kalitesini, günlük konforu, sessizliği ve akıllı yaşam deneyimini destekleyen hava çözümlerine Türkiye’de sunduğu ürün portföyünde de yer veriyor.

İki yıl boyunca ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyasının tüm şartlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler