GENEL
YAŞAYAN BİR YAPININ DÖNÜŞÜM YOLCULUĞU: “GÖZTEPE MEDICAL PARK RENOVASYON PROJESİ”
Yayınlandı
11 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kurulduğu 2009 yılından bu yana sağlık hizmeti sunmaya devam eden Göztepe Medical Park Hastanesi, Vivin İnşaat’ın titiz çalışmasıyla hizmetine ara vermeden “tepeden tırnağa” yenileniyor.
Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora, “Faaliyette olan bir hastanede yenileme çalışması yürütmek, yeni bir bina inşa etmekten çok daha fazla uzmanlık, sabır ve koordinasyon gerektirir. Vivin İnşaat olarak biz, renovasyonu bir inşaat süreci değil, yaşayan bir yapının dönüşüm yolculuğu olarak görüyoruz” dedi.
Ticaret merkezleri, kongre salonları, konut ve kişiye özel villa tasarım projeleri dahil pek çok başarılı çalışmaya imza atan Vivin İnşaat, “sağlık” ve “eğitim” alanındaki uzmanlığını çok daha ileriye taşımaya devam ediyor. Göztepe Medical Park Hastanesi’nin renovasyon çalışmasını yürüten Vivin İnşaat, sağlık hizmetine ara vermeden gerçekleştirilen çalışmayla dikkatleri üzerine çekti.





BÖLGENİN REFERANS SAĞLIK YAPISI
Yaklaşık 40.000 m² kapalı alana sahip olan ve iki ayrı bloktan oluşan Göztepe Medical Park Hastanesi, 2009 yılından itibaren hasta kabulüne başarıyla devam ediyor. İçinde bir onkoloji merkezi barındıran hastane, A blokta 150 hasta odası, poliklinikleri, kanser tedavisinde ileri teknolojiye sahip Gamma Knife ve LINAC cihazlarıyla donatılmış birimleriyle radyo cerrahi ve radyoterapi alanlarında Türkiye’nin öncü merkezlerinden biri haline geldi.
Genel tıbbi birimleri barındıran B blok ise ana yapı olarak tasarlandı. 14 katlı olan bu blokta; poliklinik birimleri, 12 ameliyathane, 18 kişilik kemoterapi alanı ve farklı branşlarda uzmanlaşmış yoğun bakım üniteleri bulunuyor. Bu yoğun bakım üniteleri arasında 7 yataklı (5+2 izolasyon) KVC, 20 yataklı yenidoğan (neonatal) ve 22 yataklı (20+2 izolasyon) erişkin yoğun bakım servisleri yer alıyor. Modern sağlık standartlarına uygun teknik altyapısı, fonksiyonel planlaması ve ileri tedavi teknolojileri hastaneyi kısa sürede bölgenin referans sağlık yapılarından biri olarak konumlandırdı.
YAPININ YENİDEN DOĞUŞU
Renovasyon projesi kapsamında, teknik altyapı sağlık standartlarına uygun biçimde tamamen yenilendi. Mekânsal sirkülasyon ve yönlendirme sistemleri, kullanıcı konforunu artıracak şekilde yeniden planlandı. Elektrik, mekanik ve medikal gaz sistemleri, güncellenen yönetmeliklere göre, aktif servisleri etkilemeden modernize edildi. Cephe, iç mekân yüzeyleri ve aydınlatma elemanları, hijyenik ve modern bir estetik anlayışla yeniden tasarlandı. Renk paleti ve malzeme seçimleri ise hasta psikolojisini destekleyecek biçimde sadeleştirildi.
Yoğun bir şekilde faaliyette olan hastanenin modern standartlara yeniden uyarlanması süreci gündeme geldiğinde proje üzerinde titiz bir hazırlık çalışması yapıldığını belirten Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora, sağlık alanındaki uzmanlıklarını bir kez daha ortaya koyduklarını söyledi. 2009 yılından bu yana aktif olarak hizmet veren hastane binası hem teknolojik hem de estetik açıdan günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde yeniden düzenlendiğini belirten Mimar Sevcan Bora, “Yaklaşık 35 bin metrekarelik bir alanda yenileme yapıyoruz. Çalışmanın Mart 2026’da tamamlanması planlanıyor. Bu süreçte temel hedefimiz, hastane işleyişini kesintiye uğratmadan; mekânsal kalitesini yükseltmek, altyapı sistemlerini yenilemek ve modern tıbbi donanımlarla uyumlu bir fiziksel çevre oluşturmak oldu. Tüm çalışmalar, yüksek koordinasyonla ve operasyonel hassasiyetle yürütülüyor. Bu dönüşüm süreci, renovasyon konusunda Türkiye’deki nadir örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır” dedi.
UZMANLIK, SABIR VE KOORDİNASYON
“Faaliyette olan bir hastanede yenileme çalışması yürütmek, yeni bir bina inşa etmekten çok daha fazla uzmanlık, sabır ve koordinasyon gerektirir” diyen Mimar Sevcan Bora şöyle devam etti:
“Çünkü bir yandan şantiye işleriniz sürerken, diğer yandan binanın içinde hayat devam eder; hastalar tedavi görür, doktorlar çalışır, sistem asla durmaz. Bu nedenle biz, her aşamayı hassasiyetle planladık. Göztepe Medical Park projesi, Vivin ekibinin renovasyon alanındaki teknik disiplini ve kriz yönetimi kabiliyetiyle öne çıkan güçlü bir örnektir. Amacımız yalnızca binayı yenilemek değil; var olanı yeniden yaşatmak, günümüz teknolojisine ve estetik anlayışına uyarlarken, hizmet kalitesini kesintisiz sürdürmektir. Vivin İnşaat olarak biz, renovasyonu bir inşaat süreci değil, yaşayan bir yapının dönüşüm yolculuğu olarak görüyoruz. Bu bakış açısıyla, her projemizde yeni bir bina değil, yeniden canlandırılmış bir hikâye yaratıyoruz.
Sağlık yapılarında dönüşümün öncüsü olma vizyonumuz, tam da bu noktada anlam kazanıyor.”
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Konutlarda Hava Kalitesi Yönetimi, Yapı Bakımının Yeni Gündemlerinden Biri Oluyor
Yayınlandı
19 dakika önce-
Ekim 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Konutlarda bakım maliyetleri denildiğinde akla ilk olarak ısı yalıtımı, tesisat ve enerji giderleri geliyor. Ancak özellikle kış aylarında ortaya çıkan nem ve yoğuşma sorunları da yapıların korunmasını ve bakım ihtiyacını doğrudan etkileyebiliyor. HUTT Türkiye Hava Temizleme Sistemleri Genel Müdürü Melek Ataker, iç mekân hava kalitesinin doğru yönetilmesinin hem yaşam konforu hem de konutların uzun vadeli korunması açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Kış aylarında pencerelerde biriken su damlacıkları, duvar köşelerinde oluşan nem ve zamanla ortaya çıkan küf, evlerde göz ardı edilen bakım sorunları arasında yer alıyor. Yemek pişirme, duş alma ve çamaşır kurutma gibi günlük faaliyetlerle artan nem, yeterli havalandırma sağlanmadığında soğuk yüzeylerde yoğuşmaya neden olabiliyor. Uzun süre devam eden nem ise boya ve kaplamalarda bozulma, küf oluşumu ve ek onarım ihtiyacı doğurabiliyor.

“Konutları Korumak İçin Sorunun Kaynağına Odaklanmak Gerekiyor”
HUTT Türkiye Hava Temizleme Sistemleri Genel Müdürü Melek Ataker, konutlarda nem kaynaklı sorunların yalnızca yüzey temizliğiyle çözülemeyeceğini belirterek, “Kış aylarında pencerelerde biriken su ve duvarlarda görülen nem, iç mekân koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli işaretlerdir. Kalıcı bir çözüm için nemin kaynağını belirlemek, yaşam alanlarını düzenli havalandırmak ve gerekli durumlarda yapı kaynaklı sorunları gidermek gerekiyor. Hava kalitesi, nem dengesi ve konut bakımı birlikte ele alındığında hem yaşam konforunu korumak hem de ileride oluşabilecek sorunları önlemek mümkün” dedi.
Hava Temizliği Tek Başına Yeterli Değil
İç mekân hava kalitesinin korunması için nem kontrolü ve havalandırma uygulamalarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Hava temizleme cihazları, özelliklerine bağlı olarak havadaki belirli partiküllerin azaltılmasına yardımcı olsa da fazla nemi giderme veya küfün temel nedenini ortadan kaldırma işlevi görmüyor. Bu nedenle pencerelerde sürekli yoğuşma, duvarlarda nemlenme ya da küf belirtileri görüldüğünde sorunun kaynağının araştırılması, uygun havalandırmanın sağlanması ve gerekli bakım çalışmalarının yapılması önem taşıyor.
GENEL
BİLGİLİ HOLDİNG’DE ÜST DÜZEY ATAMA
Yayınlandı
1 saat önce-
Ekim 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Bilgili Holding’de Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcılığı görevine holdingin tecrübeli ismi Görkem Gelbal getirildi.
Gayrimenkul, turizm ve lüks yaşam segmentinde Türkiye’nin öncü kurumlarından Bilgili Holding, yönetim kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Holding bünyesinde 12 yılı aşkın süredir farklı yönetim kademelerinde görev yapan deneyimli isim Görkem Gelbal, Bilgili Holding Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Pazarlama, iletişim, marka yönetimi ve iş geliştirme alanlarında 20 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan Gelbal; yeni pozisyonunda holdingin grup genelindeki tüm pazarlama, kurumsal iletişim ve marka stratejilerine liderlik edecek.
Görkem Gelbal, yeni sorumluluk alanı kapsamında Bilgili Holding’in gayrimenkul, konaklama, perakende, eğitim ve öğrenci yaşamı gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren tüm markalarının iletişim süreçlerinden sorumlu olacak. Gelbal; kurumsal marka konumlandırması, marka stratejileri, PR ve ajans yönetimi, dijital pazarlama, medya planlama, etkinlik yönetimi, uluslararası paydaş ilişkileri ve kriz iletişimi başta olmak üzere grubun tüm entegre iletişim süreçlerini yönetecek.
Bilgili Holding çatısı altındaki kariyerine 2015 yılında Republika Aparts Satış & Pazarlama Grup Direktörü olarak başlayan Görkem Gelbal, yaklaşık 9 yıl boyunca grubun 2.000 yatak kapasiteli dört büyük mülkünün tüm satış, pazarlama, fiyatlandırma, üniversite ilişkileri ve yatırımcı iletişimi operasyonlarını başarıyla yönetti. 2024 yılında Bilgili Holding Pazarlama ve İletişim Direktörlüğü görevine getirilen Gelbal, bu süreçte holdingin küresel ölçekteki vizyonunu pekiştiren ve prestijli yayınevi Rizzoli tarafından hazırlanan uluslararası kitap projesinin de uçtan uca yönetimini üstlendi.
GENEL
SAINT-GOBAIN TÜRKİYE CEO’SU SAVCI: GÜVENLİ YAPI TERCİH DEĞİL, ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUK
Yayınlandı
2 saat önce-
Ekim 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Saint-Gobain’in küresel sürdürülebilir inşaat buluşma platformu Sustainable Construction Talks, ilk kez Türkiye’de düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen buluşmada sektörün önde gelen isimleri, Türkiye’nin deprem riskine karşı daha güvenli ve dirençli yapılar oluşturma sorumluluğunu, iklim kriziyle mücadele ve düşük karbonlu yapılaşma hedefleriyle birlikte ele aldı. Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı deprem ve iklim değişikliğinin ele alındığı programdaki konuşmasında Türkiye gibi bir deprem ülkesinde güvenli yapıların bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi
Yapı sektörünün sürdürülebilir dönüşümü, yalnızca çevresel etkilerin azaltılmasıyla sınırlı kalmıyor; güvenli, dayanıklı, enerji verimli ve insan yaşamını merkeze alan kentlerin oluşturulmasını da kapsıyor. Türkiye’de deprem riski ve iklim krizinin yarattığı ihtiyaçlar, yapı sektörünün dönüşümünü daha da kritik hale getiriyor.

Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi sürdürülebilir inşaata geçişi hızlandırmayı amaçlayarak uluslararası bir buluşma platformu Saint-Gobain Construction Talks’u hayata geçirdi. İlki 2023’te Paris’te düzenlenen seri; mimarlardan mühendislere, akademisyenlerden politika yapıcılara, finans dünyasından sivil toplum temsilcilerine kadar inşaat değer zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturuyor. Her buluşmada, ülkelerin kendi öncelikleri ve zorunlulukları masaya yatırılıyor. Bu yıl ise söz konusu küresel platform, Türkiye’de sektörün önde gelen paydaşlarını bir araya getirdi.
Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı, Construction Talks açılış konuşmasında sürdürülebilir dönüşümün sektörün ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. “Yapı sektörü olarak iki büyük sınavla karşı karşıyayız: Deprem ve iklim krizi. Türkiye’nin deprem gerçeği, güvenli ve dayanıklı yapılar üretmenin bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Diğer yandan, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ının binalar ve inşaat faaliyetleriyle ilişkili olması, sektörümüzün iklim kriziyle mücadeledeki kritik rolünü gösteriyor. Bu iki konuyu birbirinden bağımsız ele alamayız. Bugün inşa ettiğimiz ve dönüştürdüğümüz her yapının hem gelecek nesiller için güvenli ve dirençli olması hem de çevresel etkilerinin ve karbon ayak izinin azaltılması gerekiyor. Saint-Gobain olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri olma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeyi misyon ediniyoruz. Ancak sürdürülebilir bir yapı sektörüne geçişin hiçbir şirketin tek başına gerçekleştirebileceği bir dönüşüm olmadığının bilincindeyiz. Mimarlar, mühendisler, müteahhitler, malzeme üreticileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları olarak değer zincirinin tüm paydaşlarının ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor. Sustainable Construction Talks platformunu Türkiye’ye taşıyarak, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde sektörümüzün önceliklerini ve çözüm önerilerini birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Daha güvenli, daha dirençli, daha az kaynak tüketen ve düşük karbonlu yapılar için bugün doğru kararları birlikte almak zorundayız.”
Türkiye’nin deprem sınavı: Güvenli ve dirençli yapılar için bütüncül dönüşüm
Etkinlikte, Mimar Sedat Bayrak’ın “Sürdürülebilir İnşaatta Türkiye Nerede?” başlıklı değerlendirmesiyle Türkiye’nin mevcut konumu gündeme taşındı. Bayrak tarafından Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi’nin her yıl 30 ülkede 4.800 sektör paydaşı ve 30.000 kişinin katılımıyla yürütülen Barometre araştırmasının sonuçları paylaşarak yorumladı. Bayrak, Türkiye’de sürdürülebilir inşaat konusunda farkındalığın mevcut olduğunu ancak eyleme geçme konusunda yetersiz kalındığını aktardı. Ardından Ilgaz Gürsoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Deprem Sınavı” ve “Türkiye’nin İklim Sınavı” panellerinde, güvenli ve dirençli yapıların oluşturulması ile düşük karbonlu bir yapılı çevreye geçişin gereklilikleri farklı uzmanlık alanlarının bakış açılarıyla değerlendirildi.
Etkinliğin ilk paneli, “Türkiye’nin Deprem Sınavı” başlığı altında gerçekleştirildi. Panele, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Güvenli Yapılar Kentsel Dönüşüm Komitesi Başkanı Muhammed Maraşlı, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper İlki ile mimar ve NSMH Kurucusu Nevzat Sayın katıldı.
Muhammed Maraşlı’nın sektör ve kentsel dönüşüm perspektifiyle katkı sunduğu oturumda, güvenli yapılaşmanın yaygınlaştırılması ve kentsel dönüşümün etkin yürütülmesi ele alındı. Maraşlı, güvenli yapılaşmanın yalnızca yeni teknolojilerle değil, doğru uygulama ve nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğunu vurgulayarak Türkiye’nin geleceğinin güvenli ve sürdürülebilir yapılar üretmekten geçtiğini belirtti.
Prof. Dr. Alper İlki, deprem güvenliği ve yapı performansına ilişkin değerlendirmelerinde, 6 Şubat depremlerinin mevcut yapı stokundaki riskleri bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çekti. İstanbul’daki 2000 yılı öncesi binaların önemli bölümünün depreme dayanıklı olmadığını belirten İlki, mevcut yapı stokunun mevcut mevzuat doğrultusunda incelenmesinin onlarca yıl sürebileceğini ifade ederek riskli binaların hızlı ve etkin yöntemlerle tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Nevzat Sayın ise güvenli kentlerin oluşturulmasında mimarlık ve tasarım kararlarının önemine değindi. 1950’lerden itibaren hızlanan kentleşme sürecinde denetimsiz ve niteliksiz yapılaşmanın yaygınlaştığını belirten Sayın, bugünkü sorunların temelinde geçmişteki tercihler ve denetim eksikliklerinin bulunduğunu dile getirdi.
Panelde, Türkiye’nin deprem riskine karşı daha dirençli bir yapılı çevre oluşturabilmesi için yeni yapıların güvenliğinin yanı sıra mevcut yapıların durumunun da bütüncül biçimde ele alınması gerektiğine dikkat çekildi. Kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesi olarak görülmemesi; kentlerin fiziksel, sosyal ve çevresel ihtiyaçlarını birlikte değerlendiren uzun vadeli bir dönüşüm yaklaşımıyla yürütülmesi gerekliliği ön plana çıktı.
Türkiye’nin iklim sınavı: Düşük karbonlu ve sürdürülebilir yapılaşmaya geçiş
Etkinliğin ikinci paneli, “Türkiye’nin İklim Sınavı” başlığıyla gerçekleştirildi. İklim kriziyle mücadelede yapı sektörünün üstlendiği sorumluluğun değerlendirildiği oturumda, enerji verimliliği, düşük karbonlu yapı malzemeleri, sürdürülebilir tasarım, kaynakların verimli kullanımı ve döngüsel ekonomi yaklaşımı ele alındı. Yapıların tasarımından malzeme seçimine, inşasından kullanım sürecine kadar tüm aşamalarda çevresel etkilerin gözetilmesinin önemi vurgulandı.
Panele, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, Altensis Kurucu Ortağı ve ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı ile ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü katıldı. Farklı uzmanlık alanlarından gelen konuşmacılar, sürdürülebilir yapılaşmanın mimari tasarım, çevresel performans ve enerji yönetimi boyutlarını değerlendirdi.
Prof. Dr. Ece Ceylan Baba mevcut yapıların yalnızca fiziksel varlıkları değil, aynı zamanda toplumsal belleği ve kültürel değerleri de taşıdığı vurgularken, bir binanın yıkılması, sadece beton ve demirin kaybı değil; aynı zamanda o yapının temsil ettiği dönem, harcanan emek, mimari karakter ve toplumdaki hatıraların da yok olması anlamına geldiğini vurguladı. Baba “ Bu nedenle “ileri dönüşüm” yaklaşımı öne çıkarılıyor: mevcut yapılar yeni işlevlere adapte edilerek hem gömülü karbon korunuyor hem de kentlerin kültürel hafızası sürdürülebilir hale getiriliyor. Böylece iklim dostu kentler yalnızca yeni binalar üretmekle değil, geçmişin değerlerini yaşatarak geleceğe uyum sağlamakla da mümkün hale geliyor” dedi.
ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü, yeşil dönüşümün finansmanına ilişkin değerlendirmesinde sürdürülebilirlik yatırımlarının sanayiciler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Emisyonların ve su tüketiminin azaltılmasına yönelik projeler için yeşil finansman kaynaklarının kullanılabileceğini belirtti. Bu kaynakların daha uygun faiz ve daha uzun vadeli kredi imkânları sağladığını ifade etti. Yeşil dönüşümün yalnızca bir maliyet kalemi olarak görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda finansal planlamanın da parçası olduğunu söyledi. Yeşil dönüşümün maliyet ve uygulama boyutlarının yanında Türkiye’nin ihracat rekabetçiliği açısından da kritik olduğunu vurguladı. Başarı için öngörülebilir düzenlemeler ve uygulanabilir yol haritalarının şart olduğunu dile getirdi.
ÇEDBİK Başkanı, Altensis Kurucusu Dr. Emre Ilıcalı, inşaat ve gayrimenkul sektöründe karbonun artık yalnızca çevresel bir konu değil, doğrudan finansal bir gösterge ve rekabetçilik unsuru haline geldiğini vurguladı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması düzenlemesiyle birlikte çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi sektörlerde dönüşümün kaçınılmaz olduğunu belirtti. Karbon emisyonlarının, iş dünyasında maliyet, kalite ve zamanın yanına eklenen yeni bir kriter haline geldiğine dikkat çeken Ilıcalı, bu dönüşümün rekabetçi kalabilmek için kritik önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmesinin, karbon kaynaklı maliyetlerin ülke içinde yönetilmesine ve ihracatta rekabet gücünün korunmasına katkı sağlayacağını söyledi. Ilıcalı, iklim kriziyle mücadelenin ertelenemeyecek uzun vadeli bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Panelde, düşük karbonlu yapılaşmaya geçişin yalnızca yeni teknolojilerin ve malzemelerin kullanımından ibaret olmadığı; tasarım, enerji performansı, kaynak yönetimi ve uygulama süreçlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği ortaya kondu. Enerji verimli binaların yaygınlaştırılması, çevresel etkilerin azaltılması ve kaynakların daha verimli kullanılması, sektörün iklim değişikliğiyle mücadeledeki temel çalışma alanları arasında öne çıktı.
Saint-Gobain’in küresel sürdürülebilir inşaat yaklaşımı doğrultusunda düzenlenen buluşma, Türkiye’nin deprem güvenliği ve iklim krizi karşısındaki önceliklerini ortak bir dönüşüm gündeminde bir araya getirdi. Etkinlik, daha güvenli, dirençli, enerji verimli ve düşük karbonlu bir yapılı çevre oluşturulmasında sektör paydaşları arasındaki bilgi paylaşımının ve iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Son Yazılar
- Konutlarda Hava Kalitesi Yönetimi, Yapı Bakımının Yeni Gündemlerinden Biri Oluyor Ekim 13, 2026
- BİLGİLİ HOLDİNG’DE ÜST DÜZEY ATAMA Ekim 13, 2026
- SAINT-GOBAIN TÜRKİYE CEO’SU SAVCI: GÜVENLİ YAPI TERCİH DEĞİL, ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUK Ekim 13, 2026
- E.C.A. SEREL, HVAC Sektörünün Geleceğine Yön Veren MechTalks 2026 Buluşmasında Yer Aldı Ekim 13, 2026
- Yaşam alanlarında konforu yeniden düşünme zamanı Ekim 13, 2026
- OYAK Çimento’ya “Döngüsel Ekonomi Dönüşümü” Ödülü Ekim 13, 2026
- Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi Ekim 12, 2026
- Açık Holding, Veri Merkezi Ekosisteminin Geleceğini Data Center Eurasia’da Değerlendirdi Ekim 12, 2026
- Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyonda Stratejik İş Birliği İçin İlk İmzayı Attı Ekim 12, 2026
- Şişecam COP31’de İklim Dirençli Şehirlerin Geleceğini Gündeme Taşıyacak Ekim 12, 2026
- Yönetmelik, Sanayide Verimli Isıtma Sistemlerinin Önemine İşaret Ediyor Ekim 12, 2026
- Kale, Noviso Ürünüyle Red Dot Design Award 2026’nın Sahibi Oldu Ekim 12, 2026
- Ravago Bina Çözümleri, yüksek performans gerektiren projelerde teknik XPS çözümleriyle öne çıkıyor Ekim 12, 2026
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!










