Yönetmelik, Sanayide Verimli Isıtma Sistemlerinin Önemine İşaret Ediyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Yönetmelik, Sanayide Verimli Isıtma Sistemlerinin Önemine İşaret Ediyor

Yayınlandı

-

 

Sanayi tesislerinde yüksek tavan, geniş hacim ve sık açılan kapılar ısıtma kaynaklı enerji tüketimini artırabiliyor. Enerjinin verimli kullanılması, ısıtma sistemlerinin seçiminden uygulama şekline kadar pek çok unsuru önemli hale getiriyor. 

Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik’in 10’uncu maddesinde de ısıtma sistemlerinde yüksek verimin elde edilmesine yönelik düzenlemeler bulunduğunu belirterek, radyant ısıtma sistemlerinin sanayi tesislerinin enerji verimliliğine katkısını değerlendirdi.

 

Enerji maliyetlerinin önemli bir gider kalemi olduğu sanayi tesislerinde, ısıtma sistemlerinin verimli çalışması işletmelerin enerji tüketiminin kontrol altında tutulmasında önemli rol oynuyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uygulamalar da sanayide enerji ve kaynak verimliliğinin önemini artırırken işletmeleri, enerji tüketimlerini azaltmaya yönelik çözüm arayışlarına yönlendiriyor. Bu noktada tesisin fiziksel koşullarına ve kullanım özelliklerine uygun ısıtma sistemleri öne çıkıyor.

Sanayi tesislerinde yüksek tavan, geniş kullanım alanları ve sürekli açık tutulan sevkiyat kapılarının ısıtma sistemlerinin çalışma performansını ve enerji tüketimini doğrudan etkilediğini belirten Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, enerji verimliliğine ilişkin yönetmeliğin de ısıtma sistemlerinde yüksek verim elde edilmesine yönelik düzenlemeler içerdiğine dikkat çekti.

Isıtma sisteminin seçiminde tesisin fiziki koşullarına dikkat!

“Sanayi tesislerinde enerji verimliliğinin sağlanması için ısıtma sistemlerinin doğru seçilmesi büyük önem taşıyor. Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik’in 10’uncu maddesinde de ‘ısıtma, soğutma, iklimlendirme ve ısı transferinde yüksek verimin elde edilmesi’ öncelikli önlemler arasında yer alıyor.

Isıtma sistemlerinde yüksek verim elde etmek için ürün seçiminde binanın fiziki şartlarının ve kullanım özelliklerinin yanı sıra sistemin donanımsal özelliklerine de dikkat etmek gerekiyor. Özellikle yüksek tavanlı ve geniş hacimli sanayi tesislerinde kullanılan sistemin çalışma prensibi, enerji tüketimi ve ısı dağılımı üzerinde belirleyici oluyor.

Geleneksel ısıtma sistemlerinde öncelikle ortam havası ısıtılıyor. Isınan hava doğal olarak yükseldiği için özellikle izolasyonu yetersiz olan, kapıların sık açıldığı veya hava değişiminin yoğun olduğu büyük hacimli yapılarda homojen ve verimli bir ısıtma sağlamak zorlaşabiliyor. Tavan ve zemin arasındaki sıcaklık farkı 12°C ila 20°C’ye kadar çıkabiliyor. Bu durum hem ortam koşullarını olumsuz etkileyebiliyor hem de enerji tüketiminin artmasına neden olabiliyor.

%50’ye varan enerji tasarrufu

Bu noktada radyant ısıtma sistemleri, çalışma prensibi sayesinde merkezi sıcak hava üflemeli sistemlere kıyasla %50’ye varan enerji tasarrufu sağlayabiliyor. Radyant sistemlerde ısı kaynağından yayılan kızılötesi ışınlar sayesinde insanlar, yüzeyler ve nesneler doğrudan ısıtılıyor. Sistemde sıcak hava, buhar veya sıcak su taşınmadığı için transfer kayıpları minimum seviyede tutuluyor. Isı, zeminden başlayarak kısa sürede hissedilirken tavan ile taban arasındaki sıcaklık farkı 4°C-8°C seviyelerinde kalabiliyor. Böylece hem daha homojen hem de daha verimli ısıtma sağlanıyor.

Radyant sistemlerin lokal ve spot ısıtma özelliği de yalnızca ihtiyaç duyulan alanların ısıtılmasına olanak tanıyor. Böylece tesisin tamamının aynı anda ısıtılması yerine, çalışma yapılan bölümlere odaklanılarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiliyor. 

Sanayi tesislerine özel keşif ve projelendirme

Çukurova Isı olarak, Avrupa Komisyonu’nun Ecodesign Direktifi’ne (ErP) uygun olarak geliştirdiğimiz Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ve Silversun borulu radyant ısıtıcı ürünlerimizle sanayi tesislerinin ısıtma ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyoruz. Özellikle renovasyon projelerine keşif ve projelendirme hizmeti de veriyoruz. Böylece mevcut sistemleri iyileştirerek sanayi tesislerinde enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmalara destek oluyoruz.”

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Şişecam COP31’de İklim Dirençli Şehirlerin Geleceğini Gündeme Taşıyacak

Yayınlandı

-

 

Küresel bir cam üreticisi olarak ülkemizi gururla temsil eden Şişecam, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) İklim Destekçisi oldu. Şişecam, COP31’de şehirlerin iklim değişikliğine uyumu ve sürdürülebilir yaşamın geleceğine ilişkin yaklaşımını küresel paydaşlarla ele alırken, şehirlerde enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine adaptasyonda cam teknolojilerinin kritik rolüne dikkat çekecek.

12.10.2026 – Şişecam, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) İklim Destekçisi olarak katılarak sürdürülebilir ve iklim dirençli şehirlerin geleceğine ilişkin çözüm ve perspektiflerini küresel paydaşlarla paylaşacak.

COP31 kapsamında enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine uyum alanlarında camın dönüştürücü rolüne dikkat çekecek olan Şişecam, bina performansını artıran ve şehirlerin net sıfır yolculuğunu destekleyen yenilikçi teknolojilerini gündeme taşıyacak.

Şirket ayrıca düzenleyeceği özel panelde, şehirlerin iklim hedeflerine ulaşmasında enerji verimli binaların ve ileri malzeme teknolojilerinin önemini farklı bakış açılarıyla ele alacak. Şişecam, malzeme bilimi, teknoloji ve sürdürülebilirliği bir araya getiren yaklaşımıyla iklim eylemine katkı sunmayı ve şehirlerin dönüşümüne yönelik çözüm geliştirme süreçlerinde paydaşlar arasında diyaloğu güçlendirmeyi hedefliyor.

COP31 boyunca İklim Dirençli Şehirler Alanı’nda yer alacak Şişecam, yüksek performanslı kaplamalı cam çözümleri başta olmak üzere sürdürülebilir kentleşmeyi destekleyen uygulamalarını da katılımcılarla buluşturacak.

Şehirlerin Geleceği İçin Dönüştürücü Çözümler

Küresel enerji tüketiminin ve sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümünden sorumlu olan şehirler, aynı zamanda aşırı sıcaklıklar, kuraklık, sel ve diğer iklim kaynaklı afetlerden en fazla etkilenen yaşam alanları arasında yer alıyor. Bu nedenle enerji verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve iklim değişikliğine uyumu destekleyen çözümler, sürdürülebilir şehirlerin geleceğinde kritik önem taşıyor.

Net sıfır hedeflerine ulaşmanın yalnızca temiz enerji üretimiyle değil, enerji tüketiminin gerçekleştiği binaların ve kentsel altyapının dönüşümüyle mümkün olduğuna inanan Şişecam, COP31 kapsamında enerji verimliliği ve iklim uyumuna yönelik çözümlerin sürdürülebilir şehirlerin geleceğindeki rolünü farklı boyutlarıyla ele alacak.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Şişecam, malzemeleri insanların yaşam kalitesine, çevresel faydaya ve toplumsal gelişime katkı sağlayan çözümlere dönüştürme anlayışıyla hareket ediyor. COP31 katılımıyla da iklim değişikliğiyle mücadelede bilim, teknoloji ve iş birliklerinin dönüştürücü gücüne dikkat çekmeyi hedefliyor.

Cam, Şehirlerin Karbonsuzlaşma Yolculuğunda Stratejik Bir Güç

Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, zirveye ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti:

“İklim değişikliğiyle mücadele, ertelenemeyecek ortak bir sorumluluk. Gelecek kuşaklara çok daha yaşanabilir bir dünya bırakmak, Net Sıfır hedeflerine ulaşmak ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için iş dünyasının, kamu kurumlarının, akademinin ve finans dünyasının kolektif bir çözümün parçası olması gerekiyor. Bu dönüşüm yalnızca enerjiyi nasıl ürettiğimizle değil, nasıl tükettiğimizle ve nasıl muhafaza ettiğimizle de ilgili. Şehirlerimizi ve binalarımızı daha verimli, daha dayanıklı ve sürdürülebilir yaşamı daha da destekler hale getirmek bu nedenle kritik önem taşıyor. 

İnsanlığın en temel ihtiyaçlarından olan barınmanın vazgeçilmez unsurucam, bugün yaşam kalitesinin ötesinde enerji verimliliği yüksek ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli şehirlerin inşasında önemli bir rol üstleniyor. Camı salt bir yapı malzemesi olarak değil, şehirlerin karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılık süreçlerini destekleyen stratejik bir çözüm unsuru olarak görüyoruz; malzemelerin sahip olduğu potansiyeli yaşam için değere dönüştürmeye odaklanıyoruz. Geliştirdiğimiz teknolojilerle sadece daha yüksek performanslı ürünler sunmakla yetinmiyor, aynı zamanda insanların yaşadığı ve çalıştığı alanların daha aydınlık ve iyi bir geleceğe katkı sunmasına gayret ediyoruz.

İleri malzeme teknolojilerinin sürdürülebilir bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu şüphesiz. Yüksek performanslı cam teknolojilerimiz camı   katma değerli bir emtiaya dönüştüren yatırımlarımız ve yarım asırlık Ar-Ge birikimimizle şehirlerin enerji verimliliği ve iklim değişikliğine uyum ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiyoruz. Odağımızı Türkiye sınırları dışına da taşıyarak bu dönüşümün küresel ölçekte bir parçası olmaya ve daha yaşanabilir bir dünya için katkı sunmaya durmaksızın devam edeceğiz.”

Şişecam, COP31 kapsamında sürdürülebilir ve iklim dirençli şehirlerin geleceğine ilişkin diyaloğa katkı sunmak amacıyla farklı paydaşları bir araya getiren etkinlikler de gerçekleştirecek.

Bu kapsamda 10 Kasım’da Şişecam’ın ev sahipliğinde düzenlenecek panel; akademi, uluslararası sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcilerini buluşturarak şehirlerin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesinde bina performansının, enerji verimliliğinin ve yenilikçi malzemelerin rolünü farklı boyutlarıyla ele alacak.

Panelde ayrıca Şişecam’ın ODTÜ-GÜNAM iş birliğiyle yürüttüğü ve yüksek performanslı kaplamalı cam çözümlerinin farklı iklim, bina ve enerji dönüşüm senaryolarındaki etkilerini inceleyen kapsamlı araştırmasının ilk bulguları da kamuoyuyla paylaşılacak. Araştırma, enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve ekonomik etkiler açısından ileri cam teknolojilerinin sunduğu potansiyeli ortaya koyarken, sürdürülebilir kalkınma ve yaşam kalitesine katkılarına ilişkin önemli içgörüler sunacak.

Böylece Şişecam, COP31 platformunda yalnızca çözüm ve teknoloji perspektiflerini değil, bilimsel araştırmalarla desteklenen bilgi ve deneyimini de küresel paydaşlarla paylaşarak iklim eylemine yönelik ortak çözüm arayışlarına katkı sağlamayı hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

 Kale, Noviso Ürünüyle   Red Dot Design Award 2026’nın Sahibi Oldu

Yayınlandı

-

 

Kaleseramik’in banyo grubu markası Kale, Noviso ürünüyle tasarım dünyasının en prestijli ödüllerinden Red Dot Tasarım Ödülü’nde Ürün Tasarımı kategorisinin kazananı oldu.Bu başarı, Kale’nintasarım ve üretim kabiliyetini uluslararası platformda ortaya koyarken, Türk tasarımının global arenadaki rekabetçiliğini de bir kez daha tescilledi. 

Tasarım dünyasının en saygın organizasyonlarından Red Dot Design Award’da Kaleseramik’in köklü markası Kale; minimalist tasarımı mühendislik dehasıyla birleştiren yeni lavabosu Noviso ile uluslararası jürinin takdirini topladı. “Ürün Tasarımı” kategorisinde ödüle layık görülen marka, ödülünü Almanya’nın Essen kentinde düzenlenen prestijli bir törenle aldı.

1955 yılından bu yana küresel tasarım standartlarını belirleyen -Red Dot Award, her yıl binlerce başvuru arasından yalnızca mükemmelliği yakalayan tasarımları ödüllendiriyor. Noviso; estetik, işlevsellik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik kriterlerinde uzman jüriden tam not alarak bu zorlu değerlendirmeden başarıyla geçti.

Kısa süre önce iF Design Award 2026’dan ödülle dönen Noviso, şimdi de Red Dot Award’ı kazanarak Kale’ye tasarım dünyasının en prestijli iki ödülünü birden getirdi. Bu çifte başarı; Kale’nin banyo alanındaki üretim kabiliyetini güncel tasarım trendleriyle buluşturan vizyonunu küresel ölçekte tescilledi.

Mühendislik ve Estetiğin Kusursuz Buluşması

Ödüle layık görülen Noviso lavabo, kullanım ihtiyacını teknik bir gereklilik olmaktan çıkarıp duyusal bir dengeye dönüştürüyor. Tasarımın merkezinde yer alan gizli gider sistemi ve geleneksel içbükey formu tersine çeviren hafif dışbükey iç hazne, ürünün en dikkat çekici inovasyonları arasında öne çıkıyor. Su akışını kontrollü yan kanallara yönlendirerek sıçramayı önleyen bu özel yapı, suyun yüzeyde kalmasını engelleyerek hijyen ve temizlik kolaylığını üst seviyeye taşıyor.

Zamansız Tasarım Dili

Teknik gereklilikleri görsel bir sadelikle sunan Noviso, keskin hatları ve yumuşak geçişleriyle mekânlarda güçlü bir mimari bütünlük oluşturuyor. İnce kenar detayları, yüksek yüzey kalitesi ve hassas üretim teknolojisi, yalın bir estetikle birleşiyor. Üç farklı form seçeneği sunan ürün, farklı mimari kurgulara ve banyo konseptlerine kusursuz uyum sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Ravago Bina Çözümleri, yüksek performans gerektiren projelerde teknik XPS çözümleriyle öne çıkıyor

Yayınlandı

-

 

Yüksek Taşıma Gücü Gerektiren Projelerde Güçlü Zemin Yalıtımı
 
Yapıların uzun ömürlü performansında ısı yalıtımı, enerji verimliliğinin yanı sıra yapı güvenliği ve kullanım sürekliliği açısından da kritik bir rol üstleniyor. Özellikle yüksek yük taşıyan zeminler, soğuk hava depoları ve otomatik depolama sistemleri gibi teknik gereksinimlerin arttığı projelerde yalıtım malzemelerinin uzun dönemli performansı önem kazanıyor. Ravago Bina Çözümleri, teknik ekstrüde polistiren (XPS) ürünlerdeki uzmanlığıyla RAVATHERM XPS markası altında yüksek taşıma gücü gerektiren projelere yönelik çözümler sunuyor.

 

Avrupa genelindeki 9 üretim tesisiyle ekstrüde polistiren pazarındaki liderliğini sürdüren Ravago Bina Çözümleri, Türkiye’de 1995 yılında Dilovası’nda üretime başlayan tesisiyle RAVATHERM XPS ürünlerini 30 yıldır tüketicilerle buluşturuyor. Teknik verileriyle uyumlu performans sunan ürünler, özellikle doğru detaylandırma ve yüksek teknik gereksinimlerin öne çıktığı mühendislik projelerinde tercih ediliyor.

Yüksek yük altında uzun dönemli performans için mühendislik yaklaşımı
Soğuk hava depolarında otomatik depolama ve geri alma sistemlerinin (AS/RS) yaygınlaşması, kayar raflı yüksek depolama alanlarının artmasıyla birlikte zemin yalıtımında taşıma gücü ve uzun dönemli performans ihtiyacı da yükseliyor. Zemin altında kullanılan yalıtım malzemesinin yüksek yük altında zamanla kalınlık kaybına uğramaması, zeminde oluşabilecek çökme ve çatlama risklerinin azaltılması açısından önem taşıyor. Bu tür deformasyonlar, yüksek hassasiyetle çalışan AS/RS sistemlerinin operasyonel sürekliliğini etkileyebiliyor. Ravago Bina Çözümleri’nin Almanya’daki tesislerinde bulunan “zamana bağlı sünme” test laboratuvarında, RAVATHERM 500 ve RAVATHERM 700 ürünleri 50 yıllık yük altında zamana bağlı sünme, diğer bir ifadeyle kalınlık kaybı, performansını ölçmek üzere 608 günden uzun süren tekrarlı testlere tabi tutuluyor. Türkiye’de bu test olanağına sahip bir üretici bulunmuyor.

 

RAVATHERM 500 ve 700 ile ağır yük taşıyan zeminlere yüksek performans
RAVATHERM 500 ve RAVATHERM 700 ürünleri, 500 kPa ve 700 kPa basma dayanımlarıyla kayar raf temelleri, ağır forklift ve araç trafiğine açık soğuk hava depoları ile işleme alanlarında yüksek performans sunuyor. 40-50 kg/m³ yoğunluğa sahip ürünler, düşük yoğunluklu ve taşıma gücü sınırlı ürünlere kıyasla yüksek yük taşıma gereksinimlerine yanıt veriyor. Türkiye’de üretilen XPS ürünleri arasında 0,029 W/mK ile en düşük ısı iletkenlik katsayısına sahip RAVATHERM XPS ürünleri, yüksek ısı yalıtım performansını güçlü taşıma kapasitesiyle bir araya getiriyor. RAVATHERM XPS, teknik zemin yalıtımında projenin yük, kullanım ve uzun dönemli performans ihtiyaçlarına uygun mühendislik çözümleri sunuyor.

 

 

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye