TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği 

Yayınlandı

-

Japon Mühendisliği Artık TLC Klima Güvencesiyle Türkiye’de

İklimlendirme sektöründe 40 yılı aşkın deneyime sahip TLC Klima, Japon mühendisliği ve ileri teknoloji çözümleriyle öne çıkan Panasonic Klima ile iş birliğini duyurdu. İş birliğinin resmi imza töreni, Almanya’nın Wiesbaden şehrinde gerçekleştirildi. Bu iş birliği kapsamında Panasonic’in Isıtma, Havalandırma ve Klima (HVAC) çözümleri, TLC Klima’nın profesyonel ekibi ve güçlü servis altyapısı ile Türkiye’de kullanıcılarla buluşacak. Ortaklık, yalnızca bir distribütörlük anlaşmasının ötesinde, Türkiye iklimlendirme pazarında uzun vadeli büyüme ve değer yaratma hedefiyle konumlanıyor.

Türkiye Pazarı İçin Stratejik Bir Adım

Panasonic Klima, Türkiye’yi bölgesel büyüme stratejisinde önemli bir merkez olarak konumlarken artan enerji verimliliği ihtiyacı, sürdürülebilir teknolojilere yönelim ve iklimlendirme talebindeki büyüme, bu iş birliğinin stratejik önemini daha da artırıyor. 

TLC Klima’nın yerel pazar uzmanlığı ile Panasonic’in global mühendislik gücünü bir araya getiren bu yapı satış kanallarının gelişmesi, servis altyapısının güçlenmesi ve ileri teknoloji çözümlerin daha geniş kitlelere ulaşması açısından önemli bir ivme yaratmayı hedefliyor.

Uzun Vadeli Büyüme ve Değer Odaklı Yaklaşım

İş birliği kapsamında split klima, VRF ve özellikle ısı pompası çözümleri odağında sürdürülebilir bir büyüme hedefleniyor. Kısa vadeli hacim artışından çok, kontrollü ve kalıcı bir pazar yapılanması oluşturulması öncelik olarak belirleniyor. 

Özellikle Avrupa’da güçlü bir üretim ve mühendislik altyapısına sahip olan Panasonic’in ısı pompası alanındaki uzmanlığının, Türkiye’de büyüyen enerji verimliliği ve düşük karbon dönüşümü ihtiyacına önemli katkı sağlaması bekleniyor. 

Japon Mühendisliği ve Küresel Teknoloji Gücü

1958 yılından bu yana iklimlendirme teknolojileri geliştiren Panasonic, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel uygulamalara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik HVAC çözümleri geliştiriyor. Akıllı kontrol sistemleri ve enerji yönetimi özellikleriyle desteklenen Panasonic HVAC çözümleri, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve kullanıcı konforunu odağına alan bir yaklaşımla tasarlanıyor.

İmza törenine TLC Klima’yı temsilen Yönetici Ortağı Sema Tunar, Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Tunar, Mali İşler Direktörü Tolga Kubat ve Satış Direktörü Gökhan Külahi katılırken; Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri tarafında ise Genel Müdür Enrique Vilamitjana ile Genel Müdür Yardımcısı Yoshi Ishimura katılım sağladı.

İmza töreni sonrasında Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri Genel Müdürü Enrique Vilamitjana: “Türkiye, büyüyen iklimlendirme pazarı ve enerji dönüşüm potansiyeli ile Panasonic için stratejik öneme sahip. TLC Klima ile başlattığımız bu iş birliğini yalnızca ticari bir ortaklık değil, uzun vadeli değer yaratma platformu olarak görüyoruz. Özellikle ısı pompası ve yüksek verimli çözümler odağında Türkiye’de güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.

TLC Klima Yönetici Ortağı Sema Tunar ise iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “İklimlendirme sektöründe kullanıcı beklentileri her geçen yıl değişiyor. Enerji verimliliği, iç mekan hava kalitesi ve akıllı sistemler artık çok daha belirleyici hale geldi. Bu nedenle TLC Klima olarak teknoloji ve mühendislik gücü yüksek markalarla kurduğumuz iş birliklerini stratejik bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Panasonic Klima ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, Türkiye’de kullanıcıların daha verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir iklimlendirme çözümlerine erişimini artıracağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu iş birliğinin sektörün teknoloji dönüşümüne de katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”

Uzun yıllara dayanan sektör tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren TLC Klima, konut projelerinden ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir uygulama alanına yönelik iklimlendirme çözümleri sunuyor. Son dönemde büyüyen ekipleri ve genişleyen teknik altyapısıyla faaliyetlerini daha da güçlendiren TLC Klima, üst segmentte güçlü mühendislik yaklaşımına sahip markalarla iş birliklerini artırmayı hedefliyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Roca’ya global tasarım sahnesinden 4 prestijli ödül

Yayınlandı

-

Roca, Red Dot Design Award ve iF Design Award kapsamında kazandığı ödüllerle uluslararası tasarım arenasındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu. İleri teknolojiyi kullanıcı odaklı işlevsellik ve rafine tasarım anlayışıyla bir araya getiren Roca, elde ettiği bu başarıyla tasarım ve inovasyon alanındaki yetkinliğini global ölçekte kanıtlarken uluslararası tasarım dünyasındaki güçlü konumunu da pekiştirdi. 

Banyo çözümlerinde tasarım, inovasyon ve teknolojiyi bir araya getiren Roca, 2026 yılında kazandığı dört prestijli tasarım ödülüyle uluslararası alandaki başarısını bir kez daha ortaya koydu. İki Red Dot Design Award ve iki iF Design Award’a layık görülen marka, ürün geliştirme ve kullanıcı deneyimi alanındaki yetkinliğini güçlendirdi.

Uluslararası tasarım sahnesinde güçlü başarı

Uluslararası tasarım dünyasının en saygın organizasyonları arasında yer alan Red Dot Design Award ve iF Design Award kapsamında verilen ödüller; ürün tasarımı, işlevsellik ve kullanıcı deneyiminde mükemmeliyeti temsil ediyor. 2026 Red Dot Design Award, Roca’nın akıllı klozeti In-Wash Vorea ile geliştirilen minimalist termostatik duş sistemi Touch-T’ye verildi. 2026 iF Design Award kapsamında ise In-Wash Vorea ve gelişmiş hijyen teknolojileriyle öne çıkan In-Wash Litha ödüllendirildi.

Yeni nesil banyo deneyiminde inovasyon odağı

Hem Red Dot hem de iF Design Award ile ödüllendirilen In-Wash Vorea, gelişmiş hijyen teknolojisini sade ve dengeli bir tasarımla buluşturarak yeni nesil akıllı klozet anlayışını temsil ediyor. Airtech teknolojisi ile yıkama performansını artıran ürün, Coanda etkisine dayalı kurutma sistemi sayesinde hassas ve dengeli bir hava akışı sunuyor. Ultraviyole ışıklı kendini temizleyen nozul ve Rimless Vortex yıkama sistemi gibi özellikler hijyen standartlarını üst seviyeye taşırken, sezgisel kontrol ve bağlantı çözümleri kullanıcıya kişiselleştirilmiş bir deneyim sağlıyor. 

Okumaya Devam Et

GENEL

Düşük Karbon ve Yüksek Verimlilikte Yeni Çözüm: Isı Pompaları

Yayınlandı

-

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor

Küresel ölçekte artan enerji maliyetleri, bina ve sanayi sektörlerinde daha verimli çözümlere olan ihtiyacı hızlandırıyor. Isı pompaları, yüksek enerji verimliliği ve düşük karbon salımıyla bu dönüşümün merkezinde yer alıyor ve doğalgaz maliyetlerini sıfırlayan bir ısıtma-soğutma çözümü olarak öne çıkıyor.

Enerji kullanımında verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yeni dönem, ısıtma ve soğutma teknolojilerinde daha yüksek performanslı ve entegre sistemlere geçişi hızlandırıyor. Bu dönüşümde öne çıkan ısı pompaları, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir kullanım alanında, tek bir sistemle hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacına yanıt verebiliyor. Aynı zamanda sıcak su üretimi gibi farklı ihtiyaçları da karşılayabilmesi, sistemleri çok yönlü bir çözüm haline getiriyor.

Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte ısı pompaları, tükettiği elektrik enerjisinin 4 ila 5 katını, uygun koşullarda ise 7–8 katına kadar ısı enerjisine dönüştürebiliyor. Bu yüksek verimlilik, işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlarken enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Düşük karbon salımıyla çevresel etkilerin azaltılmasına destek olan bu sistemler, enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olarak yeni nesil iklimlendirme anlayışının temelini oluşturuyor.

Geniş Kullanım Alanı ile Esnek ve Verimli Çözümler

Isı pompaları; konutlar, oteller, ticari yapılar ve endüstriyel tesislerde farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek ve ölçeklenebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Konut uygulamalarında yerden ısıtma, fan-coil sistemleri ve sıcak su üretimi ön plana çıkarken; ticari yapılarda merkezi sistem entegrasyonları yaygın olarak tercih ediliyor. Endüstriyel tesislerde ise proses ısıtma ve soğutmanın yanı sıra atık ısı geri kazanımı, enerji verimliliğini artıran kritik uygulamalar arasında yer alıyor.

Hava, toprak ve su kaynaklı alternatifler sayesinde farklı iklim ve altyapı koşullarına uyum sağlanabiliyor. Bununla birlikte hibrit sistem çözümleri, farklı kaynakların avantajlarını bir araya getirerek sistem performansını daha üst seviyeye taşıyor. Özellikle su kaynaklı ısı pompaları, yüksek COP değerleri ve yıl boyunca stabil çalışma karakteristiğiyle büyük ölçekli projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor.

Doğru Tasarım ile Maksimum Verimlilik

Isı pompası sistemlerinde elde edilen verimlilik, doğrudan doğruya mühendislik tasarımının doğruluğuna bağlı olarak şekilleniyor. Isıtma ve soğutma yüklerinin doğru analiz edilmesi, sistemin kullanılacağı yapının ihtiyaçlarına uygun kapasite seçimi ve kaynak türünün iklim ile altyapı koşullarına göre belirlenmesi, performansı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Bunun yanı sıra mevsimsel verimlilik değerleri (SCOP/SEER), otomasyon ve kontrol altyapısı ile sistemin çalışacağı sıcaklık seviyeleri gibi teknik parametrelerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi, uzun vadede işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Doğru projelendirilmiş bir ısı pompası sistemi, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir, güvenilir ve uzun ömürlü bir kullanım avantajı sunuyor.

Isı Pompaları Enerji Verimliliği Açısından Ana Çözüm Haline Geliyor”

Isı pompalarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından ana çözüm haline geldiğini vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hava kaynaklı, su kaynaklı ve toprak kaynaklı ısı pompası çözümlerinin yanı sıra, farklı uygulama alanlarına yönelik geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu sistemler hem ısıtma, soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek bir çözüm üzerinden karşılayabilmekte; özellikle aynı anda ısıtma ve soğutma gerektiren projelerde %100’e varan ısı geri kazanımı sağlayarak yüksek verimlilik sunmaktadır.

Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye göre, toplam inşaat alanı 2.000 m² ve üzeri olan yeni binaların enerji ihtiyacının en az %10’unu güneş, rüzgar ve ısı pompası gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu düzenleme, özellikle ticari yapılar ve büyük ölçekli projelerde ısı pompası sistemlerinin daha yaygın şekilde tercih edilmesini desteklemektedir. Aynı zamanda enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda projelendirme süreçlerinde ısı pompaları kritik bir bileşen haline gelmektedir.

Ticari binalar ve endüstriyel tesislerde enerji maliyetlerinin yüksekliği göz önüne alındığında, ısı pompaları yatırım geri dönüş süresinin çoğu projede 1–2 yıl seviyelerine kadar düşebilmesi nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir.

İzmir’deki üretim tesislerimizde geliştirdiğimiz su kaynaklı ısı pompaları ile yerli üretim gücümüzü artırırken, uluslararası iş birliklerimiz sayesinde global teknolojileri de portföyümüze entegre ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda ısı pompalarını, hem ekonomik hem çevresel açıdan en verimli yatırım çözümlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Doğru projelendirme ile uzun vadeli işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. 2026 ve sonrasında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında büyümeyi hedefliyoruz. Yerli üretim kapasitemizi artırarak hem Türkiye’de hem ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum almayı, özellikle renovasyon ve enerji dönüşüm projelerinde daha aktif rol üstlenmeyi planlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Okumaya Devam Et

GENEL

Beton sektörünün uluslararası buluşma noktası ICCX, 13–14 Mayıs 2026’da İstanbul’da gerçekleşecek.

Yayınlandı

-

Beton endüstrisine yönelik uluslararası konferans ve sergi serisi ICCX – International Concrete Conference & Exhibition, 2026 yılında Türkiye’de yeniden sektör profesyonellerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. 13–14 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Yeşilköy Polat Renaissance Hotel’de düzenlenecek olan ICCX Türkiye 2026, beton sektörünün üretici, tedarikçi, teknoloji sağlayıcı ve karar verici temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak.

Dünya genelinde beton sektörüne özel düzenlenen sayılı uzmanlık platformlarından biri olan ICCX, yalnızca Türkiye’de değil, farklı bölgelerde de sektöre yön veren etkinlikleriyle dikkat çekiyor. Etkinlik serisinin organizasyonları ICCX Central Europe ile Polonya’da, ICCX North Africa ile Kazablanka, Fas’ta, ve ICCX Eurasia ile Almatı, Kazakistan’da gerçekleştiriliyor. Her yıl farklı coğrafyalarda düzenlenen bu uluslararası konferans ve sergiler, beton teknolojileri, üretim süreçleri, sürdürülebilirlik, inovasyon ve sektör iş birlikleri açısından güçlü bir bilgi ve iletişim ağı oluşturuyor.

ICCX Türkiye 2026, bu global etkinlik zincirinin Türkiye ayağı olarak, yerel sektör dinamiklerini uluslararası bilgi birikimiyle buluşturmayı hedefliyor. Etkinlik kapsamında beton ve prefabrik üretimi, hazır beton, yapı malzemeleri, üretim teknolojileri, tesis ekipmanları, otomasyon sistemleri, kalite kontrol çözümleri ve sektöre değer katan yeni uygulamalar ele alınacak. Konferans bölümü, alanında uzman konuşmacıları ve güncel sunumlarıyla bilgi paylaşımına zemin hazırlarken; sergi bölümü ise firmalara ürün ve hizmetlerini daha odaklı ve profesyonel bir ortamda tanıtma imkânı sunacak.

ICCX Türkiye’yi öne çıkaran en önemli unsurlardan biri, klasik büyük ölçekli fuar yapısından farklı olarak, daha hedefli ve verimli bir iş ortamı sunmasıdır. Etkinlik; ziyaretçilerin, katılımcı firmalarla doğrudan temas kurabildiği, teknik sunumları takip edebildiği ve kısa sürede yüksek nitelikli bağlantılar geliştirebildiği özel bir platform niteliği taşıyor. Bu yönüyle ICCX Türkiye, yalnızca ürün sergileme alanı değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, iş geliştirme ve güçlü networking fırsatlarının merkezinde yer alan bir sektör buluşması olarak konumlanıyor.

Beton sektörü, günümüzde yalnızca üretim kapasitesiyle değil; verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve yenilikçi çözümlerle de dönüşüm yaşıyor. ICCX Türkiye 2026, bu dönüşümün güncel başlıklarını gündeme taşıyarak hem Türkiye pazarına hem de uluslararası iş birliklerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Etkinliğin, sektörde faaliyet gösteren firmaların yeni teknolojileri yakından takip etmesine, uzmanlarla bir araya gelmesine ve pazarın geleceğine dair daha güçlü bir perspektif kazanmasına destek olması bekleniyor.

Basın mensupları, sektör yayınları ve profesyonel ziyaretçiler için önemli bir haber ve içerik kaynağı niteliği taşıyan ICCX Türkiye 2026, beton endüstrisindeki güncel gelişmeleri yerinde takip etmek isteyen herkese açık bir sektör platformu olacak. Etkinlik, hem Türkiye’deki sektör profesyonellerine hem de uluslararası paydaşlara, beton dünyasındaki yenilikleri aynı ortamda deneyimleme fırsatı sunacak.

Etkinlik Bilgileri

Etkinlik: ICCX Türkiye 2026 Uluslararası Beton Konferansı ve Sergisi

Web sitesi: www.iccx.org/tr/exhibitions/turkiye

Tarih: 13–14 Mayıs 2026

Yer: Polat Renaissance Hotel, Yeşilköy, İstanbul

Ücretsiz kayıt linki:  https://www.iccx.org/exhibitions/turkiye/basket

Düzenlendiği tüm ülkelerde ücretli katılım yapılan ICCX Konferans serisinin Türkiye’deki ilk versiyonu olacağı için bu yıl yukarıdaki kayıt linkini kullanan sektör profesyonellerine özel kayıt ücretsiz olacaktır. 

Detaylı bilgi, iş birliği talepleri ve basın iletişimi için organizasyon ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye