Taşkent’te markalı ofis dönemi Assembly Piramit Tower ile başlıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Taşkent’te markalı ofis dönemi Assembly Piramit Tower ile başlıyor

Yayınlandı

-

Assembly Buildings, Özbekistan’da markalı ofis yönetimi dönemini Assembly Piramit Tower ile başlatmaya hazırlanıyor. Taşkent’in hızla büyüyen ekonomisi, stratejik konumu ve kültürel zenginliğiyle global iş dünyası için büyük potansiyel taşıyan bir kent olduğunu vurgulayan Assembly Buildings Kurucu Ortağı Yiğit Şatıroğlu, “Assembly Piramit Tower projesini, sadece markalayıp yöneteceğimiz bir bina olarak değil; Özbekistan’da iş hayatının dönüşümüne katkı sağlayacak, vizyoner bir yaşam ve çalışma kültürünü paylaşma yolculuğumuzun önemli bir adımı olarak görüyoruz” dedi.  Projenin Assembly Buildings’in global vizyonunun ilk adımı olduğunu söyleyen Şatıroğlu “Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyonlarımızı, bulundukları coğrafyaların iş dinamiklerine uygun olarak zenginleştirerek farklı ülkelerde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Geleceğin çalışma kültürünü yenilikçi, esnek ve kapsayıcı ofis yapılarıyla şekillendiren Assembly Buildings, Özbekistan Taşkent’te markalı ofis yönetimi dönemini başlatıyor. Kentin vizyon projelerinden biri olan Piramit Tower’da kapılarını açmaya hazırlanan Assembly Piramit Tower, aynı zamanda Assembly Buildings’in global vizyonunun ilk adımını oluşturuyor.

Assembly Piramit Tower, şehrin kalbinde, modern yaşamın tüm dinamiklerini tek bir noktada bir araya getirerek Taşkent’e dünya standartlarında bir iş ve yaşam kültürü kazandırmayı hedefleyen Piramit Tower’da yepyeni bir iş ekosistemi oluşturacak. Assembly Piramit Tower’ın 4 ve 7’nci katları arasında 3 bin 200 metrekarelik taşınmaya hazır ‘Suites’ ofislerin yanı sıra markanın ihtiyacına göre tasarlanabilen ‘Custom Suites’ ofisler bulunacak. 7’inci kat ve devamında da yaklaşık 12 bin metrekarelik farklı metrekarelerde firmaların ihtiyaçlarına göre kurgulanan ofis alanları yer alıyor.  Assembly Hospitality standartlarıyla yönetilecek olan Assembly Piramit Tower’ın 3’üncü ve 5’inci katları arasında bulunan 2 bin metrekarelik kulüp alanında ise lounge, toplantı, seminer, panel formatlarına göre değişebilen çok amaçlı salonlar, cafe – patisserie, konuk odası, VIP lounge, boardroom room ile AWellness anlayışıyla tasarlanan gym, studio ve masaj odaları bulunuyor. Assembly Piramit Tower’ın mimari tasarımı, Ceylan Ülker ve Emre Yunus Uzun’un kurucusu olduğu Folks Mimarlık ve Assembly mimari ekibinin imzası taşıyor.

215 metrelik kule

Koç Construction tarafından hayata geçirilen Piramit Tower, toplam 158 bin metrekare inşaat alanına sahip. 215 metre yüksekliğinde 48 katlı bir kule bloğu ile 6 katlı ve karma işlevli bir yatay bloktan oluşan yapı, Taşkent’in en yüksek ikinci binası olma özelliğine sahip. 240 ofis, 398 residence daire, 96 mağazanın yanı sıra 6 bin metrekare ofis alanı ve 12 bin metrekare otel alanından oluşan projenin yerel lansmanı, Assembly Buildings ve otel alanlarının işletmesini üstlenen InterContinental’den Alexis Feuillat ve diğer yetkililerinin katılımıyla Şubat 2025’te gerçekleştirildi. 

İmza töreninde konuşan Koç Construction Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Sarıkoç, sinerjinin ‘farklı unsurların birleşerek yarattığı katma değer’ olduğunu ifade etti. Sarıkoç “Bugün burada, uluslararası konaklama ve ofis markalarıyla bir sinerji oluşturarak, devlet büyüklerimizin açtığı yolda, ‘Yeni Taşkent ve Yeni Özbekistan’ vizyonu için somut bir adım atıyoruz. Özbekistan’ın geleceği için büyük bir vizyon ortaya koyan ve bizleri çıktığımız yolda her zaman teşvik eden Cumhurbaşkanımız Şevket Mirziyoyev’e teşekkürlerimizi arz ediyoruz” dedi. Sarıkoç, bu iş birliğinin kentin iş dünyası ve turizm potansiyeline büyük katkı sağlayacağını belirtti.

Kentin en prestijli binası

Assembly Buildings Kurucu Ortağı Yiğit Şatıroğlu, Assembly Piramit Tower projesiyle, Assembly Buildings kalitesini Taşkent’e taşımaya hazırlandıklarını belirterek “Biz bu projeyi, sadece markalayıp yöneteceğimiz bir bina olarak değil; Özbekistan’da iş hayatının dönüşümüne katkı sağlayacak, vizyoner bir yaşam ve çalışma kültürünü paylaşma yolculuğumuzun önemli bir adımı olarak görüyoruz” dedi.  Piramit Tower’ın Taşkent’in en prestijli yapılarından biri olduğuna dikkat çeken Şatıroğlu, “Assembly Buildings olarak bu projeye markalı ofis alanındaki deneyim ve vizyonumuzla katkı sunacağız. Ofis bloğunun tüm markalamasını üstlendiğimiz bu projede; operasyon, topluluk yönetimi, hospitality ve servis entegrasyonu gibi varlık yönetimi süreçlerini yürüteceğiz. Ayrıca müşterilerimize çalışma alanlarında kullanıcı deneyimi odaklı kurgunun oluşturulması için mimari tasarım desteği vereceğiz” diye konuştu. 

Yatırımcı ve kullanıcı için çok yönlü ‘kazanç’ modeli

Taşkent’te ilk kez uygulanacak olan markalı ofis yönetiminin Piramit Tower’a önemli bir değer katacağını belirten Şatıroğlu, bu modelin yatırımcı ve kullanıcıya sağladığı faydaları söyle özetledi:

“Assembly Buildings olarak, dünya genelinde branded residence konseptine benzer şekilde geliştirdiğimiz branded office modeliyle, ofislere güçlü bir marka değeri kazandırıyor; yer aldığımız yapı komplekslerinin toplam değerini önemli ölçüde artırıyoruz. Bu model, yatırımcılara yüksek yan gelir potansiyeli sunarken, ortak alanların daha verimli ve kârlı alanlara dönüşmesini sağlıyor. Üst standartlarda, ‘superior’ bir ürün yaratarak mülkün uzun vadeli değerini güvence altına alıyoruz. Halihazırda satışta olan ofis alanlarının neredeyse tamamının satılmış olması, modelin pazarda güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Assembly ofislerinde faaliyet gösteren kiracılar ve üyeler ise global standartlarda bir topluluğun ve güçlü bir hospitality ekosisteminin parçası oluyor. Yüksek hizmet kalitesi, operasyonel konfor ve uluslararası standartlar sayesinde kullanıcılar, yalnızca bir ofise değil, küresel ölçekte tasarlanmış bir iş kulübüne dahil oluyor.”

Assembly Piramit Tower’ın, Türkiye’de geliştirip yönettikleri 30 bin metrekarelik alanda başarıyla uyguladıkları bu modelin ilk uluslararası örneği olacağını vurgulan Şatıroğlu, “Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyonlarımızı, bulunduğumuz coğrafyaların iş dinamiklerine uygun şekilde zenginleştirerek farklı ülkelerde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

İş ekosistemini geliştirip büyütecek

Taşkent’in hızla büyüyen ekonomisi, stratejik konumu ve kültürel zenginliğiyle global iş dünyası için büyük potansiyel taşıyan bir kent olduğunu vurgulayan Yiğit Şatıroğlu, “Assembly Buildings olarak, Assembly Piramit Tower’ı iş insanlarının, fikir önderlerinin, yaratıcı toplulukların ve uluslararası temsilcilerin buluşup, geliştiği ve büyüdüğü bir destinasyon haline getirmeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Kentteki iş ekosistemini geliştirmek için Assembly olarak çeşitli etkinlikler ve komünite programları düzenleyeceklerini de kaydeden Şatıroğlu “Özbekistan’ın önde gelen iş dernekleri, uluslararası ataşelikler, ülkelerin büyükelçileri ile yapılacak temaslarla beraber bu komünite zenginleştirilecek. İlk 5 yıllık programımızda teknoloji, liderlik, yönetim, finans, girişimcilik, enerji, yerel ticaret ve hukuk başlıklarına odaklanmayı planlıyoruz” dedi. 

Yeni iş dünyasını şekillendiren mimari tasarım

Assembly Piramit Tower’da doğru işleyen ve estetik bir mekan yaratmanın ötesinde, hospitality yaklaşımıyla yeni bir iş dünyası inşa etmeyi hedeflediklerini anlatan Şatıroğlu, “Alanda, renk, malzeme ve dokuların cesurca farklılaşmasıyla bir araya gelen mekanları katmanlı bir deneyim kurgusuna dönüştürerek, büyük ölçekli bir projede dahi merak uyandıran, aidiyet hissi veren ve Assembly’nin yaşam stilini her detaya işleyen bir mimari dil oluşturduk. Bu yaklaşımda, Assembly’nin rafine ve karakterli çizgisini Özbekistan’ın özgün kültürel dokusu ve sosyal alışkanlıklarıyla harmanlayarak, hem marka kimliğini koruyan hem de bulunduğu coğrafyaya ait hissedilen bir dil geliştirdik” dedi. Bold ve lüks detaylarla şekillenen tasarımın fonksiyonel gücü ve samimiyeti bir arada sunarken ilerici şirketler ve bireyleri buluşturan güçlü bir topluluk alanı yarattığını kaydeden Şatıroğlu,  Assembly Piramit Tower, bu yönüyle bölge için türünün ilk örneğini temsil ediyor. Bizim için de bu proje, hem yeni bir coğrafyaya açılma hem de farklı kültürleri ve tasarım perspektiflerini marka kimliği ve mekan üzerinden sentezleyerek etkileyici hikayeler kurgulama yolculuğumuzda önemli bir dönüm noktası oldu” diye konuştu. 

İnsan odaklı iş alanları

Assembly Buildings’in bir ofis veya rezidans yönetim markası almanın ötesinde, tüm bina için yaşam ve iş kulübü deneyimini entegre eden bir işletme modeli sunduğunu vurgulayan Şatıroğlu, şöyle devam etti:

“Pandemiden bu yana, tüm dünyada ofise dönüş ve bu dönüşün sağlıklı ve verimli bir şekilde nasıl sağlanabileceği konuşuluyor. Ancak ofis mülk sahiplerinin ve birçok şirket yöneticisinin kabul etmek istemediği bir gerçek var. Türkiye’de ve birçok ülkede plaza diye nitelendirilen binaların çok büyük bir çoğunluğu insan için değil, masaüstü bilgisayar için planlanmış durumda. Bugünün gelişen teknolojisiyle masaüstü ihtiyacı dramatik şekilde azaldı. Yapay zekânın getirdiği dönüşümle birlikte, iş yapış biçimleri artık bilgisayar kullanma becerisinden çok takım çalışması, yaratıcılık, sosyal zeka ve etkileşim gibi insani özellikleri ön plana çıkaran bir sistemde ilerliyor. Buna karşılık pek çok ofis mekanında bu insani unsurlar hâlâ çok zayıf. İşte Assembly Buildings olarak tam da burada devreye giriyoruz ve ofis binalarını metrekareden deneyime dönüştürüyor, iş yaşamının gerçekten insan odaklı hale geldiği alanlar yaratıyoruz.” 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Ayaz Yapı, Termo Teknik’in Üretim Gücünü Yerinde İnceledi

Yayınlandı

-

 

 

Termo Teknik, Türkiye’nin önde gelen toptancı bayilerinden Ayaz Yapı’yı Çorlu’daki fabrikasında ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette, 2026 yılına dair genel değerlendirmeler ve 2027 yılına yönelik stratejik planlar ele alındı. Ayaz Yapı ekibi, ziyaret kapsamında 8 hatlı üretim süreci dahil olmak üzere fabrikanın ileri teknolojiye sahip üretim altyapısını ve verimlilik odaklı uygulamalarını da yerinde inceleme fırsatı buldu.

 

Dünyanın en büyük panel radyatör üreticisi Termo Teknik, bayi ve iş ortaklarıyla gerçekleştirdiği fabrika buluşmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Ayaz Yapı ekibi, Termo Teknik’in Çorlu’daki fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini ve fabrikadaki teknolojik gelişmeleri yerinde inceledi. Toplantıda ayrıca, sektörün mevcut durumu, 2026 yılının değerlendirmesi ve 2027 yılına yönelik beklentiler de ele alındı. 

Toplantının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisinde ise üretim hatları incelendi. Ayaz Yapı ekibine fabrikada kullanılan yeni robotlar ve teknolojik uygulamalar hakkında bilgi verildi. 

Termo Teknik adına programa; Genel Müdür Ali Oraloğlu, Satış Müdürü Cem Bayramoğlu ve Bölge Yönetmeni Recep Karapelit katılırken; Ayaz Yapı’yı temsilen firma ortakları Necat Ayrancı ve Adnan Yazıcıoğlu, Satış Müdürü Rüştü Köycü ve Satınalma Müdürü Ufuk Torun katılım sağladı.

“İş ortaklarımızla üretim altyapımızdaki gelişmeleri paylaşmayı önemsiyoruz”

Termo Teknik Genel Müdürü Ali Oraloğlu, Ayaz Yapı yöneticilerinin ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Bayi ve iş ortaklarımızı fabrikamızda ağırlamayı, üretim süreçlerimizdeki gelişmeleri, yeni teknolojilerimizi ve yatırımlarımızı doğrudan paylaşmayı önemsiyoruz. Ayaz Yapı ile gerçekleştirdiğimiz buluşmada da fabrikamızdaki güncel çalışmaları ve teknolojik gelişmeleri paylaşırken, 2026 yılını değerlendirip 2027 yılına yönelik hedeflerimizi, sektörümüzün mevcut durumunu ve pazarın beklentilerini birlikte ele alma fırsatı yakaladık. Bu tür buluşmalar, sahadaki gelişmeleri ve bayi beklentilerini doğrudan dinlememiz, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmamız ve gelecek döneme yönelik çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendirmemiz açısından önemli. Ayaz Yapı ekibine ziyaretleri ve bu verimli buluşmaya sundukları katkı için teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Açık Holding, Veri Merkezi Ekosisteminin Geleceğini Data Center Eurasia’da Değerlendirdi

Yayınlandı

-

 

Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, 7–10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Data Center Eurasia 2026’nın ilk gününde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Dijital Altyapı Yolculuğu: Bölgesel Dijital Merkez Olma Yolunda Yeni Nesil Büyüme ve Yatırım” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldı. Narin, panelde Türkiye’nin veri merkezi ekosistemindeki büyüme potansiyelini, yatırım fırsatlarını ve ülkenin bölgesel bir dijital merkez olma yolculuğunu değerlendirdi.

Açık Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Emre Narin, Data Center Eurasia 2026 kapsamında düzenlenen panelde Türkiye’nin dijital altyapısının gelişimi ve veri merkezi sektörünün geleceğine dair değerlendirmelerini sektörün önde gelen temsilcileriyle paylaştı.

Siemens Veri Merkezi Satış & Strateji Yöneticisi Eren Akalın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Pasifik Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Aslanpınar, Equinix Türkiye Genel Müdürü Ersel Oymak ve Emre Narin, Türkiye’nin bölgesel bir dijital merkeze dönüşmesini destekleyecek yatırım ve büyüme dinamiklerini ele aldı.

Panelde Türkiye’nin stratejik konumu, gelişen dijital ekonomisi ve artan veri ihtiyacının veri merkezi yatırımları açısından sunduğu fırsatlar değerlendirildi. Emre Narin, Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin artırılmasının artan veri ihtiyacının karşılanması ve ülkenin bölgesel ölçekte teknoloji yatırımlarından daha fazla pay alması açısından önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çekti.

Narin, özellikle yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri işleme ve depolama kapasitesine duyulan ihtiyacın artacağını belirterek, enerji, bağlantı, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi unsurların veri merkezi yatırımlarının geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Bu dönüşümün yalnızca Türkiye için değil, dünya genelinde veri merkezi yatırımlarının yönünü ve teknoloji ekosistemleri arasındaki iş birliklerini de şekillendirdiğine dikkat çekti.

Emre Narin“Türkiye’nin dijital altyapı açısından önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Veri merkezleri, önümüzdeki dönemde artan veri ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra yapay zeka, bulut teknolojileri ve yeni nesil dijital ekonominin gelişiminde önemli bir yatırım alanı olacak. Türkiye’nin güçlü konumu ve gelişen teknoloji ekosistemi, ülkemizi bölgesel ölçekte önemli bir dijital merkez haline getirecek önemli fırsatlar sunuyor. Dünyada ise yapay zeka ve dijital çözümlerin hızla yaygınlaşması, veri merkezi yatırımlarını teknoloji ekosisteminin en kritik alanlarından biri haline getiriyor. Bu gelişme, farklı coğrafyalarda yeni yatırım fırsatları yaratırken veri merkezi kapasitesi, enerji verimliliği, bağlantı ve sürdürülebilirlik konularını da daha stratejik hale getiriyor.” dedi.

Data Center Eurasia 2026, veri merkezi, bulut, bağlantı ve dijital altyapı ekosisteminin temsilcilerini bir araya getirerek sektörün geleceğine ilişkin gündemlerin ele alındığı önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Açık Holding, teknoloji ve dijital altyapı alanındaki gelişmeleri farklı coğrafyalardaki fırsatlar ve sektörün dönüşümü perspektifinden takip ederek, veri merkezi ekosistemindeki büyüme ve yeni nesil teknoloji yatırımlarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyonda Stratejik İş Birliği İçin İlk İmzayı Attı

Yayınlandı

-

 

Karadeniz Holding ve Siemens Türkiye, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon alanlarında gelecekteki stratejik iş birliği fırsatlarını değerlendirmek üzere bir iyi niyet anlaşması (MoU) imzaladı. İmza törenine, Siemens AG Akıllı Altyapılar Elektrifikasyon ve Otomasyon Başkanı Stephan May, Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Karadeniz ve Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis katıldı. İki şirket, enerji üretim altyapısına yönelik orta gerilim dağıtım ve generatör kesici çözümlerini kapsayan bir iş birliğine de imza attı.

İmzalanan iyi niyet anlaşması; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT), otomasyon çözümleri, orta ve alçak gerilim dağıtım sistemleri ve enerji depolama alanlarında bilgi paylaşımını ve olası projelerde birlikte çalışma imkanlarının değerlendirilmesini kapsıyor. Anlaşmayla, Karadeniz Holding’in küresel enerji operasyonları ile Siemens Türkiye’nin mühendislik ve teknoloji yetkinliklerini buluşturacak yeni iş birliği fırsatları için bir çerçeve oluşturuluyor.

Karadeniz Holding, küresel enerji talebindeki artış doğrultusunda enerji üretim yatırımlarını sürdürüyor. İki şirket arasındaki iş birliği, farklı coğrafyalardaki enerji üretim faaliyetlerinde güvenilirliği ve operasyonel sürekliliği desteklemenin yanı sıra, gelecekteki enerji projelerine de uyarlanabilecek standartlaştırılmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasını hedefliyor.

Enerji üretim altyapısına yönelik iş birliği kapsamında Siemens Türkiye tarafından 48 adet HB3 Generator Kesici (GCB) panosu ve 795 adet NXAIR50 orta gerilim panosu sağlanacak. Bu çözümlerle yüksek kısa devre seviyelerinin güvenli şekilde yönetilmesi ve enerji üretim altyapısının güvenilir şekilde işletilmesi desteklenecek.

Yüksek kısa devre seviyelerine karşı güvenilir altyapı

Proje kapsamında Siemens Türkiye tarafından sunulan HB3 Generator Kesici panoları, generatör çıkışlarının güvenli şekilde anahtarlanması ve generatör uygulamalarının gerektirdiği yüksek DC bileşeni kesme ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılacak. NXAIR50 orta gerilim panoları ise 4000 A ve 50 kA kısa devre dayanımı seviyesindeki yüksek kısa devre koşullarında güvenli ve güvenilir bir orta gerilim dağıtım altyapısı oluşturacak.

Her iki çözümde kullanılan vakum kesici teknolojisi, yüksek kesme kapasitesi ve bakım gerektirmeyen yapısıyla işletme ve bakım maliyetlerine katkı sağlayacak. HB3 ve NXAIR50 ürünlerinin hem 50 Hz hem de 60 Hz’de çalışabilmesi, farklı şebeke koşullarına uyum sağlamalarını mümkün kılacak.

Gelecekteki enerji projelerine de uygulanabilecek çözüm

Proje, Karadeniz Holding’in mevcut yatırım ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra gelecekteki enerji projelerinde de kullanılabilecek standart, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir çözüm altyapısının oluşturulmasını amaçlıyor. Siemens Türkiye’nin mühendislik yetkinliği ve uzun vadeli servis yaklaşımı, çözümün farklı coğrafyalardaki projelere uyarlanmasını destekleyecek.

Ayrıca, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha uygun bir ilk yatırım maliyetiyle dünya standartlarında ve güncel teknolojiye sahip bir şebeke altyapısının tesis edilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında NXAIR50 orta gerilim panolarının ve generatör kesicili panoların teslimatlarına 2027 yılı başında başlanması, sürecin 2029 yılı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.

Enerji altyapısında uzun vadeli iş birliği

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Karadeniz Holding ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, farklı coğrafyalardaki enerji yatırımlarını destekleyecek güvenilir bir teknoloji altyapısının oluşturulmasına katkı sağlıyoruz. İmzaladığımız iyi niyet anlaşması, akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere dijitalizasyon, SCADA, IoT ve enerji depolama alanlarında gelecekteki iş birliği fırsatlarını değerlendirmemiz için bir çerçeve sunuyor. Siemens olarak mühendislik yetkinliğimizi, ürün teknolojimizi ve uzun vadeli servis yaklaşımımızı Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimiyle buluşturmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu adımın, mevcut ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra gelecekteki projelere de uyarlanabilecek standart ve ölçeklenebilir çözümlerin geliştirilmesini destekleyeceğine inanıyoruz.”

Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Murat Karadeniz ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde görüşlerini şu sözlerle aktardı: “Enerji sektöründeki teknolojik dönüşüm, faaliyet gösterdiğimiz farklı coğrafyalarda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen çözümleri daha da önemli hale getiriyor. Siemens Türkiye ile attığımız bu adımı, küresel enerji operasyonlarımızı destekleyecek ve gelecekteki yatırımlarımıza da katkı sağlayacak uzun vadeli bir iş birliğinin zemini olarak görüyoruz. İyi niyet anlaşmamızla akıllı altyapılar, elektrifikasyon ve otomasyon başta olmak üzere farklı teknik alanlarda bilgi paylaşımını ve yeni proje fırsatlarını birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Karadeniz Holding’in küresel enerji deneyimini Siemens’in mühendislik ve teknoloji yetkinlikleriyle bir araya getirmenin, güvenilirlik ve operasyonel süreklilik hedeflerimizi destekleyeceğine inanıyoruz.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye