Taşkent’te markalı ofis dönemi Assembly Piramit Tower ile başlıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Taşkent’te markalı ofis dönemi Assembly Piramit Tower ile başlıyor

Yayınlandı

-

Assembly Buildings, Özbekistan’da markalı ofis yönetimi dönemini Assembly Piramit Tower ile başlatmaya hazırlanıyor. Taşkent’in hızla büyüyen ekonomisi, stratejik konumu ve kültürel zenginliğiyle global iş dünyası için büyük potansiyel taşıyan bir kent olduğunu vurgulayan Assembly Buildings Kurucu Ortağı Yiğit Şatıroğlu, “Assembly Piramit Tower projesini, sadece markalayıp yöneteceğimiz bir bina olarak değil; Özbekistan’da iş hayatının dönüşümüne katkı sağlayacak, vizyoner bir yaşam ve çalışma kültürünü paylaşma yolculuğumuzun önemli bir adımı olarak görüyoruz” dedi.  Projenin Assembly Buildings’in global vizyonunun ilk adımı olduğunu söyleyen Şatıroğlu “Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyonlarımızı, bulundukları coğrafyaların iş dinamiklerine uygun olarak zenginleştirerek farklı ülkelerde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Geleceğin çalışma kültürünü yenilikçi, esnek ve kapsayıcı ofis yapılarıyla şekillendiren Assembly Buildings, Özbekistan Taşkent’te markalı ofis yönetimi dönemini başlatıyor. Kentin vizyon projelerinden biri olan Piramit Tower’da kapılarını açmaya hazırlanan Assembly Piramit Tower, aynı zamanda Assembly Buildings’in global vizyonunun ilk adımını oluşturuyor.

Assembly Piramit Tower, şehrin kalbinde, modern yaşamın tüm dinamiklerini tek bir noktada bir araya getirerek Taşkent’e dünya standartlarında bir iş ve yaşam kültürü kazandırmayı hedefleyen Piramit Tower’da yepyeni bir iş ekosistemi oluşturacak. Assembly Piramit Tower’ın 4 ve 7’nci katları arasında 3 bin 200 metrekarelik taşınmaya hazır ‘Suites’ ofislerin yanı sıra markanın ihtiyacına göre tasarlanabilen ‘Custom Suites’ ofisler bulunacak. 7’inci kat ve devamında da yaklaşık 12 bin metrekarelik farklı metrekarelerde firmaların ihtiyaçlarına göre kurgulanan ofis alanları yer alıyor.  Assembly Hospitality standartlarıyla yönetilecek olan Assembly Piramit Tower’ın 3’üncü ve 5’inci katları arasında bulunan 2 bin metrekarelik kulüp alanında ise lounge, toplantı, seminer, panel formatlarına göre değişebilen çok amaçlı salonlar, cafe – patisserie, konuk odası, VIP lounge, boardroom room ile AWellness anlayışıyla tasarlanan gym, studio ve masaj odaları bulunuyor. Assembly Piramit Tower’ın mimari tasarımı, Ceylan Ülker ve Emre Yunus Uzun’un kurucusu olduğu Folks Mimarlık ve Assembly mimari ekibinin imzası taşıyor.

215 metrelik kule

Koç Construction tarafından hayata geçirilen Piramit Tower, toplam 158 bin metrekare inşaat alanına sahip. 215 metre yüksekliğinde 48 katlı bir kule bloğu ile 6 katlı ve karma işlevli bir yatay bloktan oluşan yapı, Taşkent’in en yüksek ikinci binası olma özelliğine sahip. 240 ofis, 398 residence daire, 96 mağazanın yanı sıra 6 bin metrekare ofis alanı ve 12 bin metrekare otel alanından oluşan projenin yerel lansmanı, Assembly Buildings ve otel alanlarının işletmesini üstlenen InterContinental’den Alexis Feuillat ve diğer yetkililerinin katılımıyla Şubat 2025’te gerçekleştirildi. 

İmza töreninde konuşan Koç Construction Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Sarıkoç, sinerjinin ‘farklı unsurların birleşerek yarattığı katma değer’ olduğunu ifade etti. Sarıkoç “Bugün burada, uluslararası konaklama ve ofis markalarıyla bir sinerji oluşturarak, devlet büyüklerimizin açtığı yolda, ‘Yeni Taşkent ve Yeni Özbekistan’ vizyonu için somut bir adım atıyoruz. Özbekistan’ın geleceği için büyük bir vizyon ortaya koyan ve bizleri çıktığımız yolda her zaman teşvik eden Cumhurbaşkanımız Şevket Mirziyoyev’e teşekkürlerimizi arz ediyoruz” dedi. Sarıkoç, bu iş birliğinin kentin iş dünyası ve turizm potansiyeline büyük katkı sağlayacağını belirtti.

Kentin en prestijli binası

Assembly Buildings Kurucu Ortağı Yiğit Şatıroğlu, Assembly Piramit Tower projesiyle, Assembly Buildings kalitesini Taşkent’e taşımaya hazırlandıklarını belirterek “Biz bu projeyi, sadece markalayıp yöneteceğimiz bir bina olarak değil; Özbekistan’da iş hayatının dönüşümüne katkı sağlayacak, vizyoner bir yaşam ve çalışma kültürünü paylaşma yolculuğumuzun önemli bir adımı olarak görüyoruz” dedi.  Piramit Tower’ın Taşkent’in en prestijli yapılarından biri olduğuna dikkat çeken Şatıroğlu, “Assembly Buildings olarak bu projeye markalı ofis alanındaki deneyim ve vizyonumuzla katkı sunacağız. Ofis bloğunun tüm markalamasını üstlendiğimiz bu projede; operasyon, topluluk yönetimi, hospitality ve servis entegrasyonu gibi varlık yönetimi süreçlerini yürüteceğiz. Ayrıca müşterilerimize çalışma alanlarında kullanıcı deneyimi odaklı kurgunun oluşturulması için mimari tasarım desteği vereceğiz” diye konuştu. 

Yatırımcı ve kullanıcı için çok yönlü ‘kazanç’ modeli

Taşkent’te ilk kez uygulanacak olan markalı ofis yönetiminin Piramit Tower’a önemli bir değer katacağını belirten Şatıroğlu, bu modelin yatırımcı ve kullanıcıya sağladığı faydaları söyle özetledi:

“Assembly Buildings olarak, dünya genelinde branded residence konseptine benzer şekilde geliştirdiğimiz branded office modeliyle, ofislere güçlü bir marka değeri kazandırıyor; yer aldığımız yapı komplekslerinin toplam değerini önemli ölçüde artırıyoruz. Bu model, yatırımcılara yüksek yan gelir potansiyeli sunarken, ortak alanların daha verimli ve kârlı alanlara dönüşmesini sağlıyor. Üst standartlarda, ‘superior’ bir ürün yaratarak mülkün uzun vadeli değerini güvence altına alıyoruz. Halihazırda satışta olan ofis alanlarının neredeyse tamamının satılmış olması, modelin pazarda güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Assembly ofislerinde faaliyet gösteren kiracılar ve üyeler ise global standartlarda bir topluluğun ve güçlü bir hospitality ekosisteminin parçası oluyor. Yüksek hizmet kalitesi, operasyonel konfor ve uluslararası standartlar sayesinde kullanıcılar, yalnızca bir ofise değil, küresel ölçekte tasarlanmış bir iş kulübüne dahil oluyor.”

Assembly Piramit Tower’ın, Türkiye’de geliştirip yönettikleri 30 bin metrekarelik alanda başarıyla uyguladıkları bu modelin ilk uluslararası örneği olacağını vurgulan Şatıroğlu, “Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyonlarımızı, bulunduğumuz coğrafyaların iş dinamiklerine uygun şekilde zenginleştirerek farklı ülkelerde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

İş ekosistemini geliştirip büyütecek

Taşkent’in hızla büyüyen ekonomisi, stratejik konumu ve kültürel zenginliğiyle global iş dünyası için büyük potansiyel taşıyan bir kent olduğunu vurgulayan Yiğit Şatıroğlu, “Assembly Buildings olarak, Assembly Piramit Tower’ı iş insanlarının, fikir önderlerinin, yaratıcı toplulukların ve uluslararası temsilcilerin buluşup, geliştiği ve büyüdüğü bir destinasyon haline getirmeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Kentteki iş ekosistemini geliştirmek için Assembly olarak çeşitli etkinlikler ve komünite programları düzenleyeceklerini de kaydeden Şatıroğlu “Özbekistan’ın önde gelen iş dernekleri, uluslararası ataşelikler, ülkelerin büyükelçileri ile yapılacak temaslarla beraber bu komünite zenginleştirilecek. İlk 5 yıllık programımızda teknoloji, liderlik, yönetim, finans, girişimcilik, enerji, yerel ticaret ve hukuk başlıklarına odaklanmayı planlıyoruz” dedi. 

Yeni iş dünyasını şekillendiren mimari tasarım

Assembly Piramit Tower’da doğru işleyen ve estetik bir mekan yaratmanın ötesinde, hospitality yaklaşımıyla yeni bir iş dünyası inşa etmeyi hedeflediklerini anlatan Şatıroğlu, “Alanda, renk, malzeme ve dokuların cesurca farklılaşmasıyla bir araya gelen mekanları katmanlı bir deneyim kurgusuna dönüştürerek, büyük ölçekli bir projede dahi merak uyandıran, aidiyet hissi veren ve Assembly’nin yaşam stilini her detaya işleyen bir mimari dil oluşturduk. Bu yaklaşımda, Assembly’nin rafine ve karakterli çizgisini Özbekistan’ın özgün kültürel dokusu ve sosyal alışkanlıklarıyla harmanlayarak, hem marka kimliğini koruyan hem de bulunduğu coğrafyaya ait hissedilen bir dil geliştirdik” dedi. Bold ve lüks detaylarla şekillenen tasarımın fonksiyonel gücü ve samimiyeti bir arada sunarken ilerici şirketler ve bireyleri buluşturan güçlü bir topluluk alanı yarattığını kaydeden Şatıroğlu,  Assembly Piramit Tower, bu yönüyle bölge için türünün ilk örneğini temsil ediyor. Bizim için de bu proje, hem yeni bir coğrafyaya açılma hem de farklı kültürleri ve tasarım perspektiflerini marka kimliği ve mekan üzerinden sentezleyerek etkileyici hikayeler kurgulama yolculuğumuzda önemli bir dönüm noktası oldu” diye konuştu. 

İnsan odaklı iş alanları

Assembly Buildings’in bir ofis veya rezidans yönetim markası almanın ötesinde, tüm bina için yaşam ve iş kulübü deneyimini entegre eden bir işletme modeli sunduğunu vurgulayan Şatıroğlu, şöyle devam etti:

“Pandemiden bu yana, tüm dünyada ofise dönüş ve bu dönüşün sağlıklı ve verimli bir şekilde nasıl sağlanabileceği konuşuluyor. Ancak ofis mülk sahiplerinin ve birçok şirket yöneticisinin kabul etmek istemediği bir gerçek var. Türkiye’de ve birçok ülkede plaza diye nitelendirilen binaların çok büyük bir çoğunluğu insan için değil, masaüstü bilgisayar için planlanmış durumda. Bugünün gelişen teknolojisiyle masaüstü ihtiyacı dramatik şekilde azaldı. Yapay zekânın getirdiği dönüşümle birlikte, iş yapış biçimleri artık bilgisayar kullanma becerisinden çok takım çalışması, yaratıcılık, sosyal zeka ve etkileşim gibi insani özellikleri ön plana çıkaran bir sistemde ilerliyor. Buna karşılık pek çok ofis mekanında bu insani unsurlar hâlâ çok zayıf. İşte Assembly Buildings olarak tam da burada devreye giriyoruz ve ofis binalarını metrekareden deneyime dönüştürüyor, iş yaşamının gerçekten insan odaklı hale geldiği alanlar yaratıyoruz.” 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler