Systemair’den çevreyi koruyan çözümlerle enerji tasarrufuna yeşil destek - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Systemair’den çevreyi koruyan çözümlerle enerji tasarrufuna yeşil destek

Yayınlandı

-

Giderek etkisini artıran iklim krizi, iklimlendirme ve havalandırma sektöründe enerji verimliliğini daha da kritik hale getirdi. Bu doğrultuda enerji tasarrufunu odağına alan Systemair küresel iklim değişikliğiyle mücadelede “Green Ventilation” konseptini genişleterek öncü bir rol üstleniyor. Avrupa Birliği Ecodesign standartlarına uygun ürünleriyle sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayan firma, endüstriyel tesislerdeki verim artırıcı projelerle işletmelere yüzde 40’a varan tasarruf getiriyor.

Enerji tasarrufu ve çevresel sürdürülebilirlik konusunda sürekli olarak yeniliklerle şekillenen iklimlendirme sektörü, değişen regülasyonlara karşı geliştirdiği sistemlerle çevresel etkileri asgari düzeye çekmeyi amaçlıyor. İç hava kalitesinin mimarı olan çözümleriyle ekonomik fayda sağlayan Systemair,  enerji tasarrufu ve verimlilik ilişkisine de yeni bir boyut getiriyor. Dilovası’ndaki LEED Gold sertifikalı fabrikasında gerçekleştirdiği 1,2 mW kurulu güce sahip Güneş Enerji Santrali (GES) yatırımı sayesinde yılda yaklaşık 1500 MWh enerji üreten firma, ürünleri için güvenilir bir çevresel performans ölçütü olan Green Ventilation etiketi sayesinde de sürdürülebilir standartlarını yukarı taşıyor.

Systemair çözümleriyle projelerde yüzde 40’a varan enerji tasarrufu

Enerji kaynaklarının giderek azalmaya başladığı günümüzde enerji tasarrufunun küresel bir sorumluluk haline dönüştüğünü vurgulayan Systemair Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Serkan Gündüz, “Küresel ısınma ile mücadelede iklimlendirme ürünleri daha da kritik hale geldi. Hem enerji tüketimleri hem de kullanılan soğutucu ekipmanlar bakımından daha çevre dostu ürünlerin kullanımını yaygınlaştırmak arzusundayız. Artık bu keyfi bir tercih olmaktan çıktı ve zorunluluk halini aldı. Özellikle sınırda karbon düzenlemesiyle birlikte Avrupa’ya ihracat yapan firmalar artık kendi üretimlerini gözden geçirmeye ve karbon ayak izlerini azaltmaya yönelik çalışmalar yapmaya başladılar. Şu an da çimento, demir-çelik, cam gibi yüksek enerji tüketen sektörlerde uygulanmaya başlanan ilave gümrük vergisi, yakın gelecekte tüm sektörleri de kapsayacaktır.

Systemair olarak biz ise iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerji tasarrufu  konusunu önceliklendirmekteyiz. Soğutma ve havalandırma teknolojileri ile bina ekipmanları alanında tesislerde enerji analizleri gerçekleştiriyoruz. Bu analizlerle modernizasyon ve yenileme projeleri oluşturuyoruz. Bu projeler, mevcut iklimlendirme ürünlerinin ekonomik ve ekolojik açıdan yenilenmesini amaçlıyor. Örneğin klima santrallerinde tüm panellerin, bataryaların, elektrik motorlarının, fanların ve otomasyon kontrol sistemlerinin yenilenmesi dahil olmak üzere komple retrofit imkanları sunuyoruz. Ortalama 2,5 yıllık düşük bir yatırım geri dönüş süresi olan ürünler ile yüzde 40’a varan tasarruf sağlıyoruz. Bu bağlamda geçtiğimiz yılın sonunda Kocaeli Sanayi Odası’nın merkezine sürdürülebilirlik temasını alarak gerçekleştirdiği Sürdürülebilir Performans Ödülleri organizasyonunda ‘Mükemmeliyet Ödülü’nü kazandık” dedi.

Enerji geri kazanımı ile yüksek verimlilik

Enerji geri kazanımı sayesinde maliyetleri  yüksek oranlarda azaltabildiklerini belirten Gündüz, sözlerine şöyle devam etti: “Enerji geri kazanımı, binalarda enerji verimliliği açısından büyük fark yaratır. Bu teknoloji, binalardaki ısıyı ve soğuğu geri kazanan havalandırma sistemleri ile en saf haliyle döngüselliği sağlıyor. Küresel çapta Systemair ürünleri, geçtiğimiz yıl binalarda yaklaşık 2 TWh enerji tasarrufu sağlayarak 500 bin ton CO2 emisyonunun önlenmesine katkıda bulundu. Bu miktar, yılda yaklaşık 280 bin aracın emisyonuna eş değerdir. Ayrıca ürünlerimiz, AB Taksonomisi ve Yeşil Mutabakat, REPowerEU ve Enflasyon Azaltma Yasası gibi finansal teşvik programları kapsamında oldukça avantajlı bir konuma sahip. Ayrıca ürün geliştirme tarafında enerji tasarrufu için attığımız en büyük adımlarından birini geleneksel motorlara kıyasla daha az enerji tüketen EC motorlu fanlar oluşturuyor.. Özellikle klima santralleri, soğutma grupları ve su soğutma kuleleri gibi ekipmanların enerji tüketimlerini ve performans değerlerini etüt ediyor, işletmeler için fayda sağlayabilecek öneriler sunuyoruz.”

Green Ventilation etiketiyle daha yüksek sürdürülebilirlik standartları

Çevresel hedeflere ulaşmada güvenilir bir ölçüt olan Green Ventilation etiketi ile yüksek sürdürülebilirlik standartları sunduklarını da söyleyen Gündüz, “Bu etiket, sürdürülebilirlik ve enerji verimliliğine ek olarak; iç hava kalitesi, güvenlik ve konfor gibi birçok açıdan etki sağlıyor. Bu etikete sahip ürünlerimiz arasında klima santralleri, fanlar, konut havalandırma sistemleri, klimalar, hava dağıtım ve yangın güvenliği ürünleri ile hava perdeleri bulunuyor. İç hava kalitesi, güvenlik ve konfor gibi birçok açıdan etki sağlayan Green Ventilation, gelecekte Avrupa Birliği’nin ErP düzenlemelerinin gelişimi ile ekolojik tasarımın enerji verimliliği standartları ve gereksinimleri, yeni hedeflere uyum sağlamak amacıyla güncellenecek. Green Ventilation etiketi de bu değişimle yeni sürdürülebilirlik hedeflerine uygun hale getirilecek” dedi.

Enerji verimliliğinde yüksek potansiyel: EPD Generator

Systemair’in standartlaştırılmış süreçlerinin sunduğu kolaylık sayesinde müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun Çevresel Ürün Beyanı (EPD) hazırlayabildiğii kaydeden Gündüz, “Önceden şirketler yalnızca tek bir ürün için EPD oluşturabiliyorken, EPD Generator programı ile her ürün kategorisi için sınırsız Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) yapabiliyor ve çeşitli sektörlerde EPD oluşturabiliyoruz. Bu süreç, enerji verimliliği açısından büyük önem taşımaktadır. EPD ve LCA analizleri, ürünlerin üretiminden kullanımına kadar olan tüm aşamalarda enerji tüketimini ve çevresel etkilerini değerlendirerek, daha sürdürülebilir ve enerji tasarruflu çözümler geliştirilmesine olanak tanır. Bu sayede, müşterilerimizin satın aldıkları ürünlerin üretim aşamasından itibaren tüm yaşam döngüsü boyunca çevreye olan etkisini daha proje tasarım aşamasından raporlayabiliyoruz. Her alanda olduğu gibi bu konuda da kalitenin öncü markalarından biri olduğumuzun altını çizmek isterim.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İMPO Motor Pompa, Sıfır İş Kazası Başarısını Toplumsal Dayanışmaya Dönüştürdü

Yayınlandı

-

 

İMPO Motor Pompa, sıfır iş kazası performansıyla Franklin Electric Global EHS Scorecard değerlendirmesinde %100 başarı elde etti. 

Şirket, uluslararası ölçekte kazandığı 10 bin dolarlık ödülü eğitim, sağlık ve çevre alanlarında faaliyet gösteren LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışlayarak başarısını toplumsal faydaya dönüştürdü.

 

Sanayi sektöründe iş sağlığı, güvenliği ve çevre (EHS) yönetimi; yalnızca yasal bir gereklilik değil, sürdürülebilir üretimin, çalışan güvenliğinin ve operasyonel mükemmelliğin temel yapı taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Sanayide güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak, iş kazalarını önlemenin yanı sıra çalışanların ortak sorumluluk bilinciyle hareket ettiği, sürekli iyileştirmeyi esas alan güçlü bir üretim kültürünün de temelini oluşturuyor.  

Pompa sektörünün öncü firmalarından İMPO Motor Pompa’da iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını; düzenli eğitimler, proaktif risk değerlendirmeleri, saha denetimleri ve çalışanların aktif katılımını esas alan çalışmalarla sürekli geliştiriyor. Güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasında çalışanların ortak sorumluluk bilincini temel alan şirket, iş sağlığı ile güvenliğini tüm üretim süreçlerinin ayrılmaz bir unsuru olarak değerlendiriyor.

Sıfır iş kazası başarısına 10 bin dolarlık ödül 

Bu anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren İMPO Motor Pompa, iş sağlığı, güvenliği ve çevre (EHS) alanındaki sürdürülebilir performansını uluslararası ölçekte tescilleyen önemli bir başarıya imza attı. Şirket, yıl içerisinde sıfır iş kazası (gün kayıpsız) performansı göstererek Franklin Electric tarafından global ölçekte yürütülen yıllık EHS Scorecard değerlendirmesinde %100 başarı elde etti ve 10 bin dolarlık ödülün sahibi oldu.

Ödülü LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışladı

İMPO Motor Pompa, Franklin Electric tarafından verilen 10 bin dolarlık ödülü yalnızca bir başarı göstergesi olarak değerlendirmek yerine, toplumsal fayda sağlayacak bir sosyal sorumluluk çalışmasına dönüştürdü. Bu kapsamda kazandığı ödülü; eğitim, sağlık ve çevre alanlarında toplumsal gelişime katkı sunan LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışladı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İMPO Motor Pompa Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü Demet Boyar, şunları söyledi: 

“İş sağlığı, güvenliği ve çevre alanındaki çalışmalarımızı yalnızca bir hedef olarak değil, kurum kültürümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Elde ettiğimiz sıfır iş kazası başarısı, çalışanların güvenliğini her şeyin önünde tutan anlayışın ve EHS çalışmalarının global ölçekte takdir edilmesinin önemli bir göstergesi niteliğini taşıyor. Ayrıca tüm çalışanlarımızın ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, güvenlik kültürünü günlük çalışma hayatımızın ayrılmaz bir parçası olarak benimsemesi ve aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi  de bu sonucun elde edilmesinde belirleyici oldu.

Başarımızın karşılığında Franklin Electric tarafından verilen 10 bin dolarlık ödülü ise eğitim, sağlık ve çevre alanlarında toplumsal fayda sağlayan LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışlayarak, çalışanlarımızın ortak emeğini toplum için değer üreten bir sosyal sorumluluk adımıyla taçlandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Bundan sonraki süreçte de güvenli çalışma kültürünü güçlendirmeye, sıfır iş kazası hedefini kararlılıkla sürdürmeye ve elde ettiğimiz başarıları toplumsal faydaya dönüştüren projelerle değer üretmeye devam edeceğiz.” dedi.

İMPO Motor Pompa Fabrika Müdürü Okan Doğru ise güvenli üretim kültürünün operasyonel başarının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Üretimde sürdürülebilir başarının temelinde güvenli çalışma kültürü yer alıyor. Franklin Electric olarak, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını günlük operasyonlarımızın en önemli ve ayrılmaz bir parçası olarak görüyor; riskleri oluşmadan önlemeye odaklanan bir anlayışla hareket ediyoruz. Elde ettiğimiz sıfır iş kazası başarısı, tüm ekip arkadaşlarımızın özverili yaklaşımının ve güvenlik standartlarına gösterdiği hassasiyetin ortak bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın güvenliğini en üst seviyede tutarken, üretim süreçlerimizi sürekli geliştirerek bu başarıyı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz.”

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Akçansa’nın satışları 2026’nın ilk yarısında 13,7 Milyar TL oldu

Yayınlandı

-

 

Akçansa 2026 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin söz konusu dönemde satışları 13,7 milyar TL olarak gerçekleşti.

Heidelberg Materials ana hissedarlığında sektör yolculuğuna devam eden Akçansa, 2026 yılı ilk 6 aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre yılın ilk 6 ayında şirketin satışları 13,7 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK 800,9 milyon TL oldu.  

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş şunları kaydetti; “Yılın ilk yarısında, iç pazarda enerji ve hammadde maliyetlerinin etkileri öne çıkarken, sektörümüz küresel tedarik zincirindeki dalgalanmalara rağmen ihracattaki güçlü performansını korudu. Faaliyet gösterdiğimiz bölgelerdeki güçlü talep sayesinde çimento ve hazır beton satış hacimlerimizi artırırken, disiplinli maliyet ve nakit yönetimi uygulamalarımızla operasyonel karımızı artırdık. Hazır beton hacimlerimizde yüzde 25’in üzerinde, çimento ve türevleri satış hacimlerimizde ise yüzde 6’nın üzerinde büyüme gerçekleştirdik. Bunun neticesinde net satışlarımız geçen senenin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 5 oranında arttı.

18 Haziran 2026 tarihi ise Heidelberg Materials’ın ana hissedarlığında Akçansa’nın yeni dönemine adım attığı ve dönüşüm yolculuğunun başladığı tarih oldu. Ana hissedarımızın küresel uzmanlığı ve bilgi birikiminden aldığımız güçle; organik büyüme, operasyonel verimlilik ve stratejik yatırımlar odağında paydaşlarımıza daha fazla değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda, Betonsa’nın 2025 yılında 2,7 milyon metreküp olan satış hacmini 2028 yılı sonuna kadar 5 milyon metreküpe çıkarmayı, Samsun Ladik Fabrikamızda planladığımız pre-kalsinasyon yatırımıyla ise üretim kapasitemizi 1 milyon ton seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz.”

Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerinin merkezinde konumlandırdıklarını belirten Öneş şöyle devam etti; “Çanakkale Fabrikamızın CSC Altın Sertifikası’nı yenilemesiyle Türkiye’deki tüm çimento fabrikalarında bu unvana sahip ilk ve tek yapı malzemeleri üreticisi olmayı sürdürmemiz, sorumlu üretim anlayışımızın önemli bir göstergesi. Bunun yanı sıra, bu yıl da engelsiz dijital entegre faaliyet raporumuzu yayınlayarak herkes için erişimi kolaylaştırdık. Dijital raporumuz, işaret dili modülleri ve sesli anlatım özellikleriyle her ihtiyaca yönelik kapsayıcı bir raporlama deneyimi sunuyor”. 

Toplumsal ve çevresel fayda sağlayan projeleriyle sürdürülebilirlik vizyonlarını somut çalışmalarla desteklediklerini belirten Tayfun Öneş şunları söyledi: “Marmara Denizi’nde biyoçeşitliliği desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz Marmara Adaları Yapay Resif Projemiz ile 31. Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri’nde Teşvik Ödülü’ne layık görülmemiz, sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızın farklı alanlarda da takdir gördüğünü ortaya koyuyor. Bu yöndeki çalışmalarımıza devam edeceğiz”.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bosch Home Comfort Group’tan İleri Teknoloji Hava Temizleme Cihazları

Yayınlandı

-

İç mekanlarda yüzde 99’un üzerinde temiz hava
 
  • Bosch Home Comfort Group, iç mekanlarda hava kalitesini artırmak ve kirleticileri yüzde 99’un üzerinde temizlemek amacıyla yeni hava temizleme cihazı serisini kullanıcılara sunuyor.
  • Ağustos ayı itibarıyla kullanıcılarla buluşacak olan yeni koleksiyon, 23 m²’den 125 m²’ye kadar genişlikteki ev ve ofis ortamları için iki ayrı seri ve beş farklı model seçeneği içeriyor.
  • Gelişmiş 3’ü 1 arada filtre sistemi ve akıllı sensörleri sayesinde cihazlar hava kalitesini anlık analiz ederek çalışma performansını otomatik olarak ayarlıyor ve mobil uygulama üzerinden uzaktan yönetilebiliyor.

 

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Bosch Home Comfort Group, geliştirdiği yenilikçi hava temizleme cihazı serisi ile iç mekan hava kalitesini standartların ötesine taşıyor. Ev ve ofis gibi kapalı alanlarda kaliteli havaya erişim kaliteli yaşamın anahtarı haline gelirken, Bosch yeni serisiyle kapalı mekanlardaki alerjen ve kirleticileri %99’un üzerinde bir oranla filtreliyor. İki ayrı seri ve toplam beş farklı modelden oluşan koleksiyon, küçük alanlardan 125 m²’ye varan geniş mekanlara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor.

 

Kompakt ve Sessiz Bosch Air Mini Serisi: Air 500 ve Air 1000
Kompakt tasarımları ve 25 dB(A)’in altındaki ultra sessiz çalışma performanslarıyla öne çıkan Air 500 ve Air 1000 modelleri, özellikle yatak odaları ve dar alanlar için tasarlandı. 23 m²’ye kadar olan alanlarda 110 m³/saat Temiz Hava Dağıtım Oranı (CADR) sağlayan seri, ekranı karartan gece modu ve üzerindeki 5W USB şarj çıkışı ile kullanım konforunu artırıyor. Air 1000 modeli ayrıca ortamdaki hava kalitesini anlık takip eden akıllı sensör destekli Otomatik Mod özelliğiyle dikkat çekiyor.

 

Akıllı Bağlantı ve İleri Filtreleme sunan Bosch Air Wi-Fi Serisi: Air 2000i, Air 4000i, Air 6000i
Model ismindeki “i” harfi ile akıllı bağlanabilirlik teknolojisini temsil eden seri, ön filtre, HEPA filtre ve aktif karbon filtreden oluşan 3’ü 1 arada filtre sistemiyle toz, polen, virüs ve kötü kokuları yüksek hassasiyetle yakalıyor. Entegre hava kalitesi, sıcaklık ve nem sensörleri sayesinde Otomatik Mod’da ortam koşullarını anlık olarak analiz eden cihazlar, Bosch HomeCom Easy App entegrasyonu ve akıllı ev sistemleri üzerinden sesli komutlarla uzaktan yönetilebiliyor.
Seri içinde yer alan modeller farklı alan büyüklüklerine göre şu performans değerlerini sunuyor:
  • Air 2000i: 37,5 m² alanlar için 180 m³/saat CADR kapasitesi,
  • Air 4000i: 62,5 m² alanlar için 300 m³/saat CADR kapasitesi ve gelişmiş sensör donanımı,
  • Air 6000i: 125 m²’ye varan geniş alanlar için 600 m³/saat CADR kapasitesi, sıcaklık/nem sensörleri ve 10 kademeli fan kontrolü.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler