GENEL
Sürdürülebilir soğutma teknolojisinde yeni dönem: Manyetik Yataklı Chiller Çözümleri
Yayınlandı
1 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Manyetik chiller teknolojisi; çevresel sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve düşük bakım maliyetleriyle öne çıkan, iklimlendirme dünyasında çığır açan bir yenilik. Magnetokalorik etkiye dayanan bu sistem, özellikle veri merkezleri, hastaneler ve endüstriyel tesisler için ideal bir çözüm sunuyor.
Manyetik chiller sistemleri, çevre dostu yapısı, yüksek enerji verimliliği ve düşük bakım maliyetleriyle iklimlendirme alanında yeni bir çağ başlatıyor. Geleneksel soğutma teknolojilerine kıyasla pek çok avantaj sunan bu sistemler, özellikle veri merkezlerinden hastanelere, endüstriyel tesislerden büyük ticari yapılara kadar geniş bir kullanım alanı buluyor.
Manyetik chiller’ların çalışma prensibi, magnetokalorik etki (MCE) olarak bilinen fiziksel bir olguya dayanıyor. Belirli manyetik malzemeler manyetik alanla temas ettiklerinde ısınırken, bu alan kaldırıldığında soğuma gerçekleşiyor. Bu sayede, sera gazı içermeyen, hareketli parçaya ihtiyaç duymayan çevreci bir soğutma döngüsü sağlanıyor.
Geleneksel chiller sistemlerinde yer alan yağlama sistemleri, sürtünmeyi azaltmak ve aşınmayı önlemek için gereklidir. Ancak bu sistemler enerji kayıplarına yol açar ve düzenli bakım ihtiyacı doğurur. Manyetik yataklı chillerlar, kompresör millerini manyetik kuvvetle havada tutarak mekanik sürtünmeyi ortadan kaldırır. Bu da hem enerji verimliliğini artırır hem de bakım maliyetlerini düşürür.
Sessiz, dayanıklı ve kolay bakım avantajı
Manyetik chiller sistemlerinin sunduğu en büyük avantajların başında çevre dostu yapısı geliyor. Sera gazı içermeyen katı manyetik malzemelerle çalışan bu sistemler, karbon ayak izini azaltırken ozon tabakasına zarar vermeyen bir soğutma alternatifi sunuyor. Aynı zamanda enerji verimliliği açısından da öne çıkan manyetik chillerlar, özellikle kısmi yüklerde gösterdikleri yüksek performansla işletme maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor. Kompresörlerde kullanılan manyetik yatak teknolojisi sayesinde yağlama ihtiyacı ortadan kalkıyor; bu da hem ısı transfer verimliliğini artırıyor hem de bakım maliyetlerini minimuma indiriyor. Sürtünmesiz yapısı sayesinde sessiz çalışan bu sistemler, düşük gürültü ve titreşim seviyeleriyle de dikkat çekiyor. Kompakt tasarımları ise daha az yer kaplayarak uygulama esnekliği sağlıyor.
Bu yenilikçi teknoloji; enerji verimliliğinin kritik olduğu veri merkezlerinde, sessizlik ve güvenilirliğin ön planda tutulduğu hastane ve laboratuvarlarda, yüksek ısı yüklerinin görüldüğü endüstriyel tesislerde ve sürdürülebilir çözümlerin önem kazandığı büyük ticari yapılarda güvenle tercih ediliyor.
CLIVET’ten Yeni Nesil Soğutma Teknolojisi: Magboost Apex Serisi
Yüksek enerji verimliliği ve yenilikçi teknolojileriyle dikkat çeken CLIVET, ikinci nesil manyetik yataklı santrifüj soğutucu serisi Magboost Apex ile HVAC sektöründe yeni bir sayfa açıyor. Geniş kapasite aralığı ve patentli çözümleriyle öne çıkan bu seri, endüstriyel tesisler ve veri merkezleri gibi yüksek verimlilik gerektiren alanlar için ideal bir seçenek sunuyor.
Geniş Kapasite ve Gelişmiş Kompresör Teknolojisi
Magboost Apex, 130RT – 1800RT (456 kW – 6330 kW) arasında geniş bir soğutma kapasitesi sunuyor. AHRI sertifikalı bu ürünler, CLIVET’in kendi geliştirdiği değişken frekans sürücülü (VFD) manyetik kompresör ile donatılmış durumda.
Patentli çift yönlü (back-to-back) kompresör tasarımı, eksenel kuvvetleri azaltarak yük dengelemesi ve yüksek verimlilik sağlıyor. Ayrıca, motor doğrudan soğutucu akışkan ile soğutuluyor; kompakt yapıya sahip entegre manyetik yatak sistemi uzun ömür ve düşük güç tüketimi sağlıyor.
Full Falling Film Evaporatör ile Yüksek Isı Transferi
CLIVET’in patentli Full Falling Film Evaporatör teknolojisi, soğutucu akışkanın eşanjör yüzeyine püskürtülerek buharlaşmasını sağlayarak ısı transfer verimliliğini artırıyor. Bu teknoloji sayesinde soğutucu akışkan miktarı %40’a kadar azaltılıyor. Özel tasarlanmış dağıtıcı, akışkanın homojen yayılmasını sağlayarak sistem performansını artırıyor.
Yüksek Verimli Isı Eşanjörleri ve Soğutma
Sistemde yüksek verimli shell and tube kondanser ve 360° motor soğutma teknolojisi kullanılıyor. Bu sayede ısı transferi ve kompresör soğutması maksimum düzeyde gerçekleşiyor.
Enerji Verimliliği ve Sessiz Çalışma
Magboost Apex, COP 6.4 – 6.8, IPLV 10.2 – 12.3 gibi yüksek verimlilik değerleri sunuyor. Geliştirilmiş buhar enjeksiyonu ile tek kademeli sistemlere göre verimlilik %6 artıyor.
Manyetik yataklı tasarım ve yağsız yapı sayesinde ses seviyesi oldukça düşük; dişli aktarma veya yağlama sistemi olmadığı için gürültü minimum düzeyde. VFD kontrollü hız ayarı ve özel kompresör gövdesi ise sessizliği daha da artırıyor.
Düşük Bakım ve Yüksek Dayanıklılık
Yağsız sistem yapısı sayesinde rutin bakım ihtiyacı ortadan kalkarken, ısı eşanjörlerinde yağ birikimi olmadığı için performans yıllar içinde azalmıyor. CLIVET, manyetik kompresörlerine 5 yıl garanti sunuyor. Yedek rulmanlar sahada hızlıca değiştirilebiliyor, bakım süresi ise sadece 1-2 gün.
Kesintisiz ve Güvenli Çalışma
Sistem, 20.000 kez/saniye yatak konum denetimi ile yüksek hassasiyetli kontrol sağlıyor. UPS destekli enerji üretim modu, elektrik kesintilerine karşı koruma sunarken; yedek rulmanlar 300’den fazla tam hızda düşme senaryosuna dayanabiliyor.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi
Yayınlandı
4 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.
İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.
Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.
Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku
Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.
Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.
CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.
GENEL
Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor
Yayınlandı
4 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:
Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti
Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.
Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.
Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor
İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:
“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”
Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı
Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.
Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.
Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.
GENEL
Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor
Yayınlandı
5 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Son Yazılar
- CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi Ağustos 17, 2026
- Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor Ağustos 17, 2026
- Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor Ağustos 17, 2026
- DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi Ağustos 17, 2026
- Habib Makina ve Alman BDS’den Çelik İşleme Sanayisine Özel Delme Teknolojileri Ağustos 17, 2026
- Wilo, EcoVadis’te Rekor Skora Ulaştı Ağustos 14, 2026
- Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyor Ağustos 14, 2026
- İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİN 27. YILINDA AÇIKLAMA Ağustos 14, 2026
- Panasonic’in Türkiye’deki ilk showroom’u Antalya’da açıldı Ağustos 14, 2026
- Mitsubishi Electric, M70 ve M700 NC Üniteleri İçin Türkiye’de Yenileme Hizmeti Sunmaya Başladı Ağustos 14, 2026
- Herpa Maden, 2 Adet Komatsu PC700 ile Filosunu Gençleştirdi Ağustos 14, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın net operasyonel geliri yüzde 25 artarak 116 milyon Euro’ya ulaştı Ağustos 14, 2026
- Büyüme odağını stratejik alanlara çeviren Sabancı’dan ilk yarıda güçlü performans Ağustos 14, 2026
- Kimpur, Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor Ağustos 14, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği İçin Güvenilir Su Kaynağı Şart Ağustos 13, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak













