Son 5 yılda Türkiye’ye 250 milyon $ yatırım yapan Çimsa’dan ihracata 1,5 milyar $’lık katkı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Son 5 yılda Türkiye’ye 250 milyon $ yatırım yapan Çimsa’dan ihracata 1,5 milyar $’lık katkı

Yayınlandı

-

1975 yılında Mersin Fabrikası ile Türkiye’de üretim yolculuğuna başlayan Çimsa, aradan geçen 50 yılda dünyanın sayılı yapı malzemeleri şirketlerinden birine dönüştü. Türkiye’yi her zaman ana büyüme üssü olarak konumlandırdıklarını ifade eden Umut Zenar, “Çimento sektöründeki tesislerimizle dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz” dedi.

Son yıllarda uyguladığı büyüme odaklı stratejisiyle, yapı malzemeleri ve çimento iş kollarında küresel ölçekte öne çıkan şirketlerden biri haline gelen Çimsa, Türkiye’deki büyümesini de kararlılıkla sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın 1972’de kurulduğunu ve 1975’te Mersin Fabrikası’nda ilk üretimini gerçekleştirdiğini hatırlatırken, “Türkiye’de Sabancı denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan biri her zaman güçlü üretim yetkinliği ve sanayi kültürüdür. Çimsa da Sabancı’nın bu vizyonunun kendi sektöründeki en güçlü temsilcilerinden” dedi.

“BEYAZ ÇİMENTODA DÜNYANIN İKİNCİ, CAC’TA İSE ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK OYUNCUSUYUZ”

Bugün Mersin, Afyon ve Eskişehir’de bulunan üretim tesislerinin, Türkiye’ye küresel rekabet avantajı getiren, sürdürülebilirlik odaklı üretim teknolojileri ve katma değerli ürün portföyüyle sektörde fark yaratan tesisler olduğunu ifade eden Umut Zenar, “Özellikle Mersin fabrikamız gri çimento, beyaz çimento ve CAC üretimi yapabilen dünyadaki tek fabrika. Bu açıdan dünya yapı malzemeleri literatürüne geçmiş bir tesis. Bugün 3 farklı kıtaya yayılan fabrikalarımızla beyaz çimentoda dünyanın ikinci, CAC’ta ise üçüncü en büyük oyuncusuyuz. Türkiye’deki tesislerimiz bu küresel liderlik yolculuğumuzun en büyük destekçileri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.

ABD’DEN AVUSTRALYA’YA, İTALYA’DAN GÜNEY KORE’YE 80 ÜLKEYE İHRACAT 

Çimsa’nın hem ürün hem de pazar çeşitlendirmesiyle ihracat gücünü sürekli artırdığını vurgulayan Umut Zenar, “Bugün Amerika’dan Avustralya’ya, İtalya’dan Güney Kore’ye kadar dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda Türkiye’den dünya pazarlarına gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolara yakın ihracatla, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi.

CAC’TA KAPASİTE ARTIRIMI YATIRIMI YILIN İLK YARISINDA TAMAMLANACAK

Çimsa için Türkiye’nin her zaman öncelikli konumda olduğunun altını çizen Umut Zenar şunları söyledi: “Son 5 yıl içinde sadece Türkiye’ye yaptığımız yatırım 250 milyon dolara yakın. Bu bizim ülkemize olan güvenimizin, bu topraklara verdiğimiz önemin en büyük göstergesi. Bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün bizim sektörümüzdeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta ülkemizdeki tek üreticiyiz. Şu anda Mersin’de devam eden ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız.”

MERSİN, ÇİMSA’NIN VE TÜRK SANAYİSİNİN ‘AKIL ÜRETME MERKEZLERİNDEN’ BİRİ

Mersin fabrikasının Çimsa’nın ve Türk sanayisinin ‘akıl üretme merkezlerinden’ biri olduğunu da sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Mersin’de yer alan ve Türk çimento sektörünün ilk Ar-Ge merkezi konumundaki Formülhane’de geliştirdiğimiz teknolojilerle Çimsa’ya yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Formülhane’de, kendi mühendislerimiz tarafından geliştirilen Flycrete ürünümüzhavalimanı pistleri gibi ağır yüke maruz kalan alanların sadece 3 saat içinde onarılarak uçakların inişi için tekrar hazır hale getirilmesini sağlıyor. Diğer yandan 3D teknolojisini Çimsa’nın özel reçete beyaz betonu ile buluşturan Rapidome geleceğin yapılarını sadece 48 saat içerisinde inşa ediyor. Tüm bunların yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde bünyemize kattığımız Kratos inşaat güçlendirme çözümleri ile yapı malzemeleri alanındaki ürün portföyümüzü ileri teknolojiye sahip sentetik fiber ürünleriyle güçlendirdik. Türkiye’de geliştirilen ve üretilen bu katma değerli ürünleri, 80’e yakın ülkeye yayılan global satış ağımız aracılığıyla dünya pazarlarına sunuyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de

Yayınlandı

-

 

Midea Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren dünyanın lider ankastre mutfak ürünleri markası TEKA, yeni nesil ısı pompalarını Türkiye’deki iş ortaklarına tanıttı. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliğine, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda mühendislik firması ve sektör profesyoneli katıldı.

Akıllı ev teknolojileri devlerinden Midea’nın AR-GE ve inovasyon gücünü arkasına alan TEKA, yeni nesil ısı pompalarını ilk kez Türkiye’de tüketicilerle buluşturuyor. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliği, sektör profesyonellerine TEKA’nın yüksek enerji verimliliği sunan ve yenilikçi ürün ailesini yakından tanıma fırsatı sundu.

Etkinlikte katılımcılarla bir araya gelen ve iş birliğinin gücüne dikkat çeken Midea Türkiye Bölgesi CEO’su Aydın Kuzaltı, “TEKA markalı yeni nesil ısı pompalarımızla Türkiye pazarında güçlü bir atılım yapıyoruz. Midea’nın yenilikçi AR-GE uzmanlığıyla tasarlanan TEKA’nın yeni nesil ısı pompaları enerji verimliliğini, çevreci teknolojiyi ve akıllı kontrolü tek bir sistemde buluşturuyor. Kullanıcılarımıza dört mevsim kesintisiz konfor sunarken, bugün burada bizimle olan iş ortaklarımızla aramızdaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyacağız. Hedefimiz, Türkiye pazarındaki istikrarlı büyümemizi iş ortaklarımızla birlikte sürdürmek“ diye konuştu.

Akıllı Teknoloji ve Enerji Verimliliği Bir Arada

Türkiye pazarına 8, 10, 12, 14 ve 16 kW kapasite seçenekleriyle sunulan TEKA yeni nesil ısı pompaları, 65°C’ye varan su sıcaklığı kapasitesiyle ihtiyaca yönelik çözüm üretiyor. Enerji tasarrufunu ve kullanıcı konforunu ön planda tutmayı amaçlayan sistemin öne çıkan özellikleri ise şöyle:

Akıllı Teknoloji: Cep telefonu uygulaması üzerinden günlük/haftalık programlama, cihazı uzaktan kontrol etme ve enerji tüketimini anlık takip edebilme imkânı. 

Çevreci ve Tasarruflu Performans: Doğaya dost R32 soğutucu akışkan kullanımı, güneş enerjisi entegrasyonu ve enerji tüketimini otomatik optimize eden Eco ve Auto çalışma modları.

Maksimum Hijyen: Yüksek sıcaklıkta çalışarak kullanım suyu hijyenini sağlayan ve Legionella bakterisine karşı koruma sunan özel Hijyenik Mod.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor

Yayınlandı

-

 

STILL ARSER, yüksek sipariş frekansı, geniş ürün çeşitliliği ve değişken talep yapısıyla öne çıkan FMCG sektöründe işletmelerin operasyonel ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman çözümleri, otomasyon sistemleri, uzun süreli kiralama modeli ve güçlü satış sonrası hizmetleriyle depo operasyonlarında verimliliği artırıyor.

Hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründe depo operasyonları yüksek işlem hacmi, kısa teslimat süreleri ve sürekli değişen tüketici talepleri nedeniyle diğer sektörlerden farklı dinamiklere sahip. Gün boyunca binlerce siparişin hazırlanması, farklı ürün gruplarının aynı anda yönetilmesi ve sevkiyatların zamanında tamamlanması depo operasyonlarının hız, doğruluk ve koordinasyon içinde yürütülmesini gerektiriyor.

Bu yapı içinde intralojistik ürünlerin taşınmasının yanı sıra sipariş hazırlama, stok yönetimi, ekipman kullanılabilirliği ve operasyon kapasitesinin birlikte yönetildiği stratejik bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her depo operasyonu ürün yapısı, sipariş yoğunluğu ve büyüme hedefleri doğrultusunda farklılaşıyor.

Sipariş Frekansı ve Teslimat Hızı FMCG Operasyonlarının Ritmini Belirliyor

FMCG depolarında aynı gün içerisinde binlerce sipariş hazırlanıyor ve sevk ediliyor. Ürünlerin doğru zamanda, doğru miktarda ve eksiksiz olarak hazırlanması operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle sipariş toplama, iç taşıma ve yükleme süreçleri yüksek hızda ilerlerken hata payının da minimum seviyede tutulması gerekiyor.

STILL ARSER işletmelerin sipariş hacmi ve operasyon yapısına göre şekillendirdiği ekipman çözümleri ve dijital filo yönetimi uygulamalarıyla depo içi hareketlerin planlı şekilde ilerlemesini destekliyor. Böylece yüksek sipariş temposu altında süreçler daha kontrollü yönetilirken teslimat performansı ve operasyonel verimlilik birlikte artırılıyor.

Yüksek Ürün Çeşitliliği Depo Yönetimini Daha Karmaşık Hale Getiriyor

FMCG depolarında binlerce farklı ürünün aynı anda yönetilmesi, depo operasyonlarını daha karmaşık hale getiriyor. Ürün çeşitliliğinin yanı sıra raf ömrü bulunan ürünlerde doğru stok rotasyonunun sağlanması da operasyonun temel gereklilikleri arasında yer alıyor.

STILL ARSER depo operasyonunun ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman, otomasyon ve dijital çözümlerle yüksek ürün çeşitliliğinin oluşturduğu karmaşık yapının daha etkin yönetilmesine katkı sunuyor. Süreçlerin görünürlüğünü artıran bu yapı, depo içindeki hareketlerin daha planlı ve kontrollü ilerlemesini destekliyor.

Değişken Talep Yapısı Ölçeklenebilir Operasyon Modeli Gerektiriyor

Kampanya dönemleri, sezonluk satış artışları ve tüketici taleplerindeki ani değişimler, FMCG depolarında operasyon hacmini kısa süre içinde önemli ölçüde artırabiliyor. Bu durum işletmelerin ihtiyaç duydukları kapasiteye hızlı şekilde ulaşabilecek esnek çözümleri gerekli kılıyor.

STILL ARSER’in uzun süreli kiralama modeli, işletmelerin değişen operasyon ihtiyaçlarına uygun filo yapısını oluşturmasına olanak tanıyor. Planlı bakım ve satış sonrası servis hizmetleriyle desteklenen bu model, ekipmanların yüksek kullanılabilirlikle çalışmasını sağlarken işletmelere operasyonlarını ihtiyaçlarına göre ölçeklendirme esnekliği kazandırıyor.

Servis Gücü ve Otomasyon Operasyon Verimliliğinin Temelini Oluşturuyor

Yoğun tempoyla çalışan FMCG depolarında ekipmanların kullanılabilirliği, operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Teknik bir aksaklığa hızlı müdahale edilmesi ve tekrarlayan süreçlerin otomasyonla desteklenmesi, operasyonların planlandığı şekilde ilerlemesini mümkün kılıyor.

STILL ARSER,yaygın servis ağı ve hızlı teknik destek organizasyonunun yanı sıra otonom (AGV) çözümleriyle işletmelerin operasyon ihtiyaçlarına uygun intralojistik altyapıları tasarlıyor. Tekrarlayan taşıma süreçlerinin otomasyonla desteklenmesi, ekipman kullanılabilirliğini artırırken çalışanların daha yüksek katma değer yaratan süreçlere odaklanmasına da imkân tanıyor.

STILL ARSER, FMCG sektöründe her işletmenin operasyonel ihtiyaçlarını analiz ederek depo yapısına özel intralojistik çözümleri geliştiriyor. İşletmenin ürün çeşitliliği, sipariş yoğunluğu, operasyon hacmi ve büyüme hedefleri doğrultusunda ekipman, otomasyon, dijital filo yönetimi, uzun süreli kiralama modeli ve satış sonrası hizmetlerini ihtiyaca göre tasarlıyor.

Bu yaklaşım sayesinde işletmeler yalnızca mevcut operasyonlarını daha verimli yönetmekle kalmıyor, değişen talep yapısına daha hızlı uyum sağlayabilen, kapasitesini ihtiyaçlara göre ölçeklendirebilen ve gelecekteki büyüme planlarını destekleyen bir intralojistik altyapısına da sahip oluyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili 

Yayınlandı

-

 

Kullanım kolaylığı ve şıklığın altın oranı Ratio’da!

ORKA Banyo’nun uluslararası tasarımcı imzalı koleksiyonlarını bir araya getiren markası nob., Sezgin Aksu tasarımı Raito Koleksiyonu ile banyoyu estetik, işlevsellik ve modülerlik ekseninde yeniden yorumluyor.

Çağdaş yaşam alanları için geliştirilen Raito Koleksiyonu, banyoyu yalnızca işlevsel bir alan olmaktan çıkararak bütüncül bir tasarım deneyimine dönüştürüyor. Yalın çizgilerle kurgulanan form dili, dengeli oranları ve sofistike renk yaklaşımıyla koleksiyon, farklı yaşam alanlarına uyum sağlayan güçlü bir tasarım karakteri sunuyor.

Adını “parıldamak, ışıldamak” anlamından alan Raito, koleksiyonun tasarım yaklaşımını da yansıtıyor. Dolap, lavabo, ayna ve tamamlayıcı ürünlerden oluşan farklı parçalar bir araya geldiğinde, mekânın tamamında bütüncül ve dikkat çekici bir etki oluşturuyor. Küçük banyolardan geniş yaşam alanlarına kadar farklı ölçülere uyum sağlayan modüler sistem, “Raito ile parla” söylemini tasarımın merkezine taşıyor.

Modüler yapısı sayesinde kullanıcı ihtiyaçlarına ve mekânın özelliklerine göre farklı şekillerde kurgulanabilen Raito, tekil ürünlerin ötesine geçerek eksiksiz bir banyo kompozisyonu sunuyor. Bu esneklik, koleksiyonu hem konutlarda hem de nitelikli mimari projelerde değerlendirilebilen güçlü bir çözüm hâline getiriyor.

Raito’da malzeme seçimi ve işçilik detayları da uzun ömürlü kullanım anlayışı doğrultusunda şekilleniyor. Yoğun kullanıma dayanıklı, kolay temizlenebilen ve formunu koruyan yüzeyler; sade aksesuarlarla tamamlanarak koleksiyonun estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendiriyor.

İtalya’da tescillenen nob., Massimiliano Braconi, Studio AKSU ve Studio ITO gibi uluslararası tasarımcı ve stüdyolarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle global bir tasarım dili kurmayı hedefliyor. Marka, mimarlar ve proje geliştiriciler için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil, tasarım süreçlerine entegre olan stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler