Siemens Türkiye, Gaziantep OSB 6. Genişleme Bölgesi’nin Enerji Altyapısını Kuruyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Siemens Türkiye, Gaziantep OSB 6. Genişleme Bölgesi’nin Enerji Altyapısını Kuruyor

Yayınlandı

-

Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesi olan Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) hızla büyüyen üretim kapasitesini desteklemek amacıyla 6. Genişleme Bölgesi’nde hayata geçirilecek enerji altyapısını Siemens Türkiye hazırlayacak. Proje kapsamında 500 yeni sanayi parseli, kesintisiz ve yüksek kaliteli enerjiye erişim sağlayacak modern bir şebeke altyapısına kavuşacak.

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yapımı süren 6. Genişleme Bölgesi’nin enerji altyapısı Siemens Türkiye tarafından kuruluyor. Projeyle elektrik altyapıyla beraber sanayicilerin uluslararası rekabet gücünü artıracak, global standartlarda bir üretim ortamı hedefleniyor.

Siemens imzalı hibrit OG şebeke

Siemens Türkiye tarafından yürütülen projede 500 yeni sanayi parseline enerji hizmeti verilecek. Proje kapsamında hava izoleli, gaz izoleli ve çift baralı OG anahtarlama çözümleri, dijital koruma sistemleri, enerji otomasyon ve SCADA altyapısı, IoT tabanlı sağlık durumu izleme sensörleri ve tam kapsamlı siber güvenlik paketleri kullanılacak. Bu altyapı, enerji kalitesinin anlık izlenmesine ve şebekenin sürekli olarak en yüksek verimle çalışmasına olanak tanıyacak. Projenin ilk teslimatlarının 6 ay içerisinde başlaması, 18 ay sonunda ise tüm bölgenin enerji altyapısının devreye alınması planlanıyor.

Maliyetlerde büyük tasarruf, verimlilikte yeni standart

Siemens mühendislik ekibi, proje daha planlama aşamasında kapsamlı simülasyonlar ve yük akışı analizleri gerçekleştirerek önemli bir maliyet avantajı sağladı. Bu çalışmalar sonucunda, inşaat maliyetlerinde %50, pano maliyetlerinde %30, kablolama maliyetlerinde %45’e varan düşüş öngörülüyor. Böylece hem yatırımcı hem de bölge sanayicileri için daha uygun maliyetli, daha sürdürülebilir bir çözüm ortaya çıkıyor.

Siemens mühendislik ekiplerince sistemin dijital ikizi oluşturularak yapılan simülasyonlar sonucunda pano, inşaat ve kablo maliyetlerinde ciddi tasarruflar sağlanarak yatırımcı ve bölge sanayicileri için yüksek teknolojili ürün ve hizmetlerin daha uygun maliyetler ile tesis edilmesi sağlandı. Bu proje aynı zamanda hem Gaziantep OSB’nin hem de Siemens’in sürdürülebilirlik ilkelerini de vurgulaması yönünden önem taşıyor.

Siemens Türkiye Elektrifikasyon Otomasyon İş Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Bozbey, projeye dair şöyle konuştu: “Dijitalleşme, daha rekabetçi ve sürdürülebilir olabilmek için bize büyük fırsatlar sunuyor. Biz de teknolojilerimizle müşterilerimizin dijital ve sürdürülebilirlik dönüşümlerini hızlandırmalarına destek oluyoruz. Türkiye’nin ilk SCADA sistemlerinden birini 2005’te Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduk. Ardından ilk sayaç otomasyon sistemini yine Gaziantep OSB’nin vizyonuyla hayata geçirdik. 2008 yılında ise hala dünyanın en büyüğü kabul edilen IEC 61850 haberleşme protokolü yine burada hayata geçti.  Gaziantep OSB’de hayata geçirdiğimiz bu teknolojiler sayesinde Gaziantep OSB, 20 yıl önce 45 kişi ile devraldığı elektrik dağıtımını bugün tüketimi 3 kattan daha fazla artmış olmasına rağmen 45 kişi ile sürdürüyor. Geçtiğimiz 20 yılda birlikte kazandık, birlikte büyüdük. Bundan sonra da birlikte daha güçlü olacağız. Gaziantep OSB’ye ve ülkemizin üretim altyapısında önemli rol oynayan sanayicilerimize rekabet gücü ve verimlilik katmak için çalışıyoruz. Güvenilir bir teknoloji ve çözüm ortağı olarak Gaziantep OSB ile yeni teknolojilerde de öncü olmaya devam edeceğiz”.

“Siemens Türkiye ile iş birliğimizi 6. Bölgenin elektrik altyapısı ile güçlendiriyoruz”

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün, 300 binden fazla emekçinin alın teriyle büyüyen; 11 milyon metrekarelik alanı ve 6. OSB’nin de üretime geçmesiyle 2000’den fazla sanayi tesisini bünyesinde barındıracak bu dev üretim üssünü kesintisiz enerjiyle buluşturacak bir anlaşmaya imza atıyoruz. Son 20 yıldır Siemens Türkiye ile birlikte attığımız adımlar sayesinde Gaziantep OSB’mizin elektrik altyapısında çok önemli dönüşümler gerçekleştirdik. OSB’mizde yeraltı elektrik dağıtım şebekesi işlerinde yaklaşık 2000 adet Orta Gerilim hücresini ve 110 adet dağıtım binasını beraber hizmete sunduk. Toplam 28 km galeri içerisinde yaklaşık 1863 km ana şebeke Orta Gelirim kablosunu enerjilendirdik. Bugün geldiğimiz noktada, abone sayımız 700’lerden 1300’lere çıkarken, yıllık 286 olan toplam arıza sayısını 24’e indirmiş olmamız, kurduğumuz sistemin başarısının en açık göstergesidir. Bu süreçte kayıp-kaçak oranını sıfıra indirerek hem OSB bütçesine hem de milli servetimize değer kattık. İş birliğimizi, 6. Bölgemizin elektrik altyapısı konusunda da devam ettirerek daha da güçlendiriyoruz”. 

Siemens Türkiye’den bütünsel mühendislik yaklaşımı

Siemens Türkiye, Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesi olan Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirdiği bu projede elektrik altyapısıyla beraber inşaat, mekanik ve altyapı bileşenlerini de kapsayan bütünsel bir bakış açısıyla hareket ediyor. Böylece sanayi tesislerinin bugünkü ihtiyaçlarının ötesine geçilerek, gelecekteki büyümeye de hazır bir yapı inşa ediliyor.

Sürdürülebilirlik ve geleceğe yatırım

Proje aynı zamanda Siemens’in küresel sürdürülebilirlik vizyonu DEGREE ile de uyum gösteriyor. Enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve düşük işletme maliyetleri, yatırımı yalnızca bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarına da yanıt verir hale getiriyor. Böylece Gaziantep OSB, sanayiciler için rekabet avantajı sunarken ülke ekonomisine de önemli bir katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

E.C.A. EMAR A.Ş.’den Mesleki Eğitime Destek: Zincirlikuyu İSOV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni Ağırladı.

Yayınlandı

-

Zincirlikuyu İSOV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tesisat Teknolojisi, İklimlendirme Alanı öğrencilerine mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla “Temel Soğutma” eğitimi gerçekleştirildi.

Emar Satış Sonrası Müşteri Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., 27 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Şişli’de bulunan Zincirlikuyu İSOV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme Alanı öğretmen ve öğrencilerini eğitim merkezinde ağırladı. Gençlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen programda, kapsamlı Temel Soğutma Eğitimi gerçekleştirildi.

Eğitim programı kapsamında temel soğutma prensipleri, cihaz parçalarının tanıtımı, klima sistemlerinin çalışma mantığı, ürün kapasite bilgileri ve ısı pompası teknolojilerinin kullanım alanları detaylı olarak ele alındı. Teorik anlatımların yanı sıra, E.C.A. klima ve ısı pompası üzerinde simülasyonlar gerçekleştirilerek uygulamalı eğitimlerde gaz şarjı ve vakum işlemleri birebir deneyimlendi.

Geleceğin İklimlendirme Profesyonellerine E.C.A. Eğitim Desteği

Gün boyu süren eğitim programıyla öğrencilerin mesleki gelişimlerini desteklemeyi, sektörel farkındalıklarını artırmayı ve teknik bilgi birikimlerini güçlendirmeyi amaçlayan E.C.A. Emar A.Ş., geliştirdiği servis hizmet teknolojileri ve geniş ürün gamına yönelik paylaştığı detaylı bilgilerle, gençlerin iklimlendirme sektörüne olan ilgisini teşvik etmeyi hedeflemiştir.

Okumaya Devam Et

GENEL

Dalmaçyalı Isı Yalıtım Sistemleri ile Sıcak Havalarda da Yüksek Konfor ve Tasarruf Sağlayın! 

Yayınlandı

-

Hava koşullarının uygun hale gelmesiyle birlikte dış cephe uygulamaları hız kazanırken, Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri kış aylarında olduğu gibi yaz aylarında da artan soğutma ihtiyacına karşı etkili bir çözüm sunar. Dalmaçyalı’yı tercih edenler, enerji giderlerinde %60’a varan enerji tasarrufu elde eder.

Baharın gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar, yeni inşaat projelerine ivme kazandırırken mevcut binalarda bakım ve yenileme çalışmalarını da gündeme taşıyor. Bu dönemde dış cepheye uygulanan ısı yalıtımı; kışın ısı kayıplarını sınırlandırırken yazın dış ortam sıcaklığının iç mekâna geçişini azaltarak serin havanın korunmasına ve iç mekân konforunun sürdürülmesine katkı sağlıyor.

Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, sunduğu yüksek performanslı ve birbiriyle uyumlu sistem çözümleri sayesinde yaz aylarında da klima ve diğer soğutma sistemlerinin daha düşük enerji tüketimiyle daha verimli çalışmasına olanak tanıyor.

Binalarda doğru uygulanan ısı yalıtımının yıl boyunca tasarruf sağladığını vurgulayan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri Marka Direktörü Çağdaş Korkmaz, “Isı yalıtımı çoğunlukla kış aylarında ısınma maliyetleriyle ilişkilendirilse de yaz dönemindeki etkisi en az bunun kadar kritiktir. Dış cepheden uygulanan yalıtım, dış ortam sıcaklığının iç mekâna geçişini sınırlandıran bir bariyer görevi görür. Bu yapısal koruma, soğutma sistemlerinin daha verimli çalışmasına katkı sağlarken elektrik faturalarında yüksek tasarruf potansiyeli oluşturur.

Yaz aylarında klima ve soğutma sistemlerinin enerji tüketimi üzerindeki yükünü azaltmanın en etkili yolu, binanın termal performansını iyileştirmektir. Amacımız, soğutma sistemlerinin sağladığı konforu doğru yalıtım altyapısıyla destekleyerek daha sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmaktır” dedi.

Isı yalıtımının soğutma maliyetleri üzerindeki etkisinin somut verilerle ortaya koyduklarına dikkat çeken Korkmaz, “Muğla Marmaris’te gerçekleştirdiğimiz uygulamada bu durumu net bir şekilde gözlemledik. Marmaris Armutalan Hizmet Binası’nda yaptığımız ölçümlerde, yapının sadece çalışma saatlerinde iklimlendirilmesine rağmen ısı yalıtım sonrası temmuz ayında enerji tüketiminde yüzde 43’lük bir düşüş sağlandı. Enerji birim maliyetlerindeki artışa rağmen binanın elektrik faturası, yalıtımsız döneme kıyasla yaklaşık %40 daha az geldi. Bu veriler, doğru ısı yalıtımın yaz aylarında da ne kadar güçlü bir ekonomik çözüm olduğunu ortaya koyuyor” bilgisini verdi. 

Isı yalıtımının tüm bileşenlerini bir arada sunuyor

İnşaat sezonunun açılmasıyla birlikte yeni projelerde ve tadilatlarda TS 825 standardının önemine değinen Korkmaz, “Yeni projeler için mevzuatta yapılan değişiklikle, Türkiye’deki iklim bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarıldı ve soğutma enerjisi hesaplamaları da göz önünde tutuldu. Bu durum, özellikle sıcak bölgelerdeki yeni yapılarda yalıtım kalınlıklarının artması anlamına geliyor. Örneğin, daha önce 4 cm’nin yeterli kabul edildiği bir bölgede daha yüksek tasarruf için artık 7-8 cm gibi daha yüksek performanslı kalınlıklar standart haline geldi. Yeni inşa edilen binalarda güncel standartlara uyumlu çözümler sunarken; mevcut binalarında tadilat planlayan tüketicilerimize de bu standartları referans alarak daha kalın ve nitelikli yalıtım uygulamalarını tercih etmelerini öneriyoruz. Yenilenen standartların gerektirdiği yüksek kalınlık ve performans ihtiyaçlarına ise, ısı yalıtım sistemini oluşturan ve fabrikalarımızda birbiriyle uyumlu şekilde geliştirilen ısı yalıtım sistem bileşenlerimizle eksiksiz yanıt veriyoruz.

Dalmaçyalı’nın enerji verimliliğine sunduğu katkıyı vurgulayan Korkmaz, “Nippon Paint Betek olarak kurulduğumuz günden bu yana geçen 23 yılda yaklaşık 290 milyon m² ısı yalıtım sistemini yapılarla buluşturduk. Bu sayede 3 milyonu aşkın konutta 12 milyondan fazla vatandaşımızın verimli yaşam sürmesine katkı sağladık. Ülkemiz ekonomisine bugünkü değeriyle 147 milyar TL’lik tasarruf kazandırırken, 33 milyon ton eşdeğer sera gazı salımının da önüne geçtik. Hem yeni binalarda hem de mevcut yapılarda Dalmaçyalı’nın tercih edilmesi, bu tasarruf mirasını daha da büyütecektir” dedi. 

Ücretsiz Keşif ve Enerji Analiz Desteği

Tüketicilerin binalarına en uygun çözümü belirlemeleri için teknolojik ve teknik destek sunan Dalmaçyalı, 81 ilde uzman ekipleriyle ücretsiz keşif hizmeti veriyor. Konut sahipleri ve profesyoneller, Dalmaçyalı web sitesinde yer alan “Enerji Tasarrufu Analiz Raporu” ile binalarının ısı yalıtım ihtiyacını ve sağlayacakları tasarrufu kolayca öğrenebiliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında İlk Çeyrekte Güçlü İlerleme Kaydetti

Yayınlandı

-

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric yeni sürdürülebilirlik yol haritası Impact 2030’un 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarını yayımladı. 

Şirketin sürdürülebilirlik alanındaki köklü liderliği üzerine inşa edilen Impact 2030; küresel elektrifikasyona öncülük etmek, endüstriyi yeniden şekillendirmek, insan potansiyelini açığa çıkarmak ve yerel toplulukları güçlendirmek olarak belirlenen dört stratejik sütun etrafında şekilleniyor.

Bu yeni döngünün ilk çeyreğinde Impact skoru, 2026 yıl sonu için belirlenen 4,20/10 hedefi yolunda güçlü bir başlangıç yaparak 3,40/10 olarak gerçekleşti. Bu skor, hem Schneider Electric’in kendi operasyonlarındaki verimliliği hem de müşterileri, tedarikçileri ve topluluklar için sunduğu ölçülebilir sonuçları yansıtıyor.

Schneider Electric, operasyonlarını karbonsuzlaştırmaya devam ederek Kapsam 1 ve 2 CO₂ emisyonlarını 2017’ye göre %82,5 oranında azalttı. Şirket, enerji yönetimi, otomasyon ve dijital çözümleriyle bu çeyrekte müşterilerinin 47,5 milyon MWh enerji tasarrufu yapmasını veya enerjiyi elektrikleştirmesini sağladı. Bu çalışmalar, toplamda 20 milyon ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına ve önlenmesine katkıda bulundu.

Büyük ölçekli ilerleme sağlamak için ürünlerin tasarım ve üretim süreçleri de yeniden ele alınıyor. Schneider Electric, ilk çeyrekte yeni Future-designed çerçevesini uygulamaya devam etti. Bu kapsamda, tasarım aşamasındaki başlıca ürün ve çözümlerinin %14’ü şimdiden döngüsellik ve çevresel mükemmellik kriterlerini karşıladığını kanıtladı.

Şirket, tedarik zinciri genelinde tedarikçilerini sürece dahil eden Zero Carbon Pathway girişimini hızlandırdı. İlk çeyrekte 1.100’den fazla tedarikçinin katılım süreçleri başlatıldı. Bu tedarikçilerin çoğu, karbonsuzlaştırma çalışmalarını ilerletmek için pratik araçlar ve teknik bilgi sunan eğitim programlarına katıldı.

Fırsat eşitliğini teşvik etmek de şirketin odak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. İlk çeyrekte Schneider Electric destekli topluluk odaklı çözümler sayesinde 2,8 milyondan fazla kişi sürdürülebilir elektriğe erişim sağladı. Aynı dönemde 113.000 kişi enerji, elektrifikasyon ve otomasyon konularında teknik becerilerini geliştirecek eğitimler aldı. Böylece 2009’dan bu yana eğitim verilen toplam kişi sayısı 1,2 milyonu aştı.

Schneider Electric Sürdürülebilirlik Müdürü (CSO) Esther Finidori, konuyla ilgili olarak “Impact 2030, herkesi kapsayan geniş ve sistemsel bir dönüşümü tetiklemek için gerekli çerçeveyi sunuyor. Hedeflerimizin somut, tutarlı ve ölçülebilir bir ilerlemeye dönüşmesiyle, olumlu sonuçların her çeyrekte hızlanarak artmasını bekliyoruz.” dedi.

2026 yılı ilk çeyrek sürdürülebilirlik sonuçlarının detaylarına ve öne çıkan başlıklarına, Schneider Electric’in ilk çeyrek gelir sonuçlarıyla birlikte yayımlanan çeyrek raporundan ulaşılabilir.

Yakın Zamandaki Başarılar:

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye