Schneider Electric, Yüksek Yoğunluklu Yapay Zeka ve Hızlandırılmış Hesaplama Uygulamalarının Zorluklarına Yanıt Veren Yeni Veri Merkezi Çözümlerini Tanıttı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Schneider Electric, Yüksek Yoğunluklu Yapay Zeka ve Hızlandırılmış Hesaplama Uygulamalarının Zorluklarına Yanıt Veren Yeni Veri Merkezi Çözümlerini Tanıttı

Yayınlandı

-

  • Yenilikçi, ön üretimli veri merkezi mimarisi, yüksek yoğunluklu bilgi işlem kümeleri için kritik IT altyapısı sunuyor
  • Yeni kabin PDU’ları ve kabin sistemleri, artan boyut ve ağırlık desteği için tasarlandı, doğrudan çipe sıvı soğutma özelliğiyle donatıldı.
  • Schneider Electric, NVIDIA MGX mimarisini desteklemek üzere Açık İşlem Gücü Projesi (Open Compute Project-OCP) esinli yeni kabin sistemini tanıttı.

Enerji yönetimi ve otomasyonun dijital dönüşümünde dünya lideri olan Schneider Electric, yeni nesil yapay zeka işlem küme mimarilerinin yoğun taleplerini karşılamak üzere özel olarak tasarlanmış yeni veri merkezi çözümlerini duyurdu. Şirket, EcoStruxure™ Data Center Solutions portföyünü geliştirerek, sıvı soğutma, yüksek güçlü busway ve yüksek yoğunluklu NetShelter Kabin sistemleri gibi altyapıları bir araya getiren ön üretimli modüler EcoStruxure Pod Veri Merkezi çözümünü tanıttı. Buna ek olarak, EcoStruxure Kabin Çözümleri, yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) ve yapay zeka odaklı veri merkezi kurulumlarını hızlandırmak için detaylı kabin konfigürasyonları ve özel çerçeve tasarımları içeriyor. Yeni EcoStruxure Pod Veri Merkezi ve EcoStruxure Kabin Çözümleri, artık dünya genelinde kullanıma sunulmuş durumda.

İşletmeler, yapay zeka kümeleri kurarken aşırı kabin güç yoğunluklarıyla karşı karşıya kalıyor, bu yoğunluğun 1 MW ve üzerine çıkması öngörülüyor. Schneider Electric’in yeni çözüm serisi, müşterilere modül ve kabin tasarımı, güç dağıtımı ve termal yönetim alanlarında ortaya çıkan yeni zorlukları karşılamak üzere entegre, veriye dayalı ve kolay ölçeklenebilir beyaz alan çözümleri sunuyor.

Schneider Electric EcoStruxure IT, İşlem & Sınır Bilişim ve Enerji Depolama Uzmanlık Merkezi Kıdemli Başkan Yardımcısı Himamshu Prasad “Yapay zeka kümelerinin gerektirdiği muazzam güç ve yoğunluk, veri merkezi mimarilerinde yeni ve özel çözümler gerektiren önemli kısıtlamalar ortaya çıkarıyor” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti: “Müşterilerin sadece aşırı ısıl yükleri ve dinamik güç profillerini yönetebilen değil, aynı zamanda hızla devreye alınabilen, öngörülebilir şekilde ölçeklenebilen ve verimli, sürdürülebilir bir şekilde çalışabilen entegre altyapı çözümlerine ihtiyacı var. NVIDIA teknolojisini destekleyen yenilikçi, yeni nesil EcoStruxure çözümlerimiz, bu kritik ihtiyaçları doğrudan karşılıyor.”

Yeni Ürün Genel Bakış

  • Ön Üretimli Modüler EcoStruxure Pod Veri Merkezi: Ön üretimli ve ölçeklenebilir pod mimarisi, operatörlerin yüksek yoğunluklu kabinleri geniş ölçekte devreye almasını sağlıyor; 1 MW ve üzeri podları destekliyor. Siparişe özel tasarlanan yeni pod altyapısı, esneklik sunarken sıvı soğutma, güç busway’i, karmaşık kablolama ile sıcak koridor kapatma, InRow ve arka kapak ısı değiştiricisi soğutma mimarilerini destekliyor. Ön Üretimli Modüler EcoStruxure Pod Veri Merkezi, yüksek yoğunluklu iş yüklerini desteklemek üzere tüm bileşenleri önceden tasarlanmış ve monte edilmiş şekilde hızlı kurulum için sevk edilmeye başlandı.
  • EcoStruxure Kabin Çözümleri: Güvenilir ve yüksek yoğunluklu bu kabin sistemleri, önde gelen IT çip ve sunucu üreticileri tarafından onaylanan EIA, ORV3 ve NVIDIA MGX modüler tasarım standartlarına uyum sağlıyor. Konfigürasyonlar, geniş bir güç ve soğutma dağıtım şemasını desteklerken, Schneider Electric’in Motivair sıvı soğutma teknolojisiyle donatılmış kabin içi soğutma çözümlerini ve yeni genişletilmiş kabin ile güç dağıtım ürünlerini içeriyor.
  1. NetShelter SX Gelişmiş Kabin: Yeni ürün serisi, artan ağırlık, kablolama ve altyapı ihtiyaçlarını karşılamak üzere daha yüksek, daha derin ve daha dayanıklı kabinlerden oluşuyor. NetShelter SX Gelişmiş, güçlendirilmiş taşıma kapasitesine (shipload rating) sahip olup, yapay zeka sunucuları ve sıvı soğutma sistemlerinin güvenli taşınmasını sağlamak için darbe emici ambalaj ile korunuyor.
  2. NetShelter Kabin PDU Advanced: Yapay zeka sunucularının yüksek akımlı güç gereksinimlerini karşılamak üzere güncellenen bu güç dağıtım üniteleri, verimli kabin düzenlemeleri için tasarlanmıştır. NetShelter Kabin PDU Advanced, daha fazla sayıda ayrılmış devreye sahip kompakt dikey ve yatay modeller sunar. Schneider Electric’in Network Management Card ile sağlanan akıllı işletim özellikleri, güvenliği artırırken EcoStruxure IT ile sorunsuz entegrasyon imkanı sağlar.
  3. NetShelter Açık Mimari: Açık İşlem Gücü Projesi (Open Compute Project -OCP) ilhamıyla geliştirilen bu kabin mimarisi, siparişe özel yapılandırılabilen bir çözüm olarak sunulmakta olup; açık kabin standartları, güç kabini ve kabin içi busbar’ı içerir. Ayrıca, NVIDIA MGX mimarisini kullanan NVIDIA GB200 NVL72 sistemini desteklemek üzere yeni bir Schneider Electric kabin sistemi geliştirilmiştir. Bu sistem, Schneider Electric’in NVIDIA’nın HGX ve MGX ekosistemleriyle ilk kez entegre olmasını sağlamaktadır.

NVIDIA Veri Merkezi Mühendisliği, Operasyonlar, Kurumsal Yazılım ve Bulut Hizmetleri Başkan Yardımcısı Vladimir Troy, “Schneider Electric’in yenilikçi çözümleri, müşterilerimizin yapay zeka girişimlerini hızlandırmak için ihtiyaç duyduğu güvenilir ve ölçeklenebilir altyapıyı sağlıyor” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Birlikte, yapay zeka fabrikalarının hızla artan taleplerine (kilowatt seviyesinden megawatt ölçeğindeki kabinlere kadar) yanıt veriyor; ölçeklenebilirlik, yoğunluk ve verimliliği en üst düzeye çıkaran geleceğe yönelik çözümler sunuyoruz.”

Yeni çözümler ve özel olarak tasarlanmış veri merkezi referans tasarımları, veri merkezi işletmecileri ile Schneider Electric’in iş ortakları ekosistemine; güçlü yapay zeka kümelerini daha hızlı ve güvenilir şekilde devreye almak için gerekli altyapı ve bilgiyi sunuyor. Ayrıca, yaygın benimseme engelleri olan:

  • Yapay zeka iş yükleri için güvenilir güç ve soğutma,
  • Kurulum karmaşıklığı ve riskler,
  • Pazara hızla ulaşma ve tedarik zinciri dayanıklılığı,
  • Gelişmiş altyapı yönetiminde yetkinlik açığı gibi zorlukların üstesinden gelinmesine olanak sağlıyor.

Gelişmiş EcoStruxure ürünleri, Schneider Electric’in ileri donanımlar, akıllı yazılımlar, EcoCare™ ve EcoConsult for Data Centers gibi hizmetler ile önde gelen IT oyuncularıyla stratejik iş birliklerini kapsayan, tam entegre ve uçtan uca yapay zeka altyapı çözümleri portföyünü güçlendiriyor. Schneider Electric, verimli, dayanıklı, ölçeklenebilir ve yapay zekaya optimize edilmiş veri merkezleri inşa etmek isteyenlerin tercih ettiği iş ortağıdır.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Warmhaus’tan 2026 Vizyonu: Sürdürülebilir Teknoloji ve Akıllı Isıtma Çözümleri

Yayınlandı

-

WARMHAUS Genel Müdürü Şebnem Güner


Yeni genel müdürlük döneminde büyüme ve dönüşüm hedeflerini netleştiren Warmhaus, enerji verimli ürünler, H2 Ready teknolojisi ve dijital çözümleriyle iklimlendirme sektöründe güçlü bir gelecek inşa ediyor.

  1. Geçen yılın sonlarına doğru şirketinizde bir üst yönetim organizasyon değişikliği olarak genel müdür olarak atandınız. Öncelikle sizi yeni pozisyonunuzdan dolayı tebrik eder, başarılar dileriz. Warmhaus için 2026 yılında gerçekleştirmeyi planladığınız çalışmalar konusunda sizden bilgi alabilir miyiz?

Öncelikle güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Warmhaus’ta uzun yıllar Finans ve Mali İşler alanlarında sürdürdüğüm görevlerimin ardından, Ekim 2025 itibarıyla Genel Müdürlük görevini devraldım. Warmhaus’un inovatif ve teknolojik çözümler yaratarak ürettiği faydayı maksimum değerlere taşımak ve sektörüne liderlik etme hedefi doğrultusunda oluşturduğu vizyonuna katkı sağlayacak projeler gündemimizde yer alıyor. Ekibimiz ile birlikte stratejilerimizi vizyonumuza katkı sağlayacak projeler üzerine oluşturuyoruz. Bu yılın yurtiçi pazarlarda yeni açıklanan konut projeleri ile birlikte hareketli bir yıl olacağını düşünüyoruz. Projelerde sunduğumuz çözüm odaklı yaklaşımız ve ürünlerimiz ile projelerin içinde aktif olarak yer almayı hedefliyoruz. Doğal gazın yeni ulaştığı yerleşimlerde, yetkili satıcı ve servis ağımızı güçlendirmek için çalışmalarımız sürüyor. Yurtdışı pazarlar için elektrikli kombi projemiz sürüyor. Ayrıca yılın son çeyreğinde ısı pompasını ürün gamımıza eklemeyi planlıyoruz.

2. Çevre dostu ve enerji verimli teknolojiler, iklimlendirme sektöründe artık temel bir gereklilik haline geldi. Ürünlerinizin çalışma prensipleri, enerji performansı ve sürdürülebilirlik yaklaşımı açısından hangi yenilikçi çözümleri sunduğunu anlatabilir misiniz?

Ürünlerimizin geliştirme ve çalışma prensiplerinin temelinde üç ana unsur yer alıyor: Çevreye duyarlılık, yüksek enerji verimliliği ve kullanıcıya sağlanan maksimum tasarruf. Tüm Ar-Ge ve üretim süreçlerimizi bu üç öncelik doğrultusunda şekillendiriyoruz.

Bu yaklaşımımızın somut çıktılarından biri olan Gaz Adaptif Sistemli kombilerimiz, yakıt tüketimini optimize ederek enerji kullanımını minimum seviyede tutuyor. Bununla birlikte, ürünlerimizde kullanılan gelişmiş izolasyon teknolojileri sayesinde ısı kaybı en aza indiriliyor; böylece hem gereksiz enerji tüketiminin hem de çevresel etkinin önüne geçiliyor.

Ayrıca kombilerimizin NOx Sınıf 6 seviyesinde olması, düşük emisyon değerleriyle çevre dostu bir performans sunmamıza olanak tanıyor. Ürünlerimizde tercih ettiğimiz yüksek kaliteli komponentler ise cihazların uzun ömürlü olmasını sağlayarak kaynak kullanımını azaltıyor ve dolaylı olarak karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sunuyor.

Bunların yanı sıra en son Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında önemli bir adım atarak H2 Ready Sertifikası aldık. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz kombilerimiz, doğal gazla birlikte yüzde 20 oranında hidrojen kullanımına uyumlu olacak şekilde tasarlandı. Bu da geleceğin enerji dönüşümüne bugünden hazır olduğumuzu gösteriyor.

Yakın zamanda üretimine başladığımız yeni nesil eşanjör tasarımımız da sürdürülebilirlik yaklaşımımızın önemli bir parçası. Bu yenilikçi tasarım ile enerji verimliliğini artırmayı, karbon salımını azaltmayı ve kullanıcılarımıza daha uzun ömürlü, yüksek performanslı çözümler sunmayı hedefliyoruz.

Ürünlerimizin en verimli şekilde kullanılmasını destekleyen dijital çözümler de geliştiriyoruz. Bu alandaki öne çıkan uygulamalarımızdan biri olan RecoWa, Wi-Fi Akıllı Oda Termostatı ile entegre çalışarak enerji tüketimini optimize ediyor. Mobil uygulama üzerinden kullanıcıların yaşam alışkanlıklarına göre ısıtma sistemlerini yönetebilmesine olanak tanıyan RecoWa, daha düşük enerji tüketimi ve daha az karbon salımı ile sürdürülebilir bir kullanım deneyimi sunuyor.

3. Projelerde tercih edilen ürün ve hizmetleriniz; yatırımcı, proje geliştirici ve son kullanıcı açısından ne gibi avantajlar sağlıyor?

Enerji tasarrufu, işletme maliyetleri, uzun ömürlülük ve konfor kriterleri açısından yarattığınız katma değeri nasıl tanımlarsınız?

Projelerde kendimizi sadece bir ürün tedarikçisi olarak değil bir çözüm ortağı olarak görüyoruz. Uzman kadromuz ile birlikte projeyi oluşturanlar ile tüm süreçte yer alarak söz konusu proje için en doğru ve en uygun maliyetli ürünü seçmek için çalışıyoruz. Konut projelerine, proje ve inşaat firmalarına çok hızlı ve efektif çözümler sunabiliyoruz. Ürünlerimiz özelinde değerlendirdiğim zaman; duvar tipi çelik eşanjörlü premix yoğuşmalı kazan serimiz kolay kurulumu, yüksek performansı, tasarruflu ve uzun ömürlü olması gibi öne çıkan özellikleri ile konut, üniversite, okul, lojman ve otel gibi büyük projeler tarafından tercih ediliyor. Hızlı ısı yayılımı sağlayan panel radyatörlerimiz yüksek korozyon direnci ve dayanıklı yapısı ile uzun ömürlü kullanım sağlıyor. Panel radyatördeki farklı çeşitlerimiz mekanlara aynı zaman estetik ve konfor da sunuyor. Doğru projelendirilmiş bir panel radyatör sistemi kombi ile birlikte maksimum verim sağlayabiliyor.  

Kombi ve duvar tipi yoğuşmalı kazan ürün gamımızda farklı kapasite seçenekleri var. Bunların hepsinin ortak noktası maksimum verim, düşük gaz tüketimi, kolay kurulum kompakt ve aynı zamanda şık tasarımlara sahip olması. Son kullanıcı açısından tüm bunlar tasarrufa ve konfora dönüşürken, projeciler tarafından da düşük merkezi sistem alt yapı maliyeti sağlıyor. 

4. Türkiye iklimlendirme pazarındaki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pazar payı, segment odakları ve bölgesel yaygınlık açısından güçlü yönleriniz nelerdir?

Önümüzdeki döneme ilişkin büyüme ve yatırım hedeflerinizi de paylaşır mısınız?

Warmhaus iklimlendirme sektöründeki yolculuğuna 1996 yılında panel radyatör üretimi ile başladı. Şirketimiz 2016 yılının Eylül ayında kombi üretimine başladı. Cihaz tarafında nispeten genç bir marka olsak da ısıtma sektöründe 30 yıllık bir geçmişe sahibiz. Sektörümüzde hızla yaygınlaşan ve büyüyen bir marka olarak hedefimiz hiçbir zaman yalnızca üretmek olmadı. Her zaman odağımızda fark yaratan inovatif ürünler geliştirerek sektörümüze yön vermek yer aldı. Nitekim bu kapsamda da Gaz Adaptif Sistemli kombi, kendi kapasitesinde dünyanın en küçük kombisi gibi örneklerini verebileceğim pek çok ilki de sektörümüze kazandırdık.  Ürünlerimizin ülkemizdeki yaygınlığını ise en iyi şu cümle ile ifade edebilirim; Türkiye’de radyatör kullanılan her 5 evden birini Warmhaus fabrikasında ürettiğimiz ürünler ısıtıyor. Kombi üretiminde her zaman kalite odaklı çalıştık. Tüketicilerin ısınma ihtiyacını tasarruf ederek karşılamasını sağlamak için özellik ve kalitesi ile üst segment olan ürünlerimizi, orta segment fiyatına satıyoruz.

2023 yılının sonlarına doğru TEKNOSAB’daki yeni üretim tesisimize taşınmıştık. Üretim tesisi anlamında uzun vadede yeni bir yatırım planlamıyoruz. Kısa vadeli iş hedeflerimiz arasında soğutma kanalına girmek yer alıyor. Ayrıca üretim tesisimiz bünyesinde bir Ar-Ge Merkezi açmayı planlıyoruz. Yurtiçi pazarlarda, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde doğal gaz altyapısının yeni devreye alındığı yerleşimlerde büyüme potansiyelini yakından takip ediyoruz. Bu bölgelerde artan talebe hızlı ve etkin şekilde yanıt verebilmek adına yetkili satıcı ve servis ağımızı stratejik olarak genişletmeye ve güçlendirmeye yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Yurtdışında ise yeni pazarlara açılmak ve mevcut pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştırmak 2026 yılı öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Global ölçekte rekabet gücümüzü artıracak adımlar atarken, sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz.

5. AR-GE yatırımlarınızın sektörel gelişime katkısı hakkında neler söylemek istersiniz? Özellikle dijitalleşme, akıllı sistem entegrasyonları ve yüksek verimlilik odağında yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?

Yakın vadede piyasaya sunmayı planladığınız yeni ürün veya hizmet modelleri hakkında ipuçları verebilir misiniz? 

Her yaşam alanı için kaliteli, güvenilir ve fark yaratan çözümler bulmak için çalışıyoruz. Pek çok farklı yaşam alanı var. Kullanıcıların yaşam tarzları ihtiyaçları da farklılık gösteriyor. İklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak bu değişimi yakalayabilmeniz, ihtiyaçlara çözüm üretebilmeniz için yenilikçi bir bakış açısına sahip olmanız, yeni yaşam standartlarına uygun teknolojik ve dijital çözümler sunmanız gerekiyor. Ayrıca 40’tan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Farklı coğrafyaların ihtiyaçlarına cevap verebilecek esneklikte olmaz iseniz rekabet edemezsiniz. Biz tüm bu bahsettiğim konularda avantajlı konumdayız. Çünkü çevik ve dinamik bir Ar-Ge ekibimiz var. Üretim altyapımız ve teknolojik gücümüz sayesinde ürünlerimizin donanım ve yazılımlarını ihtiyaçlara göre hızlı şekilde uyarlayabiliyoruz. Ar-Ge tarafında geliştirdiğimiz ürünlerde ve ürünlerimizde kullandığımız teknolojilerde enerji ve su gibi kaynakların verimli kullanımını sağlamak, kullanıcıya tasarruf sağlayabilmek ve tabi çevreye zarar vermeyecek ürünlerin geliştirilmesi öncelikli konularımız arasında olarak yer alıyor. Ürünlerimizin en verimli şekilde kullanılabilmesi için dijital trendler doğrultusunda çözümler sunuyoruz. Kullanıcıya kolaylık ve konfor sağlayacak mobil cihazlar için özel uygulamalar geliştiriyoruz. 

2026 yılında da yeni ürün ve hizmetler için Ar-Ge Bölümümüz ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bunlara birkaç örnek vermem gerekirse; Mart ayında hali hazırda yurtdışı pazarlar için ürettiğimiz yeni nesil pnömatik kombi Glowa’yı yurtiçi pazarlara da sunduk. Yeni endüstriyel yüz tasarımı, yüksek verim, akıllı modülasyon ve XL seviyesinde sıcak su performansı Glowa’nın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Glowa’nın geniş modülasyon özelliği ise kombinin kapasitesinin ihtiyaca göre ayarlanmasına ve bu sayede hem gaz hem de elektrik enerjisinden tasarruf edilmesine olanak veriyor. İlk etapta 24 kW ısıtma kapasitesi ile piyasaya sunduğumuz ürünümüzün ilerleyen dönemde  farklı kapasite seçeneklerini de satışa sunmayı planlıyoruz. Diğer bir projemiz ise yüksek kapasiteli şofben. Mevcut 12 litre kapasiteli modelimize ek olarak, 14 litre kapasiteli yeni bir şofben üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

Çok kısa bir süre önce, kombinin adeta kalbi olarak nitelendirilen eşanjörün üretimine başladık. Sektörümüzde büyük ölçüde ithal edilen bu kritik bileşeni kendi bünyemizde üretebilmek adına teknolojik altyapımıza önemli ve stratejik bir yatırım gerçekleştirdik.Bu seviyede kritik bir parçanın üretimi için Ar-Ge ekibimizle birlikte uzun, titiz ve çok aşamalı bir hazırlık süreci yürüttük. Tasarım, mühendislik analizleri, numune üretimleri ve kapsamlı test süreçlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından seri üretime geçtik. Geliştirdiğimiz yeni nesil eşanjör tasarımı sayesinde cihazlarımızda yüzde 98’e varan verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, hem mühendislik yetkinliğimizin hem de üretim kabiliyetlerimizin geldiği noktayı açıkça ortaya koyuyor. Yüzde yüz yerli sermaye ile üretim yapan bir firma olarak, böylesine kritik bir bileşeni yerli imkanlarla üretmenin ülke ekonomisine sağladığı katkı ise bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır.

6. İklimlendirme sistemlerinde satış sonrası hizmetlerin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Servis ağı, teknik destek, bakım sözleşmeleri ve müşteri deneyimi süreçleri açısından sunduğunuz hizmetler markanızın güvenilirliğine nasıl katkı sağlıyor?

Panel radyatör, kombi ve kazan gibi ürünler uzun ömürlü yapıları gereği kullanıcı konforu ve enerji verimliliği üzerinde doğrudan belirleyici rol oynar. Bu nedenle müşteri deneyimi açısından satış sonrası hizmetlerin kalitesi, en az ürünün teknik performansı kadar kritik bir unsurdur. Warmhaus olarak en kaliteli malzemeler ile en güvenli, kullanıcının maksimum verimi alacağı ve uzun ömürlü ürünler üretmek için çalışıyoruz. Verimlilik anlayışımız sadece ürün ile kısıtlı değil.  Satış sonrası hizmetler, teknik servis gibi tüm süreçlerin verimliliği de bizim için çok önemli. Türkiye’de, 186 yetkili servis noktamız ile faaliyet gösteriyoruz. Yetkili servislerimiz düzenli olarak teorik ve sahada ihtiyaç duyacakları konularda eğitim veriyoruz. Bu eğitimlerle servislerin bilgi birikimlerini pekiştirmeyi ve satış sonrası hizmet süreçlerinde kaliteyi artırmayı hedefliyoruz. Hiç şüphesiz ki güçlü bir servis organizasyonu markaya olan güven ve sadakatin inşa edilmesinde en önemli unsurlardandır.  Bu bilinçle, satış sonrası hizmetlerimizi stratejik bir değer alanı olarak konumlandırmaya devam ediyoruz. 

7. Üretim süreçlerinizden ürünlerin kullanım ömrüne kadar uzanan çevresel etki perspektifinde sürdürülebilirlik yaklaşımınızı nasıl şekillendiriyorsunuz?

Yenilenebilir enerji kullanımı, karbon ayak izi azaltım hedefleri ve döngüsel ekonomi uygulamaları konusunda şirketinizin vizyonunu paylaşır mısınız?

Özellikle küresel iklim krizi, enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji güvenliği gibi konular, daha verimli ve farklı enerji türleri ile çalışabilen yeni ürünlere ciddi bir talep oluşturdu. Gerçekleştirdiğimiz tüketici ve Pazar araştırmalarımızda da enerji ve su gibi önemli kaynakların sorumlu kullanımı konusunda farkındalığın arttığını gördük. İklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren bir marka olarak, bu dönüşümün bir parçası olmanın ötesinde, yön verici aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda sürdürülebilirlik yaklaşımımızı; ürün geliştirmeden üretim süreçlerine, satış sonrası hizmetlerden dijital çözümlere kadar tüm değer zincirimizi kapsayacak şekilde bütüncül bir yapıda ele alıyoruz. Markamızın geliştirdiği ürünlerde ve kullandığı teknolojilerde kaynakların verimli kullanımı önemli özelliklerinin başında geliyor. Kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını sağlayan çevreci ürünler geliştiriyoruz. Sadece ürün verimliliği değil aynı zamanda kullanıcılarımıza sunduğumuz satış sonrası hizmetler, dijital uygulamalar gibi tüm süreçleri verimli şekilde inşa etmeye çalışıyoruz.

Üretim süreçlerimizde de sürdürülebilir üretim bizim için çok önemli bir konu. Fabrikamızdaki hatlarımızdaki otomasyon kontrolü ile verimliliğimizi artırarak enerji kullanımını düşüyoruz. Tesis alt yapımızda aynı zamanda enerji verimliğini sağlayan yüksek enerji sınıfına sahip elektrik motorları ve modülasyonlu pompa sistemleri kullanıyoruz.  Ters ozmoz sistemimizde oluşan atık suyun geri kazanımına yönelik de iyileştirme çalışması yürütüyoruz. Bu uygulama ile proses suyu tekrar sisteme kazandırılarak bu sayede yıllık yaklaşık 2.250 m³ su tasarrufu sağlanarak doğal kaynak tüketimi azaltılacaktır.  Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji ile uyumlu ürün portföyümüzü genişleterek, karbon ayak izimizi azaltan ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen çözümler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Enerji ve Kaynak Teknolojilerinde Global Güç: Fronius’un Sürdürülebilir Gelecek Vizyonu

Yayınlandı

-

Nusret Bilen Fronius Türkiye Genel Müdürü


Kaynak teknolojilerinden güneş enerjisine uzanan geniş çözüm portföyüyle Fronius, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla hem sanayide hem de enerji sektöründe geleceğin dönüşümüne yön veriyor.

  1. Öncelikle Fronius’u daha yakından tanıyabilir miyiz? Şirketin global faaliyet alanları, temel teknoloji odakları ve Türkiye’deki yapılanması hakkında bilgi verebilir misiniz?

1945 yılında Avusturya’da kurulan Fronius, elektrik enerjisinin üretilmesi, dönüştürülmesi ve verimli şekilde kullanılması alanlarında dünya çapında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi. Kuruluşumuzdan bu yana inovasyon odaklı bir yaklaşım benimsiyor ve faaliyetlerimizi Fronius Welding ile Solar & Energy olmak üzere iki stratejik iş segmenti etrafında şekillendiriyoruz.

Fronius Welding iş segmenti kapsamında endüstriyel üretime yönelik yüksek hassasiyetli, verimli ve güvenilir kaynak teknolojileri geliştiriyoruz. Enerji verimliliği yüksek kaynak sistemlerimiz, proses optimizasyonu sayesinde hatalı üretim oranlarını düşürerek malzeme ve enerji israfını azaltıyor. Bu çözümler otomotivden ağır sanayiye kadar birçok sektörde üretim kalitesini ve verimliliği artırmaya katkı sağlıyor.

Solar & Energy tarafında ise inverter teknolojileri, enerji depolama sistemleri ve dijital enerji yönetim çözümleriyle bireysel, ticari ve endüstriyel kullanıcıların sürdürülebilir enerjiye geçişini destekliyoruz. Bugün yaklaşık 7 bin çalışanımız, dünya genelindeki 37 iştirakimiz ve 60’tan fazla ülkede yaygın servis ve partner ağımızla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye’de ise güçlü bir organizasyon yapımız bulunuyor. Satış, servis, teknik destek ve eğitim ekiplerimizin yanı sıra geniş iş ortağı ve servis ağımız sayesinde hem sanayi hem de enerji sektöründe müşterilerimize hızlı ve güvenilir çözümler sunuyoruz. Türkiye pazarı Fronius için stratejik öneme sahip ve uzun yıllardır burada güçlü bir teknoloji partneri olarak konumlanıyoruz.

  1. Günümüzde sürdürülebilirlik, sanayi ve teknoloji şirketlerinin stratejik gündeminde önemli bir yer tutuyor. Fronius’un kurumsal sürdürülebilirlik yaklaşımını ve bu alandaki önceliklerini nasıl tanımlarsınız?

Sürdürülebilirlik bizim için uzun vadeli gelişim stratejisinin temel unsurlarından biri. Enerji verimliliği, kaynakların sorumlu kullanımı ve uzun ömürlü teknolojiler geliştirmek, tüm faaliyetlerimizin merkezinde yer alıyor. Bu yaklaşımı çevresel sorumluluk, ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal katkı başlıkları altında ele alıyoruz. Solar & Energy iş segmentimizde geliştirdiğimiz inverter teknolojileri ve enerji yönetim çözümleri, yenilenebilir enerjinin daha verimli kullanılmasına katkı sağlıyor. Fronius Welding tarafında ise sürdürülebilirliği üretim süreçlerinin verimliliği üzerinden ele alıyoruz. Enerji tasarrufu sağlayan kaynak teknolojileri, sıfır hata ve minimum atık yaklaşımıyla üretim hatlarında hem enerji tüketimini hem de malzeme kaybını azaltıyor. Uzun ömürlü ve tamir edilebilir ürün yapımız da ekipmanların kullanım süresini uzatarak kaynak tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor.

  1. Enerji dönüşümü küresel ölçekte hız kazanırken şirketlerin enerji yönetimi ve verimlilik konularındaki sorumlulukları da artıyor. Fronius bu dönüşüm sürecine hangi çözümleri ve teknolojileriyle katkı sunuyor?

Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasıyla birlikte enerji üretimi, tüketimi ve yönetimi konusunda daha bağlantılı ve veri odaklı sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Fronius olarak bu dönüşüme özellikle Solar & Energy iş segmentimiz kapsamında geliştirdiğimiz teknolojilerle katkı sağlıyoruz. Geliştirdiğimiz inverter teknolojileri güneş enerjisinin verimli şekilde kullanılmasını mümkün kılarken Solar.web platformu sayesinde kullanıcılar enerji üretim ve tüketim verilerini gerçek zamanlı olarak izleyebiliyor. Bu sayede enerji yönetimi daha şeffaf ve daha verimli hale geliyor. Bu yaklaşımı “Güneşin gücüyle, 24 saat kesintisiz bağlantı” anlayışıyla ifade ediyoruz. Öte yandan Fronius Welding tarafında da üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artıran teknolojiler geliştiriyoruz. Modern kaynak sistemlerimiz daha düşük enerji tüketimiyle yüksek performans sunarken proses stabilitesi sayesinde yeniden işleme ve hurda oranlarını azaltıyor. Bu da sanayide sürdürülebilir üretime doğrudan katkı sağlıyor.

  1. Solar & Energy alanındaki çözümleriniz enerji üretimi ve tüketimi konusundaki dönüşüm sürecinde nasıl bir rol üstleniyor?

Yenilenebilir enerji sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte enerji üretimi daha dağıtık ve daha esnek bir yapıya dönüşüyor. Bu yeni enerji ekosisteminde enerjinin doğru şekilde yönetilmesi ve tüketimle dengelenmesi büyük önem taşıyor. Solar & Energy çözümlerimiz bu dönüşümde önemli bir rol üstleniyor. Geliştirdiğimiz inverter teknolojileri sayesinde güneş enerjisinden maksimum verim elde edilmesini sağlıyoruz. Ayrıca Fronius teknolojilerinin önemli bir özelliği de Avrupa’da üretim anlayışına dayanmasıdır. “Powered by Europe” yaklaşımıyla geliştirilen sistemlerimiz Avusturya mühendislik standartlarını yansıtırken aynı zamanda krizlere dayanıklı ve güvenilir bir tedarik zinciri yapısına sahip. Bu sayede müşterilerimize uzun vadeli, güvenilir ve yüksek performanslı enerji sistemleri sunabiliyoruz.

  1. Sürdürülebilirlik günümüzde üretim süreçleri, ürün yaşam döngüsü ve kurumsal operasyonlar gibi birçok başlığı kapsıyor. Fronius bu alanlarda nasıl bir yaklaşım benimsiyor?

Sürdürülebilirlik yalnızca enerji üretimiyle sınırlı bir başlık değil; ürün tasarımından üretim süreçlerine kadar geniş bir perspektifi kapsıyor. Bu nedenle Fronius olarak ürünlerimizi mümkün olan en uzun ömürlü olacak şekilde tasarlamaya büyük önem veriyoruz. Ürünlerimizin tamir edilebilir yapıda olması bu yaklaşımın önemli bir parçası. Birçok sektörde ekipmanlar arıza durumunda tamamen değiştirilirken, Fronius teknolojilerinde parça bazlı tamir ve bakım mümkün. Bu sayede hem ürün ömrü uzuyor hem de kaynak tüketimi azalıyor.

Aynı zamanda Fronius Welding segmentinde geliştirdiğimiz yüksek verimli kaynak sistemleri, üretim hatlarında hata oranlarını düşürerek malzeme kaybını azaltıyor. Solar & Energy tarafında ise enerji verimliliği yüksek inverter teknolojileri ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde daha sürdürülebilir bir enerji kullanımına katkı sağlıyoruz.

  1. Fronius’un dijital çözümleri ve teknolojik altyapısı sürdürülebilir üretim hedeflerini nasıl destekliyor?

Dijitalleşme günümüzde üretim ve enerji yönetimi süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaratıyor. Veri analitiği ve bağlantılı sistemler sayesinde performansın daha yakından izlenmesi ve optimize edilmesi mümkün hale geliyor. Solar & Energy tarafında Solar.web platformumuz kullanıcıların sistemlerini gerçek zamanlı olarak izlemesine olanak tanıyor. Enerji üretimi, tüketimi ve depolama verileri tek bir platform üzerinden analiz edilebiliyor. Bu yaklaşım enerji verimliliğini artırırken kullanıcıların daha bilinçli enerji yönetimi kararları almasına yardımcı oluyor. Fronius Welding tarafında ise dijital kaynak çözümleri üretim hatlarında süreç verilerini analiz ederek kaliteyi ve verimliliği artırıyor. Bu sayede hem enerji tüketimi hem de malzeme kaybı azalıyor.

  1. Önümüzdeki yıllarda enerji ve sanayi alanlarında sürdürülebilirlik açısından nasıl bir dönüşüm öngörüyorsunuz? Fronius’un bu dönüşümdeki rolü sizce nasıl şekillenecek?

Önümüzdeki yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarının payı artarken enerji depolama, dijital enerji yönetimi ve akıllı şebeke çözümleri bu dönüşümün önemli parçaları olacak. Fronius olarak bu dönüşümün aktif bir parçası olmayı hedefliyoruz. Solar & Energy tarafında güneş enerjisi sistemlerinin daha bağlantılı ve daha akıllı hale gelmesini sağlayan teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz. Solar.web gibi dijital platformlar sayesinde kullanıcıların enerji üretimlerini daha etkin şekilde yönetebildiği bir ekosistem oluşacağını öngörüyoruz. Sanayi tarafında ise Fronius Welding teknolojileri üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artıran ve hatalı üretimi minimize eden çözümler sunmaya devam edecek. “Powered by Europe” yaklaşımıyla geliştirilen, uzun ömürlü ve tamir edilebilir ürünlerimiz sayesinde hem sürdürülebilir üretime hem de güvenilir teknoloji altyapısına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Siemens, Hannover Messe 2026’da  Endüstriyel Yapay Zekayı Sahneye Taşıyor

Yayınlandı

-

  • Sanayi için artan dayanıklılık ve rekabet gücü
  • Kalite ve verimliliği artırmak için sektöre özel yapay zeka çözümleri
  • Veri merkezlerinin büyük ölçüde artan enerji gereksinimlerini karşılayacak çözümler

Bu yılki Hannover Messe’de, Siemens yeni dijital çözümlerin endüstriyi ve bir üretim üssü olarak Avrupa’yı geleceğe nasıl hazırladığını gözler önüne serecek. Özellikle beceri eksikliği, kıt kaynaklar, değişken piyasalar ve artan karmaşıklık ortamında, yapay zeka ve kapsamlı bir dijital ikiz gibi teknolojiler, inovasyonu hızlandırarak, üretkenliği artırarak ve şirketlerin kaynak verimliliğini geliştirerek belirleyici rekabet avantajları sağlayabilir.

Siemens AG Başkanı ve CEO’su Roland Busch konuyla ilgili şunları söyledi: “Endüstriyel yapay zeka gelecekte endüstride kimin liderlik edeceğini belirleyecek. Bu nedenle, tasarım ve mühendislikten üretim ve işletmeye kadar yapay zekayı gerçek dünyaya taşıyan endüstriyel bir yapay zeka işletim sistemi inşa ediyoruz. Bu da müşterilerimize net bir rekabet avantajı sağlayarak onları daha hızlı, daha verimli ve daha esnek hale getiriyor.”

Hannover Messe’de, Siemens özellikle robotik alanındaki yeni endüstriyel yapay zeka ürünlerini ve projelerini sergilerken, yeni teknolojilerin tedarik zincirlerini ve lojistik süreçlerini nasıl daha esnek hale getirebileceğini gösterecek.

Siemens standında, günümüz teknolojisinin halihazırda neler sunabildiği ve birkaç yıl içinde fabrikalarda günlük işleyişin nasıl şekillenebileceği de vurgulanacak.

Bu yılın odak noktalarından biri de tüketim ürünleri sektörü. Siemens, ABD’li gıda üreticileri Pringles ve PepsiCo’nun değer zincirlerini nasıl dijitalleştirdiğini Şirketlerin endüstriyel yapay zekadan yararlanarak verilerinden katma değer üretmesiyle ürünlerini pazara daha hızlı ve daha güvenilir bir şekilde sunabilmesi de bu kapsamda ele alınacak. Örneğin, ürün şartnameleri doğrudan tariflerle bağlantılı olacak, lojistik, depolama ve tedarik zincirleri birbirine bağlanacak ve böylece tamamen şeffaf ve izlenebilir olacak. Siemens standında ayrıca, doğrudan müşterinin bulunduğu yerde inşa edilebilen ve yerel pazar değişikliklerine çok hızlı yanıt vermek için simülasyon teknolojisi ve yapay zeka kullanan esnek, modüler bir mini fabrika olan pop-up fabrika da vurgulanacak.

Ziyaretçiler üretimin geleceği hakkında da fikir sahibi olacak. İnovasyon Merkezinde, ziyaretçiler endüstriyel yapay zekanın giderek daha otonom hale gelen bir endüstriyi nasıl şekillendirdiğini görecek. Katmanlı üretim kullanılarak ayakkabı tabanlarının esnek bir şekilde üretilmesi buna yönelik bir örnek olarak ön plana çıkıyor. Kullanıcılar bireysel özelleştirme taleplerini bir yapay zeka sohbet arayüzü aracılığıyla giriyor. Daha sonra, arka plandaki yapay zeka doğru tasarım araçlarını koordine ediyor. Üretim yapay zeka ajanları tarafından otonom olarak yönetiliyor, insansı robotlar ayakkabıları üretim süreci boyunca taşıyor ve yapay zeka kontrollü robotlar bitmiş ürünü paketliyor.

Veri merkezlerinin büyük ölçüde artan enerji gereksinimleri de Siemens standında odak noktası olacak. Günümüzde her 100 enerji santralinden biri yalnızca veri merkezlerini desteklemek için çalışıyor. 2030 yılına kadar bu sayı her 10 enerji santralinden birine yükselebilir. Bu merkezler, doğru akımla (DC) çalışan verimli, yüksek performanslı güç şebekelerine ihtiyaç duymaktadır. DC güç şebekeleri daha yüksek güç yoğunlukları sağlamakta ve yeni nesil veri merkezleri için temel oluşturmaktadır. Güneş enerjisi ve batarya depolama gibi yenilenebilir enerji kaynakları da bu şebekelere entegre edilebilir. Sonuç olarak, operatörler yalnızca daha fazla verimlilikten değil, aynı zamanda piyasadaki dalgalanmalardan bağımsız olarak daha sürdürülebilir ve istikrarlı bir enerji arzından da faydalanacak. Bu çerçevede Siemens, DC güç şebekelerinin gereksinimlerine göre uyarlanmış ilk yarı iletken tabanlı koruma ve anahtarlama sistemini sunacak. Bu teknoloji DC’yi olağanüstü hız ve hassasiyetle koruyup gerekli geçişi gerçekleştirmektedir.

Siemens, Hannover Messe’deki 20-24 Nisan 2026 tarihleri arasında 27. Salon’daki A48 numaralı stantta yer alacak. Şirket, 20 Nisan günü saat 17:45’te Siemens standında bir basın toplantısı düzenleyecek. Konferans çevrim içi olarak da canlı yayınlanacak. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in 20 Nisan sabahı Siemens standını ziyaret etmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye