GENEL
Sanayi Tesislerinde Yangın Yalıtımı, Hayati Önem Taşır
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Yangın yalıtımı, sanayi tesislerinde hem İş Yeri Sağlığı ve Güvenliği (İSG) açısından hem de maddi kayıpların önlenmesi için en çok dikkat edilmesi, iyi uygulanması gereken yalıtım konusu olarak ön plana çıkıyor. Yanıcı malzemelerin ve kimyasalların, yanıcı gazların kullanıldığı; yüksek miktarda enerji akışı gerçekleşen sanayi tesislerinde ve depo alanlarında asla ihmale gelmeyecek bir konu olan yangın yalıtımı, yangının büyümesini sınırlıyor, çalışanların güvenli tahliyesi ve yangına müdahale için zaman kazandırıyor. Sanayi tesislerinde aktif yangın koruma sistemlerinin, yangın yalıtımı ile desteklenmesi büyük önem taşıyor. Eryap Grup bünyesinde yer alan, sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli tek Türk markası Bonus Yalıtım, çekme dayanımının yanı sıra yüksek basma dayanımı da sunan, A1 sınıfı yangına dayanıklılığa sahip Bonus Taş Yünü ürün ailesiyle sanayi tesislerinde yangın güvenliğinin yanı sıra enerji verimliliğine de katkı yapıyor.
İhracatta yüzde 90’ın, gayri safi milli hasılada yüzde 22’nin, toplam istihdamda yüzde 17’nin üzerinde paya sahip sanayi üretimi, ulusal ekonominin en büyük güçlerinden birini oluşturuyor. Türkiye’nin toplam iş gücünün önemli bir kısmını oluşturan sanayi çalışanlarının, milli gelirin ürettiği sanayi tesislerinde yangın yalıtımı, hem İş Yeri Sağlığı ve Güvenliği (İSG) açısından hem de maddi kayıpların önlenmesi için büyük önem taşıyor.
Yangının etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik yapısal önlemleri tanımlayan yangın yalıtımının, sanayi tesisleri ve depolarda en önemli konular arasında ön sırada yer aldığını; can ve mal güvenliğini doğrudan etkileyen, asla ihmale gelmeyecek bir konu olduğunu vurgulayan ERYAP Grup Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, “Sanayi tesislerinde yüksek miktarda yanıcı malzemeler ve kimyasallar, yanıcı gazlar kullanılır; yüksek miktarda enerji akışı vardır. Yangın, sanayi tesislerinde can kaybı ve İSG riskleri oluşturmanın yanı sıra, büyük maddi zararlara da yol açabilir. Üretim hattının zarar görmesi, makinelerin tahrip olması veya bina yapısının hasar alması, üretimin kesintiye uğramasına neden olabilir. Bu, kısa vadede üretim kaybına, uzun vadede ise tedarik zincirinin bozulmasına neden olur. Sanayi tesislerinde yangın güvenliği zafiyetleri ayrıca, sigorta maliyetlerini artırır ve işletmelere yüksek primler olarak geri döner. Öte yandan sanayi tesisleri, genellikle organize sanayi bölgelerinde, birbirine yakın konumda yer aldığından, hızla yayılan yangınlar komşu tesisler için de ciddi risk oluşturabilir. Fabrika, depo gibi endüstriyel yapılarda aktif yangın koruma sistemlerinin, mutlaka çatı ve cephelerde taş yünü kullanımı gibi doğru yangın yalıtımı çözümleri ile desteklenmesi gereklidir. Doğru uygulanmış yangın yalıtımı, yangının büyümesini sınırlar, çalışanların güvenli tahliyesi ve yangına müdahale için zaman kazandırır” şeklinde konuştu.
Bonus Taş Yünü A1 Sınıfı Yangına Dayanıklılığa Sahip
Eryap Grup bünyesinde yer alan, sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli tek Türk markası Bonus Yalıtım’ın, A1 sınıfı yangına dayanıklılığa sahip ürünü Bonus Taş Yünü ürünleri ile sanayi tesislerinde yüksek verimli yangın yalıtımı sağladığını söyleyen Tolga Ceylan, “Sanayi tesislerinde yangın yalıtımının yanı sıra, enerji verimliliği açısından büyük önem taşıyan ısı yalıtımı ve ses yalıtımı ihtiyaçlarına en uygun yalıtım malzemesi, taş yünüdür. Bonus Taş Yünü ürün ailemiz, gelişmiş teknolojisi ve üstün performansıyla yangın, ısı ve ses yalıtımı gibi üç temel ihtiyacı tek bir ürünle karşılayabilme özelliği sunuyor. Bonus Taş Yünü ürünlerimiz, Türkiye’nin dört bir yanında gübreden kartona, otomotivden çimentoya farklı endüstrilerde, farklı boyutlarda üretim tesislerinin yanı sıra, kargo ve lojistik merkezlerinde, termik ve jeotermal santrallerde de kullanılıyor” dedi.
ERYAP Grup Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yalıtımda taş yünü özelinde genellikle mantolama uygulamaları ön plana çıkmakta ve bu uygulamalarda da yüzeyde çekme dayanımı aranmaktadır. Ancak öte yandan, sanayi üretim tesislerinde, taş yünü ile yalıtım uygulamalarında; özellikle de teras ve çatı uygulamalarında basma dayanımına da gerek duyulmaktadır. Sanayi tesislerinde çatı ve teras alanlarının verimli kullanımı, yalıtımın enerji verimliliği ve güvenlik açısından giderek artan bir öneme sahip olmasına neden olmaktadır. Buna en güzel örnek ise; günümüzde birçok üretim tesisi, çatı alanlarını Güneş Enerjisi Santralleri (GES) yatırımları için kullanmakta ve bu alanlarda tercih edilen yalıtım malzemelerinin yüksek basma dayanımı ve yangına karşı direnci ön planda tutulmaktadır. Bonus Taş Yünü ürünlerimizle çekme dayanımı ile beraber yüksek basma dayanımı da sunuyor olmamız bizi sektörde ayrıştırmaktadır.”
Taş yünü ürün ailemiz içerisinde yer alan yüksek yoğunluğa ve basma dayanımına sahip Bonus Premium R Taş Yünü ürünümüz, sanayi üretim tesislerinde eğimli, gezilebilen veya gezilemeyen çatılarda kullanıma son derece uygundur. Özellikle sanayi tipi yapıların yalıtımında sağladığı avantajlarla öne çıkan bir diğer ürünümüz Bonus Taş Yünü Panel, kolay ve hızlı uygulanabilir bir ürün olmasıyla, inşaat süreçlerini büyük ölçüde hızlandırır ve projenin tamamlanma süresini kısaltır. Ayrıca, boya gibi ilave uygulamalara ihtiyaç duymadan estetik bir görünüm sunarak hem maliyet avantajı hem de zaman tasarrufu sağlar. Yüksek performanslı ısı, ses ve yangın yalıtımı özellikleri ile sanayi yapılarında çatı, cephe ve kenet kaplama sistemleri yalıtımında ideal bir çözüm olarak tercih edilmektedir” dedi.
Termik ve Jeotermal Santrallerde de Kullanılıyor
Tolga Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bonus Taş Yünü ürün ailemizin bir diğer üyesi Bonus Taş Yünü INDUSTRIAL MW, özellikle sanayi tesislerinde yalıtım uygulamalarında kullanılmak üzere üretilmiş bir taş yünü şiltedir. Tüm sanayi tesislerinde ve kazan, tesisat, egzoz boruları, elektrofiltre, kanal, çelik konstrüksiyon yapılar, çift cidarlı kaplar, etüvler gibi üretim elemanlarında ısı, ses ve yangın yalıtımı amacıyla kullanılan bu ürünümüz, yangının yayılmasını engellemekte ve ekipmanların alevden zarar görmesinin önüne geçmektedir. Bonus Taş Yünü INDUSTRIAL MW, termik ve jeotermal santrallerde kazanlarda, aktarma boru hatlarında ve bacalarda ısı yalıtımı sağlamak ve kaybı azaltmak için kullanılır. Bu ürünümüzün bir diğer önemli özelliği de sanayi tesislerinde kaçınılmaz olarak ortaya çıkan titreşimleri absorbe edebilen, yüksek esnekliğe sahip yapısıdır.”
Sanayide Enerji Verimliliğine de Katkı Sağlıyor
Bonus Taş Yünü ürünlerinin, sanayide enerji verimliliği açısından büyük önem taşıyan ısı yalıtımı için de en uygun ürünler olduğunu ifade eden Tolga Ceylan, “Enerji, sanayinin en önemli maliyet kalemleri arasında yer alıyor. İyi ısı yalıtımı uygulamaları hem sürdürülebilir karlılık hem de sanayi kuruluşlarında raporlamasına giderek daha fazla önem verilen sürdürülebilirlik parametrelerinde iyileşme için enerjinin verimli kullanımına doğrudan olumlu etki yapar. Isı yalıtımı, hem üretim proseslerinde ısı kayıplarının engellenmesine katkı sağlar hem de ortam ısıtması ve soğutması için harcanan enerjide tasarruf sağlar. Elyaflı bir yapıya sahip Bonus Taş Yünü, endüstri tesislerinde çalışan verimini düşürebilen, dikkat dağınıklığına ve iş kazalarına da neden olabilen gürültü kirliliğinin engellenmesi için ses yalıtımında da çok etkili bir üründür” şeklinde konuştu.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Mitsubishi Heavy Diamond Serisi ZSX, Mevsim Geçişlerinde Çalışma Kapasitesini İhtiyaca Göre Ayarlıyor
Yayınlandı
2 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
GENEL
Siemens Türkiye, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘İklim Destekçisi’ oldu
Yayınlandı
2 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
170 yıldır Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne katkı sunan Siemens Türkiye, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenecek COP31 2026 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi kapsamında Yeşil Bölge’de İklim Destekçisi olarak Teknoloji, İnovasyon ve Bilgi Hub’ında yer alacak. Şirket, enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, enerji ve kaynak verimliliği ve iklime dayanıklı altyapı dijital dönüşüm alanlarındaki teknoloji ve uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak.
Siemens Türkiye, sürdürülebilir bir gelecek için teknolojinin sunduğu olanakları somut sonuçlarla ortaya koyduğu çalışmalarını COP31 kapsamında paylaşacak. Yeşil Bölge’de gerçekleştirilecek etkinliklerde şirketin kendi operasyonlarındaki karbonsuzlaşma ve kaynak verimliliği uygulamalarının yanı sıra müşterileriyle gerçekleştirdiği enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilir altyapı projelerinden örnekler aktarılacak. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’de elektrifikasyon, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, iklime dayanıklı şehirler ve döngüsellik gibi başlıklar öne çıkarken, Siemens Türkiye de bu alanlardaki teknoloji ve çözüm portföyünü paylaşacak.
Siemens Türkiye, operasyonlarında emisyonlarını yüzde 70 azalttı
Siemens Türkiye, 2025 yılında operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini 2019 yılına kıyasla yüzde 70 azaltarak 4.500 ton CO₂ eşdeğeri seviyesine indirdi. Şirket, 2030 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanırken, 2022-2025 döneminde enerji tüketimini yüzde 13 azalttı. Gebze fabrikasındaki güneş enerjisi sistemi de tesisin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor.
Operasyonlardan müşterilere uzanan ölçülebilir etki
Siemens Türkiye, enerji verimliliği çözümleriyle dört ülkede 22 müşteriye hizmet verirken, 448 enerji tasarrufu önleminin uygulanmasına destek oldu. Bu çalışmalar kapsamında müşteriler için 21,72 milyon avro tasarruf potansiyeli oluşturulurken, projelerin toplamında yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlandı.
Siemens Türkiye, COP31 kapsamında farklı sektörlerden müşterileriyle hayata geçirdiği sürdürülebilirlik projelerinden örnekleri de ziyaretçilerle buluşturacak. Enerji verimliliği, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve altyapı alanlarındaki projeler aracılığıyla teknolojinin kaynakların daha verimli kullanılması, enerji tüketiminin azaltılması ve emisyonların düşürülmesine sağladığı katkı somut örneklerle paylaşılacak.
Gebze fabrikasında düşük karbonlu üretim dönüşümü
Siemens Türkiye’nin Gebze Üretim Tesisi’nde yürüttüğü BOLD (Building Our Low-carbon Destination) programı, düşük karbonlu üretime geçiş yaklaşımının somut örneklerinden birini oluşturuyor.
2021-2024 dönemindeki BOLD Faz 1 kapsamında güneş enerjisi, yüksek verimli LED aydınlatma, LEED Gold sertifikalı sürdürülebilir bina yaklaşımı ve yeşil enerji kullanımı hayata geçirildi. Tesisin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 8-10’u sahadaki güneş enerjisi sistemlerinden karşılanırken, yıllık yaklaşık 1,3 GWh yenilenebilir enerji üretildi.
LEED Gold tasarımı sayesinde enerji ve su tüketiminde sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 50 tasarruf sağlanırken, inşaat atıklarının yüzde 75’i geri kazanıldı. Tesisin elektrik tüketimi ise yüzde 100 yeşil enerji kaynaklarından karşılanıyor.
2026-2027 dönemini kapsayan BOLD Faz 2 kapsamında yeni nesil ısı pompası sistemleri, ısıtma ve soğutma altyapısının yenilenmesi, otomatik havalandırma yönetimi, kompresörlerden atık ısı geri kazanımı ve yapay zekâ destekli bina otomasyon sistemleri gibi uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu çalışmalarla 2027 yılında karbon emisyonlarında yaklaşık yüzde 93, enerji, doğal gaz ve su kullanımında ise yaklaşık yüzde 54 azalma hedefleniyor.
Kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi
Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmalarında kaynakların verimli kullanılması ve döngüsel ekonomi uygulamaları da önemli bir yer tutuyor. Gebze tesisinde tek kullanımlık plastik kullanımını yüzde 70 azaltan şirket, 2020’den bu yana 29,4 ton plastiğin kullanımını ortadan kaldırdı. Tesis, “Zero Waste to Landfill” başarısına ulaşırken atık geri kazanım oranı yüzde 99,6 seviyesine yükseldi.
Su güvenliğine dayanıklı altyapı desteği
Siemens’in katkı sunduğu diğer örnek bir proje ise Fırat-Gaziantep OSB Su İletim Hattı Projesi. Günlük 80 bin ila 120 bin metreküp su taşıma kapasitesiyle bölgenin su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyor. Fırat Nehri’nden sağlanan suyun sanayi kullanımına yönlendirilmesi yeraltı su kaynaklarının korunmasına destek olurken Siemens’in enerji otomasyonu ve şebeke yönetimi teknolojileri projenin altyapısını destekliyor. Projede kullanılan gaz yalıtımlı enerji dağıtım sistemleriyle işletme ve bakım maliyetlerinde yaklaşık 500 bin avro tasarruf sağlanması hedefleniyor.
Siemens AG’den önümüzdeki üç yıl içinde yapay zekâ alanına global ölçekte 1 milyar avroluk yatırım
Siemens, büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek amacıyla dünya çapında ONE Tech Company programını hayata geçirdi. Programla operasyonları daha yalın ve verimli hale getirirken müşteri etkileşimini güçlendirmeyi, veri, teknoloji ve satış altyapısını daha entegre bir yapıda sunmayı hedefliyor.
ONE Tech Company programı, inovasyonu hızlandırmayı ve kârlı büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. Bu doğrultuda Siemens, 2030 yılına kadar dijital iş gelirlerini iki katına çıkarmayı ve önümüzdeki üç yıl içinde yapay zekâ alanına 1 milyar avro yatırım yapmayı hedefliyor.
COP31’de gençlere yönelik sosyal sorumluluk projesi
Siemens Türkiye, COP31 odağında gençleri de bu dönüşümün odağına alan bir sosyal sorumluluk projesi hayata geçirecek. Young Guru Academy (YGA) iş birliğiyle projeye katılan gençler, yapay zekâ alanında eğitimlerle desteklenecek ve iklimle alakalı çözümler üretecek. Katılımcılar geliştirdikleri projeleri COP31’de paylaşma fırsatı da bulacak.
Hüseyin Gelis: “Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın ayrılmaz parçası olarak görüyoruz”
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis, Siemens’in sürdürülebilirlik yaklaşımına ve COP31’e ilişkin şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak, sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Dekarbonizasyon, enerji ve kaynak verimliliği, dijitalleşme ve sorumlu iş anlayışını faaliyetlerimize entegre ediyoruz. Operasyonlarımızda hayata geçirdiğimiz dönüşüm çalışmalarının yanı sıra, müşterilerimizle gerçekleştirdiğimiz projeler de teknolojinin enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve emisyonların azaltılmasına sağladığı katkıyı ortaya koyuyor. COP31 kapsamında teknoloji, inovasyon ve bilgi paylaşımı aracılığıyla sürdürülebilir dönüşüm alanındaki deneyimlerimizi ve farklı sektörlerden müşterilerimizle hayata geçirdiğimiz projeleri paylaşmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojinin sunduğu olanaklardan yararlanarak sürdürülebilir dönüşümü hızlandırmaya, Siemens’in gelecek vizyonu doğrultusunda uzun vadeli değer yaratmaya odaklanacağız.”
Thomas Kolbinger: “Sürdürülebilirlik uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın bir parçası”

Siemens Türkiye Finans Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Kolbingerise COP31 kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Dünyada ve Türkiye’de enerji sistemlerinden üretim süreçlerine, şehir altyapılarından kaynak yönetimine kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Siemens Türkiye olarak teknolojinin bu dönüşümün hızlanmasındaki rolüne inanıyor ve geliştirdiğimiz çözümleri somut sonuçlarla ortaya koyuyoruz. Kendi operasyonlarımızda 2019 yılına kıyasla karbon emisyonlarımızı yüzde 70 azaltırken, müşterilerimize sunduğumuz enerji verimliliği çözümleriyle yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağladık. COP31 kapsamında Yeşil Bölge’de İklim Destekçisi olarak yer alarak enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, kaynak verimliliği ve dayanıklı altyapılar alanındaki çalışmalarımızı paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bunun yanı sıra gençleri dönüşümün odağına alan Young Guru Academy (YGA) iş birliğimizle yapay zekâ ve iklim çözümlerini bir araya getirmeyi önemsiyoruz.”
GENEL
Alarko 2025 GRI Raporunu Sürdürülebilirlik Sözlüğü Formatında Yayımladı
Yayınlandı
3 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Alarko Holding, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansını paylaştığı 2025 yılı GRI Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Geleceğe sorumlu bir iz bırakma yaklaşımıyla hazırlanan rapor; güçlendirilen veri altyapısı, etki odaklı bakış açısı ve düşük karbonlu tasarımıyla dikkat çekiyor. Hem rapor hem sözlük temasıyla hazırlanan çalışmada, Alarko’nun sürdürülebilirlik performansına temel kavramların tanımları eşlik ediyor. Ek bölümünde ise kapsamlı bir sürdürülebilirlik sözlüğü içeren rapor, bu alanda giderek genişleyen terminolojiyi daha erişilebilir hale getirerek ortak etki dilinin gelişimine katkı sunuyor.
Alarko Holding, farklı sektörlerde yarattığı ekonomik, çevresel ve toplumsal performansı şeffaf bir biçimde ortaya koyduğu 2025 yılı GRI Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Ağustos ayında yayımlanan TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nda olduğu gibi sorumlu tasarım anlayışıyla en az çevresel ayak izi bırakacak şekilde hazırlanan rapor, Alarko Şirketler Topluluğu’nun sürdürülebilirlik performansını bütüncül bir zeminde ele alıyor.
Alarko’nun sürdürülebilirlik vizyonunu grup şirketleri genelinde ortak hedefler ve ortak sorumluluk anlayışıyla hayata geçiren Ortak Etki yaklaşımını yansıtan metrikler raporda kapsamlı şekilde ele alındı. İyi uygulama örnekleri ise bu bütünsel yaklaşımı yansıtacak şekilde zenginleştirildi.
TSRS kapsamında güvence alınan verilerin GRI raporundaki karşılıkları ise geçen yıl olduğu gibi güvence beyanıyla desteklenerek, raporlamanın güvenilirliğini ve şeffaflığını güçlendiren unsurlardan biri oldu.
Bu Yılın Yenilikleri: Çifte Önemlilik ve Sürdürülebilirlik Sözlüğü
Alarko Holding, 2025 raporlama döneminde sürdürülebilirlik önceliklerini belirleme yaklaşımını Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile uyumlu hale getirerek ilk kez Çifte Önemlilik Analizi (Double Materiality Assessment – DMA) gerçekleştirdi. Çalışmada sürdürülebilirlik konuları; Alarko’nun çevre ve toplum üzerindeki etkileri ile bu konuların şirketin finansal performansına ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesine olası yansımaları birlikte değerlendirildi.
Çok şirketli bir yapı olan Alarko Holding, sürdürülebilirlik hedeflerinin, dönüşüm alanlarının ve performans göstergelerinin doğru anlaşılması için ortak bir kavramsal zemin oluşturmak amacıyla 2025 GRI uyumlu raporunu sözlük formatında hazırladı. Rapor boyunca Alarko’nun sürdürülebilirlik çalışmalarıyla ilgili terimler tanımlarıyla birlikte sunulurken, raporun sonunda güncel terminolojiye dair kapsamlı bir sözlük bölümüne yer verildi.
Sorumlu Tasarımla Düşük Karbonlu Raporlama
Alarko’nun geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği ve prestijli platformlarda tasarım ödüllerine layık görülen düşük karbonlu raporlama yaklaşımına, bu yıl da devam edildi. Türkiye’de sorumlu iletişim politikasını yayımlayan ilk holding olan Alarko, raporun çevresel ayak izini azaltmak amacıyla tasarımı da kaynak kullanımı perspektifiyle ele aldı.
Dijital ortamda yer alan her görselin, her rengin, her grafik öğesinin ve her verinin görünmeyen bir kaynak tüketimi yarattığı gerçeğinden yola çıkılarak tasarımda fotoğraf kullanımından vazgeçildi. Grafik öğeleri optimize edildi, metinler kısaltıldı ve sayfa yapıları sadeleştirildi. Sınırlı bir renk paleti, tek bir ikon dili ve yalın bir tipografik düzen tercih edilerek dosya boyutunun ve okunma süresinin azaltılması hedeflendi.
Son Yazılar
- Mitsubishi Heavy Diamond Serisi ZSX, Mevsim Geçişlerinde Çalışma Kapasitesini İhtiyaca Göre Ayarlıyor Eylül 14, 2026
- Siemens Türkiye, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘İklim Destekçisi’ oldu Eylül 14, 2026
- Alarko 2025 GRI Raporunu Sürdürülebilirlik Sözlüğü Formatında Yayımladı Eylül 14, 2026
- Hibrit İklimlendirme Çözümü: Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi Eylül 11, 2026
- Creavit’ten Banyolara Estetik Ve Teknoloji Katan Gömme Rezervuar Çözümleri Eylül 11, 2026
- Yunanistan’ın En Yüksek Binasının Su Depolama Sistemlerindeki Tercihi Ekomaxi Oldu Eylül 11, 2026
- ALIK KONUT ARZI, KİRA PİYASASININ DENGELENMESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Eylül 10, 2026
- Güçlü Yapıların Temelinde Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Güvencesi: PREPRUFE Eylül 10, 2026
- “INTERCEM 2026” İSTANBUL’DA BAŞLADI Eylül 9, 2026
- Bosch Home Comfort’tan Multi Split Sistemlere Yeni İç Ünite: Bosch Climate 5000iM 1W Eylül 9, 2026
- SERAMİK ONARIM HAREKETİ: KENT PİKSEL, SOKAKTA BAŞLAYAN DÖNÜŞÜMÜ FULYA’DA BULUŞTURDU Eylül 9, 2026
- Legrand Plexo, Dış Mekanlarda Güvenli ve Dayanıklı Elektrik Altyapısı Sunuyor Eylül 9, 2026
- Volvo Trucks, ADES Uluslararası Nakliyat’a 30 adet Volvo FH 500 Teslim Etti! Eylül 9, 2026
- Gözde Grubu’ndan 10 yılda 10 Bin Konutluk Yatırım Hamlesi Eylül 9, 2026
- Chryso Türkiye Uzmanlığıyla Sıcak Havada Beton Dökümü: Riskler Ve Önlemler Eylül 9, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










