SAINT-GOBAIN, KÜRESEL LİDERLİĞİNİ KULLANARAK KÂRLI BÜYÜMESİNİ HIZLANDIRIYOR - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

SAINT-GOBAIN, KÜRESEL LİDERLİĞİNİ KULLANARAK KÂRLI BÜYÜMESİNİ HIZLANDIRIYOR

Yayınlandı

-

Hafif ve sürdürülebilir yapı çözümlerinde dünya lideri Saint-Gobain, “Lead & Grow” (Liderlik Et ve Büyü) stratejisiyle her bölgede lider konumunu pekiştirip ülke bazlı iş modelleriyle kârlı büyümesini hızlandırıyor.

Hafif ve sürdürülebilir yapı çözümlerinde dünya lideri olan Saint-Gobain, daha önce açıklamış olduğu stratejik planı “Grow & Impact”in (Büyü ve Etki Et) başarısının ardından, yeni stratejik planı “Lead & Grow”u (Liderlik Et ve Büyü) hayata geçiriyor. Grup, her bölgede lider konumunu ve yerel pazarlara uyumlu ülke bazlı iş modelini, küreselleşmeden uzaklaşan, yerelleşme eğiliminde olan yeni dünya düzenine uygun şekilde konumlandırarak kârlı büyüme hedefini yukarı taşıyor.

  • Benzersiz çözüm portföyü sayesinde performans ve sürdürülebilirlikte fark yaratarak, konut dışı yapı ve altyapı projelerindeki payını artırmak,
  • Büyüme ve değer yaratmaya odaklanan strateji:
    • 2026–2030 döneminde yaklaşık 12 milyar avroluk yatırım ve satın alma gerçekleştirmek¹,
    • Grup profilini optimize etmeye devam ederek, 2030 itibarıyla toplam satışların %20’sinden fazlasını varlık dönüşümünden (satın alma ve satışlar) oluşmasını sağlamak,
  • 2026-2030 arasında finansal hedeflerde çıtayı yükseltmek:
    • Yerel para birimleri bazında ortalama orta tek haneli satış büyümesi (piyasa ortalamasının 1–2 puan üzerinde),
    • %15–18 arası EBITDA marjı³,
    • %50’nin üzerinde serbest nakit dönüşüm oranı,
    • %13’ün üzerinde sermaye getirisi (ROCE),
  • Hissedarlar için cazip getiriler: 2030’a kadar yaklaşık 8 milyar avro tutarında temettü ve hisse geri alımı planlanıyor.

Saint-Gobain Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Benoit Bazin şirketin yeni stratejisi ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Hafif ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri olan Saint-Gobain, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerden oluşan kapsamlı portföyü sayesinde yapı sektörünün karşılaştığı temel zorlukları, ele almak için çok güçlü bir konuma sahip. Son yıllarda Grup, ‘Grow & Impact’ planıyla yeni yapısının gücünü ve uygulama kapasitesini açıkça ortaya koydu. ‘Lead & Grow’ planıyla birlikte Saint-Gobain, artık büyüme, kârlılık ve hem hissedarları hem de müşterileri için değer yaratma yolculuğunu daha da ileriye taşıyor. Mevcut jeopolitik ortamda Saint-Gobain, yerel değer zincirlerine dayalı ve ülke bazında oluştuduğu güçlü operasyon modeli sayesinde önemli bir avantaja sahip. Ekiplerimizin bilgi birikimi ve adanmışlığı sayesinde, her bölgede piyasanın üzerinde performans göstereceğimize ve büyük fırsatları değerlendireceğimize eminim: Asya’da ve demografi ile kentleşmenin itici güç olduğu yüksek büyüme potansiyelli ülkelerde, güçlü yapısal ihtiyaçların bulunduğu Kuzey Amerika’da ve toparlanma potansiyeli yüksek Avrupa’da. Ayrıca, özellikle yapı kimyasalları alanındaki güçlü konumumuz sayesinde altyapı ve konut dışı segmentlerde yeni büyüme alanlarına da açılacağız. Bugünün ve yarının dünyasını, azim ve sorumlulukla inşa ediyoruz.”

Hafif ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri…

Saint-Gobain, yeni inşaat, yenileme ve altyapı projelerinde performansı ve sürdürülebilirliği en üst düzeye çıkaran kapsamlı bir çözüm portföyü sunan benzersiz bir şirkettir. Bu portföy; dış cephe çözümlerini (çatı, cephe ve cam), iç mekân çözümlerini (alçı levha bölme duvarlar, yalıtım ve asma tavan sistemleri), yapı kimyasallarını (su yalıtımı ve sızdırmazlık, zemin ve duvar harçları, yapıştırıcılar ve yüzey kaplamaları, beton ve çimento için katkı ve katkı malzemeleri) ve ayrıca ticaret alanındaki hizmetleri (danışmanlık, spesifikasyon ve dijital hizmetler dâhil) kapsamaktadır.

Grup, yaklaşık 500 milyar avro değerindeki küresel bir pazara hitap etmekte olup, hem konut hem de konut dışı inşaat ile altyapı alanlarında güçlü büyüme fırsatlarına sahiptir. Saint-Gobain, sağlam sanayi altyapısı ve ülke bazlı konumlanmasıyla, her coğrafyada yapı sektörünün temel zorluklarına yanıt verebilecek ideal bir konumdadır.

  • Demografik büyüme ve kentleşme, özellikle Asya ve gelişmekte olan ülkelerde,
  • Şantiye verimliliği ve enerji verimli renovasyon, özellikle Avrupa’da,
  • İklim değişikliğine uyum ve altyapının dayanıklılığı, özellikle Kuzey Amerika’da,
  • Küreselleşmenin gerilemesiyle birlikte üretimin yeniden ülke içine taşınması
  • Kaynak kıtlığına karşı döngüsel ekonomi yaklaşımları.

Saint-Gobain, Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya ile gelişmekte olan ülkeleri kapsayan geniş ve dengeli coğrafi varlığı sayesinde güçlü bir konumda bulunuyor. Batı Avrupa toparlanma potansiyeliyle öne çıkarken, Kuzey Amerika yapısal olarak istikrarlı bir pazar sunuyor; Asya ve gelişmekte olan ülkelerde ise demografi ve kentleşme dinamikleri büyümeyi destekliyor.

Yeni stratejik plan “Lead & Grow” ( Liderlik Et ve Büyü) kapsamında Saint-Gobain, yüksek büyüme potansiyeline sahip bölgelerdeki varlığını artırmayı hedefliyor. Uzun vadede, Kuzey Amerika, Asya-Pasifik ve gelişmekte olan ülkelerin toplam satışlar içindeki payının bugünkü yaklaşık %50 seviyesinden %60’a yükselmesi öngörülüyor.

Grubun iş modelinin başarısında ülke bazlı platformlar kilit rol oynuyor. Saint-Gobain markasının gücünden ve geniş ürün portföyünden yararlanan bu platformlar, kendi pazarlarında büyümenin itici gücü konumunda. Her ülke platformu, o ülkenin vatandaşı olan CEO’lar tarafından yönetiliyor ve ekipler; EBITDA, serbest nakit akışı ve sermaye getirisi (ROCE) gibi performans göstergelerinde tam sorumluluk taşıyor.

Saint-Gobain, sunduğu sürdürülebilir çözümlerle yapı sektörünün dönüşümüne yön veren bir referans noktası haline gelmiş durumda. Grubun toplam satışlarının yaklaşık %75’i sürdürülebilir ürünlerden oluşuyor. Saint-Gobain’in bir yılda sattığı çözümler, kullanım ömürleri boyunca yaklaşık 1 milyar ton CO₂ emisyonunun oluşmasını engelliyor.

Kendi karbonsuzlaşma yol haritası kapsamında da önemli ilerleme kaydeden Saint-Gobain, 2017’den bu yana CO₂ emisyonlarını %34 oranında azaltmış durumda. 2050’de net sıfır karbon taahhüdü doğrultusunda, 2017 seviyesine göre 2035 yılına kadar %40–45 arasında azaltmayı hedefliyor.

Güçlendirilmiş büyüme perspektifiyle

Çözümler: Saint-Gobain’in rekabet avantajı

Saint-Gobain, değer zincirinin tüm aşamalarında müşterilerinin beklentilerini karşılamak üzere, sürdürülebilirlik ve performansı birlikte sunan kapsamlı ve yenilikçi çözümler geliştiriyor.

Bu çözümler şu avantajları sağlıyor:

  • Mülk sahipleri için: Enerji verimliliği, iklim dayanıklılığı, düşük karbonlu çözümler ve döngüsellik sayesinde mülk değerinin artışı.
  • Kullanıcılar için: Isı, akustik, görsel konfor ve hava kalitesi performansı ile konfor ve yaşam kalitesinde artış.
  • Mimarlar ve yükleniciler için: Teknik şartname ve danışmanlık desteği, şantiyede verimlilik ve döngüsel malzemeler.

Saint-Gobain, yüksek katma değerli ve entegre sistemler sunan çözümlerle faaliyetlerini genişletiyor, çapraz satışları hızlandırıyor ve ülke bazlı ana müşteri stratejisiyle belirli satışlardaki payını artırıyor. Bu çözümler; profesyonel bayilik, yapı market dağıtımı, doğrudan satış ve dijital satış gibi tüm satış kanallarında uygulanıyor. Bu yaklaşım, ticari başarıyı artırırken satış karmasını zenginleştiriyor ve kârlılığı yükseltiyor.

Yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlar: Konut dışı ve altyapı segmentleri

Son birkaç yılda ürün yelpazesini genişleten Saint-Gobain, konut dışı (eğitim ve sağlık tesisleri, oteller, veri merkezleri gibi) ve altyapı (ulaşım, enerji) alanlarında önemli büyüme fırsatları yakaladı. Grup, bugün yaklaşık 250 milyar avro değerinde olan bu pazarda 15 milyar avro gelir elde ediyor. Saint-Gobain, farklılaşmış ve yenilikçi “amiral gemisi” ürünlere odaklanan özel çözümler geliştirerek, tüm portföyünün satışlarını destekleyen bir yapı oluşturdu.

  • Sağlık tesisleri için: Yaz konforu, X-ray koruması, hijyen, hava kalitesi ve akustik konfor çözümleri,
  • Veri merkezleri ve hassas üretim tesisleri için: Hızlı inşaat süreçleri, düşük karbonlu bölme duvar ve beton, hava akışı yönetimi ve gelişmiş ısı yalıtımı,
  • Köprü ve tüneller için: Teknik su yalıtımı, özel katkılar, genleşme ve enjeksiyon harçları, onarım ve koruma sistemleri,
  • Havaalanları için: Pist güçlendirme, yangına dayanıklı camlar, güneş kontrol cepheleri, teknik zeminler ve akustik bölme duvar sistemleri.

Bu yüksek potansiyelli pazarlarda büyümeyi destekleyen benzersiz avantajlara sahip:

  • Ülke bazlı uzman satış ekipleri, karmaşık veya büyük ölçekli projelere odaklanıyor; kilit müşteri yönetimi ve örnek projelerden elde edilen deneyimlerle ilerliyor.
  • Yapı bilimi ve yapay zekâ destekli Ar-Ge ve inovasyon kabiliyeti, Saint-Gobain’in öncü rolünü pekiştiriyor ve çözümlerinin her yerel pazarın özel ihtiyaçlarına uyarlanmasını sağlıyor.
  • Yapı kimyasalları alanındaki liderlik: Grup, bu segmentteki satışlarını bugünkü 6,5 milyar avro seviyesinden 2030 itibarıyla 9 milyar avronun üzerine çıkarmayı, böylece altyapı pazarındaki payını artırmayı hedefliyor.

Hissedarlar için cazip strateji

Büyüme ve değer yaratmaya odaklanan sermaye tahsisi

Saint-Gobain, güçlü nakit üretim kapasitesi sayesinde 2026–2030 döneminde yaklaşık 20 milyar avroluk sermayeyi disiplinli bir şekilde tahsis etmeyi planlıyor. Bu plan; büyüme, hissedarlar için cazip getiriler ve sağlam bir bilanço hedeflerini bir araya getirirken, bu dönemde net borç / EBITDA oranını 1,5x ile 2,0x aralığında korumayı hedefliyor..

Planın öne çıkan unsurları:

  • Yaklaşık 12 milyar avro, büyüme yatırımları ve satın almalara (tasfiyeler sonrası net tutar) ayrılacak.
    • Yatırımlar için %20’nin üzerinde iç getiri oranı (IRR),
    • Satın almalar için ise 3. yılda sermaye maliyetinin (WACC) üzerinde getiri (ROCE) şartı aranacak.
    • Odak alanları: liderlik pozisyonlarının güçlendirilmesi, yüksek büyüme gösteren ülkeler ve yapı kimyasalları segmentine ağırlık verilecek
  • Grup portföyünün aktif biçimde optimize edilmesi: Büyüme, kârlılık ve değer yaratımını desteklemek amacıyla 2030’a kadar toplam satışların %20’sinden fazlasına denk gelen varlık dönüşümü (satışlar + satın almalar) hedefleniyor.
  • Hissedar getirilerinin artırılması:
    • Yaklaşık 6 milyar avro temettü olarak hissedarlara dağıtılacak; hisse başına temettüde düzenli artış hedefleniyor.
    • Yaklaşık 2 milyar avro tutarında hisse geri alımı gerçekleştirilecek.

Finansal hedeflerde çıta yükseldi: 2026–2030 dönemi için iddialı yol haritası

  • Yerel para birimleri bazında, pazarın 1–2 puan üzerinde olmak üzere ortalama orta tek haneli satış büyümesi,,
  • %15–18 arası EBITDA marjı,
  • %50’nin üzerinde serbest nakit akışı dönüşüm oranı,
  • %13’ün üzerinde sermaye getirisi (ROCE).

Saint-Gobain ayrıca 2025 yılının tamamı için %11’in üzerinde bir faaliyet marjı elde etmeyi beklediğini doğruladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de

Yayınlandı

-

 

Midea Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren dünyanın lider ankastre mutfak ürünleri markası TEKA, yeni nesil ısı pompalarını Türkiye’deki iş ortaklarına tanıttı. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliğine, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda mühendislik firması ve sektör profesyoneli katıldı.

Akıllı ev teknolojileri devlerinden Midea’nın AR-GE ve inovasyon gücünü arkasına alan TEKA, yeni nesil ısı pompalarını ilk kez Türkiye’de tüketicilerle buluşturuyor. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliği, sektör profesyonellerine TEKA’nın yüksek enerji verimliliği sunan ve yenilikçi ürün ailesini yakından tanıma fırsatı sundu.

Etkinlikte katılımcılarla bir araya gelen ve iş birliğinin gücüne dikkat çeken Midea Türkiye Bölgesi CEO’su Aydın Kuzaltı, “TEKA markalı yeni nesil ısı pompalarımızla Türkiye pazarında güçlü bir atılım yapıyoruz. Midea’nın yenilikçi AR-GE uzmanlığıyla tasarlanan TEKA’nın yeni nesil ısı pompaları enerji verimliliğini, çevreci teknolojiyi ve akıllı kontrolü tek bir sistemde buluşturuyor. Kullanıcılarımıza dört mevsim kesintisiz konfor sunarken, bugün burada bizimle olan iş ortaklarımızla aramızdaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyacağız. Hedefimiz, Türkiye pazarındaki istikrarlı büyümemizi iş ortaklarımızla birlikte sürdürmek“ diye konuştu.

Akıllı Teknoloji ve Enerji Verimliliği Bir Arada

Türkiye pazarına 8, 10, 12, 14 ve 16 kW kapasite seçenekleriyle sunulan TEKA yeni nesil ısı pompaları, 65°C’ye varan su sıcaklığı kapasitesiyle ihtiyaca yönelik çözüm üretiyor. Enerji tasarrufunu ve kullanıcı konforunu ön planda tutmayı amaçlayan sistemin öne çıkan özellikleri ise şöyle:

Akıllı Teknoloji: Cep telefonu uygulaması üzerinden günlük/haftalık programlama, cihazı uzaktan kontrol etme ve enerji tüketimini anlık takip edebilme imkânı. 

Çevreci ve Tasarruflu Performans: Doğaya dost R32 soğutucu akışkan kullanımı, güneş enerjisi entegrasyonu ve enerji tüketimini otomatik optimize eden Eco ve Auto çalışma modları.

Maksimum Hijyen: Yüksek sıcaklıkta çalışarak kullanım suyu hijyenini sağlayan ve Legionella bakterisine karşı koruma sunan özel Hijyenik Mod.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor

Yayınlandı

-

 

STILL ARSER, yüksek sipariş frekansı, geniş ürün çeşitliliği ve değişken talep yapısıyla öne çıkan FMCG sektöründe işletmelerin operasyonel ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman çözümleri, otomasyon sistemleri, uzun süreli kiralama modeli ve güçlü satış sonrası hizmetleriyle depo operasyonlarında verimliliği artırıyor.

Hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründe depo operasyonları yüksek işlem hacmi, kısa teslimat süreleri ve sürekli değişen tüketici talepleri nedeniyle diğer sektörlerden farklı dinamiklere sahip. Gün boyunca binlerce siparişin hazırlanması, farklı ürün gruplarının aynı anda yönetilmesi ve sevkiyatların zamanında tamamlanması depo operasyonlarının hız, doğruluk ve koordinasyon içinde yürütülmesini gerektiriyor.

Bu yapı içinde intralojistik ürünlerin taşınmasının yanı sıra sipariş hazırlama, stok yönetimi, ekipman kullanılabilirliği ve operasyon kapasitesinin birlikte yönetildiği stratejik bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her depo operasyonu ürün yapısı, sipariş yoğunluğu ve büyüme hedefleri doğrultusunda farklılaşıyor.

Sipariş Frekansı ve Teslimat Hızı FMCG Operasyonlarının Ritmini Belirliyor

FMCG depolarında aynı gün içerisinde binlerce sipariş hazırlanıyor ve sevk ediliyor. Ürünlerin doğru zamanda, doğru miktarda ve eksiksiz olarak hazırlanması operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle sipariş toplama, iç taşıma ve yükleme süreçleri yüksek hızda ilerlerken hata payının da minimum seviyede tutulması gerekiyor.

STILL ARSER işletmelerin sipariş hacmi ve operasyon yapısına göre şekillendirdiği ekipman çözümleri ve dijital filo yönetimi uygulamalarıyla depo içi hareketlerin planlı şekilde ilerlemesini destekliyor. Böylece yüksek sipariş temposu altında süreçler daha kontrollü yönetilirken teslimat performansı ve operasyonel verimlilik birlikte artırılıyor.

Yüksek Ürün Çeşitliliği Depo Yönetimini Daha Karmaşık Hale Getiriyor

FMCG depolarında binlerce farklı ürünün aynı anda yönetilmesi, depo operasyonlarını daha karmaşık hale getiriyor. Ürün çeşitliliğinin yanı sıra raf ömrü bulunan ürünlerde doğru stok rotasyonunun sağlanması da operasyonun temel gereklilikleri arasında yer alıyor.

STILL ARSER depo operasyonunun ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman, otomasyon ve dijital çözümlerle yüksek ürün çeşitliliğinin oluşturduğu karmaşık yapının daha etkin yönetilmesine katkı sunuyor. Süreçlerin görünürlüğünü artıran bu yapı, depo içindeki hareketlerin daha planlı ve kontrollü ilerlemesini destekliyor.

Değişken Talep Yapısı Ölçeklenebilir Operasyon Modeli Gerektiriyor

Kampanya dönemleri, sezonluk satış artışları ve tüketici taleplerindeki ani değişimler, FMCG depolarında operasyon hacmini kısa süre içinde önemli ölçüde artırabiliyor. Bu durum işletmelerin ihtiyaç duydukları kapasiteye hızlı şekilde ulaşabilecek esnek çözümleri gerekli kılıyor.

STILL ARSER’in uzun süreli kiralama modeli, işletmelerin değişen operasyon ihtiyaçlarına uygun filo yapısını oluşturmasına olanak tanıyor. Planlı bakım ve satış sonrası servis hizmetleriyle desteklenen bu model, ekipmanların yüksek kullanılabilirlikle çalışmasını sağlarken işletmelere operasyonlarını ihtiyaçlarına göre ölçeklendirme esnekliği kazandırıyor.

Servis Gücü ve Otomasyon Operasyon Verimliliğinin Temelini Oluşturuyor

Yoğun tempoyla çalışan FMCG depolarında ekipmanların kullanılabilirliği, operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Teknik bir aksaklığa hızlı müdahale edilmesi ve tekrarlayan süreçlerin otomasyonla desteklenmesi, operasyonların planlandığı şekilde ilerlemesini mümkün kılıyor.

STILL ARSER,yaygın servis ağı ve hızlı teknik destek organizasyonunun yanı sıra otonom (AGV) çözümleriyle işletmelerin operasyon ihtiyaçlarına uygun intralojistik altyapıları tasarlıyor. Tekrarlayan taşıma süreçlerinin otomasyonla desteklenmesi, ekipman kullanılabilirliğini artırırken çalışanların daha yüksek katma değer yaratan süreçlere odaklanmasına da imkân tanıyor.

STILL ARSER, FMCG sektöründe her işletmenin operasyonel ihtiyaçlarını analiz ederek depo yapısına özel intralojistik çözümleri geliştiriyor. İşletmenin ürün çeşitliliği, sipariş yoğunluğu, operasyon hacmi ve büyüme hedefleri doğrultusunda ekipman, otomasyon, dijital filo yönetimi, uzun süreli kiralama modeli ve satış sonrası hizmetlerini ihtiyaca göre tasarlıyor.

Bu yaklaşım sayesinde işletmeler yalnızca mevcut operasyonlarını daha verimli yönetmekle kalmıyor, değişen talep yapısına daha hızlı uyum sağlayabilen, kapasitesini ihtiyaçlara göre ölçeklendirebilen ve gelecekteki büyüme planlarını destekleyen bir intralojistik altyapısına da sahip oluyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili 

Yayınlandı

-

 

Kullanım kolaylığı ve şıklığın altın oranı Ratio’da!

ORKA Banyo’nun uluslararası tasarımcı imzalı koleksiyonlarını bir araya getiren markası nob., Sezgin Aksu tasarımı Raito Koleksiyonu ile banyoyu estetik, işlevsellik ve modülerlik ekseninde yeniden yorumluyor.

Çağdaş yaşam alanları için geliştirilen Raito Koleksiyonu, banyoyu yalnızca işlevsel bir alan olmaktan çıkararak bütüncül bir tasarım deneyimine dönüştürüyor. Yalın çizgilerle kurgulanan form dili, dengeli oranları ve sofistike renk yaklaşımıyla koleksiyon, farklı yaşam alanlarına uyum sağlayan güçlü bir tasarım karakteri sunuyor.

Adını “parıldamak, ışıldamak” anlamından alan Raito, koleksiyonun tasarım yaklaşımını da yansıtıyor. Dolap, lavabo, ayna ve tamamlayıcı ürünlerden oluşan farklı parçalar bir araya geldiğinde, mekânın tamamında bütüncül ve dikkat çekici bir etki oluşturuyor. Küçük banyolardan geniş yaşam alanlarına kadar farklı ölçülere uyum sağlayan modüler sistem, “Raito ile parla” söylemini tasarımın merkezine taşıyor.

Modüler yapısı sayesinde kullanıcı ihtiyaçlarına ve mekânın özelliklerine göre farklı şekillerde kurgulanabilen Raito, tekil ürünlerin ötesine geçerek eksiksiz bir banyo kompozisyonu sunuyor. Bu esneklik, koleksiyonu hem konutlarda hem de nitelikli mimari projelerde değerlendirilebilen güçlü bir çözüm hâline getiriyor.

Raito’da malzeme seçimi ve işçilik detayları da uzun ömürlü kullanım anlayışı doğrultusunda şekilleniyor. Yoğun kullanıma dayanıklı, kolay temizlenebilen ve formunu koruyan yüzeyler; sade aksesuarlarla tamamlanarak koleksiyonun estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendiriyor.

İtalya’da tescillenen nob., Massimiliano Braconi, Studio AKSU ve Studio ITO gibi uluslararası tasarımcı ve stüdyolarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle global bir tasarım dili kurmayı hedefliyor. Marka, mimarlar ve proje geliştiriciler için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil, tasarım süreçlerine entegre olan stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler