Ravago Bina Çözümleri ile Türkiye’de Yangın Güvenliğinde Yenilikçi Adımlar - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Ravago Bina Çözümleri ile Türkiye’de Yangın Güvenliğinde Yenilikçi Adımlar

Yayınlandı

-

Alper Doğruer Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü

Ravago Bina Çözümleri, Türkiye’deki yangın yönetmeliklerine uygun, uluslararası normlarla uyumlu yalıtım ve cephe çözümleriyle hem can hem de mal güvenliğini artırıyor; kapsamlı eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarıyla uygulamada standartların tam hayata geçirilmesini hedefliyor.

  1. Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, markanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

1961 yılında Belçika’da kurulan ve bugün 40’tan fazla ülkede 350’den fazla tesisiyle hizmet veren Ravago Grubu’nun inşaat sektöründeki iş kolu olan Ravago Bina Çözümleri olarak, güvenilir ve sürdürülebilir yalıtım ürünlerimizle faaliyet gösteriyoruz. Sektördeki 30 yılı aşkın bilgi ve tecrübemizle Türkiye’nin en kaliteli membranını üreten şirketi konumundayız. Bir diğer ürün grubumuz olan taş yününde ise pazar lideriyiz. ‘İnşaatın Kalbindeki Çözüm Ortağı’ olma misyonuyla yol alan bir şirket olarak, Türkiye çapında 8 bölge müdürlüğümüz ve 300’e yakın bayi ağımızla hizmet veriyoruz. Isı yalıtımı, yalıtımlı cephe çözümleri, çatı ve su yalıtımı, mekanik ve tesisat yalıtımının yanı sıra giydirme cepheler alanındaki üstün kaliteli ürün ve çözümlerimizle hem yerel hem de küresel pazarda hızlı bir ivmeyle büyümeye devam ediyoruz.  

  1. Türkiye’deki Yangın Yönetmeliklerinin uluslararası standartlarla uyumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Ülkemizde yürürlükte olan Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik esasen Türk ve Avrupa standartlarını yani TS/EN’i referans alacak şekilde kurgulanmış ve uluslararası normlarla uyum sağlama esnekliğine sahiptir. Yönetmelik, TS ve Avrupa standartlarının olmadığı durumlarda uluslararası geçerliliği kabul edilmiş normların kullanılabileceğini açıkça belirtiyor. Bu çerçeve, tasarım ve uygulama aşamasında uluslararası iyi uygulamalara yakın bir uyum sağlıyor olmakla birlikte, uygulamadaki uyum düzeyi denetim, sertifikasyon süreçleri ve saha kapasitesine bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor. 

Diğer yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde meydana gelen yangınların yüzde 24’ü binalarda çıkıyor ve bu yangınların büyük bir bölümü yerleşim yerlerinde yaşanıyor. TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın raporuna göre ise ülkemizde çıkan her 5 yangından 1’i, yangın yalıtımı eksikliği nedeniyle daha hızlı yayılıyor. Bu veriler, yangın yalıtımının yalnızca maddi kayıpları değil can kayıplarını da doğrudan etkileyen bir unsur olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Binalarda Yangın Yönetmeliği kapsamında yangın yalıtımı yasal bir zorunluluk olmasına rağmen İZODER’in değerlendirmelerine göre Türkiye’deki binaların yalnızca yüzde 15’inde bu sistemler doğru ve eksiksiz şekilde uygulanıyor.  

  1. Son yıllarda Türkiye’deki Yangın Güvenliği standartlarında öne çıkan değişiklikler nelerdir?

Son yıllarda yönetmelikte görülen en belirgin değişiklikler; kapsama alınan bina ve yapı tiplerinin genişletilmesi, mevcut binalara yönelik uyum süreçlerine ilişkin geçiş düzenlemelerinin getirilmesi ve denetim ile uygunsuzluk hâllerine yönelik yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi oldu. Ayrıca yangın ekipmanları temini, sertifikalı ürün kullanımı, acil durum planları, görevli ve ekip zorunlulukları gibi hususlar daha net tanımlanarak uygulamaya yönelik gereklilikler artırıldı. 2025’te yapılan düzenlemelerle belirli standartlara uygun ürün kullanımının daha kısa süre içinde tamamlanması öngörüldü. Bu değişiklikler, yangına müdahale kapasitesini ve tahliye güvenliğini iyileştirmek üzere hem teknik hem de idari altyapıyı güçlendirme hedefiyle hayata geçirildi. 

  1. Ülkemizdeki Yangın Güvenliği eğitimi ve bilinçlendirmesi, projeler kapsamında standartlara uyumda ne kadar etkili ya da yeterli düzeyde midir?

Eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları son yıllarda kamu kurumları, belediyeler, AFAD ile itfaiye gibi aktörlerin programları ve özel sektör girişimleriyle artış gösterse de uygulamadaki etkinlik hâlâ kurumdan kuruma ve bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Teorik eğitimler ve bilgilendirme kampanyaları yaygınlaşsa da sahada düzenli tatbikat, periyodik bakım kültürü, yetkin sertifikalı personel istihdamı ve uygulama odaklı eğitimlerin yaygınlaştırılması gerekiyor. Özellikle proje aşamasında uygulayıcıların eğitim düzeyi ve sorumluluk bilinci standartlara tam uyumu belirleyen kritik faktörlerdir. Kısacası adımlar atılıyor ancak sürdürülebilir uyum için eğitimlerin kalıcı, belgeye dayalı ve denetimle desteklenmesinin gerekli olduğu kaçınılmaz. 

  1. Denetim süreçlerinde en sık karşılaşılan Yangın Güvenliği eksikleri hakkında da bilgi alabilir miyiz? 

Denetimlerde sık rastlanan eksiklikler arasında; zorunlu yangın söndürme ve müdahale ekipmanlarının eksik veya standart dışı olması, kaçış yollarının yetersizliği veya engellenmiş olması, yangın algılama ve alarm sistemlerinin düzenli bakım ve testlerinin yapılmaması, yangın kapıları ve bölümlendirmenin uygun standartlara ve montaj kurallarına göre sağlanmaması ve proje ile uygulanma arasındaki farklılıklara ilişkin belgelerin ve kullanım talimatlarının eksikliği yer alıyor. Bu eksiklikler hem can güvenliğini doğrudan riske atıyor hem de binaların yangın anındaki yönetimini ve müdahale etkinliğini azaltıyor. Çözüm olarak periyodik, belgelendirilmiş denetimler, uygulama kontrol listeleri ve saha personelinin periyodik eğitimi önceliklendirilmelidir.

Doğru malzeme ve uygun uygulamalarla hayata geçirilen yangın yalıtım çözümleri, yangının başladığı noktadan yayılmasını önleyerek hem yangının büyümesini hem de tahliye süresince yaşanabilecek can kayıplarını engeller. Bu yönüyle yangın yalıtımı hem bina güvenliği açısından hem de doğrudan insan güvenliği açısından hayati bir rol üstleniyor. Ne yazık ki Türkiye’de yangın yalıtımıyla ilgili yönetmelikler belirli standartlar içerse de uygulama alanında ciddi eksiklikler görülebiliyor. Proje aşamasında doğru malzemeler belirlenmiş olsa dahi, uygulama sürecinde bu malzemelerin ya doğru biçimde kullanılmaması ya da maliyet kaygısıyla kalitesiz ürünlerin tercih edilmesi, tüm yangın güvenliği sistemini riske atabiliyor.  

  1. Yangın Güvenliğinde Yeni Nesil Çözümler kapsamında, son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ravago Bina Çözümleri olarak yangın yalıtımının önemini göz önüne alarak yüksek performanslı, güvenilir çözümler sunmaya odaklanıyoruz. Yangına dayanıklı taş yünü esaslı yalıtım levhalarımızla hem yönetmeliklere tam uyum sağlayan hem de gerçek koşullarda test edilmiş sistemler geliştiriyoruz. Yangın yalıtımı yalnızca bir malzeme değil doğru bilgi, bilinçli tercih ve sorumluluk gerektiren bütüncül bir süreç. Bu kapsamda önceliğimiz ürün kalitemizi en üst seviyede tutarak daha güvenli yaşam alanları inşa edilmesine katkıda bulunmak.  

  1. Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz? 

Ravago Bina Çözümleri olarak farklı segmentlerin ihtiyaçlarını gözeten geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Konut projelerinde daha çok ısı, su ve ses yalıtımına yönelik çözümler öne çıkarken, ticari yapılarda uzun ömürlü ve enerji verimliliği yüksek sistemlere odaklanıyoruz. Endüstriyel tarafta ise yüksek sıcaklık dayanımı, yangın güvenliği ve mekanik direncin ön planda olduğu özel ürünler tercih ediliyor. Portföyümüzde Ravatherm markası altında ısı yalıtım ürünlerimiz, Ravaproof ve Bitümex markalarıyla su yalıtım çözümlerimiz, ayrıca taş yünü ve seramik yünü ürünlerimiz bulunuyor. Bu ürünlerin her biri, kullanım alanına göre yangın güvenliği, enerji tasarrufu, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik kriterlerini karşılayacak şekilde tasarlanıyor.

  1. Doğru sistem / uygun ürün secimi için nelere dikkat edilmeli? Projelerde tercih edilen ürün ve hizmetlerinizin, satış ya da uygulama sonrası müşterilerinize sağladığı avantajlar/katma değerler hakkında neler söylemek istersiniz?

Doğru ürün seçiminin temelinde projeye özel ihtiyaçların doğru analiz edilmesi yatıyor. Yapının fonksiyonu, bulunduğu bölgenin iklim koşulları, maruz kalınacak riskler ve yönetmelik gerekleri mutlaka dikkate alınmalı. Biz de bu noktada müşterilerimize yalnızca ürün değil, uçtan uca çözüm sunuyoruz. Örneğin bitümlü membranlarımız suya ve neme karşı yapıları korurken, esnek yapısıyla deprem anında oluşabilecek hareketlere uyum sağlayarak yalıtımın sürekliliğini güvence altına alıyor. Taş yünü ürünlerimiz yangın dayanımı ve ses yalıtımıyla yaşam alanlarında güvenlik ve konfor sağlıyor. Seramik yünü ise endüstriyel uygulamalarda yüksek sıcaklıklarda dahi hafif yapısıyla maksimum ısı yalıtımı sunuyor. Ürünlerimizin ortak noktası, uzun ömürlü kullanım, enerji tasarrufu ve güvenlik sağlamaları. Ayrıca satış öncesinde doğru ürün seçimi için teknik danışmanlık, satış sonrasında ise uygulama desteğiyle iş ortaklarımızın yanında yer alıyoruz. Bu yaklaşım hem proje verimliliğini artırıyor hem de müşterilerimizin yatırımının değerini koruyor.

  1. Sektörümüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırmaktasınız, emek yoğun AR-GE çalışmalarınız ile ilgili neler söylemek istersiniz? 

İnşaatın kalbindeki çözüm ortağı olma misyonumuz, Ar-Ge çalışmalarımızı da şekillendiriyor. Bu noktada Ar-Ge merkezimizde alışılagelmiş kalıpların dışına çıkarak ezber bozan yenilikçi çözümler sunuyor, müşterilerimizin beklentilerini aşan bir deneyim yaratmak için sürekli gelişiyoruz. Üstün nitelikli ürünlerimiz ile yenilikleri yakından takip ederek yapı sektörünün kalite standartlarını yükseltiyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın bir ayağında teknolojik yenilikleri takip ederek; kaliteli, enerji verimliliği yüksek, enerji performansını artıran ve çevreye etkisi en aza indirilmiş hammadde kullanmaya özen gösteriyoruz. Diğer ayağında ise tüm bu süreçte ürünlerimizi tasarlarken ve üretirken fiyat maliyetini arttırmadan pazara sunmaya odaklanmak yatıyor. 

  1. Önümüzdeki dönemde özellikle konuşacağımız yeni ürünlerinizle ya da yeni hizmet modellerinizle ilgili de kısaca bilgi alabilir miyiz?

Yakın dönemde hem ürün gruplarımızı geliştirmeye hem de hizmet modelimizi güçlendirmeye odaklanıyoruz. Türkiye’nin ilk yüksek teknoloji seramik yünü üretim hattımızda geliştirdiğimiz Ravatherm Seramik Yünü, yüksek sıcaklık dayanımı ve kimyasal bağımsızlığıyla endüstriyel izolasyonda önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelecek ürünlerimizden biri olacak. Su yalıtım tarafında da Ravaproof ve Bitümex markalarımızla hem yeni nesil ürün geliştirme hem de uygulama desteğini artırma hedefindeyiz. Bunun yanında sürdürülebilirlik odağında, enerji verimliliğini artıran ve yapıların karbon ayak izini azaltan çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Hizmet tarafında ise projelerin her aşamasında teknik destek ve danışmanlığı daha erişilebilir kılacak dijital çözümler üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, geleceğin şehirlerinin güvenli, dayanıklı ve yaşanabilir yapılarla inşa edilmesine katkı sunmak.

  1. Sürdürülebilir Çevre Politikaları ve Yaşanabilir Çevre Stratejileri doğrultusunda, gerçekleştirdiğiniz çalışmalarınız ile Sosyal Sorumluluk Projeleriniz hakkında neler söylemek istersiniz? 

Ravago Bina Çözümleri olarak sürdürülebilirlik yaklaşımını günlük işleyişimizin her alanına entegre ediyoruz. Tesisimizin sahip olduğu Sıfır Atık Belgesi doğrultusunda hem üretim hem de ofislerde geri dönüşüm kutuları bulunduruyor, çalışanlarımıza atıkların doğru şekilde ayrıştırılması konusunda düzenli eğitimler veriyoruz. Kâğıt israfını önlemek için Sharepoint ve QDMS gibi dijital arşivleme platformlarını kullanıyor, elektronik atıklarımızı lisanslı geri dönüşüm firmalarına kontrollü şekilde gönderiyoruz. Yemekhanelerimizde tek kullanımlık tabak, çatal ve bardaklar yerine yıkanabilir ekipmanları tercih ediyor, su tüketiminde sebiller yerine şişe su sağlıyoruz. Üretimden çıkan zorunlu karton ve naylon atıkları da yine lisanslı geri dönüşüm firmaları aracılığıyla ekonomiye kazandırıyoruz. Üretimde ve ofislerimizde hayata geçirdiğimiz her uygulama, ‘daha az atık, daha çok verimlilik’ anlayışımızı güçlendirdikçe Ravago Bina Çözümleri olarak daha yeşil bir geleceğe doğru adım atmaya devam edeceğiz. 

  1. Sürdürülebilir odaklı bir marka olarak geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?

Ravago Grubu olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir çevre politikası olarak görmüyoruz. 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 42 oranında azaltmayı, elektrik tüketimimizin en az yüzde 60’ını yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı ve enerji verimliliğimizi yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. Türkiye operasyonumuzda da aynı vizyonla ilerliyoruz. Ravago Bina Çözümleri olarak Kayseri fabrikamızda devreye aldığımız briket yatırımı sayesinde üretim sürecindeki atıkların yüzde 100’ünü geri dönüştürerek taş yünü elde ediyor ve pazara sunuyoruz. Bu modelle sıfır atık yaklaşımını sahada hayata geçiriyoruz. Yürüttüğümüz tüm çalışmalarımız gelecek nesilleri de düşünerek attığımız adımların bir yansıması. Şirket olarak sürdürülebilirlik adımlarını üretim süreçleriyle sınırlı tutmuyoruz. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik yatırımlarımız, yenilenebilir kaynakların enerji tüketimimizdeki payını sürekli yükseltmemiz, çevresel etkileri daha ortaya çıkmadan kontrol altına almamız ve entegre yönetim sistemlerini uygulamamız bu vizyonun önemli parçaları arasında yer alıyor. Biz, kaliteli, enerji verimli ve çevresel etkileri minimum olan hammaddeleri tercih ederken, geri dönüşüm süreçlerini de üretim zincirimizin ayrılmaz bir parçası haline getiriyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

GELECEĞİN CEPHE ÇÖZÜMLERİ ZAK WORLD OF FACADES 2026’DA!

Yayınlandı

-

NG KÜTAHYA SERAMİK, NG SLIM PORSELEN CEPHE KOLEKSİYONUNU YAPI PROFESYONELLERİ İLE BULUŞTURDU.

NG Kütahya Seramik, İstanbul’da 4’üncü kez düzenlenen ve cephe tasarımı ve mühendisliği alanında dünya çapında tanınan konferans serisi ‘Zak World of Façades 2026’ya katılarak NG Slim porselen cephe koleksiyonunu profesyonellerle buluşturdu. 3 mm kalınlığında, dayanıklılığı ve kolay işlenebilirliği ile dönüşümün yeni temsilcisi olan NG Slim, dış cephelerden iç mekan duvarlarına geniş kullanım alanı sunmasıyla da geleceğin özgün mimari projelerine ilham verdi.

NG Kütahya Seramik, İstanbul’da dördüncükez düzenlenen ve cephe tasarım ile mühendisliği alanında dünya çapında saygın bir etkinlik olan Zak World of Façades 2026’ya sponsor firma olarak katıldı. Şirket, mimaride yenilikçi yaklaşımını yansıtan NG Slim porselen cephe koleksiyonunu sektör profesyonelleriyle buluşturarak büyük ilgi gördü.

Etkinlik kapsamında mimar, mühendis ve sektör profesyonelleri ile bir araya gelen NG Kütahya Seramik, estetik ve teknik performansı bir arada sunan çözümleriyle dikkat çekti. İnce yapısı, dayanıklılığı ve modern tasarım anlayışıyla öne çıkan NG Slim koleksiyonu, çağdaş cephe uygulamalarına getirdiği yenilikçi yaklaşım ile katılımcılardan tam not aldı.

NG Kütahya Seramik, uluslararası platformlarda yer alarak markasını global ölçekte güçlendirmeye ve sektörün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.

3 mm ultra ince yapısıyla ileri teknoloji ürünü: NG Slim

NG Kütahya Seramik’in yenilikçi vizyonuyla estetik ve mühendisliği buluşturan NG Slim ürünleri, yalnızca 3 mm, ultra ince yapısına rağmen yüksek dayanıklılık ve güçlü performans özellikleriyle sektörde fark yaratıyor.

Esnek yapısı, kolay işlenebilirliği ve mevcut yüzeylerin üzerine uygulanabilme avantajıyla dönüşüm projelerinde öne çıkan NG Slim büyük ebat seçenekleri sayesinde kesintisiz yüzeyler oluşturuyor.

Dış cephe kaplamalarından mobilya ve dolap kapaklarına kadar pek çok iç mekân uygulamasında kullanılabilen koleksiyon; mimarlara, iç mimarlara ve yapı profesyonellerine tasarımda sınırsız özgürlük sağlıyor.

Mobilyadan renovasyona geniş kullanım ve teknik üstünlükler öne çıktı

Sade, güçlü ve çağdaş mimariye ilham veren NG Slim’in; dış cephelerden iç mekân duvarlarına, mobilya tasarımlarından renovasyon projelerine kadar uzanan geniş kullanım alanı, etkinlik ziyaretçilerinden yoğun ilgi gördü.

Solid, Cement, Natural Stone, Metallic ve Woodolmak üzere beş farklı yüzey seçeneğine sahip koleksiyon; anti-graffiti özelliği, alev almaz yapısı, düşük su emme oranı, kimyasallara karşı direnci, UV dayanımı ve yüksek aşınma direnci ile dört mevsim uzun ömürlü ve güvenilir bir çözüm sunuyor.

Geleceğin yapı trendleri değerlendirildi

Bugüne kadar dünya genelinde 200’ün üzerinde etkinlik düzenleyen Zak World of Façades kapsamında; sürdürülebilir yenilikler, bina cephe sistemleri, cephe mühendisliği ve sektörün güncel ihtiyaçları ele alındı. Gün boyu süren dört ayrı oturumda alanında uzman konuşmacılar, yenilikçi çözümler ile geleceğin yapı trendlerine ilişkin önemli sunumlar gerçekleştirdi.

Okumaya Devam Et

GENEL

DemirDöküm stratejik iş ortaklarıyla 2026 hedeflerine odaklandı

Yayınlandı

-

İklimlendirme sektörünün öncü markası DemirDöküm, Türkiye genelindeki toptancı ve taahhütçü iş ortaklarıyla İstanbul’da bir araya geldi. 2025 yılının değerlendirildiği ve 2026 stratejilerinin paylaşıldığı buluşmada, şirketin sürdürülebilir büyüme hedefleri ve yeni iş fırsatları masaya yatırıldı.

DemirDöküm, 70 yılı aşan köklü geçmişinden aldığı güçle iş ortakları ekosistemini güçlendirmeye devam ediyor. İstanbul Cemile Sultan Korusu’nda düzenlenen “Değerlendirme Toplantısı” kapsamında, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 60’ı aşkın iş ortağı DemirDöküm yöneticileriyle buluştu. 2025 yılı performansının analiz edildiği etkinlikte, 2026 yılının ilk çeyrek verileri ve gelecek dönem yol haritası paylaşıldı.

DemirDöküm CEO’su Alper Avdel, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Kayaoğlu ve şirket yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda; pazar dinamikleri, bayi geri bildirimleri, gelişim alanları, teknolojik dönüşümün getirdiği yeni iş fırsatları ele alındı. Etkinliğin sonunda 2025 yılında yüksek performans sergileyen iş ortaklarına ödülleri takdim edildi.

“HEDEFİMİZ BÜYÜMEYİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KILMAK”

Kuruluşundan günümüze sektöre birçok ilki kazandıran DemirDöküm’ün 1954’te başlayan yolculuğunun bugün Türkiye’nin her noktasına ve dünyanın 50’yi aşkın ülkesine ulaşan dev bir ekosisteme dönüştüğünü belirten CEO Alper Avdel, “2025 yılını, küresel zorluklara rağmen hedeflerimize sadık kalarak geride bıraktık. Bu başarı bir rakamdan ibaret değil; iş ortaklarımızla kurduğumuz güvenin sonucu. 2026 yılını değişim ve atılım dönemi olarak görüyoruz. Öncü olduğumuz alanlardaki liderliğimizi korurken, yeni nesil teknolojilere ve dijital dönüşüme yaptığımız yatırımlarla sektördeki çıtayı yukarı taşımaya kararlıyız. Amacımız sadece büyümek değil, bu büyümeyi iş ortaklarımızla birlikte sürdürülebilir kılmak” dedi.

“ASIRLIK HEDEFLERİMİZE TEK YÜREK İLERLİYORUZ”  

Konuşmasında Türkiye iklimlendirme pazarında her yıl milyonlarca cihazın tüketiciyle buluştuğunu, DemirDöküm için kritik noktanın ise güçlü iş ortağı ağı ile servis zincirini hem desteklemek hem de geleceğe hazırlamak olduğunu belirten Avdel; “Hedeflerimize yürürken sahanın her alanındaki iş ortaklarımızı desteklemeye devam ediyoruz. Yıllık buluşmamızda stratejik ortaklarımızla 2026 fırsatlarını konuştuk. Sahadan aldığımız geri bildirimleri, teknoloji ve hizmet kalitemizle birleştirerek her yuvaya güvenilir ısı konforu taşımaya devam edeceğiz. Birlikte büyümeye odaklandığımız bir yıl bizi bekliyor” açıklamasını yaptı.

Okumaya Devam Et

GENEL

GYODER 20’nci zirvesinde sektörü bir kez daha buluşturdu

Yayınlandı

-

Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu GYODER’in 20’nci kez düzenlediği Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM’de ‘Soruyu Değiştirmek’ temasıyla gerçekleşti. Zirvenin açılışını ezber bozan bir formatla interaktif diyalog üzerinden gerçekleştiren GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, “Soruyu Değiştirmek bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı” diye konuştu. Açılış; Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Bulut’un konuşmalarıyla devam etti.

Türkiye gayrimenkul sektörünün önemli buluşma platformlarından biri olan 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM’de ‘Soruyu Değiştirmek’ ana temasıyla kapılarını açtı. Geliştiricilerden yatırımcılara, kamu kurumlarından uluslararası uzmanlara kadar sektörün tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturan zirve, bu yılki temasıyla sektörü alışılagelmiş yaklaşımların ötesinde düşünmeye davet ediyor.

COP31’den yapay zekaya, veri merkezlerinden longevity mekanlarına uzanan geniş bir perspektifte panel ve oturumlara ev sahipliği yapan zirve; sektörün güncel gündemlerini yeni sorularla masaya yatırıyor.

“Soruyu değiştirmek bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı”

Zirvenin açılışı bu yıl alışılmışın dışında bir formatla gerçekleşti. GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ile sahneye çıkarak interaktif bir diyalogla zirvenin startını verdi. Protokol selamlarının ardından açılış konuşmasını yapan Çekici şunları söyledi:

“27 yıllık saygın geçmişimizle bu özel eşiğe, 20’nci zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sadece rekor bir sayıyı değil; bir durup düşünme, eksiklere bakma ve geleceğin vizyon belgesini yeniden yazma zamanını ifade ediyor. Gayrimenkul sektörü bu ülkenin ekonomik kalkınmasının daima lokomotifi olmuştur, dün de öyleydi bugün de böyle. Geçen yıl ‘Yeniden Başlat’ derken sektöre bir düşünme ve tazelenme alanı açıyorduk. Bu yıl bir adım daha ileri gidiyoruz. Neyi yeniden başlattığımız kadar, hangi bakış açısıyla yeniden başladığımız sorusunu ekliyoruz. ‘Soruyu Değiştirmek’ bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı. Doğru soru; daha erişilebilir konuta, daha sağlam bir finansmana ve daha güvenli şehirlere açılan ilk kapı.”

Açılış konuşmasında iki önemli lansmanı da duyuran Başkan Çekici, “Bu yıl Üçüncü Ankara Gayrimenkul Zirvesi’ne hazırlanıyoruz. Kış aylarında Ankara’da konut odaklı bir araya geleceğiz. 3. Ankara Zirvesi’nin teması ‘KONU:TÜRKİYE’dir” dedi. Ayrıca SPK öncülüğünde Küresel Para Haftası kapsamında üniversitelerde yürütülen finans ve gayrimenkul okuryazarlığı seminerlerine de değinerek, sektörün gençlerle kurduğu bağın önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini vurguladı.

Kamudan ve sivil toplumdan güçlü mesajlar

Açılışın ardından söz alan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, “Gayrimenkul sektörü sadece yapı üretmez yaşam üretir, şehirlerin karakterini şekillendirir ve gelecek kuşakların çevresel kaderini belirler. Bugün konuştuğumuz her metrekare karbon bütçemizin, doğal kaynaklarımızın ve toplumsal dayanıklılığımızın bir yansımasıdır. Erişilebilir konut sağlanmadığında, dünyanın farklı coğrafyalarında gecekondu oluşumları kaçınılmaz hale geliyor. En büyük ekonomilerde bile bu gerçekle karşılaşıyoruz. Bu nedenle COP31 sürecinde önceliğimiz; alınan kararların uygulanabilir, ölçülebilir ve sahada karşılığı olan sonuçlar üretmesi. İklim meselesi yalnızca bir çevre konusu değil; tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir gelecek meselesi. Anadolu’dan doğan Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkeye yayıldı. Artık ‘Sıfır Atık’ denildiğinde akla Türkiye geliyor” dedi.

Konut verilerinin daha doğru okunması gerektiğine işaret eden İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, birinci el ve toplu konut verilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, değişen toplumsal yapıya da dikkat çekti:

“Bundan sonra rakamları değerlendirirken birinci el satışlar ile toplu konut verilerini ayrıştırmamız gerekiyor. Türkiye’de tek başına yaşayanların oranı bazı illerde yüzde 20’lere ulaşmış durumda. Boşanma oranları ise yüzde 36 seviyesine geldi. Bu tablo, konut talebinin yapısının değiştiğini açıkça gösteriyor. Önceliğimiz şehirleri geleceğe hazırlamak. Başta GYODER olmak üzere sektördeki tüm STK’lar ve paydaşlarla beraber hareket etmeye çalışıyoruz. Özellikle deprem kontrolü ve kentsel dönüşüm süreçlerinde elde ettiğimiz güçlü birikimi, Bu tecrübenin yanı sıra binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modellerini hep birlikte hayata geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kentsel dönüşümle ilgili İstanbul’dan bir örnek vermek istiyorum. Özellikle İstanbul’da otopark konusunda çok büyük bir sıkıntımız var. Konut başına düşen otopark miktarının mutlaka artırılması gerekiyor.Kentsel dönüşümün yanında mutlaka iş yerlerinin dönüşümü, sanayi merkezlerinin dönüşümü ve bu tür ticari alanların dönüşümü de aynı konut dönüşümü gibi bir paket içinde ele alınmalı ve gündemine alınmalı” açıklamasında bulundu.

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz,” Bu yıl zirvenin teması olarak belirlenen “Soruyu Değiştirmek”, içinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak açısından son derece anlamlı. Gayrimenkul artık yalnızca yapı üretimiyle sınırlı bir alan değil; teknolojiyle, enerjiyle ve değişen yaşam biçimleriyle şekillenen stratejik bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu dönüşümün merkezinde yer alan dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımlar, “ev” kavramını yeniden tanımlıyor. Artık bir projenin gücü yalnızca bulunduğu konumla veya fiziksel özellikleriyle değil, sunduğu teknolojik altyapı, sağladığı operasyonel verimlilik ve kullanıcıya kattığı somut fayda üzerinden ölçülüyor. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yeni finansman modelleri, üretim gücümüz ve kurumsal kapasitemizle sektörde güçlü bir konumdayız. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi modellerle yatırım süreçlerine farklı bir bakış açısı kazandırıyoruz. Aynı zamanda uluslararası alanda attığımız adımlarla bu birikimi daha geniş bir zemine taşıyoruz. Emlak Konut Global ile birlikte Suudi Arabistan’da hayata geçireceğimiz proje ile ülkemizin gayrimenkul geliştirme kapasitesini küresel ölçekte temsil etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Açılış konuşmalarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut tamamladı. Bulut, GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde yaptığı konuşmada sektörün dönüşümüne ve deprem sonrası ihya çalışmalarına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“GYODER’in ‘Soruyu Değiştirmek’ temasıyla ortaya koyduğu bu güçlü platform, sektörün ortak aklını büyüterek geleceğe yön vermektedir. Bugün artık yalnızca üretim miktarını artırmayı değil, bu üretimi nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik açısından en ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz. ‘Asrın İnşası ve İhya Çalışmaları’ kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; TOKİ’den Emlak Konut’a kadar tüm kurumlarımız ve özel sektör paydaşlarımızla el ele vererek 455 bin bağımsız bölümü tamamladık ve vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Gerek kullanılan teknoloji gerekse üretim hızıyla Türk yapı sektörünün gücünü dünyaya gösteren bu başarıyı; şimdi enerji verimliliği yüksek, sıfır atık uyumlu ve iklim değişikliğine dirençli şehirler kurma vizyonumuzla taçlandırıyoruz. Bakanlık olarak tüm çalışmalarımızı, niceliği nitelikle birleştiren bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Depreme dayanıklı şehirler inşa etme noktasında kentsel dönüşümün önemini vurgulayan Bulut, İstanbul özelindeki sürece dair şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye genelinde 2 milyondan fazla bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Bu sürecin en kritik halkası olan İstanbul için tarihimizin en kapsamlı kentsel dönüşüm hamlesini yürütüyoruz. Dönüşümün önündeki engelleri kaldırmak amacıyla sahada güçlü koordinasyon modellerini devreye aldık. Özellikle ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ve sağladığımız yeni finansman imkânlarıyla vatandaşlarımızın bu sürece katılımını en üst seviyeye çıkarıyoruz. İstanbul için artık ertelenemez bir noktada olan bu dönüşümü, devletimizin tüm imkânlarını seferber ederek ve vatandaşımızla el ele vererek başarıya ulaştıracağız” değerlendirmesini yaptı.

Ekonomi sahnesinde sektör değerlendirildi

Zirvede CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım moderatörlüğünde gerçekleşen ekonomi oturumunda ekonomist Fatih Keresteci, gayrimenkulün her ekonomik döngüde değer üreten bir varlık sınıfına dönüşüp dönüşemeyeceğini mercek altına aldı. 

CEO perspektifinden Türkiye konuşuldu

Zirvenin en kapsamlı oturumlarından “CEO’lar Türkiye’yi nasıl okuyor?” panelinde Vahap Munyar moderatörlüğünde PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Hasan Pehlivan, Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, Mesa Holding CEO’su Mert Boysanoğlu ve Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker bir araya geldi. Panelde, Türkiye’nin büyüme odaklı yaklaşımdan dayanıklılık ve dönüşüm eksenine geçişi CEO perspektifinden ele alındı.

Zihin Atölyeleri zirvenin çalıştayı oldu

Kasım 2025’ten bu yana gerçekleştirilen 11 Zihin Atölyesi’nden derlenen fikirler ve çıkarımlar, GST Danışmanlık Kurucu Ortağı Gülfem Sena Tandoğan ve Pasifik GYO Genel Müdürü Mustafa Candan tarafından zirvenin gündemine taşındı. Kolaj video eşliğinde hayat bulan bu oturum, sektörün sahadan yukarıya oluşan kolektif aklını gözler önüne serdi.

Değer yaratan GYO’lar ödüllerini aldı

Ödül töreninde 2024-2025 döneminin başarıları sahneye taşındı. Emlak Konut GYO her iki yıl için “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Kamu”, Reysaş GYO ise “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Özel Sektör” ödülünü aldı. Akmerkez GYO “Pay Başına En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024), Torunlar GYO “Tutar Bazında En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024) ödüllerinin sahibi oldu.

Akiş GYO hem “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu En Yüksek Olan GYO” hem de “Sürdürülebilirlik Notu En Yüksek Olan GYO” ödüllerini 2024 ve 2025 yılları için aldı. Vakıf GYO 2024’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO” ve 2025’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş”, Mhr GYO 2025’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO”, İş GYO 2024’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş” ödülünü kazandı. Fuzul GYO ve Adra GYO sırasıyla 2024 ve 2025 yılları için “Toplam Kurumsal Yatırımcı Payını En Çok Artıran GYO”, Asce GYO ve Emlak Konut GYO ise “Toplam Bireysel Yatırımcı Sayısı En Yüksek Olan GYO” ödüllerini aldı.

Zirve COP31’den longevity’ye uzanan oturumlarla devam etti

Zirve öğleden sonra da hız kesmedi. COP31 iklim gündemi, yapay zekanın gayrimenkulde yarattığı dönüşüm, veri merkezleri ve longevity mekanları sektörün önde gelen isimleriyle ele alındı. Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapacak olması zirvede özellikle öne çıkan başlıklardan biri oldu. İklimden finansmana, kentsel dönüşümden sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir eksende sektörün bu tarihi fırsatı somut bir dönüşüm platformuna taşıma vizyonu paylaşıldı.

Zirve, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın sorular değiştiğinde nelerin mümkün hale geldiğini ileri bir perspektiften aktardığı kapanış konuşmasıyla tamamlandı. 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını bir çatı altında buluşturarak yeni düşünme biçimlerine ve çözüm arayışlarına güçlü bir zemin hazırladı.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye