GENEL
Ravago Bina Çözümleri ile Türkiye’de Yangın Güvenliğinde Yenilikçi Adımlar
Yayınlandı
12 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Alper Doğruer Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü
Ravago Bina Çözümleri, Türkiye’deki yangın yönetmeliklerine uygun, uluslararası normlarla uyumlu yalıtım ve cephe çözümleriyle hem can hem de mal güvenliğini artırıyor; kapsamlı eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarıyla uygulamada standartların tam hayata geçirilmesini hedefliyor.
- Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, markanız hakkında bilgi alabilir miyiz?
1961 yılında Belçika’da kurulan ve bugün 40’tan fazla ülkede 350’den fazla tesisiyle hizmet veren Ravago Grubu’nun inşaat sektöründeki iş kolu olan Ravago Bina Çözümleri olarak, güvenilir ve sürdürülebilir yalıtım ürünlerimizle faaliyet gösteriyoruz. Sektördeki 30 yılı aşkın bilgi ve tecrübemizle Türkiye’nin en kaliteli membranını üreten şirketi konumundayız. Bir diğer ürün grubumuz olan taş yününde ise pazar lideriyiz. ‘İnşaatın Kalbindeki Çözüm Ortağı’ olma misyonuyla yol alan bir şirket olarak, Türkiye çapında 8 bölge müdürlüğümüz ve 300’e yakın bayi ağımızla hizmet veriyoruz. Isı yalıtımı, yalıtımlı cephe çözümleri, çatı ve su yalıtımı, mekanik ve tesisat yalıtımının yanı sıra giydirme cepheler alanındaki üstün kaliteli ürün ve çözümlerimizle hem yerel hem de küresel pazarda hızlı bir ivmeyle büyümeye devam ediyoruz.
- Türkiye’deki Yangın Yönetmeliklerinin uluslararası standartlarla uyumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkemizde yürürlükte olan Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik esasen Türk ve Avrupa standartlarını yani TS/EN’i referans alacak şekilde kurgulanmış ve uluslararası normlarla uyum sağlama esnekliğine sahiptir. Yönetmelik, TS ve Avrupa standartlarının olmadığı durumlarda uluslararası geçerliliği kabul edilmiş normların kullanılabileceğini açıkça belirtiyor. Bu çerçeve, tasarım ve uygulama aşamasında uluslararası iyi uygulamalara yakın bir uyum sağlıyor olmakla birlikte, uygulamadaki uyum düzeyi denetim, sertifikasyon süreçleri ve saha kapasitesine bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor.
Diğer yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde meydana gelen yangınların yüzde 24’ü binalarda çıkıyor ve bu yangınların büyük bir bölümü yerleşim yerlerinde yaşanıyor. TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın raporuna göre ise ülkemizde çıkan her 5 yangından 1’i, yangın yalıtımı eksikliği nedeniyle daha hızlı yayılıyor. Bu veriler, yangın yalıtımının yalnızca maddi kayıpları değil can kayıplarını da doğrudan etkileyen bir unsur olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Binalarda Yangın Yönetmeliği kapsamında yangın yalıtımı yasal bir zorunluluk olmasına rağmen İZODER’in değerlendirmelerine göre Türkiye’deki binaların yalnızca yüzde 15’inde bu sistemler doğru ve eksiksiz şekilde uygulanıyor.
- Son yıllarda Türkiye’deki Yangın Güvenliği standartlarında öne çıkan değişiklikler nelerdir?
Son yıllarda yönetmelikte görülen en belirgin değişiklikler; kapsama alınan bina ve yapı tiplerinin genişletilmesi, mevcut binalara yönelik uyum süreçlerine ilişkin geçiş düzenlemelerinin getirilmesi ve denetim ile uygunsuzluk hâllerine yönelik yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi oldu. Ayrıca yangın ekipmanları temini, sertifikalı ürün kullanımı, acil durum planları, görevli ve ekip zorunlulukları gibi hususlar daha net tanımlanarak uygulamaya yönelik gereklilikler artırıldı. 2025’te yapılan düzenlemelerle belirli standartlara uygun ürün kullanımının daha kısa süre içinde tamamlanması öngörüldü. Bu değişiklikler, yangına müdahale kapasitesini ve tahliye güvenliğini iyileştirmek üzere hem teknik hem de idari altyapıyı güçlendirme hedefiyle hayata geçirildi.
- Ülkemizdeki Yangın Güvenliği eğitimi ve bilinçlendirmesi, projeler kapsamında standartlara uyumda ne kadar etkili ya da yeterli düzeyde midir?
Eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları son yıllarda kamu kurumları, belediyeler, AFAD ile itfaiye gibi aktörlerin programları ve özel sektör girişimleriyle artış gösterse de uygulamadaki etkinlik hâlâ kurumdan kuruma ve bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Teorik eğitimler ve bilgilendirme kampanyaları yaygınlaşsa da sahada düzenli tatbikat, periyodik bakım kültürü, yetkin sertifikalı personel istihdamı ve uygulama odaklı eğitimlerin yaygınlaştırılması gerekiyor. Özellikle proje aşamasında uygulayıcıların eğitim düzeyi ve sorumluluk bilinci standartlara tam uyumu belirleyen kritik faktörlerdir. Kısacası adımlar atılıyor ancak sürdürülebilir uyum için eğitimlerin kalıcı, belgeye dayalı ve denetimle desteklenmesinin gerekli olduğu kaçınılmaz.
- Denetim süreçlerinde en sık karşılaşılan Yangın Güvenliği eksikleri hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Denetimlerde sık rastlanan eksiklikler arasında; zorunlu yangın söndürme ve müdahale ekipmanlarının eksik veya standart dışı olması, kaçış yollarının yetersizliği veya engellenmiş olması, yangın algılama ve alarm sistemlerinin düzenli bakım ve testlerinin yapılmaması, yangın kapıları ve bölümlendirmenin uygun standartlara ve montaj kurallarına göre sağlanmaması ve proje ile uygulanma arasındaki farklılıklara ilişkin belgelerin ve kullanım talimatlarının eksikliği yer alıyor. Bu eksiklikler hem can güvenliğini doğrudan riske atıyor hem de binaların yangın anındaki yönetimini ve müdahale etkinliğini azaltıyor. Çözüm olarak periyodik, belgelendirilmiş denetimler, uygulama kontrol listeleri ve saha personelinin periyodik eğitimi önceliklendirilmelidir.
Doğru malzeme ve uygun uygulamalarla hayata geçirilen yangın yalıtım çözümleri, yangının başladığı noktadan yayılmasını önleyerek hem yangının büyümesini hem de tahliye süresince yaşanabilecek can kayıplarını engeller. Bu yönüyle yangın yalıtımı hem bina güvenliği açısından hem de doğrudan insan güvenliği açısından hayati bir rol üstleniyor. Ne yazık ki Türkiye’de yangın yalıtımıyla ilgili yönetmelikler belirli standartlar içerse de uygulama alanında ciddi eksiklikler görülebiliyor. Proje aşamasında doğru malzemeler belirlenmiş olsa dahi, uygulama sürecinde bu malzemelerin ya doğru biçimde kullanılmaması ya da maliyet kaygısıyla kalitesiz ürünlerin tercih edilmesi, tüm yangın güvenliği sistemini riske atabiliyor.
- Yangın Güvenliğinde Yeni Nesil Çözümler kapsamında, son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Ravago Bina Çözümleri olarak yangın yalıtımının önemini göz önüne alarak yüksek performanslı, güvenilir çözümler sunmaya odaklanıyoruz. Yangına dayanıklı taş yünü esaslı yalıtım levhalarımızla hem yönetmeliklere tam uyum sağlayan hem de gerçek koşullarda test edilmiş sistemler geliştiriyoruz. Yangın yalıtımı yalnızca bir malzeme değil doğru bilgi, bilinçli tercih ve sorumluluk gerektiren bütüncül bir süreç. Bu kapsamda önceliğimiz ürün kalitemizi en üst seviyede tutarak daha güvenli yaşam alanları inşa edilmesine katkıda bulunmak.
- Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz?
Ravago Bina Çözümleri olarak farklı segmentlerin ihtiyaçlarını gözeten geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Konut projelerinde daha çok ısı, su ve ses yalıtımına yönelik çözümler öne çıkarken, ticari yapılarda uzun ömürlü ve enerji verimliliği yüksek sistemlere odaklanıyoruz. Endüstriyel tarafta ise yüksek sıcaklık dayanımı, yangın güvenliği ve mekanik direncin ön planda olduğu özel ürünler tercih ediliyor. Portföyümüzde Ravatherm markası altında ısı yalıtım ürünlerimiz, Ravaproof ve Bitümex markalarıyla su yalıtım çözümlerimiz, ayrıca taş yünü ve seramik yünü ürünlerimiz bulunuyor. Bu ürünlerin her biri, kullanım alanına göre yangın güvenliği, enerji tasarrufu, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik kriterlerini karşılayacak şekilde tasarlanıyor.
- Doğru sistem / uygun ürün secimi için nelere dikkat edilmeli? Projelerde tercih edilen ürün ve hizmetlerinizin, satış ya da uygulama sonrası müşterilerinize sağladığı avantajlar/katma değerler hakkında neler söylemek istersiniz?
Doğru ürün seçiminin temelinde projeye özel ihtiyaçların doğru analiz edilmesi yatıyor. Yapının fonksiyonu, bulunduğu bölgenin iklim koşulları, maruz kalınacak riskler ve yönetmelik gerekleri mutlaka dikkate alınmalı. Biz de bu noktada müşterilerimize yalnızca ürün değil, uçtan uca çözüm sunuyoruz. Örneğin bitümlü membranlarımız suya ve neme karşı yapıları korurken, esnek yapısıyla deprem anında oluşabilecek hareketlere uyum sağlayarak yalıtımın sürekliliğini güvence altına alıyor. Taş yünü ürünlerimiz yangın dayanımı ve ses yalıtımıyla yaşam alanlarında güvenlik ve konfor sağlıyor. Seramik yünü ise endüstriyel uygulamalarda yüksek sıcaklıklarda dahi hafif yapısıyla maksimum ısı yalıtımı sunuyor. Ürünlerimizin ortak noktası, uzun ömürlü kullanım, enerji tasarrufu ve güvenlik sağlamaları. Ayrıca satış öncesinde doğru ürün seçimi için teknik danışmanlık, satış sonrasında ise uygulama desteğiyle iş ortaklarımızın yanında yer alıyoruz. Bu yaklaşım hem proje verimliliğini artırıyor hem de müşterilerimizin yatırımının değerini koruyor.
- Sektörümüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırmaktasınız, emek yoğun AR-GE çalışmalarınız ile ilgili neler söylemek istersiniz?
İnşaatın kalbindeki çözüm ortağı olma misyonumuz, Ar-Ge çalışmalarımızı da şekillendiriyor. Bu noktada Ar-Ge merkezimizde alışılagelmiş kalıpların dışına çıkarak ezber bozan yenilikçi çözümler sunuyor, müşterilerimizin beklentilerini aşan bir deneyim yaratmak için sürekli gelişiyoruz. Üstün nitelikli ürünlerimiz ile yenilikleri yakından takip ederek yapı sektörünün kalite standartlarını yükseltiyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın bir ayağında teknolojik yenilikleri takip ederek; kaliteli, enerji verimliliği yüksek, enerji performansını artıran ve çevreye etkisi en aza indirilmiş hammadde kullanmaya özen gösteriyoruz. Diğer ayağında ise tüm bu süreçte ürünlerimizi tasarlarken ve üretirken fiyat maliyetini arttırmadan pazara sunmaya odaklanmak yatıyor.
- Önümüzdeki dönemde özellikle konuşacağımız yeni ürünlerinizle ya da yeni hizmet modellerinizle ilgili de kısaca bilgi alabilir miyiz?
Yakın dönemde hem ürün gruplarımızı geliştirmeye hem de hizmet modelimizi güçlendirmeye odaklanıyoruz. Türkiye’nin ilk yüksek teknoloji seramik yünü üretim hattımızda geliştirdiğimiz Ravatherm Seramik Yünü, yüksek sıcaklık dayanımı ve kimyasal bağımsızlığıyla endüstriyel izolasyonda önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelecek ürünlerimizden biri olacak. Su yalıtım tarafında da Ravaproof ve Bitümex markalarımızla hem yeni nesil ürün geliştirme hem de uygulama desteğini artırma hedefindeyiz. Bunun yanında sürdürülebilirlik odağında, enerji verimliliğini artıran ve yapıların karbon ayak izini azaltan çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Hizmet tarafında ise projelerin her aşamasında teknik destek ve danışmanlığı daha erişilebilir kılacak dijital çözümler üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, geleceğin şehirlerinin güvenli, dayanıklı ve yaşanabilir yapılarla inşa edilmesine katkı sunmak.
- Sürdürülebilir Çevre Politikaları ve Yaşanabilir Çevre Stratejileri doğrultusunda, gerçekleştirdiğiniz çalışmalarınız ile Sosyal Sorumluluk Projeleriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Ravago Bina Çözümleri olarak sürdürülebilirlik yaklaşımını günlük işleyişimizin her alanına entegre ediyoruz. Tesisimizin sahip olduğu Sıfır Atık Belgesi doğrultusunda hem üretim hem de ofislerde geri dönüşüm kutuları bulunduruyor, çalışanlarımıza atıkların doğru şekilde ayrıştırılması konusunda düzenli eğitimler veriyoruz. Kâğıt israfını önlemek için Sharepoint ve QDMS gibi dijital arşivleme platformlarını kullanıyor, elektronik atıklarımızı lisanslı geri dönüşüm firmalarına kontrollü şekilde gönderiyoruz. Yemekhanelerimizde tek kullanımlık tabak, çatal ve bardaklar yerine yıkanabilir ekipmanları tercih ediyor, su tüketiminde sebiller yerine şişe su sağlıyoruz. Üretimden çıkan zorunlu karton ve naylon atıkları da yine lisanslı geri dönüşüm firmaları aracılığıyla ekonomiye kazandırıyoruz. Üretimde ve ofislerimizde hayata geçirdiğimiz her uygulama, ‘daha az atık, daha çok verimlilik’ anlayışımızı güçlendirdikçe Ravago Bina Çözümleri olarak daha yeşil bir geleceğe doğru adım atmaya devam edeceğiz.
- Sürdürülebilir odaklı bir marka olarak geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?
Ravago Grubu olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir çevre politikası olarak görmüyoruz. 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 42 oranında azaltmayı, elektrik tüketimimizin en az yüzde 60’ını yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı ve enerji verimliliğimizi yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. Türkiye operasyonumuzda da aynı vizyonla ilerliyoruz. Ravago Bina Çözümleri olarak Kayseri fabrikamızda devreye aldığımız briket yatırımı sayesinde üretim sürecindeki atıkların yüzde 100’ünü geri dönüştürerek taş yünü elde ediyor ve pazara sunuyoruz. Bu modelle sıfır atık yaklaşımını sahada hayata geçiriyoruz. Yürüttüğümüz tüm çalışmalarımız gelecek nesilleri de düşünerek attığımız adımların bir yansıması. Şirket olarak sürdürülebilirlik adımlarını üretim süreçleriyle sınırlı tutmuyoruz. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik yatırımlarımız, yenilenebilir kaynakların enerji tüketimimizdeki payını sürekli yükseltmemiz, çevresel etkileri daha ortaya çıkmadan kontrol altına almamız ve entegre yönetim sistemlerini uygulamamız bu vizyonun önemli parçaları arasında yer alıyor. Biz, kaliteli, enerji verimli ve çevresel etkileri minimum olan hammaddeleri tercih ederken, geri dönüşüm süreçlerini de üretim zincirimizin ayrılmaz bir parçası haline getiriyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu
Yayınlandı
11 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.
Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.
Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.
Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.
Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”
Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek
Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.
GENEL
Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak
Yayınlandı
12 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.
Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.
“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”
Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”
İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.
Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.
“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”
“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:
“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”
İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.
Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak
İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
GENEL
Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı
Yayınlandı
13 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.
“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”
Son Yazılar
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
- Eminevim’den 600 bininci teslimatla tarihi rekor Ekim 9, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın 2. İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Bir Araya Geldi Ekim 9, 2026
- GÖKYÜZÜNDE BİR SIĞINAK: LONDRA’NIN İKONİK SOUTH BANK BÖLGESİNDE PENTHOUSE YAŞAMINA YENİ BİR YORUM Ekim 9, 2026
- Form MHI Klima Sistemleri Interclima 2026’da Uluslararası Temaslarını Güçlendirdi Ekim 9, 2026
- Filli Boya’nın da çatısı altında yer aldığı Nippon Paint Group, AkzoNobel’in Güneydoğu Asya Operasyonlarını Satın Almak Üzere Anlaşma İmzaladı Ekim 9, 2026
- Boreas Teknoloji, Veri Merkezlerinde Akıllı Yönetim Dönemini 6. OSB Teknoloji Zirvesi’ne Taşıdı Ekim 9, 2026
- Creavit Gen-Z Serisi ile Banyoda Kişisel İfade Ekim 9, 2026
- ASAŞSANAT’tan Alüminyumun Sanatla Buluştuğu Sergi: “13. Element” Ekim 8, 2026
- Mobilya Tasarımında Porselen Dönemi: Kalebodur, Furnishings & Design Istanbul’a Damgasını Vurdu Ekim 8, 2026
- Baumit Türkiye, kış gelmeden nitelikli ısı yalıtımı yapmanın 5 kritik başlığına dikkat çekiyor Ekim 8, 2026
- Yaşam alanına dönüşen banyolar için zamansız bir tasarım: Thetis Ekim 8, 2026
- Baymak Hizmet Kalitesini Eğitimle Güçlendiriyor Ekim 8, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!


















