GENEL
Ravago Bina Çözümleri ile Türkiye’de Yangın Güvenliğinde Yenilikçi Adımlar
Yayınlandı
10 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Alper Doğruer Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü
Ravago Bina Çözümleri, Türkiye’deki yangın yönetmeliklerine uygun, uluslararası normlarla uyumlu yalıtım ve cephe çözümleriyle hem can hem de mal güvenliğini artırıyor; kapsamlı eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarıyla uygulamada standartların tam hayata geçirilmesini hedefliyor.
- Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, markanız hakkında bilgi alabilir miyiz?
1961 yılında Belçika’da kurulan ve bugün 40’tan fazla ülkede 350’den fazla tesisiyle hizmet veren Ravago Grubu’nun inşaat sektöründeki iş kolu olan Ravago Bina Çözümleri olarak, güvenilir ve sürdürülebilir yalıtım ürünlerimizle faaliyet gösteriyoruz. Sektördeki 30 yılı aşkın bilgi ve tecrübemizle Türkiye’nin en kaliteli membranını üreten şirketi konumundayız. Bir diğer ürün grubumuz olan taş yününde ise pazar lideriyiz. ‘İnşaatın Kalbindeki Çözüm Ortağı’ olma misyonuyla yol alan bir şirket olarak, Türkiye çapında 8 bölge müdürlüğümüz ve 300’e yakın bayi ağımızla hizmet veriyoruz. Isı yalıtımı, yalıtımlı cephe çözümleri, çatı ve su yalıtımı, mekanik ve tesisat yalıtımının yanı sıra giydirme cepheler alanındaki üstün kaliteli ürün ve çözümlerimizle hem yerel hem de küresel pazarda hızlı bir ivmeyle büyümeye devam ediyoruz.
- Türkiye’deki Yangın Yönetmeliklerinin uluslararası standartlarla uyumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkemizde yürürlükte olan Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik esasen Türk ve Avrupa standartlarını yani TS/EN’i referans alacak şekilde kurgulanmış ve uluslararası normlarla uyum sağlama esnekliğine sahiptir. Yönetmelik, TS ve Avrupa standartlarının olmadığı durumlarda uluslararası geçerliliği kabul edilmiş normların kullanılabileceğini açıkça belirtiyor. Bu çerçeve, tasarım ve uygulama aşamasında uluslararası iyi uygulamalara yakın bir uyum sağlıyor olmakla birlikte, uygulamadaki uyum düzeyi denetim, sertifikasyon süreçleri ve saha kapasitesine bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor.
Diğer yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde meydana gelen yangınların yüzde 24’ü binalarda çıkıyor ve bu yangınların büyük bir bölümü yerleşim yerlerinde yaşanıyor. TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın raporuna göre ise ülkemizde çıkan her 5 yangından 1’i, yangın yalıtımı eksikliği nedeniyle daha hızlı yayılıyor. Bu veriler, yangın yalıtımının yalnızca maddi kayıpları değil can kayıplarını da doğrudan etkileyen bir unsur olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Binalarda Yangın Yönetmeliği kapsamında yangın yalıtımı yasal bir zorunluluk olmasına rağmen İZODER’in değerlendirmelerine göre Türkiye’deki binaların yalnızca yüzde 15’inde bu sistemler doğru ve eksiksiz şekilde uygulanıyor.
- Son yıllarda Türkiye’deki Yangın Güvenliği standartlarında öne çıkan değişiklikler nelerdir?
Son yıllarda yönetmelikte görülen en belirgin değişiklikler; kapsama alınan bina ve yapı tiplerinin genişletilmesi, mevcut binalara yönelik uyum süreçlerine ilişkin geçiş düzenlemelerinin getirilmesi ve denetim ile uygunsuzluk hâllerine yönelik yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi oldu. Ayrıca yangın ekipmanları temini, sertifikalı ürün kullanımı, acil durum planları, görevli ve ekip zorunlulukları gibi hususlar daha net tanımlanarak uygulamaya yönelik gereklilikler artırıldı. 2025’te yapılan düzenlemelerle belirli standartlara uygun ürün kullanımının daha kısa süre içinde tamamlanması öngörüldü. Bu değişiklikler, yangına müdahale kapasitesini ve tahliye güvenliğini iyileştirmek üzere hem teknik hem de idari altyapıyı güçlendirme hedefiyle hayata geçirildi.
- Ülkemizdeki Yangın Güvenliği eğitimi ve bilinçlendirmesi, projeler kapsamında standartlara uyumda ne kadar etkili ya da yeterli düzeyde midir?
Eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları son yıllarda kamu kurumları, belediyeler, AFAD ile itfaiye gibi aktörlerin programları ve özel sektör girişimleriyle artış gösterse de uygulamadaki etkinlik hâlâ kurumdan kuruma ve bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Teorik eğitimler ve bilgilendirme kampanyaları yaygınlaşsa da sahada düzenli tatbikat, periyodik bakım kültürü, yetkin sertifikalı personel istihdamı ve uygulama odaklı eğitimlerin yaygınlaştırılması gerekiyor. Özellikle proje aşamasında uygulayıcıların eğitim düzeyi ve sorumluluk bilinci standartlara tam uyumu belirleyen kritik faktörlerdir. Kısacası adımlar atılıyor ancak sürdürülebilir uyum için eğitimlerin kalıcı, belgeye dayalı ve denetimle desteklenmesinin gerekli olduğu kaçınılmaz.
- Denetim süreçlerinde en sık karşılaşılan Yangın Güvenliği eksikleri hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Denetimlerde sık rastlanan eksiklikler arasında; zorunlu yangın söndürme ve müdahale ekipmanlarının eksik veya standart dışı olması, kaçış yollarının yetersizliği veya engellenmiş olması, yangın algılama ve alarm sistemlerinin düzenli bakım ve testlerinin yapılmaması, yangın kapıları ve bölümlendirmenin uygun standartlara ve montaj kurallarına göre sağlanmaması ve proje ile uygulanma arasındaki farklılıklara ilişkin belgelerin ve kullanım talimatlarının eksikliği yer alıyor. Bu eksiklikler hem can güvenliğini doğrudan riske atıyor hem de binaların yangın anındaki yönetimini ve müdahale etkinliğini azaltıyor. Çözüm olarak periyodik, belgelendirilmiş denetimler, uygulama kontrol listeleri ve saha personelinin periyodik eğitimi önceliklendirilmelidir.
Doğru malzeme ve uygun uygulamalarla hayata geçirilen yangın yalıtım çözümleri, yangının başladığı noktadan yayılmasını önleyerek hem yangının büyümesini hem de tahliye süresince yaşanabilecek can kayıplarını engeller. Bu yönüyle yangın yalıtımı hem bina güvenliği açısından hem de doğrudan insan güvenliği açısından hayati bir rol üstleniyor. Ne yazık ki Türkiye’de yangın yalıtımıyla ilgili yönetmelikler belirli standartlar içerse de uygulama alanında ciddi eksiklikler görülebiliyor. Proje aşamasında doğru malzemeler belirlenmiş olsa dahi, uygulama sürecinde bu malzemelerin ya doğru biçimde kullanılmaması ya da maliyet kaygısıyla kalitesiz ürünlerin tercih edilmesi, tüm yangın güvenliği sistemini riske atabiliyor.
- Yangın Güvenliğinde Yeni Nesil Çözümler kapsamında, son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Ravago Bina Çözümleri olarak yangın yalıtımının önemini göz önüne alarak yüksek performanslı, güvenilir çözümler sunmaya odaklanıyoruz. Yangına dayanıklı taş yünü esaslı yalıtım levhalarımızla hem yönetmeliklere tam uyum sağlayan hem de gerçek koşullarda test edilmiş sistemler geliştiriyoruz. Yangın yalıtımı yalnızca bir malzeme değil doğru bilgi, bilinçli tercih ve sorumluluk gerektiren bütüncül bir süreç. Bu kapsamda önceliğimiz ürün kalitemizi en üst seviyede tutarak daha güvenli yaşam alanları inşa edilmesine katkıda bulunmak.
- Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz?
Ravago Bina Çözümleri olarak farklı segmentlerin ihtiyaçlarını gözeten geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Konut projelerinde daha çok ısı, su ve ses yalıtımına yönelik çözümler öne çıkarken, ticari yapılarda uzun ömürlü ve enerji verimliliği yüksek sistemlere odaklanıyoruz. Endüstriyel tarafta ise yüksek sıcaklık dayanımı, yangın güvenliği ve mekanik direncin ön planda olduğu özel ürünler tercih ediliyor. Portföyümüzde Ravatherm markası altında ısı yalıtım ürünlerimiz, Ravaproof ve Bitümex markalarıyla su yalıtım çözümlerimiz, ayrıca taş yünü ve seramik yünü ürünlerimiz bulunuyor. Bu ürünlerin her biri, kullanım alanına göre yangın güvenliği, enerji tasarrufu, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik kriterlerini karşılayacak şekilde tasarlanıyor.
- Doğru sistem / uygun ürün secimi için nelere dikkat edilmeli? Projelerde tercih edilen ürün ve hizmetlerinizin, satış ya da uygulama sonrası müşterilerinize sağladığı avantajlar/katma değerler hakkında neler söylemek istersiniz?
Doğru ürün seçiminin temelinde projeye özel ihtiyaçların doğru analiz edilmesi yatıyor. Yapının fonksiyonu, bulunduğu bölgenin iklim koşulları, maruz kalınacak riskler ve yönetmelik gerekleri mutlaka dikkate alınmalı. Biz de bu noktada müşterilerimize yalnızca ürün değil, uçtan uca çözüm sunuyoruz. Örneğin bitümlü membranlarımız suya ve neme karşı yapıları korurken, esnek yapısıyla deprem anında oluşabilecek hareketlere uyum sağlayarak yalıtımın sürekliliğini güvence altına alıyor. Taş yünü ürünlerimiz yangın dayanımı ve ses yalıtımıyla yaşam alanlarında güvenlik ve konfor sağlıyor. Seramik yünü ise endüstriyel uygulamalarda yüksek sıcaklıklarda dahi hafif yapısıyla maksimum ısı yalıtımı sunuyor. Ürünlerimizin ortak noktası, uzun ömürlü kullanım, enerji tasarrufu ve güvenlik sağlamaları. Ayrıca satış öncesinde doğru ürün seçimi için teknik danışmanlık, satış sonrasında ise uygulama desteğiyle iş ortaklarımızın yanında yer alıyoruz. Bu yaklaşım hem proje verimliliğini artırıyor hem de müşterilerimizin yatırımının değerini koruyor.
- Sektörümüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırmaktasınız, emek yoğun AR-GE çalışmalarınız ile ilgili neler söylemek istersiniz?
İnşaatın kalbindeki çözüm ortağı olma misyonumuz, Ar-Ge çalışmalarımızı da şekillendiriyor. Bu noktada Ar-Ge merkezimizde alışılagelmiş kalıpların dışına çıkarak ezber bozan yenilikçi çözümler sunuyor, müşterilerimizin beklentilerini aşan bir deneyim yaratmak için sürekli gelişiyoruz. Üstün nitelikli ürünlerimiz ile yenilikleri yakından takip ederek yapı sektörünün kalite standartlarını yükseltiyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın bir ayağında teknolojik yenilikleri takip ederek; kaliteli, enerji verimliliği yüksek, enerji performansını artıran ve çevreye etkisi en aza indirilmiş hammadde kullanmaya özen gösteriyoruz. Diğer ayağında ise tüm bu süreçte ürünlerimizi tasarlarken ve üretirken fiyat maliyetini arttırmadan pazara sunmaya odaklanmak yatıyor.
- Önümüzdeki dönemde özellikle konuşacağımız yeni ürünlerinizle ya da yeni hizmet modellerinizle ilgili de kısaca bilgi alabilir miyiz?
Yakın dönemde hem ürün gruplarımızı geliştirmeye hem de hizmet modelimizi güçlendirmeye odaklanıyoruz. Türkiye’nin ilk yüksek teknoloji seramik yünü üretim hattımızda geliştirdiğimiz Ravatherm Seramik Yünü, yüksek sıcaklık dayanımı ve kimyasal bağımsızlığıyla endüstriyel izolasyonda önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelecek ürünlerimizden biri olacak. Su yalıtım tarafında da Ravaproof ve Bitümex markalarımızla hem yeni nesil ürün geliştirme hem de uygulama desteğini artırma hedefindeyiz. Bunun yanında sürdürülebilirlik odağında, enerji verimliliğini artıran ve yapıların karbon ayak izini azaltan çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Hizmet tarafında ise projelerin her aşamasında teknik destek ve danışmanlığı daha erişilebilir kılacak dijital çözümler üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, geleceğin şehirlerinin güvenli, dayanıklı ve yaşanabilir yapılarla inşa edilmesine katkı sunmak.
- Sürdürülebilir Çevre Politikaları ve Yaşanabilir Çevre Stratejileri doğrultusunda, gerçekleştirdiğiniz çalışmalarınız ile Sosyal Sorumluluk Projeleriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Ravago Bina Çözümleri olarak sürdürülebilirlik yaklaşımını günlük işleyişimizin her alanına entegre ediyoruz. Tesisimizin sahip olduğu Sıfır Atık Belgesi doğrultusunda hem üretim hem de ofislerde geri dönüşüm kutuları bulunduruyor, çalışanlarımıza atıkların doğru şekilde ayrıştırılması konusunda düzenli eğitimler veriyoruz. Kâğıt israfını önlemek için Sharepoint ve QDMS gibi dijital arşivleme platformlarını kullanıyor, elektronik atıklarımızı lisanslı geri dönüşüm firmalarına kontrollü şekilde gönderiyoruz. Yemekhanelerimizde tek kullanımlık tabak, çatal ve bardaklar yerine yıkanabilir ekipmanları tercih ediyor, su tüketiminde sebiller yerine şişe su sağlıyoruz. Üretimden çıkan zorunlu karton ve naylon atıkları da yine lisanslı geri dönüşüm firmaları aracılığıyla ekonomiye kazandırıyoruz. Üretimde ve ofislerimizde hayata geçirdiğimiz her uygulama, ‘daha az atık, daha çok verimlilik’ anlayışımızı güçlendirdikçe Ravago Bina Çözümleri olarak daha yeşil bir geleceğe doğru adım atmaya devam edeceğiz.
- Sürdürülebilir odaklı bir marka olarak geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?
Ravago Grubu olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir çevre politikası olarak görmüyoruz. 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 42 oranında azaltmayı, elektrik tüketimimizin en az yüzde 60’ını yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı ve enerji verimliliğimizi yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. Türkiye operasyonumuzda da aynı vizyonla ilerliyoruz. Ravago Bina Çözümleri olarak Kayseri fabrikamızda devreye aldığımız briket yatırımı sayesinde üretim sürecindeki atıkların yüzde 100’ünü geri dönüştürerek taş yünü elde ediyor ve pazara sunuyoruz. Bu modelle sıfır atık yaklaşımını sahada hayata geçiriyoruz. Yürüttüğümüz tüm çalışmalarımız gelecek nesilleri de düşünerek attığımız adımların bir yansıması. Şirket olarak sürdürülebilirlik adımlarını üretim süreçleriyle sınırlı tutmuyoruz. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik yatırımlarımız, yenilenebilir kaynakların enerji tüketimimizdeki payını sürekli yükseltmemiz, çevresel etkileri daha ortaya çıkmadan kontrol altına almamız ve entegre yönetim sistemlerini uygulamamız bu vizyonun önemli parçaları arasında yer alıyor. Biz, kaliteli, enerji verimli ve çevresel etkileri minimum olan hammaddeleri tercih ederken, geri dönüşüm süreçlerini de üretim zincirimizin ayrılmaz bir parçası haline getiriyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi
Yayınlandı
6 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.
İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.
Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.
Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku
Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.
Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.
CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.
GENEL
Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor
Yayınlandı
6 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:
Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti
Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.
Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.
Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor
İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:
“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”
Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı
Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.
Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.
Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.
GENEL
Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor
Yayınlandı
6 saat önce-
Ağustos 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Son Yazılar
- CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi Ağustos 17, 2026
- Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor Ağustos 17, 2026
- Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor Ağustos 17, 2026
- DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi Ağustos 17, 2026
- Habib Makina ve Alman BDS’den Çelik İşleme Sanayisine Özel Delme Teknolojileri Ağustos 17, 2026
- Wilo, EcoVadis’te Rekor Skora Ulaştı Ağustos 14, 2026
- Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyor Ağustos 14, 2026
- İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİN 27. YILINDA AÇIKLAMA Ağustos 14, 2026
- Panasonic’in Türkiye’deki ilk showroom’u Antalya’da açıldı Ağustos 14, 2026
- Mitsubishi Electric, M70 ve M700 NC Üniteleri İçin Türkiye’de Yenileme Hizmeti Sunmaya Başladı Ağustos 14, 2026
- Herpa Maden, 2 Adet Komatsu PC700 ile Filosunu Gençleştirdi Ağustos 14, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın net operasyonel geliri yüzde 25 artarak 116 milyon Euro’ya ulaştı Ağustos 14, 2026
- Büyüme odağını stratejik alanlara çeviren Sabancı’dan ilk yarıda güçlü performans Ağustos 14, 2026
- Kimpur, Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor Ağustos 14, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği İçin Güvenilir Su Kaynağı Şart Ağustos 13, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak













