RAMS Türkiye’den Kritik Araştırma: Konut Alımında Kararı Finansman Koşulları Belirliyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

RAMS Türkiye’den Kritik Araştırma: Konut Alımında Kararı Finansman Koşulları Belirliyor

Yayınlandı

-

37 yıllık deneyimiyle gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, konut alım motivasyonlarını ve sektör eğilimlerini tespit etmek amacıyla “Konut Satın Alma Davranışları ve Gayrimenkul Sektörü Beklentileri” konusunda kapsamlı bir araştırma yaptırdı.

Türkiye’nin önde gelen araştırma şirketlerinden AREDA tarafından 15 şehirde 2.000 kişiyle yapılan kapsamlı ölçümler, konut satın almak isteyenlerin kararlarını şekillendiren temel dinamikleri net şekilde ortaya koydu.

Faiz oranı ve taksitlerin bütçeye uygunluğu belirleyici

Konut satın alma kararında %23,2 ile konut kredisi faiz oranı ilk sırada yer alıyor.

%23,0 oranıyla aylık taksitlerin bütçeye uygunluğu yani vade imkanları da tüketicilerin ikinci en önemli kriteri olarak öne çıkıyor. Bu sonuçlar, konut alımında uzun vadeli finansman modellerinin kritik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Güvenlikte ilk kriter: Deprem dayanıklılık raporu

Konut satın alma sürecinde güvenlik faktörlerine ilişkin değerlendirmelerde, katılımcıların %38,9’u deprem dayanıklılık raporlarını ilk sırada dikkate aldığını belirtiyor. Güncel deprem yönetmeliklerine uygunluk %19,5, malzeme ve işçilik kalitesine güven ise %14,1 oranında öne çıkıyor. Araştırma, yapısal güvenliğin tüketici kararlarında tartışmasız bir öncelik olduğunu gösteriyor.

Lokasyon ve yaşam kalitesi birlikte değerlendiriliyor

Gayrimenkul projelerinde lokasyonun önemli olduğunu belirtenlerin oranı %44,3. Ulaşım akslarına yakınlık, çevresel olanaklar ve bölgenin gelişim potansiyeli tüketicilerin ilk bakışta değerlendirdiği kriterler arasında yer alıyor.

Katılımcıların yaşam kalitesi beklentileri incelendiğinde ise %26,7 ile 7/24 güvenlik hizmetleri ilk sırada öne çıkıyor. Bunu %19,5 ile ferah mimari, %15,1 ile yeşil alanlar ve peyzaj izliyor.

Sektöre güven devam ediyor

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların %27’si, gayrimenkul sektörünün önümüzdeki üç yılda büyümesini bekliyor. Bu oran, tüm ekonomik değişkenlere rağmen sektöre yönelik güvenin sürdüğünü gösteriyor.

Konut Alım Eğilimlerine Yeni Yanıt: RAMS Park House Maslak

Bu araştırma bulgularına uygun hareket eden RAMS Türkiye, araştırmanın ortaya koyduğu ihtiyaç ve beklentilere cevap verecek şekilde İstanbul’un merkezinde geliştirdiği RAMS Park House Maslak projesi ile modern şehir yaşamına yeni bir yaklaşım sunuyor.

Bu bağlamda RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül şöyle konuştu: “Araştırma, konut sahibi olmayan isteyenlerin yalnızca konut satın almayı değil, güvenli, erişilebilir ve yüksek yaşam kalitesine sahip bir yaşam ekosistemi aradığını gösteriyor. RAMS Park House Maslak’ı planlarken de bu ihtiyaçları merkeze aldık. Özellikle finansal erişilebilirliğin önem kazandığı bu dönemde sunduğumuz 0 faiz avantajı ve 60 ay vade seçeneği, daha fazla insanın Maslak bölgesinde nitelikli konutlara erişebilmesine olanak sağlıyor. Ülkemizin en büyük özel sektör dönüşüm projelerinden birine liderlik ederken, şehirlerimize değer katma vizyonumuzu sürdürüyoruz.”

Şehrin enerjisini ormanın dinginliğiyle buluşturan proje; 409.000 m²’yi aşan inşaat alanı, All In One konseptli çarşı yapısı, ferah mimari anlayışı ve geniş yeşil alanları yaşam kalitesine ilişkin en çok dile getirilen kriterlere yönelik güçlü bir yaklaşım sunuyor.

Bölgede 1.100’ü aşkın kat malikiyle yürütülen dönüşüm süreci, özel sektör tarafından üstlenilen en büyük kentsel dönüşüm adımlarından biri olma özelliğini taşıyor. Proje ayrıca, katılımcıların en çok önemsediği güvenlik ve deprem dayanıklılığı kriterlerini, yüksek standartlı mühendislik çözümleriyle karşılıyor.

Markalı Seçkin Konut Projeleri İçin Yeni Dönemin Öncü Projesi

Araştırma ve projeyle ilgili Akademisyen Prof. Dr. Murat Ferman ise şöyle konuştu: “RAMS Türkiye tarafından hayata geçirilen RAMS Park House Maslak Projesi’nin; ülke ekonomisi için anahtar role sahip inşaat ve yerinde dönüşüm/gayrimenkul geliştirme kulvarları bakımından öncü ve örnek nitelikte olduğunu görüyoruz. “Konut Satınalma ve Gayrimenkul Beklentileri” alanında gerçekleştirilen en yeni (güncel) araştırma bulguları çerçevesinde ortaya çıkan vatandaş beklentileri ile projenin sunduğu ayrıcalıklı nitelik ve kazanımların tamamen uyuştuğu ve karşılandığı da açık…”

Ferman projenin; kamu kesiminin başlattığı gayrimenkul inşa ve kentsel dönüşüm hareketine paralel olarak, özel kesimin katkı ve öncülüğünü; ülkemizdeki en kapsamlı dönüşüm sektör projesi kimliği ile üstlenmesinin önemini vurgularken “Bu girişim; “erişilebilir vade ve sıfır faiz” imkân seti ile yapılandırılarak alıcıların beğenisine sunulması, vatandaş tarafından beklenen ve benzeri bulunmayan bir fırsat penceresini açmaktadır. Öngörülebilir ve sabit oranlı finansman imkanıyla seçkin (prime) ve ayrıcalıklı / prestijli konut sahibi olma imkânı, uzun yıllar sonra ilk kez, erişilebilir bir hedef haline gelmektedir.  Uzun yıllar başarıyla sürdürülüp, ekonomik büyümede “koçbaşı” rolü oynadıktan sonra duraklama içine giren “markalı konut/proje” üretimi için yeniden yükselme döneminin öncüsü ve müjdecisi olarak kabul edilmelidir. Ödeme vadesi tamamlanmadan önce teslimat opsiyonu sayesinde katılımcıların hem kira geliri elde etme hem de dilerlerse konutlarda erken yaşamaya başlama imkânına kavuşarak ödeme kolaylıklarından daha etkin şekilde faydalanabildiğini de görüyoruz” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

TLC Klima’dan Ege Bölgesi’nde Eğitim Odaklı Yeni Yapılanma

Yayınlandı

-

Bölgedeki servis hizmetlerinin niteliğini artırmayı hedefleyen TLC Klima, teknik yetkinliği güçlendirecek yeni bir eğitim merkezi ve genişleyen servis yapılanmasıyla sahadaki organizasyonunu güçlendiriyor.

TLC Klima, servis hizmetlerinde kalite standartlarını geliştirmek ve bölgesel yetkinliği artırmak amacıyla İzmir’de iş ortağı Han Klima ile birlikte yeni bir servis noktasını devreye aldı. TLC Klima’nın yenilenen showroom konsepti doğrultusunda hayata geçirilen bu servis noktası, bölgedeki servis ağının erişilebilirliğini artıran ve operasyonel gücünü destekleyen bir yapı olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte Sahada Fark Yaratanlar Eğitim ve Atölye Merkezi, TLC Klima’nın eğitim odaklı yaklaşımının bir parçası olarak kurgulanan ve doğrudan marka tarafından yönetilen bir eğitim merkezi olarak konumlanıyor.

Sahada Fark Yaratanlar Eğitim ve Atölye Merkezi; uygulamalı eğitim alanları ve teorik derslikleriyle, servis ekiplerinin sahada ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerileri geliştirmeye odaklanıyor. Merkezde, servis ekiplerinin sök-tak ve montaj uygulamalarını birebir deneyimleyebileceği eğitim stantları ile teknik bilgilerin aktarılacağı 15 kişilik teorik eğitim alanı yer alıyor. Bu yapı, yalnızca bir servis noktası olmanın ötesinde, bölgesel ölçekte eğitim ve teknik gelişimi destekleyen bir merkez olarak dikkat çekiyor.

Han Klima’nın ve yeni eğitim merkezinin açılışı; TLC Klima Genel Müdür Yardımcısı Filiz Doğan, Türkiye Satış Direktörü Gökhan Külahi, Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Müdürü Serdar Ekmekçi, Satış Sonrası Hizmetleri Müdürü Özgür Göksu, Ege Bölge Satış Müdürü Kadirhan Aygören ve Ege Bölge sorumlu ekibinin katılımıyla gerçekleşti.

Yerinde Eğitim, Güçlü Servis Altyapısı

TLC Klima Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Özgür Göksu, İzmir’de hayata geçirilen eğitim atölyesi ile ilgili yaptığı açıklamada; “Satış sonrası hizmetlerde sürdürülebilir kaliteyi sağlamak, ancak sahadaki teknik yetkinliği sürekli geliştirmekle mümkün. Atölyemizi bölgesel bir eğitim merkezi olarak konumlandırarak, ekiplerimizin bilgi ve uygulama gücünü artırmayı hedefliyoruz. Bu proje, servis ağımızın standardını yükseltirken, müşterilerimize sunduğumuz hizmet kalitesine de doğrudan katkı sağlayacak.” dedi. 

Güçlenen Servis Ağı ve Sürdürülebilir Hizmet Yaklaşımı

TLC Klima, sahadan gelen ihtiyaçları merkeze alan bu yapılanmayla; servis ağının yetkinliğini artırmayı ve bölgelerde güçlü bir hizmet altyapısı oluşturmayı sürdürüyor. İzmir’de hayata geçirilen bu yapı, TLC Klima’nın satış sonrası hizmetlerde eğitim, erişilebilirlik ve teknik uzmanlık odağında gelişen organizasyon yaklaşımını ortaya koyuyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Geberit, AquaClean akıllı klozetlerlebanyolarda sürdürülebilir konfor sunuyor

Yayınlandı

-

İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, AquaClean akıllı klozet serisiyle banyolarda hijyen ve konfor standartlarını yükseltirken sürdürülebilir bir yaşam yaklaşımına da katkı sağlıyor. Geleneksel klozetlere kıyasla daha düşük çevresel ayak izine sahip AquaClean serisi; su ve enerji kullanımındaki verimlilik, azalan kâğıt tüketimi ve uzun ömürlü tasarım anlayışıyla sürdürülebilir banyo deneyimine yeni bir yaklaşım getiriyor.

Günümüzde artan çevre bilinci, banyo çözümlerinde hem yüksek hijyen hem de kaynak verimliliği beklentisini beraberinde getiriyor. Geberit’in uzun yıllara dayanan mühendislik gücü ve geleceğe yön veren tasarım vizyonuyla geliştirilen AquaClean akıllı klozet serisi; sürdürülebilir bir banyo deneyimini yüksek hijyen standardı ve su-enerji verimliliğiyle destekliyor. Uzaktan kumanda ile kontrol, ayarlanabilir püskürtme suyu sıcaklığı, kişiye göre ayarlanabilen taharet çubuğu, salınımlı püskürtme fonksiyonu, kullanıcı algılama sensörü ve kireç çözme programı gibi akıllı özellikleriyle konforlu bir kullanım sunan seri, TurboFlush yıkama teknolojisine sahip kanalsız klozet tasarımıyla etkili ve kolay temizlik sağlıyor. 

TurboFlush ile sessiz ve etkili temizlik

Geberit’in TurboFlush yıkama teknolojisi, asimetrik iç geometrisi sayesinde güçlü ve sessiz bir su girdabı oluşturarak etkili temizlik sağlıyor. Entegre taharet fonksiyonu ise kullanım başına yalnızca 0,5 ila 1 litre su tüketiyor. Bu sayede, geleneksel klozetlere kıyasla yıllık su tüketiminde yalnızca sınırlı bir artış olurken, çok daha yüksek hijyen ve konfor sunuluyor; suyun her damlasından maksimum verim elde ediliyor.

Düşük enerji tüketimi ve akıllı teknolojiler

Tüm AquaClean modelleri, enerji tasarrufu modundayken 0,5 watt’ın altında elektrik tüketerek bir televizyonun bekleme modundaki sarfiyatıyla eş değer bir performans sergiliyor. Avrupa eko-tasarım (ErP) direktiflerine tam uyumlu olan seri, kullanıcıların yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesiyle küresel ısınma potansiyelini uygun koşullarda (GWP) yüzde 46’ya varan oranlarda azaltma imkânı sunuyor.

10 yıl yedek parça garantisi

Geberit, sürdürülebilirliği sadece kullanım aşamasında değil, ürünün uzun ömürlülüğüyle de destekliyor. Tüm AquaClean serisinin teknik üniteleri İsviçre’deki merkezde monte edilirken, vitrifiye ürünler Avrupa’daki yüksek teknolojili tesislerde üretiliyor. Marka, ürünlerinin kullanım ömrünü uzatmak amacıyla en az 10 yıl boyunca yedek parça temin garantisi vererek, kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlıyor.

Şeffaf çevresel verilerle sürdürülebilir üretim yaklaşımı

Geberit, ürünlerinin çevresel etkisini şeffaf şekilde ortaya koymak için bilimsel verileri paylaşarak Çevresel Ürün Beyanları (EPD) yayımlıyor. Bu sayede kullanıcılar, tercih ettikleri modelin ekolojik kriterlerini net bir şekilde görebiliyor. Geberit’in AquaClean serisinde yer alan AquaClean Mera, AquaClean Sela, AquaClean Tuma ve AquaClean Alba modelleri, gelişmiş hijyen ve konfor özellikleri ve zamansız tasarım anlayışıyla farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor. AquaClean Mera modelinde fotoselli olarak kendiliğinden açılıp kapanabilen kapak sistemi bulunurken, Mera ve Tuma Comfort modellerinde yer alan ısıtmalı klozet kapağı ve sıcak havayla kurutma fonksiyonu kullanıcı konforunu üst seviyeye taşıyor. Sela ve Mera modellerinde bulunan kadınlara özel yıkama (bide) fonksiyonu ise kişisel hijyeni destekleyen ek bir çözüm sunuyor

Okumaya Devam Et

GENEL

EPS Sanayi Derneği (EPSDER)’nin yüksek katılıma sahne olan 28. Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda, 23. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Oya Düşmez seçildi.

Yayınlandı

-

Isı yalıtımı ve ambalaj sektörünün çatı kuruluşu EPS Sanayi Derneği (EPSDER) tarafından düzenlenen 28. Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda bayrak değişimi yaşandı. Sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği kurulda delegelerin en yüksek oyunu alan Oya Düşmez, derneğin 23. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı oldu.

PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen organizasyonda söz alan Düşmez, şahsına duyulan güvenden dolayı teşekkürlerini sunarak başladığı konuşmasında şunları söyledi: “Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği bu değişim ve dönüşüm sürecinde, EPSDER olarak sektörümüzü en doğru seviyede konumlandırmak için tüm özverimizle çalışacağız. Devraldığımız bu bayrağı, aynı hız ve kararlılıkla, sektörümüzün temsil gücünü en üst düzeye çıkararak dalgalandırmaya devam edeceğiz.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren 22. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş’in ardından Prof. Dr. Arif Yavuz, “Türkiye Ekonomisinin Değerlendirilmesi, Ekonomik Öngörüler ve İşverenlere Tavsiyeler” başlıklı interaktif bir sunum yaparak güncel küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımalarının analizi ışığında iş dünyasına kısa ve uzun vadeli projeksiyonlar sundu.

Organizasyonun son bölümünde ise Düşmez tarafından, geçmiş dönem başkanları Erdem Ateş ve Recep Kaan Maşlak’a emeklerinden ötürü teşekkür plaketi takdim edildi.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye