ODE Yalıtım, Dünya İklim Günü'nde çevre dostu çözümleriyle iklim değişikliğiyle mücadeleye odaklanıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

ODE Yalıtım, Dünya İklim Günü’nde çevre dostu çözümleriyle iklim değişikliğiyle mücadeleye odaklanıyor

Yayınlandı

-

İklim değişikliği, dünya genelinde ciddi bir tehdit oluştururken, buna karşı alınacak önlemler her geçen gün daha da önem kazanıyor. İş yerleri, evler ve sanayi enerji tüketiminin büyük bir kısmını gerçekleştiren alanlar olurken, buralarda kullanılan yalıtım çözümleri enerji verimliliği konusunda büyük bir avantaj sağlıyor.  ODE Yalıtım, çevre dostu, sürdürülebilir çözümleriyle iyi bir yalıtımın enerji verimliliğine ve bu durumun çevreye olan katkısına doğrudan yanıt veriyor ve iklim kriziyle mücadeleye katkı sağlıyor.

İklim krizinin etkileri her geçen gün daha fazla hissedilir hale geldi. İklim krizinin en önemli nedenleri arasında enerji tüketimi geliyor. Sanayi, ev ve iş yerlerinde enerjinin verimli kullanılması iklim krizi açısından büyük önem taşıyor. İyi bir yalıtım da enerji tüketiminde önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Gerek ülkemizde gerekse dünyada çevre dostu yalıtım çözümleri enerji verimliliği sağlamak ve iklim krizinin önüne geçme konusunda büyük bir potansiyele sahip.
Isıtma ve soğutma için kullanılan enerjinin büyük bir kısmı binalardan kaynaklanır ve yetersiz yalıtım, bu enerjinin gereksiz yere harcanmasına neden olur. Dolayısıyla, uygun yalıtım uygulamaları, enerji tüketimini azaltarak sera gazı salımlarını önemli ölçüde azaltabilir. Bunun yanı sıra yalıtımın önemi sadece enerji tasarrufuyla da sınırlı değil. Aynı zamanda binaların konfor seviyesini artırır, iç mekanların sıcaklık dengesini korur ve dış gürültüyü azaltır. Bu da insanların yaşam kalitesini artırırken, enerji maliyetlerini düşürmeye yardımcı olur.

“Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik için yalıtımın gerekliliğini kabul etmeliyiz”
15 Mayıs Dünya İklim Günü’ne özel açıklamalar yapan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Üyesi Ozan Turan, “İklim krizi, gezegenimizin karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri. Bu nedenle, her sektörün, çevreye duyarlı çözümler geliştirerek ve uygulayarak bu mücadeleye katkı sağlaması gerekiyor. Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik için yalıtımın gerekliliğini kabul etmek, daha sağlıklı ve yaşanabilir bir gelecek için atılacak önemli adımlardan biridir. Doğru yalıtım uygulamaları, binaların ve endüstriyel tesislerin enerji ihtiyacını azaltarak doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Bu da sera gazı emisyonlarının azalmasına ve çevrenin korunmasına katkı sağlıyor. Sürdürülebilirlik ve çevre koruması misyonumuzun bir parçası olarak çevre dostu yalıtım çözümleri sunmaya devam edeceğiz. Müşterilerimize, daha enerji verimli ve çevre dostu yapılar inşa etmelerine yardımcı olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

“Yalıtım iklim kriziyle mücadelede önemli bir adım”
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 40’ının binalarda harcandığını belirten Ozan Turan, “Binalar ve yerleşimler, karbondioksit gazı salınımının yüzde 40’ından, su tüketiminin yaklaşık yüzde 12’sinden, enerji tüketiminin yüzde 30’undan ve elektrik tüketiminin de yüzde 71’inden sorumlu. Bu durum, binalarda yapılan ısı yalıtımının önemini bir kez daha vurguluyor. Yapılan araştırmalar, sadece bina ve tesislerde yapılan yalıtımın enerji verimliliğinde ciddi bir artış sağlayabileceğini gösteriyor. Ayrıca, iklim kriziyle mücadelede temel ve ekonomik bir adım olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte, bina yalıtımı maliyet açısından da oldukça avantajlı. Çünkü bina maliyetinin yalnızca yüzde 3’ünü oluşturuyor ve enerji maliyetlerinin artışıyla birlikte ortalama 2-3 yıl içinde maliyetini amorti ediyor, böylece hane halkına geri dönüş sağlıyor. ODE Yalıtım olarak, iklim krizsiz bir gelecek için dünya standartlarında yüksek kaliteli yalıtım çözümlerimizle enerji tasarrufu sağlıyoruz. Bu ürünleri sadece ülkemize değil, tüm dünyaya sunuyoruz. Türkiye’nin yalıtım malzemeleri ihracatının yüzde 16’sını üstlenerek ülke ihracatına büyük bir katkıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Avrupa, Isı Pompasında Vites Büyüttü… Türkiye Bu Dönüşümü Kaçırmamalı

Yayınlandı

-

İklim değişikliği, yükselen enerji maliyetleri ve enerji arz güvenliği kaygıları, dünya genelinde binaların ısıtma ve soğutma anlayışını yeniden şekillendiriyor. Özellikle Avrupa’da fosil yakıtlı sistemlerden elektrikli ve yüksek verimli teknolojilere geçiş hız kazanırken, bu dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı‘nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu’na göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 arttı.

Avrupa’daki dönüşümün yalnızca cihaz değişiminden ibaret olmadığını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, Türkiye’nin de bu süreci bütüncül bir enerji vizyonuyla değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

 

Avrupa’da enerji dönüşümünün lokomotifi haline gelen ısı pompaları yeniden güçlü bir büyüme trendine girdi. Avrupa Isı Pompası Birliği’nin (EHPA) yayımladığı 2025 öncü verilerine göre, 16 Avrupa ülkesinde konut tipi ısı pompası satışları bir önceki yıla göre ortalama %10,3 artarak 2,62 milyon adede ulaştı. Böylece Avrupa genelindeki kurulu ısı pompası sayısı yaklaşık 28 milyona yükseldi. Satışların yeniden ivme kazanmasında; istikrarlı teşvik programları, elektrifikasyon politikaları ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaya yönelik kamu politikaları belirleyici rol oynadı.

Avrupa’da ısı pompası satışları ilk çeyrekte %17 arttı

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu da elektrifikasyonun küresel enerji yatırımlarındaki ağırlığının her geçen yıl arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 artış gösterdi.

Enerji dönüşümünün yalnızca yeni teknolojilere geçiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, şunları söyledi:

Dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor

Bugün Avrupa’da yaşanan dönüşüm, yalnızca doğal gaz kazanlarının yerini ısı pompalarının alması olarak değerlendirilmemeli. Yeniden tasarlanan sadece cihazlar değil; enerjinin üretiminden depolanmasına, yönetiminden tüketimine kadar uzanan bütün enerji sistemidir. Isı pompaları da bu entegre ekosistemin en önemli bileşenlerinden biridir.”

Avrupa’da ısı pompalarına olan ilginin temelinde karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, fosil yakıtlara bağımlılığı düşürme politikaları, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tam uyumlu sistemlere geçiş ve uzun vadede enerji maliyetlerini kontrol altında tutma ihtiyacının bulunduğunu belirten Çuman, bu dönüşümün kamu politikalarıyla da desteklendiğini ifade etti. Birçok Avrupa ülkesinde elektrik üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına yönelik uygulamaların da pazarın büyümesini desteklediğini söyledi.

Dört mevsim çözüm sunuyor

Enerji verimliliği yüksek sistemlere geçişin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan Çüman, şunları söyledi: 

“Isı pompaları yalnızca kış aylarında ısıtma sağlayan sistemler değildir. Aynı zamanda yaz aylarında soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyacını da karşılayarak dört mevsim çözüm sunuyor. Bu özellikleri sayesinde hem bireysel kullanıcılar hem de ticari işletmeler için enerji maliyetlerini düşüren önemli bir teknoloji haline geliyor. Öte yandan Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması için önemli avantajlara sahip.”

Enerji sektörünün önümüzdeki dönemde birbirini tamamlayan teknolojiler üzerine kurulacağını ifade eden Çüman, sözlerini şöyle tamamladı:

“Enerji dönüşümünü yalnızca yeni cihazlara geçiş olarak değerlendirmemek gerekiyor. Gelecekte; güneş enerjisi sistemleri, ısı pompaları, enerji depolama çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapıları birbirini tamamlayan entegre bir ekosistem oluşturacak. Türkiye’nin bu dönüşümü bugünden planlaması hem enerji güvenliği hem de sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor.”

Okumaya Devam Et

GENEL

 YAZ SICAKLARINDA KLİMANIN ÖMRÜNÜ KORUMANIN YOLLARI 

Yayınlandı

-

 
Yaz aylarında artan klima kullanımı, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Düzenli bakım, yetkili servis desteği ve orijinal yedek parça kullanımı, cihazın üretici standartlarında çalışmasını destekliyor. Ayrıca enerji verimliliğinin korunmasına ve klima ömrünün uzamasına katkı sağlıyor.

 

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklarla birlikte klimalar da günün büyük bölümünde kesintisiz çalışıyor. Ancak yoğun kullanım, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarıyla desteklenmediğinde hem enerji tüketimini artırabiliyor hem de cihaz performansını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, düzenli bakım, yetkili servis desteği ve doğru kullanım alışkanlıklarının yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmadığını, klimaların daha uzun ömürlü ve güvenli çalışmasına da önemli katkı sunduğunu belirtiyor.
 
Yaz aylarında uzun süre çalışan klimalarda filtrelerde toz ve kir birikimi hızlanırken, bu durum cihazın daha fazla enerji harcamasına ve soğutma performansının düşmesine neden olabiliyor. Düzenli bakımı yapılmayan klimalar, istenilen sıcaklığa ulaşmak için daha fazla çalışarak elektrik tüketimini artırırken, iç ortam hava kalitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Periyodik bakım sayesinde filtreler, iç ve dış üniteler ile sistem bileşenleri kontrol edilerek olası sorunlar büyümeden tespit edilebiliyor. Böylece hem cihazın performansı korunuyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçilebiliyor.

Yoğun Kullanım Döneminde Bakım Önemli
 
Baymak uzmanları; klimaların uzun ömürlü ve verimli çalışabilmesi için düzenli bakımın büyük önem taşıdığını vurguluyor. Yetkili servisler tarafından yapılan bakım işlemlerinin cihaz performansının korunmasında ve olası arızaların önlenmesinde kritik rol oynadığını belirten uzmanlar, “Orijinal yedek parça kullanımı, klima sistemlerinin tasarlandığı performansta çalışmasını desteklerken enerji verimliliğinin korunmasına da katkı sağlıyor. Yaz aylarında dikkat edilecek birkaç küçük nokta ile enerji tüketimini azaltmak ve kullanıcı konforunu artırmak mümkün” diyor.

 

Klimaların düzenli bakımının en önemli avantajlarından biri enerji verimliliğinin korunması oluyor. Temiz filtreler ve sağlıklı çalışan sistem bileşenleri sayesinde cihazlar daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaşırken, daha düşük elektrik tüketimiyle çalışabiliyor.
Düzenli bakım aynı zamanda daha etkili soğutma performansı sağlarken, sistemde oluşabilecek aşınmaların önüne geçerek cihaz ömrünü uzatıyor. Özellikle yaz sezonu öncesinde ve yoğun kullanım dönemlerinde gerçekleştirilen kontroller, kullanıcıların hem konforunu hem de bütçesini koruyor.
 
Orijinal Yedek Parça Tercih Edilmeli

 

Klimalarda bakım ve onarım süreçlerinde kullanılan yedek parçaların kalitesi de cihaz performansını doğrudan etkiliyor. Orijinal yedek parçalar, klima sistemlerinin üretici standartlarına uygun şekilde çalışmasını desteklerken sistem uyumluluğunu koruyor.
Bunun yanında performans kayıplarının önlenmesine katkı sağlayan orijinal parçalar, güvenlik risklerini azaltıyor, garanti süreçlerinin korunmasına destek oluyor ve uzun vadede daha ekonomik bir kullanım sunuyor.

 

Klima bakım ve onarım işlemlerinin yetkili servisler tarafından gerçekleştirilmesi, cihazın performansını koruyabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Eğitimli teknik ekipler tarafından yapılan kontroller sayesinde arızalar doğru şekilde tespit edilirken, üretici standartlarına uygun bakım uygulamaları ve orijinal yedek parça kullanımıyla enerji verimliliğinin sürdürülebilmesine katkı sağlanıyor.

 

Yaz aylarında dikkat edilecek küçük kullanım alışkanlıklarının hem enerji tüketimini azalttığına hem de klima performansını artırdığına dikkat çeken Baymak uzmanları tarafından:
  • Klima sıcaklığının 22-26°C aralığında ayarlanması,
  • Kapı ve pencerelerin kullanım sırasında kapalı tutulması,
  • Filtre temizliğinin düzenli olarak yapılması,
  • Cihazın çok düşük sıcaklıklarda uzun süre çalıştırılmaması,
  • Periyodik bakım takviminin ihmal edilmemesi öneriliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TCL Klima, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret pazaryerlerinde resmî mağazalarını açtı!

Yayınlandı

-

TCL Klima, Türkiye’de Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada üzerindeki resmi mağazalarını açarak tüketicilere güvenli ve doğrudan alışveriş deneyimi sunmaya başladı. Marka, bu açılış nedeniyle başlattığı kampanya kapsamında ise resmi mağazalarından klima satın alan tüm kullanıcılara 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. 

Dünyanın önde gelen tüketici elektroniği markalarından TCL, Türkiye klima pazarındaki büyümesini e-ticaret yatırımlarıyla sürdürüyor. TCL, artık Türkiye’nin önde gelen dört pazaryeri Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada’ki resmi mağazalarında klima ürünlerini tüketicilerle buluşturacak. Marka, e-ticaret mağazalarının açılışı kapsamında satış sonrası çok önemli bir kampanya da başlattı. Ağustos ayına özel kampanya kapsamında, TCL’in resmi e-ticaret mağazalarından klima satın alan tüm müşterilere, 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. Böylece TCL klimalarının verimli ve konforlu kullanımını destekleyen satış sonrası hizmetleriyle de kullanıcılarının yanında yer alıyor.

TCL Klima’nın pazaryerlerindeki mağazaları; tüketicilerin markanın klima ürünlerine güvenli, kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlıyor. Yeni e-ticaret mağazaları sayesinde tüketiciler, ihtiyaçlarına uygun TCL klima modellerini inceleyebiliyor, ürün özelliklerini karşılaştırabiliyor ve resmî satış kanallarının sunduğu avantajlardan yararlanabiliyor.

Satış öncesinden satış sonrasına uzanan kullanıcı deneyimi
TCL Klima, Türkiye pazarındaki büyüme stratejisini yalnızca satış kanallarını genişletmek üzerine kurmuyor. Marka, ürün seçimi ve satın alma sürecinden kurulum, kullanım ve satış sonrası hizmetlere kadar uzanan bütüncül bir tüketici deneyimi vadediyor. Ağustos ayına özel ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyası da bu yaklaşımın bir parçasını oluşturuyor. Düzenli klima temizliği; ürünün performansının korunmasına, hava akışının verimli şekilde sürdürülmesine ve daha konforlu bir kullanım deneyiminin desteklenmesine katkıda bulunuyor.

Küresel teknoloji gücü Türkiye’deki tüketicilerle buluşuyor
Son beş yılda 100 milyon klima üreten TCL Klima, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 160’tan fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteriyor. Markanın küresel operasyon yapısı içerisinde; 25 Ar-Ge merkezi, 7 ortak laboratuvar ve 21 üretim tesisi bulunuyor.  TCL Klima, iç mekân hava kalitesini, günlük konforu, sessizliği ve akıllı yaşam deneyimini destekleyen hava çözümlerine Türkiye’de sunduğu ürün portföyünde de yer veriyor.

İki yıl boyunca ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyasının tüm şartlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler