MARSHALL 2026 YILININ RENGİNİ AÇIKLADI: “MAVİNİN RİTMİ” - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

MARSHALL 2026 YILININ RENGİNİ AÇIKLADI: “MAVİNİN RİTMİ”

Yayınlandı

-

Marshall, 2026 Yılının Rengi “Mavinin Ritmi”ni tanıttı. Karadeniz Nağmesi, Ege Melodisi ve Akdeniz Ezgisi tonlarından oluşan renk ailesi, farklı ruh halleriyle uyumlu seçenekler sunarak yaşam alanlarına huzur, uyum ve özgürlük katıyor. Marshall, global şirketi AkzoNobel’in uzun yıllara dayanan içgörüleri senztezleyerek oluşturduğu bu yelpazeyi tüm dünyayla birlikte duyurdu.

Sürekli değişim halinde olan hayatın temposunda olaylara verdiğimiz tepkiler farklılık gösteriyor. Kimi zaman dinginlik arıyor, kimi zaman enerjimizi yükseltmek ve özgürlüğün tadını çıkarmak istiyoruz. Bugünlerde insanlar ya kendilerini yavaşlatıp sakinleşmeye, sevdikleriyle bağlarını güçlendirmeye yöneliyor ya da cesur adımlar atarak hayatı daha renkli ve keyifli yaşamayı seçiyor. 

Marshall, tam bu duygulardan yola çıkarak 30 yıldır AkzoNobel’in Global Estetik Merkezi öncülüğünde gerçekleştirdiği ColourFutures Trend Toplantısı ile şirket uzmanları, uluslararası mimar, tasarımcı ve gazetecilerle bir araya gelerek dünyaya verdiğimiz tepkilerin renk seçimlerimizi nasıl etkilediğine dair iç görüler paylaşıyor. Bu içgörüler sonucunda ise yılın rengini belirliyor.

Huzur ve Güven Arayışına Karşı Cesaret ve Özgürlük 

Her yıl olduğu gibi bu yıl da bir araya gelen uzmanlar, 2026 yılının rengini “Mavinin Ritmi” olarak belirledi. Kapsamlı trend araştırmaları ile dünyada olduğu gibi Türkiye’de de insanların iki temel duygu arayışında buluştuğunu sonucuna vardı: Huzur ve güven arayışı ile cesaret ve özgürlük isteği. 

 “Mavinin Ritmi” paleti, Türkiye’nin zengin coğrafyasından aldığı ilhamla bu iki ruh halini de kucaklayarak kültürel bağlarımızla bütünleşen bir renk hikâyesi sunuyor. Üç renkli paleti üç güçlü kimlikle tanımlanıyor:

Karadeniz Nağmesi 

Canlı, enerjik ve neşeli bir mavi tonundan oluşuyor. Karadeniz’in dalgalarının ritmini yansıtan bu ton, yaşam alanlarına huzur, güven ve köklere bağlılık getiriyor. 

Ege Melodisi

Açık ve ferahlatıcı bir mavi. Ege kıyılarında hissedilen esinti gibi mekânlara tazelik ve uyum katıyor. Paylaşımı, birlikte olmayı ve bağ kurmayı sevenler için Ege’nin melodisi, yavaşlamayı, içe dönmeyi   sağlayarak günlük hayatın temposuna zarif bir denge katıyor. 

Akdeniz Ezgisi

Derin ve dingin mavi tonlarından oluşuyor. Akdeniz’in ışığını ve coşkusunu taşıyan bu ton, cesareti, özgürlüğü ve yaratıcılığı yansıtıyor. Mekânlara hareket, dinamizm ve özgür bir ruh katmak isteyenler için ilham verici bir tercih oluşturuyor.

Üç Farklı Ritim, Üç Farklı Duygu

AkzoNobel Global Estetik Merkezi’nin Kreatif Direktörü Heleen van Gent, Dünyada olup biten her şeye insanların farklı şekillerde tepki verdiğini görüyoruz. Kimileri yavaşlayıp enerjisini yenilemek, başkalarıyla uyum içinde hissetmek ve birlikteliği kutlamak istiyor. Kimileri ise cesur olmayı, eğlenmeyi ve özgürce yaşamayı seçiyor.” diyor.

Van Gent, üç farklı renk paletinin herkesin bireysel dekoratif ihtiyacına cevap verecek yaşam alanları yaratmaya yardımcı olacağını belirtiyor ve ekliyor: “Rengin duygularla bağlantılı, kişisel bir seçim olduğunu bildiğimiz için 2026 yılı için farklı ruh halleriyle uyumlu bir renk ailesi seçtik. Üç farklı ritim üzerine kurulu bu renk paleti, yaşam alanlarınızın temposunu istediğiniz gibi değiştirmenize imkân tanıyor.

Ruh Halinize Göre Renk Paletini Belirleyin

Renklerin duyguları yansıttığı, duyguların ise kişisel olduğu fikrinden hareketle Marshall, “Yılın Rengi” projesiyle tek bir renk sunmak yerine, renk ailesini müşterileriyle buluşturarak ruh haline uygun renk varyantını seçme olanağı sunuyor. Bu çalışma ile Marshall, renk trendi sunmanın ötesinde renklerin hikâyesi sunarak farklılaşıyor.

“Mavinin Ritmi” ile ister Karadeniz’in dingin nağmesiyle enerjinizi ortaya çıkarın, ister Ege’nin melodisiyle dengeyi yakalayın, isterseniz Akdeniz’in ezgisiyle özgürlüğü kucaklayın… 2026’nın rengi yaşam alanlarınıza yalnızca renk değil, aynı zamanda bir ruh, bir enerji ve yeni bir başlangıç getiriyor. Gökyüzünün ve denizin sonsuzluğu gibi çok katmanlı bir anlama sahip olan mavi, yalnızca global bir trend değil, aynı zamanda Türkiye’nin ortak hafızasında da güçlü bir karşılık buluyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de

Yayınlandı

-

 

Midea Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren dünyanın lider ankastre mutfak ürünleri markası TEKA, yeni nesil ısı pompalarını Türkiye’deki iş ortaklarına tanıttı. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliğine, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda mühendislik firması ve sektör profesyoneli katıldı.

Akıllı ev teknolojileri devlerinden Midea’nın AR-GE ve inovasyon gücünü arkasına alan TEKA, yeni nesil ısı pompalarını ilk kez Türkiye’de tüketicilerle buluşturuyor. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliği, sektör profesyonellerine TEKA’nın yüksek enerji verimliliği sunan ve yenilikçi ürün ailesini yakından tanıma fırsatı sundu.

Etkinlikte katılımcılarla bir araya gelen ve iş birliğinin gücüne dikkat çeken Midea Türkiye Bölgesi CEO’su Aydın Kuzaltı, “TEKA markalı yeni nesil ısı pompalarımızla Türkiye pazarında güçlü bir atılım yapıyoruz. Midea’nın yenilikçi AR-GE uzmanlığıyla tasarlanan TEKA’nın yeni nesil ısı pompaları enerji verimliliğini, çevreci teknolojiyi ve akıllı kontrolü tek bir sistemde buluşturuyor. Kullanıcılarımıza dört mevsim kesintisiz konfor sunarken, bugün burada bizimle olan iş ortaklarımızla aramızdaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyacağız. Hedefimiz, Türkiye pazarındaki istikrarlı büyümemizi iş ortaklarımızla birlikte sürdürmek“ diye konuştu.

Akıllı Teknoloji ve Enerji Verimliliği Bir Arada

Türkiye pazarına 8, 10, 12, 14 ve 16 kW kapasite seçenekleriyle sunulan TEKA yeni nesil ısı pompaları, 65°C’ye varan su sıcaklığı kapasitesiyle ihtiyaca yönelik çözüm üretiyor. Enerji tasarrufunu ve kullanıcı konforunu ön planda tutmayı amaçlayan sistemin öne çıkan özellikleri ise şöyle:

Akıllı Teknoloji: Cep telefonu uygulaması üzerinden günlük/haftalık programlama, cihazı uzaktan kontrol etme ve enerji tüketimini anlık takip edebilme imkânı. 

Çevreci ve Tasarruflu Performans: Doğaya dost R32 soğutucu akışkan kullanımı, güneş enerjisi entegrasyonu ve enerji tüketimini otomatik optimize eden Eco ve Auto çalışma modları.

Maksimum Hijyen: Yüksek sıcaklıkta çalışarak kullanım suyu hijyenini sağlayan ve Legionella bakterisine karşı koruma sunan özel Hijyenik Mod.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor

Yayınlandı

-

 

STILL ARSER, yüksek sipariş frekansı, geniş ürün çeşitliliği ve değişken talep yapısıyla öne çıkan FMCG sektöründe işletmelerin operasyonel ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman çözümleri, otomasyon sistemleri, uzun süreli kiralama modeli ve güçlü satış sonrası hizmetleriyle depo operasyonlarında verimliliği artırıyor.

Hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründe depo operasyonları yüksek işlem hacmi, kısa teslimat süreleri ve sürekli değişen tüketici talepleri nedeniyle diğer sektörlerden farklı dinamiklere sahip. Gün boyunca binlerce siparişin hazırlanması, farklı ürün gruplarının aynı anda yönetilmesi ve sevkiyatların zamanında tamamlanması depo operasyonlarının hız, doğruluk ve koordinasyon içinde yürütülmesini gerektiriyor.

Bu yapı içinde intralojistik ürünlerin taşınmasının yanı sıra sipariş hazırlama, stok yönetimi, ekipman kullanılabilirliği ve operasyon kapasitesinin birlikte yönetildiği stratejik bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her depo operasyonu ürün yapısı, sipariş yoğunluğu ve büyüme hedefleri doğrultusunda farklılaşıyor.

Sipariş Frekansı ve Teslimat Hızı FMCG Operasyonlarının Ritmini Belirliyor

FMCG depolarında aynı gün içerisinde binlerce sipariş hazırlanıyor ve sevk ediliyor. Ürünlerin doğru zamanda, doğru miktarda ve eksiksiz olarak hazırlanması operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle sipariş toplama, iç taşıma ve yükleme süreçleri yüksek hızda ilerlerken hata payının da minimum seviyede tutulması gerekiyor.

STILL ARSER işletmelerin sipariş hacmi ve operasyon yapısına göre şekillendirdiği ekipman çözümleri ve dijital filo yönetimi uygulamalarıyla depo içi hareketlerin planlı şekilde ilerlemesini destekliyor. Böylece yüksek sipariş temposu altında süreçler daha kontrollü yönetilirken teslimat performansı ve operasyonel verimlilik birlikte artırılıyor.

Yüksek Ürün Çeşitliliği Depo Yönetimini Daha Karmaşık Hale Getiriyor

FMCG depolarında binlerce farklı ürünün aynı anda yönetilmesi, depo operasyonlarını daha karmaşık hale getiriyor. Ürün çeşitliliğinin yanı sıra raf ömrü bulunan ürünlerde doğru stok rotasyonunun sağlanması da operasyonun temel gereklilikleri arasında yer alıyor.

STILL ARSER depo operasyonunun ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman, otomasyon ve dijital çözümlerle yüksek ürün çeşitliliğinin oluşturduğu karmaşık yapının daha etkin yönetilmesine katkı sunuyor. Süreçlerin görünürlüğünü artıran bu yapı, depo içindeki hareketlerin daha planlı ve kontrollü ilerlemesini destekliyor.

Değişken Talep Yapısı Ölçeklenebilir Operasyon Modeli Gerektiriyor

Kampanya dönemleri, sezonluk satış artışları ve tüketici taleplerindeki ani değişimler, FMCG depolarında operasyon hacmini kısa süre içinde önemli ölçüde artırabiliyor. Bu durum işletmelerin ihtiyaç duydukları kapasiteye hızlı şekilde ulaşabilecek esnek çözümleri gerekli kılıyor.

STILL ARSER’in uzun süreli kiralama modeli, işletmelerin değişen operasyon ihtiyaçlarına uygun filo yapısını oluşturmasına olanak tanıyor. Planlı bakım ve satış sonrası servis hizmetleriyle desteklenen bu model, ekipmanların yüksek kullanılabilirlikle çalışmasını sağlarken işletmelere operasyonlarını ihtiyaçlarına göre ölçeklendirme esnekliği kazandırıyor.

Servis Gücü ve Otomasyon Operasyon Verimliliğinin Temelini Oluşturuyor

Yoğun tempoyla çalışan FMCG depolarında ekipmanların kullanılabilirliği, operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Teknik bir aksaklığa hızlı müdahale edilmesi ve tekrarlayan süreçlerin otomasyonla desteklenmesi, operasyonların planlandığı şekilde ilerlemesini mümkün kılıyor.

STILL ARSER,yaygın servis ağı ve hızlı teknik destek organizasyonunun yanı sıra otonom (AGV) çözümleriyle işletmelerin operasyon ihtiyaçlarına uygun intralojistik altyapıları tasarlıyor. Tekrarlayan taşıma süreçlerinin otomasyonla desteklenmesi, ekipman kullanılabilirliğini artırırken çalışanların daha yüksek katma değer yaratan süreçlere odaklanmasına da imkân tanıyor.

STILL ARSER, FMCG sektöründe her işletmenin operasyonel ihtiyaçlarını analiz ederek depo yapısına özel intralojistik çözümleri geliştiriyor. İşletmenin ürün çeşitliliği, sipariş yoğunluğu, operasyon hacmi ve büyüme hedefleri doğrultusunda ekipman, otomasyon, dijital filo yönetimi, uzun süreli kiralama modeli ve satış sonrası hizmetlerini ihtiyaca göre tasarlıyor.

Bu yaklaşım sayesinde işletmeler yalnızca mevcut operasyonlarını daha verimli yönetmekle kalmıyor, değişen talep yapısına daha hızlı uyum sağlayabilen, kapasitesini ihtiyaçlara göre ölçeklendirebilen ve gelecekteki büyüme planlarını destekleyen bir intralojistik altyapısına da sahip oluyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili 

Yayınlandı

-

 

Kullanım kolaylığı ve şıklığın altın oranı Ratio’da!

ORKA Banyo’nun uluslararası tasarımcı imzalı koleksiyonlarını bir araya getiren markası nob., Sezgin Aksu tasarımı Raito Koleksiyonu ile banyoyu estetik, işlevsellik ve modülerlik ekseninde yeniden yorumluyor.

Çağdaş yaşam alanları için geliştirilen Raito Koleksiyonu, banyoyu yalnızca işlevsel bir alan olmaktan çıkararak bütüncül bir tasarım deneyimine dönüştürüyor. Yalın çizgilerle kurgulanan form dili, dengeli oranları ve sofistike renk yaklaşımıyla koleksiyon, farklı yaşam alanlarına uyum sağlayan güçlü bir tasarım karakteri sunuyor.

Adını “parıldamak, ışıldamak” anlamından alan Raito, koleksiyonun tasarım yaklaşımını da yansıtıyor. Dolap, lavabo, ayna ve tamamlayıcı ürünlerden oluşan farklı parçalar bir araya geldiğinde, mekânın tamamında bütüncül ve dikkat çekici bir etki oluşturuyor. Küçük banyolardan geniş yaşam alanlarına kadar farklı ölçülere uyum sağlayan modüler sistem, “Raito ile parla” söylemini tasarımın merkezine taşıyor.

Modüler yapısı sayesinde kullanıcı ihtiyaçlarına ve mekânın özelliklerine göre farklı şekillerde kurgulanabilen Raito, tekil ürünlerin ötesine geçerek eksiksiz bir banyo kompozisyonu sunuyor. Bu esneklik, koleksiyonu hem konutlarda hem de nitelikli mimari projelerde değerlendirilebilen güçlü bir çözüm hâline getiriyor.

Raito’da malzeme seçimi ve işçilik detayları da uzun ömürlü kullanım anlayışı doğrultusunda şekilleniyor. Yoğun kullanıma dayanıklı, kolay temizlenebilen ve formunu koruyan yüzeyler; sade aksesuarlarla tamamlanarak koleksiyonun estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendiriyor.

İtalya’da tescillenen nob., Massimiliano Braconi, Studio AKSU ve Studio ITO gibi uluslararası tasarımcı ve stüdyolarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle global bir tasarım dili kurmayı hedefliyor. Marka, mimarlar ve proje geliştiriciler için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil, tasarım süreçlerine entegre olan stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler