Luxera GYO, NEW ERA 2030 Vizyonuyla 2026’da 4 Yeni Projeye Başlıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Luxera GYO, NEW ERA 2030 Vizyonuyla 2026’da 4 Yeni Projeye Başlıyor

Yayınlandı

-

2024 yılında gayrimenkul yatırım ortaklığı dönüşümünü tamamlayarak yepyeni bir döneme adım atan Luxera GYO, uzun vadeli hedef ve planlarını “NEW ERA 2030” vizyonu altında topladı. Şirket, NEW ERA 2030 vizyonu doğrultusunda 2026’da İstanbul’da dört yeni projeye başlayacak. NEW ERA 2030 vizyonunun temelinde inovasyon kavramının bulunduğunu söyleyen Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “Gelecek dönemde sadece yapı teknolojilerinde değil, tasarımdan satışa müşteri deneyimden kaynak kullanımına kadar tüm iş süreçlerimizde inovatif bir yaklaşım sergileyeceğiz. Bu yaklaşımımızla şirketimizin yanı sıra sektörümüzün de teknolojik gelişimine önemli bir katkı sunacağımızı düşünüyoruz” dedi.

2026’da ikisi Anadolu Yakası’nda, ikisi Avrupa Yakası’nda olmak üzere İstanbul’da dört yeni projeye başlamayı planlayan Luxera GYO, bu projelerden ilki olan Luxera Topkapı’yı ve NEW ERA 2030 vizyonunu tanıttı.

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, 2015 yılında kurulan Luxera’nın 2024 yılında tamamladığı GYO dönüşümüyle birlikte yepyeni bir döneme adım attığını belirterek “Artık sadece proje geliştiren bir şirket değiliz. Şeffaf ve sürdürülebilir bir büyüme modeliyle hareket eden, sektörde dönüşümü başlatan bir markayız” dedi. Luxera olarak ilk günden bu yana insanların kendini iyi hissettiği, huzurlu ve düzenli yaşam alanları üretme amacıyla hareket ettiklerini söyleyen Taş, “Geride tamamlanan projeler, mutlu aileler, büyüyen bir topluluk var. Bu bizi gururlandırıyor” diye konuştu. 

2026’da 4 yeni projeye başlayacak

NEW ERA 2030 vizyonu doğrultusunda her yıl 4 proje gerçekleştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Ramazan Taş “Yaşam kalitesini yükselten, modern, insan odaklı projeler üretme anlayışıyla hareket edeceğiz. Aynı zamanda sektörde standartları yukarı taşıyan bir dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz. Daha yakın projeksiyonda çok daha somut hedeflerimiz var. 2026 yılında İstanbul’da dört yeni projeye başlayacağız. İkisi Anadolu Yakası’nda, ikisi Avrupa Yakası’nda olacak. Bu projeler bizim için sadece büyüme değil, daha geniş bir kitleye dokunabilmek için atılan stratejik adımlardır” açıklamasında bulundu.

NEW ERA 2030 vizyonu ile Luxera GYO için çok güçlü bir yol haritası oluşturduklarını dile getiren Taş, “Bu yolu, ekip arkadaşlarımız, iş ortaklarımız, yatırımcılarımız ve bize güvenen tüm paydaşlarımızla birlikte yürüyeceğiz.  NEW ERA 2030’u birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı. 

Vizyonun temeli inovasyon

NEW ERA 2030 vizyonunun temelinde inovasyon kavramının bulunduğuna dikkat çeken Ramazan Taş, şunları söyledi:

“Gelecek dönemde sadece yapı teknolojilerinde değil, tasarımdan satışa müşteri deneyiminden kaynak kullanımına kadar tüm iş süreçlerimizde inovatif bir yaklaşım sergileyeceğiz. İnovasyon bizim için, daha sağlam yapılar, daha akıllı şantiye yönetimi, daha düşük yaşam maliyetleri, dijitalleştirilmiş müşteri deneyimi, yapay zeka destekli planlama, BIM ve dijital ikiz çözümleriyle kestirilebilir ve verimli süreçler anlamına geliyor. Yani inovasyon, sadece projelerimizde değil, bütün iş modelimizin merkezinde. Projelerimizi geliştirirken bilimsel araştırmalar ve veri analizleriyle çalışarak, 30 yıl sonraki yaşam fonksiyonunu bugünden planlanıyoruz. Demografik değişimleri ve nüfus hareketlerini bilimsel verilerle analiz ediyoruz. Geleceğin ihtiyaçlarına şimdiden cevap verebilecek esneklikte, sürdürülebilir projeler ortaya çıkarıyoruz. Bu yaklaşımımızla şirketimizin yanı sıra sektörümüzün de teknolojik gelişimine önemli bir katkı sunacağımızı düşünüyoruz.” 

Doğru lokasyon, doğru proje, doğru kitle

Luxera’nın gelecek vizyonunda önemli yer tutan konulardan birinin de ‘Doğru lokasyon, doğru proje, doğru kitle’ anlayışı olduğunu belirten Taş, “Bugün gayrimenkulde en büyük sorun, arz ile talebin tam olarak buluşamaması. Biz bu yüzden her projeye veriyle, analizle ve insan içgörüsü ile başlıyoruz. Doğru lokasyon, doğru ihtiyaç, doğru fiyat dengesi… Aslında bizim temel işimiz bu. Çünkü bir eve bakarken insanlar sadece duvar görmez. Yaşamlarını, düzenlerini, yarınlarını görürler. Biz de tam olarak bunu tasarlıyoruz. Ayrıca İstanbul’un ciddi bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Biz bu dönüşümü sadece fiziksel bir yenileme olarak değil, bir yaşam iyileştirme süreci olarak görüyor, önümüzdeki dönemde yeni vizyonumuzla kentsel dönüşüm projelerinde aktif rol almayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

Aidatları düşüren teknoloji

Tüm bu inovatif hamlelerin akıllı bir kaynak kullanım politikasıyla desteklenmesi gerektiğini de vurgulayan Ramazan Taş, “Bunun için de sürdürülebilirlik anlayışı oldukça önemli. Ancak biz sürdürülebilirliği sadece çevre duyarlılığı olarak görmüyoruz. Bize göre sürdürülebilirlik demek, yaşam maliyetlerini azaltan, örneğin aidatları düşüren planlamaları daha proje başlangıcında yapmak demek. Bize göre sürdürülebilirlik, enerji tasarrufu, uzun ömürlü malzemeler, akıllı sistemlerle verimlilik ve yüksek yaşam kalitesi demek. Yani insanların hayatına dokunan, konfor sağlayan bu yaklaşım, projelerimizin tamamında uyguladığımız bir standart” açıklamasında bulundu. 

“Tasarımda fark yaratıyoruz”

Ramazan Taş, Luxera Topkapı projesinin ise NEW ERA 2030 vizyonunun somut bir örneği olduğunu belirterek “Bu projede modern mimari yaklaşımımızla tasarımda fark yaratıyor, estetikle fonksiyonelliği buluşturuyoruz” dedi. Luxera Topkapı’da her detayda zarafeti, ferahlığı ve kullanıcı deneyimini ön plana çıkarmayı amaçladıklarını vurgulyan Taş, şunları söyledi:

“Projemiz, modern tasarımlı evlerinin yanı sıra merkezi konumu ve geniş sosyal olanaklarıyla da şehir yaşamının tüm ihtiyaçlarına cevap verecek. Bölgedeki üniversitelere, hastanelere, parklara, alışveriş merkezlerine yürüme mesafesinde yer alan Luxera Topkapı’nın bu özelliğiyle bölgede çalışan genç beyaz yaka çalışanlar, sağlık sektörü profesyonelleri, üniversite öğrencileri ve akademisyenler tarafından ilgi göreceğine inanıyoruz. Bununla birlikte 2+1 daire seçenekleriyle yeni evli ve çekirdek aileler için ideal yaşam alanı sunan Luxera Topkapı, ofis katları ve home-office yaşam tarzına uygun daireleriyle reklam, medya, yazılım, mimarlık gibi alanlarda çalışanların hem yaşam hem de çalışma ortamı olacak.”

Yüksek kira potansiyeli

Luxera Topkapı, şehrin merkezindeki konumuyla kazançlı bir yatırım arayanlar için de ideal bir fırsat sunuyor. Topkapı ve çevresindeki iş merkezleri, üniversiteler ve hastaneler, bölgede ciddi bir kiralık konut talebi oluşturuyor. Bu yoğun talep, özellikle 1+1 ve 2+1 gibi fonksiyonel metrekareye sahip dairelerin yüksek ve sürdürülebilir kira geliri sağlamasına olanak tanıyor. Kompakt yapılı bu evler, kısa ve uzun dönemli kiralama seçenekleriyle yatırımcılara çok yönlü bir kazanç modeli vadediyor.

1+1 ve 2+1 daire seçenekleri

5 bin 500 metrekare arsa üzerinde 13 katlı iki blok halinde tasarlanan projede, 256 bağımsız bölümden oluşan konut ve ofisin yanında cadde mağazaları da yer alıyor.

 53,5 metrekarelik 1+1 ile 80 ve 105 metrekarelik 2+1 dairelerin yer alacağı Luxera Topkapı 2027 yılı sonunda teslim edilmesi planlanıyor. Toplam 31 bin metrekare inşaat alanına sahip olacak Luxera Topkapı’da, 2 bin 500 metrekarelik peyzaj alanı bulunuyor. Projenin kapalı sosyal tesisleri içinde ise kapalı havuz, fitness salonu, sauna, Türk hamamı ve buhar odası gibi donatılara yer veriliyor. 

İstanbul’un her yanına kolay ulaşım avantajı

Zeytinburnu, Davutpaşa Caddesi üzerindeki merkezi konumuyla İstanbul’un her noktasına kolay ulaşım imkânı sunan Luxera Topkapı, E-5 otoyoluna 500 metre, Davutpaşa Metro İstasyonu’na ve Cevizlibağ Metrobüs Durağı’na 5 dakika mesafede yer alıyor. Proje, Atatürk Havalimanı-Yenikapı Metro Hattı ve Avrasya Tüneli’ne yakınlığıyla da dikkat çekiyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

RAMS Park House Maslak’ta “500. Aile” Mutluluğu: Dev Dönüşüm Projesinde Büyük Buluşma

Yayınlandı

-

 
RAMS Türkiye’nin İstanbul Maslak’ta hayata geçirdiği, Türkiye’nin özel sektör eliyle yürütülen en büyük kentsel dönüşüm projesi RAMS Park House Maslak, 500’üncü ailesine kavuştu. Projenin ulaştığı bu kritik eşik için düzenlenen kutlamada; kısa sürede yakalanan yüzde 20’lik değer artışına ve takvimin önünde ilerleyen inşaat sürecine dikkat çekildi.
 
Gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, İstanbul Maslak’ta yükselen dev projesi RAMS Park House Maslak’ta önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Projeden konut sahibi olan 500’üncü ailenin gelişi; hak sahipleri, iş ortakları ve davetlilerin katılımıyla Hyatt Regency İstanbul Ataköy’de düzenlenen özel bir organizasyonla kutlandı.
 
“500 Sayısı Bir Rakama Değil, Güçlü Bir Güvene İşaret Ediyor”
Gecede bir konuşma gerçekleştiren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Ciritçi, 500 ailelik barajın bir konut projesi için güven sembolü olduğunu vurguladı. Ciritçi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İş dünyasında ilk 500 rakamı; bir markanın artık sadece bir fikir değil, güçlü bir topluluk haline geldiğinin kanıtıdır. Gayrimenkul sektöründe de bu eşik, projenin sunduğu yaşam vizyonunun pazarda karşılık bulduğunu gösterir. Bugün burada kutladığımız 500 aile, sadece bir satış başarısı değil; ortak bir hayale duyulan güvenin ve birlikte büyüyecek olan yeni bir yaşam kültürünün simgesidir.”
 
İnşaat Süreci Planlanan Takvimin Önünde İlerliyor
Projenin teknik detayları ve saha çalışmaları hakkında bilgi veren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kul, inşaat sürecinin takvimin önünde ilerlediğini belirterek, şöyle revam etti: “Zemin güçlendirme ve kaba yapı çalışmalarımızda planladığımız takvimin ilerisinde yolumuza devam ediyoruz. Güncel deprem yönetmeliklerinin de ötesinde güvenlik standardıyla, mühendislik süreçlerini titizlikle denetleyerek, teslim disiplininden taviz vermeden çalışıyoruz.”
 
Yatırımcı Güveni Değer Artışıyla Tescilleniyor
RAMS Türkiye Satış Direktörü Musa Karabulut ise projenin gördüğü yoğun ilginin arkasında doğru lokasyon ve marka güveni olduğunun altını çizdi. Musa Karabulut, “İnsanlar artık sadece bir ev değil; sürdürülebilir bir değer satın alıyor. RAMS Park House Maslak, inşaatı devam ederken bile sunduğu yüzde 20 değer artışıyla yatırımcılarını memnun eden bir proje haline geldi. Bu değer artışının daha başlangıç olduğuna inanıyoruz. Çünkü projenin gerçek gücü, tamamlandığında ortaya çıkacak yaşam kültürü ve yaşam kalitesinden geliyor” diye konuştu.
 
“RAMS Park House Maslak, yaşayan bir ekosistem olarak tasarlandı”
RAMS Park House Maslak, yaklaşık 409 bin metrekarelik inşaat alanında, 10 blok ve yaklaşık 3 bin bağımsız bölümden oluşuyor. Türkiye’nin özel sektör eliyle geliştirilen en büyük ölçekli dönüşüm projelerinden biri olma özelliği taşıyan proje; konut, sosyal yaşam, ticaret ve rekreatif alanları bir araya getiren kapsamlı yaşam kurgusuyla dikkat çekiyor.
Projede yaklaşık 8 bin metrekarelik çarşı alanı, restoran ve kafeler, açık ve kapalı sosyal tesisler, yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve temiz su kanalı çevresinde konumlanan rekreatif yaşam alanları yer alıyor. Yaklaşık 100 bin metrekarelik otopark kapasitesiyle bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine de çözüm sunuluyor.
RAMS Park House Maslak; yaşamı yalnızca konut anlayışıyla değil, sosyal donatılar ve ayrıcalıklı yaşam deneyimiyle yeniden tanımlayan kapsamlı bir yaşam konseptini tasarlıyor. Proje bünyesinde yer alan toplam 4 bin metrekarelik aktivite alanında; 1.200 metrekare büyüklüğünde modern fitness merkezi, yarı olimpik standartlarda tasarlanan üç adet açılır-kapanır ve ısıtmalı yüzme havuzu, el sanatları atölyesi, poliklinik ve evcil hayvan oteli gibi birçok ayrıcalıklı hizmet yer alıyor. Projenin 25. katında konumlanan teras alanlarında bulunan iki adet sky pool, sky fitness ve sky lounge alanları ise İstanbul manzarası eşliğinde benzersiz bir sosyal yaşam deneyimi yaşatıyor. Gün ışığını merkeze alan mimari yaklaşımı, ferah yaşam alanları ve yoğun yapılaşmadan uzak planlamasıyla öne çıkan RAMS Park House Maslak; mimari estetik ile fonksiyonelliği buluştururken, şehir merkezinde doğayla dengeli, konforlu ve prestijli bir yaşam vadediyor.

 

RAMS Türkiye: Global Vizyon, Yerel Güç
RAMS Türkiye, 38 yılı aşkın tecrübesiyle bugün 5 ülkede ve 11 şehirde; inşaat ve gayrimenkul başta olmak üzere 8 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 100 projede 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı tamamlayan şirket, geliştirdiği projelerde insan odaklı yaşam yaklaşımını önceliklendiriyor.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Bosch PRO360’ı Geliştiriyor: Yeni Pro Deals Modülü ile Profesyonellere Ek Avantajlar Sunuyor

Yayınlandı

-

  • Bosch Professional’ın profesyonellere yönelik dijital platformu PRO360, yeni kampanya modülü Pro Deals ile kapsamını genişletiyor.
  • Platforma eklenen Keşfet modülü ile PRO360, ürün yönetimi ve garanti işlemlerinin ötesine geçerek avantaj odaklı bir deneyim sunuyor.
  • Kullanıcılar, farklı satış kanallarından yaptıkları alışverişleri PRO360 üzerinden tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor ve çeşitli ödüller kazanabiliyor.
İstanbul – Teknoloji ve servis alanlarında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch, profesyonel elektrikli el aletleri kullanıcılarına yönelik geliştirdiği dijital hizmet platformu PRO360’ı yeni özelliklerle güçlendirmeye devam ediyor.

 

Bayiler, fabrikalar ve inşaat firmaları gibi endüstriyel müşteriler ile profesyonel son kullanıcıların ihtiyaçlarına özel geliştirilen yapısıyla öne çıkan PRO360 sayesinde kullanıcılar, Bosch Professional ürünlerinin yanı sıra farklı markalara ait ekipmanlarını da tek bir dijital çatı altında toplayarak merkezi bir şekilde yönetebiliyor. Bu bütüncül yapı, ekipman takibini kolaylaştırırken profesyonellerin zamanlarını daha verimli kullanmalarına ve işlerine odaklanmalarına imkân tanıyor.

 

“PRO360 ile profesyoneller için değeri büyütüyoruz”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bosch Türkiye, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Ali Fahri Özcan, “Dijitalleşmenin sahadaki profesyoneller için yarattığı değeri her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. PRO360, ilk günden bu yana kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alarak geliştirdiğimiz bir platform.

 

 Bugün Pro Deals modülü ile bu deneyimi yeni bir boyuta taşıyor, kullanıcılarımıza yönetim kolaylığının yanı sıra aynı zamanda somut avantajlar sunuyoruz. PRO360 artık profesyoneller için iş süreçlerine değer katan bütünsel bir platform. 2026 yılının ilk yarısında platforma eklediğimiz yeni kampanya modülüyle PRO360’ı daha da zenginleştirerek profesyoneller için güçlü bir dijital iş ortağı olmasını sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

 

PRO360 Yeni Modüllerle Kapsamını Genişletiyor
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kullanıma sunulan PRO360, ürün yönetimi, garanti uzatma süreçlerini tek noktadan yönetme imkânı sunarken, bugün yeni eklenen Pro Deals kampanya modülü ile kullanıcılarına daha kapsamlı bir deneyim sunuyor.

 

Platforma entegre edilen bu yeni modül sayesinde PRO360, yalnızca bir ürün yönetim aracı olmanın ötesine geçerek profesyoneller için avantaj ve fırsatların da sunulduğu bütünsel bir dijital platforma dönüşüyor.

 

PRO360 ile ürün yönetiminden avantaj dünyasına
PRO360, lansmanından bu yana kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilerek güncellenen kullanıcı arayüzü ve yeni modüllerle kapsamını genişletiyor. Platforma eklenen Keşfet modülü ile birlikte kullanıcılar artık yalnızca ürünlerini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli dönemlerde sunulan kampanyalara da kolayca erişebiliyor.

 

Yeni Pro Deals modülü ile kullanıcılar, online, bayi ya da yapı market fark etmeksizin gerçekleştirdikleri alışverişleri sisteme tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor. Kullanıcılar, PRO360 uygulaması üzerinden faturalarını ve satın aldıkları ürün bilgilerini yükleyerek başvurularını hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabiliyor.

 

Alışverişten kazanca dönüşen yeni deneyim
Pro Deals ile kullanıcılar, belirli alışveriş tutarlarına karşılık gelen farklı hediyeler kazanma fırsatı elde ediyor. İlk kampanya ile birlikte belirlenen alışveriş baremlerine ulaşanlar çeşitli ödüller kazanabiliyor. Farklı satış kanallarından gerçekleştirilen alışverişlerin PRO360 üzerinden kolayca tanımlanabildiği bu yapı, satın alma sürecini doğrudan avantaja dönüştürürken Pro Deals modülü, belirli periyodlarda hayata geçirilecek yeni kampanyalarla kullanıcılarına düzenli olarak farklı fırsatlar sunmaya devam edecek.
Bu yaklaşım sayesinde satın alma süreci bir ihtiyaç yönetimi olmaktan çıkarak katma değer yaratan bir deneyime dönüşüyor. PRO360, kullanıcıların sahadaki operasyonlarını kolaylaştırırken aynı zamanda onlara somut faydalar sunan bir platform olarak konumlanıyor.

 

PRO360 uygulaması, App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz olarak indirilebiliyor veya web sitesi üzerinden anında kullanılabiliyor.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

CuboFix ile Seramik Uygulamalarında Güçlü ve Bütünsel Çözümler

Yayınlandı

-

Cubo, CuboFix ürün grubu altında geliştirdiği CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu ile seramik uygulamalarında dayanıklılık, esneklik ve estetiği bir arada sunarak profesyonellere uzun ömürlü ve güvenilir çözümler sağlıyor.

Yapı kimyasalları alanındaki gücü ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan Cubo, seramik uygulamalarına yönelik geliştirdiği CuboFix ürün grubuyla projelere değer katmaya devam ediyor. CuboFix ürün grubunda yer alan CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu, birlikte kullanıldığında uygulama performansını artırırken yüzeylerde daha dayanıklı ve estetik sonuçlar elde edilmesini destekliyor.

CuboFix CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı

Çimento esaslı, polimer katkılı ve tek bileşenli yapısıyla dikkat çeken CTA-600S, seramik, fayans, granit ve doğal taş gibi kaplama malzemelerinde güçlü ve kalıcı yapışma sağlıyor. Artırılmış esnekliği sayesinde yüzey hareketlerine uyum sağlayan ürün, özellikle sıcaklık farklarının yoğun olduğu iç ve dış mekânlarda güvenli kullanım sunuyor. Suya ve dona karşı dayanıklı formülü ile zorlu koşullarda dahi performansını koruyan CTA-600S, uzun çalışma süresi ve azaltılmış kayma özelliğiyle uygulayıcılara konfor ve kontrol avantajı sağlıyor.

CuboFix CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu

Çimento esaslı, silikon ve polimer katkılı yapısıyla yüksek performanslı bir derz çözümü sunan CDD-S700, 3–10 mm aralığındaki derz boşlukları için ideal bir uygulama imkânı sağlıyor. Kolay uygulanabilirliği ve pürüzsüz yüzey oluşturma özelliğiyle öne çıkan ürün, esnek yapısı sayesinde çatlama riskini azaltırken iç ve dış mekânlarda uzun ömürlü kullanım sunuyor.

CTA-600S ile birlikte tercih edildiğinde uygulama bütünlüğünü destekleyen CDD-S700, Cubo derz kartelasındaki farklı renk seçenekleriyle estetik beklentilere de yanıt veriyor ve mekânlarda dengeli, bütüncül bir görünüm oluşturuyor. Dayanım, esneklik ve yüzey kalitesini bir arada sunan ürün, profesyonel uygulamalar için güvenilir bir tercih olarak konumlanıyor.

CuboFix ürün grubu, yapıştırıcı ve derz dolgusunu uyum içinde sunarak seramik uygulamalarında sistem çözümü yaklaşımını destekliyor. Bu bütünsel yapı sayesinde hem uygulama süreci kolaylaşıyor hem de elde edilen sonuçların kalıcılığı ve performansı artırılıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye