LÜKS GAYRİMENKULDE TERCİHLER DEĞİŞTİ“ÇİFTÇİ TOWERS TÜRKERLER” - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

LÜKS GAYRİMENKULDE TERCİHLER DEĞİŞTİ“ÇİFTÇİ TOWERS TÜRKERLER”

Yayınlandı

-

Türkiye’de gayrimenkul sektörünün en dinamik alanlarından biri olan lüks konut segmentinde, son yıllarda dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Üst gelir grubuna mensup alıcılar, geçmişte şehir merkezinin dışında, geniş bahçeli villaları tercih ederken; bugün bu eğilim yerini şehir merkezindeki yüksek metrekareli, konforlu rezidans dairelere bırakıyor. Değişen yaşam alışkanlıkları, zaman yönetimi, sosyal erişim ihtiyacı ve güvenlik gibi unsurlar, bu dönüşümün temel sebepleri arasında yer alıyor.

Modern şehir yaşamının sunduğu olanaklardan kopmadan, aynı zamanda ferahlığı, mahremiyeti ve konforu bir arada yaşamak isteyen üst segment konut alıcıları, artık şehir merkezindeki nitelikli konutlara yöneliyor. Bu değişim, İstanbul’un gayrimenkul haritasında da önemli bir kırılma oluşturuyor. Artık lüks, sadece metrekare veya malzeme kalitesiyle değil; konum, erişim, hizmet ve yaşam deneyimi ile tanımlanıyor.

Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri, Türkerler Holding imzası taşıyan Çiftçi Towers Türkerler projesi. İstanbul’un en prestijli lokasyonlarından biri olan Nispetiye’de yer alan proje, 100 metrekare net salon ve 250 metrekareye ulaşan net kullanım alanlarıyla şehir merkezinde ferahlığı yeniden tanımlıyor. Projede yer alan daireler; Boğaz, Haliç ve tarihi yarımada manzarasını aynı çerçevede sunan 360 derecelik panoramik manzarasıyla hem mimari hem de yaşam kalitesi açısından benzersiz bir standart oluşturuyor.

Çiftçi Towers Türkerler, sadece bir konut projesi değil; aynı zamanda bir yaşam deneyimi olarak tasarlandı. Projede rezidans hizmetleri, vale ve concierge sistemleri, güvenlik altyapısı, akıllı ev teknolojileri ve özel sosyal alanlarıyla şehir merkezinde sakinlerine eksiksiz bir yaşam sunuluyor. Alıcı profili ise, büyük oranda şehir dışındaki villa bölgelerinde yaşamış, ancak merkezdeki dinamizme ve erişilebilirliğe geri dönmek isteyen kişilerden oluşuyor.

DİLEK KARAGÖZ “VİLLALARDAN ŞEHRİN MERKEZİNE GERİ DÖNÜŞ BAŞLADI”

Türkerler Holding GYO Satış ve Pazarlama Direktörü Dilek Karagöz, lüks gayrimenkul pazarındaki yeni eğilimin güçlü bir şekilde hissedildiğini belirterek şunları söyledi:

“Uzun yıllar boyunca yüksek gelir grubundaki konut alıcıları, şehirden uzak, doğayla iç içe villa tipi konutlara yönelmişti. Ancak son dönemde bu tablo hızla değişiyor. Artık lüks kavramı, sadece geniş bahçeli bir evle değil; şehir merkezinde yüksek metrekareli, manzaralı ve tam hizmetli rezidans yaşamı ile özdeşleşiyor. İnsanlar zamanı daha verimli kullanmak, iş ve sosyal yaşamın merkezine yakın olmak istiyor. Bu da İstanbul gibi mega kentlerde merkezi konumda, yüksek standartlarda yaşam alanlarına olan talebi ciddi biçimde artırdı.”

Karagöz, villalardan şehir merkezine geri dönüş yapan alıcıların beklentilerini şöyle özetledi:

“Çiftçi Towers Türkerler projemize gelen alıcıların büyük kısmı, daha önce bahçeli villalarda yaşamış kişiler. Ancak ulaşım zorlukları, sosyal yaşamdan uzaklık ve zaman yönetimi gibi sebepler, bu kitlenin şehir merkezine dönmesine neden oldu. Çiftçi Towers Türkerler, bu ihtiyacı karşılayan nadir projelerden biri. Geniş metrekareli daireleri, panoramik İstanbul manzarası, rezidans hizmetleri ve merkezi konumuyla lüksü, konforu ve şehir yaşamını tek çatı altında buluşturuyor. Çiftçi Towers Türkerler, gerek mimarisi gerekse uluslararası standartlarda donatılarıyla Türkiye’nin lüks konut alanındaki referans projelerinden biri haline geldi.”

Projenin finansal açıdan da dikkat çekici avantajlar sunduğunu belirten Karagöz, “Konut alıcılarımız için şu anda yüzde 0 KDV avantajı devam ediyor. Bu fırsat, hem yatırım değeri hem de ödeme kolaylığı açısından önemli bir avantaj sağlıyor” dedi. 

YENİ LÜKS: GENİŞ YAŞAM ALANLARI, KONFOR, PANORAMİK MANZARA VE ŞEHRİN NABZI

Gayrimenkul sektörü uzmanları, lüks konut anlayışındaki bu değişimin uzun vadeli bir trende dönüştüğünü belirtiyor. Artık yüksek gelir grubu için “lüks”, yalnızca yaşam alanının büyüklüğü değil; aynı zamanda şehrin merkezinde prestijli bir yaşam deneyimi anlamına geliyor. Ulaşımın kolay olduğu, sosyal imkanların birkaç adım ötede bulunduğu, güvenlik ve hizmet kalitesinin yüksek olduğu projeler, tercih listelerinde ilk sırada yer alıyor.

Çiftçi Towers Türkerler, bu bakış açısıyla İstanbul’un merkezinde yaşayanlara, villa konforunda şehirli bir yaşam sunuyor. Proje; ferah daire planları, 3.15 metre yüksek tavanlı yaşam alanları, panoramik cam cepheleri ve modern rezidans hizmetleriyle kentli yaşamın en seçkin örneklerinden birini temsil ediyor.

Türkerler Holding’in mühendislik ve inşaat alanındaki tecrübesiyle şekillenen proje, sadece lüks bir konut yatırımı değil; aynı zamanda İstanbul’un yeni simgelerinden biri olarak konumlanıyor. Depreme dayanıklı altyapısı, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve akıllı bina teknolojileriyle Çiftçi Towers Türkerler, konforun yanında güvenliği ve sürdürülebilirliği de ön planda tutuyor.

ŞEHRİN MERKEZİNDE YENİ BİR YAŞAM KÜLTÜRÜ

Nispetiye’nin seçkin atmosferinde yer alan Çiftçi Towers Türkerler, konumu itibarıyla İstanbul’un hem iş hem de sosyal yaşam merkezlerine birkaç dakikalık mesafede bulunuyor. Boğaz, Levent, Bebek ve Etiler aksına yakınlığıyla, sakinlerine hem prestij hem de kolaylık sunuyor.

Türkerler Holding, projeyi yalnızca bir konut kompleksi değil, İstanbul’un yeni yaşam sembollerinden biri olarak tanımlıyor. Lüks segmentte değişen beklentilere yanıt veren Çiftçi Towers Türkerler, şehirli yaşamın en zarif ve konforlu halini bir araya getiriyor.

Çiftçi Towers Türkerler, modern şehir yaşamında “lüks” kavramının yeniden tanımlandığı yeni dönemin simgesi olarak, İstanbul’un merkezinde seçkin bir yaşam vadetmeye devam ediyor.

Çiftçi Towers Türkerler, aynı zamanda sunduğu spor ve sosyal donatı alanlarıyla da şehirdeki rezidans yaşamına yeni bir boyut kazandırıyor. Geniş yeşil alanları, yüzme havuzları, koşu parkurları, fitness merkezleri, spa alanları ve sosyal yaşam merkezleriyle rezidans kültüründe alışılmışın ötesinde bir yaşam standardı sunuyor. Bu olanaklar sayesinde proje, şehir içinde doğayla iç içe, dinamik ve konforlu bir yaşam arayanlara ideal bir seçenek oluşturuyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İzocam’a İki Prestijli Ödül Birden!

Yayınlandı

-

Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı.

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçilirken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü.

Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi” ve “Şantiye’nin Yıldızı” ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor.

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Sanayi Tesislerine Özel Olarak Geliştirildi

Sektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü “HT Camyünü Prefabrik Boru” ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu.

Yüzde 80’e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor.

A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor.

İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ile Yalıtımı Zirveye Taşıdı

İzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası” ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor.

“İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor.

Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Şişecam’ın 2026 İlk Çeyrek Net Satışları 57,5 Milyar TL Oldu

Yayınlandı

-

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk üç ayında 57,5 milyar TL net satış elde etti. Bu dönemde Şişecam’ın toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken; toplam yatırımları 5,7 milyar TL, ihracatı ise 228 milyon dolar oldu. Şişecam’ın aynı dönemdeki üretim performansı da güçlü seyrini sürdürdü. Şirket, ilk çeyrekte 1,3 milyon ton cam, 1,1 milyon ton soda külü ve 0,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi.

“2026, dayanıklılığın test edildiği bir yıl”

Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, ilk çeyrek sonuçlarını değerlendirirken küresel ekonomik görünüme dikkat çekti: “2026 yılı, jeopolitik gelişmelerin, enerji arzına ilişkin endişelerin ve süregelen enflasyon baskılarının etkisiyle başladı. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim, küresel ölçekte yeni bir maliyet baskısı ve enflasyon dalgası beklentisini güçlendirdi. Bu tablo, sıkı para politikalarının devamını desteklerken, şirketler açısından daha dayanıklı ve esnek yapılar kurma ihtiyacını da ön plana çıkardı.

Bu ortamda Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor; aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz.”

Yatırımlar büyümeyi destekliyor

Yücel, Şişecam’ın 2026 yılına güçlü bir yatırım performansıyla başladığını vurgulayarak şunları söyledi: “Yıla, orta ve uzun vadede gelirlerimizi destekleyecek yatırımlarımızı devreye alarak başladık. Avrupa’daki ilk cam ambalaj yatırımımız olan Macaristan Kaposvár tesisimizde ilk fırınımızı test üretimi için devreye aldık. Bulgaristan ve İtalya’daki düz cam tesislerimizde devreye aldığımız iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa’daki kaplama kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyümüzü genişlettik.

Tarsus’ta hayata geçirdiğimiz yeni yeşil saha düz cam yatırımımızda TR9 hattını devreye alarak yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesi oluşturduk ve dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık.

Ayrıca Kuzey İtalya düz cam fabrikamızda planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattık. Planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını dengeli şekilde optimize ederken, bu adım ile FVÖK seviyesindeki kârlılığımıza 25 milyon Euro olumlu katkı sağladık.”

Finansman ve nakit yönetiminde güçlü adımlar

Yücel, finansman tarafındaki gelişmelere de dikkat çekti: “2026 yılının başında İngiltere’deki bağlı ortaklığımız üzerinden 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı gerçekleştirdik. 1,7 milyar ABD doları talep gören bu işlem, uluslararası yatırımcıların Şişecam’a duyduğu güveni bir kez daha teyit etti.

Son bir yıl içinde sağladığımız uzun vadeli kaynaklarla birlikte bu işlem, küresel belirsizlikler karşısında likidite yönetimimizi güçlendirmemize önemli katkı sağladı.”

Yılın geri kalanında odak: verimlilik ve değer yaratma

2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerin ardından Yücel, yılın geri kalanıyla ilgili beklentilerini şöyle paylaştı: “İlk çeyrekte elde ettiğimiz performans güçlü bir zeminde ilerlediğimizi gösteriyor. Yılın geri kalanında da dengeli ve disiplinli yönetim anlayışımızı sürdürmeye; devreye giren yeni yatırımlarımızdan azami verim sağlamaya, şirket değerimizi artırmaya ve kârlılığı önceliklendirmeye devam edeceğiz.

Bu doğrultuda portföyümüzü daha rasyonel ve katma değerli bir yapıya dönüştürürken, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal disiplinimiz, genişleyen katma değerli ürün portföyümüz, nitelikli müşteri yapımız ve Şişecam’ın 90 yıllık tecrübesi ile küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Tabanlıoğlu Mimarlık ve Erişilebilir Her Şey’den  “Herkes İçin Tasarım” Adımı

Yayınlandı

-

Türkiye’deki binaların %66,9’unun erişilebilir olmadığı günümüzde, Tabanlıoğlu Mimarlık kendi tasarım süreçlerindeki kapsayıcılığı artırmak ve ekiplerinin farkındalığını tazelemek amacıyla, Dünya Engelliler Haftası öncesinde “Erişilebilir Her Şey” ile özel bir eğitim programı düzenledi.

Tabanlıoğlu Mimarlık, yapısal çevrenin herkes için eşit kullanılabilir olması yönündeki hassasiyetini kurum içi bir eğitimle pekiştirdi. Farklı engel grupları için hizmetleri ve mekânları daha erişilebilir hale getirmeyi hedefleyen sosyal girişim Erişilebilir Her Şey (EHŞ) ile bir araya gelen mimarlık ofisi, 7 Mayıs tarihinde tasarım ekiplerinin katılımıyla “Evrensel Tasarım ve Fiziksel Erişilebilirlik Eğitimi” gerçekleştirdi.

Mimari Tasarımda Uzmanlığa Verilen Değer

TÜİK verilerine göre Türkiye’deki binaların %66,9’u erişilebilir standartları karşılamıyor. Dünya nüfusunun %15’ini engellenen bireylerin oluşturduğu gerçeği göz önüne alındığında, mekânsal erişilebilirlik giderek daha önemli bir ihtiyaç haline geliyor.

Mimari tasarım süreçlerinde akustik, trafik, yangın ve cephe gibi alanlarda uzman danışmanlarla her zaman yoğun bir iletişim içinde olan Tabanlıoğlu Mimarlık; erişilebilirlik standartları konusunda da aynı profesyonel yaklaşımı benimsiyor. Her projede erişilebilirlik uzmanlarıyla çalışma fırsatı olmamasından yola çıkan ofis, bu iş birliği sayesinde kendi mimari tasarım ekiplerinin evrensel tasarım konusundaki bilgilerini güncellemeyi ve genişletmeyi hedefliyor.

Tasarımda Eşitlikçi ve Yenilikçi Bir Bakış Açısı

7 Mayıs’ta gerçekleşen eğitim programında; evrensel tasarım kuralları, fiziksel erişilebilirlik standartları, iç ve dış mekânda yatay/dikey dolaşım ilkeleri ele alındı. Görme, işitme, bilişsel ve fiziksel farklılıkları olan bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda, herkesin kullanımını eşit hale getiren tasarım anlayışı masaya yatırıldı.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye