Limak Çimento’nun Anka Fabrikası, dünyanın en verimli çimento tesislerinden biri oldu - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Limak Çimento’nun Anka Fabrikası, dünyanın en verimli çimento tesislerinden biri oldu

Yayınlandı

-

Limak Çimento’nun Anka Fabrikası, endüstrileştirilmiş Ar-Ge projeleri ve sürekli proses optimizasyonuna dayalı üretim yaklaşımı sayesinde, çimento sektöründe dünyanın en yüksek enerji verimliliğine sahip tesisleri arasında yerini aldı.

Bir yılı aşkın süredir hidrojen kullanım testlerine ev sahipliği yapan Anka Fabrikası, bu alanda küresel öncüler arasında konumlanırken, %60’a varan alternatif yakıt kullanım oranı ile Avrupa Birliği çimento sektörü ortalamasının üzerine çıktı.

2018 yılında faaliyete geçen fabrika, kuruluşundan bu yana spesifik enerji tüketimi açısından Türkiye çimento sektöründe liderliğini koruyor. Küreselde en iyi uygulama olma yaklaşımında, 2025 yılının ilk çeyreğinde sonuçlandırılan verimlilik projeleri kapsamında: Klinker kullanım oranının azaltılması, Öğütücü sistemlerin optimize edilmesi ve RollerPress+Bilyalı değirmen hattında yeni tek kamaralı tasarım gibi uygulamalar sayesinde fabrika, toplam spesifik enerji tüketimini 65 kWh/ton’un altına düşürerek, enerji verimliliğinde küresel en iyiler seviyesine ulaştı ve yıllık 80.000 ton ek CO₂ emisyonu tasarruf listesine eklendi.

Limak Çimento, teknoloji odaklı sürdürülebilir dönüşüm vizyonuyla hem Türkiye’de hem de dünyada çevresel sorumlulukla sanayiyi yeniden tanımlamaya devam ediyor.

Limak Çimento, küresel iklim teknolojileri alanında öncü projelere imza atmaya devam ediyor. Şirketin Anka Fabrikası’nda yürüttüğü inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalar, karbon nötr yakıt kullanımından düşük enerji tüketimine kadar birçok alanda küresel çimento sektörüne örnek teşkil ediyor.

2018 yılında faaliyete geçen Anka Fabrikası, kuruluşundan itibaren spesifik enerji tüketimi açısından Türkiye çimento sektöründe sürekli iyileştirmelerle liderliğini korudu. Son olarak çimento öğütme operasyonlarında elde edilen rekor düzeydeki verimlilik artışı ile Anka Fabrikası, küresel benchmarklar içinde en iyi sonucu yakaladı.

Verimlilik Odaklı Öğütme Optimizasyonu

2023 yılında Limak Çimento Teknik Merkezi (LCTO) ve Anka Fabrikası uzmanlarının iş birliğiyle başlatılan öğütme optimizasyon süreci, Bilyalı Öğütücü ve Roller Press ünitelerinde ileri düzey Ar-Ge destekleriyle yürütüldü. Süreç kapsamında farklı tip ve dozajlarda öğütücü destek sistemleri ve mukavemet artırıcı katkılar test edildi. Bu çalışmalar sayesinde, yüksek mukavemetli ürün sınıfında klinker kullanım oranı aynı mineral katkılarla %82’den %75’e düşürüldü. Böylece Limak Çimento’nun karbonsuzlaşma hedeflerine yönelik kritik bir adım daha atılmış oldu.

Tek Kamaralı Yeni Tasarım ve Enerji Kazanımları

Verimlilik artışının temel taşlarından biri, bilyalı öğütücüde geçilen yeni tek kamaralı tasarım oldu. Bu yeni yapı sayesinde bilya yüzey alanı daha etkili kullanılarak öğütme verimliliği artırıldı. Sonraki adımda roller pres sistemine odaklanılarak partikül boyut dağılımı optimize edildi ve değirmen performansı iyileştirildi. Bu sayede spesifik güç tüketimi (SPC) düşürülerek bilyalı değirmenin daha ince malzeme ile daha etkin çalışması sağlandı.

Yapılan kapsamlı çalışmalar neticesinde, Anka Fabrikası’nda spesifik enerji tüketimi, 3800 Blaine incelik değerine ulaşmak üzere 30 kWh/ton seviyesinden 23 kWh/tona kadar düşürüldü. Bu dikkate değer başarı sayesinde, fabrika yalnızca bilyalı değirmen ve HPGR sistemleri kullanan küresel rakiplerini geride bırakmakla kalmadı; aynı zamanda toplam spesifik çimento üretiminde 65 kWh/ton çimento değerinin altına inerek, küresel çimento sektöründe erişilmesi son derece zor yeni bir verimlilik eşiği oluşturdu.

Sürdürülebilirlik ve Karbon Ayak İzinde Somut Kazanımlar

Ürün kalitesinden ödün vermeden klinker kullanımını azaltmayı hedefleyen Limak Çimento, bu süreçte yeni ve daha verimli karışım formülleri de geliştirdi. Bu sayede klinker oranının azaltılmasıyla yıllık on binlerce ton karbon emisyonunun önüne geçilmiş oldu.

Limak Çimento Grubu CEO’su Erkam Kocakerim, Anka Fabrikası’nın ulaştığı başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Modern dünyanın en etkili organik büyüme modeline, ancak bilimsel yetkinliğimizi ve inovasyon kapasitemizi sürekli geliştirerek ulaşabileceğimize inanıyoruz.
Bu yaklaşımla, 7 temel dekarbonizasyon başlığımızdan biri olan verimlilik alanında; Ar-Ge ve İnovasyon Merkezimiz LCTO ile fabrikalarımızdaki yetkin ekiplerimiz, sürekli veri analizi ve sistem optimizasyonları sayesinde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşıyor. Anka Fabrikamızın küresel ölçekte ulaştığı bu gurur verici başarı, sürdürülebilirlik yolculuğumuzun yüksek verimlilik bacağında stratejik bir dönüm noktası olmuştur. Limak Çimento olarak; inovasyon, sürdürülebilirlik ve verimlilik odağındaki yol haritamızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler