Kordsa’nın Kratos Çözümleri, Çimsa’nın Bağlı Ortaklığı Afyon Çimento Bünyesinde Yoluna Devam Edecek - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Kordsa’nın Kratos Çözümleri, Çimsa’nın Bağlı Ortaklığı Afyon Çimento Bünyesinde Yoluna Devam Edecek

Yayınlandı

-

Kordsa’da 2014 yılında pazara sunulan Kratos inşaat çözümleri artık Afyon Çimento bünyesinde yoluna devam edecek. Kordsa’nın odağını ana iş kolları olan lastik güçlendirme ve kompozit teknolojilerine yönlendirme hedefi sonucunda, ileri teknolojiye sahip sentetik fiber ürünleri Afyon Çimento ve Çimsa’nın mevcut yapı malzemeleri alanındaki portföyünü zenginleştirirken, Türkiye’nin katma değerli ihracat seferberliğine de katkı sunmayı sürdürecek.

Sabancı Holding Malzeme Teknolojileri Grubu bünyesinde gerçekleştirilen varlık devri ile, 2014 yılından bu yana Kordsa çatısı altında yer alan Kratos inşaat çözümleri, Çimsa’nın bağlı ortaklığı Afyon Çimento bünyesine katılıyor. Çimsa’nın bağlı  ortaklığı olan Afyon Çimento ve Kordsa arasında söz konusu varlık devri sözleşmesi 1 Ekim 2025 tarihinde imzalandı.

ÇİMSA 70’TEN FAZLA ÜLKEYE YAYILAN SATIŞ AĞIYLA BİRLİKTE ULUSLARARASI VARLIĞINI GÜÇLENDİRMEYİ SÜRDÜRECEK

Varlık devriyle birlikte Çimsa, yapı malzemeleri alanındaki büyümesini Grup şirketi Afyon Çimento üzerinden gerçekleştireceği bu satın alma ile desteklemeyi sürdürecek. Çimsa, Afyon Çimento ve Kordsa’nın stratejik öncelikleri doğrultusunda atılan bu adımla birlikte, Kratos ürünleri Çimsa’nın 70’ten fazla ülkeye yayılan global satış ağı aracılığıyla dünya pazarlarındaki etkinliğini artıracak. Söz konusu adım, Çimsa   Grubunun yapı malzemeleri alanındaki öncü rolünü güçlendirirken, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine de önemli katkı sunmaya devam edecek.

“ÜRÜN PORTFÖYÜMÜZÜ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE TEKNOLOJİ ODAĞINDA GENİŞLETİYORUZ”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa CEO’su Umut Zenar, “Yaklaşık 5 yıldır kararlılıkla uyguladığımız stratejimizle Çimsa’yı küresel ölçekte bir yapı malzemeleri şirketine dönüştürmeye devam ediyoruz. Bu dönüşümün en önemli adımlarından birini geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz Mannok satın almasıyla atmıştık. Çimsa’nın global yapı malzemeleri pazarında ayak izini organik ve inorganik yatırımlarımız ile güçlendirmeye devam ederken, ürün portföyümüzü de sürdürülebilirlik ve teknoloji odağında yenilikçi ve katma değerli ürünler ile genişletiyoruz. Kratos’un bünyemize katılması bu stratejimizi daha da ileri taşıyacak. Beyaz çimento ve kalsiyum alüminat çimentoda (CAC) dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olarak, global üretim ve satış ağımızla Kratos’un etki alanını genişletecek, küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlayacağız. Bu doğrultuda Kratos ile çimento ve beton ürün grubumuz arasında sağlanacak portföy uyumu sayesinde,  fark yaratan çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sabancı Holding Malzeme Teknolojileri Grubumuzun bizlere verdiği yön doğrultusunda attığımız bu adım, bağlı ortaklığımız Afyon Çimento ve Çimsa’nın odaklanmasını güçlendirirken, yaratılacak sinerji Malzeme Teknolojileri Grubu genelinde daha etkin bir değer yaratımına da katkı sağlayacak. Kratos’u bugünlere getiren tüm Kordsa ekibine teşekkürlerimi sunarım.”

“KORDSA İÇİN İNOVASYON; ‘FİKİRDEN ÜRÜNE’ UZANAN BİR DEĞER ZİNCİRİ”

Kordsa CEO’su Ergun Hepvar ise şunları söyledi: “Kordsa olarak Ar-Ge ve inovasyon becerimizi, müşteriye katma değer yaratan iş sonuçlarına döndürmek en güçlü kaslarımızdan biri. İnşaat Güçlendirme İş Birimimiz ve buradan doğan Kratos markamız da bu kasımızın güçlü bir yansıması. 2014 yılında lastik güçlendirme ve kompozit teknolojilerindeki bilgi birikimimiz ve mühendislik tecrübemizle hayata geçen inşaat çözümlerimiz, bugün 40’tan fazla ürün ile inşaat endüstrisinde özel çözümler sunuyor. Kordsa’nın içerisinde bir fikirle başlayan ve kurum içi girişimcilik modeli ile kendi ürün ve müşteri portföyünü oluşturan Kratos markası, Türkiye’de ve Brezilya’da pazar lideri oldu. 25 ülkede birçok farklı segmentte beton güçlendirmede çözüm olarak tercih edilen güvenilir bir marka. Tüm ekiplerimizin çabası ve özverisiyle büyüttüğümüz bu değer, şimdi bir diğer Topluluk şirketimiz, Afyon Çimento bünyesinde faaliyet göstermeye devam edecek. Kordsa olarak biz, önümüzdeki dönemde ana faaliyet alanlarımız olan lastik güçlendirme ve kompozit teknolojilerinde stratejik önceliklerimiz doğrultusunda ilerlemeyi sürdüreceğiz. Bu yolda, inovasyonu laboratuvarlardan çıkarıp ‘fikirden ürüne’ uzanan bir değer zinciri haline getirmek, her zaman olduğu gibi stratejimizin merkezinde yer alacak. Kordsa inşaat güçlendirme çözümlerimizin, Afyon Çimento’ya geçişiyle birlikte hem Topluluk şirketlerimizin odaklarını daha da güçlendireceğine hem de Sabancı Topluluğu’nun Malzeme Teknolojileri vizyonuna önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.”

ÇOK DAHA UYGUN MALİYETLERLE YERİNDE GÜÇLENDİRME ÇÖZÜMLERİ SUNUYOR

11 yıldır inşaat sektörüne yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunan Kratos sentetik fiber donatı ürünleri; altyapı, üstyapı ve maden projelerinde betonun performansını ve dayanıklılığını artırıyor. Kratos sentetik fiber donatılar, korozyona karşı %100 dayanım, etkin çatlak kontrolü, 3 boyutlu homojen dağılım ve uzun süreli durabilite avantajlarıyla betonun yük taşıma kapasitesini artırıyor. Prekast, refrakter ve fibercement gibi yeni segmentlerde de kullanım alanı genişleyen bu ürünler, projelere yüksek performans ve sürdürülebilirlik katıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Clément Saillard Oldu

Yayınlandı

-

Sigortacılık ve bireysel emeklilik alanındaki faaliyetleriyle Türkiye’nin lider sigorta kuruluşları arasında yer alan BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Finans ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcılığı görevine, 4 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Clément Saillard atandı.

Aktüerya, finans, fiyatlama, risk yönetimi ve sigortacılık alanlarında 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip olan Clément Saillard, kariyeri boyunca Avrupa ve Latin Amerika’da üstlendiği görevlerle finansal yönetim, teknik kârlılık, fiyatlandırma stratejileri ve kurumsal dönüşüm alanlarında önemli bir uzmanlık kazandı.

Kariyerine nükleer enerji sektöründe iç denetim ve mühendislik alanında başlayan Clément Saillard, daha sonra Fransa Bankacılık ve Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda (Autorité de Contrôle Prudentiel et de Résolution -ACPR) Denetim Uzmanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Solvency II kapsamında sermaye yeterliliği modellerinin denetimi ve uluslararası düzenleyici otoritelerle yürütülen koordinasyon çalışmalarında aktif rol aldı.

2016 yılında BNP Paribas Cardif Grubu’na katılan Clément Saillard, sırasıyla Risk Analisti, EMEA Bölgesi Risk Direktörü ve Hayat Dışı Sigortalar Fiyatlandırma Direktörü görevlerini üstlendi. Bu süreçte uluslararası ölçekte risk yönetimi yapılarının geliştirilmesi, fiyatlandırma süreçlerinin güçlendirilmesi ve teknik kârlılığı artırmaya yönelik stratejik projelere liderlik etti.

Son olarak BNP Paribas Cardif Şili’de Baş Aktüer ve Finans Direktörü olarak görev yapan Clément Saillard, şirketin İcra Komitesinde yer aldı. Bu görevinde finansal performansın güçlendirilmesi, teknik sonuçların iyileştirilmesi, analitik tabanlı dinamik fiyatlandırma modellerinin geliştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve stratejik iş ortaklıklarının yönetimi gibi birçok önemli dönüşüm projesine liderlik etti.

Clément Saillard, yeni görevinde BNP Paribas Cardif Türkiye’nin aktüerya ve finans stratejilerine liderlik ederek şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine, finansal performansının güçlendirilmesine ve veri odaklı karar alma süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.

École des Mines de Paris (Mines ParisTech) Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Clément Saillard, Centre d’Études Actuarielles’de aktüerya eğitimini tamamlamış olup Fransız Aktüerler Enstitüsü (Institut des Actuaires) üyesi ve yetkili aktüerdir. BNP Paribas Cardif bünyesinde farklı ülkelerde üstlendiği görevlerle grubun aktüerya, finans ve risk yönetimi alanındaki uluslararası bilgi birikimine katkı sunmayı sürdürmektedir.

Okumaya Devam Et

GENEL

Eski Yapılar Güçlendirilerek Depreme Nasıl Dayanıklı Hâle Getirilebilir?

Yayınlandı

-

 

Türkiye’nin deprem gerçeği, mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesini yapı güvenliğinin en önemli gündemlerinden biri haline getiriyor. fischer Türkiye mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle, yapıların deprem performansının artırılmasına katkı sağlayan mühendislik uygulamalarını destekliyor.

Türkiye’de geçmişten bugüne yaşanan yıkıcı depremler, yapı güvenliğinin önemini ve mevcut yapı stokunun depreme karşı güvenli hale getirilmesi ihtiyacını tekrar tekrar ortaya koyuyor. Yeni yapıların güncel deprem standartlarına uygun olarak inşa edilmesinin yanı sıra mevcut yapıların değerlendirilmesi ve mühendislik açısından uygun olanların güçlendirilmesi de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’de yaklaşık 31 milyon konut ve 5 milyon ticari alandan oluşan toplam 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu, 2 milyonunun ise acil dönüşmesi gerektiği belirtiliyor. Bu ölçekte bir yapı stoku söz konusu olduğunda riskli yapıların güvenli hale getirilmesinde yeniden yapımın yanı sıra mühendislik açısından uygun yapılarda güçlendirme de önemli seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Mevcut Yapı Stokunda Güçlendirme İhtiyacı

Risk altındaki tüm yapıların yıkılıp yeniden inşa edilmesi yüksek maliyet, zaman ve kaynak gerektiren bir süreç. Bu nedenle mevcut yapıların deprem etkilerine karşı nasıl daha güvenli hale getirilebileceği ve mühendislik açısından uygun yapılarda hedefe yönelik güçlendirme uygulamalarının nasıl gerçekleştirilebileceği önem taşıyor.

Mevcut betonarme yapıların güçlendirilmesinde taşıyıcı sistemin kritik noktalarının doğru belirlenmesi ve bu noktalardaki bağlantıların güvenli biçimde oluşturulması gerekiyor. Özellikle kirişler ile kolonların bağlantı noktaları olan kiriş-kolon birleşim bölgeleri deprem sırasında oluşan yatay yükler nedeniyle yüksek gerilmelere ve büyük kuvvetlere maruz kalabiliyor. Bu bölgelerin taşıma işlevini kaybetmesi durumunda taşıyıcı sistemin bütünü etkilenebiliyor.

Bu noktadan hareketle fischer Şirketler Grubu, ABD’deki Purdue Üniversitesi ile birlikte tam ölçekli betonarme yapılar üzerinde deneylerin gerçekleştirildiği kapsamlı bir araştırma projesi yürüttü. Araştırmanın odağında mevcut yapılardaki kiriş-kolon birleşim bölgeleri ve bu kritik noktalara yönelik güçlendirme yaklaşımı yer aldı.

Kiriş-Kolon Birleşim Bölgeleri İçin Yeni Güçlendirme Çözümü

Deneylerde kiriş-kolon birleşim bölgelerinin güçlendirilmesi amacıyla fischer enjeksiyon harcı ve dişli çubuklarla uygulanan kimyasal ankrajlar ile diyagonal payanda elemanlarından oluşan bir sistem test edildi. Bu sistemde diyagonal çelik payandalar, kimyasal ankrajlar aracılığıyla mevcut taşıyıcı sisteme bağlanarak birleşim bölgelerinin yerinde ve hedefe yönelik biçimde güçlendirilmesi sağlandı.

Kimyasal ankraj sistemi yük altında düşük deformasyon göstererek kuvvetlerin güvenilir biçimde karşılanmasına ve aktarılmasına katkı sağladı. Güçlendirme çözümü kiriş ile kolon arasındaki kuvvet akışını değiştirerek birleşim bölgesine etkiyen yüklerin komşu taşıyıcı elemanlara yeniden dağıtılmasını sağladı.

Karşılaştırmalı deneylerde güçlendirilmemiş taşıyıcı sistemin kiriş-kolon birleşim bölgelerinde ağır hasarlar oluşurken fischer sistemiyle güçlendirilmiş yapı daha yüksek performans sergiledi. Purdue Üniversitesi’nden Prof. Akanshu Sharma, deneylerle güçlendirilmiş yapının deprem yükleri altındaki performansının önemli ölçüde iyileştiğinin gösterildiğini belirtiyor.

Bilimsel Doğrulamadan Uygulamaya

fischer ve Purdue Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen tam ölçekli deneylerde, deprem etkilerini temsil eden yüklemeler altında özellikle birleşim bölgelerinde iyileştirilmiş performans elde edildi. Bu bilimsel doğrulamanın mevcut yapılarda uygulanabilecek pratik çözümlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Araştırma sonuçları eski yapıların deprem etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesinde gerçekçi ve ekonomik yollar geliştirilebileceğine işaret ediyor.

fischer Türkiye ise mevcut yapıların sismik güçlendirilmesinde kritik önem taşıyan bağlantı noktalarına yönelik sabitleme çözümleriyle bu alandaki mühendislik uygulamalarını destekliyor. Güçlendirme sistemlerinde doğru bağlantı çözümünün seçilmesi ve doğru biçimde uygulanması, tasarlanan sistem performansının sahaya aktarılmasında kritik önem taşıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Nippon Paint-Betek Yılın İkinci Yarısında Hedef Büyütüyor 

Yayınlandı

-

Kasım ayında devreye aldığı 15 milyon dolarlık yeni su bazlı boya tesisinin gücü, Anadolu’da gerçekleştirdiği iş birlikleri ve sahadaki kesintisiz operasyonlarıyla 2026’ya güçlü bir giriş yapan Nippon Paint-Betek, yılın ilk yarısını ana iş kollarındaki kararlı büyümesiyle tamamladı. Şirket; boya, ısı yalıtımı, endüstriyel çözümler ve prestijli proje pazarında yakaladığı ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerini büyüterek ilerlemeye devam ediyor. 

Türkiye boya ve ısı yalıtım sektörünün köklü ve güçlü oyuncularından Nippon Paint-Betek, 2026 yılının ilk 6 ayında sergilediği operasyonel başarılar ve stratejik adımlarla pazardaki öncü konumunu korudu. Ana iş   kollarında yılın ilk yarısında güçlü bir ivme yakalayan şirket, yeni su bazlı tesis yatırımı ve Anadolu’daki stratejik iş birliklerinin yarattığı dinamizmle büyümesini sürdürdü. Yıl boyunca düzenlenen saha organizasyonlarıyla ustadan bayi ve yapı profesyonellerine kadar geniş bir ekosistemle bağlarını pekiştiren Nippon Paint-Betek; lüks konut projeleri ve pek çok dev yapının çözüm ortağı olarak gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yapay zeka altyapısı ile dijital dönüşümde de sektöre yön veren şirket, yılın ikinci yarısına daha yüksek hedeflerle giriyor.

“Ana İş Kollarımızda Büyümeyi Sürdürdük, İkinci Yarıya Odaklandık”

Şirketin yılın ilk yarısındaki performansını ve sektörel görünümü değerlendiren Nippon Paint-Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, “Yoğun ve verimli bir ilk yarı yılı geride bıraktık. Yıla başlarken küresel jeopolitik gelişmeler, hammadde maliyetlerindeki dalgalanmalar ve finansal piyasalardaki sıkılaşma, sektör üzerindeki baskıyı artırsa da sahip olduğumuz deneyim, yüksek üretim kapasitesi ve esnek operasyon yetkinliğimiz sayesinde, kararlılıkla hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Nitekim ana iş kollarımız olan ısı yalıtımı ve boya tarafında oldukça başarılı sonuçlara imza attık. Yağışlı geçen ilk 6 aya rağmen ısı yalıtım iş kolumuzda hem hacim hem ciro açısından geçen yılın üzerinde bir büyüme kaydettik. Endüstriyel iş kolumuzda mobilya ve sanayi boyalarında hedeflerimize ulaşırken, endüstriyel yapıştırıcılarda hem hacim hem ciro bazında hedeflerimizin üzerine çıktık. Bu güçlü tablodan aldığımız ivmeyle yılın ikinci yarısında hedeflerimizi büyütüyoruz. Doğru odağımız, güçlü markalarımız ve uzman ekibimizle ikinci 6 aydaki hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

“Saha Dinamizmimiz ve Teknik Yetkinliğimiz Dev Projelerle Taçlanıyor”

Şirketin paydaş ekosistemiyle kurduğu güçlü bağlara ve prestijli referans projelerdeki varlığına dikkat çeken Güner, “Pazardaki öncülüğümüzü sadece üretimle değil, sahada kurduğumuz güçlü bağlarla besliyoruz. Yılın ilk yarısında Nucleus Roadshow ile 16 ilde 1.465 bayi ve ustamızla, Fawori Roadshow ile 19 ilde 68 etkinlikle 6.000 ustamızla birebir buluştuk. Filli Boya ‘Gündem Sohbetleri’ organizasyonlarımızda ise 5 ilde 500 yapı profesyoneliyle bir araya gelerek verimli ağlar oluşturduk. Sahadan aldığımız bu büyük güç, teknik yetkinliğimizle birleştiğinde bizi Türkiye’nin birçok prestijli projesinin çözüm ortağı yapıyor.

15 Milyon Dolarlık Yatırım ve Yapay Zeka Hamlesiyle Geleceğe Yürüyor

Nippon Paint-Betek, üretim kapasitesini ve teknolojik altyapısını da geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde 15 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan ve uçtan uca otomasyonla yönetilen 2. Su Bazlı Üretim Tesisi, yıllık 225 bin tonluk ek kapasitesiyle şirketin toplam üretim hacmini 345 bin tona çıkaracak. Şirketin önümüzdeki 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanan tesiste günlük ortalama tonaj Haziran itibarıyla 500 tona ulaşırken, günlük 700 ton hedefine emin adımlarla ilerleniyor. Anadolu’daki bölgesel kalkınma vizyonu doğrultusunda Diyarbakır’da İzoset ile hayata geçirilen stratejik üretim ortaklığı ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki operasyonel çevikliği ve sipariş hacmini her geçen gün artırıyor. Operasyonel gücünü dijitalleşmeyle de destekleyen şirket; SAP HANA geçişi ve operasyonel süreçlerini entegre bir sistemle yürüttüğü Connect platformunun ardından hayata geçirdiği “AI-Betek” yapay zeka altyapısı kapsamındaki Yalıtım Teknik Asistanı, Boya Teknik Asistanı ve İK Asistanı ile sahadaki ve merkezdeki süreçlerini hızlandırarak sektöre yön vermeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Trendler